Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük azap vardır.

وَلَا يَحْزُنْكَ الَّذِينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِ اِنَّهُمْ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْـًٔا يُرِيدُ اللّٰهُ اَلَّا يَجْعَلَ لَهُمْ حَظًّا فِي الْاٰخِرَةِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

ve lā yeHzunke (e)lleƶīne yusāriǔne fī l-kufri innehum len yeDurrū (a)llahe şey'en yurīdu (a)llahu ellā yec'ǎle lehum HaZZen fī l-āḣirati ve lehum ǎƶābun ǎZīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَاve lā
2يَحْزُنْكَyeHzunkeح ز نÜzülmek, yas tutmak/ağlamak/inlemek, kederli/üzgün/mutsuz olmak, bir kişinin üzülmesine veya mutsuz ya da kederli olmasına neden olmak, engebeli veya sert olmak [bir yer veya zemin için], ayrıca (bir hayvan için) yürüyüşünün düzensiz olması veya binilmesi kolay olmaması, ince ve yakınmalı bir sesle okumak veya ezberden söylemek, insanlara karşı kabalık kullanmak, acı/keder/üzüntü ifade etmek.seni üzmesin
3الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
4يُسَارِعُونَyusāriǔneس ر عHızlı olmak, çabuk olmak, acele etmek, süratli olmak, koşmak, seri olmak, çabukluk göstermek, ivedi davranmakkoşan(lar)
5فِي
6الْكُفْرِl-kufriك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkara
7اِنَّهُمْinnehumelbette onlar
8لَنْlen
9يَضُرُّواyeDurrūض ر رZarar vermek/incitmek/yaralamak/acı çektirmek, rahatsızlık vermek, sinir etmek, kötülük, zorluk, kıtlık, zamanın değişkenliği, hastalık/ölüm, kayıp/sıkıntı/zorluk, zorlamak, zorla sürmek, zorunluluktan hareket etmekzarar veremezler
10اللّٰهَ(a)llaheAllah'a
11شَيْـًٔاşey'enش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişhiçbir
12يُرِيدُyurīduر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).istiyor
13اللّٰهُ(a)llahuAllah
14اَلَّاellā
15يَجْعَلَyec'ǎleج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakkoymamak
16لَهُمْlehumonlara
17حَظًّاHaZZenح ظ ظİyi durumda olmak, şanslı olmak, zengin/varlıklı/gösterişli olmak, yeterlilik veya kifayet sahibi olmak, ihtiyaç duymamak, isteksiz veya az istekli olmak, bir kişiyi diğerinden üstün tutmak.hiçbir nasip
18فِي
19الْاٰخِرَةِl-āḣiratiا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahirette
20وَلَهُمْve lehumve Onların
21عَذَابٌǎƶābunع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azab
22عَظِيمٌǎZīmunع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve o, küfre doğru koşa-koşa, yarışarak gidenler, seni mahzun etmesin, onlar Allah'ı hiçbir sûretle zararlandıramazlar. Allah, onlara âhiretten hiçbir pay vermeyi murad etmemiştir ki ve onlaradır pek büyük azap.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve o, küfre doğru koşa-koşa, yarışarak gidenler, seni mahzun etmesin, onlar Allahʼı hiçbir sûretle zararlandıramazlar. Allah, onlara âhiretten hiçbir pay vermeyi murad etmemiştir ki ve onlaradır pek büyük azap.

Adem Uğur

(Resûlüm) İnkârda yarışanlar sana kaygı vermesin. Çünkü onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara, ahiretten yana bir nasip vermemek istiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.

Ahmed Hulusi

Hakikati inkarda yarışanlar seni üzmesinler. Kesinlikle onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara sonsuz gelecek sürecinde bir nasip vermemeyi diliyor (onun için böyleler). Onlar için aziym azap vardır.

Ahmet Tekin

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden, küfürde yarışanların varlığı seni üzmesin. Onlar, asla, Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, âhirette, ebedî yurtta onlara pay vermemek istiyor. Onlara büyük bir ceza vardır.

Ahmet Varol

Küfürde birbirleriyle yarışanlar seni üzmesinler. Onlar Allah'a bir zarar dokunduramazlar. Allah ahirette onlara bir pay ayırmamak istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır.

Ali Bulaç

Küfürde 'büyük çaba harcayanlar' seni üzmesin. Çünkü onlar, Allah'a hiç bir şeyle zarar veremezler. Allah, onları ahirette pay sahibi kılmamayı ister. Onlar için büyük bir azab vardır.

Ali Fikri Yavuz

O küfürde yarışanlar, sana keder vermesin. Çünkü onlar Allah’a asla bir zarar edebilecek değillerdir. Allah onlara ahirette bir nasip vermemeyi diliyor. Onlar için çok acıklı bir azap vardır.

Ali Rıza Safa

Nankörlük etmekte yarışanlar seni üzmesin. Kuşkusuz, Allah'a, asla dokunca veremezler. Allah, sonsuz yaşamda, onlara bir pay vermemek istiyor. Üstelik onlar için, büyük bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

İnkarda yarışanlar sana kaygı vermesin. Çünkü onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara,inkarda yarıştıklarından dolayı ahiretten yana bir nasip vermekistemiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.

Bekir Sadak

Kufurde yarisanlar seni uzmesin; suphesiz onlar Allah' a bir zarar veremezler. Allah ahirette onlara bir pay vermemek istiyor; onlara buyuk azab vardir.

Celal Yıldırım

Küfürde yarışanlar seni kaygılandırmasın ; çünkü onlar Allah'a hiçbir surette zarar veremezler. Allah onlara Âhirette (saadetten yana) bir pay vermemeyi ister. Onlar için büyük bir azâb vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(Resulüm!) İnkârda yarışanlar seni üzmesin; Onlar Allah’a hiçbir zarar veremeyeceklerdir. Allah âhirette onların hiç nasibi olmasın istiyor; onlar için büyük bir azap vardır.

Diyanet İşleri

Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük azap vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Küfürde yarışanlar seni üzmesin; şüphesiz onlar Allah'a bir zarar veremezler. Allah ahirette onlara bir pay vermemek istiyor; onlara büyük azab vardır.

Diyanet Vakfi

(Resûlüm) İnkârda yarışanlar sana kaygı vermesin. Çünkü onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara, ahiretten yana bir nasip vermemek istiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiç bir şekilde zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O inkarda yarışanlar seni kederlendirmesin; çünkü onlar asla Allah'a bir zarar veremeyeceklerdir. Allah, onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlara büyük bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sana da o küfürde yarışanlar hüzün vermesin çünkü onlar Allaha bir zarar edebilecek değiller, Allah onlara Ahırette bir hazz vermemek istiyor, onlara azim bir azab var

Erhan Aktaş

Küfürde yarışanlar, seni üzmesin. Çünkü onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah, onları ahirette nasipsiz bırakmak istiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Küfrde yarışanlar, seni üzmesin. Çünkü onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah, onları ahirette nasipsiz bırakmak istiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayarak nankörlükte yarışanlar, seni üzmesin. Çünkü onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah, onları ahirette nasipsiz bırakmak istiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.

Fizilal-il Kuran

Doludizgin küfre koşanlar seni üzmesin. Onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara hiçbir pay bırakmamayı diliyor. Onları büyük bir azap bekliyor.

Gültekin Onan

Küfürde 'büyük çaba harcayanlar' seni üzmesin. Çünkü onlar, Tanrı'ya hiç bir şeyle zarar veremezler. Tanrı, onları ahirette pay sahibi kılmamayı ister. Onlar için büyük bir azab vardır.

Hamdi Döndüren

İnkârda yarışanlar seni üzmesin. Çünkü onlar, Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermek istememektedir. Bu yüzden, onlar için büyük bir azap vardır.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) o küfre koşuşanlar seni mahzun etmesin. Çünkü onlar Allaha hiç bir şeyle zarar veremezler. Allah onlara ahiretde bir nasıyp vermemeyi irade eder, Onlar için pek büyük bir azap vardır.

Hasib Asutay

(Resulüm!) İnkâra koşanlar seni üzmesin. Çünkü onlar Allah'a hiçbir zaman zarar vermezler. Allah onlara âhirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır.

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) İşte o küfürde birbiriyle yarışanlar seni üzmesin! Çünki onlar Allah’a aslâ hiçbir şeyle zarar veremezler! Allah onlara (bu inkârları yüzünden)âhirette bir nasib vermemek istiyor. Ve onlar için (pek) büyük bir azab vardır.

İbni Kesir

Küfre koşanlar, seni üzmesin. Şüphesiz onlar, Allah'a zarar veremezler. Allah, onlara ahirette hiç bir nasib vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azab vardır.

Mehmet Okuyan

İnkârda yarışanlar seni üzmesin! Şüphesiz ki onlar, Allah’a asla zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır.

Muhammed Esed

Hakikati inkarda birbirleriyle yarışanlardan dolayı üzülme: Onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Onların ahiret(in nimetlerin)den hiç pay alamamaları Allah'ın muradıdır ve onları şiddetli bir azap beklemektedir.

Mustafa İslamoğlu

İnkarda birbirleriyle yarış halinde olanlardan dolayı üzülme! Unutma ki onlar Allah'a hiç bir zarar veremezler; Allah onların ahiretten hiç bir pay almamalarını murad eder. Ve onları konkunç bir azap bekler.

Ömer Nasuhi Bilmen

O küfre koşanlar seni mahzun etmesinler. Şüphe yok ki onlar Allah Teâlâ'ya bir şey ile zarar veremezler. Allah Teâlâ istiyor ki onlara ahirette bir nâsip vermesin. Ve onlar için azîm bir azap vardır.

Ömer Öngüt

Küfürde yarışanlar seni üzmesin! Şüphesiz ki onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara âhirette hiçbir nasip vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır.

Suat Yıldırım

İnkâra koşuşanlar sana kaygı vermesin, Onlar Allah’ın dînine asla zarar veremezler. Allah onlara âhirette nasip vermemek istiyor. Onlara büyük bir azap vardır.

Süleyman Ateş

İnkara koşanlar seni üzmesin, onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara ahirette hiçbir nasip koymamak istiyor. Onlar için büyük bir azab vardır.

Süleymaniye Vakfı

Kafirlikte yarışanlar seni üzmesin; onlar Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemeyi ister. Onlar için büyük bir azap vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetleri örtmek (kafir olmak) için olanca gücü ile çalışanlar seni üzmesinler. Onlar Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah da onlara ahirette bir pay vermek istemez. Onları bekleyen büyük bir azap vardır.

Şaban Piriş

Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar Allah'a hiç bir zarar veremezler. Allah, onların ahirette bir nasibinin/payının olmamasını istiyor. Ve onlara büyük bir azap vardır.

Tefhim-ul Kuran

Küfürde 'büyük çaba harcayanlar' seni üzmesin. Çünkü onlar, Allah'a hiç bir şeyle zarar veremezler. Allah, onları ahirette pay sahibi kılmamayı ister. Onlar için büyük bir azab vardır.

Ümit Şimşek

İnkâra koşuşanlar seni tasalandırmasın. Onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah ise onları âhirette büsbütün nasipsiz bırakmak istiyor. Onlar için ancak büyük bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Küfür içinde koşuşanlar sana üzüntü vermesin. Şu bir gerçek ki, onlar Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir nasip vermemeyi istemektedir. Onlar için çok büyük bir azap öngörülmüştür.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Küfrə can atanlar səni kədərləndirməsin. Çünki onlar Allaha heç bir zərər yetirə bilməzlər. Allah istəyir ki, onlara axirətdə heç bir şey nəsib etməsin. Onlar üçün böyük bir əzab vardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Küfrə can atanlar səni kədərləndirməsin! Əlbəttə, onlar Allaha heç bir zərər yetirə bilməzlər, Allah da istər ki, axirətdə onlara heç bir pay verməsin. Onları böyük bir əzab gözləyir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sei nicht über jene Menschen traurig, die schnell dem Unglauben verfallen. Sie schaden Gott nicht im geringsten. Gott will ihnen wegen ihrer Untaten keinen Anteil am Jenseits gewähren. Eine überaus große Strafe erwartet sie.

Almanca — Der Edle Quran

Und lasse dich nicht durch jene traurig machen, die im Unglauben dahineilen! Sie werden Allah gewiß keinerlei Schaden zufügen. Allah will, daß ihnen im Jenseits kein Anteil zugewiesen wird. Für sie wird es gewaltige Strafe geben.

Almanca — M. A. Rassoul

Und laß dich nicht von jenen betrüben, die energisch dem Unglauben nacheilen; siehe, nimmer können sie Allah etwas zuleide tun. Allah will ihnen keinen Anteil am Jenseits geben, und für sie ist eine große Strafe (bestimmt).

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sei nicht traurig wegen denjenigen, die zum Kufr eilen. Gewiß, diese schaden ALLAH in keiner Weise. ALLAH will ihnen keinen Anteil am Jenseits gewähren. Und für sie ist überharte Peinigung bestimmt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Let not those who impel themselves heedlessly on infidelity grieve you O Muhammad. They shall not harm Allah in the least. Allah has intended to allot to them no share of the bliss Hereafter, and there awaits them a condign punishment.

Abdul Haleem

[Prophet], do not be grieved by those who are quick to disbelieve. They will not harm God in the least; it is God’s will that they will have no share in the Hereafter- a terrible torment awaits them.

Abdullah Yusuf Ali

Let not those grieve thee who rush headlong into Unbelief: Not the least harm will they do to Allah: Allah's plan is that He will give them no portion in the Hereafter, but a severe punishment.

Abul A'la Maududi

Let not those who run towards disbelief grieve you; they shall not hurt Allah in the least. Allah will not provide for them any share in the Next Life. A mighty punishment awaits them.

Aisha Bewley

Do not let those who rush headlong into kufr sadden you. They do not harm Allah in any way. Allah desires to assign no portion to them in the Next World. They will have a terrible punishment.

Al-Hilali & Khan

And let not those grieve you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) who rush with haste to disbelieve; verily, not the least harm will they do to Allâh. It is Allâh’s Will to give them no portion in the Hereafter. For them there is a great torment.

Ali Quli Qarai

Do not grieve for those who are active in unfaith; they will not hurt Allah in the least: Allah desires to give them no share in the Hereafter, and there is a great punishment for them.

Amatul Rahman Omar

And do not let those who vie one with another in (following the ways of) disbelief grieve you. Surely, they shall not be able to do the slightest harm to Allâh. It is Allâh's will to assign them no portion in the Hereafter. Rather, there awaits them a great punishment.

Arthur John Arberry

Let them not grieve thee that vie with one another in unbelief; they will nothing hurt God; God desires not to appoint for them a portion in the world to come, and there awaits them a mighty chastisement.

Bijan Moeinian

Never let those who conveniently choose the disbelief to put you down. They can not harm the Lord the least. It is the intention of God to give them nothing good in the Hereafter and submit them to a miserable punishment.

E. Henry Palmer

Let them not grieve thee who vie with each other in misbelief. Verily, they cannot hurt God at all. God wills not to make for them a portion in the future life; but for them is mighty woe.

Edip-Layth

Do not be saddened by those who rush into rejection. They will not harm God in the least. God does not wish to make for them any share in the Hereafter, and they will have a great retribution.

George Sale

They shall not grieve thee, who emulously hasten unto infidelity; for they shall never hurt God at all. God will not give them a part in the next life, and they shall suffer a great punishment.

Hamid S. Aziz

Let not their conduct grieve you, those who vie with each other in disbelief. Verily, they cannot hurt Allah at all. Allah wills not to give them a portion in the Hereafter; but for them is an awful doom.

Mahmoud Ghali

And let them that vie swiftly in disbelief not grieve you surely they will never harm Allah anything; Allah wills that He will set them no portion in the Hereafter, and they will have a tremendous torment.

Marmaduke Pickthall

Let not their conduct grieve thee, who run easily to disbelief, for lo! they injure Allah not at all. It is Allah's Will to assign them no portion in the Hereafter, and theirs will be an awful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

And do not be grieved by those who rush into disbelief. They do no harm to God; and God will not give them any share in the life to come, and their torment shall be great.

Muhammad Asad

And be not grieved by those who vie with one another in denying the truth: verily, they can in no wise harm God. It is God's will that they shall have no share in the [blessings of the] life to come; and tremendous suffering awaits them.

Mustafa Khattab

˹O Prophet!˺ Do not grieve for those who race to disbelieve—surely they will not harm Allah in the least. It is Allah’s Will to disallow them a share in the Hereafter, and they will suffer a tremendous punishment.

Progressive Muslims

And do not be saddened by those who rush into disbelief. They will not harm God in the least. God does not wish to make for them any share in the Hereafter, and they will have a painful retribution.

Sahih International

And do not be grieved, [O Muúammad], by those who hasten into disbelief. Indeed, they will never harm Allah at all. Allah intends that He should give them no share in the Hereafter, and for them is a great punishment.

Sam Gerrans

And let not grieve thee those who compete in denial; they will never harm God at all. God desires not to make for them a portion in the Hereafter; and they have a great punishment.

Shabbir Ahmed

Let not the conduct of those who rush to rejection, grieve you. They harm the Almighty Allah not the least bit. It is His Law that such people deprive themselves of any portion in the Hereafter. For them is an awful retribution.

Syed Vickar Ahamed

And let not those (people) who rush into unbelief, make you sad: Not the least harm will they do to Allah: Allah’s Plan is that He will give them no portion in the Hereafter, except a severe punishment.

Taqi Usmani

Those who hasten towards disbelief should not make you grieve. They cannot harm Allah at all. Allah intends not to spare for them any share in the Hereafter. For them there is a mighty punishment.

The Monotheist Group

And do not be saddened by those who rush into disbelief. They will not harm God in the least. God does not wish to make for them any share in the Hereafter, and they will have a painful retribution.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nʹaie (ô Muhammad) aucun chagrin pour ceux qui se jettent rapidement dans la mécréance. En vérité, ils ne nuiront en rien à Allah. Allah tient à ne leur assigner aucune part de biens dans lʹau-delà. Et pour eux il y aura un énorme châtiment.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Ew ên ku di (arîkariya) kufrê de lez û bez dikin bila (ew rewşa wan) te xemgîn meke. Bêguman ew ê qet neşin tu zerarê bidin Xwedê. Xwedê dixwaze ji wan re di axretê de tu parê nehêle. Ji bo wan jî (wê rojê) her azareke mezin heye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Laat je niet bedroefd maken door hen die wedijveren in ongeloof; zij brengen God geen enkele schade toe. God wenst voor hen geen aandeel in het hiernamaals tot stand te brengen. Voor hen is er een geweldige bestraffing.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Laten zij u niet bedroeven, die het ongeloof zoo haastig najagen: zij zullen God nooit het minst schaden. God zal hun geen deel in de toekomstige wereld geven, en zij zullen eene gestrenge straf ondergaan.

Hollandaca — Siregar

En laat je niet treurig maken (O Moehammed) door degenen die zich naar het ongeloof haasten. Voorwaar, zij zullen Allah niet schaden. Allah wil dat Hij hen geen aandeel in het Hiernamaals geeft en voor hen is er een geweldige bestraffing.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И пусть не печалят тебя (о, Пророк) те, которые спешат в (исполнении) неверия [стараются всячески противодействовать Исламу]: ведь поистине, они [неверующие] (этим) ни в чем не навредят Аллаху. Аллах желает не дать им [неверующим] доли в Вечной жизни, и для них – великое наказание!

Rusça — Osmanov

Да не опечалят тебя те, которые усердствуют в неверии, - ведь они нисколько не повредят Аллаху. Не желает Аллах даровать им долю в загробной жизни, и уготовано им великое наказание.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Sörj inte över dem som tävlar om att förneka sanningen; de kan på intet sätt skada Gud. Det är Guds vilja att inte ge dem del av det eviga livets goda, ja, ett plågsamt straff väntar dem.