Şüphesiz Allah, inanıp salih ameller işleyenleri, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkar edenler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar ve hayvanların yediği gibi yerler. Onların kalacakları yer ateştir.

اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذِينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ وَالَّذِينَ كَفَرُوا يَتَمَتَّعُونَ وَيَأْكُلُونَ كَمَا تَأْكُلُ الْاَنْعَامُ وَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْ

inne (a)llahe yudḣilu (e)lleƶīne āmenū ve ǎmilū S-SāliHāti cennātin tecrī min teHtihā l-enhāru ve(e)lleƶīne keferū yetemetteǔne ve ye'kulūne ke mā te'kulu l-en'ǎāmu ve n-nāru meṧven lehum

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2اللّٰهَ(a)llaheAllah
3يُدْخِلُyudḣiluد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmaksokar
4الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseleri
5اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(ları)
6وَعَمِلُواve ǎmilūع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatve yapanları
7الصَّالِحَاتِS-SāliHātiص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.iyi işler
8جَنَّاتٍcennātinج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcennetlere
9تَجْرِيtecrīج ر يAkmak, hızlıca koşmak, bir yol izlemek, meydana gelmek veya oluşmak, bir şeye yönelmek veya amaçlamak, sürekli veya kalıcı olmak, bir vekil veya görevli temsilci göndermek.akan
10مِنْmin
11تَحْتِهَاteHtihāت ح تAlt tarafta olan, aşağı kısım, alt, alt taraf, aşağı, bayır, dağın eğimli yüzeyi, alt seviye. Fevk/yukarı'nın zıt anlamlısıdır.altlarından
12الْاَنْهَارُl-enhāruن ه رakıtmak, akan su oluşturmak, geri püskürtmek, kınamak, bol miktarda akmak, geri sürmek, gözdağı vermek, azarlamak, gündüz vakti yapmak, gün, gündüz, gün ışığı saatleri (şafaktan alacakaranlığa kadar)ırmaklar
13وَالَّذِينَve(e)lleƶīnekimseler ise
14كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden(ler)
15يَتَمَتَّعُونَyetemetteǔneم ت عFaydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün.(dünyada) biraz yaşarlar
16وَيَأْكُلُونَve ye'kulūneا ك لyiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyeceklerve yerler
17كَمَاke māgibi
18تَأْكُلُte'kuluا ك لyiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyecekleryediği
19الْاَنْعَامُl-en'ǎāmuن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.hayvanların
20وَالنَّارُve n-nāruن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakve ateştir
21مَثْوًىmeṧvenث و يBir yerde ikamet etmek, durmak, bir yere yerleşmek, birini bir yerde tutmak, konaklamak. mathwa - konut, mesken, kalacak yer, uğrak yeri, dinlenme yeri, konaklama. thaawin (thaawiyun için) - sakin, oturan kişi.yerleri
22لَهُمْlehumonların

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki Allah, inanan ve iyi işlerde bulunanları kıyılarından ırmaklar akan cennetlere sokar ve kâfir olanlarsa geçinip dururlar ve hayvanlar gibi yerler ve ateş, onlara yurt olmaktadır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki Allah, inanan ve iyi işlerde bulunanları kıyılarından ırmaklar akan cennetlere sokar ve kâfir olanlarsa geçinip dururlar ve hayvanlar gibi yerler ve ateş, onlara yurt olmaktadır.

Adem Uğur

Muhakkak ki Allah, inanıp iyi işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar; inkâr edenler ise (dünyadan) faydalanırlar, hayvanların yediği gibi yerler. Onların yeri ateştir.

Ahmed Hulusi

Kesinlikle Allah, iman edip imanın gereğini uygulayanları, altlarından nehirler akan cennetlere dahil eder. . . Hakikat bilgisini inkar edenler ise (dünyadan, bedensel olarak) yararlanırlar ve en'amın (hayvanların) yediği gibi yerler! Ateş, onlar için kalacak yerdir.

Ahmet Tekin

Allah iman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenleri, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanları, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanları, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenleri, altından ırmaklar akan Cennetlere koyar. İnkârda ısrar edenler, kâfirler, dünyada zevk ü safa sürüp geçinirler. Hayvanlar gibi yerler, içerler. Onların mekânları ateştir, Cehennem’dir.

Ahmet Varol

Şüphesiz Allah iman edip salih ameller işleyenleri altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İnkâr edenler ise (dünyada) zevklenirler ve hayvanların yediği gibi yerler. Ateş onların varacakları yerdir.

Ali Bulaç

Şüphesiz Allah, iman edip salih amellerde bulunanları, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. İnkar edenler ise, metalanırlar ve hayvanların yemesi gibi yerler; ateş, onlar için bir konaklama yeridir.

Ali Fikri Yavuz

Muhakkak ki Allah, iman edib salih ameller işliyenleri, (ağaçları) altlarından ırmaklar akar Cennetlere koyacaktır. Kâfir olanlar ise, (dünyada) zevklenmeğe bakarlar; hayvanlar gibi yerler, içerler. Halbuki ateş, (ahirette) onların yeridir.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, Allah, inanmış olarak erdemli edimler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecektir. Nankörlük edenler ise yararlanırlar ve hayvanların yedikleri gibi yerler. Oysa kalacakları yer ateştir.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz Allah, inanıp iyi amel işleyenleri, içinden ırmakların aktığı cennetlere koyacaktır. İnkar edenler ise, dünya nimetlerinden yararlanıp hayvanlar gibi yiyip içecekler. Sonunda varacakları yer ateş olacaktır.

Bekir Sadak

Dogrusu Allah, inanip yararli isler isleyenleri iclerinden irmaklara akan cennetlere koyar. Duraklari ates oldugu halde kafirler, zevklenirler ve hayvanlar gibi yerler.

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki Allah imân edip iyi-yararlı amellerde bulunanları, altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyar. Küfredenlere gelince, davarlar gibi yerler içerler, keyif ve zevklerine bakarlar. Ateş, onların varıp eyleşeceği yerdir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şüphe yok ki Allah, iman edip din ve dünyaya yararlı işler yapanları, altından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır. İnkâr edenler ise nimetlerden yararlanır, tıpkı hayvanlar gibi yiyip içerler; ebedî kalacakları yer ise cehennemdir

Diyanet İşleri

Şüphesiz Allah, inanıp salih ameller işleyenleri, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkar edenler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar ve hayvanların yediği gibi yerler. Onların kalacakları yer ateştir.

Diyanet İşleri (eski)

Doğrusu Allah, inanıp yararlı işler işleyenleri içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Durakları ateş olduğu halde kafirler, zevklenirler ve hayvanlar gibi yerler.

Diyanet Vakfi

Muhakkak ki Allah, inanıp iyi işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar; inkâr edenler ise (dünyadan) faydalanırlar, hayvanların yediği gibi yerler. Onların yeri ateştir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şüphesiz ki, Allah iman edip salih amel işleyenleri, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. İnkâr edenler ise dünyada zevk edip geçinirler. Hayvanların yediği gibi yerler. Onların varacakları yer ateştir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Muhakkak ki Allah, iman edip iyi iyi işler yapanları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkar edenler ise zevk etmeye bakarlar ve hayvanlar gibi yerler, içerler. Oysa onların ikametgahları ateştir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Muhakkak ki Allah iyman edip salih salih ameller işliyenleri altlarından ırmaklar akar Cennetlere koyacaktır, küfredenler ise zevketmeğe bakarlar ve hayvanlar gibi yerler içerler, halbuki ateş ikametgahı onların

Erhan Aktaş

Allah, iman edip salihatı yapanları, içinden ırmaklar akan Cennetlere yerleştirir. Kafirler ise her şeyden yararlanıp, hayvanların yediği gibi yerler. Onların varacakları yer ateştir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, iman edip salihatı yapanları, içinden ırmaklar akan Cennetlere yerleştirir. Kafirler ise her şeyden yararlanıp, hayvanların yediği gibi yerler. Onların varacakları yer ateştir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, iman edip salihatı yapanları, içinden ırmaklar akan Cennetlere yerleştirir. Gerçeği yalanlayan nankörler ise her şeyden yararlanıp, hayvanların yediği gibi yer içerler. Onların varacakları yer ateştir.

Fizilal-il Kuran

Doğrusu Allah, inanıp iyi işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar, inkar edenler ise dünya hayatında zevklenirler, hayvanların yediği gibi yerler. Onların yeri ateştir.

Gültekin Onan

Şüphesiz Tanrı, inanıp salih amellerde bulunanları, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Küfredenler ise metalanırlar ve hayvanların yemesi gibi yerler; ateş, onlar için bir konaklama yeridir.

Hamdi Döndüren

Allah, iman edip iyi işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İnkâr edenler ise dünyada biraz yaşarlar, hayvanların yediği gibi yerler, sonunda varacakları yer ateştir.

Hasan Basri Çantay

Şübhesiz ki Allah iman edib de iyi amel (ve hareket) edenleri altlarından ırmaklar akan, cennetlere sokar. Küfredenler (e gelince: —ki) onlar (dünyada sade) zevk-u safaa ederler, davarların yediği gibi yerler— onların yeri de ateşdir.

Hasib Asutay

Şüphesiz Allah, inanıp salih amel işleyenleri altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. İnkâr edenler ise (dünyadan) faydalanırlar, hayvanların yediği gibi yerler. Onların yeri ateştir.

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki Allah, îmân edip sâlih ameller işleyenleri, altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyacaktır. İnkâr edenler ise, (dünyada biraz) faydalanırlar ve hayvanların yiyip durduğu gibi yerler; ve ateş, onlar için bir kalma yeridir!

İbni Kesir

Muhakkak ki Allah iman edip salih amel işleyenleri altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Küfredenler ise, eğlenirler ve hayvanların yediği gibi yerler. Onları yeri de ateştir.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki Allah iman edip iyi işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Kâfir olanlar ise (dünyadan) yararlanır, hayvanların yediği gibi yerler. Onların (mahşerdeki) yeri ateştir.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, Allah, iman edip yararlı ve doğru işler yapanları içinden ırmakların geçtiği bahçelere koyacaktır; hakikati inkara şartlanmış olanlar ise, (bu dünyadaki) hayatlarından zevk alıp hayvanlar gibi yiyip içseler de (öteki dünyada) yerleri ateş olacaktır.

Mustafa İslamoğlu

Şüphesiz Allah, imanda sebat edip de o imana uygun ıslah edici işler işleyenleri zemininden ırmakların çağladığı cennetlere koyacaktır; ama küfürde direnenler geçici zevklerin peşine takılarak hayvanların yiyip içtiği gibi yiyip içseler de, sonunda ateş onların meskeni olacaktır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki Allah imân eden ve sâlih sâlih amellerde bulunan kimseleri altlarından ırmaklar akan cennetlere girdirecektir ve o kimseler ki, kâfir olmuşlardır, menfaatlenirler ve hayvanların yedikleri gibi yerler ve ateş ise onlar için bir yurddur.

Ömer Öngüt

Şüphesiz ki Allah, iman edip sâlih ameller işleyenleri, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. İnkâr edenler ise faydalanırlar ve hayvanların yediği gibi yerler. Ateş onların varacakları yerdir.

Suat Yıldırım

Muhakkak ki Allah iman edip, makbul ve güzel işler yapanları, içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştirecektir. Kâfirler ise dünyada zevklerini yaşamak ister, hayvanlar gibi yerler. İşte onların barınağı ateştir.

Süleyman Ateş

Allah, inanıp iyi işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İnkar edenler ise dünyada biraz yaşarlar, hayvanların yediği gibi yerler, (sonunda) yerleri ateştir.

Süleymaniye Vakfı

Allah, inanıp güvenen ve iyi işler yapanları içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Kafirlik edenler ise (dünyanın geçici menfaatlerinden) yararlanır ve en'amın /koyun, keçi, sığır ve devenin yemesi gibi yerler. Ateş onların kalacakları yerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, inanıp güvenen ve iyi işler yapanları içinden ırmaklar akan bahçelere yerleştirecektir. Ayetleri görmezlikten gelenler ise hoşlarına gideni yapar ve en'amın (koyun, keçi, sığır ve devenin) yediği gibi (helal haram demeden) yerler. Onların yerleşecekleri yer o ateştir.

Şaban Piriş

Allah, iman edenleri, alt kısmından ırmaklar akan cennetlere girdirecektir. İnkar edenler ise zevki sefa sürüyorlar. Hayvanların yediği gibi yiyorlar. Onların meskeni de ateştir.

Tefhim-ul Kuran

Şüphesiz Allah, iman edip salih amellerde bulunanları, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. İnkâr edenler ise, metalanırlar ve hayvanların yemesi gibi yerler; ateş, onlar için bir konaklama yeridir.

Ümit Şimşek

Allah, iman eden ve güzel işler yapanları, altlarından ırmaklar akan Cennetlere yerleştirir. İnkâr edenler ise zevklenirler ve hayvan gibi yiyip içerler; sonra yurtları ateş olur.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki Allah, iman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Küfre sapanlarsa zevk edip eğlenmeye bakarlar; davarların yediği gibi yer içerler. Varacakları yer ateştir onların.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah iman gətirib yaxşı işlər görənləri ağacları altından çaylar axan Cənnət bağlarında yerləşdirər. Kafirlər isə müvəqqəti olaraq kef çəkər, heyvan kimi yeyib-içərlər. Onların yeri Oddur!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allah iman gətirib yaxşı əməllər edənləri (ağacları) altından çaylar axan cənnətlərə daxil edər. Kafirlər isə (dünyada) səfa sürər, heyvan kimi yeyib-içərlər. (Öləndən sonra) cəhənnəm odu onların məskəni olacaqdır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gott bringt die Gläubigen, die gute Werke verrichten, in Paradiesgärten, unterhalb derer Flüsse fließen. Die Ungläubigen aber genießen und fressen wie das Vieh, und die Hölle ist ihre letzte Wohnstätte.

Almanca — Der Edle Quran

Allah läßt diejenigen, die glauben und rechtschaffene Werke tun, in Gärten eingehen, durcheilt von Bächenʹ. Diejenigen aber, die ungläubig sind, genießen und essen (im Diesseits), wie das Vieh frißt; das (Höllen)feuer wird ein Aufent haltsort für sie sein.

Almanca — M. A. Rassoul

Allah läßt diejenigen, die glauben und gute Werke tun, in Gärten eingehen, in denen Bäche fließen; die aber, die ungläubig sind, genießen und fressen wie das Vieh, und das Feuer wird ihre Wohnstatt sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, ALLAH läßt diejenigen, die den Iman verinnerlicht und gottgefällig Gutes getan haben, in Dschannat eintreten, die von Flüssen durchflossen sind. Und diejenigen, die Kufr betrieben haben, vergnügen sich und speisen, wie die Anʹam fressen. Und das Feuer ist eine Bleibe für sie.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Indeed Allah shall welcome those whose hearts. Reflect the image of religious and spiritual virtues into gardens of bliss and surpassing beauty beneath which rivers flow, while those who deny Him experience life delight and eat in the way cattle eat; and in Hell shall they make abode

Abdul Haleem

God will admit those who believe and do good deeds to Gardens graced with flowing streams; the disbelievers may take their fill of pleasure in this world, and eat as cattle do, but the Fire will be their home.

Abdullah Yusuf Ali

Verily Allah will admit those who believe and do righteous deeds, to Gardens beneath which rivers flow; while those who reject Allah will enjoy (this world) and eat as cattle eat; and the Fire will be their abode.

Abul A'la Maududi

Allah shall admit those who believe and do righteous works to the Gardens beneath which rivers flow. As for the unbelievers, they enjoy the pleasures of this transient life and eat as cattle eat. The Fire shall be their resort.

Aisha Bewley

Allah will admit those who have iman to Gardens with rivers flowing under them. Those who are kafir have their enjoyment, eating as cattle eat, but the Fire will be their final residence.

Al-Hilali & Khan

Certainly Allâh will admit those who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) and do righteous good deeds, to Gardens under which rivers flow (Paradise); while those who disbelieve enjoy themselves and eat as cattle eat; and the Fire will be their abode.

Ali Quli Qarai

Indeed Allah will admit those who have faith and do righteous deeds into gardens with streams running in them. As for the faithless, they enjoy and eat just like the cattle eat, and the Fire will be their [final] abode.

Amatul Rahman Omar

Allâh will make those who believe and do deeds of righteousness enter the Gardens served with running streams (to keep them green and flourishing). As for the disbelievers they will enjoy themselves (a little in this life) and eat even as the cattle eat and the Fire will be the last resort for them.

Arthur John Arberry

God shall surely admit those who believe and do righteous deeds into gardens underneath which rivers flow. As for the unbelievers, they take their enjoyment and eat as cattle eat; and the Fire shall be their lodging.

Bijan Moeinian

God will admit those who believe and do good deeds into the Gardens where the river flows beneath them. As to the disbelievers, they are enjoying an animalistic life and will end up in the Hell.

E. Henry Palmer

Verily, God causes those who believe and do right to enter into gardens beneath which rivers flow; but those who misbelieve enjoy themselves and eat as the cattle eat; but the fire is the resort for them!

Edip-Layth

God admits those who acknowledge and promote reforms to paradises with rivers flowing beneath them. As for those who reject, they are enjoying and eating as the cattle eat, and the fire will be their abode.

George Sale

Verily God will introduce those who believe, and do good works, into gardens beneath which rivers flow: But the unbelievers indulge themselves in pleasures, and eat as beasts eat; and their abode shall be hell fire.

Hamid S. Aziz

Surely Allah will make those who believe and do good enter Gardens beneath which rivers flow; and those who disbelieve enjoy this life and eat even as the beasts eat, and the Fire is their abode.

Mahmoud Ghali

Surely Allah will cause the ones who have believed and done deeds of righteousness to enter Gardens from beneath which rivers run; and the ones who have disbelieved take their enjoyment and eat even as cattle (Ancam includes cattle, camels, sheep and goats) eat; and the Fire will be their lodging.

Marmaduke Pickthall

Lo! Allah will cause those who believe and do good works to enter Gardens underneath which rivers flow; while those who disbelieve take their comfort in this life and eat even as the cattle eat, and the Fire is their habitation.

Mohamed Ahmed - Samira

Verily God will admit those who believe and do the right into gardens with streams of water running by. But the unbelievers revel and carouse and subsist like beasts, and Hell will be their residence.

Muhammad Asad

Verily, God will admit all who attain to faith and do righteous deeds into gardens through which running waters flow, whereas they who are bent on denying the truth shall have - even though they may enjoy their life [in this world] and eat as cattle eat - the fire [of the hereafter] for their abode.

Mustafa Khattab

Surely Allah will admit those who believe and do good into Gardens under which rivers flow. As for the disbelievers, they enjoy themselves and feed like cattle.[1] But the Fire will be their home.

Progressive Muslims

God admits those who believe and do good works to paradises with rivers flowing beneath them. As for those who reject, they are enjoying and eating as the cattle eat, and the Fire will be their abode.

Sahih International

Indeed, Allah will admit those who have believed and done righteous deeds to gardens beneath which rivers flow, but those who disbelieve enjoy themselves and eat as grazing livestock eat, and the Fire will be a residence for them.

Sam Gerrans

God makes those who heed warning and do righteous deeds enter gardens beneath which rivers flow. But those who ignore warning enjoy themselves, and eat as the cattle eat; and the Fire is a dwelling for them.

Shabbir Ahmed

Verily, Allah will admit all those who accept His Message and fulfill the needs of others into Gardens beneath which rivers flow. But those who deny the Truth, may partake of life and eat like the cattle (live and) eat, and the Fire will be their abode. (Living without a Noble Ideology reduces human beings to a subhuman existence).

Syed Vickar Ahamed

Surely, Allah will admit those who believe and do righteous good deeds, to Paradise beneath which rivers flow; While the disbelievers will enjoy (this world) and eat as cattle eat: And Fire will be their home.

Taqi Usmani

Surely, Allah will admit those who believe and do good deeds to the gardens beneath which rivers flow. As for those who disbelieve, they enjoy (the worldly life), and eat as cattle eat, and the Fire is the final abode for them.

The Monotheist Group

God admits those who believe and do good works to gardens with rivers flowing beneath them. As for those who reject, they are enjoying and eating as the livestock eat, and the Fire will be their abode.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux qui croient et accomplissent de bonnes œuvres Allah les fera entrer dans des Jardins sous lesquels coulent les ruisseaux. Et ceux qui mécroient jouissent et mangent comme mangent les bestiaux; et le Feu sera leur lieu de séjour.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman Xwedê ew ên ku bawerî anîn û karên qenc kirin dê bixe bihiştên ku di binê wan de çem diherikin. Ew ên ku bawerî neanîn (bi jiyana dinyayê) xweş dibin, mîna heywanan dixwin û vedixin û cihê wan (li axiretê) her agir e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

God laat hen die geloven en de deugdelijke daden doen binnengaan in tuinen, waar de rivieren onderdoor stromen. Maar zij die ongelovig zijn genieten en eten zoals het vee eet en het vuur is een verblijfplaats voor hen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, God zal hen, die gelooven en goede werken doen, binnenleiden in tuinen waardoor rivieren stroomen; maar laat de ongeloovigen zwelgen in genot, en eten zooals de redelooze dieren eten; hun verblijf zal het hellevuur wezen.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, Allah zal degenen die geloven en goede werken verrichten doen binnengaan in Tuinen (het Paradijs) waar onderdoor de rivieren stromen, terwijl degenen die ongelovig zijn (van het wereldse leven) genieten en eten zoals het vee eet. De Hel zal hun verblijfplaats zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, Аллах введет тех, которые уверовали и творили благие дела, в Сады (Рая), (где) текут под ними реки. А те, которые стали неверными, пользуются (благами этого мира) и едят, как животные (так как у них все заботы только о еде и плотских наслаждениях) (и они даже не думают, что их может постичь наказание), и Огонь [Ада] – (вечное) местопребывание их!

Rusça — Osmanov

Воистину, Аллах вводит тех, кто уверовал и вершил добрые дела, в сады, в которых текут ручьи, в то время как тем, которые не уверовали, услаждают себя всячески и едят по-скотски, обителью будет адский огонь.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De troende som lever ett rättskaffens liv skall Gud föra till lustgårdar, vattnade av bäckar, men de som framhärdar i att förneka sanningen skall (under en tid) få njuta av livet och inta sin föda som boskapen betar; därefter skall (den eviga) Elden bli deras slutliga boning.