De ki: "Ey Kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak dininizde aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve dümdüz yoldan da şaşmış bir milletin arzu ve keyiflerine uymayın."

قُلْ يَاأَهْلَ الْكِتَابِ لَا تَغْلُوا فِي دِينِكُمْ غَيْرَ الْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعُوا اَهْوَٓاءَ قَوْمٍ قَدْ ضَلُّوا مِنْ قَبْلُ وَاَضَلُّوا كَثِيرًا وَضَلُّوا عَنْ سَوَاءِ السَّبِيلِ

ḳul yā ehle l-kitābi lā teğlū fī dīnikum ğayra l-Haḳḳi ve lā tettebiǔ ehvā'e ḳavmin ḳad Dellū min ḳablu ve eDellū keṧīran ve Dellū ǎn sevā'i s-sebīli

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2يَاأَهْلَyā ehleا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarEY/HEY/AH halk
3الْكِتَابِl-kitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitap
4لَا
5تَغْلُواteğlūغ ل وUygun sınırı aşmak, aşırı, fahiş, bereketli, uzun boylu büyümek, bir atış veya fırlatmanın en uzak menzili, zorlama bir sertlik veya katılıkla davranmakaşırılığa dalmayın
6فِي
7دِينِكُمْdīnikumد ي نİtaat/teslimiyet, kulluk/kölelik, din, yüce/yüksek/asil/şanlı rütbe/durum/hal, borç almak/kredi kullanmak, borçlanmak, borç altında olmak, borç yükümlülüğü altında olmak, borç almak/yapmak, borcu geri ödemek/tazmin etmek, onu yönetmek/idare etmek, ona sahip olmak, bir şeye alışmak/adet edinmek, tasdik/onaylama, ölüm (herkesin ödemek zorunda olduğu bir borç olduğu için), belirli bir yasa/kanun, sistem, adet/alışkanlık/iş, bir davranış/hareket tarzı/yolu, geri ödeme/tazminat.dininizde
8غَيْرَğayraغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.
9الْحَقِّl-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekhaksız yere
10وَلَاve lā
11تَتَّبِعُواtettebiǔت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekve uymayın
12اَهْوَٓاءَehvā'eه و يKuş gibi avına doğru dik inmek, yok olmak, mahvolmak, yıkmak, yok etmek, ortadan kaybolmak, özlem duymak, hayal etmek, kandırmak, baştan çıkarmak, savrulmak, düşük tutkuyla ilham vermek, arzular/hayallerkeyiflerine
13قَوْمٍḳavminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir milletin
14قَدْḳadkesin olarak
15ضَلُّواDellūض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.sapmış
16مِنْmin
17قَبْلُḳabluق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekönceden
18وَاَضَلُّواve eDellūض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.ve saptırmış
19كَثِيرًاkeṧīranك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.birçoğunu da
20وَضَلُّواve Dellūض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.ve şaşmış
21عَنْǎn-ndan
22سَوَاءِsevā'iس و يdüzeltmek, eşitlemek, düzenlemek, şekil vermek, uyum sağlamak, düz hale getirmek, dengelemek, aynı yapmak, eşit olmak, dengeli olmak. Türkçe'ye geçen türevler: istiva, masiva, müsavat (müsavi), seyyanen, tesviye, seviyedoğrusu-
23السَّبِيلِs-sebīliس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebepyolun

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Ey kitap ehli, haksız yere dininizde, aşırı gitmeyin ve evvelce hem sapmış, hem çoğunu saptırmış ve doğru yolu bırakıp sapıklığa dalmış olan kavmin dileklerine uymayın.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Ey kitap ehli, haksız yere dininizde, aşırı gitmeyin ve evvelce hem sapmış, hem çoğunu saptırmış ve doğru yolu bırakıp sapıklığa dalmış olan kavmin dileklerine uymayın.

Adem Uğur

De ki: Ey Kitap ehli! Dininizde haksız yere haddi aşmayın. Daha önceden sapan, birçoklarını saptıran ve yolun doğrusundan uzaklaşan bir topluma uymayın.

Ahmed Hulusi

De ki: "Ey Ehl-i Kitap. . . Dininizde, haksız olarak ölçüyü kaçırıp haddi aşmayın. . . Daha önce birçoğunu saptırmış ve yolun merkezinden sapmış bir kavmin boş hayallerine tabi olmayın!"

Ahmet Tekin

'Ey geçmiş kitapları sahiplenenler, hak ve doğru bilgileri bir kenara itip içinizdeki yahudiler gibi, Meryem’e zina isnad ederek, Îsâ’nın peygamberliğini tanımayarak; hristiyanlar gibi Îsâ’nın ilâhlığı, Allah hakkında, baba olma, oğul edinme, bedenlere girme, değişme, birleşme iddialarında bulunup haddi aşarak sorumluluk ve cezanızı artırmayın. Daha önce hak yoldan uzaklaşarak, başlarına buyruk hareket edip, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih edenlerin; birçoklarını da başlarına buyruk hale getirerek hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihine imkân sağlayanların; doğru, dengeli bir yoldan, İslâmî hayat tarzından uzaklaşıp, başına buyruk yaşayan, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih eden toplumların keyfî arzularına ve ihtiraslarına uymayın' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Ey kitap ehli! Dininizde haksız yere aşırılığa gitmeyin ve kendileri önceden sapmış, çoklarını da saptırmış ve doğru yoldan ayrılmış olan bir topluluğun arzularına uymayın.'

Ali Bulaç

De ki: "Ey kitap Ehli, haksız yere dininiz konusunda aşırı gitmeyin ve daha önce sapmış, birçoğunu saptırmış ve dümdüz yoldan kaymış bir topluluğun heva (istek ve tutku)larına uymayın."

Ali Fikri Yavuz

De ki: “- Ey ehl-i kitab! Dininizde haksız yere sınırı aşmayın. Bundan önce şaşmış, bir çoklarını da şaşırtmış olan ve doğru yoldan sapmış bulunan bir kavmin arzuları ardından gitmeyin.

Ali Rıza Safa

De ki: "Ey kitap halkı! Dininizde, haksızlıkla aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, çoğunu da saptırmış ve gerçeğin yolundan şaşmış bir toplumun tutkularına kapılmayın!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Ey kitap ehli! Dininizde haksız yere haddi aşmayınız. Daha önceden sapan, birçoklarını saptıran ve yolun doğrusundan uzaklaşan bir topluma uymayınız."

Bekir Sadak

«Ey Kitab ehli! Haksiz olarak dininizde taskinlik etmeyin. Daha once sapitan, cogunu saptiran ve dogru yoldan ayrilan bir milletin heveslerine uymayin» de. *

Celal Yıldırım

De ki: Ey Kitap Ehli! Dininizde haksız yere taşkınlık yapıp sınırı aşmayın. Daha önce sapmış ve birçoklarını saptırmış da düz yoldan ayrılmış bir topluluğun heveslerine uymayın.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Ey Ehl-i kitap! Hakkın sınırlarını aşarak dininizde aşırılığa gitmeyin. Daha önce kendileri saptığı gibi birçoklarını da saptıran ve yolun doğrusundan uzaklaşan bir topluluğun keyfî istek ve arzularına uymayın.”

Diyanet İşleri

De ki: "Ey Kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak dininizde aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve dümdüz yoldan da şaşmış bir milletin arzu ve keyiflerine uymayın."

Diyanet İşleri (eski)

'Ey Kitap ehli! Haksız olarak dininizde taşkınlık etmeyin. Daha önce sapıtan, çoğunu saptıran ve doğru yoldan ayrılan bir milletin heveslerine uymayın' de.

Diyanet Vakfi

De ki: Ey Kitap ehli! Dininizde haksız yere haddi aşmayın. Daha önceden sapan, birçoklarını saptıran ve yolun doğrusundan uzaklaşan bir topluma uymayın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: «Ey kitap ehli! Dininizde haksız yere aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve böylece doğru yolu kaybetmiş bir kavmin keyiflerine uymayın».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Ey kitap verilenler, dininizde haksız yere aşırılığa dalmayın ve bundan önce şaşmış, birçoklarını da şaşırtmış ve yolun doğrusundan sapmış bir kavmin keyifleri ardından gitmeyin!"

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: ey ehli kitab! dininizde haksız ifrata dalmayın, bundan evvel şaşmış, bir çoklarını da şaşırtmış ve yolun doğrusundan sapmış bir kavmin hevaları ardından gitmeyin

Erhan Aktaş

De ki: "Ey Kitap Ehli! Gerçeğin dışına çıkarak, dininizin sınırlarını ihlal etmeyin. Daha önce sapan ve birçoğunu saptıran ve düzgün yoldan sapmış olan bir halkın hevasına uymayın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Ey Kitap Ehli! Gerçeğin dışına çıkarak, dininizin sınırlarını ihlal etmeyin. Daha önce sapan ve birçoğunu saptıran ve düzgün yoldan sapmış olan bir halkın hevasına uymayın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Ey Kitap Ehli! Gerçeğin dışına çıkarak, dininizin sınırlarını ihlal etmeyin. Daha önce sapan ve birçoğunu saptıran ve düzgün yoldan sapmış olan bir toplumun kuruntu ve tutkularına uymayın.

Fizilal-il Kuran

De ki; Ey Kitap Ehli, dininiz konusunda gerçeğe aykırı aşırılıklara kapılmayınız, sizden önceki dönemlerde sapıtmış, bir çoklarını saptırmış ve düz yolu şaşırmış kimselerin keyfi arzularına uymayınız.

Gültekin Onan

De ki: "Ey kitap ehli, haksız yere dininiz konusunda aşırı gitmeyin ve daha önce sapmış, birçoğunu saptırmış ve dümdüz yoldan kaymış bir topluluğun hevalarına uymayın."

Hamdi Döndüren

De ki: “Ey Kitap ehli! Dininiz konusunda, gerçek dışına çıkarak sınırı aşmayın! Bundan önce yoldan çıkıp birçoklarını da yoldan çıkaran, hâlâ doğru yoldan sapan bir toplumun tutkularına uymayın!”

Hasan Basri Çantay

De ki: "Ey ehl-i kitab, dininizde haksız yere haddi aşmayın. Bundan evvel hakikaten hem kendileri sapmış, hem bir çoğunu sapdırmış ve (haala da) dümdüz yoldan ayrılıb sapagelmiş bir kavmin heva (ve heve) sine uymayın".

Hasib Asutay

De ki: Ey kitap ehli! Dininizde haksız yere aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, birçok kişiyi saptırmış ve doğru yoldan ayrılmış bir toplumun arzularına uymayın.

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Ey ehl-i kitab! Dîninizde haksız yere haddi aşmayın ve (sizden) daha evvel gerçekten dalâlete düşmüş, birçoklarını da saptırmış hem (kendileri de) düz yolun ortasından şaşmış bir kavmin arzularına uymayın!'

İbni Kesir

De ki: Ey Ehl-i Kitab; dininizde haksız yere haddi aşmayın, daha önce hem kendi sapmış hem de birçoğunu saptırmış ve doğru yoldan ayrılmış bir kavmin heveslerine uymayın.

Mehmet Okuyan

De ki: “Ey kitap ehli! Haksız olarak dininizde aşırıya kaçmayın! Daha önceden sapmış olan, birçoğunu saptıran ve yolun doğrusundan uzaklaşan bir toplumun heveslerine uymayın!”

Muhammed Esed

De ki: "Ey İncilin takipçileri! İnançlarınız(ın içerdiği hakikat)in sınırları(nı) ihlal etmeyin; ve daha önce kendileri sapmış olup bir çoğunu da saptırmış olan ve doğru yoldan hala sapmakta devam eden bir topluluğun mesnetsiz görüşlerine uymayın."

Mustafa İslamoğlu

Ey Kitap Ehli! Akidenizde hakikatin sınırlarını çiğnemeyin. Daha önce kendileri sapmış, bir çoklarını da saptırmış olan ve yoldan çıkmakta hala direnen bir topluluğun keyfi yargılarına uymayın!

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Ey ehl-i kitap! Dininizde hakka muğayır olarak haddi tecavüz etmeyiniz. Ve evvelce dalâlete düşmüş ve birçoklarını da idlalde bulunmuş ve doğru yoldan sapıtmış olan bir kavmin hevâlarına uymayınız.»

Ömer Öngüt

De ki: “Ey ehl-i kitap! Dininizde haksız yere taşkınlık yapıp sınırı aşmayın. Daha önce hem kendileri sapmış, hem de birçoklarını saptırarak doğru yoldan ayrılmış bir topluluğun hevâ ve heveslerine uymayın. ”

Suat Yıldırım

De ki: "Ey Ehl-i kitap! Dininize ait konularda haksız yere haddi aşmayın. Daha önce gelip geçenlerden hem kendisi sapmış, hem bir çok insanları da saptırmış olan atalarınızın ve şimdiki durumda da doğru yoldan sapan birtakım kimselerin heva ve hevesine uymayın.

Süleyman Ateş

De ki: "Ey Kitap ehli, dininizde haksız yere aşırılığa dalmayın ve önceden sapmış, birçoğunu da saptırmış, düz yoldan şaşmış bir milletin keyiflerine uymayın!"

Süleymaniye Vakfı

De ki: Ey ehlikitap /kitaplarında uzman olanlar! Hiç hakkınız yokken dininizde aşırılık etmeyin. Evvelce sapmış, birçoklarını da saptırmış bir topluluğun arzularına uymayın. Onlar, orta yoldan sapmışlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Ey Ehl-i Kitap! Dininizde aşırılık yapmayın. Evvelce sapmış, birçoklarını da saptırmış bir topluluğun hevasına uymayın. Onlar, doğru yoldan sapmışlardır.

Şaban Piriş

De ki: -Ey kitap ehli, dininizde haksız olarak taşkınlık etmeyin. Daha önce sapıklığa düşmüş, çoğunu saptıran ve doğru yoldan sapan bir toplumun heveslerine uymayın.

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Ey Kitap Ehli, haksız yere dininiz konusunda aşırı gitmeyin ve daha önce sapmış, bir çoğunu saptırmış ve dümdüz yoldan kaymış bir topluluğun heva (istek ve tutku) larına uymayın.»

Ümit Şimşek

De ki: Ey Kitap Ehli! Dininizde haktan uzaklaşıp da aşırılığa kaçmayın. Daha önce sapmış, pek çoklarını saptırmış ve yolun doğrusundan ayrılmış bir topluluğun heveslerine uymayın.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Ey Ehlikitap! Dininizde azgınlık edip hak dışına çıkarak aşırılığa gitmeyin. Daha önce sapmış, birçoğunu saptırmış ve yolun denge noktasından uzağa düşmüş bir topluluğun keyiflerine uymayın."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Ey Kitab əhli! Dininizdə haqsız yerə ifrata varmayın. Öncə azmış, bir çoxlarını da azdırmış və doğru yoldan çıxmış bir dəstənin istəklərinə tabe olmayın”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

De: ″Ey kitab əhli! Dininizdə haqsız yerə ifrata varmayın. Əvvəlcə yolunu azmış, bir çoxlarını da azdırmış və doğru yoldan çıxmış bir tayfanın nəfsinin istəklərinə uymayın!″

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Sag: O Leute der Schrift, übertreibt nicht in eurer Religion außer in (dem Rahmen) der Wahrheit und folgt nicht den Neigungen von Leuten, die schon zuvor irregegangen sind und viele (andere mit ihnen) in die Irre geführt haben und vom rechten Weg abgeirrt sind.

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺO Leute der Schrift, übertreibt nicht zu Unrecht in eurem Glauben und folgt nicht den bösen Neigungen von Leuten, die schon vordem irregingen und viele irregeführt haben und weit vom rechten Weg abgeirrt sind.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺIhr Schriftbesitzer! Übertreibt nicht in eurem Din (und sagt nichts) außer der Wahrheit und folgt nicht den Neigungen von Leuten, die bereits vorher irregegangen sind, viele in die Irre verleitet haben und vom rechten Weg abgekommen sind.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: O you Ahl AL-Kitab, Do not carry your religious beliefs to excess and beyond the truth, nor follow the same inordinate desires propounded by a people who erred and went wrong in Judgement aforetime* and caused many to go wrong. They wandered from the path of righteousness.

Abdul Haleem

Say, ‘People of the Book, do not overstep the bounds of truth in your religion and do not follow the whims of those who went astray before you- they led many others astray and themselves continue to stray from the even path.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "O people of the Book! exceed not in your religion the bounds (of what is proper), trespassing beyond the truth, nor follow the vain desires of people who went wrong in times gone by,- who misled many, and strayed (themselves) from the even way.

Abul A'la Maududi

Say: 'People of the Book! Do not go beyond bounds in your religion at the cost of truth, and do not follow the caprices of the people who fell into error before, and caused others to go astray, and strayed far away from the right path.

Aisha Bewley

Say: ‘People of the Book! do not go to extremes in your deen, asserting other than the truth, and do not follow the whims and desires of people who were misguided previously and have misguided many others, and are far from the right way. ’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "O people of the Scripture (Jews and Christians)! Exceed not the limits in your religion (by believing in something) other than the truth, and do not follow the vain desires of people who went astray before and who misled many, and strayed (themselves) from the Right Path."

Ali Quli Qarai

Say, ‘O People of the Book! Do not unduly exceed the bounds in your religion and do not follow the fancies of a people who went astray in the past, and led many astray, and [themselves] strayed from the right path. ’

Amatul Rahman Omar

Say, `O People of the Scripture! do not exaggerate in (the matter of) your religion falsely and unjustly, nor follow the fancies of a people who had gone astray before (you) and had led many astray, and (now again) who have strayed away from the right path.

Arthur John Arberry

Say: 'People of the Book, go not beyond the bounds in your religion, other than the truth, and follow not the caprices of a people who went astray before, and led astray many, and now again have gone astray from the right way. '

Bijan Moeinian

Say: "O’ people of the Book, do not falsify the truth in your religion and do not follow the same wrong path that the lustful ones before you paved and took so many believers with them too. "

E. Henry Palmer

Say, 'O people of the Book! exceed not the truth in your religion, and follow not the lusts of a people who have erred before, and who lead many astray, and who go away from the level path. '

Edip-Layth

Say, "O followers of the book, do not be extreme in your system other than the truth, and do not follow the desires of a people who have been misguided before, and they misguide many; and they strayed from the right path."

George Sale

Say, O ye who have received the scriptures, exceed not the just bounds in your religion, by speaking beside the truth; neither follow the desires of peole who have heretofore erred, and who have seduced many, and have gone astray from the strait path.

Hamid S. Aziz

Say, "O people of the Book! Exceed not in your religion other than the Truth, and follow not the lusts (prejudices, fantasies, superstitions) of a people who have erred in the past, and who lead many astray, and who go astray from the Even Path. "

Mahmoud Ghali

Say, "O Population of the Book, (Or: Family of the Book, i. e., the Jews and Christians) do not go beyond the bounds in your religion, (following) other than the truth, and do not (ever) follow the prejudices of a people who have already erred earlier and led many into error, and erred away from the level way."

Marmaduke Pickthall

Say: O People of the Scripture! Stress not in your religion other than the truth, and follow not the vain desires of folk who erred of old and led many astray, and erred from a plain road.

Mohamed Ahmed - Samira

Tell them: "O people of the Book, do not overstep the bounds of truth in your beliefs, and follow not the wishes of a people who had erred before, and led many others astray, and wandered away from the right path. "

Muhammad Asad

Say: "O followers of the Gospel! Do not overstep the bounds [of truth] in your religious beliefs; and do not follow the errant views of people who have gone astray aforetime, and have led many [others] astray, and are still straying from the right path. "

Mustafa Khattab

Say, "O People of the Book! Do not go to extremes in your faith beyond the truth, nor follow the vain desires of those who went astray before ˹you˺. They misled many and strayed from the Right Way."

Progressive Muslims

Say: "O followers of the Scripture, do not overstep in your system other than the truth, and do not follow the desires of a people who have been misguided before, and they misguide many; and they strayed from the right path. "

Sahih International

Say, "O People of the Scripture, do not exceed limits in your religion beyond the truth and do not follow the inclinations of a people who had gone astray before and misled many and have strayed from the soundness of the way. "

Sam Gerrans

Say thou: “O doctors of the Law: exceed not bounds in your doctrine beyond the truth; and follow not the vain desires of a people who strayed before, and led many astray; and they strayed from the right path.”

Shabbir Ahmed

Say, "O People of the Book! Do not overstep the bounds of Truth in your religious beliefs. And do not follow the errant views of people who have gone astray long before, and led a great many others astray, and those who are still straying from the Even Way.

Syed Vickar Ahamed

Say: "O People of the Book! Do not exceed the limits in your religion (of what is proper by) going beyond the truth, and do not follow the useless desires of people who went wrong in old times— (Those) who misled many, and wandered (themselves away) from the even path. "

Taqi Usmani

Say, O people of the Book, be not excessive in your religion unjustly, and do not follow the desires of a people who have already gone astray, misled many and lost the right path.

The Monotheist Group

Say: "O people of the Book, do not overstep in your system other than the truth, and do not follow the desires of a people who have been misguided before, and they misguide many; and they strayed from the right path."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺO gens du Livre, nʹexagérez pas en votre religion, sʹopposant à la vérité. Ne suivez pas les passions des gens qui se sont égarés avant cela, qui ont égaré beaucoup de monde et qui se sont égarés du chemin droit.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: Gelî yên ehlîkitêb! Di dînê xwe de bi neheqî sînor derbas nekin û nedin pey arezûyên civatekê ku ew hê ji berê de ji rê ketine, pir kes ji rê deranîne û ji riya rast dûr bûne.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺMensen van het boek! Gaat in jullie godsdienst niet te ver aan de waarheid voorbij! En volgt niet de neigingen van mensen die vroeger al dwaalden en die velen hebben misleid en die van de correcte weg afgedwaald zijn.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: o gij! die de schriften hebt ontvangen, overschrijdt de ware grenzen in uwen godsdienst niet, door onwaarheid te spreken, noch volgt de begeerten van het volk, dat vroeger dwaalde, en dat velen heeft verleid en den rechten weg heeft verlaten.

Hollandaca — Siregar

Zeg: ʺO Lieden van de Schrift! Overdrijft niet zonder recht in jullie godsdienst en volgt niet de begeerten van een volk dat vroeger waarlijk dwaalde en velen deed dwalen. En zij dwaalden van het rechte Pad.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (о, Пророк): «О, люди Писания [иудеи и христиане]! Не проявляйте чрезмерности в вашей вере [не выходите за рамки в вероубеждении] (будучи) не на истине [христиане не говорите, что Иисус является богом, и иудеи не считайте его сыном прелюбодейки] и не следуйте за прихотями людей, которые (сами) заблудились раньше [за убеждениями предводителей заблуждения], и (которые) ввели в заблуждение многих, и сбились они с прямого пути».

Rusça — Osmanov

Скажи: ʺО люди Писания! Не преступайте границ религии вашей [и держитесь] истины; не следуйте за низменными желаниями тех людей, которые сбились с прямого пути задолго до вас и сбили с него многих [других] ʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺEfterföljare av Evangeliet! Överskrid inte sanningens gränser i utövningen av er religion. Och rätta er inte efter önsketänkandet hos dem som förut gick vilse och drog många med sig och som helt har förlorat den raka vägen ur sikte.ʺ