O gün birtakım yüzler de asıktır.
وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ بَاسِرَةٌ
ve vucūhun yevmeiƶin bāsiratun
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | وَوُجُوهٌ | ve vucūhun | و ج هYüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı. | ve yüzler vardır |
| 2 | يَوْمَئِذٍ | yevmeiƶin | o gün | |
| 3 | بَاسِرَةٌ | bāsiratun | ب س رKaşlarını çatmak, yüzünü buruşturmak, sırıtmak, karamsar/sert bir şekilde bakmak, yoğun hoşlanmama/nefret ile bakmak, somurtmak. | asıktır |
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve yüzler, asılır, kararır.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve yüzler, asılır, kararır.
Adem Uğur
Yüzler de vardır ki, o gün buruşacaktır;
Ahmed Hulusi
O süreçte nice yüzler de asıktır!
Ahmet Tekin
O gün ekşiyen, kararan yüzler de vardır.
Ahmet Varol
Yüzler de var ki, o gün asıktır.
Ali Bulaç
O gün, öyle yüzler vardır ki kararmış, ekşimiştir.
Ali Fikri Yavuz
Nice yüzler de vardır ki, o gün somurub kararmıştır.
Ali Rıza Safa
Ve o gün, kimi yüzler asıktır.
Bayraktar Bayraklı
- Yüzler vardır o gün, parıltılı, Rabbinden beklenti içindedir ve yüzler vardır o gün, asıktır. Bel kemiklerini kıran bir felakete uğrayacağını anlar.
Bekir Sadak
O gun bir takim yuzler de asiktir.
Celal Yıldırım
Yüzler de var, o gün asık ve kararmıştır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(24-25) Bir kısım yüzler ise o gün insanın belini kıracak bir felâketi sezerek sararıp solacaktır.
Diyanet İşleri
O gün birtakım yüzler de asıktır.
Diyanet İşleri (eski)
O gün bir takım yüzler de asıktır.
Diyanet Vakfi
Yüzler de vardır ki, o gün buruşacaktır;
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Yüzler de var ki o gün asıktır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Nice yüzler de o gün ekşir, pusarır;
Elmalılı Hamdi Yazır
Nice yüzler de o gün ekşir pusarır
Erhan Aktaş
Birtakım yüzler O Gün asıktır.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Birtakım yüzler İzin Günü asıktır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Birtakım yüzler İzin Günü asıktır.
Fizilal-il Kuran
O gün birtakım suratlar da asıktır.
Gültekin Onan
O gün, öyle yüzler vardır ki kararmış, ekşimiştir.
Hamdi Döndüren
Yüzler de var ki o gün asıktır,
Hasan Basri Çantay
Yüzler (vardır), o gün burtarıkdır.
Hasib Asutay
O gün kimi yüzler de asıktır. (6) (6. Bunlar kâfirlerin yüzleridir.)
Hayrat Neşriyat
Nice yüzler de vardır ki, o gün buruşuktur!
İbni Kesir
Bir takım yüzler de asıktır.
Mehmet Okuyan
O gün bazı asık yüzler de vardır ki bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacağını anlayacaktır.
Muhammed Esed
ve o Gün bazı yüzler ümitsizlikle kararacak,
Mustafa İslamoğlu
O gün bazı yüzler umutsuzca donup kalacak;
Ömer Nasuhi Bilmen
Bir kısım yüzler de o gün pek ekşi bir haldedir.
Ömer Öngüt
Nice yüzler de vardır ki o gün asıktır.
Suat Yıldırım
Ve nice suratlar vardır o gün asılır.
Süleyman Ateş
Yüzler de var ki o gün asıktır.
Süleymaniye Vakfı
O gün bazı yüzler de asıktır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
O gün bazı yüzler de asıktır,
Şaban Piriş
O gün asık yüzler de olacak.
Tefhim-ul Kuran
O gün, öyle yüzler vardır ki kararmış, ekşimiştir.
Ümit Şimşek
O gün yine yüzler vardır asılmış,
Yaşar Nuri Öztürk
Ve yüzler vardır o gün, asık/buruk,
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O gün neçə-neçə üzlər də tutulub qaralacaq,
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
O gün neçə-neçə üzlər tutulub qaralacaq,
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Auch finstere Gesichter wird es an diesem Tag geben.
Almanca — Der Edle Quran
Und (die anderen) Gesichter werden an jenem Tag finster sein;
Almanca — M. A. Rassoul
Und manche Gesichter werden an jenem Tage gramvoll sein
Almanca — Muhammad Zaidan
und es sind an diesem Tag verfinsterte Gesichter.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Other faces will be expressive of gloom and dismay,
Abdul Haleem
and on that Day there will be the sad and despairing faces
Abdullah Yusuf Ali
And some faces, that Day, will be sad and dismal,
Abul A'la Maududi
and some faces on that Day will be gloomy,
Aisha Bewley
And faces that Day will be glowering,
Al-Hilali & Khan
And some faces, that Day, will be Bâsirah (dark, gloomy, frowning, and sad),
Ali Quli Qarai
and some faces will be scowling on that day,
Amatul Rahman Omar
And also on that day some faces will look gloomy and dismal,
Arthur John Arberry
and upon that day faces shall be scowling,
Bijan Moeinian
While other faces will be sad.
E. Henry Palmer
And faces on that day shall be dismal!
Edip-Layth
Faces on that day will be gloomy.
George Sale
and some countenances, on that day, shall be dismal:
Hamid S. Aziz
And other faces on that Day shall be gloomy,
Mahmoud Ghali
And faces upon that Day shall be scowling,
Marmaduke Pickthall
And that day will other faces be despondent,
Mohamed Ahmed - Samira
And how many faces on that Day will be woe-begone
Muhammad Asad
and some faces will on that Day be overcast with despair,
Mustafa Khattab
And ˹other˺ faces will be gloomy,
Progressive Muslims
And faces on that Day will be gloomy.
Sahih International
And [some] faces, that Day, will be contorted,
Sam Gerrans
And faces, that day, will be scowling,
Shabbir Ahmed
And some faces on that Day will be despondent.
Syed Vickar Ahamed
And some faces that Day, will be sad and sorry.
Taqi Usmani
and many faces, that day, will be gloomy,
The Monotheist Group
And faces on that Day will be gloomy.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Hin rû jî hene ku ew tirş û reben in.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En grijnzende gezichten zijn er op die dag
Hollandaca — Salomo Keyzer
Er zullen dien dag ter nedergeslagen aangezichten wezen.
Hollandaca — Siregar
En gezichten zullen op die Dag duister zijn.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И лица (неверующих и грешников) в тот день [в День Суда] будут мрачными.
Rusça — Osmanov
А лица [обитателей ада] в тот день будут омрачены
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
medan mörka skuggor kommer att skymma (andras) ansikten -