Andolsun, onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler.
لَقَدْ حَقَّ الْقَوْلُ عَلٰٓى اَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
le ḳad Haḳḳa l-ḳavlu ǎlā ekṧerihim fe hum lā yu'minūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun ki onların çoğu hakkında şu söz gerçekleşmiştir: Onlardır inanmayanlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Andolsun ki onların çoğu hakkında şu söz gerçekleşmiştir: Onlardır inanmayanlar.
Adem Uğur
Andolsun ki onların çoğu gafletlerinin cezasını hak etmişlerdir. Çünkü onlar iman etmiyorlar.
Ahmed Hulusi
Andolsun ki onların çoğunluğuna o söz (Cehennem, insanların ve cinlerin çoğuyla dolacaktır; sözü) Hak olmuştur! Bu sebeple onlar iman etmezler!
Ahmet Tekin
Andolsun ki, hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, sana ve Kur’ân’a itibar etmedikleri için Allah’ın hükmü, ceza kararı, o gaflet içinde olanların çoğunun üzerinde, doğruluğu tartışılmayan haklı, gerekçeli, âdil bir hükümdür. Onlar iman etmeyecekler.
Ahmet Varol
Andolsun ki onların çoğu üzerinde söz hak olmuştur. Onlar artık iman etmezler.
Ali Bulaç
Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar.
Ali Fikri Yavuz
Doğrusu çoğunun üzerine azap gerçekleşmiştir. (Çünkü imanı istemiyecekleri, Allah tarafından biliniyor) artık onlar iman etmezler.
Ali Rıza Safa
Gerçek şu ki, sözü verilen, onların çoğu üzerine gerçekleşmiştir; onlar, artık inanmazlar.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki, onların çoğu gafletlerinin cezasını hak etmişlerdir. Çünkü onlar iman etmiyorlar.
Bekir Sadak
And olsun ki, hukum cogunun aleyhine gerceklesmistir, bunun icin artik inanmazlar.
Celal Yıldırım
And olsun ki, hüküm, çoğu hakkında gerçekleşip sübut bulmuştur, artık inanmazlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Andolsun ki onların çoğu hakkında o söz (azap) gerçekleşecektir; çünkü onlar iman etmeyecekler.
Diyanet İşleri
Andolsun, onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler.
Diyanet İşleri (eski)
And olsun ki, hüküm çoğunun aleyhine gerçekleşmiştir, bunun için artık inanmazlar.
Diyanet Vakfi
Andolsun ki onların çoğu cezayı hak etmişlerdir. Çünkü onlar iman etmiyorlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Andolsun ki onların çoğunun üzerine azab sözü hak olmuştur. Onlar imana gelmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, pek çoklarına karşı söz hak olmuştur da artık onlar imana gelmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Celalim hakkı için daha çoklarına karşı söz hakkolmuştur da onlar iymana gelmezler
Erhan Aktaş
Ant olsun ki, onların çoğu üzerine söz hakk oldu. Artık onlar iman etmezler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ant olsun ki, onların çoğu üzerine söz hakk oldu. Artık onlar inanmazlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ant olsun ki, onların çoğu üzerine söz hakk oldu. Artık onlar inanmazlar.
Fizilal-il Kuran
Andolsun ki, hüküm çoğunun aleyhine gerçekleşmiştir, bunun için artık inanmazlar.
Gültekin Onan
Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur, artık inanmazlar.
Hamdi Döndüren
Andolsun onların çoğuna azap sözü gerekli oldu. Çünkü onlar iman etmiyorlar.
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki bunların çoğunun üzerine o söz hak olmuşdur. Artık bunlar iman etmezler.
Hasib Asutay
Andolsun ki onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur. Artık onlar inanmazlar.
Hayrat Neşriyat
Celâlim hakkı için, onların çoğunun üzerine (azab husûsundaki) söz hak olmuştur; artık onlar (küfürlerindeki inadları sebebiyle) îmân etmezler.
İbni Kesir
Andolsun ki; onların, çoğunun üzerine, söz hak olmuştur. Onlar, artık iman etmezler.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki onların çoğuna (gafletlerine karşılık azap) sözü (azap vaadi) elbette gerçekleşmiştir. (Çünkü onlar) iman etmezler.
Muhammed Esed
Onların çoğuna karşı (Allah'ın gazap) sözü mutlaka gerçekleşecektir; çünkü onlar iman etmezler.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu, onlardan bir çoğu hakkındaki söz tahakkuk etmiştir: artık asla iman etmeyecekler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Andolsun ki, onların birçokları üzerine o söz (o azap emri) hak olmuştur. Artık onlar imân etmezler.
Ömer Öngüt
Andolsun ki onların çoğunun üzerine söz hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler.
Suat Yıldırım
Onların çoğunun hakkında ilahî hüküm hak olarak kesinleşti. Artık imân etmezler onlar...
Süleyman Ateş
Andolsun onların çoğuna o söz (cinlerden ve insanlardan bir kısmını cehenneme dolduracağım, sözü) hak oldu; artık onlar inanmazlar.
Süleymaniye Vakfı
Onların çoğu için o söz /cezalandırma sözü hak oldu, çünkü onlar inanıp güvenmiyorlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onlardan çoğu, bunun gerçek anlamda Allah'ın sözü olduğunu anladıkları halde inanmıyorlar.
Şaban Piriş
Çoğu için buyruk gerçekleşmiştir, onlar iman etmezler.
Tefhim-ul Kuran
Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık onlar inanmazlar.
Ümit Şimşek
Onların çoğu için Allah'ın sözü bir hak olmuştur; artık iman etmezler.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun ki, onların çoğuna söz hak olmuştur, artık onlar iman etmezler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onların əksəriyyəti barəsindəki söz gerçəkləşdi. Çünki onlar iman gətirmədilər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
And olsun ki, onların əksəriyyəti barəsində o söz (əzəldən buyurduğumuz əzab hökmü) gerçək olmuşdur, çünki onlar (Allaha və Peyğəmbərinə) iman gətirməzlər. (Biz onların iman gətirməyəcəklərini Öz əzəli elmimizlə bilib lövhi-məhfuzda təsbit etmişik).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Gottes Wort ist für die meisten unter ihnen in Erfüllung gegangen (da sie willentlich auf dem Unglauben beharren). So werden sie nie glauben.
Almanca — Der Edle Quran
Das Wort ist ja gegen die meisten von ihnen unvermeidlich fällig geworden, so glauben sie nicht.
Almanca — M. A. Rassoul
Bereits hat sich das Wort gegen die meisten von ihnen als wahr erwiesen; denn sie glauben nicht.
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, bereits ist das Wort gegen die Meisten von ihnen Rechtens, so verinnerlichen sie den Iman nicht.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
The prophecy of their aversion to the divine message by the majority has been fulfilled, for they decline to accept it.
Abdul Haleem
The verdict has been passed against most of them, for they refuse to believe.
Abdullah Yusuf Ali
The Word is proved true against the greater part of them: for they do not believe.
Abul A'la Maududi
Surely most of them merit the decree of chastisement; so they do not believe.
Aisha Bewley
The Word has been justly carried out against most of them so they have no iman.
Al-Hilali & Khan
Indeed the Word (of punishment) has proved true against most of them, so they will not believe.
Ali Quli Qarai
The word has certainly become due against most of them, so they will not have faith.
Amatul Rahman Omar
Surely, most of them merit the sentence of Our punishment for they would not believe.
Arthur John Arberry
The Word has been realised against most of them, yet they do not believe.
Bijan Moeinian
Although our message is proven to be true to most of them, still they do not believe.
E. Henry Palmer
Now is the sentence due against most of them, for they will not believe.
Edip-Layth
The retribution has been deserved by most of them, for they do not acknowledge.
George Sale
Our sentence hath justly been pronounced against the greater part of them; wherefore they shall not believe.
Hamid S. Aziz
That you may warn a people whose fathers were not warned, and so they are heedless.
Mahmoud Ghali
Indeed the Saying has already come true against most of them, so they do not believe.
Marmaduke Pickthall
Already hath the judgment, (for their infidelity) proved true of most of them, for they believe not.
Mohamed Ahmed - Samira
The sentence is surely justified against most of them, for they do not believe.
Muhammad Asad
Indeed, the word [of God’s condemnation] is bound to come true against most of them: for they will not believe.
Mustafa Khattab
The decree ˹of torment˺ has already been justified against most of them, for they will never believe.
Progressive Muslims
The retribution has been deserved by most of them, for they do not believe.
Sahih International
Already the word has come into effect upon most of them, so they do not believe.
Sam Gerrans
Binding has become the word upon most of them, so they do not believe.
Shabbir Ahmed
The Word is bound to come True that since most of them will deny the Message they will suffer the consequences.
Syed Vickar Ahamed
Indeed, the Word (Punishment of Allah) is proved true against the greater part (or most) of them: Still, they do not believe,
Taqi Usmani
The word has indeed come true about most of them, so they will not believe.
The Monotheist Group
The retribution has been deserved by most of them, for they do not believe.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
En effet, la Parole contre la plupart dʹentre eux sʹest réalisée: ils ne croiront donc pas.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Sond be, li ser pirên wan ezab pêwîst bûye, vêca ew bawerî nayînin.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
De uitspraak over de meesten van hen is bewaarheid; toch geloven zij niet.
Hollandaca — Siregar
Voorzeker, het woord (van bestraffing) is tegen de meesten van hen bewaarheid omdat zij niet geloven.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(И Я [Аллах] клянусь, что) уже оправдалось [подтвердилось] слово [обещание о наказании] над большинством их [тех, которые прожили всю жизнь в неверии и умерли будучи неверными], так, что они не уверуют.
Rusça — Osmanov
С большинством из них свершилось предопределенное, ибо они не уверовали.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Men (Guds) dom över de flesta av dem måste bli verklighet - de vill inte tro.