(8-9) Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.
لَا يَسَّمَّعُونَ اِلَى الْمَلَاِ الْاَعْلٰى وَيُقْذَفُونَ مِنْ كُلِّ جَانِبٍ دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌ
lā yessemmeǔne ilā l-melei l-eǎ'lā ve yuḳƶefūne min kulli cānibin / duHūran ve lehum ǎƶābun vāSibun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Hor hakir bir halde ve onlar içindir ardı arası kesilmeyen azap.
Abdulkadir Gölpınarlı
Hor hakir bir halde ve onlar içindir ardı arası kesilmeyen azap.
Adem Uğur
Kovulup atılırlar. Ve onlar için sürekli bir azap vardır.
Ahmed Hulusi
Kovularak. . . Onlar için daimi bir azap vardır.
Ahmet Tekin
Her taraftan uzaklaştırılırlar. Onlar ardı arkası kesilmeyen cezaları hak etmişlerdir.
Ahmet Varol
Kovulurlar. Onlar için ayrıca kesintisiz bir azap vardır.
Ali Bulaç
Uzaklaştırılırlar. Onlara kesintisiz bir azab vardır.
Ali Fikri Yavuz
Uzaklaştırılırlar. Onlara (ahirette) devamlı bir azap var.
Ali Rıza Safa
Hem kovulurlar hem de onlar için sürekli bir ceza vardır.
Bayraktar Bayraklı
Kovulurlar ve onlar için yakalarını bırakmayan bir azap vardır.
Bekir Sadak
(8-9) Onlar yuce alemi asla dinleyemezler. Her yonden kovularak atilirlar. Onlara surekli bir azap vardir.
Celal Yıldırım
Onlar için devamlı azâb vardır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(8-9) Onlar artık o yüce topluluğu dinleyemezler, (bölgeden) uzaklaştırmak için üzerlerine her yönden atış yapılır; ayrıca onlar (âhirette de) bitmez bir azaba çarptırılacaklardır.
Diyanet İşleri
(8-9) Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.
Diyanet İşleri (eski)
(8-9) Onlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.
Diyanet Vakfi
Kovulup atılırlar. Ve onlar için sürekli bir azap vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Uzaklaştırılırlar. Onlara ardı arkası kesilmez bir azab vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
(8-9) Onlar yüce meclisi dinleyemezler. Kovulmak için her taraftan sıkıya (ateşe, mermiye) tutulurlar. Onlara ayrılmaz bir azap vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve onlara ayrılmaz bir azab vardır
Erhan Aktaş
Kovulmuş olarak, onlar için kesintisiz azap vardır.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kovulmuş olarak, onlar için kesintisiz azap vardır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Kovulmuş olarak, onlar için kesintisiz azap vardır.
Fizilal-il Kuran
Kovulup atılırlar. Ve onlar için sürekli azap vardır.
Gültekin Onan
Uzaklaştırılırlar. Onlara kesintisiz bir azab vardır.
Hamdi Döndüren
Kovularak uzaklaştırılırlar. Hem onlara sürekli bir azap vardır.
Hasan Basri Çantay
(8-9) Ki onlar "Mele'-i a'la" ya kulak verib dinleyemezler, her yandan koğularak atılırlar. Onlar için (ahiretde de) ardı arası kesilmez bir azab vardır.
Hasib Asutay
Kovulup atılırlar. Onlar için ebedî bir azap vardır.
Hayrat Neşriyat
(8-9) (O şeytanlar, artık) mele-i a'lâyı (semâdaki melekleri) dinleyemezler ve her taraftan kovularak (alevli yıldızlarla) taşlanırlar ve onlar için devamlı bir azab vardır.
İbni Kesir
Kovularak. Ve onlar için sürekli bir azab vardır.
Mehmet Okuyan
Onlar yüce topluluğa kulak veremezler. Kovularak her taraftan atılırlar. Onlar için ebedî bir azap vardır.
Muhammed Esed
(rahmetten) yoksun kalsınlar ve (öteki dünyada) kendilerini bekleyen ebedi azaba duçar olsunlar;
Mustafa İslamoğlu
(dünyada) dışlansınlar ve (ahirette de) sürekli bir azaba mahkum olsunlar;
Ömer Nasuhi Bilmen
Bir uzaklaştırılma ile uzaklaştırılmış (olurlar) ve onlar için bir daimi azap da vardır.
Ömer Öngüt
Kovularak onlara sürekli bir azap vardır.
Suat Yıldırım
Dinlemeye kalksalar kovulup atılırlar. Hem onlar için devamlı bir azap vardır.
Süleyman Ateş
Kovulurlar. Onlar için sürekli bir azab vardır.
Süleymaniye Vakfı
Bu, kovulmaları içindir. Onlara orada daimi bir azap vardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Hep kovulurlar. Azap yakalarını bırakmaz.
Şaban Piriş
Uzaklaştırılarak... Onlar için devamlı bir ceza vardır.
Tefhim-ul Kuran
Uzaklaştırılırlar. Onlar için kesintisiz bir azab vardır.
Ümit Şimşek
Semâdan kovulmuşlardır; onlar için bir de sürekli azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Kovulurlar. Ve onlar için, yakalarını bırakmayan bir azap vardır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
və oradan qovularlar. Onları uzun sürəcək bir əzab gözləyir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Səmadan) kənar edilərlər. Onları daimi bir əzab göyləyir!
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
damit sie weggetrieben werden - und für sie wird es immerwährende Strafe geben -,
Almanca — M. A. Rassoul
als Ausgestoßene; und für sie ist eine dauernde Strafe (vorgesehen)
Almanca — Muhammad Zaidan
ausgetrieben. Und für sie ist eine andauernde Peinigung bestimmt,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Fiery discharges forcing them back, that is besides what awaits them of an eternal suffering induced by the lasting torment laid upon the damned.
Abdul Haleem
driven away, they will have perpetual torment––
Abdullah Yusuf Ali
Repulsed, for they are under a perpetual penalty,
Abul A'la Maududi
and are repelled. Theirs is an unceasing chastisement.
Aisha Bewley
repelled with harshness – they will suffer eternal punishment –
Al-Hilali & Khan
Outcast, and theirs is a constant (or painful) torment.
Ali Quli Qarai
to drive them away, and for them there is a constant mortification,
Amatul Rahman Omar
They are repulsed. A perpetual punishment awaits them.
Arthur John Arberry
rejected, and theirs is an everlasting chastisement,
Bijan Moeinian
They have already been condemned to an everlasting torture.
E. Henry Palmer
driven off, and for them is lasting woe;
Edip-Layth
Outcasts; they will have an eternal retribution.
George Sale
to repel them, and a lasting torment is prepared for them; --
Hamid S. Aziz
Being driven off, and for them is a perpetual chastisement,
Mahmoud Ghali
Rejected, and they will have a lasting torment,
Marmaduke Pickthall
Outcast, and theirs is a perpetual torment;
Mohamed Ahmed - Samira
And kept far away. There is perpetual punishment for them,
Muhammad Asad
cast out [from all grace], with lasting suffering in store for them [in the life to come];
Mustafa Khattab
˹fiercely˺ driven away. And they will suffer an everlasting torment.
Progressive Muslims
Outcasts; they will have an eternal retribution.
Sahih International
Repelled; and for them is a constant punishment,
Sam Gerrans
Repelled — and they have a constant punishment —
Shabbir Ahmed
Outcast--and theirs is a lasting torment.
Syed Vickar Ahamed
Outcast (and unwelcome), they are under an everlasting penalty,
Taqi Usmani
to be driven off, and for them there is a lasting punishment;
The Monotheist Group
Outcasts; they will have an eternal retribution.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et refoulés. Et ils auront un châtiment perpétuel.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Da ku wan biqewirînin û ji bo wan ezabekî seraqetî heye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
om hen te verjagen -- en voor hen is er een voortdurende bestraffing --
Hollandaca — Salomo Keyzer
En eene zware marteling is voor hen gereed gemaakt.
Hollandaca — Siregar
Ter verjaging. En voor hen is er een ononderbroken bestraffing.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
для отогнания (от прислушивания), и для них (в Вечной жизни) (уготовано) бессрочное наказание (в Аду).
Rusça — Osmanov
Прочь! - [слышат они отовсюду], и ждет их вечное наказание.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
obönhörligt utstötta - och deras straff skall vara utan ände.