Sonunda bize geldiğinde, arkadaşına, "Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı! Ne kötü arkadaşmışsın!" der.

حَتّٰٓى اِذَا جَاءَنَا قَالَ يَالَيْتَ بَيْنِي وَبَيْنَكَ بُعْدَ الْمَشْرِقَيْنِ فَبِئْسَ الْقَرِينُ

Hattā iƶā cā'enā ḳāle yā leyte beynī ve beyneke buǎ'de l-meşriḳayni fe bi'se l-ḳarīnu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1حَتّٰٓىHattānihayet
2اِذَاiƶāzaman
3جَاءَنَاcā'enāج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakbize geldiği
4قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleder ki
5يَالَيْتَyā leyteEY/HEY/AH Keşke!
6بَيْنِيbeynīب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinbenimle
7وَبَيْنَكَve beynekeب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinsenin aranda
8بُعْدَbuǎ'deب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmekadar uzaklık
9الْمَشْرِقَيْنِl-meşriḳayniش ر قBölmek, yükselmek, yarmak anlamlarına gelir. Sharqiyyun - doğuya ait veya doğu ile ilgili, doğulu. Mashriq - güneşin doğduğu yer, doğu. Mashriqain - iki doğu/ufuk, güneşin doğduğu iki yer (kış ve yaz, Doğu ve Batı). Mashaariq - güneşin yıl boyunca doğduğu farklı noktalar, ışın, parıltı, doğu bölgeleri. Ashraqa (fiil 4) - parlamak, yükselmek. Ishraaq - gün doğumu. Mushriqun - üzerine güneş doğan kişi, gün doğumunda bir şey yapan kişi, gün doğumunda giren kişi.iki doğu
10فَبِئْسَfe bi'seب ا سGüçlü/kuvvetli, sıkıntı/talihsizlik/felaket, yoksulluk durumu, kötü/fena, çok kötü, sahte alçakgönüllülük/itaatkarlık, ceza, deneme/keder durumu, cesaret/yiğitlik/kahramanlıkmeğer ne kötü
11الْقَرِينُl-ḳarīnuق ر نBir şeyi başka bir şeyle birleştirmek, eşleştirmek. Qarnin/qarnan - nesil, yüzyıl. Qarn (ikili qarnani, dolaylı qaraini, çoğul qurun) - boynuz, trampet. Genellikle güç/kudret/şan sembolü olarak kullanılır. Qarunun (çoğul qurana) - eş, yoldaş, yakın arkadaş. Muqarranin - birbirine bağlı. Muqrinina - boyun eğdirme yeteneği olan. Muqtarinin - sıra halinde dizilmiş olanlar, eşlik edenler.arkadaş(mışsın)

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonunda bizim tapımıza geldi mi keşke der, seninle benim aramda doğuyla batı kadar bir uzaklık olsaydı, gerçekten de ne kötü arkadaşmış.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sonunda bizim tapımıza geldi mi keşke der, seninle benim aramda doğuyla batı kadar bir uzaklık olsaydı, gerçekten de ne kötü arkadaşmış.

Adem Uğur

O şeytan dostu kimse, en sonunda bize gelince arkadaşına: Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı, ne kötü arkadaşmışsın! der.

Ahmed Hulusi

Nihayet bize geldiğinde: "Keşke benimle senin aranda iki doğunun uzaklığı (ulaşılmaz mesafe) olsaydı. . . Ne kötü bir arkadaşmışsın!" dedi.

Ahmet Tekin

Nihayet, Kıyamet günü bize geldiklerinde, arkadaşına: 'Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arasındaki kadar bir uzaklık olsaydı, sen ne kötü bir arkadaşmışsın.' der.

Ahmet Varol

Sonunda bize geldiğinde (şeytanına) der ki: 'Keşke seninle benim aram iki doğunun uzaklığı kadar olsaydı! Meğer ne kötü bir yakınmışsın!

Ali Bulaç

Sonunda bize geldiği zaman, der ki: "Keşke benimle senin aranda iki doğu (doğu ile batı) uzaklığı olsaydı. Meğer ne kötü yakın dost(muşsun sen)."

Ali Fikri Yavuz

Nihayet (Allah’dan göz yuman kâfir, şeytanla bir arada Mahşerde) bize geldiği zaman, (arkadaşı şeytana) şöyle der: “- Keşke benimle senin aranda, doğu ile batı uzaklığı olaydı!... Sen ne kötü arkadaşmışsın!...”

Ali Rıza Safa

Sonunda, Bize geldiğinde, şöyle diyecek: "Keşke aramızda, iki doğu arası kadar uzaklık olsaydı; ne kötü bir arkadaşlıkmış!"

Bayraktar Bayraklı

Sonunda bize geldiklerinde, arkadaşına şöyle der: "Keşke benimle senin aranda iki doğu/dünya kadar uzaklık olsaydı. Sen ne kötü bir arkadaşmışsın!"

Bekir Sadak

(38-39) Sonunda Bize gelince arkadasina: «Keski benimle senin aranda dogu ile bati arasindaki kadar uzaklik olsaydi, sen ne kotu arkadas imissin!» der; nedametin bungun size hic faydasiz dokunmaz; zira haksizlik etmistiniz, simdi azabda birlesiniz.

Celal Yıldırım

Sonunda bize gelince, yandaşına : «Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı. (Meğer) sen ne kötü arkadaşmışsın !.» der.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sonunda o kişi bize gelince -şeytana hitaben- “Keşke seninle aramız doğu ile batı kadar uzak olsaydı!” der. Ne kötü arkadaş!

Diyanet İşleri

Sonunda bize geldiğinde, arkadaşına, "Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı! Ne kötü arkadaşmışsın!" der.

Diyanet İşleri (eski)

(38-39) Sonunda Bize gelince arkadaşına: 'Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arasındaki kadar uzaklık olsaydı, sen ne kötü arkadaş imişsin!' der. Nedametin bugün size hiç faydası dokunmaz; zira haksızlık etmiştiniz, şimdi azabda ortaksınız.

Diyanet Vakfi

O şeytan dostu kimse, en sonunda bize gelince arkadaşına: Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı, ne kötü arkadaşmışsın! der.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Nihayet kıyamet günü bize gelince, arkadaşına: «Keşke seninle benim aramda doğu ile batı arasındaki kadar bir uzaklık olsaydı. Sen ne kötü arkadaşmışsın!» der.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonunda Bize geldiği zaman: "Ah! Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı; sen ne kötü arkadaşmışsın!" der.

Elmalılı Hamdi Yazır

Nihayet bize geldiği vakıt ah, der: keşke benimle senin aranda iki maşrık bu'du olsa idi! sen ne kötü arkadaşmışın

Erhan Aktaş

Nihayet o Bize geldiği zaman: "Keşke seninle aramız iki doğu uzaklığı kadar uzak olsaydı." der. Öyleyse bu ne kötü bir arkadaşlıktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Nihayet o Bize geldiği zaman: "Keşke seninle aramız iki doğu uzaklığı kadar uzak olsaydı." der. Öyleyse bu ne kötü bir arkadaşlıktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Nihayet o Bize geldiği zaman: "Keşke seninle aramız iki doğu uzaklığı kadar uzak olsaydı." der. Öyleyse bu ne kötü bir arkadaşlıktır.

Fizilal-il Kuran

O şeytanın dostu bize geldiği zaman arkadaşına: «Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı» der. Meğer ne kötü arkadaşmış.

Gültekin Onan

Sonunda bize geldiği zaman, der ki: "Keşke benimle senin aranda iki doğu (doğu ile batı) uzaklığı olsaydı. Meğer ne kötü yakın dost(muşsun sen)."

Hamdi Döndüren

Sonunda o, bize geldiğinde kötü arkadaşına der ki: “Keşke, benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı! Meğer sen ne kötü arkadaşmışsın!”

Hasan Basri Çantay

Nihayet o bize geldiği zaman dedi ki (der ki): "Keşki seninle benim aramda gün doğrusu ile gün batısı kadar uzaklık olsaydı! (Sen) ne kötü arkadaş (mışsın)"!

Hasib Asutay

Sonunda o (şeytan dostu kimse) bize gelince (12), arkadaşına der ki: 'Keşke benimle senin aranda iki doğu (doğu ile batı) arası kadar uzaklık olsaydı. Ne kötü arkadaş(mışsın)!' (12. Kıyamet gününde.)

Hayrat Neşriyat

Nihâyet (o kimse şeytanıyla berâber) bize geldiğinde (şeytanına): 'Keşke benimle senin aranda, doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı. Demek (sen) ne kötü arkadaşmış(sın)!' der.

İbni Kesir

Nihayet Bize gelince der ki: Keşki benimle senin aranda Doğu ile Batı arasındaki kadar uzaklık olsaydı. Sen, ne kötü arkadaş imişsin.

Mehmet Okuyan

(Arkadaşı), bize (huzurumuza) gelince (şeytana) “Ah, keşke benimle senin aranda iki doğular kadar uzaklık olsaydı; ne kötü arkadaşmış(sın sen)!” diyecektir.

Muhammed Esed

Ama sonunda (bu şekilde günaha batmış olan) kişi, (Hesap Günü) önümüze geldiği zaman, (öteki kişiliğine,) "Keşke benimle senin aranda doğu ile batı kadar bir mesafe olsaydı!" diyecektir; şu öteki kişilik ne kadar da kötüymüş!

Mustafa İslamoğlu

En sonunda çıkıp huzurumuza geldiği zaman, (şeytani kişiliğine) der ki: "N'olaydı, keşke benimle senin aranda doğuyla batı kadar bir mesafe olaydı. Meğer (uydusu olduğum) yoldaş, ne kadar da berbatmış.

Ömer Nasuhi Bilmen

Nihâyet Bize geldiği zaman (o refikine) der ki: «Keşki benim ile senin aranda iki maşrıkın uzaklığı olsa idi, (sen) ne kötü refîk!»

Ömer Öngüt

Nihayet o bize geldiği zaman der ki: "Ey şeytan! Keşke benimle senin aranda gün doğusu ile gün batısı kadar uzaklık olsaydı. Ne kötü arkadaşmışsın sen!"

Suat Yıldırım

Ta ki huzurumuza gelinceye kadar böyle devam eder. Huzurumuza çıktığında arkadaşına: "Keşke seninle aramız doğu ile batı arası kadar uzak olsaydı! Meğer sen ne kötü arkadaşmışsın!" der.

Süleyman Ateş

Nihayet (Zikr'imize karşı körlük edip yoldan çıkan o adam) bize geldiği zaman (kötü arkadaşına) der ki: "Keşke benimle senin aranda iki doğu (doğu ile batı) arası kadar uzaklık olsaydı (seni hiç görmeseydim); meğer ne kötü arkadaş(mışsın sen)!"

Süleymaniye Vakfı

Nihayet huzurumuza gelince (onlardan her biri kendi şeytanına) şöyle diyecektir: "Keşke benimle senin aranda iki doğu mesafesi kadar bir mesafe olsaydı! Sen ne kötü bir arkadaşmışsın!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Huzurumuza gelince şöyle diyecektir: "Keşke benimle senin aranda doğu ile batı kadar bir mesafe olsaydı! Bu ne kötü bir birliktelikmiş!"

Şaban Piriş

Nihayet, bize geldiği zaman: -Keşke benimle senin aranda doğu ve batı kadar uzaklık olsaydı. Ne kötü bir dostmuşsun!

Tefhim-ul Kuran

Sonunda bize geldiği zaman, der ki: «Keşke benimle senin aranda iki doğu (doğu ile batı) uzaklığı olsaydı. Meğer ne kötü yakın dost(muşsun sen).»

Ümit Şimşek

Nihayet huzurumuza geldiğinde, 'Keşke seninle aramız iki doğunun arası kadar uzak olsaydı! Sen ne kötü arkadaşsın!' der.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonunda bize geldiğinde, şeytan yoldaşına şöyle der: "Keşke aramızda iki doğu arası kadar uzaklık olsaydı. Ne kötü yoldaşmışsın sen!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Nəhayət, o, hüzurumuza gəldikdə yoldaşına deyər: “Kaş ki, mənimlə sənin aranda məşriqlə məğrib arasındakı uzaqlıq qədər məsafə olaydı. Sən nə pis yoldaş imişsən!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Nəhayət, o, (qiyamət günü) hüzurumuza gəldikdə (öz yanında olan yoldaşına) belə deyər: ″Kaş ki, mənimlə sənin aranda şərqlə qərb arasındakı məsafə qədər uzaqlıq olaydı. Sən nə pis yolda imişsən!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn der eine oder der andere zu Uns kommt, wird er seinem satanischen Gefährten sagen: ʺIch wünsche, zwischen mir und dir wäre ein Abstand wie zwischen Osten und Westen!ʺ Welch schlimmer Gefährte!

Almanca — Der Edle Quran

Wenn er dann (schließlich) zu Uns kommt, sagt er: ʺO wäre doch zwischen mir und dir eine Entfernung wie zwischen Osten und Westen !ʺ - ein schlimmer Geselle!

Almanca — M. A. Rassoul

bis zuletzt, wenn ein solcher zu Uns kommt, er (zu seinem Begleiter) sagt: ʺO läge doch zwischen mir und dir die Entfernung zwischen dem Osten und dem Westen!ʺ Was für ein schlimmer Begleiter ist er doch!

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann als er zu Uns kam, sagte er: ʺWäre zwischen mir und dir doch die Entfernung beider Sonnengänge. Also erbärmlich ist der Begleiter.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Until the Day comes and he is in Our August presence; pained at heart, he will then say to that evil companion: "I wish I had kept my distance and were as distant from you as the two solstices are from each other; how evil you were for a companion "

Abdul Haleem

When such a person comes to Us, he will say [to his comrade], ‘If only you had been as far away from me as east is from west. What an evil comrade!’

Abdullah Yusuf Ali

At length, when (such a one) comes to Us, he says (to his evil companion): "Would that between me and thee were the distance of East and West!" Ah! evil is the companion (indeed)!

Abul A'la Maududi

But when he comes to Us, he will say (to his satan): "Would that there had been between me and you the distance as between the East and the West. How evil a companion you were!"

Aisha Bewley

so that, when he reaches Us, he says, ‘If only there was the distance of the two Easts between you and me!’ What an evil companion!

Al-Hilali & Khan

Till, when (such a one) comes to Us, he says [to his Qarîn (Satan / devil companion)] "Would that between me and you were the distance of the two easts (or the east and west)" - a worst (type of) companion (indeed)!

Ali Quli Qarai

When he comes to Us, he will say, ‘I wish there had been between me and you the distance between east and west! What an evil companion [are you]!’

Amatul Rahman Omar

Till when such a person comes before Us (on the Day of Judgment) he will say (to his respective satan), `Would that there had been the distance of the east and the west between you and me. What an evil companion is he !

Arthur John Arberry

till, when he comes to Us, he says, 'Would there had been between me and thee the distance of the two Easts!' An evil comrade!

Bijan Moeinian

When such a person would find himself in My (God’s) presence, he would say to his companion: "I wish you were half the world far away from me. What an evil companion you were to me."

E. Henry Palmer

until when he comes to us he shall say, 'O, would that between me and thee there were the distance of the two orients, for an evil mate (art thou)!'

Edip-Layth

Until he comes to Us, he will say, "Oh, I wish that between you and me were the distance of the two easts. What a miserable companion!"

George Sale

Until, when he shall appear before us at the last day, he shall say unto the devil, would to God that between me and thee there was the distance of the east from the west! Oh how wretched a companion art thou!

Hamid S. Aziz

Until when he comes to Us, he says (to his devil), "O would that between me and you there were the distance of the two Easts"; evil, indeed, is the companion!

Mahmoud Ghali

Until, when he comes to Us, he says, "Oh, would that there had been between me and you the distance of the two easts!" (This is sometimes understood to mean the east and west; or the rising of the sun and moon; or the rising of the sun in summer and winter) Miserable then is the comrade!

Marmaduke Pickthall

Till, when he cometh unto Us, he saith (unto his comrade): Ah, would that between me and thee there were the distance of the two horizons - an evil comrade!

Mohamed Ahmed - Samira

Until when he comes before Us he will say (to the devil): "Would to God there was a distance of the East and West between you and me, for you were an evil companion!"

Muhammad Asad

But in the end, when he [who has thus sinned] appears before us [on Judgment Day], he will say [to his other self], "Would that between me and thee there had been the distance of east and west!" for, evil indeed [has proved] that other self!

Mustafa Khattab

But when such a person comes to Us, one will say ˹to their associate˺, "I wish you were as distant from me as the east is from the west! What an evil associate ˹you were˺!"

Progressive Muslims

Until he comes to Us, he will say, "Oh, I wish that between you and me was the distance of the two easts. What a miserable companion!"

Sahih International

Until, when he comes to Us [at Judgement], he says [to his companion], "Oh, I wish there was between me and you the distance between the east and west - how wretched a companion. "

Sam Gerrans

When he has come to Us, he will say: “Would that between me and thee had been the distance of the two Easts!” And evil is the companion.

Shabbir Ahmed

But in the end when he comes to Us, he will say (to his split self), "Ah, I wish I was far apart from you as the East is from the West! Ah, what a miserable companion!"

Syed Vickar Ahamed

Till, at the end, when (the misguided) comes to Us, he (the misguided) says (to his evil companion): "(I) wish that between me and you, there was the distance of the two Easts (East to far, far East or the West)!" Ah! Evil is the companion (indeed).

Taqi Usmani

until when such a person will come to us, he will say (to the devil), "Would that there were the distance of East and West between me and you, because you were the worst companion."

The Monotheist Group

Until he comes to Us, he will say, "Oh, I wish that between you and me was the distance of the two easts. What a miserable associate!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Lorsque cet (homme) vient à Nous, il dira (à son démon): ʺHélas! Que nʹy a-t-il entre toi et moi la distance entre les deux orients (lʹEst et lʹOuest)ʺ - Quel mauvais compagnon (que tu es)!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Paşê heyanî ku ew were ber destê me, (ji şeytanî re wiha) Dibêje: Hey, xwezî di neqeba min û te de bi qasî rojhilat û rojava dûrahî hebûya. Vêca tu çi hevalekî pîs î!

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en wanneer hij dan tot Ons komt, zegt hij: ʺAch, was er tussen mij en U een afstand als tussen oost en west!ʺ Dat is dus pas een slechte kameraad.

Hollandaca — Siregar

Totdat, wanneer hij tot Ons komt, hij (tot zijn metgezel) zegt: ʺO wee, was de afstand tussen mij en jou maar als die tussen de zonsopgang en de zonsondergang, (jij bent) de slechtste metgezel.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и когда придет он [такой отвратившийся неверующий] к Нам (в День Суда), (то) скажет: «О, если бы между мной и тобой [сатаной] было расстояние двух востоков [от запада до востока]. И как скверен же ты [сатана] как товарищ!»

Rusça — Osmanov

Когда же они предстанут перед Нами, то [заблудший] скажет [шайтану]: ʺО, если бы между мной и тобой было расстояние от запада до востока! Плохой ты друг!ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Men) då han (på Domens dag) träder inför Oss, säger han (till följeslagaren): ʺOm ändå avståndet mellan mig och dig varit lika långt som mellan platsen där solen går upp och platsen där den går ned!ʺ - Följeslagaren var alltså alltigenom ond!