Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını sırtlarına yüklenerek, "Hayatta yaptığımız kusurlardan ötürü vay halimize!" diyecekler. Dikkat edin, yüklendikleri günah yükü ne kötüdür!
قَدْ خَسِرَ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِلِقَاءِ اللّٰهِ حَتّٰٓى اِذَا جَاءَتْهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً قَالُوا يَاحَسْرَتَنَا عَلٰى مَا فَرَّطْنَا فِيهَا وَهُمْ يَحْمِلُونَ اَوْزَارَهُمْ عَلٰى ظُهُورِهِمْ اَلَا سَاءَ مَا يَزِرُونَ
ḳad ḣasira (e)lleƶīne keƶƶebū bi liḳā'i (a)llahi Hattā iƶā cā'ethumu s-sāǎtu beğteten ḳālū yā Hasratenā ǎlā mā ferraTnā fīhā ve hum yeHmilūne evzārahum ǎlā Zuhūrihim elā sā'e mā yezirūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Gerçekten de ziyana uğramışlardır Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar. Nihâyet ansızın başlarına kıyâmet kopunca günahlarını sırtlarına yüklenirler de yaptığımız taşkınlıklardan dolayı yazıklar olsun bize derler; ne de kötü yüktür taşıdıkları yükler.
Abdulkadir Gölpınarlı
Gerçekten de ziyana uğramışlardır Allahʼa kavuşmayı yalan sayanlar. Nihâyet ansızın başlarına kıyâmet kopunca günahlarını sırtlarına yüklenirler de yaptığımız taşkınlıklardan dolayı yazıklar olsun bize derler; ne de kötü yüktür taşıdıkları yükler.
Adem Uğur
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara Kıyamet vakti ansızın gelip çatınca, onlar, günahlarını sırtlarına yüklenerek diyecekler ki: "Dünyada iyi amelleri terketmemizden dolayı vah bize!" Dikkat edin, yüklendikleri şey ne kötüdür!
Ahmed Hulusi
Allah'a kavuşmayı (nefslerinin hakikatinin Allah Esma'sı olduğunun farkındalığını yaşayacaklarını) yalanlayanlar gerçekten hüsrana uğradılar! Nihayet o saat (ölümü tatma süreci) ansızın kendilerine geldiğinde, suçlarının yükünü sırtlanmış olarak şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize, dünyada ihmal ettiğimiz çalışmalar yüzünden düştüğümüz mahrumiyete!". Dikkat edin, yüklendikleri (vebal) ne kötüdür!
Ahmet Tekin
Diriltilerek Allah’ın huzurunda hesaba çekilmeyi mükâfat ve cezayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır, kıyametin kopacağı an ansızın gelince, 'Dünyada yaptığımız kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!' derlerken, günahlarını da sırtlarına yüklenmiş haldedirler. Bakın yüklendikleri günah ne kötüdür!
Ahmet Varol
Allah'a kavuşulacağını yalanlayanlar zarar etmişlerdir. Onlara kıyamet aniden gelince, günahlarını sırtlarında taşır halde: 'Dünyada ettiğimiz kusurlardan dolayı yazık bize!' derler. Dikkat edin, taşıdıkları şey ne kadar da kötüdür!
Ali Bulaç
Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, doğrusu hüsrana uğramışlardır. Öyle ki, saat (kıyamet günü) apansız onlara geliverince, günahlarını sırtlarına yüklenerek: "Onda (dünyada) sorumsuzca yaptıklarımızdan dolayı yazıklar olsun bize..." derler. Dikkat edin, o işleyip yüklendikleri ne kötüdür.
Ali Fikri Yavuz
Allah’ın huzuruna çıkacaklarını inkâr edenler, gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet kendilerine kıyamet ansızın geldiği zaman şöyle diyecekler: “-Vah, bize yazıklar olsun! Dünyada kusur yaparak vaktimizi boşa çıkardık.” Onlar günahlarını arkalarına yükleneceklerdir. Dikkat edin ki, yüklendikleri günah ne kötüdür!...
Ali Rıza Safa
Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar yitime uğramışlardır. Evrenlerin sonu ansızın geldiğinde, suçlarını sırtlarına yüklenerek, şöyle diyecekler: "Sorumsuzca orada yaptıklarımızdan dolayı, yazıklar olsun bize!" Ne kötü bir şey yükleniyorlar.
Bayraktar Bayraklı
Allah'ın huzuruna varmayı yalanlayanlar, gerçekten ziyana uğradılar. Nihayet onlara kıyamet vakti ansızın gelip çatınca onlar, günahlarını sırtlarına yüklenerek diyecekler ki: "Dünyada iyi amelleri terketmemizden dolayı vay halimize!" Dikkat ediniz! Taşıdıkları şey ne kötüdür!
Bekir Sadak
Allah'a kavusmayi yalanlayanlar dogrusu kaybedenlerdir ki kiyamet saati onlara ansizin gelince, agirliklarini arkalarina yuklenerek, «Dunyada isledigimiz buyuk kusurlardan oturu yaziklar olsun bize» derler. Dikkat edin, yuklendikleri seyler ne kotudr!
Celal Yıldırım
Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar gerçekten ziyanda kaldılar; tâ ki Kıyametin kopuşu ansızın kendilerine gelince, günah ve veballerinin ağırlıklarını sırtlarına yüklendikleri halde, dünyadaki noksanlık ve kusurlarımızdan dolayı ah, yazıklar olsun bize I diyecekler. Ne kötüdür o yüklendikleri şey!
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Allah’ın huzuruna çıkmayı yalan sayanlar gerçekten ziyana uğramışlardır. Nihayet kendilerine kıyamet vakti ansızın gelip çatınca, onlar günahlarını sırtlarına yüklenmiş bir halde diyecekler ki: “Dünyada iyi amelleri terk etmemizden dolayı vah halimize!” Dikkat edin, yüklendikleri vebal ne ağır!
Diyanet İşleri
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını sırtlarına yüklenerek, "Hayatta yaptığımız kusurlardan ötürü vay halimize!" diyecekler. Dikkat edin, yüklendikleri günah yükü ne kötüdür!
Diyanet İşleri (eski)
Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar doğrusu kaybedenlerdir ki kıyamet saati onlara ansızın gelince, ağırlıklarını arkalarına yüklenerek, 'Dünyada işlediğimiz büyük kusurlardan ötürü yazıklar olsun bize' derler. Dikkat edin, yüklendikleri şeyler ne kötüdür!
Diyanet Vakfi
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara Kıyamet vakti ansızın gelip çatınca, onlar, günahlarını sırtlarına yüklenerek diyecekler ki: «Dünyada iyi amelleri terketmemizden dolayı vah bize!» Dikkat edin, yüklendikleri şey ne kötüdür!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Kıyamet günü ansızın gelince onlar, günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak şöyle derler: «Dünyada yaptığımız kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!» Bakın yüklendikleri günah ne kötüdür!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah'ın karşısına çıkacaklarını inkar eden kimseler gerçekten hüsrana uğramıştır. Nihayet kıyamet günü gelip ansızın kendilerini bastırıverince: "Hayatta yaptığımız hatalardan dolayı vah bize!" derler; o an ki, günahlarını sırtlanmış götürüyorlardır. Bak ne kötü yükler götürüyorlar!
Elmalılı Hamdi Yazır
hakikat hüsranda kaldı o: Allahın karşısına çıkacaklarını inkar eden kimseler ki nihayet saat gelib ansızın kendilerini bastırıverince "eyvah! hayatta yaptığımız taksırlerden dolayı hasretlerimize bak" derler o dem ki bütün veballerini sırtlarına yüklenmiş götürüyorlardır, bak ki ne fena yükler götürüyorlar!
Erhan Aktaş
Allah ile karşılaşmayı yalan sayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Nihayet o Sa'at ansızın gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklenerek: "Dünyada iyi şeyleri yapmamaktan dolayı yazıklar olsun bize." diyecekler. Dikkat edin yüklendikleri şey ne kötüdür!
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Allah ile karşılaşmayı yalan sayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Nihayet o saat ansızın gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklenerek: "Dünyada iyi şeyleri yapmamaktan dolayı yazıklar olsun bize." diyecekler. Dikkat edin yüklendikleri şey ne kötüdür!
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Allah ile karşılaşmayı yalan sayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Nihayet o saat ansızın gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklenerek: "Dünyada iyi şeyleri yapmamaktan dolayı yazıklar olsun bize." diyecekler. Dikkat edin yüklendikleri şey ne kötüdür!
Fizilal-il Kuran
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten mahvolmuşlardır. Sonunda Kıyamet günü ansızın gelip çatınca sırtlarında taşıdıkları günah yükü altında «Eyvah, dünyada kaçırdığımız fırsatlara!» derler. Hey, sırtlarında taşıdıkları o yük, ne kötü bir yüktür!
Gültekin Onan
Tanrı'ya kavuşmayı yalan sayanlar, doğrusu hüsrana uğramışlardır. Öyle ki, saat (kıyamet günü) apansız onlara geliverince, günahlarını sırtlarına yükleyerek: "Onda (dünyada) sorumsuzca yaptıklarımızdan dolayı yazıklar olsun bize..." derler. Dikkat edin, o işleyip yüklendikleri ne kötüdür.
Hamdi Döndüren
Allah’a kavuşmayı yalan sayanlar, gerçekten ziyana uğramışlardır. Sonunda onlara kıyamet vakti ansızın gelip çatınca, ağırlıklarını sırtlarına yüklenerek, “Dünyada yaptığımız kusurlardan dolayı, yazıklar olsun bize!” derler. Dikkat edin, yüklendikleri şeyler ne kötüdür!
Hasan Basri Çantay
Allahın huzuruna çıkmayı yalan sayanlar gerçek en büyük ziyana uğramışdır. Nihayet kendilerine ansızın kıyamet günü çatdığı zaman, onlar (günah) yüklerini sırtlarının üstüne yükleyerek, demişler (diyecekler) ki: "orada (Hayatda) yapdığımız taksirlerden dolayı eyvah bize!.. Dikkat edin, ne kötüdür o yüklenib taşıyacakları şeyler!
Hasib Asutay
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramışlardır. Nihâyet onlara kıyamet vakti ansızın gelince, günâhlarını sırtlarına yüklenmiş olarak 'Onda (dünyada) yaptığımız kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!' (derler.) Dikkat edin, yüklendikleri şey ne kötüdür!
Hayrat Neşriyat
Allah’ın huzûruna çıkmayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrâna uğramışlardır. Nihâyet kıyâmet onlara ansızın geldiği zaman, onlar günahlarını sırtlarına yüklenerek: 'Orada (dünyada) ihmâl ettiğimiz şeylerden dolayı bize yazıklar olsun!' diyeceklerdir. Dikkat edin, yüklenmekte oldukları şeyler ne kötüdür!
İbni Kesir
Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar; gerçekten kaybetmişlerdir. Nihayet kıyamet ansızın gelip çattığı zaman; yüklerini sırtlarına yüklenerek: Orada yaptığımız eksiklerden dolayı yazıklar olsun bize, derler. Dikkat edin, ne kötüdür yüklendikleri şeyler.
Mehmet Okuyan
Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar, elbette kaybetmişlerdir. Sonunda o (Son) Saat onlara ansızın gelince, günahlarını sırtlarına yüklenerek “(Dünyada iyi davranışları) terk etmemizden dolayı bize yazıklar olsun!” diyecekler. Dikkat edin! Yüklendikleri şey ne kötüdür!
Muhammed Esed
Kıyamet Saati ansızın gelip çatıncaya (ve) "Yazıklar olsun bize ki onu gözardı etmişiz!" diye ağlaşıp dövününceye kadar Allaha varacaklarını inkar edenler gerçekten hüsrana uğrayanlardır, çünkü omuzlarında günahlarının yükünü taşıyacaklardır: Ah, o yüklenecekleri (ağırlık) ne kötüdür!
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu, Allah'a kavuşacaklarını yalanlayanlar hüsrana uğrayacaklar. Kıyamet Saati ansızın geliverdiğinde, günahlarının yükünü sırtlarında taşır bir halde diyecekler ki: "Ondan mahrum kaldığımız için yazıklar olsun bize!" Ah, o yüklendikleri şey ne fenadır!
Ömer Nasuhi Bilmen
Allah Teâlâ'nın huzuruna çıkacaklarını kendilerine ansızın Kıyamet gelinceye kadar inkâr eden kimseler, muhakkak hüsrâna uğramışlardır. Onlar bütün veballerini sırtlarına yüklenmiş oldukları halde, «Eyvah bizlere, orada yaptığımız kusurlardan dolayı,» diyeceklerdir. Dikkat ediniz! Onların yüklenip taşıyacakları şeyler ne kadar kötü!
Ömer Öngüt
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramışlardır. Kıyamet vakti onlara ansızın gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak şöyle derler: “Dünyada yaptığımız kusurlardan (iyi amelleri terketmemizden) ötürü yazıklar olsun bize!” Dikkat edin, yüklendikleri şeyler ne kötüdür!
Suat Yıldırım
Allah’a kavuşmayı yalan sayanlar, gerçekten en büyük hüsrana uğramışlardır. Nihayet kıyamet saati kendilerini bastırıverince onlar, günah yüklerini sırtlarına yüklenerek: "Eyvah! Dünyada işlediğimiz kusurlarımızdan dolayı yazıklar olsun bize!" diyecekler. Dikkat edin: Ne fena yükler götürüyorlar!
Süleyman Ateş
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar, gerçekten ziyana uğradı(lar). Nihayet kendilerine ansızın o sa'at gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak: "Hayatta (iyi işler yapmaktan) geri kalıp günah işlememizden ötürü vah bize!" dediler. Bakın, ne kötü şeyler yüklenip taşıyorlar!
Süleymaniye Vakfı
Allah'ın huzuruna varma hakkında yalana sarılanlar, kesinlikle kaybederler. Beklenmedik bir anda son saat gelince günah yüklerini sırtlarında taşırken: "Bu konudaki kusurlarımızdan dolayı vay halimize!" diyeceklerdir. Dikkat edin, yüklenecekleri şey ne kötüdür!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Allah ile yüzleşme konusunu yalan sayanlar kaybedeceklerdir. Kıyamet saati beklemedikleri bir anda gelince günahlarını sırtlanmış olarak diyeceklerdir ki "Bu konudaki kusurlarımızdan dolayı vay halimize!" Baksana ne kötü yükler yüklenmişlerdir!
Şaban Piriş
Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır. Kıyamet ansızın onların başına geldiği zaman "dünyada işlediğimiz kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!" derler, sırtlarında da günahlarını taşırlar. Dikkat edin, taşıdıkları ne kötüdür.
Tefhim-ul Kuran
Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, doğrusu hüsrana uğramışlardır. Öyleki, saat (kıyamet günü) apansız onlara geliverince, günahlarını sırtlarına yüklenerek: «Onda (dünyada) sorumsuzca yaptıklarımızdan dolayı yazıklar bize...» derler. Dikkat edin, o işleyip yüklendikleri ne kötüdür.
Ümit Şimşek
Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar gerçekten hüsrana düşmüşlerdir. Kıyamet âniden başlarına kopuverdiğinde, 'Dünyadaki ihmalimiz yüzünden yazıklar olsun bize!' derler. Günahlarını ise sırtlarına yüklenmişlerdir. Ne kötü birşeydir o yüklendikleri!
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ın huzuruna varmayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramıştır. Sonunda o saat ansızın kendilerine gelip çatınca, sırtlarında günahlarını taşır bir halde şöyle demişlerdir: "Dünya hayatında düşdüğümüz aşırılıklardan dolayı vay hasretimize!" Dikkat edin! Ne kötü şeylerdir taşıyıp durdukları.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Allah ilə qarşılaşmağı yalan sayanlar artıq ziyana uğramışlar. O Saat onları qəflətən haqladıqda onlar öz günah yüklərini bellərində daşıyaraq deyəcəklər: “Dünyada buraxdığımız əməllərə görə vay halımıza!” Onların daşıdıqları şey necə də pisdir!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Allahın hüzurunda duracaqlarını inkar edən kimsələr, həqiqətən, ziyana uğramışlar. Belə ki, saat (qiyamət vaxtı) qəflətən başlarının üstünü aldığı zaman onlar günahlarını dallarında daşıyaraq deyəcəklər: ″Dünyadakı təqsirlərimizə görə vay halımıza!″ Bir baxın, daşıdıqları şey (günah yükü) necə də pisdir!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Diejenigen, die die Begegnung mit Gott am Jüngsten Tag für eine Lüge halten, sind die Verlierer. Wenn die Stunde der Auferstehung sie überrascht, werden sie sagen: ʺWehe uns, daß wir uns im diesseitigen Leben so verirrt haben! ʺ Sie tragen die Bürde ihrer Sünden auf ihren Rücken. Wie schwer sind die Lasten, die sie sich aufgebürdet haben!
Almanca — Der Edle Quran
Verloren sind diejenigen, die die Begegnung mit Allah für Lüge erklären, so daß, wenn die Stunde plötzlich über sie kommt, sie sagen: ʺO welch gramvolle Reue für uns, wegen dessen, was wir hinsichtlich ihrer vernachlässigt haben!ʺ Sie tragen ihre Lasten auf ihren Rücken. Wie übel ist das, was sie an Last auf sich nehmen!
Almanca — M. A. Rassoul
Wahrlich, die Verlierer sind diejenigen, die die Begegnung mit Allah leugnen. Wenn aber unversehens die Stunde über sie kommt, werden sie sagen: ʺO wehe uns, daß wir sie vernachlässigt haben!ʺ Und sie werden ihre Last auf dem Rücken tragen. Wahrlich, schlimm ist das, was sie tragen werden.
Almanca — Muhammad Zaidan
Bereits verloren haben diejenigen, die das Treffen mit ALLAH abgeleugnet haben. Dann, wenn die Stunde (der Jüngste Tag) sie unerwartet ereilt hat, werden sie sagen: ʺWeh uns für das, was wir im Diesseits vernachlässigt haben.ʺ, während sie ihre Schulden auf ihren Rücken tragen. Doch erbärmlich ist das, was sie tragen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Losers indeed are those who deny Resurrection and their audience of Allah, their Creator. And when all of a sudden the predetermined Eventful Hour surprises them, they shall say with pining regrets and vain repentances: "It is a great pity to have neglected our duty to Allah in life below and for what we left undone." They shall be burdened with wrongs more then their backs can bear. Evil indeed is the fate of those who are burdened with wrongs, and evil indeed are the wrongs they wear.
Abdul Haleem
Lost indeed are those who deny the meeting with their Lord until, when the Hour suddenly arrives, they say, ‘Alas for us that we disregarded this!’ They will bear their burdens on their backs. How terrible those burdens will be!
Abdullah Yusuf Ali
Lost indeed are they who treat it as a falsehood that they must meet Allah,- until on a sudden the hour is on them, and they say: "Ah! woe unto us that we took no thought of it"; for they bear their burdens on their backs, and evil indeed are the burdens that they bear?
Abul A'la Maududi
Those who consider it a lie that they will have to meet Allah are indeed the losers so much so that when that Hour comes to them suddenly they will say: 'Alas for us, how negligent we have been in this behalf .' They will carry their burden (of sins) on their backs. How evil is the burden they bear!
Aisha Bewley
Those who deny the meeting with Allah have lost, so that, when the Hour comes upon them suddenly, they will say, ‘Alas for how we neglected it!’ They will bear their burdens on their backs. How evil is what they bear!
Al-Hilali & Khan
They indeed are losers who denied their Meeting with Allâh,[1] until all of a sudden, the Hour (signs of death) is on them, and they say: "Alas for us that we gave no thought to it," while they will bear their burdens on their backs; and evil indeed are the burdens that they will bear!
Ali Quli Qarai
They are certainly losers who deny the encounter with Allah. When the Hour overtakes them suddenly, they will say, ‘Alas for us, for what we neglected in it!’ And they will bear their burdens on their backs. Look! Evil is what they bear!
Amatul Rahman Omar
Those who cried lies to (the news of) meeting Allâh have indeed suffered a loss; (they will go on denying it) until the Hour (of Resurrection) overtakes them unaware. They will then say, `Woe to Us, for our neglecting it (-the Hour, in our life).' And they shall be bearing the burdens (of their sins) on their backs. Behold! how evil is the burden they shall bear.
Arthur John Arberry
Lost indeed are they that cried lies to the encounter with God, so that when the Hour comes to them suddenly they shall say, 'Alas for us, that we neglected it!' On their backs they shall be bearing their loads; O how evil the loads they bear!
Bijan Moeinian
The losers are those who deny that they have to meet their Lord until they suddenly find themselves at His presence. Then they become sorry and say: "Shame on us who wasted our worldly lives." They will carry loads of sins on their back; what a miserable load to carry.
E. Henry Palmer
Losers are they who disbelieved in meeting God, until when the hour comes suddenly upon them they say, 'Woe is us for our neglect thereof!' for they shall bear their burdens on their backs, evil is what they bear.
Edip-Layth
Losers are those who have denied their meeting with God; until the moment comes to them suddenly, then they say, "We deeply regret what we have wasted in it," and they will carry their burdens on their backs; miserable indeed is their burden.
George Sale
Those indeed are the losers who deny the meeting with Allah, so much so, that when the Hour shall come on them unawares, they will say, 'O our grief for our neglecting this Hour!' And they shall bear their burdens on their backs. Surely, evil is that which they bear.
Hamid S. Aziz
Losers, indeed, are they who disbelieved in meeting Allah, until, when the hour comes suddenly upon them, they say, "Alas for us, that we were neglectful!" They shall bear their burdens on their backs; evil is what they bear.
Mahmoud Ghali
The ones who have cried lies to the meeting with Allah have already lost until, when the Hour comes to them suddenly, they will say, "Oh, alas for us, for whatever we neglected in it. " And they will be carrying their encumbrances (Literally: whatever "they are encumbered with") on their backs. Verily odious are the encumbrances they bear!
Marmaduke Pickthall
They indeed are losers who deny their meeting with Allah until, when the Hour cometh on them suddenly, they cry: Alas for us, that we neglected it! They bear upon their backs their burdens. Ah, evil is that which they bear!
Mohamed Ahmed - Samira
They are surely lost who call the meeting with God a lie. When the Hour comes upon them unawares, they will say: "Alas, we neglected it!" and carry their burdens on their backs: How evil the burden they will carry!
Muhammad Asad
Lost indeed are they who consider it a lie that they will have to meet God -till the Last Hour suddenly comes upon them, [and] they cry, "Alas for us, that we disregarded it!" - for they shall bear on their backs the burden of their sins: oh, how evil the load with which they shall be burdened!
Mustafa Khattab
Losers indeed are those who deny the meeting with Allah until the Hour takes them by surprise, then they will cry, "Woe to us for having ignored this!" They will bear ˹the burden of˺ their sins on their backs. Evil indeed is their burden!
Progressive Muslims
Losers are those who have denied their meeting with God; until the Hour comes to them suddenly, then they Say: "We deeply regret that which we have wasted in it," and they will carry their burdens on their backs; miserable indeed is their burden.
Sahih International
Those will have lost who deny the meeting with Allah, until when the Hour [of resurrection] comes upon them unexpectedly, they will say, "Oh, [how great is] our regret over what we neglected concerning it," while they bear their burdens on their backs. Unquestionably, evil is that which they bear.
Sam Gerrans
They have lost who deny the meeting with God; when the Hour has come upon them unexpectedly, they will say: “O our regret over what we neglected concerning it!” And they will bear their burdens upon their backs; in truth, evil is what they will bear.
Shabbir Ahmed
Losers indeed are those who deny meeting with Allah, until the Hour suddenly comes upon them. Then they say, "We deeply regret wasting our lives in this world!" They will bear on their backs their burdens. What a miserable load!
Syed Vickar Ahamed
Lost indeed are those who treat it as a lie that they must meet Allah— Until all of a sudden the hour (sign of death) comes to, and they say: "Oh! Sorrow upon us that we did not give any thought to it;" For they bear their burdens on their backs. And truly how evil are the burdens that they bear!
Taqi Usmani
Losers indeed are those who deny that they will ever face Allah, until when the Hour will come upon them suddenly, they will say, "Alas! We have been negligent about it." They shall carry their burdens on their backs. Beware! Evil is the burden they carry.
The Monotheist Group
Losers are those who have denied their meeting with God; until the Hour comes to them suddenly, then they say: "We deeply regret that which we have wasted in it," and they will carry their burdens on their backs; miserable indeed is their burden.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Sont perdants certes ceux qui traitent de mensonge la rencontre dʹAllah. Et quand soudain lʹHeure leur viendra, ils diront: ʺMalheur à nous pour notre négligence à son égard, Et ils porteront leurs fardeaux sur leurs dos, et quels mauvais fardeaux!
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bêguman ew ên ku bi çûyîna ber destê Xwedê bawerî neanîn, wan ziyan kir. Heya ku ji nişka ve qiyamet li wan rabe, ew ê gunehên xwe deynin ser pişta xwe û dê bibêjin: Hey wax li me, li ser vê texsîriyê ku me di îbadetê de sistayî kir. Agahdar bin; ew barê ku ew hildigirin çi pîs bar e!
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij zijn verloren, die de verschijning voor God in het volgende leven als eene onwaarheid verwerpen, tot op het uur dat hen onvermijdelijk zal verrassen. Dan zullen zij zeggen: Helaas dat wij gedurende onzen leeftijd ons zelven achteloos hebben vergeten, en zij zullen hunne lasten op hunne schouders dragen; en zal het niet kwaad zijn, waarmede zij beladen zullen wezen?
Hollandaca — Siregar
Waarlijk verloren zijn degenen die de ontmoeting met Allah loochenen, totdat wanneer het Uur plotseling tot hen komt, zij zullen zeggen: ʺWee ons voor wat wij in (onze levens) veronachtzaamden,ʺ en zij dragen hun zonden op hun ruggen. En weet: het is slecht wat zij dragen!
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Уже потерпели убыток те, которые посчитали за ложь встречу с Аллахом [не верили в День Суда], а когда придет к ним Час [наступит День Суда] внезапно, они скажут: «О, горе нам, за то, что мы упустили в ней [в земной жизни]!» И они понесут свои ноши [свои грехи] на своих спинах. О да, как скверно то, что они понесут!
Rusça — Osmanov
Понесли урон те, которые отрицали, что они предстанут [в Судный день] пред Аллахом. Когда же внезапно постигнет их [Судный] час, они воскликнут: ʺО горе нам за то, чем мы пренебрегли в этом мире!ʺ Они понесут ноши своих [деяний] на спинах. И как скверно то, что они понесут!