Ey Muhammed, de ki: "Şüphesiz, Rabbim rızkı dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Fakat insanların çoğu bilmezler."

قُلْ اِنَّ رَبِّي يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَاءُ وَيَقْدِرُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

ḳul inne rabbī yebsuTu r-rizḳa li men yeşā'u ve yeḳdiru ve lākinne ekṧera n-nāsi lā yeǎ'lemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2اِنَّinneşüphesiz
3رَبِّيrabbīر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
4يَبْسُطُyebsuTuب س طYaymak, sermek, döşemek, genişletmek, uzatmak, açmak, neşelendirmek, ferahlatmak, sevindirmek, yayılmak, uzanmak, genişlemek, bollaşmak, açılmak, sevinmek, ferahlamak, mutlu olmakyayar
5الرِّزْقَr-rizḳaر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.rızkı
6لِمَنْli menkimseye
7يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
8وَيَقْدِرُve yeḳdiruق د رölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmışve kısar
9وَلٰكِنَّve lākinnefakat
10اَكْثَرَekṧeraك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.çoğu
11النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanların
12لَا
13يَعْلَمُونَyeǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmezler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Şüphe yok ki Rabbim, dilediğinin rızkını bollaştırır, dilediğinin daraltır ve fakat insanların çoğu bilmez.

Adem Uğur

De ki: Rabbim, dilediğine bol rızık verir ve (dilediğinden) kısar; fakat insanların çoğu bilmezler.

Ahmed Hulusi

De ki: "Muhakkak ki Rabbim yaşam gıdasını (rızkı), dilediğine genişletir veya daraltır (zenginlik kazanılmaz Allah vergisidir). . . Ne var ki insanların çoğunluğu (bu gerçeği) bilmezler. "

Ahmet Tekin

'Rabbim sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere bol rızık ve servet verir. Dilediğine de ölçüyle kısarak verir. Fakat insanların çoğu bilmezler.' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Şüphesiz Rabbim dilediğine rızkı genişletir ve daraltır. Ancak insanların çoğu bilmezler.'

Ali Bulaç

De ki: "Şüphesiz benim Rabbim rızkı dilediğine genişletir, yayar ve kısar da. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar."

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm, onlara) de ki: “- Rabbim dilediğine rızkı genişletir, dilediğine kısar. Fakat insanların çoğu bilmezler (bu gerçeği tasdik etmezler).

Ali Rıza Safa

De ki: "Aslında, benim Efendim, dilediğinin geçimini hem genişletir hem de daraltır. Fakat insanların çoğu bilmez!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Şüphesiz ki Rabbim, rızkı dilediğine bolca da verir, kısar da. Fakat, insanların çoğu bunu bilmezler."

Bekir Sadak

De ki: «suphesiz Rabbim rizki diledigine genisletir ve bir olcuye gore verir, fakat insanlarin cogu bilmezler."*

Celal Yıldırım

De ki: Şüphesiz Rabbın, rızkı dilediğine genişletir ve daraltır. Ama insanların çoğu (bu hikmeti) bilmezler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Rabbim rızkı dilediğine bol verir, dilediğine kısar; fakat insanların çoğu (bunun hikmetini) bilmezler.”

Diyanet İşleri

Ey Muhammed, de ki: "Şüphesiz, Rabbim rızkı dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Fakat insanların çoğu bilmezler."

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Şüphesiz Rabbim rızkı dilediğine genişletir ve bir ölçüye göre verir, fakat insanların çoğu bilmezler.'

Diyanet Vakfi

De ki: Rabbim, dilediğine bol rızık verir ve (dilediğinden) kısar; fakat insanların çoğu bilmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: "Rabbim, dilediğine rızkı genişletip açar, dilediğine ölçülü verir/kısar. Fakat insanların çokları bilmiyorlar."

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Rabbim, rızkı dilediğine döşer (bol verir), dilediğine de sıkar (kısar); fakat insanların çoğu bilmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki rabbım rızkı dilediğine döşer dilediğine sıkar ve lakin nasın ekserisi bilmezler

Erhan Aktaş

De ki: "Benim Rabb'im, dilediği kimseye rızkı genişletir ve takdir eder. Fakat insanların çoğu idrak etmezler."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Benim Rabb'im, dilediği kimseye rızkı genişletir ve takdir eder. Fakat insanların çoğu idrak etmezler."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Benim Rabb'im, dilediği kimseye rızkı genişletir ve takdir eder. Fakat insanların çoğu idrak etmezler."

Fizilal-il Kuran

Onlara de ki; «Hiç kuşkusuz, Rabb'im dilediğine bol servet verir ve dilediğinin rızkını kısar. Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmezler.»

Gültekin Onan

De ki: "Şüphesiz benim rabbim rızkı dilediğine genişletir / yayar veya kısar / daraltır / kısıtlar. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar."

Hamdi Döndüren

De ki: “Rabbim, rızkı dilediğine bol bol verir, dilediğine kısar. Ama insanların çoğu bilmezler.”

Hasan Basri Çantay

De ki: "Şübhesiz Rabbim kimi dilerse onun rızkını genişletir, (kimi de dilerse onunkini) daraltır. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler".

Hasib Asutay

(Resulüm!) De ki: Gerçekten Rabbim, dilediğine rızkı genişletir ve (dilediğine de) kısar; fakat insanların çoğu bilmezler.

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Şübhesiz ki Rabbim, (imtihân için) dilediğine rızkı genişletir ve (dilediğine)daraltır. Fakat insanların çoğu bilmezler.'

İbni Kesir

De ki: Rabbım dilediğinin rızkını genişletir ve kısar, ama insanların çoğu bilmezler.

Mehmet Okuyan

De ki: “Rabbim rızkı dilediğine (layık olana) açarak (bol) da verir, kısarak (dar) da verir fakat insanların çoğu bilmezler.”

Muhammed Esed

De ki: "Rabbim dilediğine bol rızık verir, (dilediğine) az. Fakat insanların çoğu (Allah'ın yol ve yöntemlerini) anlamazlar".

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Şüphe yok ki isteyene rızkı açmayı da, sınırlandırmayı da dileyen benim Rabbimdir; fakat insanların çoğu bunu(n hikmetini) dahi kavrayamaz."

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Şüphe yok Rabbim rızkı dilediği kimseye genişletir ve darlaştırır. Fakat insanların çoğu bilmezler.»

Ömer Öngüt

De ki: "Şüphesiz ki Rabbim rızkı dilediğine genişletir, dilediğine kısar. Fakat insanların çoğu bilmezler. "

Suat Yıldırım

De ki: "Rabbim dilediği kimsenin rızkını, nasibini bollaştırır, dilediğinin nasibini kısar. Ama insanların ekserisi bu gerçeği bilmezler."

Süleyman Ateş

De ki: "Rabbim dilediğine rızkı yayar ve (dilediğine) kısar; fakat insanların çoğu bilmezler, (sanırlar ki mal ve evlad çokluğu şeref ve büyüklük sebebidir.)"

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Rabbim, tercih ettiği kişi için rızkı genişletir de daraltır da. Ama insanların çoğu bunu bilmez."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki: "Sahibim rızkı, çalışan ve yeterli donanıma sahip olan için yayar. Ama çoğu insan bunu böyle bilmez."

Şaban Piriş

De ki: -Rabbim, dilediğine rızkı yayar, dilediğine de daraltır. Fakat, insanların çoğu bilmez.

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Şüphesiz benim Rabbim, rızkı dilediğine genişletir, yayar ve kısar da. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar.»

Ümit Şimşek

Sen de ki: Rabbim dilediğinin rızkını genişletir, dilediğininkini daraltır. Lâkin insanların çoğu bunu bilmez.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Rabbim, dilediğine rızkı genişletip açar, dilediğine ölçülü verir/kısar. Fakat insanların çokları bilmiyorlar."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Həqiqətən, Rəbbim istədiyinin ruzisini bol edər, istədiyininkini də azaldar. Lakin insanların çoxu bunu bilmir”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbər!) De: ″Rəbbim istədiyinin ruzisini artırar və (istədiyininkini də) azaldar. Lakin insanların əksəriyyəti (bunu) bilməz!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺMein Herr gibt, wem Er will, mehr und wem Er will, weniger, je nach Seinem weisen Ermessen, aber die meisten Menschen wissen nicht darum.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Gewiß, mein Herr gewährt die Versorgung großzügig, wem Er will, und bemißt auch. Aber die meisten Menschen wissen nicht.

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺWahrlich, mein Herr erweitert und beschränkt dem die Mittel zum Unterhalt, dem Er will; jedoch die meisten Menschen wissen es nicht.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺMein HERR gewährt viel Rizq, wem ER will, und ER gewährt wenig. Doch die meisten Menschen wissen nicht.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them "It is Allah, my Creator Who gives livelihood generously and confers support gratuitously to whom He will and He also gives with restraint and by measure to whom He will but most people fail to realize this fact. "

Abdul Haleem

Say [Prophet], ‘My Lord gives in abundance to whoever He will and sparingly to whoever He will, though most people do not understand.

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Verily my Lord enlarges and restricts the Provision to whom He pleases, but most men understand not."

Abul A'la Maududi

(O Prophet), say to them: "My Lord grants provision abundantly to whomsoever He pleases and straitens it for whomsoever He pleases. But most people do not know this.

Aisha Bewley

Say: ‘My Lord expands the provision of anyone He wills or restricts it. But the majority of mankind do not know it.’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Verily, my Lord enlarges the provision to whom He wills and restricts, but most men know not."

Ali Quli Qarai

Say, ‘Indeed my Lord expands the provision for whomever He wishes and He tightens it, but most people do not know. ’

Amatul Rahman Omar

Say, `Verily, my Lord multiplies the means of livelihood for whom He will and makes them scant (for whom He pleases), but most people do not know (the reason behind).

Arthur John Arberry

Say: 'My Lord outspreads and straitens His provision to whomsoever He will, but most men do not know it. '

Bijan Moeinian

Say: "There is a wisdom in the distribution of wealth [the wealthy ones are not necessarily the favored one and vice versa. Actually, the wealthy ones are usually the wicked ones.] but most people they do not understand it."

E. Henry Palmer

Say, 'Verily, my Lord extends provision to whom He pleases or doles it out, but most men do not know;

Edip-Layth

Say, "My Lord gives provisions to whomever He wishes, or He restricts them, but most people do not know."

George Sale

Answer, verily my Lord will bestow provision in abundance unto whom he pleaseth, and will be sparing unto whom he pleaseth: But the greater part of men know not this.

Hamid S. Aziz

And they say, "We have more wealth and children, and we shall not be punished. "

Mahmoud Ghali

Say, "Surely my Lord outspreads the provision for whomever He decides and estimates (it); but most of mankind do not know it. "

Marmaduke Pickthall

Say (O Muhammad): Lo! my Lord enlargeth the provision for whom He will and narroweth it (for whom He will). But most of mankind know not.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "Verily my Lord increases or restricts the provision of whosoever He will;" but most men do not understand.

Muhammad Asad

Say: "Behold, my Sustainer grants abundant sustenance, or gives it in scant measure, unto whomever He wills: but most men do not understand [God’s ways]. "

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "Surely ˹it is˺ my Lord ˹Who˺ gives abundant or limited provisions to whoever He wills. But most people do not know."

Progressive Muslims

Say: "My Lord gives provisions to whomever He wishes, or He restricts them, but most people do not know. "

Sahih International

Say, "Indeed, my Lord extends provision for whom He wills and restricts [it], but most of the people do not know. "

Sam Gerrans

Say thou: “My Lord expands provision for whom He wills, and He straitens.” But most men know not.

Shabbir Ahmed

Say, "Behold, my Lord enlarges and narrows the provision to people according to His Laws (and hence, you see the change in fortunes). But most people are not aware (that the Divine System ensures prosperity for all). "

Syed Vickar Ahamed

Say: "Surely, my Lord gives more or less things to whom He pleases, but most men do not understand. "

Taqi Usmani

Say, "In fact, my Lord extends provision to whom He wills, and straitens (it for whom He wills), but most of the people do not know".

The Monotheist Group

Say: "My Lord gives provisions to whoever He wishes, or He restricts them, but most of the people do not know."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺMon Seigneur dispense avec largesse ou restreint Ses dons à qui Il veut. Mais la plupart des gens ne savent pasʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: Xwedayê min, kê bivê risqê wî fireh dike û (kê jî bivê risqê wî) teng dike, lê belê pirên mirovan (bi vê) nizanin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺMijn Heer voorziet ruimschoots in het levensonderhoud van wie Hij wil en ook met mate, maar de meeste mensen weten het nietʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Antwoord: Waarlijk, mijn Heer zal overvloedigen voorraad schenken aan wien hem behaagt en spaarzaam wezen naar zijn welbehagen; maar het grootste deel der menschen weet dit niet.

Hollandaca — Siregar

Zeg: ʺVoorwaar, mijn Heer verruimt de voorzieningen voor wie Hij wil en Hij beperkt, maar de meeste mensen weten het niet.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (им, о Посланник): «Поистине, Господь мой уширяет [увеличивает] удел, кому пожелает (из числа Своих рабов) (испытывая, будет ли он благодарным Ему), и ограничивает (удел) (кому пожелает), (тоже испытывая, будет ли он проявлять терпение), (а не из любви или ненависти к кому-либо), но большая часть людей не знает (что это испытание для Его рабов, потому что они не размышляют)».

Rusça — Osmanov

Скажи [, Мухаммад]: ʺВоистину, мой Господь увеличивает или уменьшает долю, кому пожелает, но большинство людей не ведает [об этом)ʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺMin Herre ger den Han vill riklig och (den Han vill) knappare utkomst, men de flesta människor förstår det inte.ʺ