(71-72) O zaman onlar, boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde kaynar suda sürüklenecekler, sonra da ateşte yakılacaklardır.
اِذِ الْاَغْلَالُ فِي اَعْنَاقِهِمْ وَالسَّلَاسِلُ يُسْحَبُونَ فِي الْحَمِيمِ ثُمَّ فِي النَّارِ يُسْجَرُونَ
iƶi l-eğlālu fī eǎ'nāḳihim ve s-selāsilu yusHabūne / fī l-Hamīmi ṧumme fī n-nāri yuscerūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Boyunlarına demirden lâleler ve zincirler takılıp sürüklendikleri zaman.
Abdulkadir Gölpınarlı
Boyunlarına demirden lâleler ve zincirler takılıp sürüklendikleri zaman.
Adem Uğur
O zaman boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde, sürüklenecekler,
Ahmed Hulusi
O vakit onların boyunlarında (beşeriyetlerinden kalma) bağlar (şartlanmaları ve değer yargıları) ve zincirler (zincirleme bağlılıklarla), sürüklenirler!
Ahmet Tekin
O zaman, boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürüklenecekler.
Ahmet Varol
Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde sürülürler.
Ali Bulaç
Boyunlarında demir halkalar ve (ayaklarında) zincirler olduğu halde sürüklenecekler;
Ali Fikri Yavuz
O vakit, boyunlarında (demirden) lâleler ve zincirler olduğu halde sürüklenecekler,
Ali Rıza Safa
O zaman, boyunlarında zincirler ve halkalarla sürüklenecekler.
Bayraktar Bayraklı
- Boyunlarında halkalar ve zincirlerle,kaynar suyun içine sürükleneceklerdir; sonra da ateşte yakılacaklardır.
Bekir Sadak
(71-72) Boyunlarinda halkalar ve zincirler olarak kaynar suya surulur, sonra ateste yakilirlar.
Celal Yıldırım
(71-72) Hani boyunlarında demir halkalar, (ayaklarında) zincirler olduğu halde kaynar suya sürükleneceklerdir, sonra ateşte cayır cayır yakılacaklardır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(71-72) O zaman boyunlarında halkalar ve zincirlerle şiddetli ateşe sürüklenirler; ardından da ateşte yakılırlar.
Diyanet İşleri
(71-72) O zaman onlar, boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde kaynar suda sürüklenecekler, sonra da ateşte yakılacaklardır.
Diyanet İşleri (eski)
(71-72) Boyunlarında halkalar ve zincirler olarak kaynar suya sürülür, sonra ateşte yakılırlar.
Diyanet Vakfi
(71-72) Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde, sıcak suya sürüklenecekler, sonra da ateşte yakılacaklardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
O zaman boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürükleneceklerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O zaman, boyunlarında tomruklar ve zincirler olduğu halde sürükleneceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
O vakıt ki tomruklar boyunlarında ve zincirler sürüklenecekler
Erhan Aktaş
O vakit boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürüklenecekler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
O vakit boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürüklenecekler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
O vakit boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürüklenecekler.
Fizilal-il Kuran
Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde sürükleneceklerdir.
Gültekin Onan
Boyunlarında demir halkalar ve (ayaklarında) zincirler olduğu halde sürüklenecekler.
Hamdi Döndüren
Onlar o zaman, boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde sürükleneceklerdir.
Hasan Basri Çantay
(71-72) Boyunlarında laleler, zincirler bulunduğu zaman ki onlar (bu vaz'iyyetde evvela) sıcak suyun içinde sürüklenecekler, sonra ateşde yakılacaklar.
Hasib Asutay
Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde sürükleneceklerdir.
Hayrat Neşriyat
(71-72) O zaman ki, boyunlarında halkalar ve zincirler bulunur. (Onlar) kaynar suda sürüklenecekler; sonra da ateşte yakılacaklardır.
İbni Kesir
Hani boyunlarında demir halkalar ve zincirler ile sürüklenirler, Yakında bilecekler. olarak dünyaya çıkaran O'dur. Kiminiz daha önce öldürülürsünüz. Kiminiz de adı konulmuş bir ecele erişirsiniz. Olur ki böylece aklınızı kullanırsınız.
Mehmet Okuyan
O zaman boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu hâlde kaynar suya sürüklenecekler; sonra da ateşte yakılacaklardır.
Muhammed Esed
ki o Gün boyunlarında (kendi elleriyle yaptıkları) zincirleri ve halkaları taşımak zorunda kalacaklar ve sürüklenecekler
Mustafa İslamoğlu
İşte o zaman, kendi boyunlarına (geçirdikleri) tasmalar ve (ellerindeki) kelepçelerle sürüklenecekler;
Ömer Nasuhi Bilmen
O zaman ki, boyunlarında lâleler ve zincirler olarak şiddetle sürükleneceklerdir.
Ömer Öngüt
Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde sürükleneceklerdir.
Suat Yıldırım
(71-72) Boyunlarında demir halkalar, ayaklarında zincirler olarak önce kaynar suya sürüklenecek, sonra da ateşte cayır cayır yakılacaklardır.
Süleyman Ateş
Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde sürüklenceklerdir.
Süleymaniye Vakfı
boyunlarındaki halkalarla ve zincirlerle sürüklenirlerken,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Hem de boyunlarında halkalar varken zincirlerle sürükleneceklerdir.
Şaban Piriş
O zaman, boyunlarında boyunduruk ve zincirlerle sürülecekler...
Tefhim-ul Kuran
Boyunlarında demir halkalar ve (ayaklarında) zincirler olduğu halde sürüklenecekler;
Ümit Şimşek
O zaman boyunlarında bukağılar ve zincirlerle sürüklenirler:
Yaşar Nuri Öztürk
O zaman, boyunlarında bukağılar, zincirler, sürüklenecekler,
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
o zaman ki, boyunlarında dəmir halqalar və zəncirlər olduğu halda sürüklənəcəklər –
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
O zaman ki, boyunlarında halqalar və zəncirlər olduğu halda sürüklənəcəklər
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
ihnen werden Fesseln und Ketten angelegt und sie werden gezerrt
Almanca — Der Edle Quran
wenn die Fesseln und die Ketten um ihre Hälse (angebracht) sind und sie gezerrt werden
Almanca — M. A. Rassoul
wenn die Eisenfesseln und Ketten um ihren Nacken (gelegt) sein werden. Sie werden gezerrt werden
Almanca — Muhammad Zaidan
wenn die Fesseln um ihre Hälse sind, sowie die Ketten. Sie werden gezogen
English (26)
Abdel Khalek Himmat
When in time they shall bear the yoke and be dragged in chains,
Abdul Haleem
when, with iron collars and chains around their necks, they are dragged
Abdullah Yusuf Ali
When the yokes (shall be) round their necks, and the chains; they shall be dragged along-
Abul A'la Maududi
when fetters and chains shall be on their necks, and they shall be dragged into
Aisha Bewley
when they have shackles and chains around their necks and are dragged along the ground
Al-Hilali & Khan
When iron collars will be rounded over their necks, and the chains, they shall be dragged along,[1]
Ali Quli Qarai
when, [with] iron collars around their necks and chains, they are dragged
Amatul Rahman Omar
When the shackles and the chains are (put) round their necks (and) they shall be dragged.
Arthur John Arberry
When the fetters and chains are on their necks, and they dragged
Bijan Moeinian
Shackles around their necks and chains to drag them toward the Hell.
E. Henry Palmer
when the fetters are on their necks and the chains, as they are dragged
Edip-Layth
When the collars will be around their necks and in chains they will be dragged off.
George Sale
When the collars shall be on their necks, and the chains by which
Hamid S. Aziz
When the fetters and the chains shall be on their necks; they shall be dragged
Mahmoud Ghali
As the shackles are on their necks, and (also) the chains; they are pulled.
Marmaduke Pickthall
When carcans are about their necks and chains. They are dragged
Mohamed Ahmed - Samira
When, with (iron) collars and chains around their necks, they will be dragged
Muhammad Asad
when they shall have to carry the shackles and chains [of their own making] around their necks,
Mustafa Khattab
when shackles will be around their necks and chains ˹on their legs˺. They will be dragged
Progressive Muslims
When the collars will be around their necks and in chains they will be dragged off.
Sahih International
When the shackles are around their necks and the chains; they will be dragged
Sam Gerrans
When there are yokes and chains on their necks, they will be dragged
Shabbir Ahmed
When they shall have shackles of their own making around their necks, and are dragged in chains of their restricted thinking.
Syed Vickar Ahamed
When the clamps of iron (shall be) round their necks, and the chains: They shall be dragged along—
Taqi Usmani
when shackles will be round their necks, and chains. They will be dragged
The Monotheist Group
When the shackles will be around their necks and in chains they will be dragged off.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
quand, des carcans à leurs cous et avec des chaînes ils seront traînés
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Dema ku qeydên hesinî û zincîr bikevin stûyên wan û bêne xijkirin…
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wanneer zij de halsketenen om hun nekken hebben en de kettingen, worden zij gesleurd
Hollandaca — Salomo Keyzer
Als de kragen zich om hunne nekken zullen bevinden,
Hollandaca — Siregar
Wanneer de ketenen en de kettingen om hun nekken hangen worden zij gesleept.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
когда (в День Суда) (будут одеты) (огненные) оковы на их шеи и цепями (будут скованы их ноги), (когда) их будут влачить (ангелы)
Rusça — Osmanov
когда их с оковами на шеях и в цепях поволокут