(8-9) Şüphesiz, iman edip salih amel işleyenler için içlerinde ebedi kalacakları Naim cennetleri vardır. Allah, (bu konuda) gerçek bir vaadde bulunmuştur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
اِنَّ الَّذِينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتُ النَّعِيمِ خَالِدِينَ فِيهَا وَعْدَ اللّٰهِ حَقًّا وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
inne (e)lleƶīne āmenū ve ǎmilū S-SāliHāti lehum cennātu n-neǐymi / ḣālidīne fīhā veǎ'de (a)llahi Haḳḳan ve huve l-ǎzīzu l-Hakīmu
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ebedî kalırlar orada; Allah'ın vaadi gerçektir ve odur üstün, hüküm ve hikmet sâhibi.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ebedî kalırlar orada; Allahʼın vaadi gerçektir ve odur üstün, hüküm ve hikmet sâhibi.
Adem Uğur
Orada ebedi kalacaklardır. Bu, Allah'ın verdiği gerçek sözdür. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir.
Ahmed Hulusi
Orada sonsuza dek yaşarlar. . . Allah'ın Hak vaadidir! "HU"; Aziyz'dir, Hakiym'dir.
Ahmet Tekin
Orada ebedî yaşarlar. Bu Allah’ın kesinlikle gerçekleştireceği bir va’didir. Kudretli, hikmet sahibi ve hükümran olan O’dur.
Ahmet Varol
Orada sonsuza kadar kalacaklardır. (Bu) Allah'ın hak olan vaadidir. O güçlüdür, hikmet sahibidir.
Ali Bulaç
Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Allah'ın va'di haktır. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ali Fikri Yavuz
O cennetlerde, onlar ebedî olarak kalmak üzere...Allah’ın (müminlere bu cennet) vaadi hakdır. O, Azîz’dir= her şeye galibdir, Hakîm’dir= hükmünde hikmet sahibidir.
Ali Rıza Safa
Sürekli orada kalacaklardır. Allah'ın sözünü verdiği gerçektir. Çünkü O, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.
Bayraktar Bayraklı
- İnanıp yararlı iş yapanları ise nimetlerle dolu,süreli olarak kalacakları cennetler bekliyor. Bu, Allah'ın gerçek bir vaadidir. O'nun gücü her şeye yeter; her işinde hikmet vardır.
Bekir Sadak
(8-9) Inanip yararli is isleyenler icin, Allah'in vadi geregince temelli kalacaklari nimet cennetleri vardir. O; gucludur, hakim'dir.
Celal Yıldırım
Orada ebedî kalıcılardır. Allah'ın va'di haktır, (elbette gerçekleşecektir). O, çok güçlüdür, çok üstündür; yegâne hikmet sahibidir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(8-9) İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlara gelince, onları da nimetlerle dolu, içinde ebedî kalacakları cennetler bekliyor. Bunu Allah gerçek olarak vaad etmiştir. O azîzdir, hakîmdir.
Diyanet İşleri
(8-9) Şüphesiz, iman edip salih amel işleyenler için içlerinde ebedi kalacakları Naim cennetleri vardır. Allah, (bu konuda) gerçek bir vaadde bulunmuştur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Diyanet İşleri (eski)
(8-9) İnanıp yararlı iş işleyenler için, Allah'ın vadi gereğince temelli kalacakları nimet cennetleri vardır. O; güçlüdür, hakim'dir.
Diyanet Vakfi
(8-9) Şüphesiz, iman edip de güzel davranışlarda bulunanlar için, içinde devamlı kalacakları ve nimetleri bol cennetler vardır. Bu, Allah'ın verdiği gerçek sözdür. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek bir vaadidir. O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah'ın hak sözü olarak içlerinde ebedi kalmak üzere! O, pek güçlü ve hakimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
İçlerinde muhalled olmak üzere onlar, hakka Allahın va'di bu ve aziz odur hakim o
Erhan Aktaş
Orada sürekli kalırlar. Allah'ın vaadi gerçektir. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Orada sürekli kalırlar. Allah'ın vaadi gerçektir. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Orada sürekli kalırlar. Allah'ın vaadi gerçektir. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Fizilal-il Kuran
Orada ebedi olarak kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek vaadidir. O güçlüdür, hakimdir.
Gültekin Onan
Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Tanrı'nın vaadi haktır. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Hamdi Döndüren
İnananlara ve iyi işler yapanlara içlerinde sürekli olarak kalacakları nimet cennetleri vardır. Bu, Allah’ın gerçek sözüdür. O mutlak üstündür, tam hüküm ve hikmet sahibidir.
Hasan Basri Çantay
(8-9) Hakıykat, iman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar (yok mu?) Naıym cennetleri — kendileri içlerinde ebedi kalıcı olmak üzere — onlarındır. Bu, Allahın gerçek va'didir. O, yegane gaalib, yegane hüküm ve hikmet saahibidir.
Hasib Asutay
Orada ebedî kalacaklardır. (Bu,) Allah'ın gerçek va'didir. O, mutlak üstündür, hikmet sahibidir.
Hayrat Neşriyat
Orada ebedî olarak kalıcıdırlar. (Bu,) Allah’ın hak bir va'didir. Çünki O, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
İbni Kesir
Orada devamlı kalırlar. Bu, Allah'ın hak vaadidir. Ve O; Aziz'dir, Hakim'dir.
Mehmet Okuyan
Allah’ın vaadi olarak orada ebedî kalacaklardır. O güçlüdür, doğru hüküm verendir.
Muhammed Esed
Orada Allah'ın şaşmaz vaadine uygun olarak temelli kalacaklar; çünkü O, kudret ve hikmet sahibidir.
Mustafa İslamoğlu
Onlar orada Allah'ın mutlaka gerçekleşecek olan vaadi uyarınca ebedi kalacak. Zira O her işinde mükemmel olandır, her hükmünde tam isabet edendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Oralarda ebedîyyen kalıcılardır. Allah bihakkın vaad buyurmuştur. Ve O azîzdir, hakîmdir.
Ömer Öngüt
Onlar orada ebedî kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek vaadidir. O, Azîz'dir, hükmünde hikmet sahibidir.
Suat Yıldırım
Ebedî kalmak üzere oralara girerler; Allah’ın vâdi haktır, gerçektir. O, azîz ve hakîmdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
Süleyman Ateş
Orada ebedi kalacaklardır. (Bu,) Allah'ın gerçek va'didir. O üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Süleymaniye Vakfı
Orada ölümsüz olarak kalacaklardır. Bu, Allah'ın vaadidir, mutlaka gerçekleşecektir. Daima üstün ve kararları doğru olan odur.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Allah'ın gerçekleşecek sözü gereği orada ölümsüzleşirler. O; güçlüdür ,doğru karar verir.
Şaban Piriş
Orada ebedi kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek vaadidir. O, güçlüdür, hakimdir.
Tefhim-ul Kuran
Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Allah'ın va'di haktır. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ümit Şimşek
Orada ebediyen kalırlar. Bu Allah'ın gerçek vaadidir. O herşeyin mutlak galibi ve sonsuz hikmet sahibidir.
Yaşar Nuri Öztürk
Sürekli kalacaklardır orada. Allah'ın hak vaadidir bu. Aziz'dir, Hakim'dir O.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar orada əbədi qalacaqlar. Allahın vədi haqdır. O, Qüdrətlidir, Müdrikdir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar orada əbədi qalacaqlar. Allahın (möʼminlərə verdiyi cənnət) vəʼdi haqdır. O, yenilməz qüvvət, hikmət sahibidir!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Darin werden sie ewig bleiben. Das ist Gottes wahres Versprechen. Er ist der Allmächtige, der Allweise.
Almanca — Der Edle Quran
ewig darin zu bleiben. (Das ist) Allahs Versprechen in Wahrheit. Und Er ist der Allmächtige und Allweise.
Almanca — M. A. Rassoul
Darin werden sie auf ewig weilen.(Dies ist) eine Verheißung Allahs in Wahrheit! Und Er ist der Allmächtige, der Allweise.
Almanca — Muhammad Zaidan
darin werden sie ewig bleiben. Es ist ALLAHs wahres Versprechen. Und ER ist Der Allwürdige, Der Allweise.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
wherein they will have passed through nature to Eternity as promised by Allah Whose promise is the truth personified. He is AL-Aziz (the Almighty) and AL- Hakim (the Source of Wisdom and wise mysterious dispensations).
Abdul Haleem
where they will stay: that is God’s true promise, and He is the Almighty, the All Wise.
Abdullah Yusuf Ali
To dwell therein. The promise of Allah is true: and He is Exalted in Power, Wise.
Abul A'la Maududi
They shall abide in them forever. This is Allah's promise that shall come true. He is the Most Powerful, the Most Wise.
Aisha Bewley
to remain in them timelessly, for ever. Allah’s promise is true. He is the Almighty, the All-Wise.
Al-Hilali & Khan
To abide therein. It is a Promise of Allâh in truth. And He is the All-Mighty, the All-Wise.
Ali Quli Qarai
to remain in them [forever] —a true promise of Allah, and He is the All-mighty, the All-wise.
Amatul Rahman Omar
There in they shall live for ever. (This is) a true promise of Allâh. And He is the All-Mighty, the All-Wise.
Arthur John Arberry
therein to dwell forever -- God's promise in truth; and He is the All-mighty, the All-wise.
Bijan Moeinian
They will live in Paradise forever; this is a true promise of God. God is Almighty, the Most Wise.
E. Henry Palmer
to dwell therein for aye;- God's promise in truth, and He is mighty, wise.
Edip-Layth
Abiding eternally therein with certainty, as promised by God. He is the Noble, the Wise.
George Sale
they shall continue therein for ever: This is the certain promise of God; and he is the mighty, the wise.
Hamid S. Aziz
Verily, those who believe and do right, for them are Gardens of Bliss,
Mahmoud Ghali
Eternally (abiding) therein, a promise of Allah truly (binding), and He is The Ever-Mighty, The Ever-Wise.
Marmaduke Pickthall
Wherein they will abide. It is a promise of Allah in truth. He is the Mighty, the Wise.
Mohamed Ahmed - Samira
They will abide in them for ever. The promise of God is true; and He is all-mighty and all-wise.
Muhammad Asad
to abide therein in accordance with God’s true promise: for He alone is almighty, truly wise.
Mustafa Khattab
staying there forever. Allah’s promise is true. And He is the Almighty, All-Wise.
Progressive Muslims
Abiding eternally therein with certainty, as promised by God. He is the Noble, the Wise.
Sahih International
Wherein they abide eternally; [it is] the promise of Allah [which is] truth. And He is the Exalted in Might, the Wise.
Sam Gerrans
They abiding eternally therein — the promise of God in truth; and He is the Exalted in Might, the Wise.
Shabbir Ahmed
To abide therein according to Allah's true promise. For, He is the Mighty, the Wise.
Syed Vickar Ahamed
To live therein. His, the promise of Allah is true: And He is the Almighty (Al-Aziz) and All Wise (Al-Hakeem).
Taqi Usmani
in which they will live forever - an absolute promise of Allah. He is the Mighty, the Wise.
The Monotheist Group
Abiding therein, the promise of God is true. And He is the Noble, the Wise.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
pour y demeurer éternellement, - cʹest en vérité une promesse dʹAllah-. Cʹest Lui le Puissant, le Sage.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew her û her tê de mayînde ne, ev soza Xwedê ye ku tê de guman tune ye û her Ew e, yê desthilat, yê karbinecih.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
waarin zij altijd zullen blijven. Dat is in waarheid Gods toezegging. Hij is de machtige, de wijze.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Eeuwig zullen zij daarin verblijven. Dit is de zekere belofte van God; en hij is de Machtige, de Wijze.
Hollandaca — Siregar
Zij Zijn eeuwig levenden daarin, als een belofte van Allah die waar is, en Hij is de Almachtige, de Alwijze.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(и будут они) вечно пребывающими в них [в райских садах] по истинному обещанию Аллаха. И Он – Величественный, Мудрый!
Rusça — Osmanov
[Они] будут вечно пребывать в них согласно непреложному обещанию Аллаха. Он велик, мудр.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
där de i enlighet med Guds löfte skall förbli till evig tid; Han är den Allsmäktige, den Vise.