Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya'yı da onun bakımıyla görevlendirdi. Zekeriya, onun bulunduğu bölmeye her girişinde yanında bir yiyecek bulurdu. "Meryem! Bu sana nereden geldi?" derdi. O da "Bu, Allah katından" diye cevap verirdi. Zira Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَاَنْبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًا وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّا كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا الْمِحْرَابَ وَجَدَ عِنْدَهَا رِزْقًا قَالَ يَامَرْيَمُ اَنّٰى لَكِ هٰذَا قَالَتْ هُوَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ اِنَّ اللّٰهَ يَرْزُقُ مَنْ يَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ

fe teḳabbelehā rabbuhā bi ḳabūlin Hasenin ve enbetehā nebāten Hasenen ve keffelehā zekeriyyā kullemā deḣale ǎleyhā zekeriyyā l-miHrābe vecede ǐndehā rizḳan ḳāle yā meryemu ennā le ki hāƶā ḳālet huve min ǐndi (a)llahi inne (a)llahe yerzuḳu men yeşā'u bi ğayri Hisābin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَتَقَبَّلَهَاfe teḳabbelehāق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekkabul buyurdu onu
2رَبُّهَاrabbuhāر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbi
3بِقَبُولٍbi ḳabūlinق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekkabulle (şekilde)
4حَسَنٍHaseninح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.güzel bir
5وَاَنْبَتَهَاve enbetehāن ب تÜretmek (ağaç), filizlenmek, büyümek, filiz vermek (bitki), büyümek (çocuk). Nawaabit - insan veya hayvanların yavruları.ve onu yetiştirdi
6نَبَاتًاnebātenن ب تÜretmek (ağaç), filizlenmek, büyümek, filiz vermek (bitki), büyümek (çocuk). Nawaabit - insan veya hayvanların yavruları.bir bitki (gibi)
7حَسَنًاHasenenح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.güzel
8وَكَفَّلَهَاve keffelehāك ف لBaşka biri için bakmak, beslemek, büyütmek, vasi olmak, sorumlu olmak, emanet etmek, teminat ya da kefil olmak.ve onun bakımını üstlendi
9زَكَرِيَّاzekeriyyāزكرياZekeriyya da
10كُلَّمَاkullemāك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
11دَخَلَdeḣaleد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmakgirdiğinde
12عَلَيْهَاǎleyhāonun yanına
13زَكَرِيَّاzekeriyyāزكرياZekeriyya
14الْمِحْرَابَl-miHrābeح ر بSavaş/çarpışma/çatışma. Birinin mallarını bozmak, yağmalamak/soymak, bir şeyi ısrarla istemek. Öfkelenmek/delirmek. Savaşı kışkırtmak veya tahrik etmek veya körüklemek.mihraba
15وَجَدَvecedeو ج دkaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmakbulurdu
16عِنْدَهَاǐndehāع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.yanında
17رِزْقًاrizḳanر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.bir rızık
18قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelederdi
19يَامَرْيَمُyā meryemuيامريمEY/HEY/AH Meryem
20اَنّٰىennāا ن يZamanı geldi; veya öyleydi, veya oldu, veya yaklaştı; O (bir şey) zamanının gerisinde veya sonrasındaydı; o veya o (bir insan) geride, geriye doğru veya geç kaldı; o gecikti veya geri durdu. Onu erteledi, öteledi, geciktirdi, yavaşlattı, alıkoydu, engelledi; Bir saat veya kısa bir süre, veya bir zaman, veya belirsiz bir zaman; herhangi bir zaman dilimi; en uç nokta, erişim veya derece; Zamanı gelmiş veya yaklaşmış olan ve zamanına, tam veya son zamanına veya durumuna; olgunluğa veya olgunlaşmaya ulaşmış bir şey; Nereden? (bir şeyin yönü veya kaynağı hakkında sorgulayıcı) ve nereden (bir durumu belirtmek için kullanılır); Nerede? ve nerede (bir durumu belirtmek ve bir durumu belirtmek için kullanılan zarfsal isimlerden biri olarak), nereden olursa olsun; her nerede (hangi yön veya kaynaktan olursa olsun): ne zaman; nasıl; her nasıl olursa olsun.nereden?
21لَكِle kisana
22هٰذَاhāƶābu
23قَالَتْḳāletق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele(O da) derdi
24هُوَhuveBu
25مِنْmin
26عِنْدِǐndiع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.katından
27اللّٰهِ(a)llahiAllah
28اِنَّinneşüphesiz
29اللّٰهَ(a)llaheAllah
30يَرْزُقُyerzuḳuر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.rızık verir
31مَنْmenkimseye
32يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
33بِغَيْرِbi ğayriغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.olmaksızın
34حِسَابٍHisābinح س بDüşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu varsaymak veya düşünmek, bir kişiyi yastıkla desteklemek veya onurlandırmak, hesap vermek veya sorumlu tutmak, bir kişiye yeten veya tatmin eden şeyi vermek, bir kişiyi memnun etmek, bir kişiye memnun eden şeyi vermek, çok vermek, haber peşinde koşmak, haberle ilgili sormak/soruşturmak, casus gibi haber aramak, yastığa yaslanmak, ödül beklemek veya aramak.hesap

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Rabbi, onu iyi bir sûrette kabul etti, bir nebat yetiştirir gibi onu yetiştirdi, geliştirdi, Zekeriyya'yı da onun hizmetine memûr etti. Zekeriyya, ne vakit mihraba girse yanında bir yiyecek bulurdu. Yâ Meryem demişti, bunlar nereden geliyor sana? Meryem, Allah'tan demişti, şüphe yok ki Allah dilediğini sayısız rızıklarla rızıklandırır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Rabbi, onu iyi bir sûrette kabul etti, bir nebat yetiştirir gibi onu yetiştirdi, geliştirdi, Zekeriyyaʼyı da onun hizmetine memûr etti. Zekeriyya, ne vakit mihraba girse yanında bir yiyecek bulurdu. Yâ Meryem demişti, bunlar nereden geliyor sana? Meryem, Allahʼtan demişti, şüphe yok ki Allah dilediğini sayısız rızıklarla rızıklandırır.

Adem Uğur

Rabbi Meryem'e hüsnü kabul gösterdi; onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriyya yı da onun bakımı ile görevlendirdi. Zekeriyya, onun yanına, mâbede her girişinde orada bir rızık bulur ve "Ey Meryem, bu sana nereden geliyor?" der; o da: Bu, Allah tarafındandır. Allah, dilediğine sayısız rızık verir, derdi.

Ahmed Hulusi

Bunun üzerine Rabbi onu hoşnutlukla kabul etti ve nadide bir çiçek gibi yetiştirdi. Zekeriyya'nın himayesine verdi. Zekeriyya mabede her girişinde, Onun yanında yeni yiyecekler bulur, sorardı: "Ya Meryem, bunlar nereden?" Cevap verirdi Meryem: "Bu Allah'ın indindendir" (O'nun merhameti sonucu, kullarıyla ulaşmakta). Muhakkak ki Allah, dilediğine dilediğince yaşam gıdası (rızık) verir.

Ahmet Tekin

Erkek hizmetkârın yerini dolduramaz zannettikleri Meryem’e, yaratan, yaşama kabiliyeti gücü ve varlıklara işleyiş düzeni veren, koruyan, kontrol eden Rabbi o derece hüsnü kabul gösterdi ki, onu, ilk yaratılışa benzer bir yaratma ile, bir ümmete hizmet edecek, dölsüz, güzel bir oğul ihsanına layık gördü. Onun bakımını, nafakasını, ihtiyaçlarının karşılanmasını, Zekeriyya’nın sırtına yükledi, onu Zekeriyya’nın himayesine verdi. Zekeriyya onun yanına, mabeddeki özel bölmeye her girişinde Meryem’in yanında yiyecekler, meyvalar görür: 'Ey Meryem, bunlar sana nereden geliyor?' diye sorardı. O da: 'Bu Allah tarafındandır, Allah sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere, lütuf ve ihsanından kayda geçirilmeyen, dara düşürmeyen, ölçüye tartıya vurulmayan, hesabı sorulmayan, itiraza mahal olmayan hesapsız nimet ve rızık verir' derdi.

Ahmet Varol

Rabbi onu güzel bir kabulle kabul etti; güzel bir şekilde yetiştirip büyüttü ve onun bakımını Zekeriyya'nın yükümlülüğüne verdi. Zekeriyya ne zaman onun bulunduğu mabede girse yanında yiyecek bulurdu. 'Ey Meryem! Bu sana nereden geliyor?' derdi. O da: 'Allah'ın katındandır. Şüphesiz Allah dilediğine hesapsız rızık verir' derdi.

Ali Bulaç

Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir kabulle kabul etti ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriya'yı ondan sorumlu kıldı. Zekeriya her ne zaman mihraba girdiyse, yanında bir yiyecek buldu: "Meryem, bu sana nereden geldi?" deyince, "Bu, Allah katındandır. Şüphesiz Allah, dilediğine hesapsız rızık verendir" dedi.

Ali Fikri Yavuz

Bunun üzerine Rabbi, Meryem’i güzel bir kabul ile kabul buyurdu ve onu iyi bir şekilde yetiştirdi ve (eniştesi) Zekeriyya peygamberi de ona kefil (himayesine memur) kıldı. Zekeriyya ne zaman Meryemin bulunduğu mihraba girdiyse, onun yanında bir yiyecek buldu. “-Ey Meryem! Bu sana nereden geliyor?” dedi. O da: “- Bu Allah tarafından, şüphe yok ki Allah dilediğini hesapsız olarak rızıklandırır” dedi.

Ali Rıza Safa

Böylece, Efendisi, hoşnutlukla Onu kabul etti. Güzel bir bitki gibi Onu yetiştirdi ve Zekeriya'yı, Ona bakmakla yükümlü yaptı. Zekeriya, tapınakta Onun yanına her girişinde, yanında yiyecekler bulurdu. "Ey Meryem! Bunlar, sana nereden geliyor?" dediğinde, şunu söylerdi: "Allah'ın katından! Kuşkusuz, Allah, dilediğine, hesapsız geçimlik verir!"

Bayraktar Bayraklı

Bunun üzerine Rabbi, Meryem'i hoşnutlukla kabul etti, onu güzelce büyüttü ve onu Zekeriyya'nın himayesine verdi. Zekeriyya, ne zaman onu mabedde ziyaret ettiyse yanında yiyecekler görür ve sorardı: "Ey Meryem! Bunlar sana nereden geliyor?" Meryem, "Bunlar Allah'tandır, Allah dilediğine hesapsız rızık bağışlar" diye cevap verirdi.

Bekir Sadak

Rabbi onu guzel bir kabulle karsiladi, guzel bir bitki gibi yetistirdi; onu Zekeriya'nin himayesine birakti. Zekeriya mabedde onun yanina her girisinde, yaninda bir yiyecek bulurdu. «Ey Meryem! Bu sana nereden geldi?» demis, o da: Bu, Allah'in katindandir» cevabini vermisti. Dogrusu Allah diledigini hesapsiz riziklandirir.

Celal Yıldırım

Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir kabulle kabul buyurdu ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi, Zekeriyya'yı ona bakmakla görevlendirdi. Zekeriyya ne kadar kızın bulunduğu mihraba girdiyse onun yanında yeni bir yiyecek buldu. «Meryem ! bu sana nereden ?» diye sorunca, o da «Bu, Allah tarafındandır» dedi. Doğrusu Allah dilediğine hesapsız rızık verir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bunun üzerine rabbi ona hüsnükabul gösterdi ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriyyâ’yı da onun bakımı ile görevlendirdi. Zekeriyyâ onun bulunduğu yere, mâbeddeki odaya her girdiğinde yanında (yeni) bir rızık bulur ve “Ey Meryem! Bu sana nereden?” diye sorar, oda “Allah tarafından” cevabını verirdi. Kuşkusuz Allah dilediğine sayısız rızık verir.

Diyanet İşleri

Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya'yı da onun bakımıyla görevlendirdi. Zekeriya, onun bulunduğu bölmeye her girişinde yanında bir yiyecek bulurdu. "Meryem! Bu sana nereden geldi?" derdi. O da "Bu, Allah katından" diye cevap verirdi. Zira Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

Diyanet İşleri (eski)

Rabbi onu güzel bir kabulle karşıladı, güzel bir bitki gibi yetiştirdi; onu Zekeriya'nın himayesine bıraktı. Zekeriya mabedde onun yanına her girişinde, yanında bir yiyecek bulurdu. 'Ey Meryem! Bu sana nereden geldi?' demiş, o da: Bu, Allah'ın katındandır' cevabını vermişti. Doğrusu Allah dilediğini hesapsız rızıklandırır.

Diyanet Vakfi

Rabbi Meryem'e hüsnü kabul gösterdi; onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriyya'yı da onun bakımı ile görevlendirdi. Zekeriyya, onun yanına, mâbede her girişinde orada bir rızık bulur ve «Ey Meryem, bu sana nereden geliyor?» der; o da: Bu, Allah tarafındandır. Allah, dilediğine sayısız rızık verir, derdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi ve Zekeriyya'nın himayesine verdi. Zekeriyya ne zaman kızın bulunduğu mihraba girse, onun yanında yeni bir yiyecek bulurdu. «Meryem! Bu sana nereden geldi?» deyince, o da: «Bu, Allah katındandır.» derdi. Şüphesiz Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine Rabbi, onu hoşnutlukla kabul buyurdu, onu güzel bir biçimde yetiştirdi ve Zekeriyya'nın himayesine verdi. Zekeriyya, onun yanına mihraba her girdikçe yeni bir yiyecek bulur ve: "Ey Meryem, bu sana nereden?" derdi. O da: "Allah tarafından" derdi. Şüphe yok ki, Allah dilediğine sayısız rızık verir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine rabbı onu güzel bir kabul ile kabul buyurdu ve güzel bir surette yetiştirdi, Zekeriyanın himayesine verdi, Zekeriyya onun üzerine mihraba her girdikçe yanında yeni bir rızk bulur, ya Meryem! bu sana nereden? derdi, o da Allah tarafından, derdi: Şüphe yok ki Allah dilediğini hisabsız merzuk buyurur

Erhan Aktaş

Bunun üzerine Rabb'i onu iyi bir şekilde kabul etti. Ve onu iyi bir şekilde yetiştirdi. Onu, Zekeriya'nın korumasına verdi. Zekeriya ne zaman mihraba girse, onun yanında yiyecek bir şey bulurdu. "Ey Meryem! Bunlar sana nereden geldi?" derdi. O da "Bunlar, Allah'tandır." derdi. Kuşkusuz, Allah, hak edeni, hesapsız olarak rızıklandırır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunun üzerine Rabb'i onu iyi bir şekilde kabul etti. Ve onu iyi bir şekilde yetiştirdi. Onu, Zekeriya'nın korumasına verdi. Zekeriya ne zaman mihraba girse, onun yanında yiyecek bir şey bulurdu. "Ey Meryem! Bunlar sana nereden geldi?" derdi. O da "Bunlar, Allah'tandır." derdi. Kuşkusuz, Allah, hak edeni, hesapsız olarak rızıklandırır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunun üzerine Rabb'i onu iyi bir şekilde kabul etti. Ve onu iyi bir şekilde yetiştirdi. Onu, Zekeriyya'nın korumasına verdi. Zekeriyya ne zaman mihraba girse, onun yanında yiyecek bir şey bulurdu. "Ey Meryem! Bunlar sana nereden geldi?" derdi. O da, "Bunlar, Allah'tandır." derdi. Kuşkusuz, Allah, dilediğini, hesapsız olarak rızıklandır.

Fizilal-il Kuran

Bunun üzerine Rabbi onu güzelce kabul etti. Onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi, bakımıyla Zekeriyya'yı görevlendirdi. Zekeriyya ne zaman o mabede girse çocuğun yanında yiyecek bulur ve 'Ey Meryem bu sana nereden geldi' diye sorardı. Meryem de: Allah tarafından geldi, hiç kuşkusuz Allah dilediğine hesapsız rızık verir' derdi.

Gültekin Onan

Bunun üzerine rabbi, onu güzel bir kabul ile kabul etti ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriya'yı ondan sorumlu kıldı. Zekeriya her ne zaman mihraba girdiyse, yanında bir yiyecek buldu: "Meryem, bu sana nereden geldi?" deyince, "Bu, Tanrı katındandır. Şüphesiz Tanrı, dilediğine hesapsız rızık verendir" dedi.

Hamdi Döndüren

Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul etmiş ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirmiş ve Zekeriyya’yı da onu bakmakla görevlendirmişti. Zekeriyya her ne zaman, hücresinde iken onun yanına girdiyse, yanında bir rızık bulur ve ona, “Ey Meryem! Bu sana nereden geliyor?” diye sorardı. O da, “Bu, Allah katındandır. Çünkü Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.” derdi.

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine Rabbi onu iyi bir rızaa ile kabul etdi. Onu güzel bir nebat gibi büyütdü. Zekeriyyayi de ona (bakmıya) me'mur etdi. Zekeriyya ne zaman (kızın bulunduğu) mihraaba girdiyse onun yanında bir yiyecek buldu: "Meryem, bu sana nereden (geliyor?)" dedi. O da: Bu, Allah tarafından. Şübhe yokdur ki Allah kimi dilerse ona sayısız rızık verir" dedi.

Hasib Asutay

Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu, onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi ve Zekeriyya'yı da onun bakımı ile görevlendirdi. Zekeriyya onun yanına, mihraba (odaya) her girişinde yanında bir rızık bulurdu; 'Ey Meryem! Bu, sana nereden (geliyor)' derdi. (O da:) 'Bu Allah katındandır, şüphesiz Allah dilediğine hesapsız rızık verir' derdi. (10) (10. Zekeriyya (a.s.), Hz. Meryem'in teyzesinin kocasıydı. Hz. Meryem'in bakımını üzerine almıştı. Meryem'e özel bir oda tahsis etti ki, ona âyette 'Mihrab' denmiştir. Âyette geçen mihrabın camilerde imamın namaz kıldırdığı yer olan mihrab ile ilgisi yoktur. Hz. Zekeriyya, Meryem'in yanına her girişinde çeşit çeşit taze meyveler görürdü. Bunlar o mevsimde o bölgede yetişmeyen meyvelerdi.)

Hayrat Neşriyat

Böylece Rabbi onu (Meryem’i, annesinden) güzel bir kabûl ile kabûl etti ve onu güzel bir bitki (bir çiçek) gibi yetiştirdi; ve onu (akrabâsı bulunan) Zekeriyyâ’nın himâyesine verdi. Ne zaman Zekeriyyâ onun yanına ma'bede girse, yanında bir rızık bulurdu. 'Ey Meryem! Bu sana nereden (geldi)?' derdi. (O da:) 'Bu, Allah tarafındandır!' derdi. Şübhesiz ki Allah, dilediğini hesabsız olarak rızıklandırır.

İbni Kesir

Bunun üzerine Rabbı onu güzel bir kabul ile karşıladı. Onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriyya'nın himayesine verdi. Zekeriyya mihraba her girişinde onun yanında bir yiyecek bulurdu. Ey Meryem, bu sana nereden? derdi. O da: Allah tarafından, derdi. Şüphe yok ki Allah, dilediğini hesapsız rızıklandırır.

Mehmet Okuyan

Rabbi onu (Hanne'nin duasını) güzel bir şekilde kabul etmişti; onu (Meryem'i) güzel bir bitki olarak yetiştirmiş ve Zekeriya’yı da onun (bakımıy)la görevlendirmişti. Zekeriya mabette onun yanına her girişinde orada bir rızık bulurdu. (Zekeriya), “Ey Meryem, bu sana nereden (geliyor)?” dediğinde, o da “Bu, Allah katındandır.” demişti. Şüphesiz ki Allah dilediğine (layık olana) hesapsız rızık verir.

Muhammed Esed

Bunun üzerine Rabbi, kız çocuğunu hoşnutlukla kabul etti, onu güzelce büyüttü ve Zekeriya'nın himayesine verdi. Zekeriya, ne zaman onu mabedde ziyaret ettiyse yanında yiyeceklerle görür ve sorardı: "Ey Meryem, bunlar sana nereden geliyor?" Meryem: "Bunlar Allah'tandır; Allah, dilediğine hesapsız rızık bağışlar!" diye cevap verirdi.

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine Rabbi onu memnuniyetle kabul etti; dahası onu bir çiçek gibi yetiştirdi ve Zekeriyya'nın himayesine verdi. Zekeriyya ne zaman onun bulduğu bölmeye girse, onun yanında yiyecekler görürdü. (Ve bir gün) sordu. "Ey Meryem! Bunlar sana nereden geliyor?" O da cevapladı: "Bunlar Allah katındandır; Allah dilediği kimseye hesapsız rızık bağışlar."

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık onu Rabbisi bir güzel kabul ile kabul buyurdu ve onu bir güzel nebat olarak yetiştirdi. Zekeriya'yı da ona bakmaya memur etti. Zekeriya her ne zaman mahfilde onun yanına girse, onun yanında bir rızık bulurdu. «Ya Meryem! Bu sana nereden geldi?» O da «Bu, Allah tarafından,» der idi. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ dilediğini hesapsız merzûk buyurur.

Ömer Öngüt

Rabbi ona güzel bir kabul ile karşılık verdi, onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi ve Zekeriyâ'nın himayesine bıraktı. Zekeriyâ onun yanına mâbede her girişinde yanında bir rızık bulur ve: “Ey Meryem! Bu sana nereden geliyor?” derdi. O da “Allah tarafından!” derdi. Şüphesiz ki Allah dilediği kimseye hesapsız rızık verir.

Suat Yıldırım

Rabbi onu güzellikle kabul buyurdu ve pek güzel bir tarzda yetiştirdi. Onu Zekeriyya’nın eğitim ve himayesine verdi. Zekeriyya onun yanına Mâbede ne zaman girse beraberinde yiyecekler bulurdu. "Meryem! Bu yiyecekleri nereden buluyorsun?" deyince de o: "Bunlar Allah tarafından gönderiliyor. Muhakkak ki Allah dilediğine sayısız rızıklar verir." derdi.

Süleyman Ateş

Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu; onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi ve Zekeriyya da onun bakımını üstlendi. Zekeriyya, onun yanına, mihraba her girdiğinde yanında bir rızık bulurdu. "Ey Meryem, bu sana nereden?" derdi. (O da) "Bu, Allah katından" derdi. "Allah, dilediğine hesapsız rızık verir."

Süleymaniye Vakfı

Rabbi Meryem'i, güzel bir şekilde kabul etti ve güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Bakımını da Zekeriya'ya verdi. Zekeriya ne zaman has odaya girse onun yanında bir rızık bulur, "Meryem! Bu sana nereden (geldi)?" diye sorardı. O da "Allah katından! Allah, tercih ettiğine hesapsız rızık verir!" derdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sahibi Meryem'i güzelce kabul etti ve güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Bakımını da Zekeriya'ya yükledi. Zekeriya ne zaman onun dairesine girse yanında bir rızık (yiyecek veya giyecek) bulur: "Meryem! Bu sana nereden?" diye sorardı. O da "Allah katındandır! Allah, tercih ettiğine hesapsız rızık verir!" derdi.

Şaban Piriş

Rabbi, onu güzel bir kabul ile karşıladı ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriya'yı da ona bakmakla görevlendirdi. Zekeriya ne zaman yanına, onun bulunduğu ibadet mahalline girse O'nun yanında bir yiyecek bulurdu: -Meryem, bu sana nereden geldi? dediğinde O şöyle cevap verirdi: -Bu, Allah katından! Doğrusu Allah, dilediği kimseye hesapsız rızık bağışlar.

Tefhim-ul Kuran

Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir kabulle kabul etti ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriya'yı da ona sorumlu kıldı. Zekeriya, ne zaman mihraba girdiyse, yanında bir yiyecek buldu: «Meryem, sana nerden bu?» deyince, «Bu, Allah katındandır. Şüphesiz Allah, dilediğine hesapsız rızık verendir» dedi.

Ümit Şimşek

Rabbi onun duasını güzel bir şekilde kabul etti ve Meryem'i güzel bir çiçek gibi yetiştirdi; onu Zekeriya'nın himayesine verdi. Zekeriya ne zaman mihraba girecek olsa, onun yanında yiyecek bulurdu. 'Meryem, bunlar nereden geldi?' diye sorar, Meryem de 'Allah katından' diye cevap verirdi. Gerçekten de Allah dilediğini hesapsız şekilde rızıklandırır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, onu güzel bir kabulle kabul etti ve onu güzel bir bitki gibi besleyip büyüttü. Onu, Zekeriyya'nın korumasına verdi. Zekeriyya, mihrapta onun yanına her girdiğinde, orada bir rızık bulur ve sorardı: "Meryem, bu sana nereden?" Meryem de "Bu, Allah katındandır; çünkü Allah dilediğini hesapsızca rızıklandırır." derdi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Rəbbi onu yaxşı tərzdə qəbul etdi, onu gözəl bir bitki kimi yetişdirdi və onu Zəkəriyyaya həvalə etdi. Zəkəriyya hər dəfə onun yanına ibadətgaha daxil olduqda, onun yanında ruzi olduğunu görərdi. O dedi: “Ey Məryəm! Bu, sənin üçün haradandır?” Məryəm dedi: “Bu, Allah tərəfindəndir. Həqiqətən, Allah istədiyi kimsəyə hesabsız ruzi verir”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Belə olduqda, Rəbbi (Məryəmi) yaxşı qəbul etdi, onu gözəl bir fidan kimi böyütdü və Zəkəriyyaya tapşırdı. Zəkəriyya hər dəfə (Məryəmin) ibadət etdiyi mehraba girdikdə, onun yanında bir ruzi olduğunu görərdi. (Zəkəriyya:) ″Ya Məryəm, bunlar sənin üçün haradandır?″ - dedikdə, o: ″Allah tərəfindəndir!″ - deyə cavab verərdi. Həqiqətən, Allah istədiyi şəxsə hədsiz ruzi verər!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihr Herr nahm sie gnädig an und ließ sie schön heranwachsen. Er gab sie Zacharias (Zakariyya) in Obhut. Sooft Zacharias zu ihr in die Gebetskammer kam, fand er bei ihr Nahrung. Er fragte: ʺO Maria, woher hast du das denn?ʺ Sie antwortete: ʺEs ist von Gott. Gott gibt Nahrung wem Er will ohne Grenzen.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Da nahm ihr Herr sie auf gütigste Art an und ließ sie auf schöne Weise heranwachsen und gab sie Zakariyya zur Betreuung. Jedesmal, wenn Zakariyya zu ihr in die Zelle trat, fand er bei ihr Versorgung. Er sagte: ʺO Maryam, woher hast du das?ʺ Sie sagte: ʺEs kommt von Allah; Allah versorgt, wen Er will, ohne zu berechnen.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und so nahm sie Allah gnädig an und ließ sie in schöner Weise in der Obhut des Zacharias heranwachsen. Sooft Zacharias zu ihr in den Tempel hineintrat, fand er Speise bei ihr. Da sagte er: ʺO Maria, woher kommt dir dies zu?ʺ Sie sagte: ʺEs ist von Allah; siehe, Allah versorgt unbegrenzt, wen Er will.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

So nahm sie ihr HERR in angenehmer Weise an, ließ sie in angenehmer Weise heranwachsen und ließ Zakaria sie in Obhut nehmen. Jedesmal wenn Zakaria zu ihr ins Mihrab eintrat, fand er bei ihr Rizq. Er sagte: ʺMaryam! Woher hast du dies?ʺ Sie sagte: ʺEs ist von ALLAH. Gewiß, ALLAH gewährt Rizq, wem ER will, ohne Berechnung.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The offering was met with a favourable reception and Allah, her Creator, received her with favour and under His tutelage she grew in grace and piety. She grew to a place of incomparable honour and Zakariya (Zakariah) fostered her. Every time Zakariya entered into her chamber in the Temple, he found her well provisioned. He asked: "O Maryam, from which source do you get this unprecedented provision?" "It is from Allah", she said, "Indeed Allah provides livelihood and fits out meritoriously whom He will with what He will and with what he deems necessary for a certain purpose".

Abdul Haleem

Her Lord graciously accepted her and made her grow in goodness, and entrusted her to the charge of Zachariah. Whenever Zachariah went in to see her in her sanctuary, he found her supplied with provisions. He said, ‘Mary, how is it you have these provisions?’ and she said, ‘They are from God: God provides limitlessly for whoever He will.’

Abdullah Yusuf Ali

Right graciously did her Lord accept her: He made her grow in purity and beauty: To the care of Zakariya was she assigned. Every time that he entered (Her) chamber to see her, He found her supplied with sustenance. He said: "O Mary! Whence (comes) this to you?" She said: "From Allah: for Allah Provides sustenance to whom He pleases without measure."

Abul A'la Maududi

Thereupon her Lord graciously accepted Mary and vouchsafed to her a goodly growth and placed her in the care of Zechariah. Whenever Zechariah visited her in the sanctuary, he found her provided with food. He asked her: 'O Mary, how did this come to you?' She said: 'It is from Allah. Allah provides sustenance to whom He wills beyond all reckoning.'

Aisha Bewley

Her Lord accepted her with approval and made her grow in health and beauty. And Zakariyya became her guardian. Every time Zakariyya visited her in the Upper Room, he found food with her. He said, ‘Maryam, how did you come by this?’ She said, ‘It is from Allah. Allah provides for whoever He wills without any reckoning.’

Al-Hilali & Khan

So her Lord (Allâh) accepted her with goodly acceptance. He made her grow in a good manner and put her under the care of Zakariyâ (Zachariya). Every time he entered Al-Mihrâb [1] to (visit) her, he found her supplied with sustenance. He said: "O Maryam (Mary)! From where have you got this?" She said, "This is from Allâh." Verily, Allâh provides sustenance to whom He wills, without limit."

Ali Quli Qarai

Thereupon her Lord accepted her with a gracious acceptance, and made her grow up in a worthy fashion, and He charged Zechariah with her care. Whenever Zechariah visited her in the sanctuary, he would find provisions with her. He said, ‘O Mary, from where does this come for you?’ She said, ‘It comes from Allah. Allah provides whomever He wishes without any reckoning.’

Amatul Rahman Omar

So her Lord accepted her (- Mary) with a gracious acceptance and made her grow into an excellent form and assigned her to the care of Zachariah. Every time Zachariah visited her in the chamber he found with her provisions. He said, `From where do you get all this, O Mary?' She replied (with all conscientiousness), `It is from Allâh.' Verily, Allâh provides whomsoever He will without measure.

Arthur John Arberry

Her Lord received the child with gracious favour, and by His goodness she grew up comely, Zachariah taking charge of her. Whenever Zachariah went in to her in the Sanctuary, he found her provisioned. 'Mary,' he said, 'how comes this to thee?' 'From God,' she said. Truly God provisions whomsoever He will without reckoning.

Bijan Moeinian

The Lord then accepted the nice gesture of the woman and let Mary to grow up and become a pure and beautiful woman under the custody of Zachariah. Anytime that Zachariah would enter her room, he would find food there. When he would ask who has offered you this food, Mary would answer: "It is from God. The One Who generously provides for whoever He wills."

E. Henry Palmer

And her Lord received her with a good reception, and made her grow up with a good growth, and Zachariah took care of her. Whenever Zachariah entered the chamber to her he found beside her a provision, and said, 'O Mary, how hast thou this?' She said, 'It is from God, for God provides for whom He pleases without count.'

Edip-Layth

So her Lord accepted her with a good acceptance, and made her grow like a flower, and charged Zechariah with her. Every time Zechariah entered upon her in the temple enclosure, he found provisions with her. He said, "O Mary, from where did you get this?" She said, "It is from God, God provides for whom He wishes beyond reckoning."

George Sale

Therefore the Lord accepted her with a gracious acceptance, and caused her to bear an excellent offspring. And Zacharias took care of the child; whenever Zacharias went into the chamber to her, he found provisions with her: And he said, O Mary, whence hadst thou this? She answered, this is from God: For God provideth for whom he pleaseth without measure.

Hamid S. Aziz

And her Lord accepted fully, and gave her a goodly growth, and assigned her to Zachariah's care. Whenever Zachariah entered her chamber he found beside her a provision, and he said, "O Mary, whence comes this to you?" She answered, "It is from Allah, for Allah provides without stint for whom He pleases."

Mahmoud Ghali

Then, her Lord graciously accepted her with fair acceptance, and caused her to grow a fair growth, and He made Zakariyya (Zechariah) her sponsor. Whenever Zakariyya entered the Chamber to her, he found (a) provision in her presence. He said, "O Maryam, however does this (come) to you?" She said, "It is from the Providence of Allah; surely Allah provides whomever He decides without reckoning."

Marmaduke Pickthall

And her Lord accepted her with full acceptance and vouchsafed to her a goodly growth; and made Zachariah her guardian. Whenever Zachariah went into the sanctuary where she was, he found that she had food. He said: O Mary! Whence cometh unto thee this (food)? She answered: It is from Allah. Allah giveth without stint to whom He will.

Mohamed Ahmed - Samira

Her Lord accepted her graciously, and she grew up with excellence, and was given into the care of Zachariah. Whenever Zachariah came to see her in the chamber, he found her provided with food, and he asked: "Where has this come from, O Mary?" And she said: "From God who gives food in abundance to whomsoever He will."

Muhammad Asad

And thereupon her Sustainer accepted the girl-child with goodly acceptance, and caused her to grow up in goodly growth, and placed her in the care of Zachariah. Whenever Zachariah visited her in the sanctuary, he found her provided with food. He would ask: "O Mary, whence came this unto thee?" She would answer: "It is from God; behold, God grants sustenance unto whom He wills, beyond all reckoning."

Mustafa Khattab

So her Lord accepted her graciously and blessed her with a pleasant upbringing—entrusting her to the care of Zachariah. Whenever Zachariah visited her in the sanctuary, he found her supplied with provisions. He exclaimed, "O Mary! Where did this come from?" She replied, “It is from Allah. Surely Allah provides for whoever He wills without limit.”

Progressive Muslims

So her Lord accepted her a good acceptance, and made her grow into a good growth, and charged Zachariah with her. Every time Zachariah entered upon her in the temple enclosure, he found provisions with her. He said: "O Mary, from where did you get this" She said: "It is from God, God provides for whom He wishes without reckoning."

Sahih International

So her Lord accepted her with good acceptance and caused her to grow in a good manner and put her in the care of Zechariah. Every time Zechariah entered upon her in the prayer chamber, he found with her provision. He said, "O Mary, from where is this [coming] to you?" She said, "It is from Allah. Indeed, Allah provides for whom He wills without account."

Sam Gerrans

So her Lord accepted her with a comely acceptance, and caused her to grow with a comely growth, and placed her in the charge of Zachariah. Whenever Zachariah entered upon her in the chamber, he found with her provision. He said: “O Mary: whence comes this to thee?” She said: “It is from God; God gives provision to whom He wills without reckoning.”

Shabbir Ahmed

And her Lord accepted her graciously. (Mary was dedicated to the Temple) and she grew up in beauty and purity, a gracious upbringing, under the guardianship of Zechariah. (He was a Prophet of Allah and a distant uncle of Mary). Whenever he entered the chamber of Mary, he found that she had food. Knowingly he asked, "O Mary! Where does this food come from?" (Mary's devotees were taking good care of her. Like all saints) she said, "It is from Allah. Allah provides according to His Laws and sometimes in unexpected ways."

Syed Vickar Ahamed

Rightly (and) kindly did her Lord accept her: He made her grow with good manners, purity and beauty: To the care of Zakariyya (Zachariah) was she assigned. Every time he entered (her) chamber to see her he found her supplied with items of food. He said: "O Maryam (Mary)! From where does this (come) to you?" She said: "This is from Allah: For Allah provides sustenance to whom He pleases, without measure."

Taqi Usmani

So, her Lord accepted her, a good acceptance, and made her grow, a good growth, and made Zakariyyā her guardian. Whenever Zakariyyā visited her at the place of worship, he found food with her. He said: "Maryam, from where did you have this?" She said: “It is from Allah. Surely, Allah gives whom He wills without measure.”

The Monotheist Group

So her Lord accepted her a good acceptance, and made her grow into a good growth, and charged Zachariah with her. Every time Zachariah entered upon her in the temple enclosure, he found provisions with her. He said: "O Mary, from where did you get this?" She said: "It is from God, for God provides for whom He wishes without reckoning."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Son Seigneur lʹagréa alors du bon agrément, la fit croître en belle croissance. Et Il en confia la garde à Zacharie. Chaque fois que celui-ci entrait auprès dʹelle dans le Sanctuaire, il trouvait près dʹelle de la nourriture. Il dit: ʺO Marie, dʹoù te vient cette nourriture?ʺ - Elle dit: ʺCela me vient dʹAllahʺ. Il donne certes la nourriture à qui Il veut sans compter.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca Xwedayê wê, bi qebûleke rind (nezra wê) jê qebûl kir; ew spehî rakir û rind perwerde kir. Zekeriya jî lê xwedîtî kir. Çi wexta Zekeriya ji bo serlêdanê çûbe îbadetgeha wê, fêkî û xwarin li cem didîtin. Zekeriya got: “Hey Meryem! Ev ji te re ji ku tê?“ Wê jî (jê re wiha) got: Ew ji cem Xwedê ye, bi rastî Xwedê kê bivê bêjimar risqê wî/wê didê.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen aanvaardde haar Heer haar vriendelijk en zorgde ervoor dat zij goed opgroeide en Hij vertrouwde de zorg voor haar aan Zakarijja toe. Telkens als Zakarijja bij haar in het heiligdom binnenkwam vond hij proviand bij haar. Hij zei: ʺMarjam, waar heb jij dit vandaan?ʺ Zij zei: ʺHet komt van God. God geeft levensonderhoud aan wie Hij wil, zonder afrekening.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

God nam haar met welgevallen aan, en liet een uitmuntenden tak uit haar voortspruiten Zacharias droeg zorg voor haar. Toen Zacharias in hare kamer kwam, vond hij spijzen bij haar. O Maria! van wien bekomt gij dit? Zij antwoordde: Van God; want God spijst wien hij wil, zonder het te rekenen.

Hollandaca — Siregar

Toen aanvaardde haar Heer haar vriendelijk en deed haar goed opgroeien. En Hij stelde haar onder de hoede van Zakariyya. Iedere keer dat Zakariyya in de (gebeds-) ruimte bij haar kwam vond hij levensvoorzieningen bij haar. Hij zei: ʺO maryam, van waar heb jij dat?ʺ Zij zei: ʺDat komt bij Allah vandaan, voorwaar, Allah voorziet wie Hij wil zonder afrekening.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И ее Господь принял ее хорошим приемом [Аллах Всевышний принял обет матери Марьям], и возрастил ее [Марьям] хорошим ростом [она росла необычно быстро], и поручил ее [Марьям] Закарийе [[Отец Марии умер еще до ее рождения. Когда родилась Марьям, ее мать накормила ее от груди, завернула в пеленки и отослала ее к праведникам из числа потомков Исраила. Каждый из них хотел взять опеку над Марьям. Однако Аллах Всевышний решил, чтобы она была на попечении у Закарийи – ее дяди по матери]] [брату ее матери] (так как матери Марии, из-за данного ею обета, нельзя было оставлять дочь у себя). (Когда же она выросла, Закарийя поселил ее в алтаре, чтобы она там молилась своему Господу). Всякий раз, когда Закарийя приходил к ней в молельню [туда, где она жила и молилась] (чтобы накормить ее), он находил у нее пропитание [у нее зимой были летние плоды, а летом зимние плоды]. (Закарийя) сказал: «О Марьям! Откуда у тебя это?» Она сказала: «Это – от Аллаха. Поистине, Аллах (по Своей щедрости) питает, кого пожелает, без счета!»

Rusça — Osmanov

Господь принял и вырастил ее прекрасно и поручил ее Закариййи. Каждый раз, когда Закариййа входил к ней в покои, находил при ней пропитание и [однажды] спросил: ʺО Марйам! Откуда у тебя это?ʺ Она ответила: ʺЭто - от Аллаха. Воистину, Аллах дарует пропитание, кому пожелает, без ограниченияʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och hennes Herre tog nådigt emot henne och lät henne växa upp och arta sig väl och uppdrog åt Sakarias att vaka över henne. Var gång Sakarias besökte henne i helgedomen, fann han henne försedd med föda. Och när han frågade henne: ʺMaria, varifrån har du fått detta?ʺ svarade hon: ʺDet är från Gud; Gud skänker Sitt goda i överflöd till den Han vill.ʺ