De ki: "Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah'a ibadet edelim. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilah edinmesin." Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahit olun, biz müslümanlarız."

قُلْ يَاأَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْا اِلٰى كَلِمَةٍ سَوَاءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ اَلَّا نَعْبُدَ اِلَّا اللّٰهَ وَلَا نُشْرِكَ بِهِ شَيْـًٔا وَلَا يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضًا اَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُولُوا اشْهَدُوا بِاَنَّا مُسْلِمُونَ

ḳul yā ehle l-kitābi teǎālev ilā kelimetin sevā'in beynenā ve beynekum ellā neǎ'bude illā (a)llahe ve lā nuşrike bihi şey'en ve lā yetteḣiƶe beǎ'Dunā beǎ'Dan erbāben min dūni (a)llahi fe in tevellev fe ḳūlū şhedū bi ennā muslimūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2يَاأَهْلَyā ehleا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarEY/HEY/AH halk
3الْكِتَابِl-kitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitap
4تَعَالَوْاteǎālevع ل وYüksek olmak, yükseltilmiş olmak, yüce olmak, yüceltilmek, yükselmek, üstesinden gelmek, gururlu olmak, üstünde olmak, yukarı çıkmak, yükselmek, rütbe veya onurda yükselmek, kaldırmak, yukarı almak, binmek, üstüne çıkmakgelin
5اِلٰىilā
6كَلِمَةٍkelimetinك ل مKonuşmak, ifade etmek.bir kelimeye
7سَوَاءٍsevā'inس و يdüzeltmek, eşitlemek, düzenlemek, şekil vermek, uyum sağlamak, düz hale getirmek, dengelemek, aynı yapmak, eşit olmak, dengeli olmak. Türkçe'ye geçen türevler: istiva, masiva, müsavat (müsavi), seyyanen, tesviye, seviyeeşit olan
8بَيْنَنَاbeynenāب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinbizim aramızda
9وَبَيْنَكُمْve beynekumب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinve sizin aranızda
10اَلَّاellā
11نَعْبُدَneǎ'budeع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekibadet etmeyelim
12اِلَّاillābaşkasına
13اللّٰهَ(a)llaheAllah'tan
14وَلَاve lā
15نُشْرِكَnuşrikeش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.ortak koşmayalım
16بِهِbihiO'na
17شَيْـًٔاşey'enش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişhiçbirşeyi
18وَلَاve lā
19يَتَّخِذَyetteḣiƶeا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekedinmeyelim
20بَعْضُنَاbeǎ'Dunāب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazbazımız
21بَعْضًاbeǎ'Danب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazbazımızı
22اَرْبَابًاerbābenر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyüktanrılar
23مِنْmin
24دُونِdūniد و نaşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altındabaşka
25اللّٰهِ(a)llahiAllah'tan
26فَاِنْfe ineğer
27تَوَلَّوْاtevellevو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakyüz çevirirlerse
28فَقُولُواfe ḳūlūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledeyin
29اشْهَدُواşhedūش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.şahid olun
30بِاَنَّاbi ennāşüphesiz biz
31مُسْلِمُونَmuslimūneس ل مbarış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmakmüslümanlarız

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Ey kitap ehli, gelin aramızda eşit olan tek söze: Ancak Allah'a kulluk edelim, ona hiçbir şeyi eş ve ortak etmeyelim, Allah'ı bırakıp da bâzılarımız, bâzılarımızı Tanrı tanımayalım. Gene de yüz döndürürlerse deyin ki tanık olun, özümüzü Tanrıya teslîm edenleriz biz.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Ey kitap ehli, gelin aramızda eşit olan tek söze: Ancak Allahʼa kulluk edelim, ona hiçbir şeyi eş ve ortak etmeyelim, Allahʼı bırakıp da bâzılarımız, bâzılarımızı Tanrı tanımayalım. Gene de yüz döndürürlerse deyin ki tanık olun, özümüzü Tanrıya teslîm edenleriz biz.

Adem Uğur

(Resûlüm!) de ki: Ey ehl-i kitap! Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze geliniz: Allah'tan başkasına tapmayalım. O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâhlaştırmasın. Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, işte o zaman: Şahit olun ki biz müslümanlarız! deyiniz.

Ahmed Hulusi

De ki: "Ey kendilerine hakikat bilgisi gelmiş olanlar, gelin aramızdaki şu ortak anlayışa; Allah'tan başkasına kulluğu düşünmeyelim; hakikatimiz olan Allah'a hiçbir şeyi şirk koşmayalım; bazımız bazımızı (mesela İsa'yı) Allah dununda Rab ittihaz etmesin (Allah yanı sıra ilah - tanrı edinmeyelim). " Eğer bunlara karşı çıkıp yüz çevirirlerse, o takdirde deyin ki: "Şahit olun ki biz Allah'a teslim olmuşlardanız. "

Ahmet Tekin

Onlara: 'Ey geçmiş kitapları sahiplenenler, sizinle bizim aramızdaki, benzer, doğru, ortak temel değerlere, ilkelere, kelime-i tevhide, kelime-i şehadete, İslâm dinine gelin: Yalnızca Allah’ı ilâh tanıyalım. Candan müslümanlar olarak Allah’ın hükmüne teslim olalım. Saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet edelim, yalnız Allah’ın şeriatına bağlanalım, Allah’a boyun eğelim. İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım, bir kısmımız, Allah’ı bırakıp, kulları durumundaki bazılarını helâller ve haramlar ortaya koyan itaati zaruri otoriteler kabul ederek, ilâh haline getirmesin' de. Eğer onlar, bu tekliflere yüz çevirirlerse, güç ve iktidarlarını kullanarak halkı istedikleri istikamette yönlendirmeye devam ederlerse: 'Öyleyse siz, bizim İslâm’ı yaşayan müslümanlar olduğumuza, İslâm dininde sebat edeceğimize şahit olun' deyin.

Ahmet Varol

De ki: 'Ey kitap ehli! [11] Aramızda eşit olan bir söze gelin: Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi eş koşmayalım ve Allah'ı bırakıp birbirlerimizi Rabb edinmeyelim.' Eğer yüz çevirirlerse: 'Şahit olun ki, biz Müslümanlarız' deyin.

Ali Bulaç

De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek (olan) bir kelimeye (tevhide) gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiç bir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim." Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahid olun, biz gerçekten müslümanlarız."

Ali Fikri Yavuz

(Râsûlüm), de ki: “- Ey kitap ehli (olan Hristiyan ve Yahudî’ler)! Bizimle sizin aranızda müsavî bir kelimeye gelin. Şöyle ki: Allah’dan başkasına tapmayalım, O’na hiç bir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da birbirimizi Rab’lar edinmiyelim”. Eğer kitap ehli bu kelimeden yüz çevirirlerse, (o halde) şöyle deyin: “- Şâhid olun, biz gerçek müslümanlarız. (Bu ayet-i kerime, Yahudiler: İbrahim Yahudî’dir ve biz onun dinine bağlıyız, demeleri üzerine nâzil olmuştur.)

Ali Rıza Safa

De ki: "Ey kitap halkı! Hem sizin için hem de bizim için, birbirinin tıpkısı olan ilkelere gelin: Allah'tan başkasına hizmet etmeyelim; hiçbir şeyi O'na ortaklar koşmayalım; Allah'tan başka bir de ayrıca, birbirimizi efendiler edinmeyelim!" Yüz çevirirlerse, şunu söyleyin: "Teslim olduğumuza, siz de tanık olun!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Ey kitap ehli! Sizinle bizim aramızda ortak olan bir söze geliniz: Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da birbirimizi tanrılaştırmayalım." Eğer yüz çevirirlerse, de ki: "Şahit olun, biz Müslümanlarız."

Bekir Sadak

De ki: «Ey Kitab ehli! Ancak Allah'a kulluk etmek, O'na bir seyi es kosmamak, Allah'a birakip birbirimizi rab olarak benimsememek uzere, bizimle sizin aranizda musterek bir soze gelin". Eger yuz cevirirlerse: «Bizim musluman oldugumuza sahid olun» deyin.

Celal Yıldırım

De ki: «Ey Kitap Ehli! aramızda ortaklaşa (ölçü ve en âdil dengeyi sağlayacak) bir kelimeye gelin ; (o da): Allah'tan başkasına kulluk etmemeniz, hiçbir şeyi O'na ortak koşmamanız ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız bir kısmımızı rabler = tanrılar edinmememizdir. Eğer yüzçevirirlerse, deyin ki: Şâhid olun biz şüphesiz Müslümanlarız.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Ey Ehl-i kitap! Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze gelin: Yalnız Allah’a tapalım, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah’ı bırakıp da içimizden bazıları diğer bazılarını rab edinmesin.” Eğer yine yüz çevirirlerse, “Şahit olun ki biz Müslümanlarız” deyin.

Diyanet İşleri

De ki: "Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah'a ibadet edelim. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilah edinmesin." Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahit olun, biz müslümanlarız."

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Ey Kitap ehli! Ancak Allah'a kulluk etmek, O'na bir şeyi eş koşmamak, Allah'ı bırakıp birbirimizi rab olarak benimsememek üzere, bizimle sizin aranızda müşterek bir söze gelin'. Eğer yüz çevirirlerse: 'Bizim müslüman olduğumuza şahid olun' deyin.

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) de ki: Ey ehl-i kitap! Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze geliniz: Allah'tan başkasına tapmayalım; O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâhlaştırmasın. Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, işte o zaman: Şahit olun ki biz müslümanlarız! deyiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: Ey kitap ehli! Sizinle bizim aramızda ortak olan bir söze geliniz. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâhlaştırmasın. Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: «Şahit olun biz müslümanlarız».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Ey kendilerine kitap verilenler, gelin aramızda ortak bir kelimede birleşelim, Allah'tan başkasına tapmayalım, O'na hiçbir ortak koşmayalım ve Allah'tan başka kimimiz kimimizi Rab edinmesin!" Eğer bundan yüz çevirirlerse: "Bizim gerçekten müslüman olduğumuza şahit olun!" deyin.

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: Ey ehli kitab! gelin: Sizinle bizim aramızda müsavi bir kelimeye, şöyle ki: Allahdan başka ma'bud tanımıyalım ona hiç bir şey'i şerik koşmıyalım, ve ba'zımız ba'zımızı Allahdan beride Rab ittihaz etmesin, eğer buna karşı yüz çevirirlerse o vakit şöyle deyin: Şahid olun ki biz hakikaten müslimiz: müsalemetkarız

Erhan Aktaş

De ki: "Ey Kitap Ehli! Gelin aramızda ortak olan bir kelimede anlaşalım: Allah'tan başka hiçbir şeye kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi şirk koşmayalım ve Allah'ın yanı sıra kimimiz kimimizi rabler edinmeyelim." Eğer yüz çevirirlerse deyin ki: "Tanık olun, biz gerçek Müslim olanlarız."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Ey Kitap Ehli! Gelin aramızda ortak olan bir kelimede anlaşalım: Allah'tan başka hiçbir şeye kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi şirk koşmayalım ve Allah'ın yanı sıra kimimiz kimimizi rabler edinmeyelim." Eğer yüz çevirirlerse deyin ki: "Tanık olun, biz gerçek Müslim olanlarız."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Ey Kitap Ehli! Gelin aramızda ortak olan bir kelimede anlaşalım: Allah'tan başka hiçbir şeye kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi Rabb'ler edinmeyelim.". Eğer yüz çevirirlerse deyin ki: "Tanık olun, biz Allah'a teslim olanlarız.".

Fizilal-il Kuran

De ki: “Ey ehl-i kitab! Hepiniz, sizinle bizim aramızda müsavi olan bir kelimeye gelin. Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim. O’na hiçbir şeyi eş koşmayalım. Ve Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi Rab ittihaz edinmesin. Eğer yüz çevirirlerse o vakit, şahit olun ki, biz müslümanız” deyin.

Gültekin Onan

De ki "Ey Kitap ehli, bizimle sizin aranızda müşterek (olan) bir kelimeye [tevhide] gelin. Tanrı'dan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiç bir şeyi ortak koşmayalım ve Tanrı'yı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı rabler edinmeyelim". Eğer yine yüz çevirirlerse deyin ki: "Şahid olun, biz gerçekten müslümanlarız".

Hamdi Döndüren

De ki: “Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak olan şu söze gelin: Allah’tan başkasına ibadet etmeyelim; O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım; Allah’ı bırakıp da birbirimizi Rabler edinmeyelim!” Eğer yine yüz çevirirlerse onlara, “Tanık olun, biz Müslümanlarız!” deyin.

Hasan Basri Çantay

De ki: "Ey Kitablılar (Yahudiler, Hıristiyanlar), hepiniz bizimle sizin aranızda müsavi (ve adil) bir kelimeye gelin, (şöyle) diyerek: "Allahdan başkasına tapmayalım. Ona hiç bir şey'i eş tutmayalım, Allahı bırakıb da kimimiz kimimizi Rabler (diye) tanımıyalım". (Buna rağmen) eğer yine yüz çevirirlerse (o halde) deyin ki: "Şahid olun, biz muhakkak müslümanlarız".

Hasib Asutay

(Resulüm!) De ki: 'Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda eşit olan bir söze gelin. Allah 'tan başkasına kulluk yapmayalım, O'na hiçbir şey ortak koşmayalım; Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi Rabler edinmesin.' Eğer (yine) yüz çevirirlerse deyin ki: 'Şahit olun biz Müslümanlarız.'

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Ey ehl-i kitab! Bizimle sizin aranızda eşit olan bir kelimeye gelin! Şöyle ki: 'Allah’dan başkasına ibâdet etmeyelim, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah’ı bırakıp da bazımız bazımızı rabler edinmesin!’ ' Buna rağmen (onlar yine de) yüz çevirirlerse artık: 'Şâhid olun ki gerçekten biz Müslümanlarız' deyin!

İbni Kesir

De ki: Ey Ehl-i Kitab; hepiniz, sizinle bizim aramızda eşit olan bir kelimeye gelin: Allah'dan başkasına kulluk etmeyelim. O'na hiçbir şeyi eş koşmayalım. Ve Allah'ı bırakıp da kimimiz, kimimizi Rab edinmesin. Eğer yüz çevirirlerse; o vakit şahid olun ki biz, müslümanız, deyin.

Mehmet Okuyan

De ki: “Ey kitap ehli! Sizinle bizim aramızdaki eşit (ortak) bir söze gelin: Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim; O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Kimimiz kimimizi Allah’ın peşi sıra rabler edinmeyelim!” Yüz çevirirlerse (kitap ehline) “Şahit olun ki biz müslümanlarız” deyin.

Muhammed Esed

De ki: "Ey geçmiş vahyin izleyicileri! Sizinle bizim aramızdaki şu ortak ilkeye gelin: Allah'tan başka kimseye kulluk etmeyeceğiz, O'ndan başka hiçbir şeye ilahlık yakıştırmayacağız ve Allah ile birlikte insanları rab edinmeyeceğiz." Ve eğer yüz çevirirlerse de ki: "Şahit olun ki biz kendimizi O'na teslim etmişiz!"

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Ey kitap ehli! Sizinle aramızdaki şu ortak ilkeye gelin: Allah'tan başkasına kulluk etmeyeceğiz, O'ndan başka hiçbir şeye ilahlık yakıştırmayacağız, Allah'ın yanı sıra başka birilerini rabler olarak kabul etmeyeceğiz! Ve eğer yüz çevirirlerse o zaman deyiniz ki: Şahid olun ki biz, kesinlikle O'na teslim olduk.

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Ey ehl-i kitap! Bizim ile sizin aranızda müsavî olan bir kelimeye geliniz. Allah Teâlâ'dan başkasına ibadet etmeyelim. Ve O'na hiç bir şeyi şerik kılmayalım. Ve Allah Teâlâ'dan başka bazımız bazımızı rab ittihaz etmesin.» Eğer yüz çevirirlerse deyiniz ki, «Şahit olunuz, bizler muhakkak müslümanlarız.»

Ömer Öngüt

De ki: “Ey ehl-i kitap! Sizinle bizim aramızda eşit bir kelimeye geliniz. Allah'tan başkasına tapmayalım. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâhlaştırmasın. ” Eğer onlar yine yüz çevirirlerse: “Şâhit olun ki, biz müslümanlarız. ” deyin.

Suat Yıldırım

De ki: "Ey Ehl-i kitap! Bizimle sizin aramızda birleşeceğimiz, müşterek ve âdil şu sözde karar kılalım: "Allah’tan başkasına ibadet etmeyelim. O’na hiçbir şeyi şerik koşmayalım, kimimiz kimimizi Allah’tan başka rab edinmesin." Eğer bu dâveti reddederlerse: "Bizim, Allah’ın emirlerine itaat eden müminler olduğumuza şahid olun!" deyin.

Süleyman Ateş

De ki: "Ey Kitap ehli, bizim ve sizin aranızda eşit olan bir kelimeye gelin: "Yalnız Allah'a tapalım. O'na hiçbirşeyi ortak koşmayalım; birbirimizi Allah'tan başka tanrılar edinmeyelim." Eğer yüz çevirirlerse; "Şahid olun, biz müslümanlarız!" deyin.

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Ey ehlikitap /kitaplarında uzman kişiler! Sizinle bizim aramızda ortak olan şu söze gelin: Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim. Ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Kimimiz, kimilerini Allah ile araya koyarak rabler edinmesin." Eğer yine de yüz çevirirlerse onlara deyin ki: "Şahit olun, biz Allah'a teslim olmuş kimseleriz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki: "Ey Ehl-i Kitap! Size göre de bize göre de doğru olan ortak şu söze gelin: Allah'tan başkasına kul olmayalım. Ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Birimiz, Allah'tan önce birilerini rabler edinmesin." Yüz çevirirlerse deyin ki: "Şahit olun, biz Allah'a teslim olmuş kimseleriz."

Şaban Piriş

De ki: -Ey kitap ehli, "Allah'tan başkasına kulluk etmemek, O'na hiç bir şey ortak koşmamak ve birbirimizi Allah'tan başka Rabler olarak benimsememek" üzere bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin! Eğer yüz çevirirlerse: -Bizim, Müslüman olduğumuza şahit olun, deyin.

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Ey Kitap ehli, bizimle aranızda müşterek (olacak) bir kelimeye gelin. (Ki o da şudur:) Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiç bir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp kimimiz kimimizi Rabler edinmeyelim.» Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki: «Şahid olun, biz gerçekten müslümanlarız.»

Ümit Şimşek

De ki: Ey Kitap Ehli! Aramızda ortak olan bir söze gelin: Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, hiçbir şeyi Ona ortak koşmayalım, birbirimizi Allah'ın yanı sıra rab edinmeyelim. Yine de yüz çevirecek olurlarsa, siz deyin ki: 'Şahit olun, biz hakka teslim olmuş Müslümanlarız.'

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Ey Ehlikitap! Sizin ve bizim aramızda aynı olan şu söze gelin: "Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbirşeyi ortak koşmayalım. Allah'ı bırakıp da birbirimizi rabler edinmeyelim." Eğer yüz çevirirlerse şöyle söyle: "Tanık olun, biz müslümanlarız/Allah'a teslim olanlarız."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Ey Kitab əhli! Bizim və sizin aranızda olan eyni bir kəlməyə gəlin ki, Allahdan başqasına ibadət etməyək, Ona heç bir şeyi şərik qoşmayaq və Allahı qoyub bir-birimizi ilahiləşdirməyək”. Əgər onlar üz döndərsələr, deyin: “Şahid olun ki, biz müsəlmanlarıq!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Söylə: ″Ey kitab əhli, sizinlə bizim aramızda eyni olan (fərqi olmayan) bir kəlməyə tərəf gəlin! (O kəlmə budur:) ″Allahdan başqasına ibadət etməyək. Ona şərik qoşmayaq və Allahı qoyub bir-birimizi (özümüzə) Rəbb qəbul etməyək!″ Əgər onlar yenə də üz döndərərlərsə, o zaman (onlara) deyin: ″İndi şahid olun ki, biz, həqiqətən, müsəlmanlarıq (Allaha təslim olanlarıq)!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺIhr Schriftbesitzer! Kommt herbei und einigen wir uns auf ein für uns alle verbindliches Wort: daß wir Gott allein dienen, neben Ihm niemanden anbeten und daß nicht die einen von uns die anderen anstelle Gottes für ihre Herren halten! ʺ Wenn sie sich aber abwenden, dann sprecht: ʺIhr sollt bezeugen, daß wir Gott ergeben sind.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: O Leute der Schrift, kommt her zu einem zwischen uns und euch gleichen Wort: daß wir niemandem dienen außer Allah und Ihm nichts beigesellen und sich nicht die einen von uns die anderen zu Herren außer Allah nehmen. Doch wenn sie sich abkehren, dann sagt: Bezeugt, daß wir (Allah) ergeben sind.

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺO Volk der Schrift, kommt herbei zu einem gleichen Wort zwischen uns und euch, daß wir nämlich Allah allein dienen und nichts neben Ihn stellen und daß nicht die einen von uns die anderen zu Herren nehmen außer Allah.ʺ Und wenn sie sich abwenden, so sprecht: ʺBezeugt, daß wir (Ihm) ergeben sind.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺIhr Schriftbesitzer! Kommt zu einem Wort, das gleichermaßen für euch und uns gilt, daß wir nur ALLAH dienen und Ihm gegenüber mit Nichts Schirk praktizieren, und daß die einen von uns sich die anderen nicht als Herren anstelle von ALLAH nehmen.ʺ Und sollten sie sich abwenden, so sagt: ʺSeid Zeugen, daß wir doch Muslime sind.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: "O you Ahl al-Kitab, let us come to terms to agree among ourselves that we venerate and worship no one but Allah and that we shall not incorporate with Him other deities. Nor shall any of us take another for a godhead or a tutelary guardian besides Allah." If they turn a deaf ear and insist upon hugging their irreverent conviction to their hearts, then say to them: "Do then bear witness that we conform our will to Allah’s blessed will, and this reflects conformity to Islam".

Abdul Haleem

Say, ‘People of the Book, let us arrive at a statement that is common to us all: we worship God alone, we ascribe no partner to Him, and none of us takes others beside God as lords.’ If they turn away, say, ‘Witness our devotion to Him.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "O People of the Book! come to common terms as between us and you: That we worship none but Allah; that we associate no partners with him; that we erect not, from among ourselves, Lords and patrons other than Allah." If then they turn back, say ye: "Bear witness that we (at least) are Muslims (bowing to Allah's Will).

Abul A'la Maududi

Say: 'People of the Book! Come to a word common between us and you: that we shall serve none but Allah and shall associate none with Him in His divinity and that some of us will not take others as lords beside Allah.' And if they turn their backs (from accepting this call), tell them: 'Bear witness that we are the ones who have submitted ourselves exclusively to Allah.'

Aisha Bewley

Say, ‘People of the Book! come to a proposition which is the same for us and you – that we should worship none but Allah and not associate any partners with Him and not take one another as lords besides Allah. ’ If they turn away, say, ‘Bear witness that we are Muslims.’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "O people of the Scripture (Jews and Christians): Come to a word that is just between us and you, that we worship none but Allâh (Alone), and that we associate no partners with Him, and that none of us shall take others as lords besides Allâh[1]. Then, if they turn away, say: "Bear witness that we are Muslims."

Ali Quli Qarai

Say, ‘O People of the Book! Come to a word common between us and you: that we will worship no one but Allah, and that we will not ascribe any partner to Him, and that we will not take each other as lords besides Allah. ’ But if they turn away, say, ‘Be witnesses that we are muslims.’

Amatul Rahman Omar

Say, `O people of the Scripture! let us agree to a proposition common to us both that we worship none but Allâh and that we associate no partner with Him and that some of us shall not hold others as lords besides Allâh. ' But if they turn away (refusing) say, `Bear witness that we are the only submitting ones (to one God).'

Arthur John Arberry

Say: 'People of the Book! Come now to a word common between us and you, that we serve none but God, and that we associate not aught with Him, and do not some of us take others as Lords, apart from God. ' And if they turn their backs, say: 'Bear witness that we are Muslims.'

Bijan Moeinian

Say: "O the followers of the Scripture, let us establish a common ground: That we worship none but God; that we do not associate no partner with God, that we do not idolize any human being (whether such person is a Prophet, sport champion, actor, politician, etc. )" Now if they refuse this proposal, say: “Bear witness that we are Muslim (submitters to God.)

E. Henry Palmer

Say, 'O ye people of the Book, come to a word laid down plainly between us and you, that we will not serve other than God, nor associate aught with him, nor take each other for lords rather than God. ' But if they turn back then say, 'Bear witness that we are resigned.'

Edip-Layth

Say, "O people of the book, let us come to a common statement between us and you; that we do not serve except God, and do not set up anything at all with Him, and that none of us takes each other as lords beside God." If they turn away, then say, "Bear witness that we have peacefully surrendered."

George Sale

Say, O ye who have received the scripture, come to a just determination between us and you; that we worship not any except God, and associate no creature with him; and that the one of us take not the other for lords, beside God. But if they turn back, say, bear witness that we are true believers.

Hamid S. Aziz

Say, "O you people of the Book, come to an agreement between us and you, that we will not serve other than Allah, nor associate aught with him, nor take others for Lords rather than Allah. " But if they turn away then say, "Bear witness that we are they who have surrendered."

Mahmoud Ghali

Say, "O population of the Book, (Or: Family of the Book, i. e., the Jews and christians) come to a level word between us and you, that we worship none except Allah, and that we do not associate anything with Him, and that some of us do not take to themselves others (Literally: some "others") as lords, apart from Allah." So, in case they turn away, then say, "Bear witness that we are Muslims." (Literally: we have surrendered "to Allah").

Marmaduke Pickthall

Say: O People of the Scripture! Come to an agreement between us and you: that we shall worship none but Allah, and that we shall ascribe no partner unto Him, and that none of us shall take others for lords beside Allah. And if they turn away, then say: Bear witness that we are they who have surrendered (unto Him).

Mohamed Ahmed - Samira

Tell them: "O people of the Book, let us come to an agreement on that which is common between us, that we worship no one but God, and make none His compeer, and that none of us take any others for lord apart from God. " If they turn away you tell them: "Bear witness that we submit to Him."

Muhammad Asad

Say: "O followers of earlier revelation! Come unto that tenet which we and you hold in common: that we shall worship none but God, and that we shall not ascribe divinity to aught beside Him, and that we shall not take human beings for our lords beside God. " And if they turn away, then say: "Bear witness that it is we who have surrendered ourselves unto Him."

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "O People of the Book! Let us come to common terms: that we will worship none but Allah, associate none with Him, nor take one another as lords instead of Allah." But if they turn away, then say, “Bear witness that we have submitted ˹to Allah alone˺.”

Progressive Muslims

Say: "O people of the Scripture, let us come to a common understanding between us and between you; that we do not serve except God, and do not set up anything at all with Him, and that none of us takes each other as patrons beside God. " If they turn away, then Say: "Bear witness that we have surrendered."

Sahih International

Say, "O People of the Scripture, come to a word that is equitable between us and you - that we will not worship except Allah and not associate anything with Him and not take one another as lords instead of Allah. " But if they turn away, then say, "Bear witness that we are Muslims [submitting to Him]."

Sam Gerrans

Say thou: “O doctors of the Law: come to an equitable word between us and you: that we serve not save God; and that we ascribe not partnership to Him; and that none of us takes others as lords instead of God.” And if they turn away, then say you: “Bear witness that we are submitting.”

Shabbir Ahmed

Say, "O People of the Book! Let us come to a mutual agreement, that we shall worship and obey none but God. That neither shall we ascribe divinity to anyone beside Him, nor shall we take human beings as our lords beside God." And if they turn away, then say, "Bear witness that it is we who have surrendered ourselves unto Him."

Syed Vickar Ahamed

Say: "O People of the Book! Come to agreement between us and you; That we worship none other than Allah; And that we do not place partners with Him; And that we do not take from among ourselves, lords and patrons other than Allah". If then they turn their back, you say: “Be it known (to you) and you bear witness that we are Muslims (surrendering to Allah’s Will)”.

Taqi Usmani

Say, "O people of the Book, come to a word common between us and between you, that we worship none but Allah, that we associate nothing with Him and that some of us do not take others as Lords instead of Allah." Then, should they turn back, say, “Bear witness that we are Muslims.”

The Monotheist Group

Say: "O people of the Book, let us come to a common understanding between us and between you; that we serve none except God, and that we do not set up anything with Him, and that none of us takes each other as patrons besides God." If they turn away, then say: "Bear witness that we have submitted."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

- Dis: ʺO gens du Livre, venez à une parole commune entre nous et vous: que nous nʹadorions quʹAllah, sans rien Lui associer, et que nous ne prenions point les uns les autres pour seigneurs en dehors dʹAllahʺ. Puis, sʹils tournent le dos, dites: ʺSoyez témoins que nous, nous sommes soumisʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: Hey gelî xelkên ehlî kitêb! Werin bêjeyekê qebûl bikin ku em û hûn tê de wekhev in; “Em ji Xwedê pê ve îbadetê tu kesê din nekin, em tiştekî jê re nekin şerîk û bila ji bilî Xwedê hin ji me yên din, ji xwe re neke Xweda.” Eger dîsa ew berê xwe ji (banga te) vegerînin, wê gavê ji wan re bibêjin: „Hûn şahid bin ku bi rastî em misliman in.“

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺMensen van het boek! Komt tot een uitspraak die voor jullie en voor ons gezamenlijk juist is. Dat wij alleen God dienen, dat wij niets aan Hem als metgezel toevoegen en dat wij elkaar niet tot heren naast God nemen.ʺ Als zij zich echter afkeren, zeg dan: ʺGetuigt dat wij (aan God) onderworpenen zijn.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: o gij! die de schrift hebt ontvangen, komt en laat ons de volgende vereeniging tusschen ons vinden: Laat ons slechts God vereeren, en geen schepsel met hem gelijk stellen, en dat geen van ons een ander, buiten God, als Heer erkenne en aanbidde. Weigeren zij dit, zeg dan: Wees getuige, dat wij trouwe geloovigen zijn.

Hollandaca — Siregar

Zeg: ʺO Lieden van de Schrift, komt tot een gelijkluidend woord tussen ons en jullie: dat wij niemand dan Allah aanbidden en dat wij niets naast Hem tot delgenoot maken en dat wij elkaar niet als heren naast Allah plaatsen.ʺ Als zij zich dan afwenden, zegt dan: ʺGetuigt dat wij ons (aan Allah) overgegeven hebben.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (о, Пророк): «О, люди Писания [иудеи и христиане]! Давайте придем к слову, равному (или одинаковому) для нас и для вас [признаем то, что ниспосылалось всем пророкам и посланникам раньше], чтобы нам не служить (и не поклоняться) никому, кроме Аллаха, и ничего не придавать Ему в сотоварищи [никого не равнять Ему], и чтобы никто из нас не брал себе других господами, кроме Аллаха. Если же они отвернутся [откажутся], то скажите (им): «Засвидетельствуйте, что мы – предавшиеся [покорившиеся воле Аллаха]».

Rusça — Osmanov

Скажи, [Мухаммад]: ʺО люди Писания! Давайте признаем единое слово для вас и нас, о том, что не будем поклоняться никому, кроме Аллаха, что никого другого не будем считать равным Аллаху, что никого, кроме Аллаха, из людей не признаем Господом над другимиʺ. А если они откажутся [признать], то скажите им [, о муслимы]: ʺСвидетельствуйте, что мы - предавшиеся [Аллаху]ʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺEfterföljare av äldre tiders uppenbarelser! Låt oss samlas kring en regel, gemensam för oss och för er - att vi inte skall dyrka någon utom Gud och inte sätta något vid Guds sida och inte erkänna andra människor som våra herrar och beskyddare i Guds ställe.ʺ Och säg, om de vänder er ryggen: ʺVittna då, att det är vi som har underkastat oss Hans vilja.ʺ