"Sakın ona bir kötülük dokundurmayın. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar."

وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظِيمٍ

ve lā temessūhā bi sū'in fe ye'ḣuƶekum ǎƶābu yevmin ǎZīmin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَاve lāsakın
2تَمَسُّوهَاtemessūhāم س سElle bir şeye dokunmak veya hissetmek, bir şeye müdahale veya engel olmadan dokunmak, vurmak veya çarpmak, etkilemek veya başına gelmek, üzücü olmak veya başarılması zor olmak.ona dokundurmayın
3بِسُوءٍbi sū'inس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekbir kötülük
4فَيَأْخُذَكُمْfe ye'ḣuƶekumا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmeksonra sizi yakalar
5عَذَابُǎƶābuع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabı
6يَوْمٍyevminي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecibir günün
7عَظِيمٍǎZīminع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve ona kötülükle dokunmayın, sonra pek büyük bir günün azâbı, helâk eder sizi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve ona kötülükle dokunmayın, sonra pek büyük bir günün azâbı, helâk eder sizi.

Adem Uğur

Ona bir kötülükle ilişmeyin, yoksa sizi muazzam bir günün azabı yakalayıverir.

Ahmed Hulusi

"(Sakın) ona kötülük yapmayın. (Aksi takdirde) sizi çok güçlü bir sürecin azabı yakalar. "

Ahmet Tekin

'Ona kötü niyetle el sürmeyin. Yoksa büyük bir günün azâbı sizin işinizi bitirir.'

Ahmet Varol

Ona bir kötülük dokundurmayın yoksa sizi büyük bir günün azabı yakalar.

Ali Bulaç

"Ona bir kötülükle dokunmayın, sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar.

Ali Fikri Yavuz

Sakın ona bir fenalıkla dokunmayın ki, bu yüzden sizi büyük bir günün azabı yakalar.”

Ali Rıza Safa

"Ona, bir kötülük yapmayın. Yoksa Büyük Gün'ün cezası sizi yakalar!"

Bayraktar Bayraklı

"Ona bir kötülük yapmayınız! Aksi takdirde başınıza büyük bir felaket gelir."

Bekir Sadak

(155-15) 6 Salih: «Iste belge bu devedir. Kuyudan su icmek hakki belirli bir gun onun ve belirli bir gun de sizindir; sakin ona bir kotuluk yapmayin, yoksa sizi buyuk gunun azabi yakalar» dedi.

Celal Yıldırım

Sakın ona kötü (niyetle) dokunmayın ; sonra büyük bir azâb sizi yakalar» dedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(155-156) Sâlih, “İşte (mûcize) bu dişi devedir; onun bir su içme hakkı vardır, belli bir günün içme hakkı da sizindir; sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa büyük bir günün azabı yakanıza yapışır” dedi.

Diyanet İşleri

"Sakın ona bir kötülük dokundurmayın. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar."

Diyanet İşleri (eski)

(155-156) Salih: ' İşte belge bu devedir. Kuyudan su içmek hakkı belirli bir gün onun ve belirli bir gün de sizindir; sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi büyük günün azabı yakalar' dedi.

Diyanet Vakfi

Ona bir kötülükle ilişmeyin, yoksa sizi muazzam bir günün azabı yakalayıverir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Sakın ona bir kötülükle ilişmeyin, yoksa sizi büyük bir günün azabı yakalayıverir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

sakın ona bir kötülükle ilişmeyin, yoksa sizi büyük bir günün azabı yakalar." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sakın ona bir kötülükle ilişmeyin ki o yüzden sizi büyük bir günün azabı yakalar

Erhan Aktaş

"Sakın ona bir kötülük dokundurmayın. Yoksa büyük günün azabı sizi yakalar."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Sakın ona bir kötülük dokundurmayın. Yoksa büyük günün azabı sizi yakalar."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Sakın ona zarar vermeyin. Yoksa büyük günün azabı sizi yakalar."

Fizilal-il Kuran

Ona bir kötülük dokundurmayınız. Yoksa Büyük Gün'ün azabına çarpılırsınız.'

Gültekin Onan

"Ona bir kötülükle dokunmayın, sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar."

Hamdi Döndüren

“Sakın ona bir kötülük dokundurmayın, sonra sizi büyük bir günün azabı yakalar!”

Hasan Basri Çantay

"Ona bir kötülükle ilişmeyin. Sonra sizi büyük bir günün azabı yakalar".

Hasib Asutay

Ona bir kötülükle dokunmayın, yoksa sizi büyük bir günün azabı yakalar.'

Hayrat Neşriyat

'Ve ona bir kötülükle ilişmeyin! Yoksa (dehşeti pek) büyük bir günün azâbı sizi yakalar!'

İbni Kesir

Sakın ona bir kötülük yapmayın. Yoksa sizi büyük bir günün azabı yakalayıverir.

Mehmet Okuyan

Sakın ona hiçbir kötülük yapmayın; yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar.”

Muhammed Esed

öyleyse, sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa büyük, çetin bir günün azabı gelip sizi bulur!" dedi.

Mustafa İslamoğlu

Sakın ola ona bir kötülük yapayım demeyin! Bu takdirde sizi korkunç bir günün azabı yakalar."

Ömer Nasuhi Bilmen

(155-156) Dedi ki: «İşte bu bir dişi devedir. Bunun için belli bir günde bir su içme hakkı vardır, sizin için de malum bir günde bir su içme hakkı vardır. Ve buna bir kötülük ile dokunmayın, sizi hemen pek büyük bir günün azabı yakalar.»

Ömer Öngüt

“Sakın ona bir kötülük yapmayın. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar. ”

Suat Yıldırım

(155-156) Salih: "İşte mûcize, şu dişi deve! Nöbetleşe olarak, kuyudan bir onun içme sırası, belirli günde de sizin içme sıranız olsun. Sakın ona fenalık dokundurayım demeyin, yoksa sizi müthiş bir günün azabı bastırıverir." dedi.

Süleyman Ateş

"Sakın, ona bir kötülük dokundurmayın, sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar."

Süleymaniye Vakfı

"Ona bir kötülük etmeyin, yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ona bir kötülük yapmayın, yoksa çok zor bir günün azabına çarpılırsınız."

Şaban Piriş

Sakın ona bir kötülük etmeyin; yoksa sizi korkunç bir günün azabı yakalar.

Tefhim-ul Kuran

«Ona bir kötülükle dokunmayın, sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar.»

Ümit Şimşek

'Sakın ona kötü bir niyetle el sürmeyin; yoksa büyük bir günün azabına tutulursunuz.'

Yaşar Nuri Öztürk

"Ona kötülükle ilişmeyin. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ona heç bir pislik etməyin, yoxsa böyük günün əzabı sizi yaxalayar”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ona heç bir pislik etməyin, yoxsa böyük günün (qiyamət günün) əzabı sizi yaxalayar!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihr dürft ihr nichts antun, sonst wird euch die qualvolle Strafe eines gewaltigen Tages erfassen.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Fügt ihr nichts Böses zu, sonst überkommt euch die Strafe eines gewaltigen Tages.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Berührt sie nicht mit Bösem, damit euch nicht die Strafe eines gewaltigen Tages ereile.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und fügt ihr nichts Böses zu, sonst richtet euch die Peinigung eines gewaltigen Tages zugrunde.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"And", he added, "you are warned not to harm her lest you suffer the torment laid upon the damned on a momentous Day".

Abdul Haleem

so do not harm her, or the punishment of a terrible day will befall you.’

Abdullah Yusuf Ali

"Touch her not with harm, lest the Penalty of a Great Day seize you."

Abul A'la Maududi

Do not molest her lest the chastisement of an Awesome Day should seize you."

Aisha Bewley

Do not do anything to harm her or the punishment of a terrible day will come down on you. ’

Al-Hilali & Khan

"And touch her not with harm, lest the torment of a Great Day should seize you."

Ali Quli Qarai

Do not cause her any harm, for then you shall be seized by the punishment of a terrible day. ’

Amatul Rahman Omar

`And you shall do her no harm otherwise the punishment of an awful day shall befall you. '

Arthur John Arberry

and do not touch her with malice so that there seize you the chastisement of a dreadful day. '

Bijan Moeinian

"If you touch her with a bad intention, you will be severely punished on an awesome day. "

E. Henry Palmer

but touch her not with evil, or there will seize you the torment of a mighty day!'

Edip-Layth

"Do not afflict her with harm, else the retribution of a great day will seize you."

George Sale

and do her no hurt, lest the punishment of a terrible day be inflicted on you.

Hamid S. Aziz

He said, "Behold this she-camel (a test of faith). She has the right to drink, and you have a right to drink, each on an appointed day;

Mahmoud Ghali

And do not touch her with an odious (treatment) so that there takes you (away) the torment of a Tremendous Day. "

Marmaduke Pickthall

And touch her not with ill lest there come on you the retribution of an awful day.

Mohamed Ahmed - Samira

Do not treat her unkindly or the punishment of a grievous day will fall on you. "

Muhammad Asad

and do her no harm, lest suffering befall you on an awesome day!"

Mustafa Khattab

And do not ever touch her with harm, or you will be overtaken by the torment of a tremendous day."

Progressive Muslims

"And do not afflict her with harm, else the retribution of a great day will seize you. "

Sahih International

And do not touch her with harm, lest you be seized by the punishment of a terrible day. "

Sam Gerrans

“And touch her not with evil lest there take you the punishment of a tremendous day.”

Shabbir Ahmed

Do not harm her, or the retribution will seize you on an awesome day. "

Syed Vickar Ahamed

"And do not touch her with harm, or the penalty of the Great Day seize you. "

Taqi Usmani

So do not touch her with evil (intent), lest you should be seized by a painful punishment."

The Monotheist Group

"Anddo not afflict her with harm, else the retribution of a great day will seize you."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ne lui infligez aucun mal, sinon le châtiment dʹun jour terrible vous saisiraʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Zinhar bi neqencî dest nedinê, vêca ezabê rojeke mezin dê we bigire.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En treft haar niet met kwaad, want dan zal de bestraffing van een geweldige dag jullie grijpen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En deer haar niet, opdat u de straf van een vreeselijken dag niet worde opgelegd.

Hollandaca — Siregar

En treft haar niet met kwaad, want dan zal de straf van een Geweldige Dag jullie treffen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И не прикасайтесь к ней [к чудо-верблюдице] со злом, чтобы вас не постигло наказание дня великого».

Rusça — Osmanov

Не причиняйте ей зла, а не то вас постигнет наказание в великий [Судный] деньʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Låt henne inte komma till skada; (i annat fall) kommer straffet att drabba er en olycksdiger dag!ʺ