Dileseydik her memlekete bir uyarıcı gönderirdik.

وَلَوْ شِئْنَا لَبَعَثْنَا فِي كُلِّ قَرْيَةٍ نَذِيرًا

ve lev şi'nā le beǎṧnā fī kulli ḳaryetin neƶīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَوْve levve eğer
2شِئْنَاşi'nāش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişbiz dileseydik
3لَبَعَثْنَاle beǎṧnāب ع ثGöndermek, yollamak, diriltmek, uyandırmak, yeniden canlandırmak, harekete geçirmek, tahrik etmek, yola çıkarmak, yola koymak, dirilmek, uyanmak, ayaklanmak, gönderilmekgönderirdik
4فِي
5كُلِّkulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
6قَرْيَةٍḳaryetinق ر يBir misafiri ağırlamak, bir misafirin ağırlandığı şey. Toplamak, içine/içeri koşmak. Keşfetmek; araştırmak; çok ve özenli bir aramayla şehri/kasabayı incelemek.kente
7نَذِيرًاneƶīranن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.bir uyarıcı

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve dileseydik her şehre, bir korkutucu gönderirdik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve dileseydik her şehre, bir korkutucu gönderirdik.

Adem Uğur

(Resûlüm!) Şayet dileseydik, elbet her ülkeye bir uyarıcı (peygamber) gönderirdik.

Ahmed Hulusi

Eğer dileseydik her şehirde bir uyarıcı ba's ederdik.

Ahmet Tekin

Şâyet sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olsaydı her ülkede-her beldede sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere bir uyarıcı, bir peygamber görevlendirirdik.

Ahmet Varol

Eğer dileseydik her kasabaya bir uyarıcı gönderirdik.

Ali Bulaç

Eğer dilemiş olsaydık, her kasabaya bir uyarıcı gönderirdik.

Ali Fikri Yavuz

Eğer dileseydik, her memleket halkına bir peygamber gönderirdik (ve böylece senin yükünü hafifletirdik).

Ali Rıza Safa

Eğer dileseydik, her kente bir uyarıcı gönderirdik.

Bayraktar Bayraklı

Biz, her ülkeye bir uyarıcı göndermeyi diledik.

Bekir Sadak

Dileseydik, her kasabaya bir uyarici gonderirdik.

Celal Yıldırım

İsteseydik her kasabaya (ve köye) bir uyarıcı (peygamber) gönderirdik. (Öyle yapmadık, yalnız seni seçip bütün insanlara göndermeyi uygun bulduk).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Eğer isteseydik her yerleşik topluluğa bir uyarıcı gönderirdik.

Diyanet İşleri

Dileseydik her memlekete bir uyarıcı gönderirdik.

Diyanet İşleri (eski)

Dileseydik, her kente bir uyarıcı gönderirdik.

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) Şayet dileseydik, elbet her ülkeye bir uyarıcı (peygamber) gönderirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Habibim!) Şayet dileseydik elbette her köye bir uyarıcı (peygamber) gönderirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dileseydik elbette her köye bir uyarıcı gönderirdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dilese idik elbet her köyde bir nezir gönderir idik

Erhan Aktaş

Eğer dileseydik, elbette her beldeden bir uyarıcı çıkarırdık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer dileseydik, elbette her beldeden bir uyarıcı çıkarırdık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer dileseydik, elbette her beldeden bir uyarıcı çıkarırdık.

Fizilal-il Kuran

Eğer dileseydik her şehre ayrı bir uyarıcı gönderirdik.

Gültekin Onan

Eğer dilemış olsaydık her kasabaya bir uyarıcı gönderirdik.

Hamdi Döndüren

Eğer biz dileseydik, her kente bir uyarıcı gönderirdik.

Hasan Basri Çantay

Eğer dileseydik muhakkak ki her kasabaya (fenalıkların aakıbetinden) korkutucu birer (peygamber) gönderirdik.

Hasib Asutay

Eğer biz dileseydik, elbette her ülkeye bir uyarıcı (peygamber) gönderirdik.

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki dileseydik, elbette her şehre (âkıbetlerinden haber veren) bir korkutucu(peygamber) gönderirdik.

İbni Kesir

Dileseydik; her kasabaya bir uyarıcı gönderirdik.

Mehmet Okuyan

Dileseydik elbette her şehre bir uyarıcı gönderirdik.

Muhammed Esed

Eğer dileseydik, (önceki çağlarda olduğu gibi) her topluma (ayrı) bir uyarıcı gönderirdik;

Mustafa İslamoğlu

Hem eğer dilemiş olsaydık, (geçmişte olduğu gibi) elbette her topluma (ayrı) bir uyarıcı gönderirdik.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve eğer dilemiş olsa idik elbette her karyeye de bir korkutucu gönderirdik.

Ömer Öngüt

Eğer biz dileseydik, her memlekete bir uyarıcı gönderirdik.

Suat Yıldırım

Eğer isteseydik her şehre bir uyarıcı peygamber gönderirdik.

Süleyman Ateş

Eğer biz dileseydik, her kente bir uyarıcı gönderirdik.

Süleymaniye Vakfı

Gerek görseydik her yerleşim yerinden bir uyarıcı çıkarırdık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Tercihi farklı yapsaydık (her topluluk yerine) her beldeden bir uyarıcı çıkarırdık.

Şaban Piriş

İsteseydik her kasabaya uyarıcı gönderirdik.

Tefhim-ul Kuran

Eğer dilemiş olsaydık, her kasabaya da bir uyarıcı, korkutucu gönderirdik.

Ümit Şimşek

Dileseydik, Biz her beldeye bir uyarıcı gönderirdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer dileseydik, her kente bir uyarıcı gönderirdik.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər istəsəydik, hər kəndə qorxudan bir peyğəmbər göndərərdik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər istəsəydik, hər məmləkətə (insanları əzabımızla) qorxudan bir peyğəmbər göndərərdik. (Lakin səni, Ya Rəsulum, ən böyük şərəfə nail edib bütün bəşəriyyətə peyğəmbər göndərdik).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn Wir gewollt hätten, hätten Wir in jede Stadt einen Warner entsandt.

Almanca — Der Edle Quran

Wenn Wir wollten, würden Wir wahrlich in jeder Stadt einen Warner erstehen lassen.

Almanca — M. A. Rassoul

Hätten Wir es gewollt, hätten Wir gewiß in jeder Stadt einen Warner erwecken können.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und hätten WIR es gewollt, hätten WIR doch zu jeder Ortschaft einen Warner entsandt!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And had We willed We would have sent to the people of every town a spectacle and a warning.

Abdul Haleem

If it had been Our will, We would have sent a warner to every town,

Abdullah Yusuf Ali

Had it been Our Will, We could have sent a warner to every centre of population.

Abul A'la Maududi

Had We so willed, We would have raised up in every town a warner.

Aisha Bewley

If We had wished We could have sent a warner to every town.

Al-Hilali & Khan

And had We willed, We would have raised a warner in every town.

Ali Quli Qarai

Had We wished, We would have sent a warner to every town.

Amatul Rahman Omar

If We had so willed We would surely have raised (in place of universal Prophethood) a Warner in every town.

Arthur John Arberry

If We had willed, We would have raised up in every city a warner.

Bijan Moeinian

If I wanted (like Abraham and Lut who were sent to two nearby communities, ) I could have sent to every community a Messenger. (However, one sun is enough for the whole land.)

E. Henry Palmer

But, had we pleased, we would have sent in every city a warner.

Edip-Layth

If We wish, We could send to every town a warner.

George Sale

If We had pleased, We had sent a preacher unto every city:

Hamid S. Aziz

And verily, We have repeated it (the lesson) in various ways among them that they may remember; but most of mankind begrudge aught save ingratitude.

Mahmoud Ghali

And if We had so decided We would indeed have sent forth in every town a constant warner. .

Marmaduke Pickthall

If We willed, We could raise up a warner in every village.

Mohamed Ahmed - Samira

Had We pleased We could have raised a warner in every town.

Muhammad Asad

Now had We so willed. We could have [con­tinued as before and] raised up a [separate] warner in every single community:

Mustafa Khattab

Had We willed, We could have easily sent a warner to every society.

Progressive Muslims

And if We wish, We could send to every town a warner.

Sahih International

And if We had willed, We could have sent into every city a warner.

Sam Gerrans

And had We willed, We would have raised up in every city a warner;

Shabbir Ahmed

Now had We so Willed, We could have continued to raise up a Warner in every single community. (But, time has now come for the Eternal, Universal Message, the Qur'an (25:1)).

Syed Vickar Ahamed

And if it was Our Will, We could have sent a warner to every town.

Taqi Usmani

Had We so willed, We would have sent a (separate) warner for every town, (but, according to Our wisdom, We have sent Muhammad as a prophet for all these towns)

The Monotheist Group

Andif We wish, We could send to every town a warner.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Or, si Nous avions voulu, Nous aurions certes envoyé dans chaque cité un avertisseur.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger me bixwesta helbet me dê ji her bajarekî re (pêxemberekî) hişyarker bişanda, (lê belê ji bo hişyarkeriyê me tu bijart).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En als Wij gewild hadden, dan hadden Wij in iedere stad een waarschuwer laten opstaan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien het ons zou hebben behaagd, hadden wij een spreker naar iedere stad gezonden.

Hollandaca — Siregar

En als Wij het gewild hadden, dan hadden Wij zeker naar iedere stad een waarschuwer gestuurd.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

А если бы Мы желали, то в каждое селение отправили бы увещевателя [проповедника], (который призывал бы их уверовать в Аллаха и предостерегал бы от наказания, который Аллах уготовил для неверующих и грешников). (Однако, Мы послали тебя, о, Мухаммад, посланником для всех людей на земле и Мы повелели тебе, чтобы ты доводил до них этот Коран.)

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om Vi hade velat skulle Vi ha sänt en varnare till varje stad.