Ancak iman edip de salih ameller işleyenler başka. Onlar için, bitmez tükenmez bir mükafat vardır.
اِلَّا الَّذِينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ
illā (e)lleƶīne āmenū ve ǎmilū S-SāliHāti lehum ecrun ğayru memnūnin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ancak inananlar ve iyi işlerde bulunanlar başka; onlar içindir başa kakılmıyan mükâfat.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ancak inananlar ve iyi işlerde bulunanlar başka; onlar içindir başa kakılmıyan mükâfat.
Adem Uğur
İman edip sâlih amel işleyenler başkadır; onlar için arkası kesilmeyen bir mükâfat vardır.
Ahmed Hulusi
Sadece iman edip imanın gereğini uygulayanlar müstesnadır! Onlar için kesintisiz bir mükafat vardır.
Ahmet Tekin
Ancak iman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenleri, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanları, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanları, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenleri müjdele, onlara bitmez tükenmez mükâfatlar vardır.
Ahmet Varol
Ancak iman edip salih ameller işleyenler ayrı. Onlar için kesintisiz bir ecir vardır.
Ali Bulaç
Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir (mükafaat) vardır.
Ali Fikri Yavuz
Ancak iman edib de salih ameller işliyenler için, bitmez tükenmez bir mükâfat var...
Ali Rıza Safa
İnanmış olarak erdemli edimler yapanlar başkadır. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.
Bayraktar Bayraklı
İman edip iyi amel işleyenler müstesnadır. Onlar için arkası kesilmeyen bir ödül vardır.
Bekir Sadak
Yalniz, inanip yararli isler isleyenlere, onlara, kesintisiz ecir vardir.
Celal Yıldırım
Ancak imân edip iyi-yararlı amellerde bulunanlar için bitmez-tükenmez mükâfat vardır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlar başkadır; onlar için kesintisiz bir ödül vardır.
Diyanet İşleri
Ancak iman edip de salih ameller işleyenler başka. Onlar için, bitmez tükenmez bir mükafat vardır.
Diyanet İşleri (eski)
Yalnız, inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, kesintisiz ecir vardır.
Diyanet Vakfi
İman edip sâlih amel işleyenler başkadır; onlar için arkası kesilmeyen bir mükâfat vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ancak iman edip iyi ameller işleyenler başkadır. Onlara tükenmez bir ecir vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ancak iman edip iyi işler yapanlar başka; onlara tükenmez bir mükafat vardır!
Elmalılı Hamdi Yazır
Ancak iyman edip Salih ameller yapanlar başka onlara tükenmez bir ecir var
Erhan Aktaş
Ancak iman eden ve salihatı yapanlar hariç. Onlar için minnet altında bırakmayan bir ödül vardır.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ancak iman eden ve salihatı yapanlar hariç. Onlar için minnet altında bırakmayan bir ödül vardır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ancak iman eden ve salihatı yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.
Fizilal-il Kuran
İman edenler ve salih ameller işleyenler hariç. Onlar için bitip tükenmeyen mükafat vardır.
Gültekin Onan
Ancak inanıp salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir (mükafaat) vardır.
Hamdi Döndüren
Ancak iman edip salih ameller işleyenler için, arkası kesilmeyen bir mükâfat vardır.
Hasan Basri Çantay
iman edib de güzel güzel amel (ve hareket) edenler müstesnadır. Onlar için bitib tükenmeyen bir mükafat vardır.
Hasib Asutay
İman edip salih amel işleyenler başka. Onlar için arkası kesilmeyen bir mükâfat vardır.
Hayrat Neşriyat
Ancak îmân edip sâlih ameller işleyenler müstesnâ; onlar için tükenmez bir mükâfât vardır!
İbni Kesir
Ancak iman edip salih amel işleyenler müstesna. Onlara bitip tükenmeyen bir ecir vardır.
Mehmet Okuyan
İman edip iyi işler yapanlar başkadır; onlar için başa kakılmayan (kesintisiz) bir ödül vardır.
Muhammed Esed
yalnız (pişmanlık duyarak) iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır!
Mustafa İslamoğlu
ancak iman edenler ve Allah rızasına uygun davrananlar hariç: Onları kesintisiz bir ödül bekliyor.
Ömer Nasuhi Bilmen
Fakat o kimseler ki, imân ettiler ve sâlih sâlih amellerde bulundular, onlar için de tükenmeyen bir mükâfaat vardır.
Ömer Öngüt
İman edip sâlih amel işleyenler başkadır. Onlar için bitip tükenmeyen bir mükâfat vardır.
Suat Yıldırım
Fakat iman edip makbul ve güzel işler yapanlara ise, hiç kesintiye uğramayan, bitip tükenmeyen mükâfat vardır.
Süleyman Ateş
Ancak inanıp yararlı işler yapan kimseler için kesintisiz bir mükafat vardır.
Süleymaniye Vakfı
İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlar ise bunun dışındadır. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlar başka. Onları da tükenmek bilmeyen bir karşılık beklemektedir.
Şaban Piriş
Ancak, iman edip doğruları yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.
Tefhim-ul Kuran
Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir (mükâfat) vardır.
Ümit Şimşek
Ancak iman edip güzel işler yapanlar müstesna. Onlar için ardı arkası kesilmeyecek bir ödül vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar müstesnadır. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
iman gətirib yaxşı işlər görənlər istisna olmaqla! Onlar üçün tükənməz mükafatlar hazırlanmışdır.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
İman gətirib yaxşı əməllər edənlər istisna olmaqla! Onları (Cənnətdə) minnətsiz (tükənmək bilməyən) mükafat gözləyir!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Die Gläubigen aber, die gute Werke verrichten, erhalten von Gott eine Belohnung, die weder eingestellt noch verringert wird.
Almanca — Der Edle Quran
außer denjenigen, die glauben und rechtschaffene Werke tun; für sie wird es einen Lohn geben, der nicht aufhört.
Almanca — M. A. Rassoul
Nicht so denjenigen, die glauben und gute Werke tun - ihnen wird unendlicher Lohn zuteil sein.
Almanca — Muhammad Zaidan
außer denjenigen, die den Iman verinnerlichten und gottgefällig guttaten, für die ist eine nicht endende Belohnung bestimmt.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
But not those who believed with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues and with deeds imprinted with wisdom and piety; these are destined to a fortune that is elate, and they will be requited with a reward which will not abate.
Abdul Haleem
But those who believe and do good deeds will have a never-ending reward.
Abdullah Yusuf Ali
Except to those who believe and work righteous deeds: For them is a Reward that will never fail.
Abul A'la Maududi
except for those who believe and do good deeds. Theirs shall be an unending reward.
Aisha Bewley
except those who have iman and do right actions: they will have a wage which never fails.
Al-Hilali & Khan
Save those who believe and do righteous good deeds, for them is a reward that will never come to an end (i.e. Paradise).
Ali Quli Qarai
except such as are faithful and do righteous deeds: there will be an everlasting reward for them.
Amatul Rahman Omar
Different, however, is the case of those who believe and do deeds of righteousness. There awaits them an unending reward.
Arthur John Arberry
except those that believe, and do righteous deeds -- theirs shall be a wage unfailing.
Bijan Moeinian
Only those who believe and adopt a "God pleasing" style of life will receive a well deserved reward.
E. Henry Palmer
save those who believe and act aright, for them is hire that is not grudged!
Edip-Layth
Except for those who acknowledge and promote reforms, they will have a reward that will not end.
George Sale
except those who believe and do good works: For them is prepared a never failing reward.
Hamid S. Aziz
Save those who believe and work right. For them is an unfailing reward.
Mahmoud Ghali
Except the ones who have believed and done deeds of righteousness- they will have a reward bountifully unfailing.
Marmaduke Pickthall
Save those who believe and do good works, for theirs is a reward unfailing.
Mohamed Ahmed - Samira
Except those who believe and do the right: For them there is reward unending.
Muhammad Asad
unless it be such [of them] as [repent, and] attain to faith, and do good works: for theirs shall be a reward unending!.
Mustafa Khattab
But those who believe and do good will have a never-ending reward.
Progressive Muslims
Except for those who believe and do good works, they will have a reward that will not end.
Sahih International
Except for those who believe and do righteous deeds. For them is a reward uninterrupted.
Sam Gerrans
Save those who heed warning and do righteous deeds — they have a reward unending.
Shabbir Ahmed
Except to those who choose to be graced with belief and do acts that help people - for them is a reward unending.
Syed Vickar Ahamed
Except to those who believe and work righteous good deeds: For them is a reward that will never be the end.
Taqi Usmani
but those who believed and did righteous deeds will have a reward that will never be interrupted.
The Monotheist Group
Except for those who believe and do good works, they will have a reward that will not end.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Sauf ceux qui croient et accomplissent les bonnes œuvres: à eux une récompense jamais interrompue.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Lê belê ew ên ku bawerî anîn û karên qenc kirin ne tê de; ji wan re perûyeke bêqutbûn heye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar niet aan hen die geloven en de deugdelijke daden doen; voor hen is er een ononderbroken loon.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Behalve aan hen, die gelooven en goede werken doen; want voor hen is eene nimmer missende belooning gereed gemaakt.
Hollandaca — Siregar
Behalve degenen die geloven en goede daden verrichten, voor hen is er een oneindige beloning.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
кроме тех, кто уверовал и совершал праведные деяния [исполнял то, что повелел Аллах], – им (будет) награда неисчислимая (в Вечной жизни) [Рай]!
Rusça — Osmanov
за исключением тех, кто уверовал и творил добрые деяния. Этим же - награда неиссякаемая.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
om de inte (vänder om och) antar tron och lever rättskaffens; (då) väntar dem en belöning utan ände.