Bütün bunlar Allah'ın; inanan erkek ve kadınları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir başarıdır.

لِيُدْخِلَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا وَيُكَفِّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَكَانَ ذٰلِكَ عِنْدَ اللّٰهِ فَوْزًا عَظِيمًا

li yudḣile l-mu'minīne ve l-mu'mināti cennātin tecrī min teHtihā l-enhāru ḣālidīne fīhā ve yukeffira ǎnhum seyyiātihim ve kāne ƶālike ǐnde (a)llahi fevzen ǎZīmen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لِيُدْخِلَli yudḣileد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmaksoksun diye
2الْمُؤْمِنِينَl-mu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan erkekleri
3وَالْمُؤْمِنَاتِve l-mu'minātiا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanve inanan kadınları
4جَنَّاتٍcennātinج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcennetlere
5تَجْرِيtecrīج ر يAkmak, hızlıca koşmak, bir yol izlemek, meydana gelmek veya oluşmak, bir şeye yönelmek veya amaçlamak, sürekli veya kalıcı olmak, bir vekil veya görevli temsilci göndermek.akan
6مِنْmin
7تَحْتِهَاteHtihāت ح تAlt tarafta olan, aşağı kısım, alt, alt taraf, aşağı, bayır, dağın eğimli yüzeyi, alt seviye. Fevk/yukarı'nın zıt anlamlısıdır.altlarından
8الْاَنْهَارُl-enhāruن ه رakıtmak, akan su oluşturmak, geri püskürtmek, kınamak, bol miktarda akmak, geri sürmek, gözdağı vermek, azarlamak, gündüz vakti yapmak, gün, gündüz, gün ışığı saatleri (şafaktan alacakaranlığa kadar)ırmaklar
9خَالِدِينَḣālidīneخ ل دKalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmakebedi kalacakları
10فِيهَاfīhāiçinde
11وَيُكَفِّرَve yukeffiraك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretve örtsün diye
12عَنْهُمْǎnhumonların
13سَيِّـَٔاتِهِمْseyyiātihimس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekkötülüklerini
14وَكَانَve kāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve (gerçekten)
15ذٰلِكَƶālikebu
16عِنْدَǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.katında
17اللّٰهِ(a)llahiAllah
18فَوْزًاfevzenف و زBaşarmak, zafer kazanmak, hedefe ulaşmak, galip gelmek, sahip olmak, arzularını elde etmek, kaçmak, kurtuluş, güvenlik, edinmek, kazanmak. Güvenlik/sığınma/mutluluk/huzur yeri/zamanı, kaçış yeri.bir başarıdır
19عَظِيمًاǎZīmenع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Erkek ve kadın, inananları, ebedî olarak kalacakları cennetlere soksun ve kötülüklerini örtsün diye ve bu da, Allah katında pek büyük bir kutluluktur, murâda eriştir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Erkek ve kadın, inananları, ebedî olarak kalacakları cennetlere soksun ve kötülüklerini örtsün diye ve bu da, Allah katında pek büyük bir kutluluktur, murâda eriştir.

Adem Uğur

(Bütün bu lütuflar) mümin erkeklerle mümin kadınları, içinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetlere koyması, onların günahlarını örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir kurtuluştur.

Ahmed Hulusi

İmanlı erkek ve kadınları, içinde ebedi kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokması, onlardan kötülüklerini silmesi içindir. . . İşte bu Allah indinde aziym kurtuluştur!

Ahmet Tekin

Mü’min erkekleri ve mü’min kadınları, içinde ebedî yaşayacakları, altlarından ırmaklar akan Cennet konaklarına koymak için, onların kusurlarını silip bağışlamak için, bu fethi ihsan etti. Allah katında bu büyük bir mutluluktur.

Ahmet Varol

(Bütün bunlar) mü'min erkeklerle, mü'min kadınları içinde sonsuza kadar kalmaları üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokması ve onların kötülüklerini örtmesi içindir. Bu, Allah katında büyük bir kurtuluştur.

Ali Bulaç

(Bütün bunlar,) Mü'min erkekleri ve mü'min kadınları, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere sokması ve kötülüklerini örtüp bağışlaması içindir. İşte bu, Allah katında 'büyük kurtuluş ve mutluluk'tur.

Ali Fikri Yavuz

(Müminlerin kalblerine, Allah’ın huzur indirmesi), erkek ve kadın bütün müminleri, ebedî olarak içlerinde kalmak üzere, (ağaçları) altından ırmaklar akar cennetlere koymak ve günahlarını onlardan örtmek içindir. İşte bu, Allah katında en büyük bir zaferdir.

Ali Rıza Safa

İnanan erkekleri ve inanan kadınları, altlarından ırmaklar akan, sürekli kalacakları cennetlere yerleştirsin ve suçlarını örtsün diye. Allah'ın katında, en büyük başarı, işte budur.

Bayraktar Bayraklı

Bu, inanmış erkekleri ve inanmış kadınları, içinde süreli olarak kalacakları, içinde ırmaklar akan cennetlere sokması ve onların kötülüklerini gizlemesi içindir. İşte bu, Allah katında çok büyük bir kurtuluştur.

Bekir Sadak

Inanan erkek ve kadinlari, icinde temelli kalacaklari, iclerinden irmaklar akan cennetlere koyar, onlarin kotuluklerini orter. Allah katinda buyuk kurtulus iste budur.

Celal Yıldırım

(Bu da) Allah'ın, mü'min erkeklerle mü'min kadınları, altlarından ırmaklar akan içinde devamlı kalacakları Cennetlere sokmak ; günah ve kusurlarını örtüp bağışlamak içindir. Bu, Allah katında büyük bir kurtuluş ve başarıdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Böyle yapmıştır ki, mümin erkekleri ve mümin kadınları, orada devamlı kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere koysun ve onların kötü fiillerinin üstünü örtsün. Bu Allah katında (onlar için) büyük bir kazançtır.

Diyanet İşleri

Bütün bunlar Allah'ın; inanan erkek ve kadınları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir başarıdır.

Diyanet İşleri (eski)

İnanan erkek ve kadınları, içinde temelli kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar, onların kötülüklerini örter. Allah katında büyük kurtuluş işte budur.

Diyanet Vakfi

(Bütün bu lütuflar) mümin erkeklerle mümin kadınları, içinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetlere koyması, onların günahlarını örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir kurtuluştur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Mümin erkeklerle mümin kadınları, içinde ebedi kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyması, onların günahlarını örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir kurtuluştur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Mü'min erkekleri ve mü'min kadınları, sonsuz olarak içinde kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere koyması ve günahlannı silip bağışlaması için. Bu, Allah katında büyük bir kurtuluştur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Mü'minleri ve mü'mineleri ebediyyen içinde kalmak üzere altından ırmaklar akar Cennetlere koymak ve kabahatlerini taraflarından keffaretleyip örtmek için ki Allah yanında bu bir fevz-i azim bulunuyor.

Erhan Aktaş

Mü'min erkekleri ve Mü'min kadınları, içinde sürekli kalmak üzere, içinden nehirler akan Cennetlere koymak ve kötülüklerini örtmek içindir. İşte Allah'ın yanında büyük kurtuluş budur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mü'min erkekleri ve mü'min kadınları, içinde sürekli kalmak üzere, içinden nehirler akan Cennetlere koymak ve kötülüklerini örtmek içindir. İşte Allah'ın yanında büyük kurtuluş budur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Mü'min erkekleri ve mü'min kadınları, içinde sürekli kalmak üzere, içinden nehirler akan Cennetlere koymak ve kötülüklerini örtmek içindir. İşte Allah'ın yanında büyük kurtuluş budur.

Fizilal-il Kuran

İnanan erkek ve kadınları, içinde temelli kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetlere koyar, onların kötülüklerini örter. Allah katında büyük kurtuluş budur.

Gültekin Onan

(Bütün bunlar,) İnançlı (erkek)leri ve inançlı (kadın)ları, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere sokması ve kötülüklerini örtmesi (yükeffire) içindir. İşte bu, Tanrı katında 'büyük kurtuluş ve mutluluk'tur.

Hamdi Döndüren

(Bütün bunlar), Allah’ın, mü’min erkeklerle mü’min kadınları, altlarından ırmaklar akan, içlerinde sürekli kalacakları cennetlere sokması ve kötülüklerini örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir başarıdır.

Hasan Basri Çantay

(Bütün bu lutuflar) erkek mü'minlerle kadın mü'minleri, altlarından ırmaklar akan cennetlere —içlerinde ebedi ve sermedi olarak — sokmak, onların günahlarını yarlığamak içindir. İşte bu, Allah indinde (sizin) en büyük kurtuluş (unuz) ve seadet (iniz) dir.

Hasib Asutay

(Bunlar) mümin erkeklerle mümin kadınları, içinde ebedî kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyması ve onların günâhlarını örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir kurtuluştur.

Hayrat Neşriyat

Tâ ki mü’min erkeklerle mü’min kadınları, içinde ebedî olarak kalıcılar olmak üzere, altlarından ırmaklar akan Cennetlere koysun ve onların kötülüklerini kendilerinden örtsün! İşte bu, Allah katındaki büyük bir kurtuluştur!

İbni Kesir

Ta ki; mü'min erkeklerle mü'min kadınları, altlarından ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları cennetlere koysun ve onların kötülüklerini örtsün. İşte Allah katında en büyük kurtuluş budur.

Mehmet Okuyan

Sonuçta (Allah) mümin erkeklerle mümin kadınları, içlerinde ebedî kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecek ve onların günahlarını örtecektir. İşte bu, Allah katında büyük bir kurtuluştur.

Muhammed Esed

ve Allah, mümin erkek ve kadınları, mesken olarak, içinden ırmakların geçtiği bahçelere kabul etsin ve (geçmişte işledikleri kötü) fiilleri silsin; bu, Allah katında gerçekten büyük bir kurtuluştur.

Mustafa İslamoğlu

Böyle yapmıştır ki, mü'min erkek ve mü'min kadınları zemininden ırmaklar çağlayan cennetlere alsın da, orada yerleşip kalsınlar; ve onların günahlarının üstünü çizsin: ve zaten bu Allah katında büyük bir başarıdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Tâ ki, mü'min olan erkekleri ve imânlı olan kadınları altlarından ırmaklar akar cennetlere, içlerinde ebedî kalıcılar olmak üzere girdirsin ve onlardan günahlarını setr buyursun ve bu ise Allah indinde pek büyük bir necât olmuştur.

Ömer Öngüt

Tâ ki mümin erkeklerle mümin kadınları, içinde ebedî kalacakları ve altlarından ırmaklar akan cennetlere koysun ve onların kötülüklerini örtsün. İşte Allah katında en büyük kurtuluş budur.

Suat Yıldırım

Bu da, Allah’ın mümin erkekleri ve mümin kadınları içinde ebedî kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştirmesi, onların günahlarını bağışlaması içindir. Bu, Allah katında büyük bir nailiyettir, büyük bir başarıdır.

Süleyman Ateş

(Allah işini böyle hikmetle çevirir, mü'minlerin gönüllerine huzur verir, onlara görünmez askerleriyle yardım eder) Ki inanan erkekleri ve inanan kadınları, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere soksun, onların kötülüklerini de örtsün. Gerçekten bu, Allah katında büyük bir başarıdır.

Süleymaniye Vakfı

Allah (bunları) mümin erkeklerle mümin kadınları, ölümsüz olarak kalmak üzere, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokmak ve onların kötü işlerini örtmek için yaptı. Bu, Allah katında büyük bir başarıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunları, mümin kadınlarla mümin erkeklerin kabahatlerini örtmek ve onları, sonsuza dek kalmak üzere içinden ırmaklar akan bahçelere sokmak için yapmıştır. Allah katında büyük başarı budur.

Şaban Piriş

Mü'min erkekleri ve mü'min kadınları, alt kısmından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere girdirsin ve onların kötülüklerini örtsün... İşte bu, Allah katında en büyük kurtuluş ve mutluluktur.

Tefhim-ul Kuran

(Bütün bunlar,) Mü'min erkekleri ve mü'min kadınları, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere sokması ve onların kötülüklerini örtüp bağışlaması içindir. İşte bu, Allah katında 'büyük kurtuluş ve mutluluk'tur.

Ümit Şimşek

Böylece Allah mü'min erkeklerin ve mü'min kadınların günahlarını örter ve onları, ebediyen kalmak üzere, altlarından ırmaklar akan Cennetlere yerleştirir. Bu ise Allah katında pek büyük bir bahtiyarlıktır.

Yaşar Nuri Öztürk

İnanmış erkekleri ve inanmış kadınları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokması içindir bu. Sürekli kalıcıdırlar orada. Ve onların çirkin davranışlarını örtüp gizlemesi içindir. İşte bu, Allah katında çok büyük bir kurtuluş ve eriştir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bu ona görədir ki, Allah mömin kişiləri və mömin qadınları içində əbədi qalacaqları, ağacları altından çaylar axan Cənnət bağlarına daxil etsin və onların günahlarından keçsin. Bu, Allah yanında böyük müvəffəqiyyətdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Cihad əmri ona görədir ki) Allah möʼmin kişiləri və qadınları əbədi qalacaqları, (ağacları) altından çaylar axan cənnətlərə daxil etsin və onların günahlarının üstünü örtsün. Bu, Allah dərgahında böyük qurtuluşdur (uğurdur)!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

So wird Er die gläubigen Männer und Frauen in Paradiesgärten bringen, unterhalb derer Flüsse fließen. Darin werden sie ewig verweilen. Er tilgt ihre Übeltaten. Das ist ein großer Erfolg, der ihnen bei Gott zusteht.

Almanca — Der Edle Quran

(Dies,) damit Er die gläubigen Männer und die gläubigen Frauen in Gärten eingehen lasse, durcheilt von Bächen - ewig darin zu bleiben -, und ihnen ihre bösen Taten tilge; das ist bei Allah ein großartiger Erfolg.

Almanca — M. A. Rassoul

auf daß Er die gläubigen Männer und die gläubigen Frauen einführe in Gärten, durch die Bäche fließen, um ewig darin zu verweilen, und auf daß Er ihre Missetaten von Ihnen nehme - und das ist vor Allah ein großer Gewinn -

Almanca — Muhammad Zaidan

ER wird doch die Mumin-Männer und die Mumin-Frauen in Dschannat eintreten lassen, die von Flüssen durchflossen sind, als Ewige darin, und ihnen ihre gottmißfälligen Taten tilgen. Und dies ist bei ALLAH stets ein gewaltiger Erfolg.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

So that, He affords entrance to those Whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues, among the men and the women, in gardens of surpassing beauty, beneath which rivers flow, wherein they will have passed through nature to Eternity and He erases and deletes their sins. It pleases Allah to confer such a great triumph.

Abdul Haleem

so as to admit believing men and women into Gardens graced with flowing streams, there to remain, absolving their bad deeds––a great triumph in God’s eyes––

Abdullah Yusuf Ali

That He may admit the men and women who believe, to Gardens beneath which rivers flow, to dwell therein for aye, and remove their ills from them;- and that is, in the sight of Allah, the highest achievement (for man),-

Abul A'la Maududi

(He did this) to admit the believers, both men and women, to Gardens beneath which rivers flow, wherein they shall abide, and to efface their evil deeds from them. That, in Allah's sight, is the supreme triumph.

Aisha Bewley

so that He may admit the men and women of the muminun into Gardens with rivers flowing under them, remaining in them timelessly, for ever, and erase their bad actions from them; and in Allah’s sight that is a mighty victory.

Al-Hilali & Khan

That He may admit the believing men and the believing women to Gardens under which rivers flow (i.e. Paradise), to abide therein forever, and He may expiate from them their sins; and that is with Allâh a supreme success,

Ali Quli Qarai

That He may admit the faithful, men and women, into gardens with streams running in them, to remain in them [forever], and that He may absolve them of their misdeeds. That is a great success with Allah.

Amatul Rahman Omar

(Allâh has decreed the war against the aggressor) so that He may admit the believers both men and women to Gardens served with running streams (to keep them green and flourishing), (the Gardens) where they will abide for ever, and so that He might absolve them of their evils. This indeed is a supreme achievement (for you) in the sight of Allâh.

Arthur John Arberry

and that He may admit the believers, men and women alike, into gardens underneath which rivers flow, therein to dwell forever, and acquit them of their evil deeds; that is in God's sight a mighty triumph;

Bijan Moeinian

God promises to forgive the sins of those male and female who believe in Him and take them to the gardens of Paradise where the streams flow in it so that they live there forever. This indeed is the biggest success [not the success in materialistic achievements in this world]

E. Henry Palmer

to make the believers, men and women, enter into gardens beneath which rivers flow, to dwell therein for aye; and to cover for them their offences; for that with God is a grand bliss:

Edip-Layth

That He may admit the acknowledging men and acknowledging women into Gardens with rivers flowing beneath them, abiding eternally therein, and He will remit their sins from them. With God this is a great triumph.

George Sale

That He may lead the true believers of both sexes into gardens beneath which rivers flow, to dwell therein for ever; and may expiate their evil deeds from them: -- This will be great felicity with God: --

Hamid S. Aziz

That He may cause the believing men and the believing women to enter Gardens beneath which rivers flow to abide therein, and remove from them their evil; and that, in the sight of Allah, is the supreme achievement (or triumph) -

Mahmoud Ghali

That He may cause the male believers and the female believers to enter Gardens from beneath which the rivers run, eternally (abiding) therein, and expiate for them their odious deeds; and that is in the Providence of Allah a magnificent triumph.

Marmaduke Pickthall

That He may bring the believing men and the believing women into Gardens underneath which rivers flow, wherein they will abide, and may remit from them their evil deeds - That, in the sight of Allah, is the supreme triumph -

Mohamed Ahmed - Samira

And that He may admit men and women who believe into gardens with rivers running by, to live for ever there, and absolve their evil, -- This, in the sight of God, will be the great fulfilment --

Muhammad Asad

[and] that He might admit the believers, both men and women, into gardens through which running waters flow, therein to abide, and that He might efface their [past bad] deeds: and that is, in the sight of God, indeed a triumph supreme!

Mustafa Khattab

So He may admit believing men and women into Gardens under which rivers flow—to stay there forever—and absolve them of their sins. And that is a supreme achievement in the sight of Allah.

Progressive Muslims

That He may admit the believing men and believing women into Gardens with rivers flowing beneath them, abiding eternally therein, and He will remit their sins from them. And with God this is a great triumph.

Sahih International

[And] that He may admit the believing men and the believing women to gardens beneath which rivers flow to abide therein eternally and remove from them their misdeeds - and ever is that, in the sight of Allah, a great attainment -

Sam Gerrans

That He might make the believing men and the believing women enter gardens beneath which rivers flow, they abiding eternally therein, and remove from them their evil deeds — and that in the sight of God is a great achievement —

Shabbir Ahmed

Thus He will admit the believing men and the believing women into Gardens beneath which rivers flow, wherein they shall abide. And He will absolve their faults and imperfections. And that is, with Allah, the Supreme Triumph. (11:115).

Syed Vickar Ahamed

That He may admit the men and women who believe to the Gardens beneath which rivers flow to live in there for ever, and He may remove their evil deeds from them— And that is in the sight of Allah, the highest achievement—

Taqi Usmani

so that He admits believing men and believing women to the gardens beneath which rivers flow, to live therein for ever, and so that He may write off their evil deeds, which is a great achievement in Allah’s sight,

The Monotheist Group

That He may admit the believing males and believing females into gardens with rivers flowing beneath them, abiding therein, and He will forgive their sins for them. And with God this is a great triumph.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

afin quʹIl fasse entrer les croyants et les croyantes dans des Jardins sous lesquels coulent les ruisseaux où ils demeureront éternellement et afin de leur effacer leurs méfaits. Cela est auprès dʹAllah un énorme succès.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ev tev, da ku Xwedê zilamên mumîn û jinên mumîn bixe bihiştên ku di binê wan de çem diherikin û ew ê her û her di wan cenetan de bin û da ku Xwedê gunehên wan efû bike. Ha ev li cem Xwedê serfiraziyake mezin e…

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

om de gelovige mannen en vrouwen tuinen te laten binnengaan waar de rivieren onderdoor stromen terwijl zij daar altijd in blijven en om hun hun slechte daden kwijt te schelden -- dat is een geweldige triomf bij God --

Hollandaca — Salomo Keyzer

Dat hij de ware geloovigen van beiderlei kunne in tuinen leide, waardoor rivieren stroomen, om daarin voor eeuwig te wonen, en dat hij hen reinige van hunne slechte daden. Dit zal eene groote gelukzaligheid van God wezen.

Hollandaca — Siregar

Opdat Hij de gelovige mannen en de gelovige vrouwen Tuinen (het Paradijs) zal doen binnengaan, waar onder door de rivieren stromen, waarin zij eeuwig levenden zullen zijn. En Hij wist hun fouten uit. En dat is bij Allah een grote overwinning.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

чтобы Он ввел верующих (мужчин) и верующих (женщин) в сады (Рая), (где) текут под ними [садами] реки, для вечного пребывания в них, и (чтобы) удалить от них их плохие деяния [простить им это], и это у Аллаха – великий успех!

Rusça — Osmanov

[Мы даровали тебе явную победу], чтобы ввести верующих мужчин и женщин в сады, в которых текут ручьи, для вечного пребывания их там, чтобы смыть с них [грех] за злые деяния (и это перед Аллахом - великое преуспеяние),

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och de troende, såväl män som kvinnor, skall ledas till lustgårdar, vattnade av bäckar, där de skall förbli till evig tid, och deras dåliga handlingar skall strykas ut (ur deras bok). - Detta är inför Gud en stor, en lysande seger!