Salih, şöyle dedi: "İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır."

قَالَ هٰذِهِ نَاقَةٌ لَهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَعْلُومٍ

ḳāle hāƶihi nāḳatun lehā şirbun ve lekum şirbu yevmin meǎ'lūmin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
2هٰذِهِhāƶihiişte bu
3نَاقَةٌnāḳatunن و قEti yağdan temizlemek, deve eğitmek, düzene koymak, dikkatli yapmak. niiqatun - gayret, beceri, incelik, rafine, en iyi, dağın tepesi, büyük ve uzun dağ. naaqatun - dişi deve.dişi devedir
4لَهَاlehāonun vardır
5شِرْبٌşirbunش ر بİçmek, yutmak, batmak, emmek. Shirbun - su porsiyonu, içme vakti. Shurbun - içme. Shaaribun - içen kişi. Sharaabun - içecek, meşrubat, porsiyon. Mashrabun - içme yeri. Ashraba (fiil 4) - içirmek, içmeye sebep olmak, işlemek. Ushribu fi-qalbihi - şu veya bu şeyin sevgisi kalbine işledi, kelime bu şekilde kullanılır çünkü sevgi, onu paylaşanı sarhoş eden alkol gibidir.su içme hakkı
6وَلَكُمْve lekumve sizin vardır
7شِرْبُşirbuش ر بİçmek, yutmak, batmak, emmek. Shirbun - su porsiyonu, içme vakti. Shurbun - içme. Shaaribun - içen kişi. Sharaabun - içecek, meşrubat, porsiyon. Mashrabun - içme yeri. Ashraba (fiil 4) - içirmek, içmeye sebep olmak, işlemek. Ushribu fi-qalbihi - şu veya bu şeyin sevgisi kalbine işledi, kelime bu şekilde kullanılır çünkü sevgi, onu paylaşanı sarhoş eden alkol gibidir.su içme hakkı
8يَوْمٍyevminي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecibir gün
9مَعْلُومٍmeǎ'lūminع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebelli

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bu dedi, dişi bir deve; su içme hakkı, bir gün onun, malûm bir gün de su içme hakkı sizin.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bu dedi, dişi bir deve; su içme hakkı, bir gün onun, malûm bir gün de su içme hakkı sizin.

Adem Uğur

Salih: İşte (mucize) bu dişi devedir; onun bir su içme hakkı vardır, belli bir günün içme hakkı da sizindir, dedi.

Ahmed Hulusi

(Salih) dedi ki: "Şu (başıboş) dişi deve. . . Onun da bir su içme sırası var, sizin develerinizin de. . . "

Ahmet Tekin

Sâlih: 'İşte mûcize dişi devedir. Onun su içme hakkı vardır. Belirli günlerde sizin de su içme hakkınız vardır.' dedi.

Ahmet Varol

Dedi ki: 'İşte şu bir dişi devedir. [3] Su içme hakkı (bir gün) onundur. Belli bir günün su içme hakkı da sizindir.

Ali Bulaç

Dedi ki: "İşte, bu bir dişi devedir; su içme hakkı (bir gün) onun, belli bir günün su içme hakkı da sizindir."

Ali Fikri Yavuz

(Salih peygamber onlara şöyle) dedi: “- İşte bu, (Allah’ın emriyle kayadan çıkardığım) dişi bir deve! Su içme (işi), bir gün onun, belli bir gün de (nöbetle) sizin...

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "İşte şu dişi deve! Onun, su içme hakkı vardır. Belirli bir günde de su içme hakkı sizindir!"

Bayraktar Bayraklı

Salih ise şöyle dedi: "İşte,mucize bu dişi devedir. Belirli bir gün onun da, sizin de su içme hakkınız vardır."

Bekir Sadak

(155-15) 6 Salih: «Iste belge bu devedir. Kuyudan su icmek hakki belirli bir gun onun ve belirli bir gun de sizindir; sakin ona bir kotuluk yapmayin, yoksa sizi buyuk gunun azabi yakalar» dedi.

Celal Yıldırım

Sâlih, «işte (belge ve mu'cize olarak) bir dişi deve ! Su içme sırası (bir gün) onun, belirli bir gün de sizindir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(155-156) Sâlih, “İşte (mûcize) bu dişi devedir; onun bir su içme hakkı vardır, belli bir günün içme hakkı da sizindir; sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa büyük bir günün azabı yakanıza yapışır” dedi.

Diyanet İşleri

Salih, şöyle dedi: "İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır."

Diyanet İşleri (eski)

(155-156) Salih: ' İşte belge bu devedir. Kuyudan su içmek hakkı belirli bir gün onun ve belirli bir gün de sizindir; sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi büyük günün azabı yakalar' dedi.

Diyanet Vakfi

Salih: İşte (mucize) bu dişi devedir; onun bir su içme hakkı vardır, belli bir günün içme hakkı da sizindir, dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Salih «İşte (mucize) bu dişi devedir; su içme hakkı (bir gün) onundur, belli bir günün içme hakkı da sizin» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Salih): "İşte (o mucize) bir dişi deve; su hakkı bir (gün) ona, belli bir günün su hakkı da size;

Elmalılı Hamdi Yazır

Ha, dedi: işte bir naka ona bir şirb hakkı, size de ma'lum bir günün şirb hakkı

Erhan Aktaş

"İşte bu dişi deve. Su içme hakkı; belirli bir gün onun ve belirli bir gün sizindir." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"İşte bu dişi deve. Su içme hakkı; belirli bir gün onun ve belirli bir gün sizindir." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"İşte bu dişi deve. Su içme hakkı; belirli bir gün onun ve belirli bir gün sizindir." dedi.

Fizilal-il Kuran

İstediğiniz mucize işte şu dişi devedir. Su içme sırası bir gün onun ve belli bir günde sizindir.

Gültekin Onan

Dedi ki: "İşte, bu bir dişi devedir; su içme hakkı (bir gün) onun, belli bir günün su içme hakkı da sizindir."

Hamdi Döndüren

Salih dedi: “İşte dişi bir deve! (Bir gün) onun su içme hakkı var, belli bir günün su içme hakkı da sizindir!”

Hasan Basri Çantay

(Saalih) dedi: "İşte bu dişi deve. Su içme hakkı (bir gün) onundur, belli bir günün içme hakkı da sizin".

Hasib Asutay

(Salih) dedi: 'İşte (mucize) bu dişi devedir. Onun bir su içme hakkı vardır, belli bir günün su içme hakkı da sizindir.

Hayrat Neşriyat

(Sâlih) dedi ki: 'İşte (istediğiniz mu'cize kayanın içinden çıkan) bu dişi devedir; su içme (hakkı bir gün) onundur; belli bir günün su içme (sıra)sı da sizindir.'

İbni Kesir

Dedi ki: İşte şu devedir. Su içme hakkı; belirli bir gün onun ve belirli bir gün sizindir.

Mehmet Okuyan

(Salih de) şöyle demişti: “İşte (delil) bu dişi devedir. (Belirli bir gün) su içme (hakkı) onun; belirli (bir) günün içme (hakkı da) sizindir!

Muhammed Esed

(Salih:) "(İşte) şu dişi deve; su içme hakkı (belirli bir gün) onun, belirli günlerde de sizindir;

Mustafa İslamoğlu

"(İstediğiniz delil), işte şu (sahipsiz) dişi devedir!" dedi, "Su içme hakkı (belli bir gün) ona, belli bir gün de size aittir.

Ömer Nasuhi Bilmen

(155-156) Dedi ki: «İşte bu bir dişi devedir. Bunun için belli bir günde bir su içme hakkı vardır, sizin için de malum bir günde bir su içme hakkı vardır. Ve buna bir kötülük ile dokunmayın, sizi hemen pek büyük bir günün azabı yakalar.»

Ömer Öngüt

Sâlih dedi ki: “İşte mucize bu dişi devedir. Su içme hakkı belirli bir gün onun, belirli bir gün de sizindir. ”

Suat Yıldırım

(155-156) Salih: "İşte mûcize, şu dişi deve! Nöbetleşe olarak, kuyudan bir onun içme sırası, belirli günde de sizin içme sıranız olsun. Sakın ona fenalık dokundurayım demeyin, yoksa sizi müthiş bir günün azabı bastırıverir." dedi.

Süleyman Ateş

Dedi: "İşte bu dişi deve (mu'cize)dir. (Bir gün) onun su içme hakkı var, belli bir günün su içme hakkı da sizin."

Süleymaniye Vakfı

(Salih:) "İşte bu bir dişi deve! Su içme hakkı belli gün onun, belli gün de sizindir." dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"İşte size bir dişi deve! Su belli bir gün onun, diğer gün sizin olacak, dedi.

Şaban Piriş

-İşte şu, bir devedir. Su içme hakkı belli bir gün onundur, belli bir gün sizindir, dedi.

Tefhim-ul Kuran

Dedi ki: «İşte, bu bir dişi devedir; su içme hakkı (bir gün) onundur, belli bir günün su içme hakkı da sizindir.»

Ümit Şimşek

Salih 'İşte şu deve bir âyettir,' dedi. 'Kuyudan su içme sırası bir gün onun, belirlenmiş bir gün de sizindir.

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi: "Şu bir dişi devedir. Onun su içme hakkı var. Belli bir günde su içme hakkı da sizin."

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Saleh dedi: “Möcüzə bu dişi dəvədir! Onun da, sizin də müəyyən edilmiş vaxtlarda su içmək haqqınız vardır. (Bir gün o, su içməli, bir gün də siz içməlisiniz).

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Er sprach: ʺDies ist eine Kamelstute, die an einem Tag allein das Wasser trinkt, und ihr habt an dem anderen Tag das Wasser für euch allein. So werden die Tage genau eingeteilt.

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺDies ist eine Kamelstute; sie hat eine Trinkzeit, und ihr habt eine Trinkzeitʹ an einem bestimmten Tag.

Almanca — M. A. Rassoul

Er sagte: ʺHier ist eine Kamelstute; sie hat (ihre) Trinkzeit, und ihr habt (eure) Trinkzeit an einem bestimmten Tag.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"This", he said, "is a she-camel which is entitled to a share of the drinking water just as you are entitled to a share. She is to have her share on a certain day and you have yours on an alternate day".

Abdul Haleem

He said, ‘Here is a camel. She should have her turn to drink and so should you, each on a specified day,

Abdullah Yusuf Ali

He said: "Here is a she-camel: she has a right of watering, and ye have a right of watering, (severally) on a day appointed.

Abul A'la Maududi

Salih said: "This is a she-camel. There is a day set for her to drink and there is a day set for you to drink.

Aisha Bewley

He said, ‘Here is a she-camel. She has a time for drinking and you have a time for drinking – on specified days.

Al-Hilali & Khan

He said: "Here is a she-camel: it has a right to drink (water), and you have a right to drink (water) (each) on a day, known.

Ali Quli Qarai

He said, ‘This is a she-camel; she shall drink and you shall drink on known days.

Amatul Rahman Omar

(Sâlih) said, `Here is a she-camel. She will have her share of water (at the water-course), while you will have your share of water at a time appointed (for you).

Arthur John Arberry

He said, 'This is a she-camel; to her a draught and to you a draught, on a day appointed,

Bijan Moeinian

He said: "Here is the camel [with the miraculous nature as you see. ] she will drink on given days assigned to her and you will use the water well on the days assigned to you."

E. Henry Palmer

He said, 'This she-camel shall have her drink and you your drink on a certain day;

Edip-Layth

He said, "This is a female camel which will have to drink and you will drink on a different day."

George Sale

Saleh said, this she-camel shall be a sign unto you: She shall have her portion of water, and ye shall have your portion of water alternately, on a several day appointed for you;

Hamid S. Aziz

"You art but mortal like us; so bring us a sign, if you are truthful. "

Mahmoud Ghali

He said, "This is a she-camel. To her is a (time of) drinking and to you (another time of) drinking, on a known day.

Marmaduke Pickthall

He said: (Behold) this she-camel. She hath the right to drink (at the well), and ye have the right to drink, (each) on an appointed day.

Mohamed Ahmed - Samira

(Saleh) said: "Here is a she-camel. She has a right of drinking water, and you have a right of drinking it on appointed turns.

Muhammad Asad

Replied he: "This she-camel shall have a share of water, and you shall have a share of water, on the days appointed [therefor];

Mustafa Khattab

Ṣâliḥ said, "Here is a camel. She will have her turn to drink as you have yours, each on an appointed day.

Progressive Muslims

He said: "This is a female camel which will have to drink and you will drink on a different day. "

Sahih International

He said, "This is a she-camel. For her is a [time of] drink, and for you is a [time of] drink, [each] on a known day.

Sam Gerrans

He said: “This is a she-camel; to her a drink and to you a drink on a day appointed.

Shabbir Ahmed

He said, "Behold, this she-camel. (She represents the weak and poor). She being (ownerless) has the right to drink at the well, just as you have the right to water (your flock) at the time of watering.

Syed Vickar Ahamed

He said: "Here is a she-camel: She has a right to (come to the) water, and you have a right to (come to the) water, on a day appointed.

Taqi Usmani

He said, "This is a she-camel. She has a share of water, and you have a share of water on a specified day.

The Monotheist Group

He said: "This is a female camel, for her is a share of water, and for you is a share of water, each on an appointed day."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il dit: ʺVoici une chamelle: à elle de boire un jour convenu, et à vous de boire un jour.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Salih ji wan re got: Ha ev deve ji we re mucîze ye, rojekê dora avê jê re ye û rojeke diyar jî ji we re ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺDit is een kameelmerrie die haar tijd om te drinken heeft en jullie hebben je tijd om te drinken op een vastgestelde dag.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Saleh zeide: Deze wijfjes-kameel zal u een teeken zijn, zij zal haar deel water hebben en gij zult beurtelings uw deel water hebben op een zekeren, voor u bepaalden dag.

Hollandaca — Siregar

Hij (Shâlih) zei: ʺDit is een vrouwtjeskameel, zij heeft recht om te drinken en jullie hebben recht om te drinken, (ieder) op een vastgestelde dag.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Пророк Салих) сказал: «Это – (такая) верблюдица (какую вы просили) (и Аллах Всевышний вывел ее из скалы); для нее (будет) (все) питье (из источников) (в один день), и для вас (будет) (все) питье (из источников) в день определенный.

Rusça — Osmanov

[Салих] сказал: ʺВот [вам чудо] - верблюдица. Водопой для нее и для вас - по определенным дням.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Han svarade: ʺHär är ett kamelsto; hon har rätt att vattnas och ni har rätt att vattna (era djur) på en fastställd dag.