(Onlar da) kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.

وَمَا يَأْتِيهِمْ مِنْ نَبِيٍّ اِلَّا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ

ve mā ye'tīhim min nebiyyin illā kānū bihi yestehziūne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve hiçbir peygamber gelmedi onlara ki onunla alay etmesinler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve hiçbir peygamber gelmedi onlara ki onunla alay etmesinler.

Adem Uğur

Onlar, kendilerine gelen her peygamberi mutlaka alaya alırlardı.

Ahmed Hulusi

Onlara bir Nebi geldiğinde, mutlaka onun getirdikleriyle alay ederlerdi.

Ahmet Tekin

Onlar, kendilerine gelen her peygamberi, ille de alaya alıyorlardı.

Ahmet Varol

Onlara hiçbir peygamber gelmiyordu ki onunla alay etmesinler.

Ali Bulaç

Onlara bir peygamber gelmeyiversin, mutlaka onunla alay ederlerdi.

Ali Fikri Yavuz

Onlara her peygamber geldikçe, muhakkak onunla alay ederlerdi.

Ali Rıza Safa

Onlara gelmiş hiçbir peygamber yoktur ki, Onunla alay etmemiş olsunlar.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, kendilerine gelen her peygamberi mutlaka alaya alırlardı.

Bekir Sadak

Kendilerine gelen her peygamberi onlar mutlaka alaya alirlardi.

Celal Yıldırım

Ama onlara ne kadar bir peygamber geldiyse, mutlaka onu alaya alıp eğlendiler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kendilerine gelen her peygamber ile alay edip durdular.

Diyanet İşleri

(Onlar da) kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.

Diyanet İşleri (eski)

Kendilerine gelen her peygamberi onlar mutlaka alaya alırlardı.

Diyanet Vakfi

Onlar, kendilerine gelen her peygamberi mutlaka alaya alırlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

kendilerine hiçbir peygamber gelmiyordu ki, onunla kesinkes eğlenmesinler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hiçbir Peygamber de gelmiyordu ki kendilerine onunla mutlak eğlenmesinler.

Erhan Aktaş

Onlar, kendilerine gelen her Nebi'yi mutlaka alaya alıyorlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, kendilerine gelen her nebiyi mutlaka alaya alıyorlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, kendilerine gelen her nebiyi mutlaka alaya alıyorlardı.

Fizilal-il Kuran

Onlar, kendilerine gelen her peygamberi mutlaka alaya alırlardı.

Gültekin Onan

Onlara bir peygamber gelmeyiversin, mutlaka onunla alay ederlerdi.

Hamdi Döndüren

Onlara hiçbir peygamber gelmezdi ki onunla alay etmesinler.

Hasan Basri Çantay

Onlar da, kendilerine bir peygamber gelmeye dursun, ille onunla istihza ederlerdi.

Hasib Asutay

Onlara hiç bir peygamber gelmedi ki, onu alaya almış olmasınlar.

Hayrat Neşriyat

Fakat onlara ne zaman bir peygamber gelse, mutlaka onunla alay ediyorlardı.

İbni Kesir

Kendilerine bir peygamber gelmeyedursun mutlaka onunla alay ederlerdi.

Mehmet Okuyan

Onlar kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ederlerdi.

Muhammed Esed

Ama onlara hiçbir peygamber gelmedi ki o'nunla alay etmiş olmasınlar;

Mustafa İslamoğlu

Ama kendilerine gönderilen her peygamberle alay etmiştiler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlara bir peygamber gelmiş olmazdı ki, illâ onunla istihzâ eder olmuşlardı.

Ömer Öngüt

Kendilerine ne zaman bir peygamber gelse, mutlaka onu alaya alırlardı.

Suat Yıldırım

Onlara hiçbir nebî gelmedi ki onunla alay etmiş olmasınlar.

Süleyman Ateş

Onlara hiçbir peygamber gelmezdi ki mutlaka onunla alay etmesinler.

Süleymaniye Vakfı

Onlara ne zaman bir nebi gelse mutlaka hafife alırlardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara hangi nebi gelse mutlaka hafife alırlardı.

Şaban Piriş

Onlara hiçbir peygamber gelmedi ki onunla alay etmiş olmasınlar.

Tefhim-ul Kuran

Onlara bir peygamber gelmeyiversin, mutlaka onunla alay ederlerdi.

Ümit Şimşek

Onlara hangi peygamber geldiyse alaya aldılar.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara bir peygamber geldiğinde mutlaka onunla alay ediyorlardı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlara elə bir peyğəmbər gəlmədi ki, onu məsxərəyə qoymasınlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlara elə bir peyğəmbər gəlməzdi ki, ona istehza etməsinlər!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Es kam zu ihnen kein Prophet, den sie nicht verspotteten.

Almanca — Der Edle Quran

Und kein Gesandter kam zu ihnen, ohne daß sie sich über ihn lustig gemacht hätten.

Almanca — M. A. Rassoul

Und nie kam ein Prophet zu ihnen, den sie nicht verspottet hätten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und es kam zu ihnen kein Prophet, ohne daß sie ihn zu verspotten pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Nonetheless no prophet do We send as a spirit of truth to guide people into all truth but they mock him and give him a lick with the rough side of their tongues and call him everything they can lay their tongues to.

Abdul Haleem

and they mocked every one of them,

Abdullah Yusuf Ali

And never came there a prophet to them but they mocked him.

Abul A'la Maududi

Yet never did a Prophet come to them but they mocked him.

Aisha Bewley

But no Prophet came to them without their mocking him;

Al-Hilali & Khan

And never came there a Prophet to them but they used to mock at him.

Ali Quli Qarai

There did not come to them any prophet but that they used to deride him.

Amatul Rahman Omar

Yet there never came to them a Prophet but they treated him as of no importance.

Arthur John Arberry

but not a Prophet came to them, without they mocked at him;

Bijan Moeinian

They were all mocked at.

E. Henry Palmer

and there never came to them a prophet but they did mock at him;

Edip-Layth

Every time a prophet went to them, they ridiculed him.

George Sale

And no prophet came unto them, but they laughed him to scorn:

Hamid S. Aziz

And there came not to them a prophet but they mocked at him.

Mahmoud Ghali

And in no way did a Prophet come up to them, except that they used to mock at him.

Marmaduke Pickthall

And never came there unto them a prophet but they used to mock him.

Mohamed Ahmed - Samira

But never did a prophet come at whom they did not scoff.

Muhammad Asad

But never yet came a prophet to them without their deriding him –

Mustafa Khattab

But no prophet ever came to them without being mocked.

Progressive Muslims

And every time a prophet went to them, they ridiculed him.

Sahih International

But there would not come to them a prophet except that they used to ridicule him.

Sam Gerrans

But there came not to them a prophet save they mocked him.

Shabbir Ahmed

But never came unto them a Prophet, but they mocked him.

Syed Vickar Ahamed

And there was never a prophet who came to them at whom they did not mock.

Taqi Usmani

No messenger came to them, but they used to mock at him.

The Monotheist Group

And every time a prophet went to them, they mocked him.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et pas un prophète ne leur venait quʹils ne le tournaient en dérision.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çiqas ku pêxemberek ji wan re hatiye, her wan tinazên xwe pê kirine.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En er kwam geen profeet tot hen of zij dreven de spot met hem.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En er kwam geen profeet tot hen, of zij lachten verachtelijk,

Hollandaca — Siregar

En er kwam geen Profeet tot hen, of zij dreven de spot met hem.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И какой бы пророк ни приходил к ним, они насмехались над ним (также как и твой народ насмехается и издевается над тобой, о, Мухаммад).

Rusça — Osmanov

Но какой бы пророк ни приходил к ним, они подвергали его осмеянию.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men ingen profet kom någonsin till (sitt folk) utan att de gjorde narr av honom.