(Allah) "Ey Musa! Vahiylerim ve konuşmamla seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Öyleyse sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol" dedi.

قَالَ يَامُوسَىٰ اِنِّي اصْطَفَيْتُكَ عَلَى النَّاسِ بِرِسَالَاتِي وَبِكَلَامِي فَخُذْ مَا اٰتَيْتُكَ وَكُنْ مِنَ الشَّاكِرِينَ

ḳāle yā mūsā innī STafeytuke ǎlā n-nāsi bi risālātī ve bi kelāmī fe ḣuƶ mā āteytuke ve kun mine ş-şākirīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
2يَامُوسَىٰyā mūsāياموسىEY/HEY/AH Musa
3اِنِّيinnīşüphesiz ben
4اصْطَفَيْتُكَSTafeytukeص ف وBerraklaşmak/durulmak (genellikle içecekler için kullanılır), Kaf-Dal-Ra'nın zıttı, bulanıklıktan/kalınlıktan/çamurdan arınmak, karışımlardan arınmak, bulutsuz hale gelmek (hava/atmosfer için söylenir, aynı zamanda aşk/yaşam/zihin/kalp için de kullanılır), açık/saf/en iyi/seçkin kısım/porsiyon, netleştirmek/açıklığa kavuşturmak, doğru/samimi, özellikle ayırt etmek, seçmek/tercih etmek, hayatın huzuru, rahatlık, karşılıklı samimiyet/saflık.seni seçtim
5عَلَىǎlāüzeine
6النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlar
7بِرِسَالَاتِيbi risālātīر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalemesajlarımla
8وَبِكَلَامِيve bi kelāmīك ل مKonuşmak, ifade etmek.ve konuşmamla
9فَخُذْfe ḣuƶا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekal
10مَاşeyi
11اٰتَيْتُكَāteytukeا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmeksana verdiğim
12وَكُنْve kunك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve ol
13مِنَmine-den
14الشَّاكِرِينَş-şākirīneش ك رTeşekkür etmek, minnettar olmak, birinin iyiliğini fark etmek veya kabul etmek, övmek. Şükür - teşekkür etme, minnettarlık. Şakir - teşekkür eden veya minnettar olan, takdir edilen ve ödülde cömert olan.şükredenler-

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Tanrı, yâ Mûsâ dedi, ben sana peygamberlik vererek ve seninle konuşarak bütün insanlara üstün ettim seni, seçtim seni, sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.

Abdulkadir Gölpınarlı

Tanrı, yâ Mûsâ dedi, ben sana peygamberlik vererek ve seninle konuşarak bütün insanlara üstün ettim seni, seçtim seni, sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.

Adem Uğur

(Allah) Ey Musa! dedi, ben risaletlerimle (sana verdiğim görevlerle) ve sözlerimle seni insanların başına seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.

Ahmed Hulusi

Buyurdu ki: "Ey Musa! Muhakkak ki Ben seni, risaletlerim ve kelamım ile insanlar üzerine seçtim. . . Al sana verdiğimi ve şükredenlerden (değerlendirenlerden) ol!"

Ahmet Tekin

Allah: 'Ey Mûsâ, sana verdiğim peygamberlikle, seninle yaptığım konuşmalarımla, kelâmımla seni insanlar üzerinde seçkin biri kıldım. Sana verdiğime sımsıkı sarıl, şükredenlerden ol.' buyurdu.

Ahmet Varol

(Rabbi): 'Ey Musa! Ben ilahi tebliğlerimle ve seninle konuşmamla, seni insanlara karşı seçkin kıldım. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!' dedi.

Ali Bulaç

(Allah:) "Ey Musa" dedi. "Sana verdiğim risaletimle ve seninle konuşmamla seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol."

Ali Fikri Yavuz

(Allah şöyle) buyurdu: “- Ya Mûsa! Ben, (seni) peygamber göndermemle ve (seninle vasıtasız) kelâm etmemle seni asrının insanları üzerine seçtim. Şimdi şu sana verdiği emir ve yasakları al da şükredenlerden ol.”

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Ey Musa! Sana gönderdiklerimle ve seninle konuşarak, seni, insanların üzerinde seçkin yaptım. Sana verdiklerimi al ve şükredenler arasında ol!"

Bayraktar Bayraklı

Allah şöyle buyurdu: "Ey Musa! Gönderdiğim ayetlerimle, konuşmamla seni insanların üstüne seçip yücelttim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol."

Bekir Sadak

«Ey Musa! Verdiklerimle ve seninle konusmamla seni insanlar arasindan sectim; sana verdigimi al ve sukret» dedi.

Celal Yıldırım

(Rabbi ona): «Ey Musa!» dedi. «şüphesiz ki seni risâletimle (peygamberlik göreviyle) ve sözümle diğer insanlar arasından seçip üstün kıldım. O halde sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!» buyurdu.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah, “Ey Mûsâ!” dedi, “Ben, mesajlarımı iletmek ve sözüme muhatap kılmak için insanlar arasından seni seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.”

Diyanet İşleri

(Allah) "Ey Musa! Vahiylerim ve konuşmamla seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Öyleyse sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

'Ey Musa! Verdiklerimle ve seninle konuşmamla seni insanlar arasından seçtim; sana verdiğimi al ve şükret' dedi.

Diyanet Vakfi

(Allah) Ey Musa! dedi, ben risaletlerimle (sana verdiğim görevlerle) ve sözlerimle seni insanların başına seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah buyurdu: Ey Musa! Sana verdiğim peygamberlikle ve kelâmımla seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Sana verdiğime sıkı sarıl ve şükredenlerden ol!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah buyurdu ki: "Ey Musa, haberin olsun, Ben, mesajlarımla ve kelamımla seni o insanların üzerine seçtim. Şimdi şu sana verdiğimi al ve şükrünü bilenlerden ol!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Buyurdu ki: ya Musa! Haberin olsun ben risaletlerimle ve kelamımla seni o insanların üzerine intihab eyledim, şimdi şu sana verdiğimi al ve şükrünü bilenlerden ol

Erhan Aktaş

"Ey Musa! Gönderdiklerimle ve Kelamımla seni insanlar arasında üstün kıldım. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey Musa! Gönderdiklerimle ve Kelamımla seni insanlar arasında üstün kıldım. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey Musa! Gönderdiklerimle ve Kelamımla seni insanlar arasında üstün kıldım. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!" dedi.

Fizilal-il Kuran

Allah dedi ki; «Ey Musa, mesajlarımla ve aracısız konuşmamla sana diğer insanlar üzerinde seçkin bir konum bağışladım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol.»

Gültekin Onan

(Tanrı) "Ey Musa" dedi. "Sana verdiğim risaletimle ve seninle konuşmamla seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol."

Hamdi Döndüren

Allah dedi: “Ey Musa! Ben seni, elçilik görevi vermekle ve sözlerimle insanlar üzerine seçkin kıldım. Artık sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol!”

Hasan Basri Çantay

Buyurdu ki: "Ey Musa, ben seni risaletlerimle, kelamımla (bütün) insanlardan mümtaz kıldım. Şimdi şu sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol".

Hasib Asutay

(Allah) Buyurdu ki: 'Ey Musa! Ben seni risaletimle ve konuşmamla insanların (45) üzerine seçkin kıldım. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.' (45. Yani onun zamanındaki insanların üzerine.)

Hayrat Neşriyat

(Allah) buyurdu ki: 'Ey Mûsâ! Şübhesiz ki ben gönderdiklerimle (sana vahyettiklerimle) ve (seninle) konuşmamla seni insanların üzerine seçtim. Artık (lütfumdan)sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!'

İbni Kesir

Buyudu ki: Ey Musa; risaletim ve kelamımla seni insanlar arasından seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.

Mehmet Okuyan

(Allah) “Ey Musa! Ben mesajlarımla ve hitabım sayesinde seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al (onlara sımsıkı sarıl) ve şükredenlerden ol!” demişti.

Muhammed Esed

(Allah): "Ey Musa" dedi, "(sana) ayetler vahyederek ve (seninle) konuşarak sana insanların arasında üstün bir yer ayırdım; sana bahşettiklerime sıkı sıkı sarıl öyleyse; ve şükreden kimselerden ol!"

Mustafa İslamoğlu

(Allah) buyurdu ki: "Ey Musa, mesajlarım yoluyla ve hitabım sayesinde seni insanlar arasından seçip onurlandırdım; öyleyse sana bahşettiklerime sımsıkı sarıl ve şükredenlerden ol!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Buyurdu ki: «Ya Mûsa! Muhakkak Ben, seni risâletlerimle ve kelâmım ile nâs üzerine ihtiyar ettim. İmdi sana verdiğimi al ve şükredicilerden ol.»

Ömer Öngüt

Allah: “Ey Musa! Seni peygamber göndermem ve seninle konuşmamla, seni insanlar arasından seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!” buyurdu.

Suat Yıldırım

Allah buyurdu ki: "Mûsâ! Ben seni risaletlerimle, mesajlarımla ve hitabıma mazhar etmemle öbür insanlar arasından seçip mümtaz kıldım.Şimdi şu sana verdiğim nübüvveti al ve bu nimetime şükreden kullarımdan ol!"

Süleyman Ateş

(Allah) buyurdu ki: "Ey Musa, Ben mesajlarımla ve konuşmamla seni insanların başına seçtim; sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!"

Süleymaniye Vakfı

Allah dedi ki "Bak Musa! Mesajlarımla ve bire bir konuşmamla seni bu insanlar içinde seçkin kıldım. Öyleyse sana verdiğimi al ve görevini yerine getirenlerden ol."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah dedi ki "Musa! İndirdiğim sözler ve seninle konuşmam sebebiyle seni insanlardan üstün kıldım. Sana verdiğimi al ve görevini yerine getirenlerden ol."

Şaban Piriş

-Ey Musa, ben, gönderdiklerimi ve sözlerimi insanlara iletmen için seni seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol! dedi.

Tefhim-ul Kuran

(Allah:) «Ey Musa» dedi. «Sana verdiğim risaletimle ve seninle konuşmamla seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol.»

Ümit Şimşek

Allah buyurdu ki: 'Ey Musa! Sana vahyettiklerimle ve kelâmımla seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol.'

Yaşar Nuri Öztürk

Allah buyurdu: "Ey Musa! Ben, gönderdiğim vahiylerle, konuşmamla seni seçip yücelttim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah dedi: “Ey Musa! Mən vəhy etdiyim hökmlərimlə və səninlə danışmağımla səni seçib insanlardan üstün etdim. Elə isə sənə verdiyimi götür və şükür edənlərdən ol!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Allah) belə buyurdu: ″Ya Musa! Mən Öz risalətlərimdə (Tövratın lövhələrini nazil etməklə) və (səninlə arada heç bir vasitə olmadan) danışmağımla (dövründəki bütün) insanlardan səni seçib üstün tutdum. İndi sən verdiyimi al və (bu neʼmətlərə görə) şükür edənlərdən ol!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er sprach: ʺMoses, Ich habe dich vor allen Menschen deiner Zeit durch meine Botschaft und meine unmittelbaren Worte auserkoren. Nimm, was Ich dir gewährt habe und sei dankbar!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺO Musa, Ich habe dich durch Meine Botschaften und Mein Gespräch (mit dir) vor den Menschen auserwählt! So nimm, was Ich dir gegeben habe, und gehöre zu den Dankbaren!ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Er sprach: ʺO Moses, Ich habe dich vor den Menschen durch Meine Botschaft und durch Mein Wort zu dir auserwählt. So nimm denn hin, was Ich dir gegeben habe, und sei einer der Dankbaren.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

ER sagte: ʺMusa! Gewiß, ich habe dich vor allen Menschen für Meine Botschaft und für Meine Worte auserwählt, so nimm das entgegen, was ICH dir zuteil werden ließ, und sei von den Dankbaren!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"I have chosen you O Mussa", said Allah, "by preference out of all people to convey My divide message and My discourse of practical divinity revealed directly to you". "Therefore, take all that I have imparted to you with heart and hand with heart and soul, and act strongly upon it and impel yourself to the feeling of gratitude and gratefulness".

Abdul Haleem

He said, ‘Moses, I have raised you above other people by [giving you] My messages and speaking to you: hold on to what I have given you; be one of those who give thanks.’

Abdullah Yusuf Ali

(Allah) said: "O Moses! I have chosen thee above (other) men, by the mission I (have given thee) and the words I (have spoken to thee): take then the (revelation) which I give thee, and be of those who give thanks."

Abul A'la Maududi

He said: 'O Moses! I have indeed preferred you to all others by virtue of the Message I have entrusted to you and by virtue of My speaking to you. Hold fast therefore, to whatever I have granted you, and give thanks.'

Aisha Bewley

He said, ‘Musa, I have chosen you over all mankind for My Message and My Word. Take what I have given you and be among the thankful.’

Al-Hilali & Khan

(Allâh) said: "O Mûsâ (Moses) I have chosen you above men by My Messages, and by My speaking (to you). So hold that which I have given you and be of the grateful."

Ali Quli Qarai

He said, ‘O Moses, I have chosen you over the people with My messages and My speech. So take what I give you, and be among the grateful.’

Amatul Rahman Omar

He said, `O Moses! Verily, I have preferred you to all the people (of your time) by (entrusting you with) My Messages and by My discourse (with you), so take (firm hold of that) what I have given you and be of the grateful. '

Arthur John Arberry

Said He, 'Moses, I have chosen thee above all men for My Messages and My Utterance; take what I have given thee, and be of the thankful. '

Bijan Moeinian

I said: "Moses, I have chosen you among all the people to have [direct] conversation with Me and to deliver My Message. Take [care of] what I am giving you and be grateful."

E. Henry Palmer

He said, 'O Moses! verily, I have chosen thee over the people with my messages and my words, take then what I have brought thee, and be of those who thank. '

Edip-Layth

He said, "O Moses, I have chosen you over people with My message and My words; so take what I have given you and be of the thankful."

George Sale

Allah said, 'O Moses, I have chosen thee above the people of thy time by My Messages and by My Word. So take firm hold of that which I have given thee and be of the grateful.'

Hamid S. Aziz

He said, "O Moses! Verily, I have chosen you over the people with My messages and My words. Take then what I have brought you, and be of the thankful."

Mahmoud Ghali

Said He, "O Mûsa! Surely I have elected you above mankind for My Messages and for My Words (to you); so take what I have brought you, and be of the thankful. ".

Marmaduke Pickthall

He said: O Moses! I have preferred thee above mankind by My messages and by My speaking (unto thee). So hold that which I have given thee, and be among the thankful.

Mohamed Ahmed - Samira

Said (the Lord): "O Moses, I raised you above all men by sending My messages and speaking to you; so receive what I give you, and be grateful. "

Muhammad Asad

Said [God]: "O Moses! Behold, I have raised thee above all people by virtue of the messages which I have entrusted to thee, and by virtue of My speaking [unto thee]: hold fast, therefore, unto what I have vouchsafed thee, and be among the grateful!"

Mustafa Khattab

Allah said, "O Moses! I have ˹already˺ elevated you above all others by My messages and speech.[1] So hold firmly to what I have given you and be grateful."

Progressive Muslims

He said: "O Moses, I have chosen you over mankind with My messages and My words; so take what I have given you and be of the thankful. "

Sahih International

[ Allah ] said, "O Moses, I have chosen you over the people with My messages and My words [to you]. So take what I have given you and be among the grateful."

Sam Gerrans

Said He: “O Moses: I have chosen thee above mankind, by My messages and by My words; so hold thou to what I have given thee, and be thou among the grateful.”

Shabbir Ahmed

God said, "O Moses! I have chosen you to be My Messenger and convey My Word to the people. I have given to you My Messages and spoken to you. Hold on to these Commands and be appreciative by sharing My Bounty of Revelations with people."

Syed Vickar Ahamed

(Allah) said: "O Musa (Moses)! I have chosen you over (other) men, by my message that I (have given to you) and by my words I (have spoken to you): Take then the (revelation) that I give to you, and be of those who give thanks. "

Taqi Usmani

He said, "Mūsā, I have chosen you above all men for my messages and for My speaking (to you). So, take what I have given to you, and be among the grateful."

The Monotheist Group

He said: "O Moses, I have chosen you over the people with My message and My words; so take what I have given you and be of the thankful."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et (Allah) dit: ʺO Moïse, Je tʹai préféré à tous les hommes, par Mes messages et par Ma parole. Prends donc ce que Je te donne, et sois du nombre des reconnaissantsʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Xwedê) got: Ey Mûsa, bi pêxemberiya ji cem xwe û bi axaftina xwe ya digel te, Min tu li ser mirovan re girtiye. Vêca ev a min dayî te bigire û bibe ji şukirdaran.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺO Moesa, Ik heb jou met Mijn zendingsopdrachten en Mijn woord boven de mensen uitverkoren. Houd dan wat Ik jou gegeven heb vast en behoor tot hen die dank betuigen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

God zeide tot hem: o Mozes! Ik heb u boven alle menschen uitverkoren, door u met mijne opdrachten te vereeren, en door met u te spreken; ontvang dus wat ik u heb gebracht, en wees een van hen die dankbaar zijn.

Hollandaca — Siregar

Hij (Allah) zei: ʺO Môesa. voorwaar, Ik heb jou uitverkoren beven de (andere) mensen, door middel van Mijn Boodschap aan jou en Mijn ij Woord. Neem dan wat Ik aan jou heb gegeven (de Taurát) en behoor tot de Dankbaren.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Аллах) сказал: «О, Муса! Поистине, Я избрал тебя пред людьми Моими посланиями и Моей речью (без посредника). Бери же то, что Я дам тебе, и будь из (числа) благодарных!»

Rusça — Osmanov

[Аллах] сказал: ʺО Муса! Воистину, Я возвысил тебя над [всеми] людьми для [передачи] Моих посланий и Моего слова. Так бери же то, что Я даровал тебе, и будь благодаренʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Gud) sade: ʺMoses! Jag har utvalt dig av alla människor genom (att anförtro dig) Mitt budskap och (låta dig höra) Mitt ord; håll därför fast vid allt som Jag har gett dig och (visa att) du hör till de tacksamma!ʺ