Ne mallarınız ne de çocuklarınız, sizi bizim katımıza daha çok yaklaştıran şeylerdir! Ancak iman edip salih amel işleyenler başka. İşte onlar için işlediklerine karşılık kat kat mükafat vardır. Onlar cennet köşklerinde güven içindedirler.

وَمَا اَمْوَالُكُمْ وَلَا اَوْلَادُكُمْ بِالَّتِي تُقَرِّبُكُمْ عِنْدَنَا زُلْفٰٓى اِلَّا مَنْ اٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ جَزَاءُ الضِّعْفِ بِمَا عَمِلُوا وَهُمْ فِي الْغُرُفَاتِ اٰمِنُونَ

ve mā emvālukum ve lā evlādukum bi(e)lletī tuḳarribukum ǐndenā zulfā illā men āmene ve ǎmile SāliHen fe ulāike lehum cezā'u D-Diǎ'fi bimā ǎmilū ve hum fī l-ğurufāti āminūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve māve değildir
2اَمْوَالُكُمْemvālukumم و لZenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak.mallarınız
3وَلَاve lādeğildir
4اَوْلَادُكُمْevlādukumو ل دdoğurmak, dünyaya getirmekevladlarınız
5بِالَّتِيbi(e)lletī
6تُقَرِّبُكُمْtuḳarribukumق ر بYakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a yaklaştıran dindar işler ve iyi ameller, yaklaşmak için aranan araçlar. Qaribun - gece, yakında (zaman veya mekân olarak). Min qaribin - kısa süre sonra. Qurba - yakınlık, akrabalık. Qurban - kurban, Allah için yapılan sunu, Allah'a ulaşma aracı. Aqrabu - daha yakın, en yakın. Aqrabun - akrabalar, hısımlar, en yakın akrabalar. Qarrab (fiil 2) - önüne koymak, yakınlaştırmak, sunmak, kurban etmek. Muqarrabun (çoğul maqarrabuna) - yaklaşmasına izin verilen veya yakınlaştırılan kişi.sizi yaklaştıran
7عِنْدَنَاǐndenāع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.katımızda
8زُلْفٰٓىzulfāز ل فYaklaşmak, ilerlemek, yakınlık/yakınlaşma/yakınlık derecesimertebece
9اِلَّاillāancak başka
10مَنْmenkimseler
11اٰمَنَāmeneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(lar)
12وَعَمِلَve ǎmileع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatve yapanlar
13صَالِحًاSāliHenص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.faydalı iş
14فَاُو۬لٰٓئِكَfe ulāikeişte
15لَهُمْlehumonlara vardır
16جَزَاءُcezā'uج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekmükafat
17الضِّعْفِD-Diǎ'fiض ع فZayıf/güçsüz/hasta olmak. Bir kişiyi zayıf düşünmek, saymak, davranmak veya görmek. Aşmak, iki kat, çok katlı, ikiye katlamak, üçe katlamak, çoklu kelimeler. Benzer, eşit miktar veya bir o kadar daha.kat kat fazlası
18بِمَاbimā
19عَمِلُواǎmilūع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyaptıklarının
20وَهُمْve humve onlar
21فِي
22الْغُرُفَاتِl-ğurufātiغ ر فAldı, kesti, kesip kopardı, kırptı, eğildi, kırıldı; elle alınan su miktarı; en üst kattaki oda, cennetin en yüksek yeri; belirli büyük bir kapasite ölçüsü; çok suyu olan; hızlı.saraylarda
23اٰمِنُونَāminūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamangüven içindedirler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sizi, bizim katımıza ne mallarınız yakınlaştırabilir, ne evlâdınız, ancak kim inanır ve iyi işlerde bulunursa o, yaklaşır bize ve işte onlar, öyle kişilerdir ki onlaradır yaptıklarına karşılık kat kat mükâfat ve onlardır yüce derecelerde emniyet içinde olanlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sizi, bizim katımıza ne mallarınız yakınlaştırabilir, ne evlâdınız, ancak kim inanır ve iyi işlerde bulunursa o, yaklaşır bize ve işte onlar, öyle kişilerdir ki onlaradır yaptıklarına karşılık kat kat mükâfat ve onlardır yüce derecelerde emniyet içinde olanlar.

Adem Uğur

Sizi huzurumuza yaklaştıracak olan ne mallarınızdır ne de evlâtlarınız. İman edip iyi amelde bulunanlar müstesna; onlara yaptıklarının kat kat fazlası mükâfat vardır. Onlar (cennet) odalarında güven içindedirler.

Ahmed Hulusi

Size indimizde kurb (Kurbiyet mertebesi - Allah Esma'sı özellikleriyle şuurlu tahakkuk mertebesi) oluşturacak olan, ne zenginliğiniz ve ne de evlatlarınızdır; sadece iman edip imanının gereğini uygulayan müstesna. . . İşte onlara bu çalışmalarının getirisi kat kat arttırılır. Onlar yüksek mertebeler içinde güvendedirler.

Ahmet Tekin

Sizi huzurumuza daha çok yaklaştıracak olan ne servetlerinizdir, ne de evlatlarınız. Ancak geçmişin kirlerinden arınarak iman edip, gevşekliği bırakarak, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler için, işte onlar için işledikleri amellerinin kat kat fazlası mükâfat olarak verilecektir. Onlar Cennet köşklerinde güven içindedirler.

Ahmet Varol

Bizim katımızda sizi (bize) yaklaştıracak olan ne mallarınız ne de çocuklarınızdır. Ancak iman edip salih amel işleyenler müstesna. İşte onlara yaptıklarından dolayı kat kat mükâfat vardır ve onlar (cennet) odalar(ın)da güven içindedirler.

Ali Bulaç

Bizim katımızda sizi (bize) yaklaştıracak olan ne mallarınız, ne de evlatlarınızdır; ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka. İşte onlar; onlar için yaptıklarına karşılık olmak üzere kat kat mükafaat vardır ve onlar yüksek köşklerinde güven içindedirler.

Ali Fikri Yavuz

Sizi (mânevî derecelerle) huzurumuza yaklaştıracak olan mallarınız ve çocuklarınız (itibariyle fazlalık) değildir. Ancak iman edip de salih âmel işleyen (bize yaklaşır). İşte bunlar (o kimselerdir ki), yaptıklarına karşılık kendilerine kat kat mükâfat vardır ve onlar cennetin yüksek makamlarında emniyet içindedirler.

Ali Rıza Safa

Katımızda sizi yaklaştıracak olan, mallarınız değildir; çocuklarınız da değildir. Ancak, inanmış olarak erdemli edimler yapanlar başkadır. İşte onlar için, yaptıklarının kat kat çoğu ödül vardır ve yüksek konaklarda güven içindedirler.

Bayraktar Bayraklı

Sizi, huzurumuza ne mallarınız ne de çocuklarınız yaklaştıracaktır. İman edip iyi amelde bulunanlar müstesnadır. İşte onlar için yaptıklarından dolayı kat kat ödül vardır. Onlar cennet odalarında güven içinde olacaklardır.

Bekir Sadak

Ey insanlar! Sizi Bana yaklastiracak olan ne mallariniz ve ne de cocuklarinizdir; yalniz, inanip yararli is isleyen kimselerin, iste onlarin yaptiklarina karsilik mukafatlari kat kattir; iste onlar, yuksek derecelerde, guven icindedirler.

Celal Yıldırım

Sizi bize yaklaştıran ne mallarınız, ne de evlâdınızdır. Ancak imân edip iyi-yararlı amellerde bulunan kimseler (var ya) işte onlar için yaptıklarına karşılık kat kat mükâfat vardır ve onlar Cennet'in yüksekçe, manzaralı kısımlarında güven içindedirler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sizi bize yaklaştıracak olan, ne servetiniz ne evlâtlarınızdır. Ama iman edip dünya ve âhirete yararlı iş yapanlar başka, yaptıklarına karşılık onlara kat kat fazlası mükâfat vardır ve onlar köşklerde huzur ve güven içinde yaşayacaklar.

Diyanet İşleri

Ne mallarınız ne de çocuklarınız, sizi bizim katımıza daha çok yaklaştıran şeylerdir! Ancak iman edip salih amel işleyenler başka. İşte onlar için işlediklerine karşılık kat kat mükafat vardır. Onlar cennet köşklerinde güven içindedirler.

Diyanet İşleri (eski)

Ey insanlar! Sizi Bana yaklaştıracak olan ne mallarınız ve ne de çocuklarınızdır; yalnız, inanıp yararlı iş işleyen kimselerin, işte onların yaptıklarına karşılık mükafatları kat kattır; işte onlar, yüksek derecelerde, güven içindedirler.

Diyanet Vakfi

Sizi huzurumuza yaklaştıracak olan ne mallarınızdır ne de evlâtlarınız. İman edip iyi amelde bulunanlar müstesna; onlara yaptıklarının kat kat fazlası mükâfat vardır. Onlar (cennet) odalarında güven içindedirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Halbuki sizi huzurumuza yaklaştıracak olan, mallarınız ve evlatlarınız değildir. Ancak iman edip de salih amel işleyenlere gelince, işte onların amellerine karşı kendilerine kat kat mükafat vardır. Onlar cennet köşklerinde emniyet içindedirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Oysa sizi huzurumuza yaklaştıracak olan ne mallarınız ne de evladlarınızdır. Ancak iman edip yararlı işler yapanlar var ya, işte onların yaptıklarına karşılık kendilerine kat kat mükafat vardır ve onlar, cennet köşklerinde güvenlik içindedirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki ne mallarınız ne de evladlarınız değildir sizi huzurumuza yaklaştıracak olan, ancak iyman edip salah ile iş gören, işte onların amellerine karşı kendilerine kat kat mükafat vardır. Ve onlar Cennet şehnişinlerinde emniyyet içindedirler

Erhan Aktaş

Sizi, Bize yaklaştıracak olan, mallarınız ve evlatlarınız değildir. İman edenler ve salihatı yapanlar, işte onlara yaptıklarına karşılık kat kat ödül vardır. Ve onlar, yüksek makamlarda güven içindedirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sizi, Bize yaklaştıracak olan, mallarınız ve evlatlarınız değildir. İnananlar ve salihatı yapanlar, işte onlara yaptıklarına karşılık kat kat ödül vardır. Ve onlar, yüksek makamlarda güven içindedirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sizi, Bize yaklaştıracak olan, mallarınız ve evlatlarınız değildir. İnananlar ve salihatı yapanlar, işte onlara yaptıklarına karşılık kat kat ödül vardır. Ve onlar, yüksek makamlarda güven içindedirler.

Fizilal-il Kuran

Ne mallarınız ve ne de evlâtlarınız size bizim katımızda yakınlık kazandırmaz. Yalnız iman edip iyi amel işleyenler var ya, onların yaptıkları iyilikler kat kat fazlası ile ödüllendirilir. Onlar cennetin yüksek köşklerinde güven içinde ağırlanırlar.

Gültekin Onan

Bizim katımızda sizi (bize) yaklaştıracak olan ne mallarınız ne de evlatlarınızdır; ancak inanıp salih amellerde bulunanlar başka. İşte onlar; onlar için yaptıklarına karşılık olmak üzere kat kat mükafaat vardır ve onlar yüksek köşklerinde güven (aminun) içindedirler.

Hamdi Döndüren

Ne mallarınız ne de çocuklarınız size katımızda bir yakınlık sağlamaz. Ancak inanıp iyi iş yapanlar bunun dışındadır. İşte onların yaptıklarına karşılık, ödülleri kendilerine kat kat verilir ve cennetteki köşklerinde, güven içinde olurlar.

Hasan Basri Çantay

Sizi bizim huzuurumuza yaklaşdıracak olan ne mallarınız, ne evladlarınız değildir. Ancak iman edib de iyi amel (ve hareket) de bulunanlar müstesna. Çünkü onlar, onlar için yapdıklarına mukabil katkat mükafat vardır ve onlar emin (ve mutmain) en yüksek makamlarda dirler.

Hasib Asutay

Sizi huzurumuza yaklaştıracak olan ne mallarınızdır ne de evlâtlarınız. Ancak iman edip iyi amelde bulunanlar başka. İşte onlar için yaptıklarına karşılık kat kat mükâfat vardır. Onlar saraylarda (13) güven içindedirler. (13. Cennette.)

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki size katımızda mertebece yakınlık sağlayacak olan ne mallarınız, ne de evlâdlarınızdır; ancak îmân edip sâlih amel işleyen müstesnâ. İşte onlar var ya, kendileri için işledikleri ameller sebebiyle (lütfumuzdan) kat kat mükâfât vardır ve onlar (Cennetteki)yüksek köşklerde emniyet içinde olan kimselerdir.

İbni Kesir

Ne mallarınız, ne de çocuklarınız sizi, Bizim katımıza yaklaştıracak olan. Ancak iman edip salih amel işleyen kimselerin, işte onların yaptıklarına karşılık kkat kat mükafat vardır. Ve onlar, yüksek dereceler içinde emindirler.

Mehmet Okuyan

Sizi huzurumuza yaklaştıracak olan, mallarınız da değildir; çocuklarınız da değildir. Ancak iman edip iyi iş(ler) yapanlar hariç! Onlara, (dünyada) yaptıklarının kat kat fazlası karşılık (ödül) vardır. Onlar (cennet) odalarında güven içinde (olacaklar)dır.

Muhammed Esed

Sizi Bize yaklaştıracak olan, ne zenginliğiniz, ne de çocuklarınızdır, yalnızca iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar (Bize yakın olabilirler); bu (gibi)leri, yaptıklarından dolayı çeşit çeşit ödüller beklemektedir ve onlar (cennet) köşkler(in)de (huzur ve) güven içinde yaşayacaklardır.

Mustafa İslamoğlu

Sizleri Bizim katımıza yakın kılacak olan ne servetinizdir, ne de soyunuz; fakat iman eden ve imanla uyumlu iş işleyen kimseler var ya: işte onları yaptıklarına karşılık ödülün en katmerlisi beklemektedir; ve onlar yüce köşklerde, huzur ve güven ortamında yaşayacaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve ne mallarınız ve ne de evladınız sizi Bize yaklaştıracak yüksek mahiyeti hâiz değildir. Ancak kimler imân eder ve sâlih amelde bulunurlarsa işte onlar için yaptıkları amelleri mukabilinde kat kat mükâfaat vardır ve onlar âli makamlarda emniyete nâil zâtlardır.

Ömer Öngüt

Ne mallarınız ne de evlâtlarınız huzurumuzda size bir yakınlık sağlayamaz. Ancak iman edip de sâlih amel yapanlar başka. Onların yaptıklarına karşılık kat kat mükâfat vardır. Onlar cennet odalarında huzur ve güven içindedirler.

Suat Yıldırım

Bizim nezdimizde size değer kazandıran şey, ne mallarınızın, ne de evlatlarınızın çokluğu değildir.Şu var ki, iman edip güzel ve makbul işler yapanlara bu gayretlerinden ötürü kat kat mükâfat verilecek ve onlar cennetin yüksek köşklerinde güven ve huzur içinde olacaklardır.

Süleyman Ateş

Ne mallarınız, ne de evladlarınız size katımızda bir yakınlık sağlar. Ancak inanıp faydalı iş yapanlar başka. Onlara yaptıklarının kat kat fazlası mükafat vardır ve onlar saraylarda güven (ve huzur) içindedirler.

Süleymaniye Vakfı

Katımızda sizi bize yaklaştıracak şeyler ne mallarınız ne de evlatlarınızdır! Ama kim inanıp güvenir ve iyi işler yaparsa onlara, yaptıklarının kat kat karşılığı verilir. Onlar köşklerde güven içinde olurlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Size katımızda derece kazandıracak olan ne mallarınız ne de evlatlarınızdır. Ama kim inanıp güvenir ve iyi işler yaparsa böylelerine yaptıklarının karşılığı katlanarak verilir. Onlar güven içinde ve üstün konumlarda olurlar.

Şaban Piriş

Sizi, bize yaklaştıracak olan mallarınız ve evlatlarınız değildir. Ancak kim inanır ve doğruları yaparsa, işte onlara, onlar için yaptıklarının karşılığı olarak kat kat mükafat vardır. Onlar, köşklerde, emniyet içerisindedirler.

Tefhim-ul Kuran

Bizim katımızda sizi (bize) yaklaştıracak olan, ne mallarınız, ne de evlatlarınızdır; ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka. İşte onlar; onlar için yaptıklarına karşılık olmak üzere kat kat mükâfat vardır ve onlar yüksek köşklerinde güven içindedirler.

Ümit Şimşek

Sizi Bize yaklaştıracak olan ne malınız, ne evlâdınızdır-ancak iman eden ve güzel işler yapan kimse müstesna. Yaptıkları işlerden dolayı onlara iki kat ödül vardır ve onlar Cennetin yüksek köşklerinde güven içindedirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Sizi bize yaklaştırıp, katımızda size yakınlık sağlayacak olan, ne mallarınızdır ne de çocuklarınız. İman edip hayra ve barışa yönelik iş yapanlar müstesna. Onlara, yaptıklarının kat kat fazlası ödül vardır. Onlar, seçkin odalarda güven içindedirler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sizi bizə yaxınlaşdıra biləcək nə var-dövlətiniz, nə də oğul-uşağınızdır. Ancaq iman gətirib yaxşı işlər görənlər istisnadır. Məhz onların mükafatları etdikləri əməllərə görə qat-qat artırılacaq və onlar Cənnətdəki mənzillərində asudə yaşayacaqlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sizi bizə yaxınlaşdıran nə var-dövlətiniz, nə də oğul-uşağınızdır. Yalnız iman gətirib yaxşı işlər görənlərin (dünyadakı) əməllərinə görə mükafatları qat-qat (birə-on) artıq olacaq və onlar cənnət otaqlarından (Cənnətin yüksək məqamlarında) əmin-amanlıq içində yaşayacaqlar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Euer Reichtum und eure Söhne sind es nicht, die euch Uns näherbringen. Nur die Gläubigen, die gute Werke tun, werden doppelte Belohnung für ihre Werke bekommen. Sie werden gewiß in den höchsten Gemächern des Paradieses wohnen.

Almanca — Der Edle Quran

Nicht euer Besitz ist es, und auch nicht eure Kinder sind es, die euch Zutritt in Unsere Nähe verschaffen, außer jemandem, der glaubt und rechtschaffen handelt. Diese erhalten mehrfachen Lohn für das, was sie getan haben, und sie werden in den Obergemächern in Sicherheit sein.

Almanca — M. A. Rassoul

Und es ist weder euer Gut, noch sind es eure Kinder, die euch Uns nahe bringen werden; die aber, die glauben und gute Werke tun, die sollen den zweifachen Lohn für das, was sie getan haben, erhalten. Und in den Obergemächern (des Paradieses) werden sie sicher wohnen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und weder euer Vermögen, noch eure Kinder sind solche, die euch Annäherung an Uns ermöglichen. Nur diejenigen, die den Iman verinnerlicht und gottgefällig Gutes getan haben, für diese ist das Vielfache an Belohnung für das, was sie taten. Und sie sind in den Unterkünften sicher.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

(You people had better realize that) neither your wealth nor your progeny are the conditions vouchsafing for your nearness to Allah nor do they sanction your misdeeds or your infidelity. To the contrary, what bring closer to Allah are conforming one's will to His will and imprinting one's deeds with wisdom and piety. Such persons shall be requited with double the reward commensurate with their deeds and shall live safe and secure in stately abodes.

Abdul Haleem

Neither wealth nor children will bring you nearer to Us, but those who believe and do good deeds will have multiple rewards for what they have done, and will live safely in the lofty dwellings of Paradise,

Abdullah Yusuf Ali

It is not your wealth nor your sons, that will bring you nearer to Us in degree: but only those who believe and work righteousness - these are the ones for whom there is a multiplied Reward for their deeds, while secure they (reside) in the dwellings on high!

Abul A'la Maududi

It is not your riches nor your children that make you near-stationed to Us, except for him who has faith and acts righteously; it is they who will receive double the recompense for their deeds. They shall live in lofty mansions in perfect peace.

Aisha Bewley

It is not your wealth or your children that will bring you near to Us – only in the case of people who have iman and act rightly; such people will have a double recompense for what they did. They will be safe from all harm in the High Halls of Paradise.

Al-Hilali & Khan

And it is not your wealth, nor your children that bring you nearer to Us (i.e. please Allâh), but only he who believes (in the Islâmic Monotheism), and does righteous deeds (will please Us); as for such, there will be twofold reward for what they did, and they will reside in the high dwellings (Paradise) in peace and security.

Ali Quli Qarai

It is not your wealth, nor your children, that will bring you close to Us in nearness, except those who have faith and act righteously. It is they for whom there will be a twofold reward for what they did, and they will be secure in lofty abodes.

Amatul Rahman Omar

Neither your wealth nor your children are a means that can bring you near to Us in rank. But it is only those who believe and do righteous deeds (whose faith and virtue will be the means to bring them near to Us). They shall have the reward for their (virtuous) deeds many times over and shall be occupying the lofty places with peace and security.

Arthur John Arberry

It is not your wealth nor your children that shall bring you nigh in nearness to Us, except for him who believes, and does righteousness; those -- there awaits them the double recompense for that they did, and they shall be in the lofty chambers in security.

Bijan Moeinian

It is not your wealth & children [which is given to them by God at first place] which will bring you nearer to Me. Only those who believe and do good works will get a reward which is several times more than they deserve. Such people will leave in peace and in high places in Paradise.

E. Henry Palmer

but neither your wealth nor your children is that which will bring you to a near approach to us, save him who believes and does right; these, for them is a double reward for what they have done, and they in upper rooms shall be secure. '

Edip-Layth

It is not your money or your children that will bring you closer to Us, but only those who acknowledge and promote reforms, they will receive double the reward for their works, and they will reside in the high dwellings in peace.

George Sale

Neither your riches nor your children are the things which shall cause you to draw nigh unto us with a near approach: Only whoever believeth, and worketh righteousness, they shall receive a double reward for that which they shall have wrought; and they shall dwell in security, in the upper apartments of paradise.

Hamid S. Aziz

Say, "Surely my Lord amplifies the means of subsistence for whom He pleases and restricts it (for whom He pleases), but most men know not. "

Mahmoud Ghali

And in no way will your riches, nor your children, bring you in proximity of Our Providence except for him who believes and does righteousness. So, those will have the double recompense for what they did, and they will be in (lofty) compartments secure.

Marmaduke Pickthall

And it is not your wealth nor your children that will bring you near unto Us, but he who believeth and doeth good (he draweth near). As for such, theirs will be twofold reward for what they did and they will dwell secure in lofty halls.

Mohamed Ahmed - Samira

It is not your wealth and children that will bring you closer to Us, except those who believe and do the right. These will be given a two-fold reward for their deeds, and will dwell in peace in the high empyrean.

Muhammad Asad

For, it is neither your riches nor your children that can bring you nearer to Us: only he who attains to faith and does what is right and just [comes near unto Us]; and it is [such as] these whom multiple recompense awaits for all that they have done; and it is they who shall dwell secure in the mansions [of paradise] –

Mustafa Khattab

It is not your wealth or children that bring you closer to Us. But those who believe and do good—it is they who will have a multiplied reward for what they did, and they will be secure in ˹elevated˺ mansions.

Progressive Muslims

And it is not your money or your children that will bring you closer to Us, but only those who believe and do good work, they will receive double the reward for their works, and they will reside in the high dwellings in peace.

Sahih International

And it is not your wealth or your children that bring you nearer to Us in position, but it is [by being] one who has believed and done righteousness. For them there will be the double reward for what they did, and they will be in the upper chambers [of Paradise], safe [and secure].

Sam Gerrans

And it is not your wealth or your children that bring you near to Us in proximity, only whoso believes and works righteousness: those have the double reward for what they did, and they will be in the high chambers, secure.

Shabbir Ahmed

And it is not your wealth nor your children and party that will bring you closer to Us, but he who truly believes and helps others. Such people will have a twofold reward for their deeds. It is they who will dwell in secure mansions. (25:75).

Syed Vickar Ahamed

And it is not your wealth, nor your children, that will bring you (by the least bit) nearer to Us: But only those who believe and work righteousness— These are the ones for whom there is an increased Reward many times for their deeds, while they are safely placed in (the high home of) Paradise in peaceful bliss.

Taqi Usmani

Your riches or your children are not the things that bring you near Us closely; however, the one who believes and acts righteously (is close to Us). Therefore, such people will have the double reward for what they did, and they will be at peace in the upper chambers (of Paradise).

The Monotheist Group

And it is not your money or your children that will bring you closer to Us, but only those who believe and do good work, they will receive double the reward for their works, and they will reside in the high dwellings in peace.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ni vos biens ni vos enfants ne vous rapprocheront à proximité de Nous. Sauf celui qui croit et œuvre dans le bien. Ceux-là auront une double récompense pour ce quʹils œuvraient, tandis quʹils seront en sécurité, aux étages supérieurs (du Paradis).

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ne malên we ne jî zarokên we, we nêzîkî bal me ve nakin. Lê belê ew ên ku wan bawerî anî û karên qenc kirine, ew cuda ne. Vêca ha ew, bi sedema ya ku kirin, ji bo wan qat bi qat padaş heye. Ew di koşkên bilind de di nav (rihetî û) ewlehiyê de ne.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jullie bezittingen, noch jullie kinderen zijn het die jullie nader tot Ons zullen brengen, behalve dan als iemand gelooft en deugdelijk handelt; zij zijn het voor wie er een dubbele beloning is voor wat zij gedaan hebben en zij zullen veilig in de (feest)zalen zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Noch uwe rijkdommen, noch uwe kinderen zijn de dingen, die u nader tot ons zullen doen komen. Alleen zij die gelooven en rechtvaardigheid uitoefenen, zullen eene dubbele belooning ontvangen, voor hetgeen zij gedaan zullen hebben, en zij zullen in zekerheid, in de verhevenste afdeelingen van het paradijs wonen.

Hollandaca — Siregar

En noch jullie bezittingen, noch jullie kinderen zijn het die jullie dichter bij Ons brengen, maar wie gelooft en goede werken verricht: zij zijn degenen voor wie er een veelvoudige beloning is voor wat zij gedaan hebben, en zij zulten in de verblijfplaatsen veilig zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И ни ваши имущества (которыми вы гордитесь) и ни ваши дети (из-за которых вы проявляете высокомерие перед людьми) не являются тем, посредством чего вы приближаетесь к Нам [к Аллаху] приближением, разве только (приближаются к Нам) те, которые уверовали и поступали праведно. [Человек приближается к Аллаху своей верой и праведными деяниями, а не имуществом и детьми.] И такие (уверовавшие рабы Аллаха) (получат обещанное) им многократно умноженное [от десяти до семисот раз и даже более] воздаяние за то, что они совершали (в своей жизни); и они (будут пребывать) в (райских) горницах будучи в полной безопасности.

Rusça — Osmanov

Ни ваши божества, ни ваши дети не приближают вас к Нам. [Близки к Нам] те, которые уверовали и творили доброе деяние. Именно им будет воздано вдвойне за то, что они творили, и будут они почивать в [вышних] покоях.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Varken de rikedomar ni samlar eller de barn ni sätter till världen för er närmare Oss; ingen utom den som tror och lever rättskaffens (kommer Gud nära). En dubbel belöning väntar dem för vad de gjorde (i livet), och de skall vara trygga i (paradisets) högsta boningar.