(8-10) Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
وَاَمَّا مَنْ جَاءَكَ يَسْعٰى وَهُوَ يَخْشٰى فَاَنْتَ عَنْهُ تَلَهّٰى
ve emmā men cā'eke yes'ǎā / ve huve yeḣşā / fe ente ǎnhu telehhā
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | وَاَمَّا | ve emmā | fakat | |
| 2 | مَنْ | men | kimse ise | |
| 3 | جَاءَكَ | cā'eke | ج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak | sana gelen |
| 4 | يَسْعٰى | yes'ǎā | س ع يÇalışmak, koşmak, gayret etmek, çabalamak, uğraşmak, teşebbüs etmek, koşturmak, emek vermek, didinmek | koşarak |
| 1 | وَهُوَ | ve huve | ve o | |
| 2 | يَخْشٰى | yeḣşā | خ ش يKorkmak veya dehşete düşmek, saygı/hürmet/onur/huşu ile korkmak, ummak, bir şeyi bilmek, korkutmak veya korku/dehşet vermek, tedbirli veya temkinli olmak. | saygı duyarak |
| 1 | فَاَنْتَ | fe ente | sen | |
| 2 | عَنْهُ | ǎnhu | onunla | |
| 3 | تَلَهّٰى | telehhā | ل ه وOndan uzaklaşarak unutmak, Meşgul etmek, kandırmak, dikkatini dağıtmak, spor/oyun/eğlence, yolunu değiştirmek, sapma, unutmak, keyif/neşe vermek, uzaklaşmak, fırlatılan şey, dikkatsiz/umursamaz | ilgilenmiyorsun |
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Sen ondan gaflet ediyor, ona aldırış bile etmiyorsun.
Abdulkadir Gölpınarlı
Sen ondan gaflet ediyor, ona aldırış bile etmiyorsun.
Adem Uğur
Sen onunla ilgilenmiyorsun.
Ahmed Hulusi
Sen onunla ilgilenmiyorsun!
Ahmet Tekin
İşte sen onunla ilgilenmiyorsun.
Ahmet Varol
Sen onu bırakıp oyalanıyorsun.
Ali Bulaç
Sen ona aldırış etmeden oyalanıyorsun.
Ali Fikri Yavuz
Sen ondan yüz çeviriyorsun.
Ali Rıza Safa
Onunla ilgilenmiyorsun.
Bayraktar Bayraklı
- Kendisine ama geldi diye yüzünü ekşitti ve döndü. Sen nereden bileceksin, belki o arınacaktı? Yahut, öğüt dinleyecek de öğüt kendisine yarayacaktı. Kendisini yeterli görüp tenezzül etmeyene gelince; sen ona yöneliyorsun. Onun arınmamasından sen sorumlu değilsin. Fakat koşarak sana gelen, saygı duyarak gelmişken, sen onunla ilgilenmiyorsun.
Bekir Sadak
(8-10) Sen, Allah'tan korkup sana kosarak gelen kimseye aldirmiyorsun.
Celal Yıldırım
(8-9-10) (Allah'tan) saygı ile korkarak koşup gelenle ilgilenmeyip kendisinden habersiz (gibi) görünüyorsun.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(8-9-10) Gönlünde Allah korkusu taşıyarak koşup sana geleni umursamıyorsun!
Diyanet İşleri
(8-10) Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
Diyanet İşleri (eski)
(8-10) Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.
Diyanet Vakfi
(8-10) Fakat koşarak ve (Allah'tan) korkarak sana gelenle de ilgilenmiyorsun.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sen onunla ilgilenmiyorsun.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
sen ondan tegafül ediyor (ona ilgi göstermiyor)sun.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sen ondan tegafül ediyorsun
Erhan Aktaş
Sen onunla ilgilenmiyorsun.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sen onunla ilgilenmiyorsun.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sen onunla ilgilenmiyorsun.
Fizilal-il Kuran
Sen onunla ilgilenmiyorsun!
Gültekin Onan
Sen ona aldırış etmeden oyalanıyorsun.
Hamdi Döndüren
Sen onunla ilgilenmiyorsun!
Hasan Basri Çantay
sen kendisini bırakıb da oyalanırsın.
Hasib Asutay
Sen onunla ilgilenmiyorsun.
Hayrat Neşriyat
(8-10) Fakat koşarak ve (Allah’dan) korkarak o sana gelen kimseye gelince, sen onu bırakıp (îmâna gelmeyecek başkasıyla) oyalanıyorsun.
İbni Kesir
Sen ona aldırmıyor, oyalanıyorsun.
Mehmet Okuyan
(Fakat Allah’a) saygı ile koşarak sana gelenle (görme engelli ile) ilgilenmiyorsun.
Muhammed Esed
sen görmezden geldin!
Mustafa İslamoğlu
işte sen onu ihmal ediyorsun.
Ömer Nasuhi Bilmen
Sen isen ondan teğafül ediyorsun.
Ömer Öngüt
Sen onunla ilgilenmiyorsun.
Suat Yıldırım
(8-10) Fakat Allaha saygı duyarak sana şevkle koşa koşa gelenle sen ilgilenmiyorsun.
Süleyman Ateş
Sen onunla ilgilenmiyorsun.
Süleymaniye Vakfı
sen ona ilgi göstermiyorsun!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ama sen onunla ilgilenmiyorsun!
Şaban Piriş
Sen ise ilgilenmiyorsun.
Tefhim-ul Kuran
Sen ona aldırış etmeden oyalanıyorsun.
Ümit Şimşek
Sen ihmal ediyorsun.
Yaşar Nuri Öztürk
Sen ona aldırmazlık ediyorsun.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
ona məhəl qoymursan!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Sən ondan üz çevirirsən!
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
von dem wendest du dich ab.
Almanca — M. A. Rassoul
um den kümmerst du dich nicht.
Almanca — Muhammad Zaidan
den vernachlässigst du.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
you are unmindful of him and you give him little attention. "
Abdul Haleem
you allow yourself to be distracted.
Abdullah Yusuf Ali
Of him wast thou unmindful.
Abul A'la Maududi
you pay no heed to him.
Aisha Bewley
from him you are distracted.
Al-Hilali & Khan
Of him you are neglectful and divert your attention to another,
Ali Quli Qarai
you are neglectful of him.
Amatul Rahman Omar
But you neglect him and pay him no regard.
Arthur John Arberry
to him thou payest no heed.
Bijan Moeinian
the who is mindful of his Lord.
E. Henry Palmer
from him thou art diverted!
Edip-Layth
You were too preoccupied for him.
George Sale
dost thou neglect.
Hamid S. Aziz
From him were you unmindful (or distracted).
Mahmoud Ghali
Then of him you were being unmindful.
Marmaduke Pickthall
From him thou art distracted.
Mohamed Ahmed - Samira
You neglect.
Muhammad Asad
him didst thou disregard!
Mustafa Khattab
you were inattentive to him.
Progressive Muslims
You were too pre-occupied for him.
Sahih International
From him you are distracted.
Sam Gerrans
From him thou art distracted.
Shabbir Ahmed
Him did you disregard!
Syed Vickar Ahamed
Were you (O Prophet!) unmindful in shifting your attention to another.
Taqi Usmani
to him you pay no heed!
The Monotheist Group
You were too occupied for him.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
tu ne tʹen soucies pas.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Tu wî ji bîr dikî (û bi yê dî ve dimînî).
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
aan hem schenk jij geen aandacht.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Verwaarloost gij.
Hollandaca — Siregar
Aan hem schenk jij geen aandacht.
Rusça (1)
Rusça — Ebu Adel
то ты (о, Пророк) от него отвлекаешься [оставляешь его без внимания].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(honom) lät du gå sin väg ohörd!