Şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz!"

قَالُوا يَاوَيْلَنَا اِنَّا كُنَّا طَاغِينَ

ḳālū yā veylenā innā kunnā Tāğīne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yazıklar olsun bize dediler, gerçekten de azmışız biz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yazıklar olsun bize dediler, gerçekten de azmışız biz.

Adem Uğur

(Nihayet) şöyle dediler: Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Yazıklar olsun bize! Doğrusu biz küstahça davranmışız!"

Ahmet Tekin

'Yazıklar olsun bize, gerçekten biz azmış bir milletmişiz.' dediler.

Ahmet Varol

Dediler ki: 'Yazık bize! Doğrusu biz azgınlarmışız.

Ali Bulaç

"Yazıklar bize, gerçekten bizler azgınmışız" dediler.

Ali Fikri Yavuz

Dediler ki: “-Yazıklar olsun bizler azgınlarmışız.

Ali Rıza Safa

"Vay başımıza gelene!" dediler; "Aslında, sınırı aştık!"

Bayraktar Bayraklı

- Onlar, "Ey Rabbimiz! Seni noksan sıfatlardan uzak tutarız. Gerçekten biz, kendimize yazık ettik" dediler. Birbirlerini suçlamaya başladılar. Sonra şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize, biz azgın kimseleriz. Belki Rabbimiz bize bundan daha iyisini verir. Biz de ümitle O'na yöneleceğiz."

Bekir Sadak

Sonra soyle dediler: «Yaziklar olsun bize; dogrusu azginlik edenlerdendik.»

Celal Yıldırım

Yazıklar olsun bize! Doğrusu biz azgınlarmışız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Yazıklar olsun bize!” dediler, “Gerçekten biz azmış ve sapmıştık.

Diyanet İşleri

Şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz!"

Diyanet İşleri (eski)

Sonra şöyle dediler: 'Yazıklar olsun bize; doğrusu azgınlık edenlerdendik.'

Diyanet Vakfi

(Nihayet) şöyle dediler: Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yazıklar olsun bize, dediler, biz azgınlarmışız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yazıklar olsun bizlere; bizler doğrusu azgınlarmışız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yazıklar olsun bizlere, bizler doğrusu azgınlarmışız

Erhan Aktaş

"Yazıklar olsun bize! Biz, gerçekten azgınlık eden kimselermişiz."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Yazıklar olsun bize! Biz, gerçekten azgınlık eden kimselermişiz."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Yazıklar olsun bize! Biz, gerçekten azgınlık eden kimselermişiz."

Fizilal-il Kuran

Nihayet şöyle dediler: «Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kimselermişiz.»

Gültekin Onan

"Yazıklar bize, gerçekten bizler azgınmışız" dediler.

Hamdi Döndüren

Dediler ki: “Yazıklar olsun bizlere! Biz gerçekten azgınlarmışız!”

Hasan Basri Çantay

"Yazıklar olsun bize, dediler, hakıykaten biz azgınlarmışız".

Hasib Asutay

'Yazıklar olsun bize, biz gerçekten azgınlarmışız ' dediler.

Hayrat Neşriyat

(Nihâyet) dediler ki: 'Yazıklar olsun bize! Doğrusu biz azgın kimselermişiz!'

İbni Kesir

Dediler ki: Yazıklar olsun bize, doğrusu biz; azgınlardanmışız.

Mehmet Okuyan

(Şunu) demişlerdi: “Eyvah, yazıklar olsun bize! Biz azgın kişilermişiz.

Muhammed Esed

(Sonunda) "Yazıklar olsun bize!" dediler, "Gerçekten biz küstahça davranmıştık!

Mustafa İslamoğlu

"Yazıklar olsun bize! Gerçekten de biz, haddimizi aşmışız.

Ömer Nasuhi Bilmen

(31-32) Dediler ki: «Yazıklar olsun bizlere. Şüphe yok ki biz haddi tecavüz etmişler olduk. Umulur ki Rabbimiz bize ondan daha hayırlısını bedel olarak verir, şüphe yok ki biz teveccüh edip Rabbimizin affını rica edenleriz.»

Ömer Öngüt

Şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kimselermişiz. "

Suat Yıldırım

"Yazıklar olsun bize, ne azgın kimselermişiz!"

Süleyman Ateş

"Yazık bize, dediler, biz azgınlarmışız!"

Süleymaniye Vakfı

Şöyle dediler: "Yazık bize! Biz gerçekten taşkınlık eden kimselermişiz!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Yazık bize! Biz aşırı davranışlar içindeyiz.

Şaban Piriş

-Yazıklar olsun bize, azgınlardan olduk, dediler.

Tefhim-ul Kuran

«Yazıklar bize, gerçekten bizler azgınmışız» dediler.

Ümit Şimşek

'Eyvah bize,' dediler. 'Gerçekten azgınmışız.

Yaşar Nuri Öztürk

"Yazıklar olsun bize, dediler, biz gerçekten azgınlarmışız."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

və dedilər: “Vay halımıza! Biz həddi aşanlarıq!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və dedilər: ″Vay halımıza! Biz azğınlıq (tüğyan) edirdik.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagten: ʺWehe uns! Wir waren vermessene Frevler.

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺO wehe uns! Wir pflegten ja das Maß (an Frevel) zu überschreiten.

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sagten: ʺWehe uns ! Wir waren wahrlich widerspenstig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"How denunciated shall we be" they said. "We went beyond the limits prescribed by Allah and offended against the poor and it serves us right".

Abdul Haleem

They said, ‘Alas for us! We have done terrible wrong,

Abdullah Yusuf Ali

They said: "Alas for us! We have indeed transgressed!

Abul A'la Maududi

They said: "Woe to us! We had indeed transgressed.

Aisha Bewley

They said, ‘Woe to us! We were indeed inordinate.

Al-Hilali & Khan

They said: "Woe to us! Verily, we were Tâghûn (transgressors and disobedient)

Ali Quli Qarai

They said, ‘Woe to us! Indeed we have been rebellious.

Amatul Rahman Omar

They said, `O Woe to us! we have been, indeed, transgressors.

Arthur John Arberry

They said, 'Woe, alas for us! Truly, we were insolent.

Bijan Moeinian

They said: Shame and pity on us as we sinned. "

E. Henry Palmer

Said they, 'O woe to us! verily, we have been outrageous!

Edip-Layth

They said, "Woe to us. We sinned."

George Sale

and they said, woe be unto us! Verily we have been transgressors:

Hamid S. Aziz

Said they, "O woe to us! Surely we were outrageous transgressors:

Mahmoud Ghali

They said, "O woe to us! Surely we were inordinate.

Marmaduke Pickthall

They said: Alas for us! In truth we were outrageous.

Mohamed Ahmed - Samira

Saying: "Alas the woe, we were iniquitous.

Muhammad Asad

[In the end] they said: "Oh, woe unto us! Verily, we did behave outrageously!

Mustafa Khattab

They said, "Woe to us! We have certainly been transgressors.

Progressive Muslims

They said: "Woe to us. We sinned."

Sahih International

They said, "O woe to us; indeed we were transgressors.

Sam Gerrans

They said: “Woe is us! We transgressed all bounds.

Shabbir Ahmed

They said, "Oh, woe unto us! We were trespassers of goodness. "

Syed Vickar Ahamed

They said: "Woe be unto us! We have indeed exceeded our limits;

Taqi Usmani

(and at last,) they said, "Woe to us! In fact, we (all) were outrageous.

The Monotheist Group

They said: "Woe to us. We sinned."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils dirent: ʺMalheur à nous! Nous avons été des rebelles.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gotin: Wax li rewşa me! Birastî em ji riya rast derketibûn.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺWee ons, wij waren onbeschaamd.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij zeiden: Wee over ons! waarlijk, wij waren zondaren.

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺWee ons! Voorwaar, wij waren buitensporig.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

говорили они: «Горе нам! Мы были перешедшими (границу дозволенного)!

Rusça — Osmanov

Они говорили: ʺГоре нам! Воистину, мы ослушались [Аллаха].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Till sist) sade de: ʺVår olycka var att vi gick för långt!