Üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Onu nasıl bina ettik, nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur.

اَفَلَمْ يَنْظُرُوا اِلَى السَّمَاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاهَا وَزَيَّنَّاهَا وَمَا لَهَا مِنْ فُرُوجٍ

e fe lem yenZurū ilā s-semāi fevḳahum keyfe beneynāhā ve zeyyennāhā ve mā lehā min furūcin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَفَلَمْe fe lem
2يَنْظُرُواyenZurūن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmakbakmadılar mı?
3اِلَىilā
4السَّمَاءِs-semāiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)göğe
5فَوْقَهُمْfevḳahumف و قRütbe veya mükemmellikte üstün olmak, üstesinden gelmek, geçmek, üstünde/üzerinde olmak, üzerinde, üzerine, daha fazla, yüksekte olmak. Fauq - üstünde/üzerinde/daha fazla/üstün anlamında bir edattır. Fawaq - iki sağım/emzirme arasındaki zaman, kişinin elini açması ve memeyi kavraması arasındaki süre ve sonra sağım için bırakması, sağım sırasında el açma ve kapama arasındaki gecikme ve zaman aralığı. Afaqa - kendine gelmek, iyileşmek (bayılma veya hastalıktan sonra), uyanmak (uykudan), hatırlamak.üstlerindeki
6كَيْفَkeyfeك ي فNasıl, ne şekilde, ne suretle, ne biçimde, ne tarzda, ne durumda, ne haldenasıl
7بَنَيْنَاهَاbeneynāhāب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileonu bina ettik
8وَزَيَّنَّاهَاve zeyyennāhāز ي نSüslemek, donatmak. Süslemek, zarafet katmak, onurlandırmak [bir eylem, nitelik veya söz için]. Dili süsledi, donattı veya düzenledi. Süsledi [örn. Yeryüzü veya toprak, bitki örtüsüyle süslendi], süsledi, dekore etti, donattı, bezedi, güzelleştirdi veya zarafet kattı. Dil için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi veya düzenlendi'. Eylem için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi'; yani başka biri tarafından bir kişiye tavsiye edildi. Zarafet, güzellik, yakışır nitelik, fiziksel/entelektüel süs, onur veya itibar ve bir kişi veya şeyin gururu veya şerefi olan her şey. Bilge bir insanı, mevcut dünyada veya gelecek dünyada, herhangi bir durumunda veya koşulunda utandırmayan veya yakışıksız kılmayan şey. Üç türdür: Zihinsel: Bilgi/bilim ve iyi kiracılar gibi. Bedensel: Güç, boy uzunluğu, görünüş güzelliği. Dışsal: Zenginlik, rütbe veya mevki, haysiyet.ve onu süsledik
9وَمَاve māve yoktur
10لَهَاlehāonun
11مِنْminhiçbir
12فُرُوجٍfurūcinف ر جAçmak, ayırmak, yarmak, bölmek, genişletmek, ayırmak, iki şey arasında boşluk bırakmak, içeri oda yapmak, rahatlatmak. İki şey arasındaki açıklık, ara boşluk [boşluk veya yarık]. Örnek: Arka bacakları ayırmak veya parmaklar arasındaki ara boşluklar.çatlağı

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bakmazlar mı üstlerindeki göğe? Nasıl kurduk onu ve bezedik ve bir yarığı, yırtığı da yok.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bakmazlar mı üstlerindeki göğe? Nasıl kurduk onu ve bezedik ve bir yarığı, yırtığı da yok.

Adem Uğur

Üstlerindeki göğe bakmazlar mı ki, onu nasıl bina etmiş ve nasıl donatmışız? Onda hiçbir çatlak da yok.

Ahmed Hulusi

(Kendilerini arz - beden kabullendikleri içindir ki) üstlerindeki semaya (bilinçlerine) bakmadılar mı ki, onu nasıl oluşturduk ve (duyularla) bezedik! Onun hiçbir kusuru da yoktur!

Ahmet Tekin

Üstlerindeki göğe düşünerek hiç bakmadılar mı? İncelemediler mi? Onu nasıl yükseltip düzenleyerek, tavan olarak inşa ettik, nasıl süsleyip donattık? Onun hiçbir gediği, hiçbir çatlağı yok.

Ahmet Varol

Üstlerindeki göğü nasıl yaptığımıza ve süslediğimize bakmadılar mı? Onun hiçbir çatlağı yoktur.

Ali Bulaç

Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz, onu nasıl bina ettik ve onu nasıl süsledik? Onun hiçbir çatlağı yok.

Ali Fikri Yavuz

Öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden o kâfirler) üstlerindeki semaya bakmadılar mı ki, biz onu nasıl bina etmişiz ve (yıldızlarla) onu donatmışız da hiç bir gediği yok?

Ali Rıza Safa

Üstlerindeki gökyüzüne bakmıyorlar mı; onu nasıl yaptık ve süsledik? Onda bir eksiklik de yoktur.

Bayraktar Bayraklı

Üstlerindeki göğü nasıl bina ettiğimize, onu nasıl süslediğimize ve onda hiçbir çatlağın olmadığına bakmazlar mı?

Bekir Sadak

Onlar, ustlerindeki gogu nasil yapmisiz, suslemisizdir bir bakmazlar mi? Onda hicbir catlak da yoktur.

Celal Yıldırım

Üstlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Onu nasıl kurup meydana getirdik ve (yıldızlarla, sistemlerle) süsledik. Onda hiçbir yarık (dengesizlik, uyumsuzluk) da yoktur.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Üstlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Hiçbir kusuru olmaksızın onu nasıl kurduk, nasıl süsledik.

Diyanet İşleri

Üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Onu nasıl bina ettik, nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur.

Diyanet İşleri (eski)

Onlar, üstlerindeki göğü nasıl yapmışız, süslemişizdir bir bakmazlar mı? Onda hiçbir çatlak da yoktur.

Diyanet Vakfi

Üstlerindeki göğe bakmazlar mı ki, onu nasıl bina etmiş ve nasıl donatmışız! Onda hiçbir çatlak da yok.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Artık üstlerindeki göğe bakmazlar mı ki, onu nasıl bina etmiş ve süslemişiz, onun hiçbir çatlağı yoktur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Artık üstlerindeki göğe bir baksalar ya, Biz onu nasıl bina etmişiz ve süslemişiz; hiçbir gediği yok.

Elmalılı Hamdi Yazır

Artık üstlerindeki Semaya bir baksalar a, biz onu nasıl bina etmişiz ve ziynetlemişiz hiçbir gediği yok.

Erhan Aktaş

Öyleyse üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı ki, onu hiçbir çatlağı olmaksızın nasıl bina etmişiz, nasıl süslemişiz!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Öyleyse üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı ki, onu hiçbir çatlağı olmaksızın nasıl bina etmişiz, nasıl süslemişiz!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Öyleyse üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı ki, onu hiçbir çatlağı olmaksızın nasıl bina etmişiz, nasıl süslemişiz!

Fizilal-il Kuran

Üzerlerindeki göğe bakmazlar mı ki, onu nasıl bina etmiş ve nasıl donatmışız? Onda hiçbir çatlak ta yoktur.

Gültekin Onan

Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz, onu nasıl bina ettik ve onu nasıl süsledik? Onda hiçbir çatlak yok.

Hamdi Döndüren

Üstlerindeki göğe bakmadılar mı, onu nasıl yaptık, süsledik, onda hiçbir çatlak da yoktur.

Hasan Basri Çantay

Üstlerindeki göğe bakmadılar mı, onu nasıl bina etdik. Onu (yıldızlarla) nasıl donatdık. Onun hiçbir gediği de yok.

Hasib Asutay

Üstlerindeki göğe bakmazlar mı ki, onu nasıl bina etmiş ve onu (yıldızlarla) nasıl süslemişiz! Onun hiçbir çatlağı da yoktur.

Hayrat Neşriyat

Üstlerindeki göğe hiç bakmadılar mı ki, onu nasıl binâ etmişiz ve onu süslemişiz? Hem onun hiçbir çatlağı yoktur!

İbni Kesir

Üstlerindeki göğe hiç bakmazlar mı? Onu nasıl bina etmiş ve nasıl donatmışız? Onda hiç bir çatlak da yoktur.

Mehmet Okuyan

Üstlerindeki göğe bakmadılar mı hiç; onu nasıl bina etmiş ve süslemişiz! Onda hiçbir eksik yoktur.

Muhammed Esed

Onlar tepelerindeki gökyüzüne hiç bakmıyorlar mı? Onu nasıl inşa ettik, güzelleştirdik ve nasıl bütün kusurlardan, eksikliklerden arındırdık?

Mustafa İslamoğlu

Onlar üzerlerindeki göğe dönüp de bakmadılar mı? Onu nasıl inşa ettik ve ışıl ışıl bezedik; üstelik hiçbir eksik gedik bırakmadık!

Ömer Nasuhi Bilmen

Üstlerindeki göğe bakmazlar mı ki, Biz onu nasıl bina ve tezyin ettik ve onun için hiçbir gedik yoktur.

Ömer Öngüt

Onlar üstlerindeki göğü nasıl donatmışız bir bakmazlar mı? Onda hiçbir çatlak da yok!

Suat Yıldırım

Hiç üzerlerindeki göğe bakmazlar mı? Bakıp da Bizim onu nasıl sağlamca bina ettiğimizi, onda en ufak bir çatlaklık, dengesizlik olmadığını düşünmezler mi?

Süleyman Ateş

Üstlerindeki göğe bakmadılar mı, onu nasıl yaptık, süsledik, hiçbir çatlağı yoktur?

Süleymaniye Vakfı

Üstlerindeki göğe hiç bakmadılar mı, onu nasıl bina etmiş ve süslemişiz? Onda hiçbir delik yoktur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Üstlerindeki göğe bakmazlar mı, nasıl yükseltmişiz ve nasıl süslemişiz. Onda çatlaklıklar yoktur.

Şaban Piriş

Üzerlerindeki göğe hiç bakmıyorlar mı? Onu nasıl bina ettik, nasıl donattık, onda bir çatlak da yoktur.

Tefhim-ul Kuran

Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz, onu nasıl bina ettik ve onu nasıl süsledik? Onun hiçbir çatlağı yok.

Ümit Şimşek

Üstlerindeki göğe bakmadılar mı, onu nasıl bina edip süslemişiz ki, hiçbir gediği yoktur.

Yaşar Nuri Öztürk

Bakmadılar mı üstlerindeki göğe ki nasıl kurduk onu, nasıl süsleyip nakışladık?! Yırtığı, çatlağı da yoktur onun.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Məgər onlar başları üstündəki göyə baxıb onu necə yaratdığımızı və necə bəzədiyimizi görmürlərmi? Orada heç bir yarıq da yoxdur.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Məgər onlar başlarının üstündəki göyə baxıb onu necə yaratdığımızı, necə bəzədiyimizi və orada heç bir yarıq olmadığını görmürlərmi?!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Haben sie nicht zum Himmel über sich emporgeschaut, wie Wir ihn erbaut und geschmückt haben, und daß er keine Risse hat?

Almanca — Der Edle Quran

Schauen sie denn nicht zum Himmel über ihnen, wie Wir ihn aufgebaut und geschmückt haben, und daß er keine Spalten hat?

Almanca — M. A. Rassoul

Haben sie nicht zum Himmel über ihnen emporgeschaut, wie Wir ihn erbaut und geschmückt haben und daß er keine Risse aufweist?

Almanca — Muhammad Zaidan

Haben sie etwa nicht auf den Himmel über ihnen geschaut, wie WIR ihn errichteten und schmückten, und er keine Risse hat?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Did they not direct their intellectual eye at the heaven above them with its regions, spheres, realms of space and celestial bodies, and ponder how skillfully, powerfully and authoritatively did We construct and furnish with ornaments and with qualities that give distinction and render impossible any flaws?

Abdul Haleem

Do they not see the sky above them––how We have built and adorned it, with no rifts in it;

Abdullah Yusuf Ali

Do they not look at the sky above them?- How We have made it and adorned it, and there are no flaws in it?

Abul A'la Maududi

Did they never observe the sky above them: how We built it and beautified it; and it has no cracks;

Aisha Bewley

Have they not looked at the sky above them: how We structured it and made it beautiful and how there are no fissures in it?

Al-Hilali & Khan

Have they not looked at the heaven above them, how We have made it and adorned it, and there are no rifts in it?

Ali Quli Qarai

Have they not then observed the sky above them, how We have built it and adorned it, and that there are no cracks in it?

Amatul Rahman Omar

Do they not look at the sky above them, how We have made it and decked it out fair, so that it has no flaws?

Arthur John Arberry

What, have they not beheld heaven above them, how We have built it, and decked it out fair, and it has no cracks?

Bijan Moeinian

How can they deny God’s word when they can easily look up in the sky and see the majesty of their Lord Who has created the heavens, has adorned it with the stars and haps put the most accurate mechanism foot the universe to function?

E. Henry Palmer

Do not they behold the heaven above them, how we have built it and adorned it, and how it has no flaws?

Edip-Layth

Do they not look at the sky above them, how We built it, and adorned it, and how it has no gaps?

George Sale

Do they not look up to the heaven above them, and consider how We have raised it and adorned it; and that there are no flaws therein?

Hamid S. Aziz

Do they not then look up to heaven above them how We have made it and adorned it and it has no gaps (rifts or flaws)?

Mahmoud Ghali

Have they not then looked at the heaven above them, how We have built it, and adorned it, and (how) in no way has it any rifts?

Marmaduke Pickthall

Have they not then observed the sky above them, how We have constructed it and beautified it, and how there are no rifts therein?

Mohamed Ahmed - Samira

Have they not looked at the sky above them, how We have fashioned and adorned it, and it has no flaw?

Muhammad Asad

Do they not look at the sky above them - how We have built it and made it beautiful and free of all faults?

Mustafa Khattab

Have they not then looked at the sky above them: how We built it and adorned it ˹with stars˺, leaving it flawless?

Progressive Muslims

Did they not look to the sky above them, how We built it, and adorned it, and how it has no openings

Sahih International

Have they not looked at the heaven above them - how We structured it and adorned it and [how] it has no rifts?

Sam Gerrans

Have they not looked at the sky above them: — how We have built it, and made it fair, and it has no rifts?

Shabbir Ahmed

Do they not look at the sky above them how We have built it and beautified it, and there are no flaws therein!

Syed Vickar Ahamed

Do they not look at the sky above them, how We have made it and decorated it, and there are no flaws in it?

Taqi Usmani

Did they not, then, look to the sky above them, how We have built it and beautified it, and it has no cracks?

The Monotheist Group

Did they not look to the heaven above them, how We built it, and adorned it, and how it has no openings?

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nʹont-ils donc pas observé le ciel au-dessus dʹeux, comment Nous lʹavons bâti et embelli; et comment il est sans fissures?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ma ew li asîmanên di ser xwe re nanêrin ku Me çawa ew (bêstûn) avakirine û Me ew (bi stêran) xemilandiye û jê re tu qelş û kêmasî tun in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Kijken zij dan niet naar de hemel boven hen, hoe Wij die gebouwd en opgesierd hebben en dat er geen barsten in zijn?

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zien zij niet op, tot den hemel boven hen; en overwegen zij niet, hoe wij dien verheven en opgetooid hebben, en dat daarin geene gebreken zijn?

Hollandaca — Siregar

Kijken zij dan niet naar de hemel boven hen, hoe Wij die gebouwd hebben en hoe Wij die versierd hebben en hoe die geen enkele scheur heeft?

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Разве они не смотрели на небо (которое) над ними [на Вселенную], как Мы воздвигли его [на упорядоченность его] и разукрасили (звездами), и нет в нем [в небе] расщелин [изъянов]?

Rusça — Osmanov

Неужели они не взглянули на небо, что над ними, на то, как Мы воздвигли его и украсили, на то, что в нем нет трещин?

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Ser de inte över sig himlen som Vi har byggt och utsmyckat, och där inte den minsta reva kan upptäckas?