Şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim sürdüyse, cehennemde onun azabını bir kat daha artır."

قَالُوا رَبَّنَا مَنْ قَدَّمَ لَنَا هٰذَا فَزِدْهُ عَذَابًا ضِعْفًا فِي النَّارِ

ḳālū rabbenā men ḳaddeme lenā hāƶā fe zidhu ǎƶāben Diǎ'fen fī n-nāri

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
2رَبَّنَاrabbenāر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbimiz
3مَنْmenkim
4قَدَّمَḳaddemeق د مÖne geçmek, ileri gelmek, bir topluluğa liderlik etmek. Qadima - gelmek, dönmek, geri dönmek, yönelmek, ilerlemek, üzerine gitmek, kendini vermek. Qadamun - liyakat, rütbe, öncelik, insan ayağı, ayak basma, temel, örnek, güç. Qadama sidqin - mükemmellikte ilerleme, sağlam duruş, güçlü ve onurlu duruş, gerçek rütbe, dürüstlük önceliği. Qadim - eski, kadim. Aqdamuna - atalar. Qaddama (fiil 2) - getirmek, tercih etmek, önceden göndermek, önceden hazırlamak. Taqaddama (fiil 5) - ilerlemek, devam etmek, ileri gitmek, önceden yapılmış veya söylenmiş olmak, getirmek, önceden göndermek, tehdit savurmak, önceden tehdit etmek, görüş belirtmek, terfi etmek, teklif edilmek, geçmek, birini geride bırakmak. İstaqdama - ilerlemeyi istemek, öngörmek istemek, cesurca ilerlemek. Mustaqdimun - ileri giden veya ilerlemeyi isteyen, öne geçen, daha önce yaşamış olan, en öndeki.önümüze getirdiyse
5لَنَاlenābizim
6هٰذَاhāƶābunu
7فَزِدْهُfe zidhuز ي دarttırılmış, aşmış, gereksiz/fazladan kalmış, kalıntı, ilave, abartılmış, ek, fazlaonun artır
8عَذَابًاǎƶābenع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabını
9ضِعْفًاDiǎ'fenض ع فZayıf/güçsüz/hasta olmak. Bir kişiyi zayıf düşünmek, saymak, davranmak veya görmek. Aşmak, iki kat, çok katlı, ikiye katlamak, üçe katlamak, çoklu kelimeler. Benzer, eşit miktar veya bir o kadar daha.bir kat daha
10فِي
11النَّارِn-nāriن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateşteki

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Rabbimiz diyecekler, kim bizi buna uğrattıysa ateşte, azâbını bir kat daha arttır onun.

Abdulkadir Gölpınarlı

Rabbimiz diyecekler, kim bizi buna uğrattıysa ateşte, azâbını bir kat daha arttır onun.

Adem Uğur

Yine onlar: Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim getirdiyse onun ateşteki azabını iki kat artır! derler.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Rabbimiz! Bunu bize kim önermişse, onun yanma azabını bir kat daha arttır. "

Ahmet Tekin

Tâbi olan halk: 'Ey Rabbimiz, bu cehennem azabını başımıza getirenlerin cehennemdeki cezasını kat kat artır.' derler.

Ahmet Varol

Derler ki: 'Ey Rabbimiz! Bunu bizim başımıza kim getirdiyse onun ateşteki azabını kat kat artır.'

Ali Bulaç

Derler ki: "Rabbimiz, kim bunu bizim önümüze sürdüyse, ateşteki azabını kat kat arttır."

Ali Fikri Yavuz

(Yine devamla şöyle) derler: “- Ey Rabbimiz! Bu azabı bizim önümüze kim geçirdi ise, onun ateşteki azabını kat kat artır.”

Ali Rıza Safa

"Efendimiz!" diyecekler; "İşte bunu kim önümüze çıkardıysa, ateşteki cezasını katlayarak artır!"

Bayraktar Bayraklı

"Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim getirdiyse, onun ateşteki azabını iki kat arttır!" derler.

Bekir Sadak

«ORabbimiz! bunu kim basimiza getirdiyse, ateste onun azabini kat kat artir» derler.

Celal Yıldırım

Ey Rabbimiz ! Bizi buraya çekip düşüren kimseye, evet onlara ateşte azabı kat kat artır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Ey rabbimiz!” diyecekler, “Bizi bu duruma sürükleyenlerin ateşte çekecekleri azabı bir kat daha arttır!”

Diyanet İşleri

Şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim sürdüyse, cehennemde onun azabını bir kat daha artır."

Diyanet İşleri (eski)

'Rabbimiz! Bunu kim başımıza getirdiyse, ateşte onun azabını kat kat artır' derler.

Diyanet Vakfi

Yine onlar: Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim getirdiyse onun ateşteki azabını iki kat artır! derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Ey Rabbimiz! Bize bunu takdim edenin ateşteki azabını kat kat artır» derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey Rabbimiz, bize bunu hazırlayanın ateşteki azabını kat kat artır, derler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya rabbena derler: bize bunu takdim edene ateşde azabı hemen kat kat artır

Erhan Aktaş

"Rabb'imiz! Buna kim sebep olduysa onun ateşteki azabını kat kat arttır!" dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Rabb'imiz! Buna kim sebep olduysa onun ateşteki azabını kat kat arttır!" dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Rabb'imiz! Buna kim sebep olduysa onun ateşteki azabını kat kat arttır!" dediler.

Fizilal-il Kuran

«Rabb'imiz! Bunu kim başımıza getirdiyse, ateşte onun azabını kat kat artır» derler.

Gültekin Onan

Derler ki: "Rabbimiz, kim bunu bizim önümüze sürdüyse, ateşteki azabını kat kat arttır."

Hamdi Döndüren

Yine onlar (birbirleri için) şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bunu bizim başımıza kim getirdiyse, onun ateşteki azabını bir kat daha arttır!”

Hasan Basri Çantay

(Yine) onlar derler: "Ey Rabbimiz, bunu bizim önümüze kim getirdiyse onun ateş içindeki azabını katmerli olarak artır".

Hasib Asutay

Yine onlar: 'Rabbimiz! Bunu önümüze kim getirdiyse onun ateşteki azabını kat kat artır' derler.

Hayrat Neşriyat

(Yine onlar:) 'Rabbimiz! Bunu bizim başımıza kim takdîm etti (getirdi) ise, artık ona ateşteki azâbı bir kat daha artır!' derler.

İbni Kesir

Dediler ki: Rabbımız; bizi buraya kim sürdüyse ona ateşteki azabını kat kat arttır.

Mehmet Okuyan

(Saptırılanlar devamla), “Rabbimiz! Bunu önümüze (başımıza) kim getirdiyse onun ateşteki azabını kat kat artır!” diyeceklerdir.

Muhammed Esed

(Ve) "Ey Rabbimiz!" diye yalvaracaklar, "Bunu kim başımıza getirdiyse onun ateş içindeki azabını kat kat artır!"

Mustafa İslamoğlu

şöyle yalvaracaklar: "Rabbimiz! Bunu başımıza kim sardıysa, onun ateş içersindeki azabını kat be kat artır!"

Ömer Nasuhi Bilmen

(59-61) Şunlar, sizinle beraber (ateşe) dalıvermiş bir gürûhtur. Onlara bir merhaba yok. Muhakkak ki, onlar ateşe gidicilerdir. (Onlar da) Derler ki: «Hayır. Sizlersiniz (O bedduaya daha müstehak). Sizin için merhaba yoktur, belki o küfrü bizim için siz takdim ettiniz. Artık ne fena karargâh (O ateş!)» Derler ki: «Ey Rabbimiz! Bize bunu kim takdim etti ise imdi onun için ateşte azabı kat kat artır.»

Ömer Öngüt

Yine onlar: "Ey Rabbimiz! Bunu bizim başımıza kim getirdiyse, ateşte azabını kat kat artır!" derler.

Suat Yıldırım

Sonra hep birden dua edip derler ki: "Ya Rabbena, kim bunları önümüze yığdı ise, Sen onun azabını kat kat artır!"

Süleyman Ateş

(Ve hepsi birbiri aleyhine du'a ederek): "Rabbimiz, bunu bizim önümüze kim getirdiyse onun ateşteki azabını bir kat daha artır!" dediler.

Süleymaniye Vakfı

(Allah'a da) şöyle diyeceklerdir: "Rabbimiz, bunu önümüze kim sürdüyse, ona o ateşte iki kat azap ver."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Sahibimiz, bu suçu bizden önce işleyenleri bu ateşte iki kat cezalandır." derler.

Şaban Piriş

-Rabb'imiz, derler. Bunu kim bizim önümüze getirdiyse, onun azabını ateşte kat kat artır.

Tefhim-ul Kuran

Derler ki: «Rabbimiz, kim bunu bizim önümüze sürdüyse, onun ateşteki azabını kat kat arttır.»

Ümit Şimşek

'Rabbimiz,' derler. 'Kim bunu başımıza getirdiyse, Sen ona ateşten kat kat azap ver!'

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle yakardılar: "Rabbimiz, bunu bizim önümüze çıkaranın ateşteki azabını bir kat daha artır."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar deyəcəklər: “Ey Rəbbimiz! Bunu bizə kim təqdim edibsə, onun əzabını odda ikiqat elə!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar deyəcəklər: ″Ey Rəbbimiz! Buna (bu əzaba) bizi kim uğradıbsa, onun əzabını Cəhənnəmdə ikiqat elə!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagen: ʺUnser Herr! Wer uns diese Pein verschafft hat, dem gib doppelt soviel im Höllenfeuer!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagen: ʺUnser Herr, erhöhe demjenigen, der uns dies bereitet hat, das (Strafmaß) als mehrfache Strafe im (Höllen)feuer.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Sie werden sagen: ʺUnser Herr, wer immer uns dies bereitete füge ihm die doppelte Strafe im Feuer hinzu.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺUnser HERR! Für denjenigen, der dieses uns unterbreitete, mehre Vielfaches an Peinigung vom Feuer!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And in Hell they will add: "O Allah, our Creator would you requite those who brought upon us this misery with double the torment in the abysm of Hell".

Abdul Haleem

adding, ‘Our Lord, give double punishment to those who brought this upon us.’

Abdullah Yusuf Ali

They will say: "Our Lord! whoever brought this upon us,- Add to him a double Penalty in the Fire!"

Abul A'la Maududi

They will say: "Our Lord, give twofold punishment in the Fire to him who has led us to this."

Aisha Bewley

They will say, ‘Our Lord, give him who brought this on us double the punishment in the Fire!’

Al-Hilali & Khan

They will say: "Our Lord! Whoever brought this upon us, add to him a double torment in the Fire!"

Ali Quli Qarai

They say, ‘Our Lord! Whoever has prepared this for us, double his punishment in the Fire!’

Amatul Rahman Omar

They will (then) say, `Our Lord! whoso brought about this (evil end) for us, increase for him more and more agony in the Fire. '

Arthur John Arberry

They say, 'Our Lord, whoso forwarded this for us, give him a double chastisement in the Fire!'

Bijan Moeinian

They will pray: "O Lord double the punishment of those who misled us to the Fire. "

E. Henry Palmer

They shall say, 'Our Lord! whoso prepared this beforehand for us, give him double torment in the fire!'

Edip-Layth

They said, "Our Lord, whoever brought this upon us, then double their retribution in the fire!"

George Sale

They shall say, O Lord, doubly increase the torment of him who hath brought this punishment upon us, in the fire of hell.

Hamid S. Aziz

They shall say, "Our Lord! Whoever prepared it first for us, add you to him a double chastisement in the Fire. "

Mahmoud Ghali

They will say, "Our Lord, whoever forwarded this for us, then doubly increase torment for him in the Fire!"

Marmaduke Pickthall

They say: Our Lord! Whoever did prepare this for us, oh, give him double portion of the Fire!

Mohamed Ahmed - Samira

They will say: "O Lord, give him who has brought this upon us two times more the torment of Hell;"

Muhammad Asad

[And] they will pray: "O our Sustainer! Who­ever has prepared this for us, double Thou his suffering in the fire!"

Mustafa Khattab

Adding, "Our Lord! Whoever brought this upon us, double their punishment in the Fire."

Progressive Muslims

They said: "Our Lord, whoever brought this upon us, then double their retribution in the Fire!"

Sahih International

They will say, "Our Lord, whoever brought this upon us - increase for him double punishment in the Fire. "

Sam Gerrans

They will say: “Our Lord: whoso sent this ahead for us, increase Thou for him a double punishment in the Fire.”

Shabbir Ahmed

Then the followers will say, "Our Lord! Whoever has sent this forth for us, oh, double for him the suffering in Fire. "

Syed Vickar Ahamed

They (the followers) will say: "Our Lord! Whoever has made this happen to us— Add a double penalty of Fire upon him!"

Taqi Usmani

They (the followers) will say, "Our Lord, whoever has brought this on us, do increase his punishment twofold in the Fire."

The Monotheist Group

They said: "Our Lord, whoever brought this upon us, then double their retribution in the Fire!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils dirent: ʺSeigneur, celui qui nous a préparé cela, ajoute-lui un double châtiment dans le Feuʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dîsa ew dibêjin: Xwedayê me! Kî ev anîbe pêşiya me, tu ezabê wî qat qat zêde bike!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeggen: ʺOnze Heer, wie ons dit heeft geleverd, geef hem een dubbele bestraffing in het vuur.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zullen zeggen: O Heer! verdubbel in het hellevuur de marteling van hen, die deze straf over ons gebracht hebben.

Hollandaca — Siregar

Zij zullen zeggen: ʺOnze Heer, voor wie dit over ons heeft gebracht: vermenigvuldig de bestraffing in de Hel voor hem.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажут (те, кто следовал беспредельным): «(О,) Господь наш! Кто представил нам это [заблуждение], – умножь ему наказание в Огне!»

Rusça — Osmanov

[Последователи] воззовут: ʺГосподи наш! Тем, кто уготовал для нас этот [ад], умножь вдвойне кару огнемʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och de fortsätter: ʺHerre! Ge dem som drog oss med sig in i detta ett dubbelt straff i Elden!ʺ