Ey insanlar! Peygamber size Rabbinizden hakkı (gerçeği) getirdi. O halde, kendi iyiliğiniz için iman edin. Eğer inkar ederseniz bilin ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

يَاأَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءَكُمُ الرَّسُولُ بِالْحَقِّ مِنْ رَبِّكُمْ فَاٰمِنُوا خَيْرًا لَكُمْ وَاِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَكَانَ اللّٰهُ عَلِيمًا حَكِيمًا

yā eyyuhā n-nāsu ḳad cā'ekumu r-rasūlu bi l-Haḳḳi min rabbikum fe āminū ḣayran lekum ve in tekfurū fe inne li (a)llahi mā fī s-semāvāti ve l-erDi ve kāne (a)llahu ǎlīmen Hakīmen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!
2النَّاسُn-nāsuن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlar
3قَدْḳadmuhakkak ki
4جَاءَكُمُcā'ekumuج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almaksize getirdi
5الرَّسُولُr-rasūluر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalekastedilen/bilinen resul
6بِالْحَقِّbi l-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçeği
7مِنْmin-den
8رَبِّكُمْrabbikumر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbiniz-
9فَاٰمِنُواfe āminūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanın
10خَيْرًاḣayranخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.yararınıza olarak
11لَكُمْlekumkendi
12وَاِنْve ineğer
13تَكْفُرُواtekfurūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar ederseniz
14فَاِنَّfe innebilin ki
15لِلّٰهِli (a)llahiAllah'ındır
16مَاolanlar
17فِي
18السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)göklerde
19وَالْاَرْضِve l-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeve yerde
20وَكَانَve kāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve
21اللّٰهُ(a)llahuAllah
22عَلِيمًاǎlīmenع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilendir
23حَكِيمًاHakīmenح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hüküm ve hikmet sahibidir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey insanlar, şüphe yok ki peygamber, Rabbinizden gerçek olarak gelmiştir size, siz de inanın, hayırlıdır size bu. İnkâr ederseniz şüphe yok ki Allah'ındır ne varsa göklerde ve yeryüzünde ve Allah, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey insanlar, şüphe yok ki peygamber, Rabbinizden gerçek olarak gelmiştir size, siz de inanın, hayırlıdır size bu. İnkâr ederseniz şüphe yok ki Allahʼındır ne varsa göklerde ve yeryüzünde ve Allah, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Adem Uğur

Ey insanlar! Resûl size Rabbinizden gerçeği getirdi (bunda şüphe yoktur), şu halde kendi iyiliğinize olarak (ona) iman edin. Eğer inkâr ederseniz, göklerde ve yerde ne varsa şüphesiz hepsi Allah'ındır. (O'nun sizin inanmanıza ihtiyacı yoktur). Allah geniş ilim ve hikmet sahibidir.

Ahmed Hulusi

Ey insanlar, Rasul size Rabbinizden Hak olarak gelmiştir! Artık iman edin sizin için hayırlı olana! Eğer inkar ederseniz, bilin ki semalar ve arzda olan ne varsa Allah içindir (Esma ül Hüsna'sının işaret ettiği özelliklerin açığa çıkması için). Allah Aliym'dir, Hakiym'dir.

Ahmet Tekin

Ey insanlar, ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasulullah, size Rabbinizden gerekçeli hikmete dayalı indirilen Kur’ân ile, İslam Dini ile toplumda hakça düzeni gerçekleştirmek için geldi. O halde, kendi hayrınızı düşünerek, kazançlarınızı hesap ederek Muhammede ve Rabbiniz katından getirdiği Dine iman edin. Eğer Allahın Rasulü Muhammedi ve İslamı tanımazlıktan gelerek inkâr eder, nankörlük ederseniz Allaha zarar veremezsiniz. Bilin ki, göklerdeki ve yerdeki varlıkların ve imkânların tamamı Allah’ındır, Allah’ın tasarrufundadır. Allah her şeyi bilir, hikmet sahibi ve hükümrandır.

Ahmet Varol

Ey insanlar! Peygamber size Rabbinizden hakla geldi. İman edin. Bu sizin için hayırlı olur. Eğer inkar ederseniz şüphesiz ki göklerde ve yerde olanların tümü Allah'ındır. Allah bilendir, hakimdir.

Ali Bulaç

Ey insanlar, şüphesiz elçi size Rabbinizden hakla geldi. Öyleyse iman edin, sizin için hayırlıdır. Eğer inkara saparsanız, şüphesiz göklerde olanların ve yerde olanların tümü Allah'ındır. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ali Fikri Yavuz

Ey insanlar! Gerçekten size, Rabbinizden islâm dini ile Peygamber geldi. Hakkınızda hayırlı olmak için hemen ona iman edin. Eğer inanmayacak ve küfredecek olursanız, şüphe yok ki, göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Allah her şeyi bilicidir, hükmünde hikmet sahibidir.

Ali Rıza Safa

Ey insanlar! Elçi, Efendinizden, size gerçekle gelmiştir. Artık, inanmanız, sizin için daha iyidir. Nankörlük ederseniz, kuşkusuz, göklerde ve yeryüzünde olan her şey, Allah'ın malıdır. Çünkü Allah, Bilendir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

Bayraktar Bayraklı

Ey insanlar! Peygamber size Rabbinizden hakikati getirdi. O halde kendi iyiliğiniz için iman ediniz! Eğer inkar ederseniz, biliniz ki göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir. Allah her şeyi bilendir; hikmet sahibidir.

Bekir Sadak

Ey Insanlar! Peygamber Rabbiniz'den size gercekle geldi, inanin, bu sizin hayrinizadir. Inkar ederseniz, bilin ki, goklerde ve yerde olanlar Allah'indir. Allah bilendir. Hakim'dir.

Celal Yıldırım

Ey insanlar I Rabbinizden size hak (din) ile bir peygamber geldi ; imân ederseniz sizin için hayırlı olur. İnkâra saparsanız (bilmiş olun ki) göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah her şeyi bilendir, yegâne hikmet sahibidir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ey insanlar! Peygamber rabbinizden size gerçeği getirdi. Şu halde kendi iyiliğinize olarak iman edin. Eğer inkâr ederseniz bilin ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah sınırsız ilim ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri

Ey insanlar! Peygamber size Rabbinizden hakkı (gerçeği) getirdi. O halde, kendi iyiliğiniz için iman edin. Eğer inkar ederseniz bilin ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri (eski)

Ey İnsanlar! Peygamber Rabbiniz'den size gerçekle geldi, inanın, bu sizin hayrınızadır. İnkar ederseniz, bilin ki, göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Allah bilendir. Hakim'dir.

Diyanet Vakfi

Ey insanlar! Resûl size Rabbinizden gerçeği getirdi (bunda şüphe yoktur), şu halde kendi iyiliğinize olarak (ona) iman edin. Eğer inkâr ederseniz, göklerde ve yerde ne varsa şüphesiz hepsi Allah'ındır. (O'nun sizin inanmanıza ihtiyacı yoktur). Allah geniş ilim ve hikmet sahibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey insanlar, Resul size, Rabbi'nizden hakkı (gerçeği) getirdi. Kendi yararınıza olarak ona inanın. Eğer inkâr ederseniz, bilin ki göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Allah bilendir, hikmet sahibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey insanlar, gerçek şu ki, Rabbinizden size hak ile peygamber geldi. Hakkınızda hayırlı olması için hemen ona iman edin! Eğer ona inanmayacak olursanız, şüphe yok ki, göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Allah, herşeyi bilendir, hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey insanlar! hakıkat size Rabbınızdan hakk ile Resul geldi, hakkınızda hayr olmak için hemen ona iyman edin ve eğer küfr edecek olursanız şüphe yok ki Göklerde ve yerde ne varsa Allahın ve Allah alim, hakim bulunuyor

Erhan Aktaş

Ey insanlar! Resul size Rabb'inizden gerçeği getirdi. Öyleyse kendi iyiliğiniz için ona iman edin. Eğer kafirlik ederseniz, bilin ki gökte ve yerde olan her şey Allah'a aittir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey insanlar! Resul size Rabb'inizden gerçeği getirdi. Öyleyse kendi iyiliğiniz için ona iman edin. Eğer Kafirlik ederseniz, bilin ki gökte ve yerde olan her şey Allah'a aittir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey insanlar! Rasul size Rabb'inizden gerçeği getirdi. Öyleyse kendi iyiliğiniz için ona iman edin. Eğer inkar ederseniz, bilin ki gökte ve yerde olan her şey Allah'a aittir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Fizilal-il Kuran

Ey insanlar, peygamber size Rabbinizden gerçeği getirdi. Buna inanınız, yararınıza olan budur. Ama eğer inkar ederseniz, biliniz ki, göklerde ve yeryüzünde ne varsa hepsi Allah'ındır. Hiç kuşkusuz Allah her şeyi bilir ve hikmet sahibidir.

Gültekin Onan

Ey insanlar, kuşkusuz elçi size rabbinizden hakla geldi. Öyleyse inanın / inanmanız, sizin için hayırlıdır. Eğer küfrederseniz, şüphesiz göklerde olanların ve yerde olanların tümü Tanrı'nındır. Tanrı bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hamdi Döndüren

Ey insanlar! Peygamber size Rabbinizden gerçeği getirmiştir. Öyleyse kendi iyiliğiniz için inanın. Eğer inkâr ederseniz, bilin ki, göklerde ve yerde olanlar Allah’ındır. Allah çok iyi bilen, tam hüküm ve hikmet sahibi olandır.

Hasan Basri Çantay

Ey insanlar, hiç şübhesiz, Rabbinizden size hak bir peygamber gelmişdir. O halde kendi hayrınıza olarak (ona) iman edin. Eğer inkar edib kafir olursanız (biliniz ki) göklerde ve yerde ne varsa (hepsi) Allahındır. Allah hakkıyle bilicidir, yegane hüküm ve hikmet saahibidir.

Hasib Asutay

Ey insanlar! Peygamber Rabbinizden size gerçeği getirdi. Şu halde kendi iyiliğiniz için (O'na) iman edin. Eğer inkâr ederseniz göklerde ve yerde ne varsa şüphesiz hepsi Allah'ındır. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hayrat Neşriyat

Ey insanlar! Doğrusu peygamber size Rabbinizden hak ile gelmiştir; öyle ise hakkınızda hayır olarak (ona) îmân edin! Buna rağmen inkâr ederseniz artık şübhesiz ki, göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Allah ise, Alîm (hakkıyla bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.

İbni Kesir

Ey insanlar; Peygamber, size Rabbınızdan gerçekle geldi. Kendi yararınıza olarak hemen iman edin. Eğer küfür ederseniz; muhakkak ki göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Allah; Alim, Hakim olandır.

Mehmet Okuyan

Ey insanlar! Elbette Elçi size Rabbinizden gerçeği getirdi; kendi iyiliğiniz için (ona) iman edin! İnkâr ederseniz, göklerde ve yerde ne varsa şüphesiz ki hepsi yalnızca Allah’a aittir. Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

Muhammed Esed

Ey insanlar! Elçi size Rabbinizden hakikati getirdi: o halde kendi iyiliğiniz için inanın! Ve eğer hakikati inkar ederseniz, bilin ki göklerde ve yerde olan her şey Allaha aittir ve Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir!

Mustafa İslamoğlu

Ey insanlık! İşte Peygamber size Rabbinizden hakikati getirdi: artık iman ederseniz sizin için hayırlı olur. Yok eğer hakikati inkar ederseniz, iyi bilin ki göklerde ve yeryüzünde olan her şey Allah'a aittir: zira Allah her şeyi bilendir, her hükmünde tam isabet kaydedendir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ey insanlar! Muhakkak ki size Rabbinizden bir peygamber hak ile gelmiştir. Artık sizin için hayır olmak üzere O'na imân ediniz. Ve eğer inkar ederseniz şüphe yok ki, göklerde ve yerde her ne varsa Allah'ındır. Ve Allah Teâlâ alîmdir, hakîmdir.

Ömer Öngüt

Ey insanlar! Peygamber size Rabbinizden hak ile gelmiştir. O halde kendi hayırınıza olarak hemen ona iman edin. Eğer kâfir olursanız, göklerde ve yerde ne varsa şüphesiz ki hepsi Allah'ındır. Allah bilendir, hikmet sahibidir.

Suat Yıldırım

Ey insanlar! Resûlullah Rabbinizden size hakkı getirdi, kendi iyiliğiniz için ona iman edin. Eğer inkâr ederseniz bilin ki göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Allah alîmdir, hakîmdir (her şeyi bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).

Süleyman Ateş

Ey İnsanlar, Elçi size, Rabbinizden gerçeği getirdi. Kendi yararınıza olarak (ona) inanın. Eğer inkar ederseniz, bilin ki göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleymaniye Vakfı

Ey insanlar! Bu Elçi, Rabbinizden size gerçek olanı getirdi; ona inanın ki sizin için iyi olsun. Yok eğer ayetleri görmezlikte direnirseniz, bilin ki göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Allah her şeyi bilir, doğru kararlar verir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey İnsanlar! Bu Elçi, Rabbiniz'den size gerçek olanı getirdi; O'na inanıp güvenin; bu sizin hayrınıza olur. Ama ayetleri görmezlikten gelirseniz bilin ki göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah bilir, doğru kararlar verir.

Şaban Piriş

- Ey insanlar, elçi size Rabbinizden hak ile gelmiştir. Kendi iyiliğiniz için iman edin; eğer küfrederseniz, göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Allah alimdir, hakimdir.

Tefhim-ul Kuran

Ey insanlar, şüphesiz peygamber size Rabbinizden hakla geldi. Öyleyse iman edin, sizin için hayırlıdır. Eğer küfüre sayarsanız, şüphesiz göklerde olanların ve yerde olanların tümü Allah'ındır. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ümit Şimşek

Ey insanlar! Peygamber size Rabbinizden hakkı getirmiştir. Siz de ona iman edin; hakkınızda hayırlı olan budur. İnkâr edecek olursanız, göklerde ve yerde olan herşey Allah'ındır. Allah ise herşeyi bilir, her işi hikmetle yapar.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey insanlar! Resul size Rabbinizden hakkı getirdi; artık inanın ona ki hayrınıza olsun. Nankörlük ederseniz göklerdekiler de yerdekiler de Allah'ındır. Allah Alim'dir, Hakim'dir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ey insanlar! Peyğəmbər sizə Rəbbinizdən gələn haqqı çatdırdı. Elə isə iman gətirin! Bu sizin üçün xeyirli olar. Əgər küfr etsəniz, şübhəsiz ki, göylərdə və yerdə nə varsa, Allaha məxsusdur. Allah Biləndir, Müdrikdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ey insanlar! Peyğəmbər Rəbbinizdən sizə haqla (Qurʼanı) gətirdi. (Ona) iman gətirin! Bu sizin üçün xeyirli olar. Siz (onu) inkar etsəniz də, (bilin ki) göylərdə və yerdə nə varsa, (hamısı) Allaha məxsusdur. (Allahın sizin Ona inanıb-inanmamağınıza heç bir ehtiyacı yoxdur. Bu, ancaq sizin özünüzə xeyir və ya zərər gətirə bilər). Həqiqətən, Allah (hər şeyi) biləndir, hikmət sahibidir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

O ihr Menschen! Der Gesandte hat euch die Wahrheit von eurem Herrn gebracht. Glaubt daran, denn das ist das Beste für euch! Wenn ihr den wahren Glauben verleugnet, schadet ihr Gott nicht, gehört Ihm doch alles in den Himmeln und auf Erden. Sein Wissen und Seine Weisheit umfassen alles.

Almanca — Der Edle Quran

O ihr Menschen, der Gesandte ist nunmehr mit der Wahrheit von eurem Herrn zu euch gekommen, darum glaubt (an ihn), das ist besser für euch. Wenn ihr aber ungläubig seid, gewiß, so gehört Allah (alles), was in den Himmeln und was auf der Erde ist. Und Allah ist Allwissend und Allweise.

Almanca — M. A. Rassoul

O ihr Menschen, der Gesandte ist nunmehr zu euch mit der Wahrheit von eurem Herrn gekommen; glaubt darum, das gereicht euch zum Guten. Seid ihr aber ungläubig, dann ist Allahs, was in den Himmeln und was auf Erden ist; und Allah ist Allwissend, Allweise.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ihr Menschen! Bereits ist zu euch doch ein Gesandter mit der Wahrheit von eurem HERRN gekommen, so verinnerlicht den Iman, dies ist besser für euch. Doch solltet ihr Kufr betreiben, so gehört ALLAH gewiß, was in den Himmeln und was auf Erden ist. Und ALLAH bleibt immer allwissend, allweise.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

O you people: the Messenger of Allah has come to you with the divine message of the truth authorized by Allah, therefore, you had better conform to Allah's system of faith and worship. And if you should deny Allah and the mission of His Messenger, then you must realize that to Allah belong all that is in the heavens and all that is on earth, and Allah has always been 'Alimun, and Hakimun.

Abdul Haleem

The Messenger has come to you [people] with the truth from your Lord, so believe- that is best for you- for even if you disbelieve, all that is in the heavens and the earth still belongs to God, and He is all knowing and all wise.

Abdullah Yusuf Ali

O Mankind! The Messenger hath come to you in truth from Allah: believe in him: It is best for you. But if ye reject Faith, to Allah belong all things in the heavens and on earth: And Allah is All-knowing, All-wise.

Abul A'la Maududi

O men! Now that the Messenger has come to you bearing the Truth from your Lord, believe in him; it will be good for you. If you reject, know well that to Allah belongs all that is in the heavens and the earth. Allah is All-Knowing, All-Wise.

Aisha Bewley

Mankind! the Messenger has brought you the truth from your Lord, so it is better for you to have iman. But if you are kafir, everything in the heavens and the earth belongs to Allah. Allah is All-Knowing, All-Wise.

Al-Hilali & Khan

O mankind! Verily, there has come to you the Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم) with the truth from your Lord. So believe in him, it is better for you. But if you disbelieve, then certainly to Allâh belongs all that is in the heavens and the earth. And Allâh is Ever All-Knowing, All-Wise.

Ali Quli Qarai

O mankind! The Apostle has certainly brought you the truth from your Lord. So have faith! That is better for you. And if you are faithless, [you should know that] to Allah indeed belongs whatever is in the heavens and the earth, and Allah is all-knowing, all-wise.

Amatul Rahman Omar

O mankind! this Messenger has indeed come to you with the truth from your Lord, so believe, it will be better for you. But if you disbelieve know that whatever is in the heavens and in the earth belongs to Him. Allâh is ever All-Knowing, All-Wise.

Arthur John Arberry

O men, the Messenger has now come to you with the truth from your Lord; so believe; better is it for you. And if you disbelieve, to God belongs all that is in the heavens and in the earth; and God is All-knowing, All-wise.

Bijan Moeinian

O’ mankind! this Prophet has come from God, armed with truth to you. Believing in him is the best decision of yours. If you decide not to believe, know that [you harm none but yourself as God does not need your belief as] everything in the heavens and the earth belongs to God. Know that God knows everything [thus you cannot do mischief in His Kingdom without His knowledge and that] He is the Most Wise.

E. Henry Palmer

O ye folk! the Apostle has come to you with truth from your Lord: believe then, for it is better for you. But if ye misbelieve, then God's is what is in the heavens and the earth, and God is knowing, wise.

Edip-Layth

O people, a messenger has come to you with truth from your Lord, so acknowledge; that is better for you. If you do not appreciate, then to God is what is in the heavens and the earth. God is Knowledgeable, Wise.

George Sale

O men, now is the apostle come unto you, with truth from your Lord; believe therefore, it will be better for you. But if ye disbelieve, verily unto God belongeth whatsoever is in heaven and on earth; and God is knowing and wise.

Hamid S. Aziz

O you people! The Messenger has come to you with truth from your Lord: believe, then, in him, for it is better for you. But if you disbelieve, then (know) that to Allah belongs all that is in the heavens and the earth, and Allah is Knower, Wise

Mahmoud Ghali

O you mankind, the Messenger has already come to you with the Truth from your Lord; so believe; most charitable is it for you. And in case you disbelieve, then surely to Allah belongs whatever is in the heavens and the earth; and Allah has been Ever-Knowing, Ever-Wise.

Marmaduke Pickthall

O mankind! The messenger hath come unto you with the Truth from your Lord. Therefor believe; (it is) better for you. But if ye disbelieve, still, lo! unto Allah belongeth whatsoever is in the heavens and the earth. Allah is ever Knower, Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

O men, the Apostle has now come to you, bringing the truth from your Lord; so believe for your own good; but if you deny (then remember) that all that is in the heavens and the earth belongs to God; and God is all-knowing and all-wise.

Muhammad Asad

O mankind! The Apostle has now come unto you with the truth from your Sustainer: believe, then, for your own good! And if you deny the truth - behold, unto God belongs all that is in the heavens and all that is on earth, and God is indeed all-knowing, wise!

Mustafa Khattab

O humanity! The Messenger has certainly come to you with the truth from your Lord, so believe for your own good. But if you disbelieve, then ˹know that˺ to Allah belongs whatever is in the heavens and the earth. And Allah is All-Knowing, All-Wise.

Progressive Muslims

O people, a messenger has come to you with truth from your Lord, so believe; that is better for you. And if you disbelieve, then to God is what is in heavens and Earth. And God is Knowledgeable, Wise.

Sahih International

O Mankind, the Messenger has come to you with the truth from your Lord, so believe; it is better for you. But if you disbelieve - then indeed, to Allah belongs whatever is in the heavens and earth. And ever is Allah Knowing and Wise.

Sam Gerrans

O mankind: the Messenger has come to you with the truth from your Lord; so believe, it is better for you. And if you deny, to God belongs what is in the heavens and the earth; and God is knowing and wise.

Shabbir Ahmed

O People! The Messenger has come to you with Truth from your Lord. If you believe in him, it is good for you. If you deny, know that to Allah belongs everything in the heavens and the earth. Allah is All Knowing, All Wise. (Following His Commands brings you to harmony with the Universe).

Syed Vickar Ahamed

O Mankind! Surely, the Messenger (Muhammad) has come to you in truth from your Lord: Believe in him: It is best for you (to believe in him). But if you reject Faith, to Allah belong all things in the heavens and on earth: And Allah is forever All Knowing (Aleem), All Wise (Hakeem).

Taqi Usmani

O people, the Messenger has come to you with the truth from your Lord. So, believe. That is good for you. If you disbelieve, then, to Allah belongs what is in the heavens and the earth. Allah is All-Knowing, All-Wise.

The Monotheist Group

O people, a messenger has come to you with the truth from your Lord, so believe; that is better for you. And if you reject, then to God is what is in the heavens and the earth. And God is Knowledgeable, Wise.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

O gens! Le Messager vous a apporté la vérité de la part de votre Seigneur. Ayez la foi, donc, cela vous sera meilleur. Et si vous ne croyez pas (quʹimporte!), cʹest à Allah quʹappartient tout ce qui est dans les cieux et sur la terre. Et Allah est Omniscient et Sage.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gelî mirovan! Bêguman pêxember ji nik Xwedayê we rastî ji we re aniye. Nexwe baweriyê pê bînin ku ew ji bo we çêtir e. Eger hûn înkar bikin, teqez çi tiştên li erd û asîmanan hene, tev yên Xwedê ne. Xwedê ‘Elîm e, Ḥekîm e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

O mensen, de gezant is tot jullie gekomen met de waarheid van jullie Heer. Gelooft dan, het is beter voor jullie. Maar als jullie ongelovig zijn -- van God is wat er in de hemelen en wat er op de aarde is. God is wetend en wijs.

Hollandaca — Salomo Keyzer

O menschen! thans is de apostel onder u gekomen met waarheid van uwen Heer; gelooft dus; het is beter voor u. Maar indien gij niet gelooft; alles, wat in den hemel en op aarde is behoort Gode; en God is alwetend en wijs.

Hollandaca — Siregar

O mensen, waarlijk, de Boodschapper is tot jullie gekomen met de Waarheid van jullie Heer. Gelooft dus, (dat is) beter voor jullie. En indien jullie niet geloven: voorwaar, aan Allah behoort wat er in de hemelen en op de aarde is, En Allah is Alwetend, Alwijs.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

О, люди! Ведь уже пришел к вам Посланник [пророк Мухаммад] с Истиной от вашего Господа. Уверуйте же, (так как) это [Вера] – лучше для вас. А если вы будете неверующими, то (знайте, что Аллах не нуждается ни в вашей вере, и ни в вас самих) так как, поистине (только одному) Аллаху принадлежит (все) то, что в небесах и на земле. И (ведь) Аллах – знающий (и) мудрый!

Rusça — Osmanov

О люди! К вам явился посланник с истиной от вашего Господа. Уверуйте же во благо для вас. Если же не уверуете, то ведь Аллаху принадлежит то, что в небесах и на земле. Воистину, Аллах - знающий, мудрый.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Människor! Sändebudet har nu kommit till er med sanningen från er Herre; tro därför för ert eget bästa! Men om ni framhärdar i att förneka sanningen (minns då att) allt i himlarna och på jorden tillhör Gud. - Gud vet, Gud är vis.