(Öyle bir) ateş ki, onlar sabah akşam ona sunulurlar. Kıyametin kopacağı günde de, "Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun" denilecektir.

اَلنَّارُ يُعْرَضُونَ عَلَيْهَا غُدُوًّا وَعَشِيًّا وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ اَدْخِلُٓوا اٰلَ فِرْعَوْنَ اَشَدَّ الْعَذَابِ

n-nāru yuǎ'raDūne ǎleyhā ğuduvven ve ǎşiyyen ve yevme teḳūmu s-sāǎtu edḣilū āle fir'ǎvne eşedde l-ǎƶābi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلنَّارُn-nāruن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateş
2يُعْرَضُونَyuǎ'raDūneع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.sunulurlar
3عَلَيْهَاǎleyhāona
4غُدُوًّاğuduvvenغ د وSabahın erken vakti, yarın, sabah, sabah namazı ile güneşin doğuşu arasındaki zaman, günün ilk bölümüsabah
5وَعَشِيًّاve ǎşiyyenع ش وGece boyunca gitmek, görüşü zayıf olmak, gece körlüğü olmak, geri çekilmek, terk etmek. isha - karanlığın başlangıcı, erken gece, alacakaranlık, akşam. ashiyyatan - gece yolu, akşam. ya'shu - yeryüzünden ürün toplamak veya almak, yardım etmek, destek olmak, kurtarmak, korumak, birine bir şey vermek, birine fayda sağlamak.ve akşam
6وَيَوْمَve yevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecive günü
7تَقُومُteḳūmuق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkoptuğu
8السَّاعَةُs-sāǎtuس و عKötü olmak, fesat çıkarmak, kötülük etmek, günah işlemek, zarar vermek, üzmek, incitmek, fenalık yapmak, kızmak, öfkelenmek, kabalaşmak, çirkinleşmek, hoşa gitmemek, mutsuz etmek, rahatsız etmek, zorlaştırmakkıyametin
9اَدْخِلُٓواedḣilūد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmaksokun (denilir)
10اٰلَāleا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçailesini
11فِرْعَوْنَfir'ǎvneفرعونFir'avn
12اَشَدَّeşeddeش د دsıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad & ashidda'u) - büyük, sağlam, katı, şiddetli, güçlü, zorlu, sert, kudretli, korkunç, ciddi, üzücü, cimri, pintilik. (fa'iil ve fiaal formlarındaki sıfatlar hem eril hem dişil için aynı şekilde kullanılır): ashuddun: tam güç yaşı, olgunluk. ishtadda (fiil 8) - şiddetle davranmak, sertleşmek.en çetinine
13الْعَذَابِl-ǎƶābiع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabın

Tüm mealler

Meal seçin (78 / 78 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ateş, sabah akşam, onlara gösterilecek ve kıyâmetin koptuğu günde Firavun soyunu denecek, sokun azâbın en çetinine.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ateş, sabah akşam, onlara gösterilecek ve kıyâmetin koptuğu günde Firavun soyunu denecek, sokun azâbın en çetinine.

Adem Uğur

Onlar sabah akşam o ateşe sokulurlar. Kıyametin kopacağı gün de: Firavun ailesini azabın en çetinine sokun (denilecek)!

Ahmed Hulusi

(O kötü azap) Nar'dır! Sabah - akşam ona arz olunurlar. . . O saatin geldiği süreçte de: "Al-i Firavun'u azabın en şiddetlisine sokun!" (denilir).

Ahmet Tekin

Onlar sabah erken ve akşama doğru ateşe atılırlar. Kıyametin kopacağı ânın gerçekleşeceği gün de: 'İnsanları köleleştiren Firavun hanedanını, devlet görevlilerini, yandaşlarını, insanların hürriyetlerini kısıtlayan güç ve iktidar sahibi benzerlerini azâbın en dehşetlisine sokun' denilecek.

Ahmet Varol

Ateş! Sabah akşam ona sunulurlar. Kıyametin koptuğu gün de: 'Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun!' (denir).

Ali Bulaç

Ateş; sabah akşam, ona sunulurlar. Kıyamet saatinin kopacağı gün: "Firavun çevresini, azabın en şiddetli olanına sokun" (denecek).

Ali Fikri Yavuz

Onlar (kabirlerinde kıyamet gününe kadar) sabah ve akşam ateşe arz edilecekler. Kıyamet koptuğu gün de: “- Firavun kavmini en şiddetli azaba sokun.” denilecektir.

Ali Rıza Safa

Sabah-akşam ateşe sunulacaklardır. Evrenlerin sonu gelip çattığı gün: "Firavun ailesini, yaman bir cezanın içine atın!"

Bayraktar Bayraklı

Onlar sabah-akşam o ateşe sokulurlar. Kıyametin kopacağı günde kendilerine, "Firavun ailesini en çetinine sokunuz" denilecektir.

Bekir Sadak

Onlar, sabah aksam atese sunulurlar. Kiyamet cattigi gun, «Firavun'un adamlarini azabin en agirina sokun"denir.

Celal Yıldırım

Sabah akşam ateşe arzolunurlar. Kıyâmet'in kopuşu meydana gelince, Fir'avn'ın yandaşlarını azabın en şiddetlisine sokun ! (denilir).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bu azap, onların sabah akşam sokulacakları ateştir. Kıyamet koptuğunda, “Firavun ailesini en şiddetli azabın içine atın!” denilecek.

Diyanet İşleri

(Öyle bir) ateş ki, onlar sabah akşam ona sunulurlar. Kıyametin kopacağı günde de, "Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun" denilecektir.

Diyanet İşleri (eski)

Onlar, sabah akşam ateşe sunulurlar. Kıyamet çattığı gün, 'Firavun'un adamlarını azabın en ağırına sokun'denir.

Diyanet Vakfi

Onlar sabah akşam o ateşe sokulurlar. Kıyametin kopacağı gün de: Firavun ailesini azabın en çetinine sokun (denilecek)!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar, sabah akşam ateşe arzolunurlar. Kıyamet kopacağı gün de: «Firavun hanedanını azabın en şiddetlisine tıkın!» (denilecektir).

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ateş; onlar, sabah akşam ona karşı sunulur dururlar. Kıyamet kopacağı gün de: "Tıkın Firavun ailesini en şiddetli azaba!" (denilir).

Elmalılı Hamdi Yazır

Ateş; onlar sabah akşam ona arzolunur dururlar, saat kıyam edeceği gün de tıkın Al-i Fir'avn'i en şiddetli azaba!

Erhan Aktaş

Ateş! Sabah akşam ona arz olunurlar. O Sa'at'in gerçekleşeceği gün: "Firavuncuları azabın şiddetlisine sokun!"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ateş! Sabah akşam ona arz olunurlar. O saatin gerçekleşeceği gün: "Firavuncuları azabın şiddetlisine sokun!"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ateş! Sabah akşam ona arz olunurlar. O saatin gerçekleşeceği gün: "Firavuncuları azabın şiddetlisine sokun!"

Fizilal-il Kuran

Onlar sabah akşam ateşe sunulurlar. Kıyamet çattığı gün: "Firavun'un adamlarını azabın en ağırına sokun!" denir.

Gültekin Onan

Ateş; sabah akşam, ona sunulurlar. Kıyamet saatinin kopacağı gün: "Firavun çevresini, azabın en şiddetli olanına sokun" (denecek).

Hamdi Döndüren

Onlar, (kabirde) sabah akşam ateşe sunulurlar. Kıyamet koptuğu gün de, “Firavun ailesini, azabın en şiddetlisine sokun!” (denilir).

Hasan Basri Çantay

(Azabdan biri de) ateşdir ki onlar buna sabah, akşam arzolunacaklar, kıyametin kopacağı gün de "Fir'avn haanedanını azabın en çetinine sokun" (denilecek).

Hasib Asutay

Onlar sabah akşam o ateşe sunulurlar. Kıyametin kopacağı günde: 'Firavun ailesini azabın en çetinine sokun (denilecek).' (18) (18. Bu âyet kabir azabının gerçek olduğunun delilidir.)

Hayrat Neşriyat

(O kötü azab) ateştir! (Onlar) sabah akşam ona arz olunurlar. Kıyâmet kopacağı gün ise: 'Fir'avun âilesini azâbın en şiddetlisine sokun!' (denilecektir).

İbni Kesir

Sabah akşam ateşe sunulurlar. Kıyamet koptuğu gün; Firavun'un adamlarını azabın en şiddetlisine sokun, denir.

Mehmet Okuyan

Sabah akşam ateşe sunulurlar. O (Son) Saat gerçekleştiğinde “Firavun’un ailesini (destekçilerini) azabın en şiddetlisine koyun!” (denecektir).

Muhammed Esed

(öteki dünyadaki) ateş(in, ki o ateş)e sabah akşam (rastgele) sokulacaklar: Nitekim Son Saat'in gelip çattığı Gün (Allah), "Firavun ailesini en şiddetli azabın içine atın!" (buyuracaktır).

Mustafa İslamoğlu

Ateş... Onlar o (ateşe) sabah ve akşam sunulacaklar; ve Son Saat gelip çattığında (Allah şöyle buyuracak): "Firavun ailesine en şiddetli cezayı verin!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Ateş ki onun üzerine sabahleyin ve akşamleyin arz olunurlar ve Kıyamet kâim olacağı günde Fir'avun'un hanedanını azabın en şiddetlisine girdiriniz (denilir).

Ömer Öngüt

Onlar (kabirlerinde kıyamet gününe kadar) sabah-akşam ateşe sunulurlar. Kıyamet koptuğu gün de: "Firavun hanedânını azabın en çetinine sokun!" denilir.

Suat Yıldırım

Onlar sabah akşam ateşin karşısına getirilirler. Kıyamet koptuğunda da: "Haydi, Firavun hanedanını en şiddetli azaba sokun!" denilir.

Süleyman Ateş

Ateş! Sabah akşam ona sunulurlar. Kıyamet koptuğu gün de: "Fir'avn ailesini azabın en çetinine sokun!" (denilir).

Süleymaniye Vakfı

sabah akşam karşısına çıkarıldıkları ateş azabı... Kıyamet /mezardan kalkış saati geldiği gün ise (Allah şöyle diyecektir:) "Firavun hanedanını daha çetin bir azaba sokun!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Cehennem ateşi onlara, sabah akşam gösterilir. Kıyamet saati geldiğinde, "Firavun ailesini o azabın en ağırına sokun!" denir.

Şaban Piriş

Onlar sabah akşam ateşe sunulurlar. Kıyamet gerçekleştiği gün; Firavun ailesini en şiddetli azaba sokun!

Tefhim-ul Kuran

Ateş; sabah akşam, ona sunulurlar. Kıyamet saatinin kopacağı gün ise: «Firavun çevresini, azabın en şiddetli olanına sokun» (denecek).

Ümit Şimşek

Ateşe sunulurlar sabah akşam; kıyamet kopunca da sokun Firavun ehlini azabın en şiddetlisine!

Yaşar Nuri Öztürk

Sabah akşam, ateşe arz olunurlar. Kıyamet koptuğu gün de şöyle denir: "Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onları səhər və axşamüstü oda salırlar. O Saat gələcəyi gün isə; Firon nəslini ən şiddətli əzaba salın!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar (ölən gündən qiyamətə qədər qəbir evində) səhər-axşam (gündə iki dəfə) odda yandırılarlar. Qiyamət qopduğu gün isə (deyiləcəkdir): ″Firʼon əhlini ən şiddətli əzaba salın!″

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sie sind dem Höllenfeuer morgens und abends ausgesetzt. Wenn die Stunde des Gerichts kommt, werden sie hören: ʺIhr Leute Pharaos! Geht in die Hölle und kostet die qualvolle Strafe!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

das (Höllen)feuer, dem sie morgens und abends vorgeführt werden. Und am Tag, da sich die Stunde erhebt (, wird es heißen): ʺLaßt die Leute Firʹauns in die strengste Strafe eingehen.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

(das) Feuer - sie sind ihm morgens und abends ausgesetzt. Und am Tage, wenn die Stunde kommen wird(, da wird gesprochen werden): ʺLaßt Pharaos Leute die strengste Strafe antreten.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Exposed to the fire shall their souls be, morning and evening, (the interim between death and Resurrection) and when a point in the course of time is marked by the Eventful Hour of Judgement, the command is issued thus: "Enter Pharaoh and his people into the pit of Hell and submit them to the maximum punishment. "

Abdul Haleem

they will be brought before the Fire morning and evening. On the Day the Hour comes, it will be said, ‘Throw Pharaoh’s people into the worst torment.’

Abdullah Yusuf Ali

In front of the Fire will they be brought, morning and evening: And (the sentence will be) on the Day that Judgment will be established: "Cast ye the People of Pharaoh into the severest Penalty!"

Abul A'la Maududi

They are exposed to the Fire every morning and evening; and when the Last Hour will come to pass, a command shall be given: "Admit the Pharaonites to an even more severe chastisement."

Aisha Bewley

the Fire, morning and night, to which they are exposed; and on the Day the Hour takes place: ‘Admit Pharaoh’s people to the harshest punishment!’

Al-Hilali & Khan

The Fire, they are exposed to it, morning and afternoon. And on the Day when the Hour will be established (it will be said to the angels): "Cause Fir‘aun’s (Pharaoh) people to enter the severest torment!"

Ali Quli Qarai

the Fire, to which they are exposed morning and evening. And on the day when the Hour sets in Pharaoh’s clan will enter the severest punishment.

Amatul Rahman Omar

(Their abode is) the Fire. They are presented to it morning and evening. And on the day when the (appointed) Hour comes to pass, (the angels will be commanded,) `Put Pharaoh's people into the severest torment.'

Arthur John Arberry

the Fire, to which they shall be exposed morning and evening; and on the day when the Hour is come: 'Admit the folk of Pharaoh into the most terrible chastisement!'

Bijan Moeinian

[While waiting for their Resurrection (in the grave), ] The people of Pharaoh will continuously be exposed to the nightmare of their destiny, i. e., the Hell. On the Day of Resurrection, it will be ordered: "Now admit them to the worse place of Hell for the most horrible punishment."

E. Henry Palmer

The fire - they shall be exposed to it morning and evening; and 'on the day the Hour shall arise, ' enter, O people of Pharaoh! into the keenest torment.

Edip-Layth

The fire, which they will be exposed to morning and evening, and on the day when the moment is established: "Admit the people of Pharaoh into the most severe of the retribution."

George Sale

They shall be exposed to the fire of hell morning and evening: And the day whereon the hour of judgment shall come, it shall be said unto them, enter O people of Pharaoh, into a most severe torment.

Hamid S. Aziz

The Fire, they shall be brought before it morning and evening and on the Day when the Hour (of Judgment) shall come to pass, (it will be said,) "Make Pharaoh's people enter the severest penalty.

Mahmoud Ghali

The Fire. They will be set before it in the early morning and at nightfall, and on the Day when the Hour (comes) up, "Make the house of Firaawn (Pharaoh) to enter into the strictest torment."

Marmaduke Pickthall

The Fire; they are exposed to it morning and evening; and on the day when the Hour upriseth (it is said): Cause Pharaoh's folk to enter the most awful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

Fire, to which they are exposed morning and evening. The day the Hour is proclaimed (it will be said:) "Admit the people of Pharaoh to the severest punishment,"

Muhammad Asad

the fire [of the hereafter - that fire] which they had been made to contemplate [in vain], morning and evening: for on the Day when the Last Hour dawns [God will say], "Make Phar­aoh’s folk enter upon suffering most severe!"

Mustafa Khattab

they are exposed to the Fire ˹in their graves˺ morning and evening. And on the Day the Hour will be established ˹it will be said˺, "Admit Pharaoh’s people into the harshest punishment ˹of Hell˺."

Progressive Muslims

The Fire, which they will be exposed to morning and evening, and on the Day when the Hour is established: "Admit the people of Pharaoh into the most severe of the retribution. "

Sahih International

The Fire, they are exposed to it morning and evening. And the Day the Hour appears [it will be said], "Make the people of Pharaoh enter the severest punishment."

Sam Gerrans

The Fire: they are exposed to it morning and evening; and the day the Hour strikes: “Cause the house of Pharaoh to enter the most severe punishment!”

Shabbir Ahmed

The Fire which they had been warned, day-in and day-out and then faced it (as long as they lived in this world. ) And on the Day when the Hour dawns, it will be said, "Cast Pharaoh's folk into the toughest penalty." (7:133), (28:42).

Syed Vickar Ahamed

The Fire, they will be brought in front of it, morning and evening: And (the sentence will be) on the Day that Judgment will be established: "You throw the people of Firon (Pharaoh) into the severest Penalty!"

Taqi Usmani

It is the Fire before which they are presented morning and evening. And on the day when the Hour (of final judgment) will take place, (the order will be released,): "Admit the family of Pharaoh into the most severe punishment."

The Monotheist Group

The Fire, which they will be exposed to morning and evening, and on the Day when the Hour is established: "Admit the people of Pharaoh into the most severe of the retribution."

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sibeh û êvarê ew ji êgir re têne rapêşkirin (û pê têne sotin) roja ku qiyamet radibe jî (ji firîşteyan re wiha dê bê gotin:) malbata Firewn têxin ezabê herî dijwar!

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zullen, des ochtends en des avonds, aan het hellevuur zijn blootgesteld, en op den dag waarop het oordeel zal plaats hebben, zal hun worden gezegd; Treed binnen, o volk van Pharao! in de gestrengste marteling.

Hollandaca — Siregar

Ze zullen ʹs ochtends en ʹs avonds voor de Hel geplaatst worden. En de Dag waarop het Uur valt (zegt Allah tegen de Engelen:) ʺLaat Firʹaun en zijn volgelingen de hardste bestraffing binnengaan!ʺ

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

огонь, куда их ввергают утром и вечером. Когда же настанет день [Судного] часа, [скажут]: ʺПодвергните род Фирʹауна самому суровому наказанию!ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Morgon och afton förs de fram till Elden, och den Dag då den Yttersta stunden är här (skall änglarna säga:) ʺFör in Faraos anhang (och låt dem utstå) det strängaste av alla straff!ʺ