Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.

تَظُنُّ اَنْ يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌ

teZunnu en yuf'ǎle bihā fāḳiratun

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bellerini kıracak bir felâketi bekler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bellerini kıracak bir felâketi bekler.

Adem Uğur

Kendilerinin, bel kemiklerini kıran bir felâkete uğratılacağını sezeceklerdir.

Ahmed Hulusi

(O asık yüzlüler) bellerinin kırılacağını hissederler!

Ahmet Tekin

O gün, bel kemiklerini kıran bir felâkete uğratılacaklarını anlayacaklar.

Ahmet Varol

Kendisine bel kemiğini kıracak bir uygulamada bulunulacağını anlar.

Ali Bulaç

Kendisine, beli büken işlerin yapılacağını anlamaktadır.

Ali Fikri Yavuz

(Böyle kararmış yüzler, başlarına gelecek felâketle) bel kemiklerinin kırılacağını anlar.

Ali Rıza Safa

Belini kıracak bir şey yapılacağını anlamıştır.

Bayraktar Bayraklı

- Yüzler vardır o gün, parıltılı, Rabbinden beklenti içindedir ve yüzler vardır o gün, asıktır. Bel kemiklerini kıran bir felakete uğrayacağını anlar.

Bekir Sadak

Kendisinin belkemiginin kirilacagini sanir.

Celal Yıldırım

Bel kemiğinin kırılacağını anlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(24-25) Bir kısım yüzler ise o gün insanın belini kıracak bir felâketi sezerek sararıp solacaktır.

Diyanet İşleri

Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.

Diyanet İşleri (eski)

Kendisinin belkemiğinin kırılacağını sanır.

Diyanet Vakfi

Kendilerinin, bel kemiklerini kıran bir felâkete uğratılacağını sezeceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Anlar ki kendisine belkıran (bel kemiklerini kıran belalı bir iş) yapılır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

kendilerine bel kıran belalı bir iş yapılacağını anlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Anlar ki kendilerine bel kıran yapılır

Erhan Aktaş

Belini bükecek bir felaketle karşı karşıya kaldığını anlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Belini bükecek bir felaketle karşı karşıya kaldığını anlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bellerini bükecek bir felaketle karşı karşıya kaldıklarını anlarlar.

Fizilal-il Kuran

Bel kırıcı bir belaya uğrayacakları kaygısını taşırlar.

Gültekin Onan

Kendisine, beli büken işlerin yapılacağını anlamaktadır.

Hamdi Döndüren

Kendilerine, bel kemiğini kıran bir belâ yapılacağını sezer.

Hasan Basri Çantay

Anlar ki kendisine bel kemiklerini kıracak çok bela (lı bir iş) yapılacak.

Hasib Asutay

Kendilerinin bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını sezeceklerdir.

Hayrat Neşriyat

(Çünki) kendilerinin bel kıran bir belâya uğratılacaklarını sezerler (iyice anlarlar)!

İbni Kesir

Belkemiğinin kırılacağını anlar.

Mehmet Okuyan

O gün bazı asık yüzler de vardır ki bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacağını anlayacaktır.

Muhammed Esed

çatırdatan bir felaketin başlarına gelmek üzere olduğunu bilerek.

Mustafa İslamoğlu

başlarına dehşet bir felaketin geldiğine iyice akılları kesecek.

Ömer Nasuhi Bilmen

(25-26) Sanır ki, ona arka kemiklerini kıracak bir muamele yapılacaktır. Hayır hayır... Vaktâ ki (can) boyun halkasının kemiklerine kavuşur.

Ömer Öngüt

Bel kemiklerini kıracak bir musibete uğratılacağını sezer.

Suat Yıldırım

Belini kıran darbeyi yediğini hisseder.

Süleyman Ateş

Kendisine bel kemiklerini kıran (bela)nın yapılacağını anlar.

Süleymaniye Vakfı

Kendilerine, bellerini kıracak bir şey yapılacağını anlarlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

bellerinin kırılacağını sanırlar.

Şaban Piriş

Bellerini bükecek bir felakete uğrayacağını anlayacak.

Tefhim-ul Kuran

Kendisine, beli büken işlerin yapılacağını anlamaktadır.

Ümit Şimşek

Belini kıracak birşeye uğrayacağını bilir.

Yaşar Nuri Öztürk

Kendisine, bel kıracak bir hesap yöneleceğini sezinler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

və yəqin edəcək ki, onlara müsibət artıq üz vermişdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Sahiblərinin) bel sümüklərinin (dəhşətli bir əzabla) qırılacağını anlayacaqdır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie ahnen, daß eine qualvolle Strafe sie trifft, die einem die Wirbelsäule zerbricht.

Almanca — Der Edle Quran

die meinen, es würde ihnen das Rückgrat gebrochen.

Almanca — M. A. Rassoul

denn sie ahnen, daß ihnen bald darauf ein schreckliches Unglück widerfahren soll.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie glauben, daß ihnen Vernichtendes angetan wird.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Expecting the calamity of the heavy debt to Allah which they will have to pay.

Abdul Haleem

of those who realize that a great calamity is about to befall them.

Abdullah Yusuf Ali

In the thought that some back-breaking calamity was about to be inflicted on them;

Abul A'la Maududi

believing that a crushing calamity is about to strike them.

Aisha Bewley

realising that a back-breaking blow has fallen.

Al-Hilali & Khan

Thinking that some calamity is about to fall on them.

Ali Quli Qarai

knowing that they will be dealt out a punishment breaking the spine.

Amatul Rahman Omar

Because they will realise that a back breaking calamity is about to befall them.

Arthur John Arberry

thou mightest think the Calamity has been wreaked on them.

Bijan Moeinian

Knowing that a back breaking calamity is waiting for them.

E. Henry Palmer

Thou wilt think that a back-breaking calamity has happened to them!

Edip-Layth

Thinking that a punishment is coming to them.

George Sale

They shall think that a crushing calamity shall be brought upon them.

Hamid S. Aziz

Knowing that there will be made to befall them some great calamity.

Mahmoud Ghali

Expecting that a (back-breaking) calamity is going to be performed upon them.

Marmaduke Pickthall

Thou wilt know that some great disaster is about to fall on them.

Mohamed Ahmed - Samira

Fearing that a great disaster is going to befall them.

Muhammad Asad

knowing that a crushing calamity is about to befall them.

Mustafa Khattab

anticipating something devastating to befall them.

Progressive Muslims

Thinking that a punishment is coming to them.

Sahih International

Expecting that there will be done to them [something] backbreaking.

Sam Gerrans

Thinking that a crushing calamity is upon them.)

Shabbir Ahmed

Expecting a back breaking calamity.

Syed Vickar Ahamed

In the fear that some back-breaking unhappy action was about to be started upon them:

Taqi Usmani

realizing that a back-breaking calamity is going to be afflicted on them.

The Monotheist Group

Thinking that a punishment is coming to them.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

qui sʹattendent à subir une catastrophe.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Yeqîn dike ku sosretek dê bi ser de bê ku ew ê hestiyê pişta wî bişikîne.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

die wel vermoeden dat hun iets ontzettends wordt aangedaan.

Hollandaca — Siregar

Zij weten zeker dat een verpletterende ramp over hen zal worden gebracht.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Они будут думать, что (на них падает такая беда, от которой) ломается спинной хребет.

Rusça — Osmanov

думой о том, что их поразит беда.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

de grubblar över det lidande som väntar dem.