Orada ne bir boş söz işitirler, ne de bir yalan.
لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا كِذَّابًا
lā yesmeǔne fīhā leğven ve lā kiƶƶāben
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ne boş bir söz duyarlar orada, ne birbirlerini yalanlama.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ne boş bir söz duyarlar orada, ne birbirlerini yalanlama.
Adem Uğur
Onlar orada ne boş bir lâkırdı ne de yalan işitirler.
Ahmed Hulusi
Orada ne bir boş söz duyarlar ne de bir yalan.
Ahmet Tekin
Cennette dolu kadehler içilirken boş, çirkin söz yalan ve yalanlama işitmezler.
Ahmet Varol
Orada ne bir boş söz ne de yalan duyarlar.
Ali Bulaç
İçinde, ne 'boş ve saçma bir söz' işitirler, ne bir yalan.
Ali Fikri Yavuz
Orada ne boş bir lâf işitilir, ne de bir yalan...
Ali Rıza Safa
Orada, ne boş söz duyarlar ne de yalan.
Bayraktar Bayraklı
- Orada, ne boş söz ne de yalan duyacaklar. Bütün bunlar, Rabbinin katından hesaplarının karşılığı verilenlerdir.
Bekir Sadak
Orada bos ve yalan soz isitmezler.
Celal Yıldırım
Orada ne boş-anlamsız söz, ne de yalan işitirler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Orada ne boş bir söz ne de yalan işitirler
Diyanet İşleri
Orada ne bir boş söz işitirler, ne de bir yalan.
Diyanet İşleri (eski)
Orada boş ve yalan söz işitmezler.
Diyanet Vakfi
Onlar orada ne boş bir lâkırdı ne de yalan işitirler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Orada ne boş bir söz işitirler, ne de bir yalan.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Orada ne boş bir laf işitirler ne de bir yalan isnadı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Orada ne boş bir laf işitirler ne de bir tekzib
Erhan Aktaş
Orada yalan da boş söz de duymazlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Orada yalan da boş söz de duymazlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Orada yalan da boş söz de duymazlar.
Fizilal-il Kuran
Orada ne boş bir söz ve ne de yalan işitirler.
Gültekin Onan
İçinde, ne 'boş ve saçma bir söz' işitirler ne bir yalan.
Hamdi Döndüren
Orada ne boş söz, ne de yalan işitirler.
Hasan Basri Çantay
Orada ne boş bir lakırdı, ne de birbirine yalan söyleme (nedir) işitmezler.
Hasib Asutay
Orada ne boş bir söz işitirler ne de bir yalan.
Hayrat Neşriyat
(Cennet ehli) orada boş bir söz ve yalan işitmezler.
İbni Kesir
Orada yalan ve boş söz işitmezler.
Mehmet Okuyan
Onlar orada boş bir söz de yalan da duymayacaklar.
Muhammed Esed
Orada, (cennette,) ne boş sözler ne de yalanlar duyacaklar.
Mustafa İslamoğlu
Orada kimse ne boş bir laf, ne de yalan bir söz duyacak.
Ömer Nasuhi Bilmen
Orada bir boş lakırdı ve bir yalanlama işitmezler.
Ömer Öngüt
Orada ne boş bir lâf işitirler, ne de yalan.
Suat Yıldırım
Orada boş sözler, yalanlar işitmezler.
Süleyman Ateş
Orada ne boş söz ne de yalan işitirler;
Süleymaniye Vakfı
Orada ne bir boş söz ne de bir yalan işitirler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Orada ne bir boş söz, ne yalan işitirler.
Şaban Piriş
Orada boş ve yalan söz işitmezler.
Tefhim-ul Kuran
İçinde, ne 'boş ve saçma bir söz' işitirler, ne bir yalan.
Ümit Şimşek
Orada ne boş bir söz işitirler, ne de bir yalan.
Yaşar Nuri Öztürk
Orada ne bir boş söz duyarlar ne de bir yalan.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar orada nə mənasız sözlər, nə də iftira eşidəcəklər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar orada (Cənnətdə) nə boş söz, nə də yalan eşidəcəklər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Dort hören sie weder Gerede noch Lüge.
Almanca — Der Edle Quran
Weder hören sie darin unbedachte Rede noch Lüge.
Almanca — M. A. Rassoul
Dort hören sie weder Geschwätz noch Lüge
Almanca — Muhammad Zaidan
Sie hören darin weder sinnloses Gerede, noch Lügen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
No vanities shall they hear therein nor is it the place for falsehood, or discord.
Abdul Haleem
There they will hear no vain or lying talk:
Abdullah Yusuf Ali
No vanity shall they hear therein, nor Untruth:-
Abul A'la Maududi
Therein they shall hear no idle talk, nor any falsehood;
Aisha Bewley
where they will hear no prattle and no denial,
Al-Hilali & Khan
No Laghw (dirty, false, evil talk) shall they hear therein, nor lying;
Ali Quli Qarai
Therein they shall hear neither vain talk nor lies
Amatul Rahman Omar
Therein they will hear no vain discourse, no (topics based on) falsehood.
Arthur John Arberry
Therein they shall hear no idle talk, no cry of lies,
Bijan Moeinian
They will never hear any profanity or lies therein.
E. Henry Palmer
they shall hear therein no folly and no lie;-
Edip-Layth
They do not hear in it any vile talk or lies.
George Sale
They shall hear no vain discourse there, nor any falsehood.
Hamid S. Aziz
They shall not hear therein any vain words nor lying.
Mahmoud Ghali
Therein they will hear no idle talk nor cry of lies.
Marmaduke Pickthall
There hear they never vain discourse, nor lying -
Mohamed Ahmed - Samira
They will hear no blasphemies there or disavowals:
Muhammad Asad
No empty talk will they hear in that [paradise], nor any lie.
Mustafa Khattab
never to hear any idle talk or lying therein—
Progressive Muslims
They do not hear in it any vile talk or lies.
Sahih International
No ill speech will they hear therein or any falsehood -
Sam Gerrans
They hear therein neither vain speech nor denial,
Shabbir Ahmed
They shall hear no senseless talk, nor falsification therein.
Syed Vickar Ahamed
In there, they shall not hear useless talk, vanity (and they shall not hear) anything false—
Taqi Usmani
They will not hear any vain talk therein, nor lies,
The Monotheist Group
They do not hear in it any vain talk or lies.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ils nʹy entendront ni futilités ni mensonges.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew li bihiştê, ne kelevajiyekê ne jî li hemberî hev derewekê dibihîzin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij horen daar geen geklets en geen loochening.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij zullen daar geene ijdele gesprekken, of eenige onwaarheid hooren.
Hollandaca — Siregar
Zij horen daar geen onzin en geen leugens.
Rusça (1)
Rusça — Osmanov
Там они не услышат ни словоблудия, ни лживого слова.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Där skall de varken höra tomt och meningslöst tal eller lögner.