Hud, "Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu birtakım isimler (düzmece tanrılar) hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Öyleyse (başınıza geleceği) bekleyin! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!" dedi.
قَالَ قَدْ وَقَعَ عَلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ رِجْسٌ وَغَضَبٌ اَتُجَادِلُونَنِي فِي اَسْمَٓاءٍ سَمَّيْتُمُوهَا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَا نَزَّلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍ فَانْتَظِرُوا اِنِّي مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِرِينَ
ḳāle ḳad veḳaǎ ǎleykum min rabbikum ricsun ve ğaDebun e tucādilūnenī fī esmā'in semmeytumūhā entum ve ābā'ukum mā nezzele (a)llahu bihā min sulTānin fe nteZirū innī meǎkum mine l-munteZirīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
O, Rabbinizden azâba ve gazaba uğramayı hakettiniz dedi, Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği ve ancak sizin ve atalarınızın taktığı birtakım adlar için benimle çekişmeye kalkıyorsunuz demek, o halde bekleyin, şüphe yok ki ben de sizinle berâber bekleyenlerdenim.
Abdulkadir Gölpınarlı
O, Rabbinizden azâba ve gazaba uğramayı hakettiniz dedi, Allahʼın, haklarında hiçbir delil indirmediği ve ancak sizin ve atalarınızın taktığı birtakım adlar için benimle çekişmeye kalkıyorsunuz demek, o halde bekleyin, şüphe yok ki ben de sizinle berâber bekleyenlerdenim.
Adem Uğur
(Hûd) dedi ki: "Üzerinize Rabbinizden bir azap ve bir hışım inmiştir. Haklarında Allah'ın hiçbir delil indirmediği, sadece sizin ve atalarınızın taktığı kuru isimler hususunda benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin öyleyse, şüphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!"
Ahmed Hulusi
(Hud) dedi ki: "Gerçek ki Rabbinizden, üzerinize bir azap fırtınası ve gadab (şirk hali) oluşmuş bile! (Var olduklarına dair) Allah'ın hiçbir delil inzal etmediği; (sadece) sizin ve babalarınızın taktığı asılsız tanrı isimleri hakkında benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim. "
Ahmet Tekin
Hûd: 'Artık size Rabbinizden bir lânet, bir azap, bir hışım inmiştir. Haklarında Allah’ın hiçbir hüküm, ferman, yetki indirmediği, sadece sizin ve atalarınızın uydurduğu hayal mahsûlü isimlerden dolayı mı benimle tartışıyorsunuz? Başınıza gelecek felâketi beklemeye devam edin! Ben de sizinle beraber bekleyenlerden olacağım.' dedi.
Ahmet Varol
O da: 'Size Rabbinizden azap ve gazap kesinleşti. Sizin ve babalarınızın taktığı ve Allah'ın haklarında herhangi bir delil indirmediği birtakım isimler üzerinde benimle tartışmaya mı giriyorsunuz? Bekleyin, ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim' dedi.
Ali Bulaç
"Andolsun" dedi. "Rabbinizden üzerinize iğrenç bir azab ve gazab gerekli kılındı. Allah'ın kendileri hakkında hiç bir delil indirmediği ve sizin ile babalarınızın isimlendirdiği (düzüp uydurduğu) birtakım isimler (düzme tanrılar ve kurallar) adına mı benimle mücadele ediyorsunuz? Öyleyse bekleyedurun; şüphesiz, ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim."
Ali Fikri Yavuz
Hûd, onlara şöyle dedi: “- Şüphesiz ki, Rabbinizden üzerinize bir azab ve bir gazap gerçekleşti. Sizin ve atalarınızın uydurduğu tanrılar hakkında, siz benimle mücadele mi ediyorsunuz? Allah, onlara hiç bir âyet ve delil indirmedi. Artık azabın gelişini bekleyin, ben de sizinle beraber (onu) bekliyenlerdenim.”
Ali Rıza Safa
Dedi ki: "Efendinizin cezasını ve öfkesini hak ettiniz. Allah'ın, hakkında hiçbir kanıt indirmediği, sizin ve atalarınızın uydurduğu isimler için mi benimle tartışıyorsunuz? Artık, bekleyin! Aslında, sizinle birlikte ben de bekliyorum!"
Bayraktar Bayraklı
Dedi ki: "Üzerinize Rabbinizden bir azap ve bir hışım inmiştir. Haklarında Allah'ın hiçbir delil indirmediği, sadece sizin ve atalarınızın taktığı kuru isimler hususunda benimle tartışıyor musunuz? Bekleyiniz öyleyse, şüphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."
Bekir Sadak
«ic suphesiz artik Rabbinizin azap ve ofkesini hakettiniz. Allah'in hicbir delil indirmedigi, isimlerini de siz ve babalarinizin koydugu putlar hakkinda mi benimle tartisiyorsunuz? Bekleyin, dogrusu ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim» dedi.
Celal Yıldırım
O da, «şüphesiz ki Rabbınızdan üzerinize bir murdarlık ve bir de gazab inmesine lâyık oldunuz. Siz, sizin ve babalarınızın ad taktığınız putlar hakkında mı benimle tartışıyorsunuz ?! Allah o putlara hiç de böyle bir tapma hususunda bir belge ve kanıt indirmemiştir. Artık (gelecek kazayı) bekleyin ; çünkü ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Hûd şöyle cevap verdi: “Üzerinize rabbinizden bir öfke ve bir azap inmektedir. Haklarında Allah’ın hiçbir delil indirmediği, sadece sizin ve atalarınızın taktığı kuru isimler hususunda mı benimle tartışıyorsunuz? Bekleyin öyleyse! Şüphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!”
Diyanet İşleri
Hud, "Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu birtakım isimler (düzmece tanrılar) hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Öyleyse (başınıza geleceği) bekleyin! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!" dedi.
Diyanet İşleri (eski)
'Hiç şüphesiz artık Rabbinizin azab ve öfkesini hakettiniz. Allah'ın hiçbir delil indirmediği, isimlerini de siz ve babalarınızın koyduğu putlar hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Bekleyin, doğrusu ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim' dedi.
Diyanet Vakfi
(Hûd) dedi ki: «Üzerinize Rabbinizden bir azap ve bir hışım inmiştir. Haklarında Allah'ın hiçbir delil indirmediği, sadece sizin ve atalarınızın taktığı kuru isimler hususunda benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin öyleyse, şüphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!»
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(Hûd) dedi ki: «Artık size Rabbinizden bir azap ve bir hışım inmiştir. Haklarında Allah'ın hiç bir delil indirmediği, sadece sizin ve atalarınızın taktığı kuru isimler hususunda benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin öyleyse, şüphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hud: "İşte üzerinize Rabbinizden bir azap fırtınası ve bir öfke indi. Siz, benimle sizin ve atalarınızın taktığı kuru adlar hakkında mı tartışıyorsunuz? Oysa Allah onlara hiçbir zaman saltanat indirmedi. Artık gözetin, ben de sizinle birlikte gözetenlerdenim" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte, dedi, üzerinize rabbınızdan bir azab fırtınası bir gadab indi, siz bana sizin ve atalarınızın taktığı kuru isimler hakkında mücadele mi ediyorsunuz? Allah onlara hiç bir zaman öyle bir hakkı saltanat indirmedi artık gözetin ben de sizinle beraber gözetenlerdenim
Erhan Aktaş
"Rabb'inizin azabı ve öfkesi, hakkınızda kesinleşti. Haklarında Allah'ın hiçbir yetki belgesi indirmediği, sizin ve atalarınızın taktığı isimler hakkında benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin öyleyse! Kuşkusuz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim." dedi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Rabb'inizin azabı ve öfkesi, hakkınızda kesinleşti. Haklarında Allah'ın hiçbir yetki belgesi indirmediği, sizin ve atalarınızın taktığı isimler hakkında benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin öyleyse! Kuşkusuz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim." dedi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Rabb'inizin azabı ve öfkesi, hakkınızda kesinleşti. Haklarında Allah'ın hiçbir yetki belgesi indirmediği, sizin ve atalarınızın taktığı isimler hakkında benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin öyleyse! Kuşkusuz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim." dedi.
Fizilal-il Kuran
Hud onlara dedi ki: Rabbinizin azabı ve öfkesi hakkınızda kesinleşti. Allah'ın haklarında hiçbir kanıt indirmediği, kendiniz ve atalarınız tarafından takılmış birtakım adlar üzerine benimle tartışmaya mı girişiyorsunuz? O halde bekleyin bakalım, ben de sizin ile birlikte bekliyorum.
Gültekin Onan
"Andolsun" dedi. "Rabbinizden üzerinize iğrenç bir azab ve gazab gerekli kılındı. Tanrı'nın kendileri hakkında hiç bir delil indirmediği ve sizin ile babalarınızın isimlendirdiği (düzüp uydurduğu) bir takım isimler (düzme Tanrılar ve kurallar) adına mı benimle mücadele ediyorsunuz? Öyleyse bekleyedurun. Kuşkusuz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."
Hamdi Döndüren
(Hud) dedi: “Artık, size Rabbinizden bir azap ve bir gazap inmiştir. Allah’ın, kendileri için hiçbir delil indirmediği (ve hiçbir güç vermediği), sadece sizin ve atalarınızın taktığı kuru isimler (putlar) hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Artık (azabı) bekleyin, ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!”
Hasan Basri Çantay
(Hud) dedi: "Rabbinizden üzerinize bir azab, bir gazab hak oldu muhakkak. Kendinizin ve atalarınızın takdığınız (düzme) bir takım adlar (tanrılar) hakkında, Allah onlara bir hüccet indirmemişken, benimle mücadele mi ediyorsunuz? Artık bekleyin. Şübhesiz ben de sizinle beraber (onu) bekleyenlerdenim".
Hasib Asutay
(Hud) dedi ki: 'Rabbinizden üzerinize bir azap ve bir gazap inmiştir. Haklarında Allah'ın hiçbir delil indirmediği sadece sizin ve atalarınızın taktığı bir takım isimler hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Öyleyse bekleyin, şüphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.'
Hayrat Neşriyat
(Hûd) dedi ki: 'Hiç şübhesiz, üzerinize Rabbinizden bir azab ve bir gazab hak oldu. Haklarında Allah’ın hiçbir delil indirmediği, sizin ve atalarınızın (uydurarak)kendilerini adlandırdığı birtakım isimler(e sâhib putlarınız) hakkında mı benimle mücâdele ediyorsunuz? Öyle ise (azâbı) bekleyin, şübhesiz ben (de) sizinle berâber bekleyenlerdenim!'
İbni Kesir
Dedi ki: Gerçekten üzerinize Rabbınızdan bir azab, bir gazab hak oldu. Allah onlara, kendinizin ve atalarınızın taptığı bir takım adlar hakkında hiç bir hüccet indirmemişken benimle mücadele mi ediyorsunuz? Bekleyin öyleyse, şüphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.
Mehmet Okuyan
(Hud da onlara) şöyle cevap vermişti: “Elbette üzerinize Rabbinizden bir bela ve azap gerçekleşmiştir. Haklarında Allah’ın hiçbir delil indirmediği, sizin ve atalarınızın taktığı isimler hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? (Öyleyse) bekleyin! Şüphesiz ki ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!”
Muhammed Esed
(Hud): "Rabbinizin müstehak gördüğü ürkütücü bir bela ve gazapla kuşatılmış durumdasınız zaten!" dedi. Şimdi, Allahın haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve atalarınızın uydurduğu o (boş) isimler hakkında mı benimle çekişiyorsunuz? (O kaçınılmaz olanı) bekleyin öyleyse; doğrusu ben de sizinle bekleyeceğim!"
Mustafa İslamoğlu
(Hud) dedi ki: "Rabbinizden (bir ceza olarak) üstünüze çökmüş bir (ahlaki) kokuşmuşluğun ve tarifsiz bir gazabın içindesiniz zaten. Şimdi, Allah'ın haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve atalarınızın yücelttiği isimler hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? O halde bekleyin, gerçek şu ki ben de sizinle birlikte bekleyeceğim!"
Ömer Nasuhi Bilmen
Dedi ki: «Üzerinize, şüphe yok ki Rabbiniz tarafından bir ikap ve bir gazab tahakkuk etti. Kendinizin ve babalarınızın takmış olduklarınız birtakım adlar hakkında benimle mücadelede mi bulunuyorsunuz? Allah Teâlâ onlara dair hiçbir hüccet indirmiş değildir. Artık bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.»
Ömer Öngüt
Hûd dedi ki: “Artık size Rabbinizden bir azap ve bir hışım inmiştir. Haklarında Allah'ın hiçbir delil indirmediği, sadece sizin ve atalarınızın taktığı kuru isimler hususunda benimle tartışıyor musunuz? Öyleyse bekleyedurun, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim. ”
Suat Yıldırım
"İşte! dedi, "üzerinize Rabbinizden bir azap fırtınası ve bir hışım indi. Siz, sizin ve atalarınızın uydurduğu ve zaten tanrılaştırılmalarına dair Allah’ın da hiçbir delil göndermediği birtakım boş isimler hakkında mı benimle tartışıyorsunuz?Gözleyin öyleyse azabın gelişini!Ben de sizinle beraber gözlüyorum."
Süleyman Ateş
Dedi ki: "Artık size Rabbinizden bir rics (pislik) ve gazab inmiştir. Allah'ın, kendileri için hiçbir delil indirmediği (ve hiçbir güç vermediği), sadece sizin ve atalarınızın taktığı (boş) isimler hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Bekleyin öyle ise, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!"
Süleymaniye Vakfı
Hud dedi ki: "Rabbinizden üzerinize bir pisliğin ve bir öfkenin gelmesi kesinleşti. Siz benimle, Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, isimlerini sizin ve atalarınızın taktığı şeyler konusunda mı tartışıyorsunuz? Öyleyse bekleyin; ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Hud dedi ki "Siz, Rabbinizin uğratacağı zararı ve gazabı hak ettiniz. Sizin ve atalarınızın koyduğu isimler hakkında benimle mi tartışıyorsunuz? Allah onlarla ilgili bir belge indirmiş de değildir. Bekleyin bakalım; sizinle beraber ben de bekliyorum."
Şaban Piriş
Hud: -Rabbinizden üzerinize bir azap, bir gazap hak olmuştur. Allah sizin ve atalarınızın taktığı isimler hakkında, bir delil de indirmediği halde benimle tartışıyor musunuz? Öyleyse bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim! dedi.
Tefhim-ul Kuran
Andolsun dedi, «Rabbinizden üzerinize bir azab ve bir gazab gerekli kılındı. Sizin bile babalarınızın isimlendirdiği (düzüp uydurduğu) bir takım isimler (düzme tanrılar ve kurallar) adına mı benimle mücadele ediyorsunuz ki Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Öyleyse bekleyedurun, şüphesiz, ben de sizlerle birlikte bekliyorum.
Ümit Şimşek
Hud, 'Artık Rabbinizden size bir azap ve gazap inmesi hak olmuştur. Allah'ın hiçbir delil indirmediği şeylere sizin ve atalarınızın taktığınız isimler hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Bekleyin öyleyse; sizinle beraber ben de bekliyorum.'
Yaşar Nuri Öztürk
Hud dedi: "Rabbinizden bir azap ve gazap indi ya! Haklarında Allah'ın hiçbir kanıt indirmediği, sadece atalarınızın ve sizin uydurduğunuz birtakım isimler hakkında mı benimle çekişiyorsunuz? Bekleyin bakalım, sizinle beraber ben de bekleyenlerdenim."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Hud dedi: “Artıq Rəbbinizdən sizə əzab və qəzəb yetişdi. Siz özünüzün və atalarınızın uydurduqları adlar (bütlər) barəsində mənimlə mübahisəmi edirsiniz? Halbuki Allah onlar barəsində heç bir dəlil nazil etməmişdir. Gözləyin! Şübhəsiz mən də sizinlə birlikdə gözləyənlərdənəm”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Hud) onlara belə dedi: ″Artıq Rəbbinizdən sizə bir əzab və qəzəb gəlməsi vacib oldu (artıq əzab və qəzəb gəldi). Sizin və atalarınızın (özlərindən uydurub) verdiyi adlar (bütlər) barəsində mənimlə mübahisəmi edirsiniz? Halbuki Allah onlar (onlara ibadət edilməsi) barədə heç bir dəlil endirməmişdir. (Allahın əzabının gəlməsini) gözləyin. Doğrusu, mən də sizinlə birlikdə gözləyənlərdənəm!″
Almanca (2)
Almanca — Der Edle Quran
Er sagte: ʺGreuel und Zorn von eurem Herrn überfallen euch nunmehr. (Wollt) ihr denn mit mir über Namen streiten, die ihr genannt habt, ihr und eure Väter, für die Allah (aber) keine Ermächtigung offenbart hat? So wartet ab! Ich gehöre mit euch zu den Abwartenden.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Er sagte: ʺBereits traf euch doch (dafür) von eurem HERRN Mißfallen und Zorn. Wollt ihr etwa mit mir über Namen (von Götzen) disputieren, die ihr und eure Ahnen (ihnen) gegeben habt, wozu ALLAH niemals eine Bestätigung hinabsandte?! So wartet nur ab! Ich warte ebenfalls mit euch ab.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"Now", said Hud, " you have confirmed yourselves in prepensed malice and the prophesy of Allah's punishment and indignation against you is thus ratified". "Do you contend against Allah in favour of your named idols you and your fathers designated as gods, objects Allah never authorized! " "You Just await the justice prepared above in heaven's realm; I will await it also".
Abdul Haleem
He said, ‘You are already set to receive your Lord’s loathing and anger. Are you arguing with me about mere names you and your forefathers invented, names for which God has given no sanction? Just wait; I too am waiting.’
Abdullah Yusuf Ali
He said: "Punishment and wrath have already come upon you from your Lord: dispute ye with me over names which ye have devised - ye and your fathers,- without authority from Allah? then wait: I am amongst you, also waiting."
Abul A'la Maududi
Hud warned them: 'Surely punishment and wrath from your Lord have befallen upon you. Do you dispute with me about mere names that you and your forefathers have concocted and for which Allah has sent down no sanction? Wait, then, and I too am with you among those who wait.'
Aisha Bewley
He said, ‘Punishment and anger have come down on you from your Lord. Do you argue with me regarding names which you and your forefathers invented and for which Allah has sent down no authority? Wait, then; I am waiting with you.’
Al-Hilali & Khan
(Hûd) said: "Torment and wrath have already fallen on you from your Lord. Dispute you with me over names which you have named - you and your fathers - with no authority from Allâh? Then wait, I am with you among those who wait."
Ali Quli Qarai
He said, ‘There has become due against you a punishment and wrath from your Lord. Do you dispute with me regarding names which you have named —you and your fathers— for which Allah has not sent down any authority? So wait! I too am waiting along with you.’
Amatul Rahman Omar
He said, `There has already fallen upon you the punishment and the displeasure from your Lord. Would you dispute with me regarding mere names (of your false gods) which you have coined, you and your fathers, names in support of which Allâh has sent down no authority? (If so) then wait (for the consequences), I too, am with you, among those who wait.'
Arthur John Arberry
Said he, 'Anger and wrath from your Lord have fallen upon you. What, do you dispute with me regarding names you have named, you and your fathers, touching which God has sent down never authority? Then watch and wait; I shall be with you watching and waiting.'
Bijan Moeinian
He replied: "You have thus condemned yourselves and earned the Lord's disenchantment. How can you engage in an argument about the oneness of God with me? What are these baseless names that you and your forefathers have invented [god of rain, god of the winds, god of this and god of that]? Let us wait and see the result [of your disobedient.]
E. Henry Palmer
He said, 'There shall fall upon you from your Lord horror and wrath; do ye wrangle with me about names, which ye and your fathers have named yourselves, for which God sent down no power; wait then expectant, and I with you will wait expectant too!
Edip-Layth
He said, "An affliction and wrath shall befall you from your Lord. Do you argue with me over names which you and your fathers have created with no authority being sent down by God? Wait then, and I will wait with you."
George Sale
Hud answered, now shall there suddenly fall upon you from your Lord vengeance and indignation. Will ye dispute with me concerning the names which ye have named, and your fathers; as to which God hath not revealed unto you any authority? Do ye wait therefore, and I will be one of those who wait with you.
Hamid S. Aziz
He said, "Already have fallen upon you from your Lord terror and wrath; do you wrangle with me about names, which you and your fathers have named yourselves, for which Allah sent down no warrant. Then wait expectant, lo! I, too, am of those waiting with you.
Mahmoud Ghali
He said, "Abomination and anger from your Lord have already befallen you. Do you dispute with me over names you have named, you and your fathers, (for) in no way has Allah ever sent down regarding them any all-binding authority? So, await, surely I will be with you among (the ones) a waiting."
Marmaduke Pickthall
He said: Terror and wrath from your Lord have already fallen on you. Would ye wrangle with me over names which ye have named, ye and your fathers, for which no warrant from Allah hath been revealed? Then await (the consequence), lo! I (also) am of those awaiting (it).
Mohamed Ahmed - Samira
He replied: "You have already been beset with punishment and the wrath of God. Why dispute with me about names invented by you and your ancestors for which no sanction was sent down? So wait (for what is to come), I am waiting with you."
Muhammad Asad
Said [Hud]: "You are already beset by loath some evils and by your Sustainer's condemnation! Do you argue with me about the [empty] names which you have invented - you and your forefathers - for which God has bestowed no warrant from on high? Wait, then, [for what will happen:] verily, I shall wait with you!"
Mustafa Khattab
He said, "You will certainly be subjected to your Lord’s torment and wrath. Do you dispute with me regarding the so-called gods which you and your forefathers have made up—a practice Allah has never authorized? Then wait! I too am waiting with you."
Progressive Muslims
He said: "An affliction and wrath shall befall you from your Lord. Do you argue with me over names which you and your fathers have created with no authority being sent down by God Wait then, and I will wait with you."
Sahih International
[Hud] said, "Already have defilement and anger fallen upon you from your Lord. Do you dispute with me concerning [mere] names you have named them, you and your fathers, for which Allah has not sent down any authority? Then wait; indeed, I am with you among those who wait."
Sam Gerrans
He said: “There have come upon you from your Lord abomination and wrath; dispute you with me concerning names which you have named, you and your fathers? God sent not down for these any authority. Then wait — I am with you waiting.”
Shabbir Ahmed
(Aad were powerful people but their society had gone unjust. Since there is a Law of Respite for nations, they flourished and were unable to see the wrong thus far). Hud said, "Allah's Law of Requital is already hovering over you. Do you argue with me about certain names, false authorities that you and your forefathers have fabricated? And Allah never authorized them (53:23). Then wait for the consequences, and I am also waiting."
Syed Vickar Ahamed
He said: "Punishment and anger have already come to you from your Lord: Do you (still) argue with me over names which you have made up—, you and your fathers— Without authority from Allah? Then wait, I am with you among those who are waiting. "
Taqi Usmani
He said, "The punishment and the anger from your Lord have fallen upon you. Do you quarrel with me about mere names that you and your fathers have concocted and for which Allah has sent down no authority? So, wait. I am one of those waiting with you."
The Monotheist Group
He said: "A tainting and wrath shall befall you from your Lord. Do you argue with me over names which you and your fathers have created with no authority being sent down by God? Wait then, and I will wait with you."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Il dit: ʺVous voilà, frappés de la part de votre Seigneur dʹun supplice et dʹune colère. Allez vous vous disputer avec moi au sujet de noms que vous et vos ancêtres avez donnés, sans quʹAllah nʹy fasse descendre la moindre preuve? Attendez donc! Moi aussi jʹattends avec vous.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Hûd ji wan re) Got: Êdî ji Xwedayê we, ji we re ezab û xeşmek misoger bûye. Ma hûn der heqê hin navên ku we û bav û kalên we bi (ilah) ew navkirine bi min re nîqaşê dikin. Li ser vê yekê Xwedê tu belge jî danexistiye. Nexwe (li hatina ezabê) çavnêriyê bikin, bêguman ez jî bi we re çavnêriyê dikim!
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Hij zei: ʺEr zal jullie gruwel en toorn van jullie Heer overvallen. Willen jullie dan met mij twisten over namen die jullie en jullie vaderen gegeven hebben, waarvoor God geen enkele machtiging had neergezonden? Wacht maar af; ik zal met jullie afwachten.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Hoed antwoordde: Thans zullen weldra Gods wraak en toorn op u nederkomen. Wilt gij met mij twisten over de namen welke gij en uwe vaderen hebt genoemd, en waartoe God u geene macht heeft gegeven? Wacht daarop, dan zal ik een dergenen zijn die met u wachten.
Hollandaca — Siregar
Hij zei: ʺWaarlijk, een bestraffing en toorn van jullie Heer is erover jullie neergekomen. Willen jullie met mij redetwisten over de namen die jullie en jullie vaderen gaven (aan jullie afgoden), waarvoor Allah geen bewijs heeft neergezonden? Wachten jullie maar: voorwaar, ik behoor met jullie tot de wachtenden.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(Пророк Худ) сказал: «Уже пало на вас от вашего Господа наказание и гнев. Неужели вы будете препираться со мной об именах [об именах божеств], которыми назвали их вы (о, многобожники) и ваши отцы [предки]. [Они в действительности не являются богами]? Не ниспослал Аллах с ними никакого довода [доказательства] (которое бы указывало на то, что идолы заслуживают поклонения им). Ждите же (когда падет наказание на вас), и поистине я (вместе) с вами буду одним из ждущих». (И затем Аллах наслал на ‘адитов губительный ветер.)
Rusça — Osmanov
[Худ] сказал: ʺУже постигли вас наказание и гнев Господа вашего. Неужели вы станете спорить со мной относительно имен, которыми назвали [своих идолов] вы и ваши отцы? Аллах не ниспосылал о них никакого доказательства. Так ждите же, и я буду ожидать с вами вместеʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(Hud) sade: ʺEr Herre har redan (genom de handlingar Han låter er begå) straffat och förnedrat er och (Han har) öst Sin vrede över er. Tvistar ni med mig om de namn som ni och era förfäder har funnit på utan Guds tillstånd? - Vänta då (på det som skall komma)! Jag skall vänta med er.ʺ