Musa için, Tevrat levhalarında her şeye dair bir öğüt ve her şeyin bir açıklamasını yazdık ve ona şöyle dedik: "Şimdi onları kuvvetle tut, kavmine de emret. Onları en güzeliyle alsınlar (uygulasınlar). Yakında size fasıkların yurdunu göstereceğim."

وَكَتَبْنَا لَهُ فِي الْاَلْوَاحِ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ مَوْعِظَةً وَتَفْصِيلًا لِكُلِّ شَيْءٍ فَخُذْهَا بِقُوَّةٍ وَأْمُرْ قَوْمَكَ يَأْخُذُوا بِاَحْسَنِهَا سَاُرِيكُمْ دَارَ الْفَاسِقِينَ

ve ketebnā lehu fī l-elvāHi min kulli şey'in mev'ǐZeten ve tefSīlen li kulli şey'in fe ḣuƶhā bi ḳuvvetin ve 'mur ḳavmeke ye'ḣuƶū bi eHsenihā se urīkum dāra l-fāsiḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَكَتَبْنَاve ketebnāك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetve yazdık
2لَهُlehuO'nun (Musa) için
3فِي
4الْاَلْوَاحِl-elvāHiل و حRenk değiştirmek, görünür olmak, parlamak/parıldamak, aydınlanmak, yakıcı olan, geniş masa veya tabak, tablet.levhalara
5مِنْminne varsa
6كُلِّkulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
7شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişşeyi
8مَوْعِظَةًmev'ǐZetenو ع ظÖğüt vermek, nasihat etmek, vaaz vermek, tavsiyede bulunmak, uyarmak, ödül veya ceza bahsederek kalbi yumuşatması gereken şeyleri hatırlatmak, iyi tavsiye veya öğüt vermek, işlerin sonucunu hatırlatmak, tövbe ve ıslaha yönlendiren öğütler vermek.öğüte dair
9وَتَفْصِيلًاve tefSīlenف ص لBir şeyi başka bir şeyden ayırmak/bölmek, ayrım/bölme yapmak, belirgin/açık/net/bariz yapmak, detaylı açıklamak, ayırt etmek, iki şey arasında karar vermek (örneğin doğru ile yanlış arasında), belirgin kısım/bölüm.ve açıklamasına dair
10لِكُلِّli kulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
11شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişşeyin
12فَخُذْهَاfe ḣuƶhāا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekbunları tut
13بِقُوَّةٍbi ḳuvvetinق و يGüçlü olmak, güçlenmek, üstün gelmek, yapabilir olmak, güçlü olmak, dinç olmak, zorlu olmak. Quwwatun (çoğulu quwan) - güç, kuvvet, dinçlik, kararlılık, sağlamlık, azim. Qawun - çöl. Aqwa - çölde kalmak. Muqwin - çöl/vahşi doğa sakinleri (qawiya fiilinden türetilmiştir, bu da ıssız veya terk edilmiş hale gelmek anlamına gelir).kuvvetle
14وَأْمُرْve 'murا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakve emret
15قَوْمَكَḳavmekeق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmine
16يَأْخُذُواye'ḣuƶūا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmektutsunlar
17بِاَحْسَنِهَاbi eHsenihāح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.bunların en güzelini
18سَاُرِيكُمْse urīkumر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.size göstereceğim
19دَارَdāraد و رDönmek, devretmek, dolaşmakyurdunu
20الْفَاسِقِينَl-fāsiḳīneف س قİtaatsizlik yapmak, yoldan çıkmak, emre karşı gelmek, ahlaksızca yaşamak, düzensizlik içinde olmak, kötü olmak, ahlaksız olmak, ahlaksızlık yapmak, sapkın olmak, dinsiz olmak, kötülük yapmak.yoldan çıkmışların

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Tevrat levihlerinde, her şeye ait öğüdü, her şeyi açıklayan hükümleri yazdık ve azimle, kuvvetle al bunu dedik, kavmine de emret; en güzel hükümleriyle amel etsinler; haddi aşan, buyruktan çıkan kötü kişilerin yurtlarını da yakında göstereceğiz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Tevrat levihlerinde, her şeye ait öğüdü, her şeyi açıklayan hükümleri yazdık ve azimle, kuvvetle al bunu dedik, kavmine de emret; en güzel hükümleriyle amel etsinler; haddi aşan, buyruktan çıkan kötü kişilerin yurtlarını da yakında göstereceğiz.

Adem Uğur

Nasihat ve her şeyin açıklamasına dair ne varsa hepsini Musa için levhalarda yazdık. (Ve dedik ki): Bunları kuvvetle tut, kavmine de onun en güzelini almalarını emret. Yakında size, yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim.

Ahmed Hulusi

Biz Musa için levhalarda, kaçınılması gereken şeyler hakkında öğüt ve yaşam için gerekli olan şeyleri detaylarıyla yazdık. . . "Bunları sıkıca tut ve kavmine, bunlara en güzel şekilde uyup muhafaza etmelerini emret. . . (Bu hükümlere uymayan) itaatten çıkmışların yurdunu göstereceğim size. "

Ahmet Tekin

Ve onun için, kutsal kitap sayfaları olan o levhalarda her şey ile ilgili, ihtiyaçları ile ilgili bilgileri yazdık. Nasihat, sorumluluk uyarısı ve her konuda faydalı olmak üzere genel kuralları, ayrıntılarıyla açıklayarak koyduk. Haydi bunlara sıkı sarıl, bunlarla amel et, kavmine de, kısas yerine affı tercih, güç durumda olanın elinden tutarak rahatlatmak, başkalarına karşı sabırlı davranmak gibi amellerin en güzeline, en faziletlisine sarılmalarını ve uygulamalarını emret. Size yakında, ibret almanız için o doğru ve mantıklı düşünmeyi terkeden fâsıkların, âsi, bozguncu Firavun’un, inkârları sebebiyle yok olup giden kâfirlerin yurdunu da göstereceğiz.

Ahmet Varol

Onun için levhalarda her şeyle ilgili bir öğüt ve her şey hakkında bir açıklama yazdık. 'Bunlara sıkıca sarıl ve kavmine de bunlara en güzel şekilde uymalarını emret. Size fasıkların yurdunu göstereceğim.'

Ali Bulaç

Biz ona Levhalar'da her şeyden bir öğüt ve her şeyin yeterli bir açıklamasını yazdık. (Ve:) "Şimdi bunlara sıkıca sarıl ve kavmine de emret ki en güzeliyle sarılsınlar. Size fasıkların yurdunu pek yakında göstereceğim" (dedik).

Ali Fikri Yavuz

Biz Mûsa için Tevrat’ın Levhalarında her şeyden yazdık: Öğüdlere ve din hükümlerinin açıklanmasına ait her şeyi... Sonra: “- Bunları kuvvetle benimseyip al, kavmine de, o hükümlerin en sevablısını tutmalarını emret; (ibret için) ileride size o fasıkların (harap olan) yurdunu göstereceğim.” (dedik).

Ali Rıza Safa

Her şeyden bir öğüt ve her şeyin açıklamasını, Onun için, yazıtlara yazdık. "Artık, tüm gücünle onlara sarıl ve toplumuna da söyle; en güzel biçimde sarılsınlar. Yoldan çıkanların ülkesini, yakında size göstereceğim!"

Bayraktar Bayraklı

Öğüt ve her şeyin açıklamasına dair ne varsa hepsini Musa için levhalarda yazdık. "Bunları kuvvetle tut, kavmine de onun en güzelini almalarını emret! Yakında size yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim."

Bekir Sadak

Ona levhalarda her seyden bir ogut yazdik ve her seyi uzun uzadiya acikladik; onlara sikica saril, milletine de emret en guzel sekilde tutsunlar. Size Allah'a karsi gelenlerin yurdunu gosterecegim.

Celal Yıldırım

Biz onun için Levhalar'da (dinî bir hayat düzenlemesi için) her şeyden bir öğüt ve her şeyin hükmünü açıklar mahiyette yazdık. (Artık ey Musa!) bunları çok ciddi olarak tut ve kavmine de bunların en güzelini (derleyip) tutmalarını emret. İlâhî sınırları aşıp azgınlık gösterenlerin yurdunu size göstereceğim.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Levhalarda Mûsâ için her konuya dair öğüdü ve her şey hakkında gerekli açıklamaları yazdık. (Ve dedik ki:) “Bunlara sımsıkı sarıl; kavmine de o en güzel öğüt ve açıklamalara sarılmalarını emret. Yakında size yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim.”

Diyanet İşleri

Musa için, Tevrat levhalarında her şeye dair bir öğüt ve her şeyin bir açıklamasını yazdık ve ona şöyle dedik: "Şimdi onları kuvvetle tut, kavmine de emret. Onları en güzeliyle alsınlar (uygulasınlar). Yakında size fasıkların yurdunu göstereceğim."

Diyanet İşleri (eski)

Ona levhalarda her şeyden bir öğüt yazdık ve her şeyi uzun uzadıya açıkladık; onlara sıkıca sarıl, milletine de emret en güzel şekilde tutsunlar. Size Allah'a karşı gelenlerin yurdunu göstereceğim.

Diyanet Vakfi

Nasihat ve her şeyin açıklamasına dair ne varsa hepsini Musa için levhalarda yazdık. (Ve dedik ki): Bunları kuvvetle tut, kavmine de onun en güzelini almalarını emret. Yakında size, yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve onun için o levhalarda her şeyden yazdık, nasihat ve hükümlerin ayrıntılarına ait herşeyi (belirttik). Haydi bunlara sıkı sarıl, kavmine de emret, onlar da en güzeline sarılsınlar. Size yakında o fasıkların yurdunu göstereceğim.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve onun için levhalarda herşeyden yazdık; öğüt ve hükümlerin ayrıntılarına dair herşeyi. Dedik ki: "Haydi bunları sıkı tut, kavmine de emret, onları en güzeliyle tutsunlar! İleride sizi o fasıkların yurduna göndereceğim!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onun için elvahta her şeyden yazdık, mev'ızaya ve ahkamın tafsıline dair her şey'i. Haydi, dedik: bunları kuvvetle tut, kavmine de emret onları en gözeliyle tutsunlar, ileride size o fasıkların yurdunu göstereceğim

Erhan Aktaş

Ona verdiğimiz levhalarda öğüt olmak üzere her şeyi açık bir şekilde yazdık. "Onu kuvvetle tut ve halkına da onu en iyi şekilde tutmalarını buyur. Yakında size fasıkların yurdunu göstereceğim."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ona verdiğimiz levhalarda öğüt olmak üzere her şeyi açık bir şekilde yazdık. "Onu kuvvetle tut ve halkına da onu en iyi şekilde tutmalarını buyur. Yakında size fasıkların yurdunu göstereceğim."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ona verdiğimiz levhalarda öğüt olmak üzere her şeyi açık bir şekilde yazdık. Onu kuvvetle tut ve halkına da onu en iyi şekilde tutmalarını buyur. Yakında size fasıkların yurdunu göstereceğim.

Fizilal-il Kuran

Bu levhalarda, Musa'ya her konuya ilişkin öğüt, her konuda ayrıntılı açıklama yazdık. «Bunlara sımsıkı sarıl ve soydaşlarına da onlara en güzel biçimde uymalarını emret. Yoldan çıkmışların yurtlarının ne hale geldiğini yakında size göstereceğim.

Gültekin Onan

Biz ona Levhalar'da her şeyden bir öğüt ve her şeyin yeterli bir açıklamasını yazdık. (Ve:) "Şimdi bunlara sıkıca sarıl ve kavmine de buyur ki en güzeliyle sarılsınlar. Size fasıkların yurdunu pek yakında göstereceğim" (dedik).

Hamdi Döndüren

Biz Musa için levhalarda (din ve dünya için gerekli olan) her bir şeyi, öğüdü ve (hükümlere ait) açıklamaların hepsini yazdık. (Musa’ya dedik ki): “Sen onlara sımsıkı sarıl ve kavmine de o hükümlerin en güzelini almalarını söyle. Size ileride fâsıkların yurdunu göstereceğim.

Hasan Basri Çantay

Biz onun için levhalarda her bir şey'i, mev'ızaya ve (hükümlerin) tafsiline aid her şey'i yazdık. "Haydi bunları kuvvetle (ciddiyetle, azm ile) tut, kavmine de onun en güzel (hükümler) ini tutmalarını emret. Size ileride faasıkların yurdunu göstereceğim".

Hasib Asutay

Biz ona Tevrat'ın levhalarında her şeyden bir öğüt ve her şeyin açıklamalarını yazdık (Ve dedik ki:) ' Haydi bunları kuvvetle tut, kavmine de onun en güzelini almalarını emret. Yakında size yoldan sapmışların yurdunu göstereceğim.'

Hayrat Neşriyat

Hem (biz,) bir nasîhat ve herşey için bir açıklama olmak üzere, ona (Tevrât’a âid) levhalarda herşeyi yazdık da (dedik ki): 'Bunları kuvvetle tut, kavmine de emret, bunların (takvâ cihetiyle) en güzelini tutsunlar! Size, yakında (görüp ibret almanız için)fâsıkların (harâb olmuş) yurdunu göstereceğim.'

İbni Kesir

Biz, ona levhalarda herşeyden bir öğüt yazdık ve herşeyi uzun uzadıya açıkladık. Öyleyse sen, bunları kuvvetle al, kavmine de emret. Onları en güzel şekilde tutsunlar. İlerde size fasıklar yurdunu göstereceğim.

Mehmet Okuyan

Her şeyle ilgili öğüt ve her şeyin açıklamasını levhalarda onun için (Musa için) yazmış ve “Onları kuvvetle al (onlara kuvvetle sarıl); kavmine de bu hükümlere en güzel şekilde uymalarını emret!” (demiştik). Yakında size, yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim.”

Muhammed Esed

Ve levhalara onun için her konuda öğüt ve her şey hakkında yeterli açıklamalar yazdık. Ve (ona): "Onlara kuvvetle sarıl ve halkına emret ellerinden gelen en güzel bir biçimde onlar da sıkıca sarılsınlar!" (dedik). Size günaha batmış kimselerin gittiği yolu (da) göstereceğim.

Mustafa İslamoğlu

Ve levhalara onun için her şey hakkında öğüt ve her konuda net açıklamalar yazdık: Artık onlara kuvvetle sarıl; halkına da emret: iyi niyetle onlar da sıkıca sarılsınlar! Daha durun, size yoldan çıkmışların dünyasını da göstereceğim!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onun için levhâlârda her şeyden bir mev'iza yazdık ve her bir şeyi uzun uzadıya açıkladık. «Artık onu kuvvet ile tut ve kavmine emret, onu en güzeliyle tutsunlar. Elbette sizlere fâsıkların yurdunu göstereceğim.»

Ömer Öngüt

Biz Musa için levhalarda her şeyden bir öğüt yazdık ve her şeyi uzun uzadıya açıkladık. “Onlara sıkıca sarıl, kavmine de emret, en güzel şekilde tutsunlar. İleride size yoldan çıkmış fâsıkların harap olan yurdunu göstereceğim. ”

Suat Yıldırım

Ona verdiğimiz levhalarda, insanlara öğüt olmak üzere her şeyi tafsilatlı olarak yazdık. Sen bunlara kuvvetle sarıl ve ümmetine de o hükümlerin daha sevaplı olanlarına sarılmalarını emret. İtaat dışına çıkanların diyarlarını ise nasıl târumar ettiğimi yakında size göstereceğim."

Süleyman Ateş

Öğüte ve her şeyin açıklamasına dair ne varsa hepsini Musa için levhalara yazdık: "Bunları kuvvetle tut, kavmine de emret, bunların en güzelini tutsunlar (bu en güzel buyruklar gereğince amel etsinler); size, yoldan çıkmışların yurdunu (nasıl tarumar ettiğimi) göstereceğim!"

Süleymaniye Vakfı

O levhalara Musa için her türlü öğüdü ve her şeyin ayrıntılı açıklamasını yazdık. Şöyle dedik: "Bunlara sıkı sarıl; halkına emret, onlar da en güzel biçimde sarılsınlar. Yoldan çıkmışların yurdunu yakında size göstereceğim."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Verdiğimiz) Levhalara, onun için her türlü öğüdü ve her şeyin açıklamasını yazdık. Dedik ki: "Bunlara sıkı sarıl; halkına emret, onlar da bu güzel levhalara sarılsınlar. (Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyerek) Yoldan çıkmışların yurdunu yakında size göstereceğim."

Şaban Piriş

Ona levhalarda her şeyi öğüt yazdık ve hüküm olan her şeyi yazdık. -Levhalara kuvvetle sarıl ve kavmine de ona iyice sarılmalarını emret. Size fasıkların yurdunu göstereceğim.

Tefhim-ul Kuran

Biz ona Levhalar'da her şeyden bir öğüt ve her şeyin yeterli bir açıklamasını yazdık. (Ve:) «Şimdi bunlara sıkıca sarıl ve kavmine de emret ki en güzeliyle sarılsınlar. Size fasıkların yurdunu pek yakında göstereceğim» (dedik) .

Ümit Şimşek

Musa'ya Biz Tevrat levhalarında bir öğüt olmak üzere herşeyi yazdık ve herşeyi açıkladık. Ona sıkıca yapış. Kavmine de emret, onun en güzelini alsınlar. Yoldan çıkanların yurdunu ne hale getirdiğimi yakında size göstereceğim.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz Musa için levhalarla herşeyi yazdık: Öğüt olarak, herşeyin ayrıntısı olarak. "Kuvvetle tut bunları ve emret toplumuna da onları en güzel şekliyle tutsunlar. Fasıklar yurdunu göstereceğim size."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz onun üçün lövhələrdə hər şeydən öyüd-nəsihət və hər şeyin təfsilatını yazdıq və dedik: “Bunları möhkəm tut və xalqına da onun ən yaxşısından yapışmağı əmr et! Mən sizə fasiqlərin yurdunu göstərəcəyəm.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz onun üçün lövhələrdən hər şeydən, moizə və təfsilata dair hər şeyi yazdıq. (Və belə buyurduq:) ″Bundn möhkəm yapış və ümmətinə də onun ən gözəl (savabı çox olan) hökmlərindən yapışmağı (onlara əməl etməyi) əmr et. (Axirətdə) sizə fasiqlərin yurdunu (Cəhənnəmi) göstərəcəyəm!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir schrieben ihm auf die Tafeln umfassende Belehrungen und klare Aussagen über alles. ʺNimm sie ernst und befiehl deinem Volk, sich für das Beste davon zu entscheiden! Ich werde euch zur Belehrung die Orte zeigen, wo die inzwischen bestraften Frevler gelebt haben.

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir schrieben ihm auf den Tafeln von allem eine Ermahnung und eine ausführliche Darlegung von allem. ʺSo halte sie fest und befiel deinem Volk, sich an das Schönste in ihnen zu halten! Ich werde euch die Wohnstätte der Frevler zeigen.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir schrieben ihm auf den Tafeln allerlei auf zur Ermahnung und Erklärung von allen Dingen: ʺSo halte sie fest und befiehl deinem Volk, das Beste davon zu befolgenʺ. Bald werde Ich euch die Stätte der Frevler sehen lassen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und WIR schrieben ihm auf den Tafeln über alle (euch auferlegten) Dinge - als Ermahnung und als Erläuterung für jede (euch auferlegte) Sache. So setze diese mit Ernsthaftigkeit um und gebiete deinen Leuten, daß sie das Bessere davon umsetzen. ICH werde euch die Wohnstätten der Fasiq zeigen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We set down for him in writing on the plates all that bore reference to every subject, affair, event, circumstance, concern, contention, dispute, litigation and the like, distinctly expressing all that was meant, leaving nothing merely implied. And We commanded him to act strongly upon all that was imparted to him and to enjoin his people to adopt those divine precepts that would be in their best interests. And We added: "I will show your people the destined desolate abode and the destined insecure condition of those who grew daily more and more wicked".

Abdul Haleem

We inscribed everything for him in the Tablets which taught and explained everything, saying, ‘Hold on to them firmly and urge your people to hold fast to their excellent teachings. I will show you the end of those who rebel.

Abdullah Yusuf Ali

And We ordained laws for him in the tablets in all matters, both commanding and explaining all things, (and said): "Take and hold these with firmness, and enjoin thy people to hold fast by the best in the precepts: soon shall I show you the homes of the wicked,- (How they lie desolate)."

Abul A'la Maududi

And We ordained for Moses in the Tablets all manner of admonition, and instruction concerning all things, and said to him: Hold to these, with all your strength. and bid your people to follow them in accord with their best understanding. I shall soon show you the habitation of the wicked.

Aisha Bewley

We wrote about everything for him on the Tablets as an admonition and making all things clear. ‘Seize hold of it vigorously and command your people to adopt the best in it. I will show you the home of the deviators!’

Al-Hilali & Khan

And We wrote for him on the Tablets the lesson to be drawn from all things and the explanation for all things (and said): Hold unto these with firmness, and enjoin your people to take the better therein. I shall show you the home of Al-Fâsiqûn (the rebellious, disobedient to Allâh).

Ali Quli Qarai

And We wrote for him in the Tablets advice concerning all things and an elaboration of all things, [and We said], ‘Hold on to them with power, and bid your people to hold on to the best of [what is in] them. Soon I shall show you the abode of the transgressors.

Amatul Rahman Omar

And We preserved (in writing) for him on the Tablets all kinds of precepts and clear details of everything (which the Children of Israel needed). Then (We bade him), `Hold them fast and bid your people to carry out its best (teachings in its true significance). I will soon show you people the resort of the transgressors.' (- This nation will become corrupt and will meet an evil end.)

Arthur John Arberry

And We wrote for him on the Tablets of everything an admonition, and a distinguishing of everything: 'So take it forcefully, and command thy people to take the fairest of it. I shall show you the habitation of the ungodly.

Bijan Moeinian

Then I made My admonitions, concerning every aspect of life, and detailed commandments, being inscribed upon the tablets. I gave them to Moses and said: "Take these wholeheartedly and tell your people to follow them according to their best sense [and not to make them subject to the strange kind of interpretations.] Pretty soon, I will show you where the wicked ones will end in."

E. Henry Palmer

And we wrote for him upon tablets an admonition concerning everything, and a detailing of everything: 'Take them then with firmness, and bid thy people take them for what is best thereof. I will show you the abode of those who work abominations;

Edip-Layth

We wrote for him on the tablets from everything a lesson, and detailing all things. You shall uphold them firmly and order your people to take the best from it. I will show you the abode of the corrupt.

George Sale

And We wrote for him upon the Tablets about everything an admonition and an explanation of all things. 'So hold them fast and bid thy people follow the best thereof. Soon shall I show you the abode of the transgressors.'

Hamid S. Aziz

And We wrote for him upon Tablets, admonitions, commanding and explaining everything, and said, "Hold fast to them, and bid your people take the best course, made clear therein. I will show you the abode of those who work abominations.

Mahmoud Ghali

And We wrote for him on the Tablets of everything an admonition, and an expounding of everything. "So take them with power, and command your people to take the fairest of them. I will soon show you the residence of the immoral..

Marmaduke Pickthall

And We wrote for him, upon the tablets, the lesson to be drawn from all things and the explanation of all things, then (bade him): Hold it fast; and command thy people (saying): Take the better (course made clear) therein. I shall show thee the abode of evil-livers.

Mohamed Ahmed - Samira

And We wrote down on tablets admonitions and clear explanations of all things for Moses, and ordered him: "Hold fast to them, and command your people to observe the best in them. I will show you the abode of the wicked.

Muhammad Asad

And We ordained for him in the tablets [of the Law] all manner of admonition, clearly spelling out everything. And [We said:] "Hold fast unto them with [all thy] strength, and bid thy people to hold fast to their most goodly rules." I will show you the way the iniquitous shall go.

Mustafa Khattab

We wrote for him on the Tablets ˹the fundamentals˺ of everything; commandments and explanations of all things. ˹We commanded,˺ "Hold to this firmly and ask your people to take the best of it.[1] I will soon show ˹all of˺ you the home of the rebellious.[2]

Progressive Muslims

And We wrote for him on the tablets from everything a lesson, and detailing all things. Take it with strength and order your people to take the best from it. I will show you the abode of the corrupt.

Sahih International

And We wrote for him on the tablets [something] of all things - instruction and explanation for all things, [saying], "Take them with determination and order your people to take the best of it. I will show you the home of the defiantly disobedient."

Sam Gerrans

And We wrote for him on the tablets every thing as an admonition and an explanation for everything: “Hold thou them fast, and command thou thy people to take the best thereof. I will show thee the abode of the perfidious:

Shabbir Ahmed

We ordained for him in, the Tablets of Law, Enlightenment and clearly spelled out Guidance. And told him, "Uphold these teachings strongly, and tell your people to uphold them. These are excellent teachings. I will soon let you and your people see (how blessed the outcome of compliance will be and) to which abode the drifters will be headed (39:18)."

Syed Vickar Ahamed

And We put together laws for him (written) in tablets (of stone), regarding all matters, both by commanding and by explaining all things, (and said to him): "Take and hold these (laws) with firmness, and instruct your people to firmly follow by the best in the standards (of conduct): Soon I will show you the homes of the rebellious— (How they will be destroyed). "

Taqi Usmani

We wrote for him on the Tablets advice of every kind, and explanations of all (needful) things. "So hold it firm, and ask your people to hold on to the best things in it. I shall show you the house of the sinners.

The Monotheist Group

And We wrote for him on the tablets from all things a lesson, and detailing all things. Take it with strength and order your people to take the best from it. I will show you the abode of the wicked.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et Nous écrivîmes pour lui, sur les tablettes, une exhortation concernant toute chose, et un exposé détaillé de toute chose. ʺPrends-les donc fermement et commande à ton peuple dʹen adopter le meilleur. Bientôt Je vous ferai voir la demeure des pervers.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me ji bo Mûsa li ser lewhan ji şîret û hukman hemû tişt bi berfirehî nivîsîn. Vêca (Xwedê jê re got:) bihêz û ji dil wan bigire û li gelê xwe ferman bike ku ew bi ya herî spehî bigirin. (Eger hûn ji rê derkevin) ez ê di nêz de cih û warên jirêderketiyan nîşanî we bidim.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij schreven voor hem op de tafelen over alle dingen, als een aansporing en een uiteenzetting van alle dingen; ʺHoud die stevig vast en beveel jouw volk zich aan het mooiste ervan te houden. Ik zal jullie de woning van de verdorvenen laten zien.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En wij schreven voor hem op de tafels eene waarschuwing omtrent alles, en eene beslissing in ieder geval en zeiden: Ontvang die met eerbied, en beveel uw volk, dat zij stipt overeenkomstig die voorschriften leven. Ik zal u de woning der snooden toonen.

Hollandaca — Siregar

En Wij schreven hem voor in de Tafelen over alle zaken, als een vermaning en als een uiteenzetting over alle zaken (en Wij zeiden:) ʺGrijpt dit stevig vast en beveel jouw volk dat zij zich er op de beste manier aan houden, Ik zal jullie de woonplaatsen van de zwaar zondigen tonen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И Мы написали для него [для Мусы] на скрижалях (Торы) о всякой вещи увещание и разъяснение для всякой вещи. (И Аллах Всевышний сказал Мусе): «Возьми же это [Тору] с силой [крепко] и прикажи твоему народу, чтобы они держались за лучшим в этом!» Вскоре Я покажу вам обиталище непокорных [Ад]!

Rusça — Osmanov

И Мы начертали для него на скрижалях назидание и разъяснение обо всем сущем [и сказали]: ʺСледуй [начертанному на скрижалях] твердо и вели твоему народу следовать наилучшему [из того, что начертано]. Скоро Я покажу вам, где будут пребывать нечестивцы.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och Vi gav honom föreskrifter om allt (inristade) på (Lagens) tavlor med förmaningar och utförliga förklaringar i alla ämnen. Och (Vi sade:) ʺHåll med kraft fast vid allt detta och befall ditt folk att (i varje läge) välja den bästa (av de vägar som anvisas där).ʺ Jag skall visa er (vad slutet blir för) alla trotsiga syndare