O şeytan sizi ancak kendi dostlarından korkutuyor. Onlardan korkmayın, eğer mü'min iseniz, benden korkun.

اِنَّمَا ذٰلِكُمُ الشَّيْطَانُ يُخَوِّفُ اَوْلِيَٓاءَهُۖ فَلَا تَخَافُوهُمْ وَخَافُونِ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ

innemā ƶālikumu ş-şeyTānu yuḣavvifu evliyā'ehu fe lā teḣāfūhum ve ḣāfūni in kuntum mu'minīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّمَاinnemāşüphesiz
2ذٰلِكُمُƶālikumuişte o
3الشَّيْطَانُş-şeyTānuش ط نUzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin kıvrımlı kuyu, yandı, yanık oldu, yılan, insanın kınanan bir yeteneği veya gücüşeytan
4يُخَوِّفُyuḣavvifuخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmaksizi korkutuyor
5اَوْلِيَٓاءَهُۖevliyā'ehuو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakkendi dostlarından
6فَلَاfe lā
7تَخَافُوهُمْteḣāfūhumخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakonlardan korkmayın
8وَخَافُونِve ḣāfūniخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakbenden korkun
9اِنْineğer
10كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekviniseniz
11مُؤْمِنِينَmu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanmış

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki Tanrı dostlarını korkutan ancak ve ancak Şeytan'dır. Onlardan korkmayın, benden korkun inanmışsanız.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki Tanrı dostlarını korkutan ancak ve ancak Şeytanʼdır. Onlardan korkmayın, benden korkun inanmışsanız.

Adem Uğur

İşte o şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Şu halde, eğer iman etmiş kimseler iseniz onlardan korkmayın, benden korkun.

Ahmed Hulusi

O şeytan (haberi getiren), ancak kendi dostlarını korkutur. . . O halde onlardan korkmayın; benden korkun, eğer iman ehliyseniz.

Ahmet Tekin

Size o haberi getiren kesinlikle şeytandır, şeytan tıynetli ahlâksız azgınların takımıdır. Kendisini veli-otorite edinenleri korkutabilir; dostlarını grup grup üstünüze salar. Onların velayeti-otoritesi altına, kontrolüne girmeyin. Onlardan korkmayın, eğer mü’minseniz bana isyandan korkun.

Ahmet Varol

Şüphesiz şu şeytan, kendi dostlarını korkutur. Eğer mü'minler iseniz onlardan korkmayın, benden korkun.

Ali Bulaç

İşte bu şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Siz onlardan korkmayın, eğer mü'minlerseniz, Ben'den korkun.

Ali Fikri Yavuz

(Ebû Süfyan sizin için ordu toplamıştır, diye) sizi kendi dostlarından korkutmakta olan o şeytandır. Siz, onlardan korkmayın da bana isyan etmekten korkun, eğer müminlerseniz.

Ali Rıza Safa

İşte bu şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Artık, onlardan korkmayın ve Benden korkun; eğer inanıyorsanız?

Bayraktar Bayraklı

İşte o şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Şu halde, eğer iman etmiş kimseler iseniz onlardan korkmayınız, benden korkunuz.

Bekir Sadak

Iste o seytan ancak kendi dostlarini korkutur, inanmissaniz onlardan korkmayin, Benden korkun.

Celal Yıldırım

(Size o haberi getiren) ancak şeytandır; kendi dostlarını (savaş ve ölümle) korkutur. Mü'min iseniz onlardan korkmayın, benden korkun.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bakın, bu şeytan ancak kendi yandaşlarını korkutur. Mümin iseniz onlardan korkmayın, benden korkun.

Diyanet İşleri

O şeytan sizi ancak kendi dostlarından korkutuyor. Onlardan korkmayın, eğer mü'min iseniz, benden korkun.

Diyanet İşleri (eski)

İşte o şeytan ancak kendi dostlarını korkutur, inanmışsanız onlardan korkmayın, Benden korkun.

Diyanet Vakfi

İşte o şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Şu halde, eğer iman etmiş kimseler iseniz onlardan korkmayın, benden korkun.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Size o haberi getiren) ancak şeytandır, (sadece) kendi dostlarını korkutabilir. Onlardan korkmayın, eğer mümin iseniz benden korkun.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Size o haberi getiren şeytan, yalnızca kendi dostlarını korkutur. Siz onlardan korkmayın, bana isyandan korkun, eğer inanıyorsanız!

Elmalılı Hamdi Yazır

size o haberi getiren Şeytan sade kendi dostlarını korkutur, siz ondan korkmayın da bana ısyandan korkun eğer mü'minlerseniz

Erhan Aktaş

Şeytan, ancak kendi velilerini korkutur. Eğer Mü'minseniz, onlardan korkmayın, yalnızca Bana karşı gelmekten sakının.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Şeytan, ancak kendi velilerini korkutur. Eğer Mü'minseniz, onlardan korkmayın, yalnızca Bana karşı gelmekten sakının.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Şeytan, ancak kendi evliyalarını korkutur. Eğer mü'minseniz, onlardan korkmayın, yalnızca Bana karşı gelmekten sakının.

Fizilal-il Kuran

O şeytan sizi yardakçıları ile korkutur, o halde eğer gerçekten mümin iseniz onlardan değil, benden korkunuz.

Gültekin Onan

İşte bu şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Siz onlardan korkmayın, eğer inançlılarsanız benden korkun.

Hamdi Döndüren

İşte, dostlarıyla sizi korkutan, şeytandan başkası değildir; o halde iman etmiş kimseler iseniz, onlardan değil, Benden sakının!

Hasan Basri Çantay

(Size o haberi getiren adam) mutlakaa (sizi) kendi dostlarından korkutmakda olan o şeytandır. Öyle ise siz onlardan (onun dostlarından) korkmayın, benden korkun, eğer iman etmiş (kimse) lerseniz.

Hasib Asutay

İşte o şeytan, (48) ancak kendi dostlarını korkutur. (49) Eğer iman etmiş kimseler iseniz onlardan korkmayın, benden korkun! (48. Müfessirlere göre âyette geçen şeytandan maksat, Müslümanlar arasında yıkıcı propaganda yapmak için Mekke'li müşrikler tarafından Medine'ye gönderilen Nuaym b. Mes'ud el-Eşcaî adlı biridir.) (49. Ayete, 'İşte o şeytan sizi dostlarından korkutur' şeklinde de anlam verilmiştir.)

Hayrat Neşriyat

İşte (size haber getiren) o şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Eğer îmân eden kimseler iseniz, artık onlardan korkmayın da (ancak) benden korkun!

İbni Kesir

O şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Mü'min iseniz onlardan korkmayın, Benden korkun.

Mehmet Okuyan

İşte o şeytan ancak kendi dostlarıyla (onların adını kullanarak) sizi korkutmaya çalışır. İman etmişseniz onlardan korkmayın, benden korkun!

Muhammed Esed

Kendi dostlarından korkmayı (içinize) yerleştiren Şeytandan başkası değildir: Öyleyse onlardan değil, yalnızca Benden korkun, eğer gerçek müminler iseniz!

Mustafa İslamoğlu

Başkası değil, işte o şeytandır kendi dostlarıyla (sizi) korkutan. O halde onlardan korkmayın, sadece benden korkun, gerçekten inanıyorsanız eğer.

Ömer Nasuhi Bilmen

O şeytan, sizi mutlaka dostlarından korkutuyor. Binaenaleyh onlardan korkmayınız Benden korkunuz eğer mü'min kimseler iseniz.

Ömer Öngüt

O şeytan ancak kendi dostlarını korkutur. O halde mümin iseniz onlardan korkmayın, benden korkun.

Suat Yıldırım

Size o haberi getiren adam şeytanın tekidir. O sizi kendi dostları ile korkutmak ister. Fakat siz mümin iseniz onlardan korkmayın, Ben’den korkun!

Süleyman Ateş

O şeytan sizi kendi dostlarından korkutuyor, eğer inanmış iseniz, onlardan korkmayın, benden korkun!

Süleymaniye Vakfı

O sözü (Mekke ordusunun geri döndüğünü) söyleyen şeytan, sadece kendi dostlarını korkutabilir. İnanıp güveniyorsanız onlardan korkmayın, benden korkun.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Size o sözü söyleyen Şeytandır. O, (sadece) kendi yandaşlarını korkutur.İnanıp güveniyorsanız onlardan korkmayın, benden korkun.

Şaban Piriş

Şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Eğer müminseniz onlardan korkmayın, benden korkun.

Tefhim-ul Kuran

İşte bu şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Siz onlardan korkmayın, eğer mü'minlerseniz, Ben'den korkun.

Ümit Şimşek

İşte bu ancak şeytandır ki, dostlarını böylece korkutur. Siz ondan korkmayın; eğer mü'min iseniz Benden korkun.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte size şeytan. O yalnız kendi dostlarını korkutur. Eğer inananlarsanız onlardan korkmayın, benden korkun.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O şeytan sadəcə sizi öz dostları ilə qorxudur. Möminsinizsə, onlardan qorxmayın, Məndən qorxun!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sizi yalnız o Şeytan öz dostlarından (guya onların çox qüvvətli olmasıyla) qorxudub çəkindirir. Amma siz onlardan qorxmayın! Əgər möʼminsinizsə, Məndən qorxun!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Der Satan ist es, der seine Anhänger mit Angst erfüllt. Fürchtet euch nicht vor ihnen, sondern Mich sollt ihr fürchten, wenn ihr wirklich glaubt!

Almanca — Der Edle Quran

Dies ist nur der Satan, der (euch) mit seinen Gefolgsleuten Furcht einzuflößen sucht. Fürchtet sie aber nicht, sondern fürchtet Mich, wenn ihr gläubig seid!

Almanca — M. A. Rassoul

Jener Satan will nur seine Helfer fürchten lassen; fürchtet sie aber nicht, sondern fürchtet Mich, wenn ihr gläubig seid.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dies war nichts anderes als der Satan, er macht seinen Wali Angst. So fürchtet sie nicht! Doch fürchtet (nur) Mich, solltet ihr Mumin sein.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

It was only AL-Shaytan hiding behind those with characteristics befitting him, who inspired terror in the hearts and minds of those who were submissive to them, who in turn tried to transmit it to some of you! Therefore, do not be fearful of them but fear Me if indeed your hearts have been impressed with the image of religious and spiritual virtues.

Abdul Haleem

It is Satan who urges you to fear his followers; do not fear them, but fear Me, if you are true believers.

Abdullah Yusuf Ali

It is only the Evil One that suggests to you the fear of his votaries: Be ye not afraid of them, but fear Me, if ye have Faith.

Abul A'la Maududi

It was Satan who suggested to you the fear of his allies. Do not fear them; fear Me, if you truly believe.

Aisha Bewley

It was only Shaytan frightening you through his friends. But do not fear them – fear Me if you are muminun.

Al-Hilali & Khan

It is only Shaitân (Satan) that suggests to you the fear of his Auliyâ’ [supporters and friends (polytheists, disbelievers in the Oneness of Allâh and in His Messenger, Muhammad صلى الله عليه وسلم)]; so fear them not, but fear Me, if you are (true) believers.

Ali Quli Qarai

That is only Satan frightening his followers! So fear them not, and fear Me, should you be faithful.

Amatul Rahman Omar

(Now you have come to know that) it is satan, in fact, who merely threatens through his friends, so do not fear them, rather fear Me, if you are (true) believers.

Arthur John Arberry

That is Satan frightening his friends, therefore do not fear them; but fear you Me, if you are believers.

Bijan Moeinian

It is the devil who wants you to fear his allies. Do not fear them. Fear only Me (God), if you are a true believer.

E. Henry Palmer

It is only that Satan who frightens his friends. Do not ye fear them, but fear me, if ye be believers.

Edip-Layth

It is only the devil trying to create fear for his allies, so do not fear them, but fear Me if you have acknowledged.

George Sale

Verily that devil would cause you to fear his friends: But be ye not afraid of them; but fear me, if ye be true believers.

Hamid S. Aziz

It is only Satan who frightens his friends. Fear them not, but fear Me, if you be true believers.

Mahmoud Ghali

Surely that is only Ash-Shaytan (The all-vicious; i. e., the devil) frightening his patronized ones, so do not fear them and fear Me in case you are believers.

Marmaduke Pickthall

It is only the devil who would make (men) fear his partisans. Fear them not; fear Me, if ye are true believers.

Mohamed Ahmed - Samira

It is no one but Satan who frightens you with his allies. But do not fear him, fear Me, if indeed you are believers.

Muhammad Asad

It is but Satan who instils [into you] fear of his allies: so fear them not, but fear Me, if you are [truly] believers!

Mustafa Khattab

That ˹warning˺ was only ˹from˺ Satan, trying to prompt you to fear his followers.[1] So do not fear them; fear Me if you are ˹true˺ believers.

Progressive Muslims

It is only the devil trying to create fear for his allies, so do not fear them, but fear Me if you are believers.

Sahih International

That is only Satan who frightens [you] of his supporters. So fear them not, but fear Me, if you are [indeed] believers.

Sam Gerrans

That is but the satan putting his allies in dread of it; but fear them not; and fear Me, if you be believers.

Shabbir Ahmed

It is only Satan, your selfish desire in different guises, that instills fear. Fear not them! You shall fear Me and violating My Commands, if you are indeed believers.

Syed Vickar Ahamed

It is only the Satan who suggests to you the fear of his own friends (and limitations): You do not be afraid of them, but fear Me, if you have Faith.

Taqi Usmani

It is none but Satan who frightens (you) of his friends. So, do not fear them; but fear Me, if you are believers.

The Monotheist Group

It is only the devil trying to create fear for his allies, so do not fear them, but fear Me if you are believers.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Cʹest le Diable qui vous fait peur de ses adhérents. Nʹayez donc pas peur dʹeux. Mais ayez peur de Moi, si vous êtes croyants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Birastî ew şeytan bû, bes wî dostên xwe ditirsandin. Naxwe ji wan netirsin; her ji min bitirsin eger hûn bi rastî bawermend in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Dat was slechts de satan. Hij boezemt (jullie) vrees in voor zijn aanhangers. Vreest hen niet, maar vreest Mij als jullie gelovig zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Satan wil u vrees voor zijne vrienden veroorzaken; doch vreest niet hen, maar mij alleen, indien gij geloovigen zijt.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, het was slechts de Satan en zijn volgelingen die jullie bang maakten, weest daarom niet bang voor Mhen, weest bang voor Mij, indien jullie (ware) gelovigen zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Это [тот, кто пытается удержать вас от этого] только сатана, который пугает (вас) своими сторонниками. Но не бойтесь же их [многобожников] (потому что они слабы и нет у них помощника), а бойтесь Меня (проявляя покорность Мне), если вы верующие!

Rusça — Osmanov

Это только шайтан внушает вам страх перед своими приспешниками-многобожниками. Не бойтесь их, а бойтесь Меня, если вы верующие.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Djävulen (ingav dem att varna er); han vill injaga (i er) fruktan för sina förbundna. Ni skall inte frukta dem - frukta Mig, om ni är troende!