Yine eğer dileseydik, oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi.

وَلَوْ نَشَاءُ لَمَسَخْنَاهُمْ عَلٰى مَكَانَتِهِمْ فَمَا اسْتَطَاعُوا مُضِيًّا وَلَا يَرْجِعُونَ

ve lev neşā'u le meseḣnāhum ǎlā mekānetihim fe mā steTāǔ muDiyyen ve lā yerciǔne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَوْve levve eğer
2نَشَاءُneşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilesek
3لَمَسَخْنَاهُمْle meseḣnāhumم س خBir şeyi dönüştürmek veya başkalaştırmak, bir şeyi değiştirmek veya değişiklik yapmak, tatsız veya lezzetsiz olmak, bir hayvanı yaralamak veya zayıflatmak, çözünmek, şeklini bozmak, bir şeyi görünüş veya biçim olarak çirkinleştirmek, eğilmek veya baş eğmek.değiştirip dondururduk
4عَلٰىǎlā
5مَكَانَتِهِمْmekānetihimك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinonları oldukları yerde
6فَمَاfe māartık
7اسْتَطَاعُواsteTāǔط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.güçleri yetmez
8مُضِيًّاmuDiyyenم ض يİlerlemek veya devam etmek, geçmek/vefat etmek, gitmek veya uzaklaşmak, ileriye doğru ilerlemek, bir şeyi yürütmek/gerçekleştirmek/başarmak, keskin olmak, kesmek veya içine işlemek, bir şeyi yapmada üstün olmak veya aşmakileri gitmeye
9وَلَاve lāne de
10يَرْجِعُونَyerciǔneر ج عgeri dönmek, kapatmak, (bir kimseye) itham etmek, geri gelmek, tekrarlamak, cevap vermek, cevap getirmek, geri getirilmek. raji'un - geri dönen. murji'un - dönüş, sonuç. taraja'a (vb. 6) - birbirine dönmek.geri dönmeye

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve dileseydik onları çarpıp, durdukları yerde bir başka şekle sokardık da kalakalırlardı, ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi, ne geriye dönmeye.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve dileseydik onları çarpıp, durdukları yerde bir başka şekle sokardık da kalakalırlardı, ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi, ne geriye dönmeye.

Adem Uğur

Eğer dilesek oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi ne de geri gelmeye!

Ahmed Hulusi

Dileseydik mekanları üzere onları mesh ederdik (bulundukları anlayış üzere onları sabitlerdik) de artık ne ileri gitmeye güçleri yeterdi ve ne de eski hallerine dönebilirlerdi.

Ahmet Tekin

Sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olsaydı, kendilerinin güçlü, iktidar sahibi olduklarını sandıkları sırada, onların hallerini değiştirir çirkinleştirirdik. Ne ileri gidebilirlerdi. Ne de geri dönebilirlerdi.

Ahmet Varol

Dileseydik oldukları yerde onların kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gitmeye ne de geri dönmeye güçleri yeterdi.

Ali Bulaç

Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi.

Ali Fikri Yavuz

Bir de dileseydik, kılıklarını oldukları yerde çirkin bir şekle çevirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne dönebilirlerdi.

Ali Rıza Safa

Eğer dileseydik, oldukları yerde onları değiştirirdik. Ne ileri gitmeye ne de geri dönmeye güçleri yetmezdi.

Bayraktar Bayraklı

Dileseydik, oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de, ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi; ne geri gelmeye!

Bekir Sadak

Dilesek, onlari olduklari yerde dondururduk da, ne ileri gidebilirler ve ne de geri donebilirlerdi. *

Celal Yıldırım

Dilemiş olsak, onları oldukları yerde suretlerini değiştirirdik de artık ne ileri gidebilirler, ne de geri dönebilirlerdi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yine dilesek oldukları yerde onların mahiyetlerini değiştirirdik de (taş gibi) artık ne ileri gidebilirler ne de geri dönebilirlerdi.

Diyanet İşleri

Yine eğer dileseydik, oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi.

Diyanet İşleri (eski)

Dilesek, onları oldukları yerde dondururduk da, ne ileri gidebilirler ve ne de geri dönebilirlerdi.

Diyanet Vakfi

Eğer dilesek oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi ne de geri gelmeye!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yine dileseydik oldukları yerde kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de geri dönebilirlerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine dilesek kendilerini oldukları yerde kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de dönebilirlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Daha dilesek kendilerini oldukları yerde meshediverdik de ne ileri gidebilirlerdi ne dönebilirlerdi

Erhan Aktaş

Eğer dileseydik, oldukları yerde sabit bir şekle dönüştürürdük, ileri gitmeye de geri dönmeye de güç yetiremezlerdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer dileseydik, oldukları yerde sabit bir şekle dönüştürürdük, ileri gitmeye de geri dönmeye de güç yetiremezlerdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer dileseydik, oldukları yerde sabit bir şekle dönüştürürdük, ileri gitmeye de geri dönmeye de güç yetiremezlerdi.

Fizilal-il Kuran

Dileseydik kılıklarını değiştirip onları oldukları yerde dondururduk, ne ileri gidebilir, ne de geri dönebilirdi.

Gültekin Onan

Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi.

Hamdi Döndüren

Yine dileseydik, onları oldukları yerde dondururduk, ne ileri gidebilirler, ne de geri dönebilirlerdi!

Hasan Basri Çantay

Yine dileseydik onları oldukları yerde suratlarını değişdirib bambaşka çirkin bir mahiyyete getirirdik de ne ileri gitmiye, ne geri dönüb gelmiye güçleri yetmezdi.

Hasib Asutay

Eğer dileseydik, oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de ne ileri gitmeye güçleri yeterdi ne de geri gelmeye!

Hayrat Neşriyat

Ve dileseydik, (en dirâyetli) oldukları(nı zannettikleri) yerde onların şekillerini(çirkin bir sûrete) elbette değiştirirdik de (bundan kurtulmak için), ne ileri gitmeye güçleri yeter, ne de geri dönebilirlerdi.

İbni Kesir

Biz isteseydik; onları oldukları yerde dondururduk da ileri geçmeye güçleri yetmezdi. Geri de dönemezlerdi.

Mehmet Okuyan

Dileseydik oldukları yerde elbette şekillerini değiştirirdik de ileri gitmeye güç yetiremezlerdi ve geri de dönemezler(di)!

Muhammed Esed

Eğer (doğru ile yanlış arasında seçim yapma özgürlüğünden yoksun olmalarını) dilemiş olsaydık, onları kesinlikle farklı bir tabiatta yaratırdık ve bulundukları yerde (kökleştirirdik ki) ne ileri gidebilsinler, ne de geri dönebilsinler.

Mustafa İslamoğlu

Eğer (böyle olmalarını) dileseydik, mutlaka onları kendi konumlarına göre başka bir hale dönüştürürdük. O takdirde ne savuşturabilirler ne de geri dönebilirlerdi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve eğer dilese idik onları en kuvvetli bulundukları yerde mahvederdik. Artık ne geçip gitmeğe ve ne de geri dönmeğe muktedir olamazlardı.

Ömer Öngüt

Dileseydik oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik. Ne ileri gitmeye ne de geri dönmeye güçleri yetmezdi.

Suat Yıldırım

Eğer dileseydik, oldukları yerde, hemen baş üstü, mâhiyetlerini değiştirir, çirkin mi çirkin, tersyüz ederdik... Artık ne ileriye devam edebilir, ne de geriye dönüş yapabilirlerdi.

Süleyman Ateş

Dilesek kılıklarını değiştirip onları oldukları yerde dondururduk, ne ileri gidebilir, ne geri dönebilirlerdi.

Süleymaniye Vakfı

Biz tercih etseydik onları elbette oldukları yerde başka bir varlığa dönüştürürdük. Artık ne ileri ne de geri gidebilirlerdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Düzeni farklı kursaydık onları, oldukları yerde başka kalıba sokardık. Sonra ne yola devam edebilir ne de geri dönebilirlerdi.

Şaban Piriş

Eğer dileseydik, kalıplarını değiştirirdik de ileri gitmeye de geri dönmeye de güçleri yetmezdi.

Tefhim-ul Kuran

Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne de geri dönmeye güç yetirebilirlerdi.

Ümit Şimşek

Dileseydik, onları çirkin bir şekle sokardık da oldukları yerde kalırlar, ne ileri, ne de geri gitmeye güçleri yetmezdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Dilesek, onları oldukları yerde hayvana çeviririz. O zaman ne ileri gitmeye güçleri yeter ne de geri dönebilirler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər istəsəydik, onları yerlərindəcə elə eybəcər hala salardıq ki, nə irəli gedə, nə də geri qayıda bilərdilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər istəsəydik, onları lap yerlərindəcə elə bir kökə (elə bir şəklə) salardıq ki, nə irəli, nə də geri gedə bilərdilər. (Kafirləri topal edər, meymuna, donuza, daşa döndərərdik. Və ya onları evlərinin içində həlak edərdik, heç tərpənə də bilməzdilər).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn Wir wollten, könnten Wir sie verunstalten, so hochrangig sie auch sein mögen, dann könnten sie weder vorwärts noch rückwärts gehen.

Almanca — Der Edle Quran

Wenn Wir wollten, würden Wir sie auf ihrer Stelle verwandeln, so daß sie nicht mehr vorangehen können und auch nicht zurückkehren.

Almanca — M. A. Rassoul

Und hätten Wir gewollt, hätten Wir sie verwandeln können, wo sie waren; dann wären sie nicht imstande gewesen, vorwärts oder rückwärts zu gehen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wollten WIR es, würden WIR sie auf ihrer Stelle (in eine andere Schöpfung) doch verwandeln, so würden sie weder weitergehen, noch zurückkehren können.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And had We willed We would have transmuted them and frozen them physically and spiritually in their unprivileged site, then they would have been unable to move forward to repent and do good nor backward to do evil.

Abdul Haleem

If it had been Our will, We could have paralysed them where they stood, so that they could not move forward or backward.

Abdullah Yusuf Ali

And if it had been Our Will, We could have transformed them (to remain) in their places; then should they have been unable to move about, nor could they have returned (after error).

Abul A'la Maududi

If We so willed, We would have transformed them where they were so that they would not go forward or backward.

Aisha Bewley

If We wished, We could transform them where they stand so they would neither be able to go out nor return.

Al-Hilali & Khan

And if it had been Our Will, We could have transformed them (into animals or lifeless objects) in their places. Then they would have been unable to go forward (move about) nor they could have turned back.[1]

Ali Quli Qarai

And had We wished We would have deformed them in their place; then they would have neither been able to go ahead nor to go back.

Amatul Rahman Omar

If We had (so) willed, We could have surely destroyed them where they were, so that they would not be able to move forward nor turn back.

Arthur John Arberry

Did We will, We would have changed them where they were, then they could not go on, nor could they return.

Bijan Moeinian

I may decide to freeze them so that they stay motionless; not being able to move around.

E. Henry Palmer

And if we pleased we would transform them in their places, and they should not be able to go on, nor yet to return.

Edip-Layth

If We wished, We can freeze them in their place; thus, they can neither move forward, nor go back.

George Sale

And if We pleased We could transform them into other shapes, in their places where they should be found; and they should not be able to depart: Neither should they repent.

Hamid S. Aziz

And if We please We would surely transform them in their place, then they would not be able to go on, nor will they return (after error).

Mahmoud Ghali

And if We had (so) decided, We would have indeed disfigured them in (spite of) their situation; then in no way could they be passing, nor could they return.

Marmaduke Pickthall

And had We willed, We verily could have fixed them in their place, making them powerless to go forward or turn back.

Mohamed Ahmed - Samira

And if We pleased We could paralyse them in their tracks, and they would not be able to move forward or turn back.

Muhammad Asad

And had it been Our will [that they should not be free to choose between right and wrong], We could surely have given them a different nature [and created them as beings rooted] in their places, so that they would not be able to move forward, and could not turn back. ]

Mustafa Khattab

And had We willed, We could have transfigured them on the spot,[1] so they could neither progress forward nor turn back.

Progressive Muslims

And if We wished, We can freeze them in their place; thus, they can neither move forward, nor go back.

Sahih International

And if We willed, We could have deformed them, [paralyzing them] in their places so they would not be able to proceed, nor could they return.

Sam Gerrans

And had We willed, We would have so transformed them in their places, they could neither proceed nor return.

Shabbir Ahmed

And had We so Willed, We could have degraded them driven by instincts, powerless to advance or retreat in their potentials.

Syed Vickar Ahamed

And if it was Our Will, We could have transformed them (just to be) in their places; Then they would not have been able to forward (move about), and they could not have turned back.

Taqi Usmani

And If We so will, We would disfigure them at their places, and they would not be able to move, nor would they return.

The Monotheist Group

And if We wished, We can freeze them in their place; thus, they can neither move forward, nor go back.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et si Nous voulions, Nous les métamorphoserions sur place; alors ils ne sauront ni avancer ni revenir.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger me xwestibûya me dê ew di cihê wan de biguharta, vêca wan dê nekaribûya bi pêş ve herin ne jî bi paş ve vegerin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En als Wij wilden, dan zouden Wij hen ter plekke van gedaante veranderen. Dan zouden zij niet vooruit kunnen gaan noch terugkeren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En indien het ons behaagde, zouden wij hen in andere gedaante kunnen hervormen; zij zouden niet instaat zijn te vertrekken, en zij zouden geen berouw gevoelen.

Hollandaca — Siregar

En als Wij gewild hadden, dan hadden Wij hun gestalten veranderd op hun plaatsen (van zondigheid), waarna zij niet weg zouden kunnen gaan en niet terug zouden gaan.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А если бы Мы пожелали, то переменили бы их [превратили бы в другое творение, как например, камни или животные] на том же месте (где они находятся), и не могли бы они пойти (вперед) или вернуться (назад).

Rusça — Osmanov

Если бы Нам было угодно, то Мы изменили бы их облик в том самом месте, где они находятся, и они не смогли бы ни пойти [вперед], ни вернуться [назад].