Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah'tan bağışlama dile. İş konusunda onlarla müşavere et. Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah'a tevekkül et, (ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.
فَبِمَا رَحْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ لِنْتَ لَهُمْ وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَلِيظَ الْقَلْبِ لَانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِي الْاَمْرِ فَاِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّلِينَ
fe bi mā raHmetin mine (a)llahi linte lehum ve lev kunte feZZen ğalīZe l-ḳalbi le ānfeDDū min Havlike fe ǎ'fu ǎnhum ve steğfir lehum ve şāvirhum fī l-emri fe iƶā ǎzemte fe tevekkel ǎlā (a)llahi inne (a)llahe yuHibbu l-mutevekkilīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah'ın rahmetiyle onlara karşı yumuşak davrandın, yoksa kaba ve katı yürekli olsaydın mutlaka yanından ayrılıp giderlerdi. Bağışla onları, yarlıganmalarını dile onların, iş hususunda danış onlarla. Fakat işe girişmeyi de kurdun mu dayan Allah'a. Şüphe yok ki Allah, dayananları sever.
Abdulkadir Gölpınarlı
Allahʼın rahmetiyle onlara karşı yumuşak davrandın, yoksa kaba ve katı yürekli olsaydın mutlaka yanından ayrılıp giderlerdi. Bağışla onları, yarlıganmalarını dile onların, iş hususunda danış onlarla. Fakat işe girişmeyi de kurdun mu dayan Allahʼa. Şüphe yok ki Allah, dayananları sever.
Adem Uğur
O vakit Allah'tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın! Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından dağılıp giderlerdi. Şu halde onları affet; bağışlanmaları için dua et; iş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman da artık Allah'a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever.
Ahmed Hulusi
Allah'ın, hakikatinden açığa çıkardığı rahmet ile onlara yumuşak davrandın. Eğer sert ve keskin olsaydın onlar dağılıp giderlerdi. Onları affet ve bağışlanmalarını iste. Toplumsal konularda karar verirken onların fikirlerini al. Karar verip uygulamaya koyulduktan sonra da Allah'a güven! Muhakkak ki Allah kendisine tevekkül edenleri (hakikatlerindeki El Vekiyl isminin gereğini yerine getireceğine iman edenleri) sever.
Ahmet Tekin
O vakit, sırf Allah’ın rahmeti, merhameti sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer kötü huylu, sert mizaçlı, katı yürekli olsaydın, akılsızca davransaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi. Şu halde onlara af ile muamele yap. Bağışlanmalarını, koruma kalkanına alınmalarını dile. Devlet, ekonomi, savunma ve sosyal hayat ile ilgili planlama, kamu düzeni ve yönetimle ilgili kararları mü’minlerle istişare ederek al, yönetime katılmalarını sağla. Kararını verdiğin zaman da, Allah’a dayanıp güvenerek, sonuçlarını O’na havale ederek hemen icra et. Allah tevekkül sahibi müslümanları, kendisine güvenip dayananları sever.
Ahmet Varol
Allah'tan olan bir rahmet sebebiyle onlara yumuşak davrandın. Eğer katı kalpli, kaba birisi olsaydın muhakkak etrafından dağılırlardı. Onları affet, kendileri için bağış dile ve işlerde onlarla görüş alışverişinde bulun. Bir şeye kesin karar verdiğin zaman da Allah'a güven. Allah (kendisine) güvenenleri sever.
Ali Bulaç
Allah'tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile ve iş konusunda onlarla müşavere et. Eğer azmedersen artık Allah'a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.
Ali Fikri Yavuz
Uhud savaşında sen, Allah’dan gelen bir merhamet sayesindedir ki, onlara (Ashaba) yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, muhakkak onlar etrafından dağılıp gitmişlerdi. Artık onları bağışla ve kendilerine Allah’dan mağfiret dile. İş hususunda fikirlerini al (müşavere et). Müşavereden sonra da bir şeyi yapmağa karar verdin mi, artık Allah’a güven ve dayan. Gerçekten Allah tevekkül edenleri sever.
Ali Rıza Safa
Allah'ın rahmeti sayesinde, onlara yumuşak davrandın. Kaba ve katı yürekli olsaydın, senin etrafından kesinlikle dağılırlardı. Artık, onları hoşgör ve onlar için bağışlanma dile. Eylem konusunda onlara danış. Karar verdiğinde, artık Allah'a güven. Kuşkusuz, Allah, güvenenleri sever.
Bayraktar Bayraklı
O zaman Allah'tan bir rahmet olarak onlara yumuşak davrandın! Şayet sen, kaba ve katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından ayrılıp giderlerdi. Öyleyse onları affet; bağışlanmaları için dua et; iş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman da artık Allah'a dayanıp güven. Çünkü Allah kendisine dayanıp güvenenleri sever.
Bekir Sadak
Allah'in rahmetinden dolayi, sen onlara karsi yumusak davrandin. Eger kaba ve kati kalbli olsaydin, suphesiz etrafindan dagilir giderlerdi. Onlari affet, onlara magfiret dile, is hakkinda onlara danis, fakat karar verdin mi Allah'a guven, dogrusu Allah guvenenleri sever.
Celal Yıldırım
Ancak Allah'ın rahmetiyledir ki, sen onlara yumuşak (ve hoşgörüyle) davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, elbette etrafından dağılır, giderlerdi. O halde onları affet, onlar için istiğfarda bulun, (dünya) işiyle ilgili hususlarda onlara danış (görüşlerini al). (Bu yoldan hareketle) azmettiğin zaman artık Allah'a güvenip dayan. Çünkü Allah kendisine güvenip dayananları sever.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sen onlara sırf Allah’ın lütfettiği merhamet sayesinde yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı kalpli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, onların bağışlanmasını dile, iş hakkında onlara danış, karar verince de Allah’a güven, doğrusu Allah kendisine güvenenleri sever.
Diyanet İşleri
Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah'tan bağışlama dile. İş konusunda onlarla müşavere et. Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah'a tevekkül et, (ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.
Diyanet İşleri (eski)
Allah'ın rahmetinden dolayı, sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalbli olsaydın, şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, onlara mağfiret dile, iş hakkında onlara danış, fakat karar verdin mi Allah'a güven, doğrusu Allah güvenenleri sever.
Diyanet Vakfi
O vakit Allah'tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın! Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından dağılıp giderlerdi. Şu halde onları affet; bağışlanmaları için dua et; iş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman da artık Allah'a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sen (o zaman), sırf Allah'ın rahmetiyle onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları sen bağışla, onlar için Allah'dan mağfiret dile. (Yapacağın) işlerde onlara da danış, bir kere de azmettin mi, artık Allah'a dayan. Muhakkak ki Allah kendine dayanıp güvenenleri sever.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sen yalnızca Allah'ın rahmeti sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer katı yürekli bir nobran olsaydın kesinlikle etrafından dağılıp gitmişlerdi. O halde onları bağışla, bağışlanmalarını dile ve yapılacak işlerde onların görüşlerini al. Sonra bir kere karar verdin mi artık Allah'a dayan, çünkü Allah, kendisine güvenenleri sever.
Elmalılı Hamdi Yazır
Deme ki mahza Allahdan bir rahmet iledir ki sen onlara yumuşak bulundun, eğer katı yürekli bir nobran olsa idin elbette etrafından dağılmış gitmişlerdi, o halde kusurlarını afvet de günahlarına istiğfar ediver ve emirde reylerini al, sonra da azmettin mi artık Allaha mütevekkil ol, çünkü Allah mütevekkil olanları sever
Erhan Aktaş
Allah'tan gelen rahmet sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli biri olsaydın etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları affet. Onlar için bağışlanma dile. Yapacağın işlerde onlara danış. Karar verdikten sonra da artık Allah'a tevekkül et. Kuşkusuz Allah, kendisine tevekkül edenleri sever.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Allah'tan gelen rahmet sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli biri olsaydın etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları affet. Onlar için bağışlanma dile. Yapacağın işlerde onlara danış. Karar verdikten sonra da artık Allah'a tevekkül et. Kuşkusuz Allah, kendisine tevekkül edenleri sever.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Allah'tan gelen rahmet sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı yürekli biri olsaydın etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları affet. Onlar için bağışlanma dile. Bir hususta karar vereceğin zaman onlara danış. Karar verdikten sonra da artık Allah'a tevekkül et. Kuşkusuz Allah, kendisine tevekkül edenleri sever.
Fizilal-il Kuran
Allah'tan gelen merhamet sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer sert, katı kalpli biri olsaydın, kuşkusuz çevrenden uzaklaşırlardı. Onları bağışla, kendileri için Allah'tan af dile, yapacağın işler hakkında onların görüşlerini al, ama karar verince artık Allah'a dayan. Hiç kuşkusuz Allah kendisine dayananları sever.
Gültekin Onan
Tanrı'dan bir rahmet dolayısıyla onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı kalpli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile ve buyruk konusunda onlarla müşavere et. Eğer azmedersen artık Tanrı'ya tevekkül et. Şüphesiz Tanrı, tevekkül edenleri sever.
Hamdi Döndüren
O vakit Allah’tan bir rahmet sayesinde onlara yumuşak davrandın! Eğer sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç kuşkusuz çevrenden dağılıp giderlerdi. Öyleyse onları affet ve onlar için (Allah’tan) bağışlanma dile! İş konusunda onlara danış! (Bir işi yapmaya) karar verince de, Allah’a güvenip dayan; çünkü Allah, kendine güvenip dayananları sever.
Hasan Basri Çantay
(O vakit) sen Allahdan bir esirgeme sayesindedir ki onlara yumuşak davrandın. Eğer (bilfarz) kaba, katı yürekli olsaydın onlar etraafından her halde dağılıb gitmişlerdi bile. Artık onları bağışla (Allahdan da) günahlarının yarlığanmasını iste. İş hususunda onlarla müşavere et. Bir kerre de azmetdin mi artık Allaha güvenib dayan. Çünkü Allah kendine güvenib dayananları sever.
Hasib Asutay
(Resulüm!) Allah'ın rahmeti sayesinde onlara yumuşak davrandın. Şâyet sen kaba, katı yürekli olsaydın şüphesiz çevrenden dağılıp giderlerdi. Öyleyse onları affet; onlar için bağışlanma dile, iş konusunda onlara danış. (45) Karar verince de Allah'a tevekkül et. Gerçekten, Allah tevekkül edenleri sever. (45 İstişare et.)
Hayrat Neşriyat
İşte Allah’dan bir rahmet iledir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Hâlbuki kaba, katı kalbli olsaydın, elbette (onlar) etrâfından dağılırlardı. Artık onları affet, onlar için mağfiret dile ve (hakkında vahiy gelmeyen bir) iş husûsunda onlarla istişâre et! Fakat (bir görüşte)karar kıldığında, artık (işe giriş ve) Allah’a tevekkül et! Muhakkak ki Allah, tevekkül edenleri sever.
İbni Kesir
Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalbli olsaydın şüphesiz çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla ve yargılanmalarını dile. İşler hakkında onlarla müşavere et. Bir kerre de azmettin mi artık Allah'a tevekkül et. Muhakkak Allah, tevekkül edenleri sever.
Mehmet Okuyan
Allah’tan bir merhamet sebebiyle onlara yumuşak davranmıştın. Kaba, katı yürekli olsaydın, şüphesiz ki etrafından dağılırlardı. Onları affet; bağışlanmaları için dua et; iş(ler) hakkında onlarla istişarede bulun! Kararını verdiğin zaman da artık Allah’a güven! Şüphesiz ki Allah kendisine güvenenleri sever.
Muhammed Esed
Ve (ey Peygamber,) senin izleyicilerine yumuşak davranman, Allah'ın rahmetinin bir eseriydi. Zira, eğer onlara karşı kırıcı ve sert olsaydın, doğrusu senden koparlardı. Artık onları bağışla ve affedilmeleri için dua et. Ve toplumu ilgilendiren her konuda onlarla müşavere et; sonra bir hareket tarzına karar verince de Allah'a güven: Zira Allah, O'na güven duyanları sever.
Mustafa İslamoğlu
Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara yumuşak davrandın. Ama eğer onlara karşı katı yürekli davransaydın, kesinlikle senden uzaklaşırlardı: Şu halde onları affet, affedilmeleri için de dua et ve yönetim işinde onlarla istişare(ye devam) et! Artık kararını verdiğin zaman da, Allah'a güven! Çünkü Allah kendisine güvenenleri sever.
Ömer Nasuhi Bilmen
İmdi Allah Teâlâ'dan bir rahmet sebebiyledir ki, onlara yumuşak davrandın, ve eğer sen çirkin huylu katı yürekli olsaydın, elbette etrafından dağılırlardı. Artık onları affet. Onlar için istiğfarda bulun. Ve onlar ile emr hususunda müşavere yap. Sonra ettiğin zaman da Allah Teâlâ'ya tevekkül et. Şüphe yok ki Allah Teâlâ tevekkül edenleri sever.
Ömer Öngüt
Allah'ın rahmeti sayesindedir ki, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı yürekli olsaydın, etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet ve bağışlanmaları için duâ et. İşlerinde müminlerle istişare et! Müşavereden sonra bir de azmettin mi, artık Allah'a tevekkül et. Çünkü Allah tevekkül edenleri (kendisine bağlananları) sever.
Suat Yıldırım
İnsanlara yumuşak davranman da Allah’ın merhametinin eseridir. Eğer katı yürekli, kaba biri olsaydın, insanlar senin etrafından dağılıverirlerdi. Öyleyse onların kusurlarını affet, onlar için mağfiret dile, ve işleri onlarla müşavere et! Bir kere de azmettin mi, yalnız Allah’a tevekkül et! Allah muhakkak ki Kendisine dayanıp güvenenleri sever.
Süleyman Ateş
Allah'ın rahmeti sebebiyledir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, çevrenden dağılır, giderlerdi. Öyleyse onlar(ın kusurların)dan geç, onlar için mağfiret dile. İşini onlara danış, karar verince de Allah'a dayan; çünkü Allah kendine dayanıp güvenenleri sever.
Süleymaniye Vakfı
(Ey Muhammed!) Sen Allah'ın ikramı sayesinde onlara yumuşak davrandın. Kaba ve katı yürekli olsaydın kesinlikle etrafından dağılıp giderlerdi. Sen onları affet, onlar için bağışlanma dile. Her konuda görüşlerini al. Karar verip uygulamaya geçtiğinde de yalnız Allah'a güvenip dayan. Allah kendisine güvenip dayananları sever.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onlara nazik davranman, Allah'ın sana olan iyiliği sebebiyledir. Kaba ve katı yürekli olsan yanından dağılıp giderler. Öyleyse kusurlarına bakma, bağışlanmalarını iste. Her konuda görüşlerini al. Bir de karar verdin mi, yalnız Allah'a güvenip dayan. Allah kendine güvenip dayananları sever.
Şaban Piriş
-Sen, Allah'ın rahmeti ile onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın elbette etrafından dağılıp giderlerdi. Onları affet ve onlar için Allah'tan bağışlanma dile. İş hususunda onlarla istişare et, karar verdiğin zaman, artık Allah'a güven, Allah kendisine güvenenleri sever.
Tefhim-ul Kuran
Allah'tan bir rahmet dolasıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile ve iş konusunda onlarla müşavere et. Eğer azmedersen artık Allah'a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.
Ümit Şimşek
Allah'tan bir rahmet sayesindedir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer sen kaba ve katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp gitmişlerdi. Onları affet, onların bağışlanmaları için dua et ve işlerinde onlarla istişare et. Kararını verdiğinde de yalnız Allah'a dayan. Çünkü Allah kendisine tevekkül edenleri sever.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'tan bir rahmet sayesindedir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba-saba, katı yürekli olsaydın senin çevrenden kesinlikle dağılır giderlerdi. O halde bağışla onları, af dile onlar için; iş ve yönetim konusunda da onlarla şuraya git. Bir kez azmettin mi de artık Allah'a güvenip dayan. Allah, tevekkül edenleri sever.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Allahın mərhəməti sayəsində sən onlarla mülayim rəftar etdin. Əgər sən kobud və daş qəlbli olsaydın, onlar hökmən sənin ətrafından dağılışardılar. Sən onların günahından keç, Allahdan onların bağışlanmalarını dilə və görəcəyin işlər barədə onlarla məsləhətləş. Qəti qərara gəldikdə isə Allaha təvəkkül et! Həqiqətən, Allah təvəkkül edənləri sevir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ya Rəsulum!) Allahın mərhəməti səbəbinə sən onlarla (döyüşdən qaçıb sonra yanına qayıdanlarla) yumşaq rəftar etdin. Əgər qaba, sərt ürəkli olsaydın, əlbəttə, onlar sənin ətrafından dağılıb gedərdilər. Artıq sən onları əfv et, onlar üçün (Allahdan) bağışlanmaq dilə, işdə onlarla məsləhətləş, qəti qərara gəldikdə isə Allaha təvəkkül et! Həqiqətən Allah (Ona) təvəkkül edənləri sevər!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Durch Gottes Barmherzigkeit gehst du sanft mit ihnen um. Wärest du schroff und hartherzig gewesen, hätten sie sich von dir abgewandt. So verzeih ihnen, bitte Gott für sie um Vergebung, und berate dich mit ihnen! Wenn du einen Beschluß faßt, dann vertraue auf Gott, denn Gott liebt diejenigen, die sich auf Ihn verlassen.
Almanca — Der Edle Quran
Durch Erbarmen von Allah bist du mild zu ihnen gewesen; wärst du aber schroff und hartherzig, so würden sie wahrlich rings um dich auseinandergelaufen. So verzeihe ihnen, bitte für sie um Vergebung und ziehe sie in den Angelegenheiten zu Rate. Und wenn du dich entschlossen hast, dann verlasse dich auf Allah! Gewiß, Allah liebt die sich (auf Ihn) Verlassenden.
Almanca — M. A. Rassoul
Und in Anbetracht der Barmherzigkeit Allahs warst du mild zu ihnen; wärst du aber rauh und harten Herzens gewesen, so wären sie dir davongelaufen. Darum vergib ihnen und bitte für sie um Verzeihung und ziehe sie in der Sache zu Rate; und wenn du entschlossen bist, dann vertrau auf Allah; denn wahrlich, Allah liebt diejenigen, die auf Ihn vertrauen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und (nur) auf Grund der Gnade von ALLAH warst du ihnen gegenüber sanftmütig. Doch wärest du barsch, hartherzig gewesen, hätten sie dich gewiß verlassen. So verzeih ihnen, bitte um Vergebung für sie und berate dich mit ihnen über die ganze Angelegenheit. Und solltest du dich dann entschieden haben, so übe Tawakkul ALLAH gegenüber. Gewiß, ALLAH liebt die Tawakkul-Übenden.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Allah of His mercy made your heart, O Muhammad, ever tender in the treatment of the calamity which they -your people- brought upon themselves in battle. He made you speak to them in the gentle voice of peace. Had you been unsparing in censure and reproof and harsh hearted, they would have broken the bonds of loyalty and would have broken away from you. Therefore, give up resentment against them and invoke on their behalf Allah’s mercy and consult with them upon matters of great moment, matters on which you received no divine authoritative instructions. So when you have caused a discord to pass into a concord and resolved on a course of action, then in Allah you trust, for Allah likes those who put their trust in Him.
Abdul Haleem
By an act of mercy from God, you [Prophet] were gentle in your dealings with them- had you been harsh, or hard-hearted, they would have dispersed and left you- so pardon them and ask forgiveness for them. Consult with them about matters, then, when you have decided on a course of action, put your trust in God: God loves those who put their trust in Him.
Abdullah Yusuf Ali
It is part of the Mercy of Allah that thou dost deal gently with them Wert thou severe or harsh-hearted, they would have broken away from about thee: so pass over (Their faults), and ask for (Allah's) forgiveness for them; and consult them in affairs (of moment). Then, when thou hast Taken a decision put thy trust in Allah. For Allah loves those who put their trust (in Him).
Abul A'la Maududi
It was thanks to Allah's mercy that you were gentle to them. Had you been rough, hard-hearted, they would surely have scattered away from you. So pardon them, and pray for their forgiveness, and take counsel from them in matters of importance. And when you are resolved on a course of action place your trust in Allah; surely Allah loves those who put their trust (in Him).
Aisha Bewley
It is a mercy from Allah that you were gentle with them. If you had been rough or hard of heart, they would have scattered from around you. So pardon them and ask forgiveness for them, and consult with them about the matter. Then when you have reached a firm decision, put your trust in Allah. Allah loves those who put their trust in Him.
Al-Hilali & Khan
And by the Mercy of Allâh, you dealt with them gently. And had you been severe and harsh-hearted, they would have broken away from about you; so pass over (their faults), and ask (Allâh’s) Forgiveness for them; and consult them in the affairs. Then when you have taken a decision, put your trust in Allâh, certainly, Allâh loves those who put their trust (in Him).
Ali Quli Qarai
It is by Allah’s mercy that you are gentle to them; and had you been harsh and hardhearted, surely they would have scattered from around you. So excuse them, and plead for forgiveness for them, and consult them in the affairs, and once you are resolved, put your trust in Allah. Indeed Allah loves those who trust in Him.
Amatul Rahman Omar
So (O Prophet!) it is owing to the great mercy of Allâh that you are gentle towards them. Had you been harsh, hard-hearted, they would have certainly dispersed from around you; hence pardon them and ask protection for them, and consult them in matters (of administration), and when you are determined (after due consultation), put your trust in Allâh. Verily, Allâh loves those who put their trust in Him.
Arthur John Arberry
It was by some mercy of God that thou wast gentle to them; hadst thou been harsh and hard of heart, they would have scattered from about thee. So pardon them, and pray forgiveness for them, and take counsel with them in the affair; and when thou art resolved, put thy trust in God; surely God loves those who put their trust.
Bijan Moeinian
It is a blessing of God that you (Mohammad) are a gentleman. If you were a harsh commander, your followers would have abandoned you. So, forgive their shortcomings and consult with them in the State’s affair. When you all come to a decision, stick with it and put your trust in God. God loves those who put their trust in Him.
E. Henry Palmer
It was by a sort of mercy from God thou didst deal gently with them, for hadst thou been rough and rude of heart they had dispersed from around thee. But pardon them, and ask forgiveness for them, and take counsel with them in the affair. As for what thou hast resolved, rely upon God; verily, God loves those who do rely.
Edip-Layth
It was a mercy from God that you were soft towards them; had you been harsh and mean hearted, they would have dispersed from you; so pardon them and ask forgiveness for them, and consult them in the matter; but when you are convinced, then put your trust in God; God loves those who trust.
George Sale
And as to the mercy granted unto the disobedient from God, thou O Mohammed hast been mild towards them; but if thou hadst been severe, and hard-hearted, they had surely separated themselves from about thee. Therefore forgive them, and ask pardon for them: And consult them in the affair of war; and after thou hast deliberated, trust in God; for God loveth those who trust in Him.
Hamid S. Aziz
It was by the mercy of Allah that you did deal gently with them (O Muhammad), for had you been rough and fierce of heart they would have dispersed from around you. But pardon them, and ask forgiveness for them, and consult with them on the conduct of affair. As when you have resolved, then put your trust in Allah; verily, Allah loves those who trust (Him).
Mahmoud Ghali
So it was by (some) mercy from Allah that you have been lenient with them; and if you had been stern (and) harsh of heart, they would indeed have broken away from round about you. So be clement towards them, and ask forgiveness for them, and take counsel of them in the command. Yet when you are resolved, then put your trust in Allah; surely Allah loves the (ones) trusting (in Him).
Marmaduke Pickthall
It was by the mercy of Allah that thou wast lenient with them (O Muhammad), for if thou hadst been stern and fierce of heart they would have dispersed from round about thee. So pardon them and ask forgiveness for them and consult with them upon the conduct of affairs. And when thou art resolved, then put thy trust in Allah. Lo! Allah loveth those who put their trust (in Him).
Mohamed Ahmed - Samira
It was through God's mercy that you dealt with them gently; for had you been stern and hard of heart they would surely have broken away from you. So pardon them and pray that forgiveness be theirs, and seek their counsel in all affairs, And when you have come to a decision place your trust in God alone, for He loves those who place their trust in Him.
Muhammad Asad
And it was by God's grace that thou [O Prophet] didst deal gently with thy followers: for if thou hadst been harsh and hard of heart, they would indeed have broken away from thee. Pardon them, then, and pray that they be forgiven. And take counsel with them in all matters of public concern; then, when thou hast decided upon a course of action, place thy trust in God: for, verily, God loves those who place their trust in Him.
Mustafa Khattab
It is out of Allah’s mercy that you ˹O Prophet˺ have been lenient with them. Had you been cruel or hard-hearted, they would have certainly abandoned you. So pardon them, ask Allah’s forgiveness for them, and consult with them in ˹conducting˺ matters. Once you make a decision, put your trust in Allah. Surely Allah loves those who trust in Him.
Progressive Muslims
It was a mercy from God that you were soft towards them; had you been harsh and mean hearted, they would have dispersed from you; so pardon them and ask forgiveness for them, and consult them in the matter; but when you are convinced, then put your trust in God; God loves those who trust.
Sahih International
So by mercy from Allah, [O Muúammad], you were lenient with them. And if you had been rude [in speech] and harsh in heart, they would have disbanded from about you. So pardon them and ask forgiveness for them and consult them in the matter. And when you have decided, then rely upon Allah. Indeed, Allah loves those who rely [upon Him].
Sam Gerrans
And because of the mercy of God, thou wast lenient with them; and hadst thou been coarse and stern, they would have disbanded from about thee. So pardon thou them, and ask thou forgiveness for them, and take thou counsel with them in the affair. And when thou hast made a decision, place thou thy trust in God; God loves those who would place their trust aright.
Shabbir Ahmed
It is a Mercy of Allah that you (O Messenger), are lenient and compassionate with people. If you were harsh and fierce of heart, they would have broken away from you. Pardon their imperfections, arrange their protection and consult with them about the conduct of affairs. Once you have taken a decision, put your trust in Allah. Allah loves those who do their best and then trust in Allah.
Syed Vickar Ahamed
It is (in part) by the mercy of Allah that you dealt gently with them. If you were severe or harsh-hearted, they would have broken away from about you: So overlook (their faults by pardoning them), and ask for (Allah’s) Forgiveness for them; And consult them in affairs (of moment). Then, when you have taken a decision, put your trust in Allah. For Allah loves those who put their trust (in Him).
Taqi Usmani
So, (O Prophet) it is through mercy from Allah that you are gentle to them. Had you been rough and hard-hearted, they would have dispersed from around you. So, pardon them, and seek Forgiveness for them. Consult them in the matter and, once you have taken a decision, place your trust in Allah. Surely, Allah loves those who place their trust in Him.
The Monotheist Group
It was a mercy from God that you were soft towards them; had you been harsh and hard-hearted, they would have dispersed from you; so pardon them and ask forgiveness for them, and consult them in the matter; but when you are convinced, then put your trust in God; for God loves those who put their trust.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Cʹest par quelque miséricorde de la part dʹAllah que tu (Muhammad) as été si doux envers eux! Mais si tu étais rude, au cœur dur, ils se seraient enfuis de ton entourage. Pardonne-leur donc, et implore pour eux le pardon (dʹAllah). Et consulte-les à propos des affaires; puis une fois que tu tʹes décidé, confie-toi donc à Allah, Allah aime, en vérité, ceux qui Lui font confiance.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bi sebeba rehma Xwedê tu di biwara wan de nerm bûyî! Eger tu yekî xebertehl û dilhişk bûyayî, bêguman ew ê ji hawîrdora te belav bibûna û biçûna. Naxwe li wan bibore, lêborîna gunehên wan ji Xwedê bixwaze û di bara karên (gelemperî) de bi wan bişêwire. Vêca dema te biryar da, xwe bispêre Xwedê. Bêguman Xwedê ji yê ku xwe bispêrê, hez dike.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Vanwege barmhartigheid van God was jij soepel voor hen, maar als jij streng en hardvochtig was geweest dan waren zij rondom jou uiteengegaan. Reken het hun dus maar niet aan en vraag vergeving voor hen en raadpleeg hen over het beleid. Wanneer je dan een besluit genomen hebt vertrouw dan op God. God bemint hen die vertrouwen hebben.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En wat de barmhartigheid betreft, die gij hun van God hebt geopenbaard, gij o Mahomet! waart mild omtrent hen; waart gij strenger en harder geweest, dan hadden zij zich zekerlijk van u gescheiden. Vergeef hun dus en vraag vergiffenis voor hen, en raadpleeg hen omtrent de zaak van den oorlog, en nadat gij hebt beraadslaagd, vertrouwt op God; want God bemint die op hem vertrouwen.
Hollandaca — Siregar
En het was dankzij de Barmhartigheid van Allah dat jij zacht met hen was en als je streng en hardvochtig was geweest, dan waren zij rondom jou uiteengegaan. Vergeef hen dus (hun fouten) en vraag vergeving voor hen on raadpleeg hen bij de zaak. En wanneer je dan besloten hebt vertrouw dan op Allah. Voorwaar, Allah houdt van degenen die (op Allah) vertrouwen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
По милосердию от Аллаха ты (о, Пророк) являешься мягким [добрым, снисходительным] к ним [к сподвижникам]. А если бы ты был грубым, с жестоким сердцем, то они разошлись бы от тебя. Извини же их (за то, что было при Ухуде) и проси им (у Аллаха) прощения и советуйся с ними о деле (которое требует совета). А когда ты (о, Пророк) решился [принял какое-то решение], то уповай (только) на Аллаха, – поистине, Аллах любит уповающих [тех, которые полагаются на Него]!
Rusça — Osmanov
По милосердию, внушенному тебе Аллахом, ты [, Мухаммед,] простил им. Если бы ты был суровым и жестокосердным, то они непременно покинули бы тебя. Так прости же их сам, проси Для них прощения [у Аллаха] и советуйся с ними о делах. Когда ты решился на что-либо, уповай на Аллаха. Воистину, Аллах любит уповающих.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
I Sin barmhärtighet lät Gud dig visa dem mildhet; om du hade varit sträng och hård och tillslutit ditt hjärta (för dem), skulle de helt säkert ha dragit sig ifrån dig. Glöm därför nu (deras fel) och be Gud förlåta dem. Inhämta deras råd i de angelägenheter (som är av vikt) och när du väl har fattat ditt beslut, sätt då din lit till Gud; Gud älskar dem som sätter sin lit till Honom.