"Rabbimiz! Biz, 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle beraber al."
رَبَّنَا اِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادِي لِلْاِيمَانِ اَنْ اٰمِنُوا بِرَبِّكُمْ فَاٰمَنَّاۗ رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّـَٔاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْاَبْرَارِ
rabbenā innenā semiǎ'nā munādiyen yunādī li l-īmāni en āminū bi rabbikum fe āmennā rabbenā fe ğfir lenā ƶunūbenā ve keffir ǎnnā seyyiātinā ve teveffenā meǎ l-ebrāri
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Rabbimiz, gerçekten de biz, bir seslenen duyduk, inanç için sesleniyor, Rabbinize inanın, diyordu, hemencecik inandık. Rabbimiz, yarlıga suçlarımızı, ört kötülüklerimizi, iyilere kat bizi, onlarla al rûhumuzu.
Adem Uğur
Ey Rabbimiz! Gerçek şu ki biz, "Rabbinize inanın!" diye imana çağıran bir davetçiyi (Peygamberi, Kur'an'ı) işittik, hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al, ey Rabbimiz!
Ahmed Hulusi
"Rabbimiz, gerçekten biz 'Hakikatinizi Esma'sıyla oluşturan Rabbinize iman edin' diye imana davet edeni duyduk ve hemen iman ettik. Rabbimiz, suçlarımızı bağışla, yanlışlarımızı sil; sana ermiş kullarınla birlikte olarak yanına al. "
Ahmet Tekin
'Ey Rabbimiz, biz, Rabbinize iman edin diye, imana davet eden birini işittik. Hemen iman ettik. Ey Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla. Kusurlarımızı ört, iyilerle, kâmil insanlar ve müslümanlarla birlikte ruhumuzu alarak ölümümüzü gerçekleştir' diyenlerdir.
Ahmet Varol
'Ey Rabbimiz! Biz 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçiyi duyduk ve iman ettik. Rabbimiz! Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilerle birlikte al!'
Ali Bulaç
"Rabbimiz, biz: "Rabbinize iman edin" diye imana çağrıda bulunan bir çağırıcıyı işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür."
Ali Fikri Yavuz
Ey Rabbimiz, doğrusu biz bir dâvetçi (Kur’ân veya ahir zaman peygamberi) işittik: Rabbinize iman edin, diye insanları iman etmeye dâvet ediyordu. Dinledik, hemen iman ettik. Ey Rabbimiz, günahlarımızı bağışla, kusurlarımızı ört ve ruhlarımızı iyi kimselerle beraber al...
Ali Rıza Safa
"Efendimiz! ‘Efendinize inanın!' diyerek, inanca çağıran bir çağrıcı duyduk; artık inandık!" "Efendimiz! Suçlarımızı bağışla, kötülüklerimizi sil ve canımızı sağduyulu olanlarla birlikte al!"
Bayraktar Bayraklı
"Ey Rabbimiz! Gerçek şu ki biz, 'Rabbinize inanın!' diye imana çağıran bir davetçiyi işittik, hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al!"
Bekir Sadak
«ORabbimiz! Dogrusu biz Rabbinize inanin diye inanmaya cagiran bir cagiriciyi isittik de iman ettik. Rabbimiz! Gunahlarimizi bize bagisla, kotuluklerimizi ort, canimizi iyelerle beraber al".
Celal Yıldırım
Rabbimiz ! Doğrusu biz, imâna çağıran, Rabbinize imân edin, diyen bir çağrıcı duyduk, imân ettik. Rabbimiz ! Artık günahlarımızı bağışla ; kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilerle beraber al..
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Rabbimiz! Doğrusu biz ‘Rabbinize inanın!’ diyerek, imana çağıran bir davetçiyi işitip iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi sil ve bize iyilerin ölümünü nasip et.
Diyanet İşleri
"Rabbimiz! Biz, 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle beraber al."
Diyanet İşleri (eski)
'Rabbimiz! Doğrusu biz Rabbinize inanın diye inanmaya çağıran bir çağırıcıyı işittik de iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bize bağışla, kötülüklerimizi ört, canımızi iyilerle beraber al'.
Diyanet Vakfi
Ey Rabbimiz! Gerçek şu ki biz, «Rabbinize inanın!» diye imana çağıran bir davetçiyi (Peygamber'i, Kur'an'ı) işittik, hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al, ey Rabbimiz!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«Rabbimiz! Biz, 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, bizleri sana ermiş kullarınla beraber yanına al».
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ey Rabbimiz, gerçekten biz: "Rabbinize iman edin!" diye imana çağıran bir davetçiyi işittik ve derhal iman ettik. Ey Rabbimiz, günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizleri, sana ermiş kullarınla birlikte yanına al!
Elmalılı Hamdi Yazır
Rabbena! Cidden bizler bir münadı işittik, imana çağırıyor; Rabbınıza iman edin diyordu, dinledik iman ettik, Rabbena! mağfiretinle artık günahlarımızı bizlere bağışla, kabahatlerimizi: bizlerden keffaret buyur ve bizleri sana ermiş kullarınla beraber yanına al
Erhan Aktaş
"Ey Rabb'imiz! Biz, "Rabb'inize iman edin." diye, iman etmeye çağıran bir davetçiyi işittik ve hemen iman ettik. Rabb'imiz! Suçlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilikle al."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Ey Rabb'imiz! Biz, "Rabb'inize iman edin." diye, iman etmeye çağıran bir davetçiyi işittik ve hemen iman ettik. Rabb'imiz! Suçlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilikle al."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ey Rabb'imiz! Biz, "Rabb'inize iman edin." diye, iman etmeye çağıran bir davetçiyi işittik ve hemen iman ettik. Rabb'imiz! Suçlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilikle al.
Fizilal-il Kuran
Ey Rabbimiz, biz «Rabbinize inanınız» diye seslenen bir davetçinin çağrısını işittik ve hemen iman ettik. Ey Rabbimiz, günahlarımızı affeyle, kusurlarımızı ört ve iyiler ile birlikte canımızı al.
Gültekin Onan
"Rabbimiz, biz: "Rabbinize inanın" diye inanmaya / inanca çağrıda bulunan / çağıran bir çağrıcıyı işittik, hemen inandık. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört (keffir) ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür."
Hamdi Döndüren
“Ey Rabbimiz! Biz, ‘Rabbinize inanın!’ diyerek, imana çağıran bir davetçi işittik ve hemen inandık. Ey Rabbimiz! O halde Sen, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört! Canımızı da iyilerle birlikte al!”
Hasan Basri Çantay
"Ey Rabbimiz, doğrusu biz "Rabbinize inanın" diye (insanları) imaana çağıran bir da'vetciyi işidib hemen imaana geldik. Ey Rabbimiz, artık bizim günahlarımızı yarlığa. Kusurlarımızı ört, canımızı da iyilerle beraber al".
Hasib Asutay
'Rabbimiz! Biz, Rabbinize iman edin! diyerek imana çağıran bir davetçiyi (53) işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Bize günâhlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, canımızı da iyilerle beraber al.' (53. Davetçiden kastedilen Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'dir.)
Hayrat Neşriyat
Rabbimiz! Muhakkak ki biz, 'Rabbinize îmân edin!’ diye îmâna çağıran bir da'vetçiyi (peygamberi) işittik ve hemen îmân ettik. Rabbimiz! Artık bizim için günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi bizden ört ve canımızı ebrâr (içi dışı tertemiz olan iyi kulların) ile berâber al!'
İbni Kesir
Rabbımız; doğrusu biz: Rabbınıza inanın, diye imana çağıran bir davetçiyi işittik ve imana geldik. Ey Rabbımız; günahlarımızı bağışla, kusurlarımızı ört, canımızı da iyilerle birlikte al.
Mehmet Okuyan
Rabbimiz! Gerçek şu ki biz ‘Rabbinize inanın!’ diye imana çağıran davetçiyi duyduk ve hemen iman ettik. Rabbimiz! Bizim için günahlarımızı bağışla; kötülüklerimizi bizden ört ve iyilerle birlikte (olacak şekilde) bizi vefat ettir!
Muhammed Esed
"Ey Rabbimiz! (Bizi) imana çağıran bir ses duyduk; 'Rabbinize iman edin!' Ve böylece imana geldik. Ey Rabbimiz! Günahlarımızdan ötürü bizi affet ve kötülüklerimizi sil; ve gerçek erdem sahipleri olarak canımızı al!"
Mustafa İslamoğlu
"Rabbimiz! Bizi, "Rabbinize iman edin!" diye imana çağıran bir davetçiyi duyduk ve hemen iman ettik!" "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi de ört ve canımızı erdemlilerle birlikteyken al!"
Ömer Nasuhi Bilmen
«Ey Rabbimiz! Biz, 'Rabbinize imân ediniz' diye imâna çağıran bir nidâ edici işittik, hemen imân ettik, ey Rabbimiz! Artık günahlarımızı bize mağfiret buyur ve bizim kusurlarımızı bizden ört ve bizleri sâlih kullar ile beraber öldür.»
Ömer Öngüt
“Ey Rabbimiz! Doğrusu biz: 'Rabbinize inanın!' diye imana çağıran bir dâvetçiyi işittik, hemen iman ettik. Ey Rabbimiz! Günahlarımızı bize bağışla! Kötülüklerimizi ört! Canımızı iyilerle beraber al. ”
Suat Yıldırım
"Rabbena! Biz, imana çağıran ve "Rabbinize inanın!" diye tevhide dâvet eden bir zatı duyduk ve icabet ettik. Artık Sen bizi affet, kusurlarımızı bağışla ve iyilerle birlikte bizim canımızı al."
Süleyman Ateş
"Rabbimiz, biz, 'Rabbinize inanın' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen inandık. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, canımızı iyilerle beraber al (bizi ma'nada onlarla beraber eyle)!"
Süleymaniye Vakfı
Rabbimiz! Bize çağrıda bulunan birini işittik; 'Rabbinize inanıp güvenin' diye imana çağırıyordu, biz hemen inanıp güvendik. Rabbimiz! Sen de bizim günahlarımızı bağışla, kötü işlerimizi ört ve "bizi (Ahirette) erdemlilerle birlikte olacak şekilde vefat ettir.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
"Sahibimiz! Çağrıda bulunan birini işittik; ‘Rabbinize inanıp güvenin' diyerek imana çağırıyordu, hemen inandık. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört. Ruhumuzu iyilerin yanına al."
Şaban Piriş
-Rabbimiz, biz, "Rabbinize iman edin" diye, imana çağıran bir davetçiyi işittik ve iman ettik. Rabbimiz bizim günahlarımızı bağışla, suçlarımızı ört, iyilerle birlikte canımızı al!
Tefhim-ul Kuran
«Rabbimiz, biz: «Rabbinize iman edin» diye imana çağrıda bulunan bir çağırıcıyı işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür.»
Ümit Şimşek
'Rabbimiz! Bizi 'Rabbinize iman edin' diyerek imana çağıran davetçiyi işittik ve inandık. Sen de bizim günahlarımızı bağışla, ey Rabbimiz, kötülüklerimizi ört ve bize iyiler zümresinden olarak ölmeyi nasip eyle.
Yaşar Nuri Öztürk
"Ey Rabbimiz! Bir çağırıcının, 'Rabbinize inanın!' diye imana çağırdığını işittik ve iman ettik. Ey Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla bizim. Kötülüklerimizin üstünü ört ve bize iyilerle birlikte ölmek nasip et."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Ey Rəbbimiz! Həqiqətən, biz: “Rəbbinizə iman gətirin!”– deyə imana çağıran bir kimsənin çağırışını eşidib iman gətirdik. Ey Rəbbimiz! Günahlarımızı bizə bağışla, təqsirlərimizdən keç və canımızı itaətkarlarla bir yerdə al!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Ey Rəbbimiz! Həqiqətən, biz: ″Rəbbinizə inanın!″ – deyə imana tərəf çağıran bir kimsənin çağırışını eşidib Sənə iman gətirdik. Ey Rəbbimiz! İndi günahlarımızı bizə bağışla, təqsirlərimizdən keç (böyük günahlarımızı bağışla, kiçik günahlarımızın üstünü ört) və canımızı yaxşı əməl sahibləri ilə bir yerdə al!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Unser Herr, wir haben einen Rufer gehört, der zum Glauben aufrief mit den Worten: ʹGlaubt an euren Herrn!ʹ Wir haben ihm Folge geleistet. Unser Herr, vergib uns unsere Sünden, läutere uns von unseren üblen Taten, und reihe uns nach dem Tod unter die Rechtschaffenen ein!
Almanca — Der Edle Quran
Unser Herr, gewiß, wir hörten einen Rufer, der zum Glauben aufrief: .Glaubt an euren Herrn. Da glaubten wir. Unser Herr, vergib uns unsere Sünden, tilge unsere bösen Taten und berufe uns ab unter den Gütigen.
Almanca — M. A. Rassoul
Unser Herr, wahrlich, wir hörten einen Rufer, der zum Glauben aufrief (und sprach:) ʺGlaubt an euren Herrn!ʺ und so glauben wir. Unser Herr, und vergib uns darum unsere Sünden und tilge unsere Missetaten und laß uns mit den Frommen verscheiden.
Almanca — Muhammad Zaidan
Unser HERR! Wir haben einen Rufenden gehört, der zum Iman ruft: ʺVerinnerlicht den Iman an euren HERRNʺ, so haben wir den Iman verinnerlicht. Unser HERR! So vergib uns unsere Verfehlungen, tilge für uns unsere gottmißfälligen Taten und lasse uns unter den gottgefällig Gütigen sterben!
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"We heard O Allah, our Creator, a herald promulgating spiritual prompting to recognize Allah, the Creator, and to serve Him, and we responded favourably by adopting Your system of faith and worship. O Allah, our Creator, we pray and beseech You to afford us forgiveness of our iniquities and to remit Our deeds of an evil savour and to allow our disembodied souls to join those of the righteous".
Abdul Haleem
Our Lord! We have heard someone calling us to faith- " Believe in your Lord"- and we have believed. Our Lord! Forgive us our sins, wipe out our bad deeds, and grant that we join the righteous when we die.
Abdullah Yusuf Ali
"Our Lord! we have heard the call of one calling (Us) to Faith, 'Believe ye in the Lord,' and we have believed. Our Lord! Forgive us our sins, blot out from us our iniquities, and take to Thyself our souls in the company of the righteous.
Abul A'la Maududi
Our Lord! Indeed we heard a crier calling to the faith saying: "Believe in your Lord"; so we did believe. Our Lord, forgive us our sins, and wipe out our evil deeds and make us die with the truly pious.'
Aisha Bewley
Our Lord, we heard a caller calling us to iman: "Have iman in your Lord!" and we had iman. Our Lord, forgive us our wrong actions, erase our bad actions from us and take us back to You with those who are truly good.
Al-Hilali & Khan
"Our Lord! Verily, we have heard the call of one (Muhammad صلى الله عليه وسلم) calling to Faith: ‘Believe in your Lord,’ and we have believed. Our Lord! Forgive us our sins and expiate from us our evil deeds, and make us die (in the state of righteousness) along with Al-Abrâr (the pious believers of Islamic Monotheism).
Ali Quli Qarai
Our Lord, we have indeed heard a summoner calling to faith, declaring, ‘‘Have faith in your Lord!’’ So we believed. Our Lord, forgive us our sins and absolve us of our misdeeds, and make us die with the pious.
Amatul Rahman Omar
`Our Lord! certainly, we heard a crier calling to the Faith, saying, "Believe in your Lord," and we have believed. Our Lord! protect us against our sins and rid us of our evils and cause us to die (and after death count us) with the virtuous.
Arthur John Arberry
Our Lord, we have heard a caller calling us to belief, saying, "Believe you in your Lord!" And we believe. Our Lord, forgive Thou us our sins and acquit us of our evil deeds, and take us to Thee with the pious.
Bijan Moeinian
"Lord, we heard someone inviting us to choose the faith. We accepted his invitation. Now; kindly forgive our sins, cover our wrong deeds and include us among the righteous people."
E. Henry Palmer
'Lord! verily, we heard a crier calling to the faith, "Believe in your Lord," and we did believe. Lord! forgive us our sins and cover our offences, and let us die with the righteous.
Edip-Layth
"Our Lord, we have heard a caller inviting to the acknowledgement: ‘Acknowledge your Lord,' so we have acknowledged. Our Lord forgive us our evil deeds and remit our sins, and take us with the obedient ones."
George Sale
O Lord, we have heard a preacher inviting us to the faith, and saying, believe in your Lord: And we believed. O Lord, forgive us therefore our sins, and expiate our evil deeds from us, and make us to die with the righteous.
Hamid S. Aziz
"Our Lord! Verily, we heard a crier calling to the faith, 'Believe you in your Lord,' and we did believe. Lord! Therefore, forgive us our sins and remit from us our offences, and let us die the death of the righteous.
Mahmoud Ghali
Our Lord, surely we (ourselves) have heard a caller calling out to (us) to belief, "Believe in your Lord. " So we have believed. Our Lord, so forgive us our guilty (deeds), and expiate for us our odious deeds, and take us to You with the ever benign (ones).
Marmaduke Pickthall
Our Lord! Lo! we have heard a crier calling unto Faith: "Believe ye in your Lord!" So we believed. Our Lord! Therefor forgive us our sins, and remit from us our evil deeds, and make us die the death of the righteous.
Mohamed Ahmed - Samira
We have heard, O our Lord, the crier call inviting us to faith (and announcing): 'Believe in your Lord. ' O our Lord, to faith we have come, so forgive our trespasses, deliver us from sin, and grant us (the glory of) death with the just.
Muhammad Asad
"O our Sustainer! Behold, we heard a voice call [us] unto faith, `Believe in your Sustainer!' - and so we came to believe. O our Sustainer! Forgive us, then, our sins, and efface our bad deeds; and let us die the death of the truly virtuous!
Mustafa Khattab
Our Lord! We have heard the caller[1] to ˹true˺ belief, ˹proclaiming,˺ ‘Believe in your Lord ˹alone˺,’ so we believed. Our Lord! Forgive our sins, absolve us of our misdeeds, and join us with the virtuous when we die.
Progressive Muslims
"Our Lord, we have heard a caller inviting to the faith: "Believe in your Lord," so we have believed. Our Lord forgive us our evil deeds and remit our sins, and take us with the obedient ones."
Sahih International
Our Lord, indeed we have heard a caller calling to faith, [saying], 'Believe in your Lord,' and we have believed. Our Lord, so forgive us our sins and remove from us our misdeeds and cause us to die with the righteous.
Sam Gerrans
“Our Lord: we have heard a caller calling to faith: ‘Believe in your Lord!’ And we have believed. Our Lord: forgive Thou us our transgressions, and remove Thou from us our evil deeds; and take Thou us with the virtuous.
Shabbir Ahmed
Our Lord! We have heard a caller calling to Faith, "Believe you in your Lord!" (The caller being the Book of Nature to which these verses are drawing our attention). And we have believed. Our Lord! Grant us the protection of your forgiveness, save us from trailing behind in humanity, help us correct our inequities, and let us be among those who advanced their personality before they passed on.
Syed Vickar Ahamed
"Our Lord! We have heard the call of the one calling (us) to Faith; ‘Believe you in the Lord’, and we have believed. Our Lord! Forgive us our sins, remove from us (the stains of) our evil deeds (which we may have done), and take to Yourself as we die, our souls in the company of the righteous.
Taqi Usmani
Our Lord, We heard a herald calling towards Faith: ‘Believe in your Lord.’ So we believed.Our Lord, forgive us, then, our sins, and write off our evil deeds, and make us die only when we have joined the righteous.
The Monotheist Group
"Our Lord, we have heard a caller inviting to the faith: "Believe in your Lord," so we have believed. Our Lord forgive us our bad deeds, and forgive our sins, and let us die in the company of the righteous."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Seigneur! Nous avons entendu lʹappel de celui qui a appelé ainsi à la foi: ʺCroyez en votre Seigneurʺ et dès lors nous avons cru. Seigneur, pardonne-nous nos péchés, efface de nous nos méfaits, et place nous, à notre mort, avec les gens de bien.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Perwerdegarê me! Bêguman me seh kir ku gazîkerek her kesî vedixwîne bawe¬riyê, ango dibêje: Bi Xwedê û pêxemberê wî bawerîyê bînin, vêca me bawerî anî. Perwerdegarê me! Naxwe li gunehên me bibore, xerabiyên me veşêre û me digel qencan bimirîne.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Onze Heer, wij hebben iemand die opriep tot het geloof gehoord: ʹGelooft in jullie Heer!? Dus geloven wij. Onze Heer, vergeef ons onze zonden en wis onze slechte daden uit en neem ons met de vromen weg.
Hollandaca — Salomo Keyzer
O Heer! wij hebben een prediker gehoord, die ons tot geloof aanspoorde, zeggende: Gelooft in uwen Heer! en wij geloofden. O Heer! vergeef ons dus onze zonden; wisch onze misstappen uit en laat ons met de vromen sterven.
Hollandaca — Siregar
Onze Heer, voorwaar, wij hebben een oproeper gehoord die oproept tot geloof: ʹGelooft in jullie Heer,ʹ dus geloven wij. Onze Heer, vergeef ons onze zonden en wis onze fouten uit en neem ons leven met (dat van) de vromen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(О,) Господь наш! Поистине Мы слышали возглашающего [пророка Мухаммада], который призывал к Вере: «Уверуйте в Господа вашего!» И мы уверовали (Истинной Верой). (О,) Господь наш! Прости же нам наши грехи и очисти нас от наших скверных деяний [отпусти наши прегрешения] и упокой нас с благочестивыми [присоедини нас к праведным].
Rusça — Osmanov
Господи наш! Мы слышали глашатая, который призывал к вере словами: ʺУверуйте в Господа вашегоʺ, - и мы уверовали. Прости нам грехи наши и отпусти нам наши прегрешения и упокой нас [вместе] с благочестивыми.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Herre! Vi har hört rösten som kallar (oss) till tron: - ʹTro på er Herre!ʹ - och vi har blivit troende. Herre! Förlåt oss våra synder och utplåna våra dåliga handlingar och låt oss dö med de fromma, de som gör det goda och det rätta!