Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler.

وَالَّذِينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَ

ve(e)lleƶīne hum li emānātihim ve ǎhdihim rāǔne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve öyle kişilerdir onlar ki emânetlerine ve ahitlerine riâyet ederler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve öyle kişilerdir onlar ki emânetlerine ve ahitlerine riâyet ederler.

Adem Uğur

Yine onlar (o müminler) ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler;

Ahmed Hulusi

Ayrıca onlar (o iman edenler) ki kendilerine emanet edilmiş olana ihanet etmeyip, verdikleri sözlere uyarlar.

Ahmet Tekin

Mü’minler, kamu görevlerini, sorumluluklarını yerine getirenler, toplumda güven ortamı sağlayanlar, emanete, ahitlerine, taahhütlerine, sözlerine riayet edenlerdir.

Ahmet Varol

(Yine) onlar emanetlerini ve ahitlerini gözetirler.

Ali Bulaç

(Yine) Onlar, emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir.

Ali Fikri Yavuz

Onlar ki, emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler.

Ali Rıza Safa

Hem sorumluluklarına hem de verdikleri sözlere ilişkin güvenilir olanlar.

Bayraktar Bayraklı

Müminler emanetleri korur ve verdikleri sözleri yerine getirirler.

Bekir Sadak

Onlar emanetlerini ve sozlerini yerine getirirler.

Celal Yıldırım

Onlar ki emânetlerini ve verdikleri sözü gözetir (yerine getirirler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yine o müminler emanetlerine ve ahidlerine sadakat gösterirler;

Diyanet İşleri

Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler.

Diyanet İşleri (eski)

Onlar emanetlerini ve sözlerini yerine getirirler.

Diyanet Vakfi

Yine onlar (o müminler) ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler;

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yine onlar ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve onlar ki, emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlar ki emanetlerine ve ahidlerine riayetkardırlar

Erhan Aktaş

Onlar, kendilerine verilen emanetler için sözlerine bağlı kalan kimselerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, kendilerine verilen emanetler için sözlerine bağlı kalan kimselerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, kendilerine verilen emanetler için sözlerine bağlı kalan kimselerdir.

Fizilal-il Kuran

Onlar ki, uhdelerine verilen emanetleri korurlar ve sözlerini tutarlar.

Gültekin Onan

(Yine) Onlar, emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir.

Hamdi Döndüren

Yine onlar emânetlerine ve ahidlerine özen gösterirler,

Hasan Basri Çantay

(Öyle mü'minler) ki onlar emanetlerine ve ahidlerine riaayetkardırlar.

Hasib Asutay

(Yine) onlar ki, emanetlerine ve verdikleri söze bağlılık gösterirler.

Hayrat Neşriyat

Yine o kimseler ki, onlar emânetlerine ve sözlerine riâyet edenlerdir.

İbni Kesir

Ki onlar; emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler.

Mehmet Okuyan

Onlar, emanetlerine ve sözlerine uyanlardır.

Muhammed Esed

ve onlar ki, emanetlerine ve ahidlerine sadakat gösterirler,

Mustafa İslamoğlu

yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler;

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o mü'minler ki, onlar, emanetlerine ve ahdlerine riayet edenlerdir.

Ömer Öngüt

O müminler ki, emanetlerini ve sözlerini yerine getirirler.

Suat Yıldırım

O müminler üzerlerindeki emanetleri gözetirler, verdikleri sözleri tam tamına tutarlar.

Süleyman Ateş

Ve o(mü'min)ler emanetlerine ve ahidlerine özen gösterirler.

Süleymaniye Vakfı

Ayrıca müminler, aldıkları emanetlere riayet eden ve verdikleri sözü yerine getirenlerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar emanetler ve üstlendikleri görevler konusunda titiz davranan kimselerdir.

Şaban Piriş

Müminler, emanetlerine ve sözleşmelerine uyanlardır.

Tefhim-ul Kuran

(Yine) Onlar, emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir.

Ümit Şimşek

O mü'minler, emanet ve ahidlerine riayet ederler.

Yaşar Nuri Öztürk

O müminler, emanetlerine, ahitlerine saygı duyup sahip çıkanlardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O mömin kəslər ki, əmanətlərini və vədlərini qoruyurlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O möʼminlər ki, əmanətlərini və əhdlərini qoruyub saxlayarlar (onlara tapşırılmış əmanətə xəyanət etməz, verdikləri sözü yerinə yetirərlər);

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Und diejenigen, die das ihnen Anvertraute und das mit ihnen Vereinbarte einhalten,

Almanca — Der Edle Quran

und denjenigen, die auf die ihnen anvertrauten Güter und ihre Verpflichtung achtgeben,

Almanca — M. A. Rassoul

Und diejenigen, die das ihnen anvertraute Gut und ihre Verpflichtung hüten

Almanca — Muhammad Zaidan

Und diejenigen, welche das ihnen Anvertraute und ihre Abmachungen wahren.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Who are trustworthy, an attribute including:

Abdul Haleem

who are faithful to their trusts and pledges

Abdullah Yusuf Ali

Those who faithfully observe their trusts and their covenants;

Abul A'la Maududi

who are true to their trusts and their covenants,

Aisha Bewley

those who honour their trusts and their contracts;

Al-Hilali & Khan

Those who are faithfully true to their Amanât (all the duties which Allâh has ordained, honesty, moral responsibility and trusts) and to their covenants;

Ali Quli Qarai

and those who keep their trusts and covenants,

Amatul Rahman Omar

And who look after their trusts and their covenants,

Arthur John Arberry

and who preserve their trusts and their covenant

Bijan Moeinian

The believers are trust worthy and deliver their promises.

E. Henry Palmer

and who observe their trusts and covenants,

Edip-Layth

Those who are true to what they have been entrusted and their pledges.

George Sale

And who acquit themselves faithfully of their trust, and justly perform their covenant;

Hamid S. Aziz

But whoever craves aught beyond that, they are the transgressors

Mahmoud Ghali

And they are the ones who pay heed to their deposits and their covenant.

Marmaduke Pickthall

And who are shepherds of their pledge and their covenant,

Mohamed Ahmed - Samira

And those who fulfil their trusts and keep their promises;

Muhammad Asad

and who are faithful to their trusts and to their pledges,

Mustafa Khattab

˹the believers are also˺ those who are true to their trusts and covenants;

Progressive Muslims

And those who are true to what they have been entrusted and their pledges.

Sahih International

And they who are to their trusts and their promises attentive

Sam Gerrans

And those who attend to their trusts and their covenant,

Shabbir Ahmed

True believers are faithful to their trusts and to their pledges. (4:58).

Syed Vickar Ahamed

Those who truly keep their trusts and their promises;

Taqi Usmani

- and (success is attained) by those who honestly look after their trusts and covenant,

The Monotheist Group

And those who look after what they have been entrusted to and to their pledges.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et qui veillent à la sauvegarde des dépôts confiés à eux et honorent leurs engagements,

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Die ook goed toezicht houden op hun onderpanden en hun verbintenis

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij die rechtschapen het hun toevertrouwde bewaren en hun verbond rechtvaardig uitvoeren.

Hollandaca — Siregar

En degenen die goed zorgen voor wat hen is toevertrouwd en voor hun beloften.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

которые берегут доверенное им и (исполняют) свои договоры,

Rusça — Osmanov

[Блаженны те], которые блюдут врученное им на хранение и договоры,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och som troget fullgör sina förtroendeuppdrag och uppfyller sina löften