Nuh, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Kafirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!"

وَقَالَ نُوحٌ رَبِّ لَا تَذَرْ عَلَى الْاَرْضِ مِنَ الْكَافِرِينَ دَيَّارًا

ve ḳāle nūHun rabbi lā teƶer ǎlā l-erDi mine l-kāfirīne deyyāran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَالَve ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dedi ki
2نُوحٌnūHunن و حNuh
3رَبِّrabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
4لَا
5تَذَرْteƶerو ذ رTerk etmek/vazgeçmek/ihmal etmek, üzerine düşmek, yaralamak, dilimlere ayırmak, izin vermek, vazgeçmekbırakma
6عَلَىǎlā
7الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzünde
8مِنَmine-den
9الْكَافِرِينَl-kāfirīneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretkafirler-
10دَيَّارًاdeyyāranد و رDönmek, devretmek, dolaşmaktek kişi

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Nûh, demişti ki: Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden bir tek kişi bile bırakma.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve Nûh, demişti ki: Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden bir tek kişi bile bırakma.

Adem Uğur

Nuh: "Rabbim! dedi, yeryüzünde kâfirlerden hiç kimseyi bırakma!"

Ahmed Hulusi

Nuh dedi ki: "Rabbim. . . Hakikat bilgisini inkar edenlerden arz üzerinde hiç kimseyi bırakma!"

Ahmet Tekin

Nuh: 'Rabbim, yeryüzünde kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuuraltına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden, yer yurt sahibi hiçbir kâfir bırakma!' dedi.

Ahmet Varol

Nuh dedi ki: 'Rabbim! Yeryüzünde inkârcılardan, hareket eden bir tek kişi bırakma.

Ali Bulaç

Nuh "Rabbim, yeryüzünde kafirlerden yurt edinen hiç kimseyi bırakma." dedi.

Ali Fikri Yavuz

Nuh, şöyle demişti: “- Ey Rabbim! kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma;

Ali Rıza Safa

Ve Nuh, dedi ki: "Efendim! Nankörlük edenlerden yeryüzünde dolaşan hiç kimse bırakma!"

Bayraktar Bayraklı

-"Ey Rabbim! Kafirlerden yeryüzünde dolaşan hiçbirini bırakma! Çünkü onları bırakırsan, kullarını saptırırlar. Yalnızca ahlaksızlığa ve inkara yol verirler."

Bekir Sadak

Nuh dedi ki: «Rabbim! Yeryuzunde hicbir inkarci birakma.»

Celal Yıldırım

Nûh dedi ki: Rabbim! Yeryüzünde kâfirlerden dolaşıp yurt edinen bir kimse bırakma.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Nûh “Rabbim” dedi, “Yeryüzünde inkârcılardan hiç kimseyi sağ bırakma!

Diyanet İşleri

Nuh, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Kafirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!"

Diyanet İşleri (eski)

Nuh dedi ki: 'Rabbim! Yeryüzünde hiçbir inkarcı bırakma.'

Diyanet Vakfi

Nuh: «Rabbim! dedi, yeryüzünde kâfirlerden hiç kimseyi bırakma!»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Nûh dedi ki: «Yeryüzünde kafirlerden bir tek kişi bırakma.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Nuh demişti ki: "Ey Rabbim, yeryüzünde (yurt sahibi) hiçbir kimse bırakma!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Nuh demişti ki: Yarab, bırakma yeryüzünde kafirlerden bir deyyar!

Erhan Aktaş

Nuh: "Rabb'im! O Kafirlerden yeryüzünde hiç kimseyi bırakma." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Nuh: "Rabb'im! Gerçeği yalanlayan nankörlerden yeryüzünde hiç kimseyi bırakma." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Nuh: "Rabb'im! Gerçeği yalanlayan nankörlerden yeryüzünde hiç kimseyi bırakma." dedi.

Fizilal-il Kuran

Nuh dedi ki: «Rabbim! Yeryüzünde hiçbir kâfir bırakma.»

Gültekin Onan

Nuh: "Rabbim, yeryüzünde kafirlerden yurt edinen hiç kimseyi bırakma!" dedi.

Hamdi Döndüren

Nuh dedi ki: “Ey Rabbim! Yeryüzünde inkâr edenlerden hiç kimseyi bırakma!”

Hasan Basri Çantay

Nuuh (öyle) demişdi: "Ey Rabbim, yer (yüzün) de kafirlerden yurd tutan hiçbir kimse bırakma"!

Hasib Asutay

Nuh dedi ki: 'Rabbim! Yeryüzünde kâfirlerden hiç kimseyi bırakma.

Hayrat Neşriyat

Ve Nûh dedi ki: 'Rabbim! Yeryüzünde o kâfirlerden hiçbir kimseyi bırakma!'

İbni Kesir

Nuh dedi ki: Rabbım; kafirlerden yeryüzünde yurd tutan hiç bir kimse bırakma.

Mehmet Okuyan

Nuh demişti ki: “Rabbim! O kâfirlerden kimseyi yeryüzünde bırakma!

Muhammed Esed

Ve Nuh, "Ey Rabbim!" diye yalvardı: "Yeryüzünde bu hakikati inkar edenlerden hiç kimseyi bırakma:

Mustafa İslamoğlu

Nuh "Rabbim!" diye yalvardı, "Yeryüzünde kafirlerden nümunelik tek kişi dahi bırakma!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Nûh dedi ki: «Yarabbi! Yeryüzünde kâfirlerden bir şahıs bırakma.»

Ömer Öngüt

Nuh dedi ki: "Ey Rabbim! Yeryüzünde kâfirlerden hiç kimseyi bırakma!"

Suat Yıldırım

Nûh: "Ya Rabbî, dedi, yeryüzünde dolaşan bir tek kâfir bile bırakma!"

Süleyman Ateş

Nuh dedi ki: "Rabbim, yeryüzünde kafirlerden tek kişi bırakma."

Süleymaniye Vakfı

Nuh (daha önce) şöyle demişti: "Rabbim, kafirlerden yeryüzünde dolaşan tek bir kimse bile bırakma!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Nuh şöyle seslendi: "Rabbim! Bu kafirlerden yeryüzünde dolaşan kimseyi bırakma.

Şaban Piriş

Nuh: -Rabbim, dedi. Yeryüzünde tek bir kafir bırakma!

Tefhim-ul Kuran

Nuh «Rabbim, yeryüzünde kafirlerden yurt edinen hiç kimseyi bırakma.» dedi.

Ümit Şimşek

Nuh 'Yâ Rabbi,' dedi. 'Yeryüzünde dolaşan tek bir kâfir bırakma.

Yaşar Nuri Öztürk

Nuh şöyle yakardı: "Rabbim! Yeryüzünde, kafirlerden yurt tutacak/gezip dolaşacak hiç kimse bırakma!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Nuh dedi: “Ey Rəbbim, kafirlərdən yer üzündə bir nəfəri belə sağ qoyma!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Nuh dedi: ″Ey Rəbbim! Yer üzündə bir nəfər belə kafir qoyma!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Noah sagte: ʺMein Herr! Lasse auf der Erde von den Ungläubigen keinen einzigen zurück, der darauf wandeln könnte!

Almanca — Der Edle Quran

Und Nuh sagte: ʺMein Herr, lasse auf der Erde von den Ungläubigen nicht einen einzigen Bewohner.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Noah sagte: ʺMein Herr, laß auf der Erdoberfläche keinen einzigen von den Ungläubigen (übrig)

Almanca — Muhammad Zaidan

Und Nuh sagte: ʺMein HERR! Lasse auf der Erde von den Kafir niemanden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"O Allah, my Creator, Nuh prayed", "I beseech you to leave no one of these sinful infidels dwelling on the surface of the earth",

Abdul Haleem

And Noah said, ‘Lord, do not leave any of the disbelievers on the earth-

Abdullah Yusuf Ali

And Noah, said: "O my Lord! Leave not of the Unbelievers, a single one on earth!

Abul A'la Maududi

Noah said: "My Lord, do not leave out of these unbelievers even a single dweller on earth,

Aisha Bewley

Nuh said, ‘My Lord! do not leave a single one of the kafirun on earth!

Al-Hilali & Khan

And Nûh (Noah) said: "My Lord! Leave not one of the disbelievers on the earth!

Ali Quli Qarai

And Noah said, ‘My Lord! ‘Do not leave on the earth any inhabitant from among the faithless.

Amatul Rahman Omar

And Noah had prayed (to his God), `My Lord! do not leave a single dweller from among the disbelievers on the land.

Arthur John Arberry

And Noah said, 'My Lord, leave not upon the earth of the unbelievers even one.

Bijan Moeinian

Then Noah prayed: "O my Lord, may you not leave any disbeliever on earth…

E. Henry Palmer

And Noah said, 'My Lord! leave not upon the earth one dweller of the misbelievers.

Edip-Layth

Noah said, "My Lord, do not leave on the earth any of the ingrates at all."

George Sale

And Noah said, Lord, leave not any families of the unbelievers on the earth:

Hamid S. Aziz

And Noah said, "My Lord! Leave not upon the land any dweller from among the unbelievers:

Mahmoud Ghali

And Nûh said, "Lord! Do not leave (out) upon the earth of the disbelievers any residence-dweller!

Marmaduke Pickthall

And Noah said: My Lord! Leave not one of the disbelievers in the land.

Mohamed Ahmed - Samira

Noah said: "O Lord, do not leave a single habitation of unbelievers on the earth.

Muhammad Asad

And Noah prayed: "O my Sustainer! Leave not on earth any of those who deny the truth:

Mustafa Khattab

Noah had prayed, "My Lord! Do not leave a single disbeliever on earth.

Progressive Muslims

And Noah said: "My Lord, do not leave on the Earth any of the rejecters at all. "

Sahih International

And Noah said, "My Lord, do not leave upon the earth from among the disbelievers an inhabitant.

Sam Gerrans

And Noah said: “My Lord: leave Thou not upon the earth, among the false claimers of guidance, an inhabitant.

Shabbir Ahmed

And Noah said, "My Lord! Leave not any of these rejecters to dwell in this valley.

Syed Vickar Ahamed

And Nuh (Noah) said: "My Lord! Do not leave of the unbelievers, (even) a single one on earth!

Taqi Usmani

And said NūH, "My Lord, do not leave on earth even a single inhabitant (surviving) out of the disbelievers.

The Monotheist Group

And Noah said: "My Lord, do not leave on the earth any of the rejecters at all."

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Nûh got: Xwedayê min! Li ser erdê ji kafiran tu kesî mehêle!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Noeh zei: ʺMijn Heer, laat niet een van de ongelovigen op de aarde blijven wonen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En Noach zeide: Heer, laat geen gezin der ongeloovigen op de aarde.

Hollandaca — Siregar

En Nôeh zei: ʺMijn Heer, laat op de aarde geen enkele ongelovige in leven.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сказал (пророк) Нух (после того, как отчаялся в том, что кто-то еще уверует) (обращаясь с мольбой к Аллаху): «Господи! Не оставляй на земле из неверных ни одного обитающего.

Rusça — Osmanov

Нух взмолился: ʺГосподи! Не оставь на земле ни одного неверного!