Onlardan çoğunun günahta, düşmanlıkta, haram yemede birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!

وَتَرٰى كَثِيرًا مِنْهُمْ يُسَارِعُونَ فِي الْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَاَكْلِهِمُ السُّحْتَ لَبِئْسَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

ve terā keṧīran minhum yusāriǔne fī l-iṧmi ve l-ǔdvāni ve eklihimu s-suHte le bi'se mā kānū yeǎ'melūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَتَرٰىve terāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.ve görürsün
2كَثِيرًاkeṧīranك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.çoğunun
3مِنْهُمْminhumonlardan
4يُسَارِعُونَyusāriǔneس ر عHızlı olmak, çabuk olmak, acele etmek, süratli olmak, koşmak, seri olmak, çabukluk göstermek, ivedi davranmak(birbirleriyle) yarıştıklarını
5فِي
6الْاِثْمِl-iṧmiا ث مSuç/günah işlemek veya yalan söylemek. İsm - günah, suç, suçluluk, kötülük, yalan, iyi davranışları engelleyen her şey, zararlı, kişiyi cezaya müstahak kılan her şey, zihni kötü bir şey olarak rahatsız eden her şey, yasadışı. Asam - kötülüğün cezası, karşılık. Asim - kötülük yapan, günah işleyen. Asim - kötü kişi. Te'sim - suç isnadıgünahta
7وَالْعُدْوَانِve l-ǔdvāniع د وgeçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmekve düşmanlıkta
8وَاَكْلِهِمُve eklihimuا ك لyiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyeceklerve yemede
9السُّحْتَs-suHteس ح تKökünden söküp koparmak, tüketmek, silip süpürmek, yok etmek, kazımak, tamamen yıkmak, mahvetmek, haram para, yasak kazanç, rüşvetharam
10لَبِئْسَle bi'seب ا سGüçlü/kuvvetli, sıkıntı/talihsizlik/felaket, yoksulluk durumu, kötü/fena, çok kötü, sahte alçakgönüllülük/itaatkarlık, ceza, deneme/keder durumu, cesaret/yiğitlik/kahramanlıkne kötüdür
11مَاşey
12كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinoldukları
13يَعْمَلُونَyeǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyapmakta

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onların çoğunu görürsün ki suç işlemekte, düşmanlık etmekte, haram yemekte birbirleriyle yarışa girerler. Yaptıkları şey, ne de kötüdür.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onların çoğunu görürsün ki suç işlemekte, düşmanlık etmekte, haram yemekte birbirleriyle yarışa girerler. Yaptıkları şey, ne de kötüdür.

Adem Uğur

Onlardan birçoğunun günah, düşmanlık ve haram yemede yarıştıklarını görürsün. Yaptıkları ne kadar kötüdür!

Ahmed Hulusi

Onlardan çoğunun Allah'a karşı suça meyilli; düşmanlıkta ve haram yemekte süratli gittiklerini görürsün. . . Yapmakta oldukları ne kadar da kötüdür!

Ahmet Tekin

Onlardan çoğunu, bilerek günah işlemede, zarar vermede, düşmanlıkta ve köklerini kurutan ve insanî değer bırakmayan haramı, rüşveti yemede yarış ederlerken görürsün. Yapmaya devam ettikleri fiilleri ne kötüdür.

Ahmet Varol

Onların çoğunun günah, düşmanlık ve haram yemede birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yapmakta oldukları şeyler ne kadar kötüdür!

Ali Bulaç

Onlardan çoğunun günahta, düşmanlıkta ve haram yiyicilikte çabalarına hız kattıklarını görürsün. Yapmakta oldukları ne kötüdür.

Ali Fikri Yavuz

Onlardan bir çoğunu görürsün ki, günaha girmekte, düşmanlık etmekte ve haram yemekte birbirleriyle yarışırlar. Yapmakta oldukları şey ne kadar kötü!

Ali Rıza Safa

Onların çoğunun, suç işlemek, düşmanlık ve açgözlülükle yutmak için, birbirleriyle yarıştıklarını görürsün; ne kötü bir şey yapıyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Onların çoğunun günah işlemede, düşmanlık ve haram yemede yarıştıklarını görürsünüz. Yaptıkları ne kadar kötüdür!

Bekir Sadak

Onlardan cogunun gunaha, haksizliga ve haram yemege kosustuklarini gorursun. Yaptiklari ne kotudur!

Celal Yıldırım

Onlardan birçoğunun günaha, haksızlıkla düşmanlığa, haram yemeğe yarışırcasına koşuştuklarını görürsün. Yapageldikleri şey ne de fena !

Diyanet İşleri

Onlardan çoğunun günahta, düşmanlıkta, haram yemede birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!

Diyanet İşleri (eski)

Onlardan çoğunun günaha, haksızlığa ve haram yemeğe koşuştuklarını görürsün. Yaptıkları ne kötüdür!

Diyanet Vakfi

Onlardan birçoğunun günah, düşmanlık ve haram yemede yarıştıklarını görürsün. Yaptıkları ne kadar kötüdür!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlardan çoğunu, günah işlemede, düşmanlıkta ve haram yemede yarış ederken görürsün. Bu yaptıkları şeyler ne kötüdür!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlardan birçoğunun, günaha girmek, haksızlık yapmak ve haram yemek için sür'at yarışı yaptıklarını görürsün. Yaptıkları ise ne kötü!

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlardan bir çoğunu görürsün ki günaha girmek, zulmetmek ve haram yemekte sür'at yarışı yaparlar, her halde ne fena yaparlar

Erhan Aktaş

Ve onlardan pek çoğunun, günah işlemede, düşmanlık yapmada ve suht yemede birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yapmakta oldukları şey ne kadar kötüdür!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve onlardan pek çoğunun, günah işlemede, düşmanlık yapmada ve suht yemede birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yapmakta oldukları şey ne kadar kötüdür!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve onlardan pek çoğunun, günah işlemede, düşmanlık yapmada ve haram yemede birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yapmakta oldukları şey ne kadar kötüdür!

Fizilal-il Kuran

Onlardan çoğunun günahta, ölçüleri aşmakta ve haram yemekte birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yaptıkları şey ne kadar kötüdür.

Gültekin Onan

Onlardan çoğunun günahta, düşmanlıkta ve haram yiyicilikte çabalarına hız kattıklarını görürsün. Yapmakta oldukları ne kötüdür.

Hamdi Döndüren

Onlardan çoğunu görürsün ki, günaha, haksızlığa ve haram mal yemeğe, (sanki haklı imişler gibi) koşuşurlar. Onların yapmakta oldukları işler ne kötüdür!

Hasan Basri Çantay

Onlardan bir çoğunu görürsün ki günah (işlemek) de, düşmanlık (yapmak) da ve haram yemeklerinde birbiriyle sür'at koşusu yaparlar. İşlemekde oldukları şey elbet ne kadar kötü!..

Hasib Asutay

Onlardan çoğunun günâh, düşmanlık ve haram yemede birbiriyle yarıştıklarını görürsün, yaptıkları şey ne kötüdür.

Hayrat Neşriyat

Hem onlardan birçoğunun günah işlemede, düşmanlık yapmada ve haram yemelerinde koşuştuklarını görürsün. Yapmakta oldukları şey, gerçekten ne kötüdür!

İbni Kesir

Onlardan bir çoğunu görürsün ki; günaha, haksızlığa ve haram yemeye koşuşurlar. İşledikleri şey; gerçekten ne kötüdür.

Mehmet Okuyan

Onlardan birçoğunun günah, düşmanlık ve haram yemede yarıştıklarını görürsün. Yaptıkları ne kadar kötüdür!

Muhammed Esed

Onların çoğunun, günah işlemede, gaddarca davranmada ve her kötülüğü boğazlarına indirmekte birbirleriyle yarıştıklarını görebilirsin. Yaptıkları şey ne kadar kötüdür.

Mustafa İslamoğlu

Onların çoğunun günahta, saldırganlıkta ve haramilikte yarıştıklarını görürsün; yaptıkları şey pek fenadır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlardan birçoklarını görürsün ki, günaha, düşmanlığa ve haram yemeğe koşarlar. Yaptıkları şey elbette ne kadar fena!

Ömer Öngüt

Onların çoğunun günaha, düşmanlığa ve haram yemeye koşuştuklarını görürsün. Yaptıkları şey ne kötüdür!

Suat Yıldırım

Onlardan birçoğunun günaha, başkasının hakkına tecavüz etmeye, haram yemeye yarışırcasına koştuklarını görürsün. Yaptıkları şey ne kadar kötü!

Süleyman Ateş

Onlardan çoğunun günah, düşmanlık ve haram yemede birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yaptıkları şey ne kötüdür!

Süleymaniye Vakfı

Onlardan çoğunun günah işleme, düşmanlık etme ve haram yeme konusunda yarıştıklarını görürsün. Yaptıkları ne kötüdür!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Göreceksin; onlardan çoğu günah, düşmanlık ve haram yeme yarışına gireceklerdir. Yaptıkları işler ne kötüdür.

Şaban Piriş

Onlardan çoğunun günaha, haksızlığa ve haram yemeğe koştuklarını görürsün, yaptıkları ne kötüdür!

Tefhim-ul Kuran

Onlardan çoğunun günahta, düşmanlıkta ve haram yiyicilikte çabalarına hız kattıklarını görürsün. Yapmakta oldukları ne kötüdür.

Ümit Şimşek

Onlardan birçoğunun günahta, düşmanlıkta ve haram yemekte yarıştıklarını görürsün. Yapmakta oldukları ne kadar da kötü birşeydir!

Yaşar Nuri Öztürk

Onların birçoğunun günahta, düşmanlıkta, haram yemede yarıştıklarını görürsün. Ne kötüdür o yapmakta oldukları!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sən onların bir çoxunu günaha, düşmənçiliyə və haram yeməyə tələsən görürsən. Onların tutduqları əməllər necə də pisdir!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onların bir çoxunu günah işləməyə, düşmənçilik etməyə və haram yeməyə tələsən görərsən. Onların gördüyü işlər necə də pisdir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Du siehst, daß sich viele unter ihnen ereifern, Vergehen und Übertretungen zu begehen und unrechtmäßiges Gut zu verzehren. So begehen sie die schlimmsten Taten.

Almanca — Der Edle Quran

Und du siehst viele von ihnen in Sünde, feindseligem Vorgehen und dem Verschlingen von unrechtmäßig Erworbenem dahineilen. Fürwahr, wie schlimm ist, was sie tun!

Almanca — M. A. Rassoul

Und du siehst, wie viele von ihnen in Sünde und Übertretung und im Verzehr verbotener Dinge wetteifern. Übel ist wahrlich, was sie getan haben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und du siehst viele von ihnen, wie sie sich beeilen, Verfehlungen und Übertretungen zu begehen und sich Verbotenes anzueignen. Und erbärmlich ist dies, was sie zu tun pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And you see many of them hasten on to commit themselves to an evil line of conduct and to transgression, not to mention their hunger for ill-gotten gain. Evil indeed is what their minds habituated them to do.

Abdul Haleem

You [Prophet] see many of them rushing into sin and hostility and consuming what is unlawful. How evil their practices are!

Abdullah Yusuf Ali

Many of them dost thou see, racing each other in sin and rancour, and their eating of things forbidden. Evil indeed are the things that they do.

Abul A'la Maududi

You will see many of them hastening towards sin and transgression and devouring unlawful earnings. Indeed what they do is evil.

Aisha Bewley

You see many of them rushing to wrongdoing and enmity and acquiring ill-gotten gains. What an evil thing they do!

Al-Hilali & Khan

And you see many of them (Jews) hurrying towards sin and transgression, and eating illegal things [as bribes and Ribâ (usury)]. Evil indeed is that which they have been doing.

Ali Quli Qarai

You see many of them actively engaged in sin and aggression, and consuming illicit gains. Surely, evil is what they have been doing.

Amatul Rahman Omar

And you will find many of them vying one with another in committing sin and transgression and being too much given to eat things forbidden. How evil is that which they practise!

Arthur John Arberry

Thou seest many of them vying in sin and enmity, and how they consume the unlawful; evil is the thing they have been doing.

Bijan Moeinian

You can see that most of them are rushing toward the sinful acts and wrongdoings and devour what is unlawful to them (such as interest. That is why Jesus entered to their temple and disrupted their usury business.)

E. Henry Palmer

Thou wilt see many of them vieing in sin and enmity, and in eating unlawful things, - evil is it that they have done.

Edip-Layth

You see many of them hasten to sin, animosity, and consuming money illicitly. Miserable indeed is what they were doing.

George Sale

Thou shalt see many of them hastening unto iniquity and malice, and to eat things forbidden; and woe unto them for what they have done.

Hamid S. Aziz

Thee will see many of them vying in sin and enmity, and in devouring unlawful things, - evil is it that they have done.

Mahmoud Ghali

And you (i. e., The prophet. The pronoun is singular) see many of them vie swiftly in vice and hostility and in their eating (up) of illicit gains; miserable indeed is whatever they used to do!

Marmaduke Pickthall

And thou seest many of them vying one with another in sin and transgression and their devouring of illicit gain. Verily evil is what they do.

Mohamed Ahmed - Samira

You will see among them many who rush into sin and wickedness, and devour unlawful gain. How evil are the things they do!

Muhammad Asad

And thou canst see many of them vie with one another in sinning and tyrannical conduct and in their swallowing of all that is evil.

Mustafa Khattab

You see many of them racing towards sin, transgression, and consumption of forbidden gain. Evil indeed are their actions!

Progressive Muslims

And you see many of them hasten to sin and transgression and consuming money illicitly. Miserable indeed is what they were doing.

Sahih International

And you see many of them hastening into sin and aggression and the devouring of [what is] unlawful. How wretched is what they have been doing.

Sam Gerrans

And thou seest many of them competing in sin and enmity and their consumption of illicit gain; evil is what they do.

Shabbir Ahmed

You will see many of them race towards actions that drag down the human potential, create division in the society and they earn wealth through illicit means. Indeed condemnable is what they do.

Syed Vickar Ahamed

Many of them you do see, competing with each other in sin and hate, and eating from things forbidden. Indeed! Evil are the things that they do.

Taqi Usmani

You will see many of them rushing towards sin and aggression, and (towards) devouring what is unlawful. Evil indeed is what they have been doing.

The Monotheist Group

And you see many of them hasten to sin and transgression and consuming money illicitly. Miserable indeed is what they were doing.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et tu verras beaucoup dʹentre eux se précipiter vers le péché et lʹiniquité, et manger des gains illicites. Comme est donc mauvais ce quʹils œuvrent!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Tu pirê wan dibînî ku ew di guneh, dijminahî û heramxweriyê de pêşbaziyê dikin, bi rastî ya ku ew dikin çi qas pîs e!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jij ziet velen van hen in zonde en overtreding wedijveren en in het verteren van het oneerlijk verkregene.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gij zult velen van hen zien, wedijverende in oneerlijkheid en onrechtvaardigheid, en die verboden spijzen eten. Hoe verachtelijk zijn hunne daden.

Hollandaca — Siregar

En jij ziet velen van hen terwijl zij zich haasten naar de zonde en de overtreding en hun eten van hel verbodene. Het is zeker slecht wat zij plachten te doen!

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И ты (о, Посланник) видишь многих из них [иудеев], как они поспешают друг перед другом в грехе и вражде [притеснении] и пожирании ими запретного [как они нечестно зарабатывают]. Однозначно плохо то, что они делают!

Rusça — Osmanov

Ты [воочию] видишь, что многие из них стараются превзойти друг друга в грехе, вражде и поедании запретного. Мерзко то, что они совершают!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och du ser hur många av dem skyndar att begå synd och övervåld och att göra sig otillåtna vinster. Ja, skamligt är deras beteende!