Andolsun, biz çevrenizdeki memleketleri de yok ettik. (Doğru yola) dönsünler diye ayetleri tekrar tekrar açıkladık.

وَلَقَدْ اَهْلَكْنَا مَا حَوْلَكُمْ مِنَ الْقُرٰى وَصَرَّفْنَا الْاٰيَاتِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

ve leḳad ehleknā mā Havlekum mine l-ḳurā ve Sarrafnā l-āyāti leǎllehum yerciǔne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدْve leḳadve andolsun
2اَهْلَكْنَاehleknāه ل كÖlmek, yok olmak, ziyan olmak, kaybolmak, yıkılmak, bozulmak.biz yok ettik
3مَا
4حَوْلَكُمْHavlekumح و لDeğişmek, araya girmek, yanından geçmek için. Dönüştürülmüş veya değiştirilmiş olmak, bir şeyden başka bir şeye dönmek veya dönüşmek, aktarılmak veya taşınmak, hareket etmek veya kaldırmak, eğri veya düzgün olmamak, yolundan veya yönünden veya şeklinden sapma, yerinden kaldırılmak veya taşınmak, bir antlaşmadan/sözleşmeden/anlaşmadan/sözleşmeden geri çekilmek veya uzaklaşmak, sıçramak ve hayvanının veya atının sırtına sıkıca oturmak, geçmek, dönmek ve geçmek, tamamlanmak, bir ayırım/bölme/çit/engel/engel/tıkanma olarak müdahale etmek, birleşmeyi veya iletişimi önlemek için müdahale etmek, dökmek veya akıtmak, bir şeyi saçma/tutarsız/kendisiyle çelişen/gerçek olmayan/imkansız ilan etmek veya telaffuz etmek, bir şeyi beceri/yönetim/tatlı dil/ustalık kullanarak istemek veya aramak, birinin bir şey yapmasını istemek veya çalışmak, neredeyse katılaşmış veya donmuş, bir kişiye keskin veya dikkatli bir şekilde bakmak veya gözlerini dikmek, bir kişiyi kırbaçla vurmak veya vurmak istemek, bir kişiyi hesaplamak, bir kişiyi zayıf olarak değerlendirmek, çekingenlik veya kaçınma uygulamak, bir kişiye karşı hilebazlık veya kurnazlık veya tertip uygulamak, hile yapmak veya tuzak kurmak, strateji uygulamak.çevrenizdeki
5مِنَmine
6الْقُرٰىl-ḳurāق ر يBir misafiri ağırlamak, bir misafirin ağırlandığı şey. Toplamak, içine/içeri koşmak. Keşfetmek; araştırmak; çok ve özenli bir aramayla şehri/kasabayı incelemek.kentleri
7وَصَرَّفْنَاve Sarrafnāص ر فÇevirmek, saptırmak, önlemek, öne sürmek, ortaya koymak, değiştirmek. sarfun - önleme eylemi. masrifun - sığınılacak yer, sığınak. masruufun - saptırılmış. sarrafa (fiil 2) - açıklamak. tasrif - (rüzgarın) değişimi. insarafa (fiil 7) - yana dönmek.ve tekrar tekrar açıkladık
8الْاٰيَاتِl-āyātiا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetleri
9لَعَلَّهُمْleǎllehumbelki de
10يَرْجِعُونَyerciǔneر ج عgeri dönmek, kapatmak, (bir kimseye) itham etmek, geri gelmek, tekrarlamak, cevap vermek, cevap getirmek, geri getirilmek. raji'un - geri dönen. murji'un - dönüş, sonuç. taraja'a (vb. 6) - birbirine dönmek.(küfürlerinden) dönerler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve andolsun ki çevrenizdeki şehirleri de helâk ettik ve tuttukları yoldan dönsünler diye de delilleri tekrar tekrar açıklamadayız, bildirmedeyiz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve andolsun ki çevrenizdeki şehirleri de helâk ettik ve tuttukları yoldan dönsünler diye de delilleri tekrar tekrar açıklamadayız, bildirmedeyiz.

Adem Uğur

Andolsun biz, çevrenizdeki memleketleri de yok ettik. Belki doğru yola dönerler diye âyetleri tekrar tekrar açıkladık.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki şehirlerden etrafınızda olanları helak ettik. . . Belki rücu ederler diye işaretleri çeşitli anlatım yolları ile tekrar tekrar açıkladık!

Ahmet Tekin

Andolsun, biz, sizin etrafınızda olan birçok memleketleri helâk ettik. Belki küfürlerinden, inkârlarından vazgeçip tevhide, hakka, doğru yola dönerler diye ikaz ifade eden kalıntıları çok yönlü açıkladık.

Ahmet Varol

Andolsun ki, çevrenizde bulunan kasabalardan (çoğunu) helak ettik ve olur ki dönerler diye kendilerine ayetleri çeşitli şekillerde açıkladık.

Ali Bulaç

Andolsun, biz çevrenizde bulunan şehirlerden (birçoğunu) yıkıma uğrattık ve belki dönerler diye ayetleri çeşitli şekillerde açıkladık.

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten biz, etrafınızdaki memleketleri helâk ettik. Âyetleri (türlü şekillerde) açıklayıb beyan da ettik; olur ki, (küfürden) dönerler.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, çevrenizdeki yörelerden de yıkıma uğrattık. Üstelik ayetleri türlü biçimlerde açıklamıştık; belki dönerler diye.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki biz, sizin çevrenizde bulunan nice ülkeleri de yok ettik. Belki doğru yola dönerler diye, ayetleri tekrar tekrar açıkladık.

Bekir Sadak

And olsun ki, cevrenizde bulunan bircok kasabalari yok etmisizdir. Belki dogru yola donerler diye ayetleri turlu turlu anlatmisizdir.

Celal Yıldırım

And olsun ki, çevrenizdeki kasabalardan birçoğunu yok ettik; dönerler diye âyetleri bir bir açıkladık.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Çevrenizdeki nice şehirleri helâk ettik, belki dönerler diye uyarıcı işaretler de vermiştik.

Diyanet İşleri

Andolsun, biz çevrenizdeki memleketleri de yok ettik. (Doğru yola) dönsünler diye ayetleri tekrar tekrar açıkladık.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki, çevrenizde bulunan birçok kentleri yok etmişizdir. Belki doğru yola dönerler diye ayetleri türlü türlü anlatmışızdır.

Diyanet Vakfi

Andolsun biz, çevrenizdeki memleketleri de yok ettik. Belki doğru yola dönerler diye âyetleri tekrar tekrar açıkladık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Andolsun ki, biz sizin etrafınızda bulunan bir çok memleketleri helak ettik. Belki tevhide dönerler diye ayetlerimizi çeşitli şekillerde açıkladık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki Biz, çevrenizdeki memleketleri helak etmiştik ve belki dönerler diye, ayetleri çeşitli şekillerde açıklamıştık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalım hakkı için hakikaten etrafınızdaki memleketleri helak etmişizdir, ayetleri tasrif de etmiştik, gerekti ki rücu' edeler

Erhan Aktaş

Ant olsun ki çevrenizdeki beldeleri yok ettik. Oysaki dönerler diye ayetlerimizi açıkça bildirmiştik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki çevrenizdeki beldeleri yok ettik. Oysaki dönerler diye ayetlerimizi açıkça bildirmiştik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki çevrenizdeki beldeleri yok ettik. Oysaki dönerler diye ayetlerimizi açıkça bildirmiştik.

Fizilal-il Kuran

Andolsun, Biz çevrenizdeki kentleri de yok ettik ve belki küfredenlerden dönerler diye ayetleri tekrar tekrar açıkladık.

Gültekin Onan

Andolsun, biz çevrenizde bulunan şehirlerden (bir çoğunu) yıkıma uğrattık ve belki dönerler diye ayetleri çeşitli şekillerde açıkladık.

Hamdi Döndüren

Andolsun biz, çevrenizdeki kentleri de helâk ettik. Ancak belki dönerler diye de âyetleri çeşitli şekillerde açıkladık.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki, biz kendi çevrenizdeki memleketleri helak etdik. Ayetleri, belki onlar (küfürden imaana) dönerler diye, tekrar tekrar açıkladık.

Hasib Asutay

Andolsun çevrenizdeki memleketleri (15) de yok ettik. Belki (doğru yola) dönerler diye âyetleri tekrar tekrar açıkladık. (15. Semûd, Ad ve benzeri kavimlerin ülkeleri.)

Hayrat Neşriyat

And olsun ki, etrâfınızdaki (birçok) şehirleri (böyle isyanları yüzünden) helâk etmişizdir; belki (inkârlarından) dönerler diye âyetleri tekrar tekrar açıklamışızdır.

İbni Kesir

Andolsun ki biz, çevrenizdeki kasabaları da yok ettik. Belki dönerler diye ayetleri takrar tekrar açıkladık.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz çevrenizdeki şehirleri (halklarını) helak etmiştik. (Gerçeğe) dönerler diye ayetleri (onlara) tekrar tekrar açıklamıştık.

Muhammed Esed

Çevrenizde yaşayan birçok (günahkar) topluluğu bu şekilde yok ettik; ama (onları yok etmeden önce) belki (eğri yollarından) dönerler diye (uyarıcı) mesajlar(ımız)ı çok yönlü şekilde dile getirdik.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu, çevrenizdeki ülkelerden bir çoğunu da (işte böyle) yok ettik; ama (ondan önce) belki vazgeçerler diye mesajlarımızı çok boyutlu olarak açıklamıştık.

Ömer Nasuhi Bilmen

Celalim hakkı için etrafınızda beldelerden bulunanları helâk etmiştik ve âyetleri de beyan etmiştik, gerekti ki, geri dönüversinler.

Ömer Öngüt

Andolsun ki biz çevrenizde bulunan birçok memleketleri de yok ettik. Belki dönerler diye âyetleri bir bir açıkladık.

Suat Yıldırım

(Mekkeliler!) Etrafınızda bulunan birçok şehirleri yerle bir ettik ve yanlış yoldan dönsünler diye âyetlerimizi farklı üsluplarla tekrar tekrar açıkladık!

Süleyman Ateş

Andolsun, biz çevrenizdeki kentleri de yok ettik ve belki (küfürlerinden) dönerler diye ayetleri tekrar tekrar açıkladık.

Süleymaniye Vakfı

Çevrenizdeki nice kentleri de helak ettik. Belki yanlışlarından dönerler diye onlara da ayetlerimizi değişik biçimlerde anlatmıştık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çevrenizdeki nice kentleri de etkisizleştirmişizdir. Halbuki yanlışlarından dönsünler diye onlara ayetlerimizi değişik biçimlerde anlatmıştık.

Şaban Piriş

Nitekim, çevrenizdeki şehirleri de helak etmiştik. Belki dönerler diye ayetleri detaylı olarak açıklamıştık da...

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, biz çevrenizde bulunan şehirlerden (birçoğunu) yıkıma uğrattık ve belki dönerler diye ayetleri çeşitli şekillerde açıkladık.

Ümit Şimşek

Sizin civarınızdaki beldelerden de nicelerini Biz helâk ettik ki, belki inkâr ve isyandan dönerler diye, âyetlerimizi kendilerine çeşitli şekillerde açıklamıştık.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, sizi çevreleyen kentleri/medeniyetleri de helak ettik. Belki dönerler diye ayetleri değişik biçimlerde sıralayıp durmuştuk.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz sizin ətrafınızda olan şəhərləri məhv etdik. Biz ayələri onlara müxtəlif cür izah etdik ki, bəlkə küfrdən əl çəkələr.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

And olsun ki, Biz sizin ətrafınızda olan məmləkətləri (Səmud, Lut tayfalarının yurdlarını) məhv etdik. Bəlkə, (haqqa, imana) qayıdalar deyə, ayələri onlara cürbəcür şəkildə bəyan etdik (təkrar-təkrar göstərdik).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir vernichteten die Städte in eurer Umgebung (ihr Mekkaner!) und sandten den Menschen dort verschiedene Beweiszeichen, damit sie vom Unglauben abkämen.

Almanca — Der Edle Quran

Wir hatten bereits vernichtet, was an Städten in eurer Umgebung ist. Und Wir hatten die Zeichen verschiedenartig dargelegt, auf daß sie umkehren mochten.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir haben bereits Städte rings um euch zerstört; und Wir haben die Zeichen abgewandelt, damit sie sich bekehren mögen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits richteten WIR das, was um euch herum an Ortschaften ist, zugrunde, und verdeutlichten die Ayat, damit sie umkehren.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And before them in time, did We do away with towns all around you people. We displayed to them many signs and revealed many revelations all demonstrating divine power and authority and indicating some coming event, so that they stand repentant in lowliest plight and return their thoughts to Allah, but they did not.

Abdul Haleem

We have also destroyed other communities that once flourished around you- We had given them various signs so that they might return to the right way-

Abdullah Yusuf Ali

We destroyed aforetime populations round about you; and We have shown the Signs in various ways, that they may turn (to Us).

Abul A'la Maududi

Surely We destroyed many a town around you. We sent Our Messages to them repeatedly and in diverse forms that they may eschew (their evil ways) and return (to Allah).

Aisha Bewley

We destroyed the cities round about you and have variegated the Signs so that hopefully they will turn back.

Al-Hilali & Khan

And indeed We have destroyed towns (populations) round about you, and We have (repeatedly) shown (them) the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) in various ways that they might return (to the truth and believe in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism).

Ali Quli Qarai

Certainly We destroyed towns that were around you, and We have paraphrased the signs so that they may come back.

Amatul Rahman Omar

And We have destroyed several of the townships (which were situated) around you. We have repeatedly explained the Messages in diverse ways so that the people might turn (to Us giving up their atrocity).

Arthur John Arberry

And We destroyed the cities about you, and We turned about the signs, that haply they would return.

Bijan Moeinian

I have destroyed many nations around you [in Arabian Peninsula]. I sent my messages to them over and over again in various ways so that they might stop wrongdoings.

E. Henry Palmer

And we destroyed the cities that are around you:- and we turned about the signs that haply they might return.

Edip-Layth

We have destroyed the towns around you, after We had explained the proofs, perhaps they would repent.

George Sale

We heretofore destroyed the cities which were round about you; and We variously proposed our signs unto them, that they might repent.

Hamid S. Aziz

And certainly We destroyed the towns which are around you, and We repeat the revelations that they might turn (towards Allah).

Mahmoud Ghali

And indeed We already caused whatever towns around you to perish; and We propounded the signs, that possibly they would return.

Marmaduke Pickthall

And verily We have destroyed townships round about you, and displayed (for them) Our revelation, that haply they might return.

Mohamed Ahmed - Samira

We have destroyed habitations all around you, having explained Our signs in different ways to them that they may turn back.

Muhammad Asad

Thus have We destroyed many a [sinful] community living round about you; and yet, [before destroying them,] We had given many facets to [Our warning] messages, so that they might turn back [from their evil ways].

Mustafa Khattab

We certainly destroyed the societies around you after having varied the signs so perhaps they would return ˹to the Right Path˺.

Progressive Muslims

And We have destroyed the towns around you, after We had explained the proofs, perhaps they would repent.

Sahih International

And We have already destroyed what surrounds you of [those] cities, and We have diversified the signs [or verses] that perhaps they might return [from disbelief].

Sam Gerrans

And We have destroyed what surrounds you of cities; and We expounded the proofs, that they might return.

Shabbir Ahmed

Thus indeed have We annihilated many townships round about you, after We had explained Our Messages from different vantage points that they might return. (Townships and communities: Aad, Thamud, Sheba, Midyan, Sodom, Gomorrah, Ninevah, Tubba').

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We have destroyed before, populations round about you; And We have shown the Signs in various ways, so that they may turn (to Us).

Taqi Usmani

And We have (also) destroyed (other) towns around you, while We had given to them a variety of signs, so that they might return (from disbelief).

The Monotheist Group

And We destroyed the towns around you and We had dispatched the signs, perhaps they would repent.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous avons assurément fait périr les cités autour de vous; et Nous avons diversifié les signes afin quʹils reviennent (de leur mécréance).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij hebben de steden rondom jullie ook vernietigd. En Wij hebben de tekenen afgewisseld; misschien zullen zij terugkeren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij verwoestten vroeger de steden, die rondom u waren; en wij stelden haar onze teekenen op verschillende wijzen voor, opdat zij berouw zouden hebben.

Hollandaca — Siregar

En voorzeker, Wij hebben de steden en jullie omgeving verwoest. En Wij herhaalden de Tekenen (van Onze macht). Hopelijk zullen zij terugkeren.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И уже Мы погубили те селения, что вокруг вас [селения адитов и самудян] и (для них) Мы распределили знамения [показали им ясные знамения и доказательства], чтобы они вернулись (к Истинной Вере от своего неверия)!

Rusça — Osmanov

Воистину, Мы искоренили поселения, которые были в вашей округе, и разъяснили знамения, - быть может, они обратятся [к Аллаху].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vi har låtit många folk (som levde) i er närhet gå under, trots att Vi på många sätt hade förtydligat budskapen (och varningarna) för att förmå dem att (tänka sig för och) vända om.