Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır.

اِنَّا جَعَلْنَا فِي اَعْنَاقِهِمْ اَغْلَالًا فَهِيَ اِلَى الْاَذْقَانِ فَهُمْ مُقْمَحُونَ

innā ceǎlnā fī eǎ'nāḳihim eğlālen fe hiye ilā l-eƶḳāni fe hum muḳmeHūne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki biz, boyunlarına lâleler vurduk, elleri, âdeta çenelerine kenetlendi lâlelerle, bu yüzden onlar, başlarını dimdik tutarlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki biz, boyunlarına lâleler vurduk, elleri, âdeta çenelerine kenetlendi lâlelerle, bu yüzden onlar, başlarını dimdik tutarlar.

Adem Uğur

Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları yukarı kalkıktır.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki biz onların boyunlarında, çenelerine kadar dayanmış boyunduruklar (şartlanma ve değer yargıları) oluşturduk! Artık (onlar kendi hakikatlerini göremezler) başları yukarı doğru kalkıktır (benlikleriyle yaşarlar)!

Ahmet Tekin

Biz onların boyunlarına demir halkalar, lâleler geçirdik. Halkalar çenelerine dayanır. Bu yüzden burunları yukarda, gözlerini yere dikip somurtmuş kalmışlardır.

Ahmet Varol

Gerçekten biz onların boyunlarına, çenelerine kadar dayanan halkalar geçirdik. Bu yüzden başları yukarı kalkıktır.

Ali Bulaç

Gerçekten biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır.

Ali Fikri Yavuz

Çünkü biz, o kâfirlerin boyunlarına bağlar geçirmişiz ki, bunlar çenelerine dayanmıştır da başları yukarı kalkık bulunuyorlar. (Artık hak tarafına başlarını çeviripte boyun eğmezler.)

Ali Rıza Safa

Boyunlarından çenelerine değin halkalar geçirdik; bu yüzden, kafaları yukarıya dikilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Biz, onların boyunlarına, çenelerine kadar dayanacak olan demir halkalar geçirdik. Bu yüzden başları yukarı kalkıktır.

Bekir Sadak

Boyunlarina, cenelerine kadar varan demir halkalar gecirmisizdir, bunun icin baslari yukari kalkiktir.

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki biz onların boyunlarına, çenelerine dayanacak şekilde demir halkalar geçirdik. Bu yüzden başları yukarıya kalkıktır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Biz onların boyunlarına çenelerine kadar dayanan halkalar geçirdik, bu yüzden kafaları yukarı kalkık durmaktadır.

Diyanet İşleri

Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır.

Diyanet İşleri (eski)

Boyunlarına, çenelerine kadar varan demir halkalar geçirmişizdir, bunun için başları yukarı kalkıktır.

Diyanet Vakfi

Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları yukarı kalkıktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Çünkü biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz. O kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü Biz, onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz de onlar, çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü biz onların boyunlarına kelepçekler geçirmişiz, onlar çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı gözleri aşağı somurtmaktadırlar

Erhan Aktaş

Biz, onların boyunlarına, çenelerine kadar dayanan demir halkalar geçirdik. Bu nedenle başları sürekli yukarıda kalkık olanlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, onların boyunlarına, çenelerine kadar dayanan demir halkalar geçirdik. Bu nedenle başları sürekli yukarıda kalkık olanlardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, onların boyunlarına, çenelerine kadar dayanan demir halkalar geçirdik. Bu nedenle başları sürekli yukarıda kalkık olanlardır.

Fizilal-il Kuran

Biz onların boyunlarına halkalar geçirdik. Çenelere kadar dayanan o halkalar yüzünden kafaları kalkıktır.

Gültekin Onan

Gerçekten biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır.

Hamdi Döndüren

Biz onların boyunlarına halkalar geçirdik. Çenelerine kadar dayanan o halkalar yüzünden onların kafaları yukarı kalkıktır!

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, biz onların boyunlarına öyle laleler geçirdik ki bunlar çenelerine kadar (dayandı). Şimdi onlar, kafaları ve burunları yukarı kaldırılmış haldedirler.

Hasib Asutay

Gerçekten biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. Onlar (o halkalar) çenelerine kadar (dayanmıştır). Bu yüzden kafaları yukarı kalkıktır.

Hayrat Neşriyat

Muhakkak ki biz onların boyunlarına halkalar geçirdik; öyle ki o (demir halkalar)çenelerine kadar (dayanmış)tır; bu yüzden onlar başları yukarı kalkık kimselerdir.

İbni Kesir

Doğrusu Biz; onların boyunlarına, çenelerine kadar varan demir halkaları geçirdik. Bunun için artık başları yukarı kalkıktır.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki biz onların boyunlarına, çenelerine kadar dayanacak halkalar geçirdik; başları yukarı kalkıktır.

Muhammed Esed

Onların boyunlarına çenelerine kadar uzayan demir halkalar geçirdik ki kafalarını dik tutmak zorunda kalsınlar;

Mustafa İslamoğlu

Zira (sanki) Biz onların boyunlarına, çenelerine kadar uzanan demir halkalar geçirmişizdir de, başlarını bir türlü eğememektedirler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki, Biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişizdir, tâ ki onların çenelerine kadar dayanmıştır. Artık onlar başları yukarı kaldırılmış, gözleri aşağıya çevrilmiş kimselerdir, bir şey görüp anlayamazlar.

Ömer Öngüt

Gerçekten biz onların boyunlarına demir halkalar geçirdik. O halkalar çenelerine kadar dayanmıştır. Onun için kafaları yukarı kalkıktır.

Suat Yıldırım

Boyunlarına öyle boyunduruklar koyduk ki onlar çenelerine dayanmaktadır. Boyunları yukarı, çeneleri kalkık, gözleri havada bir durumdadırlar.

Süleyman Ateş

Biz onların boyunlarına halkalar geçirdik. Çenelere kadar dayanan o halkalar yüzünden kafaları kalkıktır.

Süleymaniye Vakfı

(Sanki) boyunlarına, çenelerine kadar dayanan halkalar takmışız da başları dikili haldedirler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sanki boyunlarına, çenelerine kadar dayanan demir halkalar takmışız da, başlarını eğemiyorlar.

Şaban Piriş

Biz, onların boyunlarına, çenelerine varan halkalar geçirdik. Onun için başları kalkıktır.

Tefhim-ul Kuran

Gerçekten biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır.

Ümit Şimşek

Biz onların boyunlarına öyle boyunduruklar geçirdik ki, çenelerine dayanır da başları havaya dikili kalır.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onların boyunlarına bukağılar geçirdik. Bukağılar çenelere dayanmıştır da bu yüzden onların kafaları yukarı kalkıktır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həqiqətən, Biz onların boyunlarına, çənələrinə dirənmiş zəncirlər keçirtmişik. Odur ki, başları təkəbbürlə yuxarı qalxmışdır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz onların boyunlarına dəmir həlqələr (zəncir) keçirtmişik. (O həlqələr) onların lap çənələrinə dirənmişdir. Buna görə də başları yuxarı qalxmış, gözləri aşağı dikilmişdir. (Kafirlərin əlləri zəncirlə boyunlarına bağlandığı üçün başlarını yuxarı qaldırmağa, gözlərini də aşağı dikməyə məcbur olmuşlar. Onlar boyunlarını bir tərəfə döndərmək, əllərini sağa-sola tərpətmək, ətrafa nəzər salmaq, hətta ayaqlarının altını görmək iqtidarında belə deyillər. Beləliklə, kafirlər nə haqqı görər, nə də ona boyun əyərlər).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben ihnen Ketten bis hinauf zum Kinn um den Hals gelegt, die die Arme an den Kopf fesseln, so daß sie ihn nicht bewegen können.

Almanca — Der Edle Quran

Gewiß, Wir haben um ihre Hälse Fesseln gelegt. Sie reichen bis zum Kinn, so daß sie den Kopf hochhalten (müssen).

Almanca — M. A. Rassoul

Um ihren Hals haben Wir Fesseln gelegt, die bis an das Kinn reichen, so daß ihr Haupt hochgezwängt ist.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, WIR legen um ihre Hälse Fesseln, so reichen sie bis an die Kinne, so richten sie ihre Köpfe mit niedergeschlagenen Blicken auf.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We have surrounded their necks with chains drawn up to their chins restraining the movement of their heads and riveting their eyes and their minds away from the truth.

Abdul Haleem

[It is as if] We had placed [iron] collars around their necks, right up to their chins so that their heads are forced up

Abdullah Yusuf Ali

We have put yokes round their necks right up to their chins, so that their heads are forced up (and they cannot see).

Abul A'la Maududi

We have put fetters around their necks which reach up to their chins so that they are standing with their heads upright,

Aisha Bewley

We have put iron collars round their necks reaching up to the chin, so that their heads are forced back.

Al-Hilali & Khan

Verily We have put on their necks iron collars reaching to the chins, so that their heads are raised up.

Ali Quli Qarai

Indeed We have put iron collars around their necks, which are up to the chins, so their heads are upturned.

Amatul Rahman Omar

Surely, We have put shackles (of customs and prejudices) round their necks and they are (reaching right) up to their chins, so that they have become stiff-necked (due to their pride and false notions of superiority).

Arthur John Arberry

Surely We have put on their necks fetters up to the chin, so their heads are raised;

Bijan Moeinian

(they do not realize that in account of their disobedience) I have already put chains on their necks up to their chins (in hereafter) which prevent them lowering their heads.

E. Henry Palmer

Verity, we will place upon their necks fetters, and they shall reach up to their chins, and they shall have their heads forced back;

Edip-Layth

We have placed shackles around their necks, up to their chins, so that they are forced in direction.

George Sale

We have put yokes on their necks, which come up to their chins; and they are forced to hold up their heads:

Hamid S. Aziz

Already has the word proved true of most of them, for they do not believe.

Mahmoud Ghali

Surely We have made on their necks shackles, so they are up to the chins, so they are stiff-necked.

Marmaduke Pickthall

Lo! We have put on their necks carcans reaching unto the chins, so that they are made stiff-necked.

Mohamed Ahmed - Samira

We will certainly put iron collars on their heel's which will come up to their chins, so that they will not be able to raise their heads.

Muhammad Asad

Behold, around their necks We have put shack­les, reaching up to their chins, so that their heads are forced up;

Mustafa Khattab

˹It is as if˺ We have put shackles around their necks up to their chins, so their heads are forced up,

Progressive Muslims

We have placed shackles around their necks, up to their chins, so that they are forced in direction.

Sahih International

Indeed, We have put shackles on their necks, and they are to their chins, so they are with heads [kept] aloft.

Sam Gerrans

We placed yokes on their necks up to the chins, and they with heads forced high;

Shabbir Ahmed

Behold, around their necks We (Our Laws) have put shackles, reaching their chins. Their heads are forced up in arrogance (like the agitated camel who keeps his head high refusing to drink the life-giving water).

Syed Vickar Ahamed

Verily, We have put clamps (tightly) round their necks high up to their chins, so that their heads are forced up (and they cannot see).

Taqi Usmani

We have placed iron collars on their necks, so they are reaching up to their chins, and their heads are forced to remain upwards.

The Monotheist Group

We have placed shackles around their necks, up to their chins, so that they are forced in place.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous mettrons des carcans à leurs cous, et il y en aura jusquʹaux mentons: et voilà quʹils iront têtes dressées.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman me qeyd û zincîr xistine stûyên wan, êdî ew qeyd gihîştine heya çeneya wan, vêca serrakirî mane.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben de halsketenen om hun nekken gelegd en die komen tot hun kinnen zodat zij omhoog moeten kijken.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij hebben jukken op hunnen nek gelegd, die tot aan hunne kin reiken, en zij zijn gedwongen hunne hoofden overeind te houden;

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, Wij hebben om hun nekken ketenen gelegd en die reiken tot de kinnen, zodat hun hoofden opgeheven blijven.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Воистину, Мы наложили им на шеи оковы до самого подбородка, так что они [ходят], задрав головы.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vi har smitt kragar av järn åt dem, (kragar) som omsluter halsen ända till hakan och tvingar upp deras huvuden;