Aralarında hüküm vermesi için Allah'a (Kur'an'a) ve peygambere çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki içlerinden bir grup yüz çevirmektedir.

وَاِذَا دُعُوا اِلَى اللّٰهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ اِذَا فَرِيقٌ مِنْهُمْ مُعْرِضُونَ

ve iƶā duǔ ilā (a)llahi ve rasūlihi li yeHkume beynehum iƶā ferīḳun minhum muǎ'riDūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَاve iƶāzaman
2دُعُواduǔد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekçağırıldıkları
3اِلَىilā
4اللّٰهِ(a)llahiAllah'a
5وَرَسُولِهِve rasūlihiر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve Rasulüne
6لِيَحْكُمَli yeHkumeح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hükmetmesi için
7بَيْنَهُمْbeynehumب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaralarında
8اِذَاiƶāhemen
9فَرِيقٌferīḳunف ر قAyırmak/ayırt etmek/bölmek/ikiye ayırmak/karar vermek. Farqun - ayırt etme veya ayırma eylemi. Fariq - ayıran, ayrım yapan. Firqun - ayrı parça, yığın. Firqatun - insan topluluğu. Fariqun - parça/bölüm, bazı taraf veya insan topluluğu. Furqan - doğru veya yanlışın ölçütü, taslak, kanıt veya gösterim, Kuran'ın bir adı, yardım, zafer, tartışma, delil, şafak, ayrım.bir grup
10مِنْهُمْminhumonlardan
11مُعْرِضُونَmuǎ'riDūneع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.yüz çevirirler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Peygamberine çağrıldıkları zaman içlerinden bir kısmı, derhâl yüzlerini döndürür.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlar, aralarında hükmetmesi için Allahʼa ve Peygamberine çağrıldıkları zaman içlerinden bir kısmı, derhâl yüzlerini döndürür.

Adem Uğur

Onlar, aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Peygamber'e çağırıldıklarında, bakarsın ki içlerinden bir kısmı yüz çevirip dönerler.

Ahmed Hulusi

Aralarında hükmetsin diye Allah'a ve O'nun Rasulü'ne çağırıldıklarında, bir de bakarsın ki onlardan bir bölümü yüz çeviriyor.

Ahmet Tekin

Aralarında hüküm vermesi, hakem olması, idarî düzen uygulamaları için Allah’a ve Rasûlüne, emir ve hükümlerine itaate, Kur’ân ve sünnetin uygulayıcılarının huzuruna davet edildikleri zaman, bakarsın ki, içlerinden bir grup yüz çevirip, azılı düşmanlarla işbirliği içine giriyorlar, Kur’ân öğretimine, Kur’ân ilkelerinin toplumda yaşanmasına engelleyici tedbirler alıyorlar.

Ahmet Varol

Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Peygamber'e çağrıldıklarında içlerinden bir grup hemen yüz çevirir.

Ali Bulaç

Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resulüne çağrıldıkları zaman, onlardan bir grup yüz çevirir.

Ali Fikri Yavuz

Aralarında hüküm vermek için, o münafıklar, Allah’ın kitabına ve peygamberine çağrıldıkları vakit bir de bakarsın, onlardan bir fırka yüz çeviriyor.

Ali Rıza Safa

Aralarında yargı vermesi için, Allah'a ve O'nun elçisine çağırıldıklarında, aralarından bir küme yüz çevirir.

Bayraktar Bayraklı

- Onlar "Allah'a ve peygambere inandık, itaat ettik" derler; ondan sonra bir kısmı yüz çevirir. İşte bunlar inanmamışlardır. Aralarında hüküm vermek üzere Allah'a ve Peygamberine çağrıldıkları zaman, birkısmı hemen yüz çevirir.

Bekir Sadak

Aralarinda hukum vermek uzere Allah'a ve peygamberine cagirildiklari zaman, bir takimi hemen yuz cevirirler. Iste bunlar inanmis degillerdir.

Celal Yıldırım

Aralarında hükmetmek için onlar Allah'a ve Peygamberine davet edildikleri zaman bir de bakarsın ki onlardan bir grup sırt çevirip (bu davete) aldırış etmezler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Aralarındaki anlaşmazlıklar hakkında karar versin diye Allah’a ve resulüne çağırıldıklarında bir de bakıyorsun içlerinden bir grup buna karşı çıkmış!

Diyanet İşleri

Aralarında hüküm vermesi için Allah'a (Kur'an'a) ve peygambere çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki içlerinden bir grup yüz çevirmektedir.

Diyanet İşleri (eski)

Aralarında hüküm vermek üzere Allah'a ve Peygamberine çağırıldıkları zaman, bir takımı hemen yüz çevirirler. İşte bunlar inanmış değillerdir.

Diyanet Vakfi

Onlar, aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Peygamber'e çağırıldıklarında, bakarsın ki içlerinden bir kısmı yüz çevirip dönerler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resulüne çağrıldıkları zaman, bakarsın ki, içlerinden bir kısmı yüz çevirip dönerler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resulüne çağrıldıklarında bir de bakarsın bunlardan bir kısmı çekiniyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Aralarında hukmetmesi için Resulü ile Allaha da'vet olundukları vakıt da bakarsın bunlardan bir kısmı çekinirler

Erhan Aktaş

Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resul'üne çağrıldıkları zaman, onların bir kısmı bundan kaçınır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resulüne çağrıldıkları zaman, onların bir kısmı bundan kaçınır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Rasul'üne çağrıldıkları zaman, onların bir kısmı bundan kaçınır.

Fizilal-il Kuran

Aralarındaki davalarda Allah'ın ve Peygamberin vereceği hükme uymaya çağırıldıklarında bir bölümünün bu çağrıya yüz çevirdiğini görürsün.

Gültekin Onan

Aralarında hükmetmesi için Tanrı'ya ve Resulüne çağrıldıkları zaman, onlardan bir grup yüz çevirir.

Hamdi Döndüren

Onlar, aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve elçisine çağrıldıklarında, hemen onlardan bir grup yüz çevirirler!

Hasan Basri Çantay

Onlar, aralarında hükmetmesi için, Allahın resulüne da'vet edildikleri vakit (bakarsın ki) bir fırkası hemen yüz çevirib dönücüdürler.

Hasib Asutay

(Onlar), aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve peygamberine çağırıldıkları zaman hemen onlardan bir grup yüz çevirir.

Hayrat Neşriyat

Aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve Resûlüne çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki, onlardan bir tâife yüz çeviricidirler.

İbni Kesir

Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Rasulüne çağrıldıkları zaman; bir takımı hemen yüz çevirir.

Mehmet Okuyan

Onlar, aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve Elçi'ye çağrıldıklarında (bir de bakarsın ki) içlerinden bir kısmı yüz çevirenler (olmuşlar)dır.

Muhammed Esed

Ve (böyleleri) aralarında (ilahi kitap hüküm versin diye Allah'a ve O'nun Rasul'üne çağırıldıklarında, onlardan bir kısmı hemen yüz çevirir;

Mustafa İslamoğlu

Zira onlar aralarında hüküm versin diye Allah'a ve O'nun Rasulü'ne çağrıldıklarında, hiç değilse bir kısmı hemen yüz çeviriverirler;

Ömer Nasuhi Bilmen

Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resûlüne dâvet olundukları vakit de onlardan bir fırka kaçıverirler.

Ömer Öngüt

Onlar aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Peygamber'e çağırıldıkları zaman, bakarsın ki içlerinden bir kısmı hemen yüz çevirirler.

Suat Yıldırım

Aralarında hükmetmesi için Allah’ın ve Resulünün hükmüne dâvet edildiklerinde, bir de bakarsın onlardan bir kısmı yüz çeviriyor!

Süleyman Ateş

Elçinin, aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Elçisine çağırıldıkları zaman hemen onlardan bir grup yüz çevirirler.

Süleymaniye Vakfı

Aralarında hüküm versin diye Allah'a ve elçisine çağrıldıklarında bakarsın ki onların birtakımı bundan yüz çevirir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Aralarında hükmünü versin diye Allah'a ve Elçisine çağrılınca onlardan bir takımı yan çizer.

Şaban Piriş

Aralarında hüküm vermesi için, Allah'a ve Peygamberine çağrıldıkları zaman, onlardan bir grup hemen kaçar.

Tefhim-ul Kuran

Aralarında hükmetmesi için onlar Allah'a ve Resulüne çağrıldıkları zaman, onlardan bir grup yüzçevirir.

Ümit Şimşek

Aralarında hüküm vermek için Allah'a ve Resulüne çağırıldıkları zaman, onlardan bir kısmı bundan kaçınır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'a ve aralarında hüküm versin diye elçiye çağrıldıklarında, içlerinden bir fırka hemen yüz çevirenler oluveriyor.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Aralarında hökm vermək üçün Allahın və Onun Elçisinin yanına çağırıldıqları zaman onlardan bir dəstə üz çevirir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Münafiqlər) aralarında hökm etmək üçün Allahın (Allahın kitabının) və Peyğəmbərinin yanına çağırıldıqda onlardan bir dəstə (onun yanına gəlməkdən, haqqa boyun qoymaqdan) dərhal üz çevirər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn sie zum Gesandten gerufen werden, damit er gemäß Gottes Offenbarung zwischen ihnen urteilt, wenden sich einige unter ihnen von ihm ab.

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn sie zu Allah und Seinem Gesandten gerufen werden, damit er zwischen ihnen richte, wendet sich sogleich eine Gruppe von ihnen ab.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn sie zu Allah und Seinem Gesandten gerufen werden, damit er zwischen ihnen richte, siehe, dann wendet sich eine Gruppe von ihnen ab.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn sie zu ALLAH und zu Seinem Gesandten gerufen werden, damit er zwischen ihnen richtet, ist eine Gruppe von ihnen sich abwendend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

When asked to submit their reason to revelation and accept Allah and His Messenger as the arbiters who would judge between them, some of them object and express disapproval when they know they are losers.

Abdul Haleem

and when they are summoned to God and His Messenger in order for him to judge between them, some of them turn away.

Abdullah Yusuf Ali

When they are summoned to Allah and His messenger, in order that He may judge between them, behold some of them decline (to come).

Abul A'la Maududi

When they are called to Allah and His Messenger that he (that is, the Messenger) may judge (the disputes) among them, a faction of them turns away.

Aisha Bewley

When they are summoned to Allah and His Messenger, so that he can judge between them, a group of them immediately turn away.

Al-Hilali & Khan

And when they are called to Allâh (i.e. His Words, the Qur’ân) and His Messenger (صلى الله عليه وسلم), to judge between them, lo! a party of them refuses (to come) and turns away.

Ali Quli Qarai

When they are summoned to Allah and His Apostle that He may judge between them, behold, a part of them turn aside.

Amatul Rahman Omar

When they are summoned before Allâh and His Messenger, that he may judge between them, lo! a party of them turn away.

Arthur John Arberry

When they are called to God and His Messenger that he may judge between them, lo, a party of them are swerving aside;

Bijan Moeinian

When they are called tot he court of God so that His Messengers judge their cases, some of them turn away.

E. Henry Palmer

And when they are called to God and His Apostle to judge between them, lo! a sect of them do turn aside.

Edip-Layth

If they are invited to God and His messenger to judge between them, a party of them turn away.

George Sale

And when they are summoned before God and his apostle, that He may judge between them; behold, a part of them retire:

Hamid S. Aziz

They say, "We believe in Allah and in the Messenger, and we obey. " But after that some of them turn their backs; they are not really believers.

Mahmoud Ghali

And when they are called to Allah and His Messenger that he (The Messenger) may judge between them, only then are a group of them veering away (from it).

Marmaduke Pickthall

And when they appeal unto Allah and His messenger to judge between them, lo! a faction of them are averse;

Mohamed Ahmed - Samira

When they are called to God and His Prophet, that he may judge between them, a section of them turns away.

Muhammad Asad

And [so it is that] whenever they are summoned unto God and His Apostle in order that [the divine writ] might judge between them, lo! some of them turn away;

Mustafa Khattab

And as soon as they are called to Allah and His Messenger so he may judge between them, a group of them[1] turns away.

Progressive Muslims

And if they are invited to God and His messenger to judge between them, a party of them turn away.

Sahih International

And when they are called to [the words of] Allah and His Messenger to judge between them, at once a party of them turns aside [in refusal].

Sam Gerrans

And when they are invited to God and His messenger, that he judge between them, then a faction among them turns away.

Shabbir Ahmed

And so it is that whenever they are called to Allah and His Messenger to judge between them, some of them turn away.

Syed Vickar Ahamed

And when they are called to Allah and His Messenger (Muhammad), in order that he may judge between them, look! Some of them do not agree (to come).

Taqi Usmani

When they are summoned to Allah and His messenger that he (the messenger) may judge between them, in no time a group of them turns averse.

The Monotheist Group

And if they are invited to God and His messenger to judge between them, a party of them turn away.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand on les appelle vers Allah et Son messager pour que celui-ci juge parmi eux, voilà que quelques-uns dʹentre eux sʹéloignent.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ew) Dema bang li wan were kirin da ku bêne cem Xwedê û Pêxemberê wî ji bo ku di navbera wan de hukim bike, tu dinêrî ku desteyek ji wan berê xwe jê vedigerînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wanneer zij tot God en Zijn gezant worden opgeroepen opdat hij tussen hen zal oordelen, dan wendt een groep van hen zich af.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En als zij voor God en zijn gezant worden opgeroepen opdat hij tusschen hen zou mogen richten, dan verwijdert zich een deel hunner.

Hollandaca — Siregar

En wanneer zij tot Allah en Zijn Boodschapper opgeroepen worden, opdat hij onder hen oordeelt, dan is er een groep onder hen die zich afwendt.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Когда же их зовут к Аллаху и Его Посланнику, чтобы он рассудил их, то одна часть из них не признает [решения].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och om de kallas inför Gud och Hans Sändebud för att han skall döma i det som rör dem, håller sig några av dem borta.