Fakat inkar edenler bir büyüklenme ve ayrılık içindedirler.

بَلِ الَّذِينَ كَفَرُوا فِي عِزَّةٍ وَشِقَاقٍ

beli (e)lleƶīne keferū fī ǐzzetin ve şiḳāḳin

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kâfir olanlar, ululanmadalar ve isyân içindeler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kâfir olanlar, ululanmadalar ve isyân içindeler.

Adem Uğur

Küfredenler, (iddia ettiklerinin) aksine, bir gurur ve tefrika içindedirler.

Ahmed Hulusi

Bak kendilerini şerefli sanan o hakikat bilgisini inkar edenler, hakikatlerinden kopuk bir yaşam içindedirler!

Ahmet Tekin

Doğrusu, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar, boş bir gurur, bir ayrılık, bir bölücülük, hakka muhalefet ve düşmanlık içindeler.

Ahmet Varol

Hayır. O inkâr edenler bir büyüklenme ve ayrılık içindedirler.

Ali Bulaç

Hayır; o inkar edenler (boş) bir gurur ve bir parçalanma içindedirler.

Ali Fikri Yavuz

(İş kâfirlerin dediği gibi değil), doğrusu o kâfir olanlar, bir tekebbür ve bir ayrılık içindedirler.

Ali Rıza Safa

Hayır! Nankörlük edenler, büyüklenme ve ayrılık içindedirler.

Bayraktar Bayraklı

- Sad. Şeref sahibi Kur'an'a yemin olsun ki, inkar edenler bir gurur ve ayrılık içindedirler.

Bekir Sadak

(1-2) Sad. Ogut veren Kuran'a and olsun ki, inkar edenler gurur ve ayrilik icindedirler.

Celal Yıldırım

O inkâr edenler, bir gurur ve bölünme içindedirler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(1-2) Sâd. Öğüt ve uyarı dolu Kur’an’a andolsun ki inkâr edenler, bu uyarıya kulak verecekleri yerde, gurura kapılmış ve ayrılığa düşmüşlerdir.

Diyanet İşleri

Fakat inkar edenler bir büyüklenme ve ayrılık içindedirler.

Diyanet İşleri (eski)

(1-2) Sad. Öğüt veren Kuran'a and olsun ki, inkar edenler gurur ve ayrılık içindedirler.

Diyanet Vakfi

(1-2) Sâd. Öğüt veren Kur'an'a yemin ederim ki, küfredenler, (iddia ettiklerinin) aksine, bir gurur ve tefrika içindedirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O inkâr edenler bir gurur ve ayrılık içindedirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat o küfredenler bir onur ve ayrılık içindeler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat o küfredenler bir onur, bir şikak içindeler

Erhan Aktaş

Doğrusu Kafirler büyüklenmelerine yediremediklerinden muhalefet ediyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Doğrusu Kafirler büyüklenmelerine yediremediklerinden muhalefet ediyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Doğrusu gerçeği yalanlayan nankörler, kibirlerine yediremediklerinden muhalefet ediyorlar.

Fizilal-il Kuran

İnkâr edenler bir gurur ve ayrılık içindedirler.

Gültekin Onan

Hayır; o küfredenler (boş) bir gurur ve bir parçalanma içindedirler.

Hamdi Döndüren

Doğrusu o inkâr edenler bir gurur ve ayrılık içindedirler.

Hasan Basri Çantay

(haal) küfredenler (in iddia etdikleri gibi değildir). Bil'akis (onların dışı boş) bir onur, (içi ise tam) bir tefrika içindedir.

Hasib Asutay

Hayır, o inkâr edenler bir gurur ve ayrılık içindedirler.

Hayrat Neşriyat

Hayır! İnkâr edenler bir gurur ve (Allah’a ve Resûlüne karşı) muhâlefet içindedirler.

İbni Kesir

Hayır, o küfredenler boş bir gurur ve bir parçalanma içindedirler.

Mehmet Okuyan

Esasında, kâfir olanlar (haksız) bir gurur ve ayrılık (düşmanlık) içindedir.

Muhammed Esed

Ama hakikati inkara şartlanmış olanlar, boş gurura kapılmış ve (bu sebeple) (doğru yolu bırakıp) yanlış ve eğri yollara sapmışlardır.

Mustafa İslamoğlu

Ama nerde! İnkarda direnenler (akletmek yerine) yersiz bir gurura ve tarifsiz bir nefrete gömülmüşlerdir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Belki o kâfir olanlar, bir gurur ve muhalefet içindedirler.

Ömer Öngüt

Kâfirler bilâkis bir gurur ve ayrılık içindedirler.

Suat Yıldırım

(Kâfirler) Bu Kur’ân’ı onda şüpheye yer verecek herhangi bir taraf olduğundan değil, ama asıl kendileri Allah’a karşı kibir ve muhalefet taşıdıkları için inkâr ediyorlar.

Süleyman Ateş

İnkar edenler bir gurur ve ayrılık içindedirler.

Süleymaniye Vakfı

kafirlik edenler, aslında kendilerini üstün görmekte ve (Kur'an'a) karşı çıkmaktadırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu kitabı görmezlikten gelenler, aslında kendilerini güçlü görüp ayrı duranlardır.

Şaban Piriş

Kafir olanlar kibir ve ayrılık içindedirler.

Tefhim-ul Kuran

Hayır; o küfredenler (boş) bir gurur ve bir parçalanma içindedirler.

Ümit Şimşek

Doğrusu, inkâr edenler kibirleri yüzünden muhalefet içindeler.

Yaşar Nuri Öztürk

İş hiç de onların sandığı gibi değil! O küfre sapanlar bir gurur, ayrılık ve bütünden kopuş içindedirler.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Məkkə kafirlərinin iman gətirməmələri heç də, onların dediyi kimi, şəkk-şübhə üzündən deyildir). Doğrusu, o kafirlər qürur və nifaq içindədirlər. (İman gətirməyi özlərinə sığışdırmır. Muhəmməd əleyhissəlama qarşı çıxıb onunla ədavət aparırlar).

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Die Ungläubigen sind in Überheblichkeit und Streitsucht verfangen.

Almanca — Der Edle Quran

Aber nein! Diejenigen, die ungläubig sind, befinden sich in (falschem) Stolz und in Widerstreit.

Almanca — Muhammad Zaidan

Nein, sondern diejenigen, die Kufr betrieben haben, sind in Arroganz und Widerspenstigkeit.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But dissenting from the truth are those infidels who take pride in denying Allah, and their false pride puts them in a state of divided spiritual allegiance and makes them unable to find the concord for their discord.

Abdul Haleem

Yet the disbelievers are steeped in arrogance and hostility.

Abdullah Yusuf Ali

But the Unbelievers (are steeped) in self-glory and Separatism.

Abul A'la Maududi

Nay, but the unbelievers are steeped in arrogance and stubborn defiance.

Aisha Bewley

But those who are kafir are full of vainglory and entrenched in hostility.

Al-Hilali & Khan

Nay, those who disbelieve are in false pride and opposition.

Ali Quli Qarai

Yet the faithless dwell in conceit and defiance.

Amatul Rahman Omar

(There is nothing wrong with the Prophet, ) the only thing is that the disbelievers are suffering from a sense of (false) pride and are hostile (to him).

Arthur John Arberry

nay, but the unbelievers glory in their schism.

Bijan Moeinian

The reason for which Qur’an is being rejected is because of the false pride and hard headiness of the disbelievers.

E. Henry Palmer

nay, but those who misbelieve are in pride, schism!

Edip-Layth

Indeed, those who have rejected are in false pride and defiance.

George Sale

Verily the unbelievers are addicted to pride and contention.

Hamid S. Aziz

Nay! But those who disbelieve are in self-exaltation (pride) and separatism (schism).

Mahmoud Ghali

No indeed, (but) the ones who have disbelieved are in might and opposition.

Marmaduke Pickthall

Nay, but those who disbelieve are in false pride and schism.

Mohamed Ahmed - Samira

But the unbelievers are still full of pride and hostility.

Muhammad Asad

But nay - they who are bent on denying the truth are lost in [false] pride, and [hence] deeply in the wrong.

Mustafa Khattab

˹This is the truth,˺ yet the disbelievers are ˹entrenched˺ in arrogance and opposition.

Progressive Muslims

Indeed, those who have disbelieved are in false pride and defiance.

Sahih International

But those who disbelieve are in pride and dissension.

Sam Gerrans

The truth is, those who ignore warning are in pride and dissension.

Shabbir Ahmed

But nay, the deniers are lost in false pride and opposition for the sake of opposition. Hence, they split their own personalities forcing themselves into maintaining double standards in life. ('Shiqaq' = Opposition, schism, splitting, split-personality. Double standards; since denial of a reality does not make it disappear).

Syed Vickar Ahamed

No! Those who disbelieve are in arrogance and opposition (and think only about self-glory and separatism).

Taqi Usmani

but those who disbelieve are (involved) in false pride and opposition.

The Monotheist Group

Indeed, those who have disbelieved are in false pride and defiance.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux qui ont mécru sont plutôt dans lʹorgueil et le schisme!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Nexêr, belkî ew ên ku kafir bûne di nav quretî û dijberiyekê de ne.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jazeker, zij die ongelovig zijn zijn hoogmoedig en zij zijn het oneens.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, de ongeloovigen zijn verkleefd aan trotschheid en twist.

Hollandaca — Siregar

Maar degenen die ongelovig zijn., verkeren in eigendunk en opstandigheid.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Однако те, которые стали неверующими, пребывают в гордыне и в расколе [в противоречии с истиной].

Rusça — Osmanov

Однако те, которые не уверовали, - в гордыне и неповиновении.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De som förnekar sanningen av högmod och motsägelselusta (och förkastar dess budskap bör tänka på)