Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.

كَلَّا اِنَّهَا تَذْكِرَةٌ

kellā innehā teƶkiratun

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Öyle değil, şüphe yok ki Kur'ân, ancak bir öğüttür.

Abdulkadir Gölpınarlı

Öyle değil, şüphe yok ki Kurʼân, ancak bir öğüttür.

Adem Uğur

Hayır! Şüphesiz bunlar bir öğüttür,

Ahmed Hulusi

Hayır, muhakkak ki o hatırlatmadır.

Ahmet Tekin

Sakın böyle davranma! Bu âyetler birer öğüttür, uyarıdır.

Ahmet Varol

Hayır. Bu ancak bir öğüttür.

Ali Bulaç

Hayır; çünkü o (Kur'an), bir öğüttür.

Ali Fikri Yavuz

Hayır, (bir daha böyle yapma) çünkü o Kur’an bir öğüddür.

Ali Rıza Safa

Asla! Kuşkusuz, O, bir hatırlatmadır.

Bayraktar Bayraklı

- Hayır! Yaptığın doğru değil, ayetlerimiz bir öğüttür, dileyen ondan öğüt alır.

Bekir Sadak

Dikkat et; bu Kuran bir oguttur.

Celal Yıldırım

Hayır, hayır; O (Kur'ân) elbette bir öğüttür.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Hayır! Şüphesiz bu âyetler birer öğüttür.

Diyanet İşleri

Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.

Diyanet İşleri (eski)

Dikkat et; bu Kuran bir öğüttür.

Diyanet Vakfi

(11-16) Hayır! Şüphesiz bunlar (âyetler), değerli ve güvenilir kâtiplerin elleriyle (yazılıp) tertemiz kılınmış, yüce makamlara kaldırılmış mukaddes sahifelerde (yazılı) bir öğüttür; dileyen ondan (Kur'an'dan) öğüt alır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hayır hayır, sakın. Çünkü o Kur'ân bir öğüttür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hayır, hayır, sakın! Çünkü o (Kur'an) bir öğüttür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hayır hayır zinhar, çünkü o bir tezkiredir

Erhan Aktaş

Hayır! Kuşkusuz o bir öğüttür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hayır! Kuşkusuz o bir öğüttür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hayır! Kuşkusuz o bir öğüttür.

Fizilal-il Kuran

Asla olmaz böyle şey! Kur'an ayetleri birer hatırlatmadır öğüttür.

Gültekin Onan

Hayır; çünkü o (Kuran), bir öğüttür.

Hamdi Döndüren

Hayır, gerçekten o âyetler bir hatırlatmadır.

Hasan Basri Çantay

Sakın (bir daha böyle yapma Habibim). Çünkü o (Kur'an) bir öğüddür.

Hasib Asutay

Hayır, gerçekten bunlar (âyetler) bir öğüttür.

Hayrat Neşriyat

Hayır (böyle yapma)! Çünki bunlar (bu âyetler), bir nasîhattir.

İbni Kesir

Sakın; çünkü bu, bir öğüttür.

Mehmet Okuyan

Hayır! Şüphesiz ki bunlar, (gerçeği) hatırlatmadır.

Muhammed Esed

Elbette, bu (mesaj)lar yalnızca birer hatırlatma ve öğütten ibarettir:

Mustafa İslamoğlu

Elbet bu hitap bir öğüt ve uyarıdan ibarettir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Hayır. Şüphe yok ki, o bir öğüttür.

Ömer Öngüt

Hayır! Öyle yapma. Çünkü o (Kur'an) bir öğüttür.

Suat Yıldırım

Hayır! Öyle yapma! Çünkü o ayetler öğüttür, uyarıdır.

Süleyman Ateş

Hayır (olmaz böyle şey); o (ayetler), bir hatırlatmadır.

Süleymaniye Vakfı

Sakın ha (bunu bir daha yapma)! Onlar (Kur'an'da olanlar) kesinlikle doğru bilgidir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yok, yok… Bunlar hatırlatılacak şeylerdir.

Şaban Piriş

Hayır, (şunu iyi bil ki) şüphesiz bu, bir tezkire/pasaporttur.

Tefhim-ul Kuran

Hayır; çünkü o (Kur'an), bir öğüttür.

Ümit Şimşek

Sakın! Çünkü o bir öğüttür.

Yaşar Nuri Öztürk

Hayır, hiç de öyle değil! O, bir düşündürücüdür.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Xeyr! Şübhəsiz ki, bu, bir nəsihətdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Xeyr! (Belə yaramaz, bir daha belə etmə). Həqiqətən, bu (ayələr) bir öyüd-nəsihətdir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

O nein! Diese Verse sind eine Ermahnung.

Almanca — Der Edle Quran

Keineswegs! Gewiß, es ist eine Erinnerung.

Almanca — M. A. Rassoul

Nicht so. Wahrlich, dies ist eine Ermahnung

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, nein! Gewiß, es ist eine Ermahnung -

English (26)

Abdel Khalek Himmat

No indeed, but let this incident be an admonition;

Abdul Haleem

No indeed! This [Quran] is a lesson

Abdullah Yusuf Ali

By no means (should it be so)! For it is indeed a Message of instruction:

Abul A'la Maududi

No indeed; this is only a Reminder.

Aisha Bewley

No indeed! Truly it is a reminder,

Al-Hilali & Khan

Nay, (do not do like this); indeed it (this Qur’ân) is an admonition.

Ali Quli Qarai

No indeed! These [verses of the Qur’ān] are a reminder

Amatul Rahman Omar

This should not have been so. Verily, this (Qur'ân) is a means to rise to eminence (for you all).

Arthur John Arberry

No indeed; it is a Reminder

Bijan Moeinian

This is an admonition for…

E. Henry Palmer

Nay! verily, it is a memorial;

Edip-Layth

No, this is but a reminder.

George Sale

By no means shouldest thou act thus.

Hamid S. Aziz

Nay! Verily, it is an admonishment (or a message of instructions).

Mahmoud Ghali

Not at all! Surely it is a Reminder.

Marmaduke Pickthall

Nay, but verily it is an Admonishment,

Mohamed Ahmed - Samira

Assuredly this is a reminder

Muhammad Asad

NAY, VERILY, these [messages] are but a reminder:

Mustafa Khattab

But no! This ˹revelation˺ is truly a reminder.

Progressive Muslims

No, this is but a reminder.

Sahih International

No! Indeed, these verses are a reminder;

Sam Gerrans

No, indeed! It is a reminder,

Shabbir Ahmed

Nay, indeed this is an Advisory.

Syed Vickar Ahamed

By no means (should it be so), because it is indeed a Message of Instruction:

Taqi Usmani

Never! (you should never act in this way,) Indeed this (Qur’ān) is an advice.

The Monotheist Group

No, this is but a reminder.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nʹagis plus ainsi! Vraiment ceci est un rappel -

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Naxêr (careke din wisa meke)! Birastî ev (Quran) şîret e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Nee toch, zij zijn een vermaning!

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gij moest volstrekt niet zoo handelen. Waarlijk, de Koran is eene vermaning.

Hollandaca — Siregar

Nee! Voorwaar, het is een Vermaning.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Но нет же! [Впредь так не поступай, о, Посланник] Поистине, это [эта сура] является напоминанием (для тебя и для других людей), –

Rusça — Osmanov

Но нет! Воистину, он (т. е. Коран) - назидание,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

NEJ (låt) detta bli en påminnelse (för dig)!