De ki: "Belki de acele gelmesini istediğiniz şeyin bir kısmı size çok yaklaşmıştır."

قُلْ عَسٰٓى اَنْ يَكُونَ رَدِفَ لَكُمْ بَعْضُ الَّذِي تَسْتَعْجِلُونَ

ḳul ǎsā en yekūne radife lekum beǎ'Du elleƶī testeǎ'cilūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2عَسٰٓىǎsāع س يUmulur ki, olabilir ki, belki, olabilir, çok geçmeden olacak, umut edilir kibelki de
3اَنْen
4يَكُونَyekūneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolmuştur
5رَدِفَradifeر د فTakip etmek, arkasından gelmek, arkasında sürmek, tedarik etmek, bir şeyin devamı, sonucu. Radifin - takip eden, kesintisiz bir şekilde başka bir şeyden sonra gelen, takipçi. Alrridfaan gece ve gündüzü ifade eder çünkü her biri diğerinin bir ridfi (takipçisi)dir.ardınıza takılmıştır
6لَكُمْlekumsizin
7بَعْضُbeǎ'Duب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazbir kısmı
8الَّذِيelleƶī
9تَسْتَعْجِلُونَtesteǎ'cilūneع ج لAcele etmek, hızlanmak, ivmelenmek, aceleci olmak, telaşla hareket etmek, üzerinden çabucak geçmek, hızlıca yapmak. ajalun - acele, telaş. ajil - aceleyle uzaklaşan, geçici. ista'jala - acele etmeyi istemek veya arzu etmek, birini bir şeyi yapmakta acele etmeye teşvik etmek. ijlun - buzağı.acele ettiğiniz(azab)ın

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Çarçabuk gelip çatmasını dilediğiniz o azâbın birazcığı neredeyse gelmek üzere size.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Çarçabuk gelip çatmasını dilediğiniz o azâbın birazcığı neredeyse gelmek üzere size.

Adem Uğur

De ki: Çabucak gelmesini istediğiniz şeyin (azabın) bir kısmı herhalde yakında başınıza gelecektir.

Ahmed Hulusi

De ki: "Acele istediğinizin bir kısmı belki de sizin arkanıza takılmıştır!"

Ahmet Tekin

Onlara: 'Küstahça, çabucak gelmesini istediğiniz azâbın, cezanın bir kısmı, yakında dünyada başınıza gelecektir' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Belki de, çarçabuk gelmesini istediğiniz (azab)ın bir kısmı size ulaşmak üzeredir.'

Ali Bulaç

De ki: "Belki de acele etmekte olduğunuzun (azabın) bir kısmı size yetişmiştir bile."

Ali Fikri Yavuz

De ki: “- Çarçabuk gelmesini istediğiniz azabın bir kısmı (yakında Bedir savaşında) size ulaşmak üzeredir.”

Ali Rıza Safa

"De ki: "İvedi olarak istediğinizin bir parçası, belki de peşinize düşmüştür!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Çarçabuk gelmesini istediğiniz azabın bir kısmı herhalde yakında başınıza gelecektir."

Bekir Sadak

De ki: «Acele ettiginiz seyin bir kismi belki hemen basiniza gelir.

Celal Yıldırım

De ki: O acele istediğiniz şeyin (azâbın) bir kısmı belki size yaklaşıp ensenize yapışmak üzeredir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Çabucak gelmesini istediğiniz azabın bir kısmı belki de tepenize inmek üzeredir.”

Diyanet İşleri

De ki: "Belki de acele gelmesini istediğiniz şeyin bir kısmı size çok yaklaşmıştır."

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Acele ettiğiniz şeyin bir kısmı belki hemen başınıza gelir.'

Diyanet Vakfi

De ki: Çabucak gelmesini istediğiniz şeyin (azabın) bir kısmı herhalde yakında başınıza gelecektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: «Çabucak gelmesini istediğiniz şeyin (azabın) bir kısmı herhalde yakında ensenize binecektir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Belki de çabuk gelmesini istediğiniz o azabın bir kısmı ensenize binmiş bulunuyor."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: "belki o ivdiğinizin bir kısmı ensenize binmiş bulunuyor"

Erhan Aktaş

De ki: "Çarçabuk istediğiniz azabın bir kısmı belki de size yaklaşmıştır."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Çarçabuk istediğiniz azabın bir kısmı belki de size yaklaşmıştır."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Çarçabuk istediğiniz azabın bir kısmı belki de size yaklaşmıştır."

Fizilal-il Kuran

Onlara de ki; «Bir an önce gerçekleşsin diye sabırsızlandığınız azabın bir bölümü belki de yanı başınızdadır.»

Gültekin Onan

De ki: "Belki de acele etmekte olduğunuzun (azabın) bir kısmı size yetişmiştir bile."

Hamdi Döndüren

De ki: “Çabucak gelmesini istediğiniz (azabın) bir kısmı, belki yakında başınıza gelecektir!”

Hasan Basri Çantay

De ki: "Çabucak (gelmesini) istemekde olduğunuz (o azab) ın bir kısmı ensenize binmek üzeredir".

Hasib Asutay

De ki: Belki, acele ettiğinizin (azabın) bir kısmı ardınıza takılmıştır bile. (23) (23. Nitekim bu Bedir'de gerçekleşmiştir. Asıl gerisi de onlara ölümlerden sonra gelecektir.)

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Acele istiyor olduğunuz şeyin (azâbın) bir kısmı, belki size gelmek üzere olabilir!'

İbni Kesir

De ki: Çabucak istemekte olduğunuzun bir kısmı ensenize inmek üzeredir.

Mehmet Okuyan

De ki: “Acele gelmesini istediğiniz (azab)ın bir kısmı başınıza gelmek üzeredir.”

Muhammed Esed

de ki: "O çarçabuk gelmesini istediğiniz azabın bir kısmı belki de peşinize düşmüştür bile..."

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Belki de, acele gelmesini istediğiniz o azabın bir kısmı peşinize çoktan takılmıştır bile!"

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «O acele istediğiniz şeyin bir kısmı belki de sizin ardınıza takılmış bulunmaktadır.»

Ömer Öngüt

De ki: “Çabukça gelmesini istediğiniz o şeyin (azabın) bir kısmı yakında başınıza gelecektir. ”

Suat Yıldırım

De ki: "Acele ile istediğiniz o azabın bir kısmı belki de ensenize binmek üzeredir."

Süleyman Ateş

De ki: "Belki de acele ettiğiniz(azab)ın bir kısmı ardınıza takılmıştır, bile."

Süleymaniye Vakfı

De ki: Çabucak gelmesini istediğiniz azabın bir kısmı belki de ensenizdedir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki; "Acele gelmesini istediğiniz azabın bir kısmı belki de yanı başınızdadır.

Şaban Piriş

-Acele istediğiniz şeyin bir kısmının peşinizde olması ümit edilir, de!

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Belki de acele etmekte olduğunuzun (azabın) bir kısmı size yetişmiştir bile.»

Ümit Şimşek

Sen de ki: Çabuklaştırılmasını istediğiniz şeyin bir kısmı, belki de peşinize takılmıştır bile.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Acele isteyip durduğunuzun bir kısmı belki de arkanıza takılmıştır."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Ola bilsin ki, tələsik istədiyiniz şeyin bir qismi, artıq sizə yaxınlaşmışdır”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

De: ″Tez-tələsik istədiyiniz (əzabın) bir hissəsi, bəlkə də, artıq sizə gəlib çatmaq üzərədir!″ (Müşriklər onlara vəʼd olunan əzabın bir hissəsini Ühüd vuruşunda daddılar, qalanını isə Cəhənnəmdə dadacaqlar!)

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺVielleicht trifft euch bald etwas von dem, was ihr vorzeitig erleben möchtet.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Vielleicht ist dicht hinter euch einiges von dem, was ihr zu beschleunigen wünscht.

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺVielleicht ist ein Teil von dem, was ihr zu beschleunigen trachtet, schon nahe herangekommen.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them O Muhammad: "It is hoped that some of what you have been promised and wish it be hastened on may overtake you now".

Abdul Haleem

Say, ‘Maybe some of what you seek to hasten is near at hand.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "It may be that some of the events which ye wish to hasten on may be (close) in your pursuit!"

Abul A'la Maududi

Say: "The chastisement whose hastening you have been asking for, maybe a part of it has drawn quite near to you."

Aisha Bewley

Say: ‘It may well be that some of what you are anxious to hasten is right on your heels. ’

Al-Hilali & Khan

Say: "Perhaps that which you wish to hasten on, may be close behind you.

Ali Quli Qarai

Say, ‘Perhaps right behind you there is some of what you seek to hasten. ’

Amatul Rahman Omar

Say, `It is possible that a part of that (victory) which you are keen to precipitate may be close on your heels. '

Arthur John Arberry

Say: 'It may be that riding behind you already is some part of that you seek to hasten on.

Bijan Moeinian

Say: "You are already [being judged and partially] paying for some of your sins due to your challenge. "

E. Henry Palmer

Say, 'It may be that there is pressing close behind you a part of what ye would hasten on!'

Edip-Layth

Say, "You may already be being followed by some of what you hasten."

George Sale

Answer, peradventure some part of that punishment, which ye desire to be hastened, may follow close behind you:

Hamid S. Aziz

They say, "When shall this promise be if you do tell the truth?"

Mahmoud Ghali

Say, "It may be that coming immediately after you is some (part) of that which you seek to hasten. "

Marmaduke Pickthall

Say: It may be that a part of that which ye would hasten on is close behind you.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "Perhaps some of what you wish to hasten is right behind you. "

Muhammad Asad

say thou: "It may well be that something of that which [in your ignorance] you so hastily demands has already drawn close unto you. "

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "Perhaps some of what you seek to hasten is close at hand."

Progressive Muslims

Say: "It may already upon you by some of that which you hasten. "

Sahih International

Say, "Perhaps it is close behind you - some of that for which you are impatient.

Sam Gerrans

Say thou: “It may be that close behind you is some of what you would hasten.”

Shabbir Ahmed

Say, "You are already going through some of the suffering you challenge. "

Syed Vickar Ahamed

Say: "It can be that some of the events that you want hurried can be following (close to) you!"

Taqi Usmani

Say, "It is not unlikely that some part of that (punishment) which you are asking to come soon is already following you closely."

The Monotheist Group

Say: "Perhaps He is now sending your way some of that which you hasten."

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: Ew ezabê ku hûn lezê li hatina wî dikin, hêvî heye ku di nêzîk de hinek jê bi ser we de bê.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺMisschien dat een deel van wat jullie wensen te verhaasten jullie al op de hielen zit.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Antwoord: Misschien zal een deel der straf, welke gij verlangt dat verhaast zal worden, dicht achter u volgen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (им) (о, Пророк): «Может быть, уже за вами (находится) кое-что из того, с чем вы торопите [некоторая часть наказания]».

Rusça — Osmanov

Отвечай [, Мухаммад]: ʺБыть может, уже приближается к вам то, что вы хотите ускоритьʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺKanske är något av det som ni är angelägna att få se i hälarna på er.ʺ