Kur'an'ı sana farz kılan Allah, şüphesiz seni dönülecek bir yere döndürecektir. De ki: "Rabbim hidayetle geleni ve apaçık bir sapıklık içinde olanı daha iyi bilir."

اِنَّ الَّذِي فَرَضَ عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ لَرَادُّكَ اِلٰى مَعَادٍ قُلْ رَبِّي اَعْلَمُ مَنْ جَاءَ بِالْهُدٰى وَمَنْ هُوَ فِي ضَلَالٍ مُبِينٍ

inne elleƶī feraDe ǎleyke l-ḳurāne le rādduke ilā meǎādin ḳul rabbī eǎ'lemu men cā'e bi l-hudā ve men huve fī Delālin mubīnin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2الَّذِيelleƶīki
3فَرَضَferaDeف ر ضYasa uygulamak, emretmek, buyurmak, yürürlüğe koymak, yerleştirmek, sabitlemek, onaylamak, atamak, uyulmasını ve itaat edilmesini emretmek, yaptırım uygulamak, tayin etmek, yaşında olmak. Faridzun - yaşlı inek. Faridzatun - kararname, yerleşim, belirlenmiş pay, mehir şartı. Mafrudz - atanmış, belirlenmiş, yerleşmiş kişi, tahsis edilmiş.gerekli kılan
4عَلَيْكَǎleykesana
5الْقُرْاٰنَl-ḳurāneق ر اOkumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathaneKur'an'ı
6لَرَادُّكَle rāddukeر د دGeri göndermek, geri döndürmek, reddetmek, kabul etmemek, geri püskürtmek, geri dönmek, eski haline getirmek, geri vermek, başvurmak, tekrar vermek, tekrar almak, tekrarlamak, geri gitmek, orijinal durumuna dönmek, karşılık vermek, cevaplamak. Maraddun - dönülen yer. Mardud - eski haline getirilmiş, önlenmiş. İrtadda (8. fiil) - geri dönmek, tekrar dönmek, iade edilmek. Taradda (5. fiil) - tedirgin olmak, ileri geri hareket etmek.elbette seni döndürecektir
7اِلٰىilā
8مَعَادٍmeǎādinع و دGeri dönmek, uzaklaşmak, geri gelmek, tekrarlamak, eski haline getirmek. Aidun - geri dönen kişi. Ma'adun - geri dönülen yer A'ada (fiil 4) - geri döndürmek, eski haline getirmek. A'ada fiili geçişli olup birinin geri dönmesini sağlamak veya geri getirmek ya da (geçip gitmiş olanı) geri getirmek anlamına gelir.varılacak yere
9قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
10رَبِّيrabbīر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
11اَعْلَمُeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilir
12مَنْmenkim
13جَاءَcā'eج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakgetirmiştir
14بِالْهُدٰىbi l-hudāه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.hidayet
15وَمَنْve menve kim
16هُوَhuveO
17فِيiçindedir
18ضَلَالٍDelālinض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.bir sapıklık
19مُبِينٍmubīninب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinapaçık

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki sana, Kur'ân'ın hükümlerini farz eden, elbette döneceğin yere döndürecek seni. De ki: Rabbim daha iyi bilir, kimdir doğru yola gelen ve kimdir apaçık sapıklıkta kalan.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki sana, Kurʼânʼın hükümlerini farz eden, elbette döneceğin yere döndürecek seni. De ki: Rabbim daha iyi bilir, kimdir doğru yola gelen ve kimdir apaçık sapıklıkta kalan.

Adem Uğur

(Resûlüm!) Kur'an'ı (okumayı, tebliğ etmeyi ve ona uymayı) sana farz kılan Allah, elbette seni (yine) dönülecek yere döndürecektir. De ki: Rabbim, kimin hidayeti getirdiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi bilendir.

Ahmed Hulusi

Kuran'ı (Hakikat bilgisi ve Sünnetullah'a uymayı) sana farz kılan, şüphesiz ki seni nihai hedefine de ulaştıracaktır! De ki: "Rabbim daha iyi bilir kimin Hakikat rehberi olarak geldiğini ve kimin apaçık sapık inanç içinde olduğunu. "

Ahmet Tekin

Rasûlüm, Kur’ân’ı okumayı, öğretmeyi, hükümlerini tebliğ etmeyi, uygulamayı sana farz kılan, ilkelerini sana hayat tarzı haline getiren Allah, elbette seni yine, dönülecek yere, Mekke’ye, ölümden sonra yeni bir hayata döndürecektir. 'Rabbim, kimin hak yolu aydınlatan bilgiler getirdiğini, kimin tamamen başına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet ve bozuk düzen içinde olduğunu iyi bilir' de.

Ahmet Varol

Şüphesiz sana Kur'an'ı farz kılan [8] seni dönülecek yere (Mekke'ye) yeniden döndürecektir. De ki: 'Kimin hidayet getirdiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu Rabbim daha iyi bilir.'

Ali Bulaç

Şüphesiz, sana Kur'an'ı farz kılan, seni dönülecek yere elbette döndürecektir. De ki: "Rabbim, hidayetle geleni de, açıkca bir sapıklık içinde olanı da daha iyi bilmektedir."

Ali Fikri Yavuz

Muhakkak ki Kur’an’ı sana inzâl eden (Allah), seni (ahirete göçmeden önce, hicret ederek içinden çıktığın) Mekke’ye geri çevirecektir. (Ey Rasûlüm), de ki: Rabbim, hidayetle gelen kimseyi ve apaçık bir sapıklık içinde olanı daha iyi bilir.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, Kur'an'ı sana zorunlu yapan, dönülecek yere, kesinlikle seni döndürecektir. De ki: "Benim Efendim, kimin doğru yol üzerinde olduğunu ve kimin apaçık bir sapkınlık içinde olduğunu bilir!"

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz ki seni Kur'an'a uymaya zorunlu kılan Allah, seni vaad ettiği yere ulaştıracaktır. De ki: "Rabbim, kimin hidayeti getirdiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi bilendir."

Bekir Sadak

Kuran'a uymayi sana farz kilan Allah, seni donecegin yere dondurecektir. De ki: «Rabbim kimin dogrulukla geldigini, kimin apacik sapiklikta bulundugunu en iyi bilendir.»

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki sana Kur'ân'ı (ondaki hükümlerle amel etmeyi) farz kılan (Allah) seni döneceğin yere döndürecektir. De ki: Rabbim doğru yol üzere geleni de, açık bir sapıklık içinde bulunanı da daha iyi bilendir,

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kur’an’ı sana indiren Allah, elbette seni dönülecek yere tekrar gönderecektir. De ki: “Kimin doğru yolda yürüdüğünü, kimin de apaçık bir sapkınlık içinde olduğunu en iyi rabbim bilir.”

Diyanet İşleri

Kur'an'ı sana farz kılan Allah, şüphesiz seni dönülecek bir yere döndürecektir. De ki: "Rabbim hidayetle geleni ve apaçık bir sapıklık içinde olanı daha iyi bilir."

Diyanet İşleri (eski)

Kuran'a uymayı sana farz kılan Allah, seni döneceğin yere döndürecektir. De ki: 'Rabbim kimin doğrulukla geldiğini, kimin apaçık sapıklıkta bulunduğunu en iyi bilendir.'

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) Kur'an'ı (okumayı, tebliğ etmeyi ve ona uymayı) sana farz kılan Allah, elbette seni (yine) dönülecek yere döndürecektir. De ki: Rabbim, kimin hidayeti getirdiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Resulüm!) Kur'ân'ı (okumayı, tebliğ etmeyi ve ona uymayı) sana farz kılan Allah, elbette seni (yine) dönülecek yere döndürecektir. De ki: «Rabbim, kimin hidayetle geldiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi bilendir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Herhalde o Kur'an'ı sana farz kılan, seni mutlaka bir döndürülecek yere kadar geri getirecektir. De ki: "Rabbim kimin hidayetle geldiğini ve kimin açık bir sapıklıkta bulunduğunu daha iyi bilir."

Elmalılı Hamdi Yazır

Her halde sana o Kur'anı farz kılan seni muhakkak bir meada kadar geri getirecektir, de ki: rabbım daha iyi bilir! Hidayetle gelen kim? Açık bir dalal içinde olan kim?

Erhan Aktaş

Sana Kur'an'ı farz kılan, elbette seni dönülecek yere döndürecektir. De ki: "Kimin doğru yolda olduğunu ve kimin sapkın olduğunu Rabb'im bilir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sana Kur'an'ı farz kılan, elbette seni dönülecek yere döndürecektir. De ki: "Kimin doğru yolda olduğunu ve kimin sapkın olduğunu Rabb'im bilir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana Kur'an'a uymayı zorunlu kılan, elbette seni dönülecek yere döndürecektir. De ki: "Kimin doğru yolda olduğunu ve kimin sapkın olduğunu Rabb'im daha iyi bilir."

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed! Kur'an'ı sana indiren ve onu okumayı sana farz kılan Allah, elbette seni dönülecek yere döndürecek. De ki; «Rabbim kimin hidayet getirdiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde bulunduğunu bilir.»

Gültekin Onan

Şüphesiz sana Kuran'ı farz kılan, seni dönülecek yere elbette döndürecektir. De ki: "Rabbim, hidayetle geleni de, açıkca bir sapıklık içinde olanı da daha iyi bilmektedir."

Hamdi Döndüren

Kur’an’a uymayı sana gerekli kılan Allah, elbette seni, dönülecek yere döndürecektir. De ki: “Rabbim, kimin doğru yola ilettiğini ve kimin de apaçık bir sapıklık içinde bulunduğunu daha iyi bilir.”

Hasan Basri Çantay

Her halde o Kur'anı (n tilavetini, tebliğını ve mucibince amel etmeni) senin üzerine farz kılan (Allah) seni (yine) dönülecek yere döndürecekdir. De ki: "Hidayetle gelen kim, o apaçık bir sapıklık içinde olan kim, Rabbim çok iyi bilendir".

Hasib Asutay

(Resulüm!) Şüphesiz sana Kur'an'ı gerekli kılan (40) seni dönülecek yere elbette döndürecektir. De ki: Rabbim hidâyete geleni de apaçık bir sapıklık içinde olanı da daha iyi bilendir. (40. Okumayı, yazmayı ve tebliğ etmeyi.)

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Şübhesiz ki Kur’ân’ı (tebliğ ve onunla amel etmeyi) sana farz kılan(Allah), elbette seni dönülecek yere (Mekke’ye) iâde edicidir. De ki: 'Rabbim kimin hidâyetle geldiğini ve kimin apaçık bir dalâlet içinde olduğunu en iyi bilendir.'

İbni Kesir

Kur'an'ı senin üzerine farz kılan Allah; elbette seni döneceğin yere döndürecektir. De ki: Kimin doğrulukla geldiğini, kimin apaçık sapıklıkta bulunduğunu en iyi bilen Rabbımdır.

Mehmet Okuyan

Kur’an’ı sana farz kılan (Allah) elbette seni dönülecek yere (Mekke’ye) döndürecektir. De ki: “Rabbim, kimin hidayetle geldiğini, kimin de apaçık bir şaşkınlık içinde olduğunu çok iyi bilendir.”

Muhammed Esed

(Ey inanan kişi,) apaçık bir üslupla bu Kuran'ı sana vaz'eden (Allah), şüphe yok ki, seni (ölümden sonra) yeni bir hayata döndürecektir. (Hakkı kabule yanaşmayanlara) de ki: "Kimin doğru yolda yürüdüğünü ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi bilen Rabbimdir!"

Mustafa İslamoğlu

(Ey bu vahyin muhatabı!) Senin hayatına Kur'an'ın kuşatıcı mesajıyla (istikamet) tayin eden (Allah), elbet seni yapyeni bir hayata kavuşturacaktır. (Şu halde) de ki: "Kimin hidayete erdiğini ve apaçık bir sapıklığa gömülenin de kim olduğunu asıl bilen Rabbimdir."

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak o zât ki, Senin üzerine Kur'an'ı farz kıldı, elbette seni dönülecek yere iade edecektir. De ki: «Rabbim hidâyetle geleni de ve apaçık bir dalâlette bulunanı da daha iyi bilendir.»

Ömer Öngüt

Resulüm! Kur'an'ı sana farz kılan Allah, elbette seni yine döneceğin yere döndürecektir. De ki: “Rabbim hidayetle geleni de ve apaçık sapıklıkta bulunanı da en iyi bilendir. ”

Suat Yıldırım

Kur’ân’ı sana indirip onu okumanı, tebliğ etmeni ve muhtevasına göre hareket etmeni farz kılan Allah, elbette seni varılacak yere döndürecektir. De ki: "Kimin hidâyet getirdiğini, kimin besbelli sapıklık içinde olduğunu Rabbim pek iyi bilmektedir."

Süleyman Ateş

Kur'an'ı sana (indiren ve) gerekli kılan (Allah), elbette seni varılacak yere döndürecektir. De ki: "Rabbim kimin hidayet getirdiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde bulunduğunu bilir."

Süleymaniye Vakfı

Kur'an'a uymayı sana farz kılan Allah, elbette seni sılana (Mekke'ye) döndürecektir. De ki: "Bu rehberi kimin getirdiğini, kimin de açık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi Rabbim bilir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kur'an'ı sana görev olarak yükleyen Allah, elbette seni döneceğin yere döndürecektir. De ki: "Doğruyu getirenin kim olduğunu, kimin de açık bir sapıklıkta olduğunu en iyi Rabbim bilir."

Şaban Piriş

Kur'an'ı (okumayı) sana farz kılan, seni döneceğin yere döndürecektir. De ki: -Kimin doğru yolda, kimin de apaçık sapıklıkta olduğunu en iyi Rabb'im bilir.

Tefhim-ul Kuran

Hiç şüphesiz, sana Kur'an'ı farz kılan, seni dönülecek yere elbette döndürecektir. De ki: «Rabbim, hidayetle geleni de, açıkça bir sapıklık içinde olanı da daha iyi bilmektedir.»

Ümit Şimşek

Kur'ân'ı sana farz kılan Allah, elbette seni varılacak yere döndürecektir. De ki: Hidayeti getirenin kim, apaçık sapıklık içinde bulunanın kim olduğunu en iyi Rabbim bilir.

Yaşar Nuri Öztürk

Bu Kur'an'ı sana farz kılan, elbette ki seni vaat edilen yere/belirlenen sona götürecektir. De ki: "Hidayeti getireni de açık bir sapıklık içinde olanı da en iyi Rabbin bilir."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Quranı sənə nazil edib vacib buyuran Allah qayıdacağın yerə (Məkkəyə, yaxud Axirət yurduna) səni mütləq qaytaracaqdır. De: “Rəbbim kimin hidayət gətirdiyini və kimin açıq-aydın azğınlıq içində olduğunu yaxşı bilir”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Qurʼanı (oxumağı və təbliğ etməyi, yaxud hökmlərinə əməl etməyi) sənə vacib buyuran (Allah) qayıdacağın yerə (hicrət edərək çıxdığın Məkkəyə) səni yenə də qaytaracaqdır. De: ″Rəbbim hidayətlə (doğru yolu göstərən rəhbərlə) gələni də (yaxud doğru yolda olanı da), haqq yoldan açıq-aşkar azanı da (hamıdan) yaxşı tanıyır!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gott, Der dir den Koran offenbart und dich verpflichtet hat, ihn zu verkünden, wird dich gewiß an einem bestimmten Termin (dem Jüngsten Tag) zurückbringen (um zwischen dir und den Ungläubigen zu urteilen). Sprich: ʺMein Herr weiß genau, wer rechtgeleitet und wer in eindeutigem Irrtum ist.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Derjenige, Der dir den Qurʹan verpflichtend gemacht hat, wird dich sicher zu einem Ort der Wiederkehr zurückkehren lassen. Sag: Mein Herr weiß besser, wer die Rechtleitung bringt und wer sich in deutlichem Irrtum befindet.

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, Er, Der den Quran bindend für dich gemacht hat - Er wird dich zur Stätte der Wiederkehr zurückbringen. Sprich: ʺMein Herr weiß am besten, wer es ist, der auf dem rechten Weg ist, und wer sich in einem offenbaren Irrtum befindet.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, Derjenige, Der dir den Quran auferlegte, wird dich doch zum Versprochenen zurückkehren lassen. Sag: ʺMein HERR weiß besser Bescheid über denjenigen, der mit der Rechtleitung kam, und über denjenigen, der in einem klaren Fehlgehen ist.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He Who imposed on you the Quran O Muhammad -which brought on you persecution and led you to go hence- shall cause you to return. Say to them: "Indeed Allah, my Creator, knows best who proclaims the spirit of truth that guides into all truth and who deviates from sense and be lest in the maze of error".

Abdul Haleem

He who has made the Quran binding on you [Prophet] will bring you back home. So say, ‘My Lord knows best who has brought true guidance and who is blatantly astray.’

Abdullah Yusuf Ali

Verily He Who ordained the Qur'an for thee, will bring thee back to the Place of Return. Say: "My Lord knows best who it is that brings true guidance, and who is in manifest error."

Abul A'la Maududi

(O Prophet), surely He Who has ordained the Qur'an on you will bring you to the best end. Say to them: "My Lord knows best who has brought true guidance and who is in clear error."

Aisha Bewley

He who has imposed the Qur’an upon you will most certainly bring you back home again. Say: ‘My Lord knows best who has brought true guidance and who is plainly misguided.’

Al-Hilali & Khan

Verily, He Who has given you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) the Qur’an (i.e. ordered you to act on its laws and to preach it to others) will surely bring you back to Ma‘âd (place of return, either to Makkah or to Paradise after your death). Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "My Lord is Aware of him who brings guidance, and of him who is in manifest error."

Ali Quli Qarai

Indeed He who has revealed to you the Qur’ān will surely restore you to the place of return. Say, ‘My Lord knows best him who brings guidance and him who is in manifest error.’

Amatul Rahman Omar

(Prophet!) He who has made (the teaching of) the Qur'ân binding on you shall most surely bring you back to your ordained place of return, (the place of Pilgrimage - Makkah). Say, `My Lord knows him best who has brought guidance as well as those who are steeped in clear error.'

Arthur John Arberry

He who imposed 'the Recitation upon thee. shall surely restore thee to a place of homing. Say: 'My Lord' knows very well who comes with guidance, and who is in manifest error.

Bijan Moeinian

Rest assured that the One (God) Who has formally established this Qur’an (set of laws and code of conducts) upon you, will summon you to His Court. Therefore, say to people: "God knows who is following the Lord’s path and who is lost."

E. Henry Palmer

Verily, He who hath ordained the Qur'an for thee will restore thee to thy returning place. Say, 'My Lord knows best who brings guidance, and who is in obvious error;

Edip-Layth

Surely, the One who decreed the Quran to you will summon you to a predetermined appointment. Say, "My Lord is fully aware of who it is that brings the guidance, and who has gone astray."

George Sale

Verily He who hath given thee the Koran for a rule of faith and practice, will certainly bring thee back home unto Mecca. Say, my Lord best knoweth who cometh with a true direction, and who is in a manifest error.

Hamid S. Aziz

He who brings a good deed shall have better than it; and he who brings an evil deed - those who do evil deeds shall only be rewarded for that which they have done.

Mahmoud Ghali

Surely He who ordained the Qur'an upon you will indeed revert you to a place of turning back (i. e. Makkah or paradise "after death"). Say, "My Lord knows best who comes with guidance and who is in evident error."

Marmaduke Pickthall

Lo! He Who hath given thee the Qur'an for a law will surely bring thee home again. Say: My Lord is Best Aware of him who bringeth guidance and him who is in error manifest.

Mohamed Ahmed - Samira

He who has assigned (the propagation) of the Qur'an to you will bring you back to the destination. Say: "My Lord knows who has come to guidance, and who is clearly in error."

Muhammad Asad

VERILY, [O believer,] He who has laid down this Qur’an in plain terms, making it binding on thee, will assuredly bring thee back [from death] to a life renewed. Say [unto those who reject the truth]: My Sus­tainer knows best, as to who is right-guided and who is obviously lost in error!"

Mustafa Khattab

Most certainly, the One Who has ordained the Quran for you will ˹ultimately˺ bring you back home ˹to Mecca˺.[1] Say, "My Lord knows best who has come with ˹true˺ guidance and who is clearly astray."

Progressive Muslims

Surely, the One who decreed the Quran to you will summon you to a predetermined appointment. Say: "My Lord is fully aware of who it is that brings the guidance, and who has gone astray."

Sahih International

Indeed, [O Muúammad], He who imposed upon you the Qur'an will take you back to a place of return. Say, "My Lord is most knowing of who brings guidance and who is in clear error."

Sam Gerrans

He who made the Qur’an incumbent upon thee will return thee to a destination. Say thou: “My Lord best knows who brings guidance and who is in manifest error.”

Shabbir Ahmed

Verily, He Who has made this Qur'an a binding duty upon you (O Believers), will assuredly direct you to the Destination of Bliss. Say, "My Lord is best Aware as to who is rightly guided and who is obviously lost in error." (The Path to the Destination of Bliss has been well expounded in this Book).

Syed Vickar Ahamed

Surely (O Prophet!) He, Who ordained the Quran for you, will bring you back to the Place of Return (signifies both Makkah and the Hereafter). Say: "My Lord knows best who brings true guidance, and who is openly in the wrong."

Taqi Usmani

Surely the One who has enjoined the Qur’ān upon you will surely bring you back to a place of return. Say, "My Lord best knows the one who has come with guidance and the one who is in manifest error."

The Monotheist Group

Surely, the One who decreed the Qur'an to you will summon you to a predetermined appointment. Say: "My Lord is fully aware of who it is that brings the guidance, and who has gone astray."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Celui qui tʹa prescrit le Coran te ramènera certainement là où tu (souhaites) retourner. Dis: ʺMon Seigneur connaît mieux celui qui a apporté la guidée et celui qui est dans un égarement évident.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Bêguman ew Xwedayê ku Quran li ser te ferz kiriye, misoger dê te (dîsa) vegerîne wî cihê ku tu (dixwazî) lê vegerî. Bibêje: Xwedayê min bêhtir dizane ka kî li ser hîdayetê ye û kî jî di nav rêşaşiyeke aşkera de ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij die deze Koran voor jou tot een verplichting gemaakt heeft brengt jou terug naar een plaats van terugkomst. Zeg: ʺMijn Heer weet het best wie er met de leidraad komt en wie er in duidelijke dwaling verkeert.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, hij die u den Koran heeft gegeven, als een gids voor het geloof en het leven, zal u zeker naar Mekka terugbrengen. Zeg: Mijn Heer weet het beste, wie met een ware leiding komt en wie in eene duidelijke dwaling verkeert.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, Degene Die de Koran voor jou tot een verplichting heeft gemaakt, zal jou zeker terugbrengen naar de plaats van de terugkeer. Zeg (O Moehammad): ʺMijn Heer weet het beste wie met de Leiding is gekomen en wie degene is die in duidelijke dwaling verkeert.ʺ

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Воистину, тот, кто сделал для тебя обязательными [предписания] Корана, непременно возвратит тебя туда, куда все возвращаются. Скажи, [Мухаммад]: Господь мой лучше знает, кто вступил на прямой путь, а кто находится в явном заблуждении.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

HAN SOM har uppenbarat denna Koran för dig och gjort dess klara och tydliga föreskrifter till bindande regler (för ditt liv) skall helt visst låta dig nå ditt slutliga mål. Säg (till förnekarna av sanningen): ʺMin Herre vet bäst vem som är rätt vägledd och vem som har gått helt vilse.ʺ