O, gökleri ve yeri yaratandır. Size kendinizden eşler, hayvanlardan da (kendilerine) eşler yaratmıştır. Bu suretle sizi üretiyor. O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

فَاطِرُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا وَمِنَ الْاَنْعَامِ اَزْوَاجًا يَذْرَؤُكُمْ فِيهِ لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ وَهُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ

fāTiru s-semāvāti ve l-erDi ceǎle lekum min enfusikum ezvācen ve mine l-en'ǎāmi ezvācen yeƶra'ukum fīhi leyse ke miṧlihi şey'un ve huve s-semīǔ l-beSīru

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاطِرُfāTiruف ط رHiçbir şeyden yaratmak, ayırmak/bölmek/çatlamak/kırmak, parçalara ayrılmak, ikiye ayırmak, yaratmaya başlamak. Fıtrat - bir çocuğun yaratıldığı doğal yatkınlık veya yapı. Allah'ı bilme yetisi ve hak dini kabul etme kabiliyeti, din. Fatır - yaratıcı, Allah'ın isimlerinden biri. Fütur - çatlak/kusur. Münfatır - yarılmış olan, ikiye ayrılmış olan, parçalanmış olan.yoktan var edendir
2السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gökleri
3وَالْاَرْضِve l-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeve yeri
4جَعَلَceǎleج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakyaratmıştır
5لَكُمْlekumsize
6مِنْmin-den
7اَنْفُسِكُمْenfusikumن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankendiniz-
8اَزْوَاجًاezvācenز و جBirleştirmek/çiftleştirmek/eşleştirmek/evlendirmek, evlilik, çift, eş, eş/zevce/kocaçiftler
9وَمِنَve mineve
10الْاَنْعَامِl-en'ǎāmiن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.hayvanlardan
11اَزْوَاجًاezvācenز و جBirleştirmek/çiftleştirmek/eşleştirmek/evlendirmek, evlilik, çift, eş, eş/zevce/kocaçiftler
12يَذْرَؤُكُمْyeƶra'ukumذ ر اÜretmek, yaratmak, dağıtmak, çoğaltmak, yaymak, ekmek, çok sayıda, çocuklar, döller.sizi üretiyor
13فِيهِfīhibu(düzen içi)nde
14لَيْسَleyseل ي سDeğil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildiryoktur
15كَمِثْلِهِke miṧlihiم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.O'na benzer
16شَيْءٌşey'unش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişhiçbir şey
17وَهُوَve huveve O
18السَّمِيعُs-semīǔس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakişitendir
19الْبَصِيرُl-beSīruب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıgörendir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Odur yoktan var eden gökleri ve yeryüzünü, size kendi cinsinizden eşler halketmiştir, davarları da çifter çifter halketmiştir, bu sûretle üretip çoğaltmadadır sizi; ona hiçbir benzer yoktur ve odur duyan, gören.

Abdulkadir Gölpınarlı

Odur yoktan var eden gökleri ve yeryüzünü, size kendi cinsinizden eşler halketmiştir, davarları da çifter çifter halketmiştir, bu sûretle üretip çoğaltmadadır sizi; ona hiçbir benzer yoktur ve odur duyan, gören.

Adem Uğur

O, gökleri ve yeri yoktan yaratandır. Size kendinizden eşler, hayvanlardan da (kendilerine) eşler yaratmıştır. Bu suretle çoğalmanızı sağlamıştır. O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O işitendir, görendir.

Ahmed Hulusi

Semalar ve arzın Fatır'ıdır! Sizi, hem kendi benliğinizden eşler (orijin benlik + oluşmuş benlik); hem de en'amdan (hayvansal bedenden) çiftler (biyolojik + ışınsal {ruh} beden) halinde oluşturmuştur. . . Böylece sizi üretiyor! O'nun benzeri bir şey yoktur! O, Semi'dir, Basıyr'dir.

Ahmet Tekin

O göklerin ve yerin yaratıcısıdır. O sizin için kendi nefsinizden eşler ve hayvanlardan da erkekli dişili çiftler yaratmıştır. O sizi bu düzen içerisinde üretip çoğaltıyor. Bu göz kamaştırıcı eşsiz düzeni en ince ayrıntısına kadar O’nun gibi düzenleyip idare edebilecek olan biri de; O’nun zatı gibi, O’na benzer gibi olan biri de yok. Her şeyi işiten, bilen ve gören O’dur; doğruları insanlara duyuran, doğru yolu gösteren de Odur.

Ahmet Varol

O göklerin ve yerin yaratıcısıdır. Size kendi nefislerinizden eşler; hayvanlardan da çiftler varetti. Sizi bu tarzda türeti(p çoğaltı)yor. O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O duyandır, görendir.

Ali Bulaç

O, göklerin ve yerin yaratıcısıdır. Size kendi nefislerinizden eşler, davarlardan da çiftler var etti. Sizleri bu tarzda türetip yayıyor. O'nun benzeri gibi olan hiçbir şey yoktur. O, işitendir, görendir.

Ali Fikri Yavuz

O, göklerin ve yerin yaratıcısıdır; size, kendi cinsinizden çiftler yapmıştır. Davarlardan da (erkekli dişili) çiftler... Sizi bu tarzda yaratıb üretiyor. O’nun misli (O’na benzer) hiç bir şey yoktur. O, Semî’dir= bütün söylenenleri işitir. Basîr’dir= bütün yapılanları görür.

Ali Rıza Safa

Gökleri ve yeryüzünü Yoktan Yaratandır. Kendi benliklerinizden, sizin için eşler ve hayvanlardan da çiftler yaratmış; sizi çoğaltarak orada yaymıştır. O'na benzeyen hiçbir şey yoktur. Ve O, Duyandır; Görendir.

Bayraktar Bayraklı

O, göklerin ve yerin yoktan yaratıcısıdır. Size kendi türünüzden eşler, hayvanlara da kendi türlerinden eşler yaratmıştır. Bu suretle çoğalmanızı sağlamıştır. O'nun benzeri hiçbir varlık yoktur. O her şeyi işitendir; her şeyi görendir.

Bekir Sadak

Goklerin ve yerin Yaratani, size icinizden esler, cift cift hayvanlar var etmistir. Bu suretle, cogalmanizi saglamistir. O'nun benzeri hicbir sey yoktur. O, isitendir, gorendir.

Celal Yıldırım

Gökleri ve yeri misalsiz ve benzersiz yaratandır. Size sizden eşler meydana getirdi; davarları çift çift (erkekli dişili) yarattı. Böylece sizi ana rahminde üretip çoğaltıyor. O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O işitendir, görendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Gökleri ve yeri yaratan O’dur. Size kendinizden eşler, hayvanlardan da çiftler yarattı. Bu şekilde çoğalmanızı sağlamaktadır. O’na benzer hiçbir şey yoktur. O her şeyi işitir, her şeyi görür.

Diyanet İşleri

O, gökleri ve yeri yaratandır. Size kendinizden eşler, hayvanlardan da (kendilerine) eşler yaratmıştır. Bu suretle sizi üretiyor. O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri (eski)

Göklerin ve yerin yaratanı, size içinizden eşler, çift çift hayvanlar var etmiştir. Bu suretle, çoğalmanızı sağlamıştır. O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, işitendir, görendir.

Diyanet Vakfi

O, gökleri ve yeri yoktan yaratandır. Size kendinizden eşler, hayvanlardan da (kendilerine) eşler yaratmıştır. Bu suretle çoğalmanızı sağlamıştır. O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O işitendir, görendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O göklerin ve yerin yaratıcısıdır. O sizin için kendi nefsinizden eşler ve hayvanlardan da çiftler yaratmıştır. O, sizi bu düzen içerisinde üretip çoğaltıyor. O'nun benzeri olan hiçbir şey yoktur. O, her şeyi işitir ve görür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O gökleri ve yeri yaratan, size kendilerinizden eşler ve hayvanlardan da çiftler yaratmıştır. Sizi bu suretle üretip duruyor. O'nun benzeri gibi birşey yoktur. O, öyle işiten, öyle görendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

O Gökleri ve yeri yaradan, size kendilerinizden çiftler yapmış, en'amdan da çiftler, sizi o suretle üretip duruyor, onun misli gibi bir şey yoktur ve o öyle semi' öyle basirdir

Erhan Aktaş

Göklerin ve yerin fıtratını belirleyendir. Size, kendinizden çiftler, hayvanlardan çiftler yapandır. Orada sizi bir düzen içinde üretiyor. O'na benzer hiçbir şey yoktur. O, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Göklerin ve yerin fıtratını belirleyendir. Size, kendinizden çiftler, hayvanlardan çiftler yapandır. Orada sizi bir düzen içinde üretiyor. O'na benzer hiçbir şey yoktur. O, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Göklerin ve yerin fıtratını belirleyendir. Size, kendinizden çiftler, hayvanlardan çiftler yapandır. Orada sizi bir düzen içinde üretiyor. O'na benzer hiçbir şey yoktur. O, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.

Fizilal-il Kuran

Gökleri ve yeri yoktan var edendir. Size kendinizden eşler, hayvanlardan da çiftler yarattı. Bu düzen içinde çoğalmanızı sağlamıştır. O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O herşeyi işitir, görür.

Gültekin Onan

O göklerin ve yerin yaratıcısıdır (fatır). Size kendi nefislerinizden eşler, davarlardan da çiftler var etti. Sizleri bu tarzda türetip yayıyor. O'nun benzeri gibi olan hiçbir şey yoktur. O, işitendir, görendir.

Hamdi Döndüren

O, gökleri ve yeri yoktan var edendir. O, sizin için kendi türünüzden (erkek ve dişi olmak üzere) eşler, hayvanlardan da eşler yaratmıştır. O, sizin bu şekilde çoğalmanızı sağlamıştır. O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, çok iyi işiten, çok iyi görendir.

Hasan Basri Çantay

(O) gökleri ve yeri yaratandır. Size hem kendi (cins) inizden eşler, hem davarlardan eşler yapdı. Sizi bu suretle (zürriyyetlendirib) üretiyor. Onun (benzeri olmak şöyle dursun) benzeri gibisi (dahi) yokdur. O, hakkıyle işiden, kemaliyle görendir.

Hasib Asutay

(O,) gökleri ve yeri yaratandır. Size kendi (cinsi)nizden eşler, hayvanlardan da eşler yaratmıştır. Sizi bunda (bu düzende) üretiyor. Onun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, görendir.

Hayrat Neşriyat

(O,) gökleri ve yeri yoktan var edendir. Size kendi cinsinizden eşler, sağmal hayvanlardan da (kendilerine) eşler kılmıştır. Sizi bu sûretle çoğaltıyor. O’nun misli gibi hiçbir şey yoktur. Ve O, Semî' (herşeyi işiten)dir, Basîr (hakkıyla gören)dir.

İbni Kesir

Göklerin ve yerin yaratanı, size kendinizden eşler yarattı. Davarlardan da çiftler. Bu suretle çoğalmanızı sağlıyor. O'nun benzeri hiç bir şey yoktur. Ve O; Semi'dir, Basir'dir.

Mehmet Okuyan

O, gökleri ve yeri yoktan yaratandır. Size kendinizden eşler, hayvanlardan da (kendilerine) eşler yaratmıştır; bu (düzen)de sizi (çoğaltıp) yaymaktadır. Hiçbir şey, O’nun benzeri gibi bile olamaz. O duyandır, görendir.

Muhammed Esed

(O'dur) gökleri ve yeri yoktan var eden. O, nasıl ki hayvanlar arasında eşler (bulunmasını) irade etmişse size de kendi cinsinizden eşler vermiştir ve sizi böylece çoğaltıp durmaktadır: (ama) hiçbir şey O'na benzemez ve yalnız O'dur, her şeyi işiten, her şeyi gören.

Mustafa İslamoğlu

O, gökleri ve yeri yoktan var edendir. Nasıl ki hayvanları çiftler halinde yaratmışsa, size de kendi türünüzden eşler vermiştir; ve sizi bu sayede çoğaltmaktadır. (Ama) hiçbir şey O'na benzemez; ve O her şeyi işiten, her şeyi görendir.

Ömer Nasuhi Bilmen

(O) Gökleri ve yeri yaratan, sizin için kendi cinsinizden zevceler kılmıştır, hayvanlardan da çiftler (yaratmıştır). Sizi onda artırır. O'nun misli gibi bir şey yoktur ve O bihakkın işiticidir, görücüdür.

Ömer Öngüt

O, göklerin ve yerin yaratıcısıdır. Size kendi nefislerinizden eşler yarattı. Hayvanlardan da çiftler yarattı. Bu suretle sizi çoğaltıyor. O'nun benzeri bir şey yoktur. O işitendir, görendir.

Suat Yıldırım

O gökleri ve yeri yoktan yaratandır. Size kendi nefislerinizden eşler yarattığı gibi davarlara da eşler yarattı. O, bu düzen içinde sizi üretiyor. Onun benzeri hiçbir şey yoktur. O, her şeyi hakkıyla işitir ve bilir.

Süleyman Ateş

(O) Gökleri ve yeri yoktan var edendir. Size kendinizden çiftler, hayvanlardan da çiftler yaratmıştır. Bu (düzen içi)nde sizi üretiyor. O'na benzer hiçbir şey yoktur. O işitendir, görendir.

Süleymaniye Vakfı

O, gökleri ve yeri bölünme kanunu ile yaratandır. Sizin için kendi türünüzden eşler oluşturmuş, en'am /koyun, keçi, sığır ve deve için de eşler oluşturmuştur. Sizi bu düzen içinde yaratıp çoğaltıyor. Onun dengi gibi sayılabilecek bir şey yoktur. O daima dinleyen ve görendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O, gökleri ve yeri bölünme ile yaratandır. Size kendi türünüzden eşler var etmiş, en'amı da eşler halinde yaratmıştır. Sizi bu ortamda büyütüyor. O'na herhangi bir açıdan benzeyen bir şey yoktur. O dinler ve izler(görür).

Şaban Piriş

Size kendi içinizden eşler var etti. Hayvanlardan da eşler yarattı. Sizi de bu şekilde üretmektedir. O'nun bir benzeri yoktur. İşiten O'dur, gören O.

Tefhim-ul Kuran

O, göklerin ve yerin yaratıcısıdır. Size kendi nefislerinizden eşler, davarlardan da çiftler var etti. Sizleri bu tarzda türetip yayıyor. O'nun benzeri gibi olan hiçbir şey yoktur. O, işitendir, görendir

Ümit Şimşek

O, gökleri ve yeri yoktan yaratandır. O size kendi nefislerinizden eşler yarattı, davarlardan da çiftler yarattı ki, sizi böylece çoğaltıp duruyor. Ona benzer hiçbir şey yoktur. O herşeyi işiten, herşeyi görendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Gökleri ve yeri ortaya çıkarandır, Fatır'dır O. Size, benliklerinizden eşler yapmıştır; davarlardan da çiftler. Bu tarz içinde üretiyor sizi. O'nun benzeri gibi bir şey yoktur. Gereğince işiten, gereğince görendir O.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah göyləri və yeri Yaradandır. O sizin üçün özünüzdən zövcələr, heyvanlardan da cütlər yaratdı. O sizi bu yolla çoxaldır. Onun heç bir bənzəri yoxdur. O, Eşidəndir, Görəndir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Göyləri və yeri yoxdan yaradan (Allah) sizin üçün özünüzdən (öz cinsinizdən) zövcələr, heyvanlardan da (erkək və dişi olmaqla özləri üçün) ciftlər yaratmışdır. O sizi bu minvalla çoxaldır. Ona bənzər heç bir şey yoxdur. O, (hər şeyi) eşidəndir, (hər şeyi) görəndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er ist der Schöpfer der Himmel und der Erde. Er hat euch aus euch selbst Gattinnen erschaffen. Auch für das Vieh hat Er aus seiner Art weibliche Tiere erschaffen. So vermehrt Er euch. Nichts ist Gott gleich. Er ist es, Der alles hört und alles sieht.

Almanca — Der Edle Quran

(Er ist) der Erschaffer der Himmel und der Erde. Er hat euch aus euch selbst Gattinnen gemacht, und auch aus dem Vieh Paare, wodurch Er euch vermehrt. Nichts ist Ihm gleich; und Er ist der Allhörende und Allsehende.

Almanca — M. A. Rassoul

Der Schöpfer der Himmel und der Erde - Er hat aus euch selbst Gattinnen für euch gemacht und Paare aus den Tieren. Dadurch vermehrt Er euch. Es gibt nichts Seinesgleichen; und Er ist der Allhörende, der Allsehende.

Almanca — Muhammad Zaidan

ER ist Der Schöpfer der Himmel und der Erde. ER machte für euch aus euch selbst Zweiheiten, sowie von den Anʹam Zweiheiten. ER läßt euch damit vermehren. Es gibt nichts Seinesgleichen! Und ER ist Der Allhörende, Der Allsehende.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He is Allah, the Generator of the heavens and the earth, Who provided you with wives and mated you to your kind and provided you with cattle and mated them to their kind so that you procreate and increase in number by natural generation. Nothing material or immaterial is like unto Him; He is AL-Sami’ (the Omnipresent with unlimited audition) and He is AL-Bassir (the vigilant who hears and sees all things.)

Abdul Haleem

the Creator of the heavens and earth.’ He made mates for you from among yourselves––and for the animals too––so that you may multiply. There is nothing like Him: He is the All Hearing, the All Seeing.

Abdullah Yusuf Ali

(He is) the Creator of the heavens and the earth: He has made for you pairs from among yourselves, and pairs among cattle: by this means does He multiply you: there is nothing whatever like unto Him, and He is the One that hears and sees (all things).

Abul A'la Maududi

The Originator of the heavens and the earth, He has appointed for you pairs of your own kind, and pairs also of cattle. Thus does He multiply you. Naught in the universe is like Him. He is All-Hearing, All-Seeing.

Aisha Bewley

the Bringer into Being of the heavens and the earth: He has given you mates from among yourselves, and given mates to the livestock, in that way multiplying you. Nothing is like Him. He is the All-Hearing, the All-Seeing.

Al-Hilali & Khan

The Creator of the heavens and the earth. He has made for you mates from yourselves, and for the cattle (also) mates. By this means He creates you (in the wombs). There is nothing like Him; and He is the All-Hearer, the All-Seer.

Ali Quli Qarai

The originator of the heavens and the earth, He made for you mates from your own selves, and mates of the cattle, by which means He multiplies you. Nothing is like Him, and He is the All-hearing, the All-seeing.

Amatul Rahman Omar

He is the Originator of the heavens and the earth. He has made your mates from your own species and has made mates of the cattle (also from their own species). That is the way (of mating together) whereby He multiplies you. Naught is as His exegesis, (He is beyond all comparison,) and He is the All-Hearing, the All-Seeing.

Arthur John Arberry

The Originator of the heavens and the earth; He has appointed for you, of yourselves, pairs, and pairs also of the cattle, therein multiplying you. Like Him there is naught; He is the All-hearing, the All-seeing.

Bijan Moeinian

God is the Initiator of the heavens and the earth. He is the One Who has created for man, and other living species, spouses of the same kind so that you populate [the earth.] There is nothing similar to God; He sees everything and hears everything

E. Henry Palmer

The originator of the heavens and the earth, He has made for you from yourselves wives; and of the cattle mates; producing you thereby. There is naught like Him, for He both hears and sees.

Edip-Layth

Creator of the heavens and the earth. He created for you from among yourselves mates, and also mates for the livestock so they may multiply. There is nothing like unto Him. He is the Hearer, the Seer.

George Sale

the creator of heaven and earth: He hath given you wives of your owns species, and cattle both male and female; by which means He multiplieth you: There is nothing like Him; and it is He who heareth and seeth.

Hamid S. Aziz

The Originator of the heavens and the earth, He made pairs for you from among yourselves, and pairs of the cattle too, multiplying you thereby. There is no thing like unto Him; and He is the Hearer, the Seer.

Mahmoud Ghali

The Originator of the heavens and the earth-He has made for you, of yourselves, pairs, (i. e., spouses) and of the cattle (ÉAncam includes cattle, camels, sheep and goats) (also) pairs, whereby (Literally: wherein) He propagates you. There is not anything like Him (whatsoever), and He is The Ever-Hearing, The Ever-Beholding.

Marmaduke Pickthall

The Creator of the heavens and the earth. He hath made for you pairs of yourselves, and of the cattle also pairs, whereby He multiplieth you. Naught is as His likeness; and He is the Hearer, the Seer.

Mohamed Ahmed - Samira

Originator of the heavens and the earth, He has made your consorts from among you, and made pairs of cattle. He multiplies you in this way. There is no other like Him. He is all-hearing and all-seeing.

Muhammad Asad

The Originator [is He] of the heavens and the earth. He has given you mates of your own kind just as [He has willed that] among the beasts [there be] mates - to multiply you thereby: [but] there is nothing like unto Him, and He alone is all-hearing, all-seeing.

Mustafa Khattab

˹He is˺ the Originator of the heavens and the earth. He has made for you spouses from among yourselves, and ˹made˺ mates for cattle ˹as well˺—multiplying you ˹both˺. There is nothing like Him, for He ˹alone˺ is the All-Hearing, All-Seeing.

Progressive Muslims

Initiator of the heavens and the Earth. He created for you from among yourselves mates, and also mates for the livestock so they may multiply. There is nothing like unto Him. He is the Hearer, the Seer.

Sahih International

[He is] Creator of the heavens and the earth. He has made for you from yourselves, mates, and among the cattle, mates; He multiplies you thereby. There is nothing like unto Him, and He is the Hearing, the Seeing.

Sam Gerrans

The Originator of the Heavens and the Earth has made for you of yourselves pairs, and of the cattle pairs; He creates you thereby — there is nothing like Him — and He is the Hearer, the Seeing.

Shabbir Ahmed

Originator of the heavens and the earth! He has made for you pairs from among yourselves, and pairs among the quadrupeds, whereby He multiplies you. There is nothing whatsoever like unto Him. And He is the Hearer, the Seer.

Syed Vickar Ahamed

(He is) the Originator (Fa’tir) of the heavens and the earth. He has made for you pairs (male and female), from (people) among yourselves, and (He has made) pairs among cattle: Also by this means does He create you: There is nothing whatever like Him, and He is the All Hearing (As-Sami') and sees All Seeing (Al-Baseer).

Taqi Usmani

He is the Creator of the heavens and the earth. He has made for you pairs from among yourselves, and pairs from the cattle. He makes you expand in this way. Nothing is like Him. And He is the All-Hearing, the All-Seeing.

The Monotheist Group

Initiator of the heavens and the earth. He created for you from among yourselves mates, and also mates for the livestock so they may multiply. There is nothing that equals Him. He is the Hearer, the Seer.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

...Créateur des cieux et de la terre. Il vous a donné des épouses (issues) de vous-mêmes et des bestiaux par couples; par ce moyen Il vous multiplie. Il nʹy a rien qui Lui ressemble; et cʹest Lui lʹAudient, le Clairvoyant.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

De grondlegger van de hemelen en de aarde. Hij heeft uit jullie eigen midden echtgenotes voor jullie gemaakt en ook uit het vee paren; daarmee vermeerdert Hij jullie. Niets is aan Hem gelijk. Hij is de horende, de doorziende.

Hollandaca — Salomo Keyzer

De schepper van hemel en aarde heeft u vrouwen van uwe eigene soort gegeven, en mannelijke en vrouwelijk vee, waardoor hij u vermenigvuldigt. Er is niets aan hem gelijk, en hij is het, die alles hoort en ziet.

Hollandaca — Siregar

De Schepper van de hemelen en de aarde, Hij heeft voor jullie van julliezelf en van de dieren paren geschapen. Hij vermenigvuldigt jullie, niets is aan Hem gelijk. En Hij is de Alhorende, de Alziende.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Творец небес и земли [Аллах создал небеса и землю по Своей воле, Своему могуществу и по Своей мудрости]! Он сделал вам из вас самих же супруг (чтобы обретать спокойствие вместе с ними) и из скота – пары. Он распространяет вас (увеличивает вашу численность) этим. Нет (никого и) ничего подобного Ему (ни в сущности, ни в именах, ни в особенностях, ни в деяниях)! И Он – Всеслышащий, Всевидящий!

Rusça — Osmanov

[Он] - творец небес и земли, Он создал вам супруг из вас самих, а также животных [супружескими] парами, и так Он воспроизводит вас. Ничто не сравнится с Ним, Он - внемлющий, зрящий.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Han är himlarnas och jordens Skapare. Han har skapat hustrur åt er av samma natur som ni själva; även av boskapen (har Han skapat) par (- han- och hondjur -) och så får ni tillväxa i antal. Ingenting är som Han - Han som hör allt, ser allt.