Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helali haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.

وَاٰتُوا الْيَتَامٰٓى اَمْوَالَهُمْ وَلَا تَتَبَدَّلُوا الْخَبِيثَ بِالطَّيِّبِ وَلَا تَأْكُلُوا اَمْوَالَهُمْ اِلٰٓى اَمْوَالِكُمْ اِنَّهُ كَانَ حُوبًا كَبِيرًا

ve ātū l-yetāmā emvālehum ve lā tetebeddelū l-ḣabīṧe bi T-Tayyibi ve lā te'kulū emvālehum ilā emvālikum innehu kāne Hūben kebīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاٰتُواve ātūا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekve verin
2الْيَتَامٰٓىl-yetāmāي ت مYetim, babasız olmak, yalnız kalmak, yorgun, dul kalmak, ergenlik-erişkinlik öncesi babasız kalmaköksüzlere
3اَمْوَالَهُمْemvālehumم و لZenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak.mallarını
4وَلَاve lā
5تَتَبَدَّلُواtetebeddelūب د لDeğiştirme/başkalaştırma -> ilaveli veya ilavesiz, yerine koyma/değiş tokuş etme.değiştirmeyin
6الْخَبِيثَl-ḣabīṧeخ ب ثKötü/iğrenç/tiksindirici/yozlaşmış/şeytani/aldatıcı, hileli/kurnaz/sinsi/açıkgöz, kötü huylu/zararlı, kirli/pis/murdar, ahlaksız/onaylanmayan/nefret edilen/yasadışı/nahoş/suçlu/itaatsiz, en kötü veya en şeytani, kötülük.pis olanı
7بِالطَّيِّبِbi T-Tayyibiط ي بİyi, hoş, uygun, yasal olmak. tibna - kadınların kendi özgür iradeleriyle ve size karşı iyi olmaları. tuuba - neşe, mutluluk, imrenilecek bir mutluluk hali. tayyib - iyi/temiz/sağlıklı/nazik/mükemmel/adil/yasal.temiz olanla
8وَلَاve lā
9تَأْكُلُواte'kulūا ك لyiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyecekleryemeyin
10اَمْوَالَهُمْemvālehumم و لZenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak.onların mallarını
11اِلٰٓىilākatarak
12اَمْوَالِكُمْemvālikumم و لZenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak.sizin mallarınıza
13اِنَّهُinnehuçünkü bu
14كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
15حُوبًاHūbenح و بGünah işlemek, yasak olan şeyi yapmak, kötü bir durumda veya halde olmak, öldürmek, günaha veya suça götüren bir yol izlemek, üzüntü ve kederle ağlamak veya bağırmak, yakınmak veya şikayet etmek.bir günahtır
16كَبِيرًاkebīranك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.büyük

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yetimlere mallarını verin ve iyisinin yerine kötüsünü koyup değiştirmeyin ve onların mallarını, kendi mallarınıza katıp yemeyin; çünkü bu, pek büyük bir suçtur.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yetimlere mallarını verin ve iyisinin yerine kötüsünü koyup değiştirmeyin ve onların mallarını, kendi mallarınıza katıp yemeyin; çünkü bu, pek büyük bir suçtur.

Adem Uğur

Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak (kendi malınızmış gibi) yemeyin; çünkü bu, büyük bir günahtır.

Ahmed Hulusi

Yetimlere mallarını verin; (hakikatinizin) temizliğini (nefsaniyetin) pisliğine değiştirmeyin. Onların mallarını, mallarınıza karıştırarak yemeyin. Muhakkak ki o çok büyük suçtur.

Ahmet Tekin

Reşid olduklarında, yetimlere, dullara mallarını verin. Verirken iyiyi kötüsü ile değiştirmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza karıştırıp yemeyin. Bu büyük bir günahtır.

Ahmet Varol

Yetimlere mallarını verin ve pis olanı temiz olanla değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Şüphesiz bu büyük bir suçtur.

Ali Bulaç

Yetimlere mallarını verin ve murdar olanla temiz olanı değiştirmeyin. Onların mallarını mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir suçtur.

Ali Fikri Yavuz

Yetimlere bâliğ oldukları zaman mallarını verin. Helâlı harama değişmeyin. Yetimlerin mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu büyük bir günahtır.

Ali Rıza Safa

Yetimlere mallarını verin. Pis olanı temiz olanla değiştirmeyin; onların mallarını, mallarınıza katarak yemeyin. Kuşkusuz, bu, büyük bir suçtur.

Bayraktar Bayraklı

Yetimlere mallarını veriniz; temizi pis olanla değiştirmeyiniz, onların mallarını sizin mallarınıza katarak kendi helal ve temiz malınızı kirletip yemeyiniz; çünkü bu, büyük bir günahtır.

Bekir Sadak

Yetimlere mallarini verin. Temizi murdara degismeyin, onlarin mallariyle kendi mallarinizi karistirarak yemeyin, cunku bu buyuk bir suctur.

Celal Yıldırım

Yetimlere mallarını verin; temizi murdara değiştirmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza karıştırarak yemeyin. Çünkü böyle yapmanız muhakkak ki büyük bir vebaldir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin; zira bu büyük bir günahtır.

Diyanet İşleri

Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helali haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.

Diyanet İşleri (eski)

Yetimlere mallarını verin. Temizi murdara değişmeyin, onların mallariyle kendi mallarınızı karıştırarak yemeyin, çünkü bu büyük bir suçtur.

Diyanet Vakfi

Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak (kendi malınızmış gibi) yemeyin; çünkü bu, büyük bir günahtır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Öksüzlere mallarını verin ve kötüsünü (onlara vererek) iyisiyle değiştirmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza karıştırıp yemeyin. Zira bu, büyük bir günahtır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'tan korkun da yetimlere mallarını verin, murdarı temiz ile, haramı helal ile değişmeyin; onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin, çünkü o, büyük bir günahtır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allahdan korkun da yetimlere mallarını verin ve temizi murdara (halali harama) değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katıb yemeyin çünkü o büyük bir vebal bulunuyor

Erhan Aktaş

Yetimlere, mallarını verin; onların iyi mallarını kötü mallarınızla değiştirmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza karıştırarak yemeyin. Kuşkusuz, bu büyük bir vebaldir!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yetimlere, mallarını verin; onların iyi mallarını kötü mallarınızla değiştirmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza karıştırarak yemeyin. Kuşkusuz, bu büyük bir vebaldir!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yetimlere, mallarını verin; onların iyi mallarını kötü mallarınızla değiştirmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza karıştırarak yemeyin. Kuşkusuz, bu büyük bir vebaldir!

Fizilal-il Kuran

Yetimlere mallarını veriniz, temiz malı murdarı ile değiştirmeyiniz, onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyiniz, çünkü bu büyük bir vebaldir.

Gültekin Onan

Yetimlere mallarını verin ve murdar olanla temiz olanı değiştirmeyin. Onların mallarını mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir suçtur.

Hamdi Döndüren

Yetimlere (güçsüz, kimsesiz, öksüz ve yetim ve kadınlara) mallarını verin. Kötü (malı) iyi olanla değiştirmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu, çok büyük bir günahtır.

Hasan Basri Çantay

Yetimlere (rüşdüne gelince) mallarını verin. Temizi murdara değişmeyin, Onların mallarını kendi mallarınıza (katarak) yemeyin. Çünkü bu, muhakkak büyük bir günahdır.

Hasib Asutay

(Ey müminler!) Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değiştirmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günâhtır.

Hayrat Neşriyat

Hem yetimlere mallarını verin ve temizi pis olana (helâli harâma) değişmeyin; onların mallarını mallarınıza (katarak) yemeyin! Çünki bu büyük bir günahtır.

İbni Kesir

Yetimlere mallarını verin. Temizi murdara değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.

Mehmet Okuyan

Yetimlere (yetişkin olduklarında) mallarını verin! Temizi pis olanla değişmeyin! Onların mallarını kendi mallarınıza (katarak kendi malınızmış gibi) yemeyin! Şüphesiz ki o, büyük bir günahtır.

Muhammed Esed

O halde yetimlere mallarını verin, (kendi) değersiz malları(nızı) (onlara ait) güzel şeyler ile değiştirmeyin ve onların mallarını kendi mallarınız ile birleştirerek tüketmeyin. Bu, doğrusu büyük bir suçtur.

Mustafa İslamoğlu

O halde yetimlere mallarını verin; değersizi değerliyle değiştirmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp da boğazınıza geçirmeyin. Çünkü bu büyük bir vebaldir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve yetimlere mallarını veriniz ve temizi murdarla değişmeyiniz. Ve onların mallarını kendi malınıza katarak yemeyiniz, çünkü o şüphesiz büyük bir günahtır.

Ömer Öngüt

Yetimlerin mallarını verin. Temizi pis olanla değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu büyük bir günahtır.

Suat Yıldırım

Yetimlere mallarını verin, temizi verip murdarı almayın, onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü böyle yapmanız gerçekten büyük bir günahtır.

Süleyman Ateş

Öksüzlere mallarını verin, temizi pis olanla değiştirmeyin, onların mallarını sizin mallarınıza katarak (helal, temiz malınızı kirletip) yemeyin; çünkü bu, büyük bir günahtır.

Süleymaniye Vakfı

(Reşit olan) Yetimlere mallarını verin. Temiz olanı pis olanla değişmeyin; onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin; çünkü bu, büyük bir vebaldir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Rüşt yaşına gelen) Yetimlere mallarını verin. Temizi, pis olanla değişmeyin; onların mallarıyla kendi mallarınızı karıştırarak yemeyin çünkü bu, büyük bir suçtur.

Şaban Piriş

Yetimlere mallarını verin ve kötüyü iyi ile değiştirmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza karıştırarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.

Tefhim-ul Kuran

Yetimlere mallarını verin ve murdar olana karşı temiz olanı değiştirmeyin. Onların mallarını mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir suçtur.

Ümit Şimşek

Yetimlere mallarını verin. Temiz olanı, habis olanla değişmeyin; yetimlerin mallarını kendi malınıza katıp yemeyin. Zira bu pek büyük bir günahtır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yetimlere mallarını verin. Temizi pise değişmeyin. Yetimlerin mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Bunu yapmak gerçekten büyük bir vebaldir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Yetimlərin mallarını özlərinə verin və yaxşını pis ilə dəyişməyin. Onların mallarını öz mallarınızla birlikdə yeməyin. Şübhəsiz ki, bu, böyük günahdır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Yetimlərin mallarını (həddi-büluğa çatdıqda) özlərinə verin və pisi (haramı) yaxşı ilə (halalla) dəyişdirməyin! (Yetimlərin malı sizə haram, öz malınız isə halal olduğu halda, onları bir-birilə dəyişməyin!) Onların mallarını öz mallarınıza qatıb yeməyin! Həqiqətən, bu, böyük günahdır.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Den Waisen sollt ihr ihr Vermögen geben. Ihr dürft ihnen nicht nur das Schlechte geben und euch das Gute aneignen. Fügt ihr Vermögen nicht dem Euren hinzu! Wer das tut, bürdet sich eine schwere Schuld auf.

Almanca — Der Edle Quran

Und gebt den Waisen ihren Besitz und tauscht nicht Schlechtes mit Gutem aus und zehrt nicht ihren Besitz zu eurem Besitz hinzu. Das ist gewiß ein schweres Vergehen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und gebt den Waisen ihr Gut, und tauscht nicht (euer) Schlechtes mit (ihrem) Guten ein, und zehrt nicht ihr Gut zu dem eurigen hinzu; seht, das ist ein großes Verbrechen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And restore to the orphans their property and do not exchange the worthless which you might own for the good and valuable which they own, nor incorporate their property with your property; this has always been regarded by Allah as a great sin.

Abdul Haleem

Give orphans their property, do not replace [their] good things with bad, and do not consume their property with your own- a great sin.

Abdullah Yusuf Ali

To orphans restore their property (When they reach their age), nor substitute (your) worthless things for (their) good ones; and devour not their substance (by mixing it up) with your own. For this is indeed a great sin.

Abul A'la Maududi

Give orphans their property, and do not exchange the bad for the good, and do not eat up their property by mixing it with your own. This surely is a mighty sin.

Aisha Bewley

Give orphans their property, and do not substitute bad things for good. Do not assimilate their property into your own. Doing that is a serious crime.

Al-Hilali & Khan

And give unto orphans their property and do not exchange (your) bad things for (their) good ones; and devour not their substance (by adding it) to your substance. Surely, this is a great sin.[1]

Ali Quli Qarai

Give the orphans their property, and do not replace the good with the bad, and do not eat up their property [by mingling it] with your own property, for that is indeed a great sin.

Amatul Rahman Omar

And give the orphans their property and substitute not (your) worthless things for (their) good ones, nor consume their property mingling it along with your own property, for this indeed is a great sin.

Arthur John Arberry

Give the orphans their property, and do not exchange the corrupt for the good; and devour not their property with your property; surely that is a great crime.

Bijan Moeinian

Hand over to the orphans their inheritance. Do not exchange your lower quality commodities with their belongings and do not devour their properties; this is certainly a great crime.

E. Henry Palmer

And give unto the orphans their property, and give them not the vile in exchange for the good, and devour not their property to your own property; verily, that were a great sin.

Edip-Layth

Give the orphans their money; do not replace the good with the bad, and do not consume their money to your money, for truly it is a great sin!

George Sale

And give the orphans when they come to age their substance; and render them not in exchange bad for good: And devour not their substance, by adding it to your own substance; for this is a great sin.

Hamid S. Aziz

And give unto the orphans their property, and give them not the vile in exchange for the good, and devour not their property into your own property; verily, that would be a great sin.

Mahmoud Ghali

And bring the orphans their riches, and do not exchange the wicked (you have) for the good (they own); and do not eat up their riches with your riches; surely that is a great outrage.

Marmaduke Pickthall

Give unto orphans their wealth. Exchange not the good for the bad (in your management thereof) nor absorb their wealth into your own wealth. Lo! that would be a great sin.

Mohamed Ahmed - Samira

Give to the orphans their possessions, and do not replace things of your own which are bad with things which are good among theirs, and do not intermix their goods with your own and make use of them, for this is a grievous crime.

Muhammad Asad

Hence, render unto the orphans their posses­sions, and do not substitute bad things [of your own] for the good things [that belong to them], and do not consume their possessions together with your own: this, verily, is a great crime.

Mustafa Khattab

Give orphans their wealth ˹when they reach maturity˺, and do not exchange your worthless possessions for their valuables, nor cheat them by mixing their wealth with your own. For this would indeed be a great sin.

Progressive Muslims

And give the orphans their money, and do not replace the good with the bad, and do not consume their money to your money; for truly it is a great sin!

Sahih International

And give to the orphans their properties and do not substitute the defective [of your own] for the good [of theirs]. And do not consume their properties into your own. Indeed, that is ever a great sin.

Sam Gerrans

And give the fatherless their property; and exchange not the bad for the good, nor consume their property into your property; that is a great misdeed.

Shabbir Ahmed

Orphans in the community are like your family members (33:5). Be vigilant in guarding their rights (4:127). Protect their property honestly, and give it to them when they have come of age. Exchange not their valuables with your worthless items, nor consume their property by combining it with yours; doing such would be a grave offense.

Syed Vickar Ahamed

To orphans give back their property (when they reach their age); Do not substitute (your) worthless things for (their) good ones; And do not consume their sustenance (by mixing it up) with your own. Because this is truly a great sin.

Taqi Usmani

Give the orphans their property, and do not substitute what is bad for what is good, and do not eat up their property along with your own. It is, surely, a great sin.

The Monotheist Group

And give the orphans their money, and do not replace the good with the bad, and do not consume their money with your money; for truly this is a great sin!

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et donnez aux orphelins leurs biens; nʹy substituez pas le mauvais au bon. Ne mangez pas leurs biens avec les vôtres: cʹest vraiment un grand péché.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Malê sêwiyan (piştî ku balix bûn) bidin wan û malê (xwe yê) nepak bi yên (wan ê) pak neguherînin, malên xwe tevî malên wan nekin û nexwin; bêguman ev gunehekî mezin e.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Geeft de wezen hun bezittingen, ruilt het onbetamelijke niet in voor het goede en verteert hun bezittingen niet samen met jullie eigen bezittingen; dat is een grote zonde.

Hollandaca — Siregar

En geeft de wezen (wanneer zij volwassen worden) hun bezittingen en verruilt het slechte (van jullie niet voor goede (van hen) en eet niet van hun eigendommen (gemengd) niet jullie eigendommen. Voorwaar, dat is een grote zonde.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И отдавайте сиротам (когда они достигнут совершеннолетия) их имущество (которое оставили им их умершие родители) (если вы видите, что они способны хранить свое имущество) и не заменяйте (своим) плохим (имуществом) хорошего (которое по праву полагается им). И не ешьте их имущество (ухищряясь, смешивая его) с вашим, – ведь это – великий грех!

Rusça — Osmanov

Отдавайте сиротам их имущество и не меняйте [ваше] дурное на хорошее [сирот]. Не проживайте имущества сирот в дополнение к вашему, ибо это - великий грех.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Återställ till de faderlösa deras egendom och sätt inte ting av lägre värde i stället för de goda ting (som tillhör dem) och förbruka inte deras egendom, sammanblandad med er egen. Detta är en mycket svår synd.