(Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.

وَاضْرِبْ لَهُمْ مَثَلًا اَصْحَابَ الْقَرْيَةِ اِذْ جَاءَهَا الْمُرْسَلُونَ

ve Drib lehum meṧelen eSHābe l-ḳaryeti iƶ cā'ehā l-murselūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاضْرِبْve Dribض ر بİyileştirmek, vurmak, örnek olarak öne sürmek, bir mesel/örnek vermek, gitmek, yolculuk yapmak, seyahat etmek, karıştırmak, kaçınmak, uzaklaştırmak, örtmek, kapatmak, belirtmek/beyan etmek/ifade etmek, öne sürmek, ortaya koymak, karşılaştırmak, benzetmek, yol aramak, ileri yürümek, ayarlamak, dayatmak, engellemek, savaşmak, birinin malıyla kâr payı için ticaret yapmak, yapmak veya sebep olmak veya oluşturmak, terk etmek/vazgeçmek, bir şeyi uzaklaştırmakve anlat
2لَهُمْlehumonlara
3مَثَلًاmeṧelenم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.misal olarak
4اَصْحَابَeSHābeص ح بeşlik etmek, ilişkilendirmek, arkadaş veya yoldaş olmak. saahibun (çoğul: sahbuun ve ashaabun) - yoldaş, ortak, herhangi bir niteliğin veya şeyin sahibi, herhangi bir şeyle yakın ilişki içinde olan, arkadaş ve herhangi bir bağlantı veya bağ gösteren, yardımcı. saahibatun - eş, zevce, karı. saahaba - eşlik etmek. ashaba (fiil 4) - korumak, engellemek, sakınmak, savunmak. yushabuun - onlara eşlik edilecek.halkını
5الْقَرْيَةِl-ḳaryetiق ر يBir misafiri ağırlamak, bir misafirin ağırlandığı şey. Toplamak, içine/içeri koşmak. Keşfetmek; araştırmak; çok ve özenli bir aramayla şehri/kasabayı incelemek.şu kent
6اِذْzaman
7جَاءَهَاcā'ehāج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakgeldiği
8الْمُرْسَلُونَl-murselūneر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalekastedilen/bilinen gönderilenler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Örnek getir onlara o şehir halkını; hani oraya peygamberler gelmişti.

Abdulkadir Gölpınarlı

Örnek getir onlara o şehir halkını; hani oraya peygamberler gelmişti.

Adem Uğur

Onlara, şu şehir halkını misal getir: Hani onlara elçiler gelmişti.

Ahmed Hulusi

Onlara o şehir halkını örnek ver. . . Hani oraya Rasuller gelmişti.

Ahmet Tekin

Sen onlara, şehirlerine özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamberler geldiği sıradaki şu memleketin halkını örnek ver.

Ahmet Varol

Onlara elçilerin geldiği o kasabanın halkını örnek ver.

Ali Bulaç

Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), Mekke halkına, o şehir halkının (Antakya’lıların) halini misal göster. Hani oraya (İsa’nın gönderdiği) elçiler gelmişti.

Ali Rıza Safa

Gönderilenlerin geldiği, o kentin yoldaşlarını örnek ver.

Bayraktar Bayraklı

Onlara o ülke halkını örnek ver. Hani, oraya peygamberler gelmişti.

Bekir Sadak

Insanlara, halkina elciler gelen kasabalari anlat:

Celal Yıldırım

Onlara, o kasaba halkından misal getir; hani onlara peygamberler gelmişti.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlara mâlûm şehir halkını örnek göster. Oraya elçiler gelmişti.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.

Diyanet İşleri (eski)

İnsanlara, halkına elçiler gelen şehri mesel olarak anlat:

Diyanet Vakfi

Onlara, şu şehir halkını misal getir: Hani onlara elçiler gelmişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sen onlara, o şehir halkını örnek ver. Hani oraya peygamberler gelmişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve onlara o şehir halkını örnek ver. Hani oraya o gönderilen elçiler varmıştı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlara, o karye sahiblerini temsil getir, o dem ki ona o gönderilen Resuller varmıştı

Erhan Aktaş

Onlara, o kentin halkını örnek ver. Hani, onlara Resuller gelmişti.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, o kentin halkını örnek ver. Hani, onlara resuller gelmişti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, o kentin halkını örnek ver. Hani, onlara rasuller gelmişti.

Fizilal-il Kuran

İnsanlara, elçilerin geldiği şu kent halkını misal olarak anlat.

Gültekin Onan

Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver, hani oraya elçiler gelmişti.

Hamdi Döndüren

Onlara, şu kent halkını (Antakyalıları) örnek olarak anlat. Hani oraya (İsa’nın gönderdiği) elçiler gelmişti!

Hasan Basri Çantay

Onlara o şehir yaranını misal getir. Hani oraya elçiler gelmişdi.

Hasib Asutay

Onlara, o şehir (Antakya) halkını örnek ver. Hani oraya elçiler (5) gelmişti. (5. Hz. İsa'nın elçileri.)

Hayrat Neşriyat

Onlara şu şehir (Antakya) halkını misâl getir! Hani oraya (Îsâ’nın gönderdiği) elçiler gelmişti.

İbni Kesir

Onlara misal olarak şu kasaba halkını anlat: Hani oraya elçiler gelmişlerdi.

Mehmet Okuyan

Onlara (müşriklere) şu şehir halkını örnek ver: Hani oraya (onlara) elçiler gelmişti.

Muhammed Esed

Onlara, elçilerimizi gönderdiğimiz o şehir halkı(nın hikayesin)i örnek olarak anlat.

Mustafa İslamoğlu

Onlara, kendilerine elçiler gönderdiğimiz şehir halkının hikayesini anlat.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlara (o münkirlere) o şehir ahalisini bir mesel olarak irâd et. O vakit ki, onlara o gönderilmiş olan elçiler gelmişti.

Ömer Öngüt

Onlara o memleket halkını (Antakyalıları) misal getir. Hani oraya elçiler gelmişlerdi.

Suat Yıldırım

Sen şimdi onlara bir misâl getir: Mâlum şehir halkını, hani onlara da elçiler gelmişti.

Süleyman Ateş

Onlara elçilerin geldiği şu kent halkını misal olarak anlat:

Süleymaniye Vakfı

Onlara şu kentin ahalisini örnek olarak anlat: Bir gün oraya elçilerimiz gelmişti.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Şu şehir halkının, elçiler geldiğinde yaptıklarını bunlara örnek ver.

Şaban Piriş

Kendilerine elçiler gelmiş olan belde halkının misalini anlat onlara.

Tefhim-ul Kuran

Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti.

Ümit Şimşek

Onlara o şehir halkını misal ver ki, kendilerine elçiler gelmişti.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara o kent halkını örnek ver. Hani, elçiler gelmişti oraya.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sən onlara o zaman elçilər gəlmiş şəhər sakinlərini misal çək.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbər!) Sən onlara o şəhər əhlini (antakiyalıları) misal çək! O zaman ki, onlara elçilər gəlmişdi.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Führe ihnen das Gleichnis jener Stadtgemeinschaft an, zu der Gottes Gesandte kamen.

Almanca — Der Edle Quran

Und präge ihnen als Gleichnis die (Geschichte der) Bewohner der Stadt, als die Gesandten zu ihr kamen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und präge ihnen ein Gleichnis von den Leuten der Stadt, als die Abgesandten zu ihr kamen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und präge ihnen ein Gleichnis über die Bewohner einer Ortschaft, als zu ihr die Gesandten kamen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And cite to them the inhabitants of the town to whom We sent Our Messengers, an example by way of a parable, by which moral and spiritual relations are typically set forth.

Abdul Haleem

Give them the example of the people to whose town messengers came.

Abdullah Yusuf Ali

Set forth to them, by way of a parable, the (story of) the Companions of the City. Behold!, there came messengers to it.

Abul A'la Maududi

Recite to them, as a case in point, the story of the people of the town when the Messengers came to them.

Aisha Bewley

Make an example for them of the inhabitants of the city when the Messengers came to it.

Al-Hilali & Khan

And put forward to them a similitude: the (story of the) dwellers of the town, [it is said that the town was Antioch (Antâkiya)], when there came Messengers to them.

Ali Quli Qarai

Cite for them the example of the inhabitants of the town when the apostles came to it.

Amatul Rahman Omar

And set forth to them for their good a parable of a people of the town when the Messengers (of God) came to them.

Arthur John Arberry

Strike for them a similitude -- the inhabitants of the city, when the Envoys came to it;

Bijan Moeinian

(Mohammad) remind them of the events followed by My sending two Messengers to a town.

E. Henry Palmer

Strike out for them a parable: the fellows of the city when there came to it the apostles;

Edip-Layth

Cite for them the example of the people of the town, when the messengers came to it.

George Sale

Propound unto them as an example the inhabitants of the city of Antioch, when the apostles of Jesus came thereto:

Hamid S. Aziz

Surely We give life to the dead, and We write down what they have sent before and their footprints, and We have recorded everything in a Clear Record.

Mahmoud Ghali

And strike for them a similitude: the companions (i. e., the inhabitants) of the town, as the Emissaries came to it,

Marmaduke Pickthall

Coin for them a similitude: The people of the city when those sent (from Allah) came unto them;

Mohamed Ahmed - Samira

Narrate to them the example of the people of the city when the messengers came to it.

Muhammad Asad

AND SET FORTH unto them a parable - [the story of how] the people of a township [behaved] when [Our] message-bearers came unto them.

Mustafa Khattab

Give them an example ˹O Prophet˺ of the residents of a town, when the messengers came to them.

Progressive Muslims

And cite for them the example of the people of the town, when the messengers came to it.

Sahih International

And present to them an example: the people of the city, when the messengers came to it -

Sam Gerrans

And strike thou for them a similitude: — the people of the city, when the emissaries came to it —

Shabbir Ahmed

Make them understand in Symbolic Form: The People of the Town when Messengers came to them.

Syed Vickar Ahamed

And put forward to them (and tell them), by way of a story (with a warning), about the companions of the City (which was destroyed). When the messengers (of Allah) have come to it.

Taqi Usmani

Cite to them the example of the People of the Town, when the messengers came to it,

The Monotheist Group

And put forth for them the example of the people of the town, when the messengers came to it.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Donne-leur comme exemple les habitants de la cité, quand lui vinrent les envoyés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji bo wan, mînaka xelkê wî bajarî bîne, wê dema pêxember ji wan re hatin şandin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maak voor hen een vergelijking met de bewoners van de stad toen de gezondenen tot hen kwamen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Stel hun, als een voorbeeld, de bewoners der stad van Antiochië voor, toen de Apostelen van Jezus daarheen kwamen.

Hollandaca — Siregar

En geef hen een voorbeeld: de bewoners van de stad toen de gezanten tot haar kwamen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Приведи им [тем, которые отвергают твой призыв] притчей [в качестве примера] обладателей селения (чтобы они взяли из этого наставление): когда пришли к ним посланные.

Rusça — Osmanov

В виде примера приведи им жителей города, когда к ним явились посланцы.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH FRAMSTÄLL för dem en liknelse - (en berättelse om) hur invånarna i en stad betedde sig när (Våra) utsända kom till dem.