Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah'ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler.

وَجَعَلْنَا السَّمَاءَ سَقْفًا مَحْفُوظًا وَهُمْ عَنْ اٰيَاتِهَا مُعْرِضُونَ

ve ceǎlnā s-semāe seḳfen meHfūZen ve hum ǎn āyātihā muǎ'riDūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَجَعَلْنَاve ceǎlnāج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve yaptık
2السَّمَاءَs-semāeس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)göğü
3سَقْفًاseḳfenس ق فTavan, çatı, dam, kubbe, gök, gökyüzü, üst sınır, en yüksek düzeybir tavan
4مَحْفُوظًاmeHfūZenح ف ظBir şeyi korumak/muhafaza etmek/savunmak, bir şeye bakmak, bir şeyin yok olmasını önlemek, bir şey hakkında dikkatli/özenli/düşünceli/ilgili olmak, bir şeyi saklamak, depolamak, tutmak, bir şeyi ezberlemek (hafızaya almak), hatırlamak, savunmak, bir şeyin kaybolmasını engellemek, dikkatli veya uyanık olmak, bir şeye azimle/sürekli/sebatla kendini adamak, tetikte veya ihtiyatlı olmak, bir kişiyi kızdırmak veya kızmak.korunmuş
5وَهُمْve humonlar hala
6عَنْǎn-nden
7اٰيَاتِهَاāyātihāا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetleri-
8مُعْرِضُونَmuǎ'riDūneع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.yüz çevirmektedirler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Gökyüzünü, korunmakta olan bir tavan yaptık, onlarsa hâlâ delillerinden yüz çevirmedeler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Gökyüzünü, korunmakta olan bir tavan yaptık, onlarsa hâlâ delillerinden yüz çevirmedeler.

Adem Uğur

Biz, gökyüzünü korunmuş bir tavan gibi yaptık. Onlar ise, gökyüzünün âyetlerinden yüz çevirirler.

Ahmed Hulusi

Semayı da korunmuş bir tavan kıldık. . . Onlar onun işaretlerine aldırmıyorlar.

Ahmet Tekin

Göğü de dengesi, çekimi ve düzeni kudretimizle korunan bir tavan haline getirdik. Kâfirler, Allah’ın kudret ve azametine delâlet eden gökteki delilleri görmekten, düşünmekten yüz çeviriyorlar.

Ahmet Varol

Göğü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlarsa ondaki ayetlerden yüz çevirmektedirler.

Ali Bulaç

Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık; onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviriyorlar.

Ali Fikri Yavuz

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Kâfirler ise, gökyüzünün alâmetlerinden (güneş, ay ve yıldızlarından = Allah’ın kudret ve azametine delâlet edişlerinden) yüz çeviriyorlar.

Ali Rıza Safa

Gökyüzünü, korunmuş bir tavan yaptık. Oysa onlar, O'nun kanıtlarından yüz çeviriyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan gibi yaptık. Oysa onlar bundaki delilleri görmezlikten geliyorlar.

Bekir Sadak

Gogu karisikliktan korunmus bir tavan kildik; oysa onlar bundaki delillerden yuz ceiriyorlar.

Celal Yıldırım

Göğü de (bozulup dengesizliğe düşmekten) korunmuş bir tavan (gibi) yaptık. Halbuki onlar, bundaki belge ve delillerden yüzçeviriyorlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise, gökyüzünün işaretlerine sırt çevirmektedirler.

Diyanet İşleri

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah'ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler.

Diyanet İşleri (eski)

Göğü karışıklıktan korunmuş bir tavan kıldık; oysa onlar bundaki delillerden yüz çeviriyorlar.

Diyanet Vakfi

Biz, gökyüzünü korunmuş bir tavan gibi yaptık. Onlar ise, gökyüzünün âyetlerinden yüz çevirirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Kâfirler ise, gökyüzünün alâmetlerinden (Allah'ın kudret ve azametine delalet eden delillerinden) yüz çeviriyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise O'nun ayetlerinden yüz çeviriyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Semayı da mahfuz bir sakıf yaptık, onlar ise onun ayetlerinden yüz çeviriyorlar

Erhan Aktaş

Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar hala ayetlerimden yüz çeviriyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar hala ayetlerimden yüz çeviriyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar hala ayet-lerinden yüz çeviriyorlar.

Fizilal-il Kuran

Göğü dengesizlikten korunmuş bir tavan, bir çatı yaptık. Onlar ise gökteki ayetlere, düşündürücü kanıtlara dönüp bakmıyorlar.

Gültekin Onan

Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık; onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviriyorlar.

Hamdi Döndüren

Biz, göğü de güvenli bir çatı olarak kurduk. Onlar yine de, göklere ilişkin bu âyetlere ilgi göstermiyorlar!

Hasan Basri Çantay

Biz gök yüzünü de korunmuş bir tavan (gibi) yapdık. Onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviricidirler.

Hasib Asutay

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise, O'nun delillerinden yüz çevirmektedir.

Hayrat Neşriyat

Göğü de (düşmekten) muhâfaza edilmiş bir tavan yaptık. Onlar ise, onun delillerinden yüz çeviren kimselerdir.

İbni Kesir

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan kıldık. Fakat onlar, bundaki ayetlerden yüz çeviriyorlar.

Mehmet Okuyan

Biz göğü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise (göğün) delillerinden yüz çevirirler.

Muhammed Esed

ve göğü güvenli bir kubbe, bir çatı olarak yükselttik? Ve yine de onlar (yaratılışın) bu açık işaretlerine inatla sırt çeviriyor,

Mustafa İslamoğlu

Ve göğü güvenlikli bir kubbe olarak tepelerine diktik; ama onlar, bu tür göstergelerle işaret ettiğimiz (hakikatlere) sırt çeviriyorlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve gökyüzünü de bir mahfuz tavan yaptık. Halbuki, onlar onun âyetlerinden yüz çeviricilerdir.

Ömer Öngüt

Biz göğü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise hâlâ gökyüzünün âyetlerinden (delillerinden) yüz çevirmektedirler.

Suat Yıldırım

Göğü de dengesizliğe düşmekten korunmuş bir tavan durumunda yarattık. Onlarsa hâlâ gökteki delillerden yüz çevirmektedirler.

Süleyman Ateş

Göğü, korunmuş bir tavan yaptık; onlarsa hala göğün, (Allah'ın) ayetlerinden yüz çevirmektedirler.

Süleymaniye Vakfı

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Ama onlar göğün ayetlerinden /göstergelerinden yüz çeviriyorlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Ama onlar göğün göstergelerinden (ayetlerinden) yüz çeviriyorlar.

Şaban Piriş

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar, bundaki ayetlerden yüz çeviriyorlar.

Tefhim-ul Kuran

Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık; onlar ise bunun ayetlerinden yüz çevirmektedirler.

Ümit Şimşek

Göğü de korunmuş bir tavan yaptık. Yine de onlar gökyüzünün âyetlerine aldırmıyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Göğü, korunmuş bir tavan yaptık. Ama onlar göğün ayetlerinden hala yüz çeviriyorlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Göyü mühafizə olunan bir tavan etdik. Onlar isə oradakı dəlillərimizdən üz çevirirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Göyü (yerdən ötrü və onun üstünə düşməsin deyə) qorunub saxlanılan bir tavan etdik. Halbuki (kafirlər) ayələrimizdən (vəhdaniyyətimizi, qüdrətimizi sübut edən bu dəlillərdən) üz döndərdilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Den Himmel haben Wir über ihnen wie eine hohe Decke geschaffen. Sie wenden sich dennoch von Seinen Zeichen ab.

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir haben den Himmel zu einem wohlbehüteten Dach gemacht. Dennoch wenden sie sich von seinen Zeichen ab.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir machten den Himmel zu einem wohlgeschützten Dach; dennoch kehren sie sich von seinem Zeichen ab.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und WIR machten den Himmel als eine schützende Decke. Und sie wenden sich noch von Seinen Ayat ab.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And We made the heavens with their spheres and regions which resemble a vast vault or canopy overarching and protecting the earth*, being itself protected, maintained, safeguarded and well preserved. Yet they are oblivious of their marvels –stability, regularity, precision, immensity, and what it confers of protection- and fail to ascribe them to their maker Who is Allah,

Abdul Haleem

and We made the sky a well-secured canopy- yet from its wonders they turn away.

Abdullah Yusuf Ali

And We have made the heavens as a canopy well guarded: yet do they turn away from the Signs which these things (point to)!

Abul A'la Maududi

and We made the sky a secure canopy; and yet they turn away from these Signs.

Aisha Bewley

We made the sky a preserved and protected roof yet still they turn away from Our Signs.

Al-Hilali & Khan

And We have made the heaven a roof, safe and well guarded. Yet they turn away from its signs (i.e. sun, moon, winds, clouds, etc.).

Ali Quli Qarai

We made the sky a preserved roof and yet they are disregardful of its signs.

Amatul Rahman Omar

And We have made the heaven a roof, well protected, still they turn away paying no heed to its (heavenly) signs.

Arthur John Arberry

and We set up the heaven as a roof well-protected; yet still from Our signs they are turning away.

Bijan Moeinian

Do they not see that I have established a ceiling on top of the earth (referred to as ozone layer these days;) to keep the earth safe and well guarded (from life killing rays of sun?) Yet they turn their back to such signs (which testifies for the existence and the greatness of the Creator. )

E. Henry Palmer

and we made the heaven a guarded roof; yet from our signs they turn aside!

Edip-Layth

We made the sky a protective ceiling. Yet they are turning away from Our signs!

George Sale

And We made the heaven a roof well supported. Yet they turn aside from the signs thereof, not considering that they are the workmanship of God.

Hamid S. Aziz

And We placed on the earth firm mountains lest it should move with them, and He made therein open roads for paths, per chance (or possibly) they may be guided.

Mahmoud Ghali

And We have made the heaven as a roof well-preserved, and (yet still) from its signs they are veering away.

Marmaduke Pickthall

And we have made the sky a roof withheld (from them). Yet they turn away from its portents.

Mohamed Ahmed - Samira

And We made the sky a well-protected roof. Still they turn away from His signs!

Muhammad Asad

and [that] We have set up the sky as a canopy well-secured? And yet, they stubbornly turn away from [all] the signs of this [creation],

Mustafa Khattab

And We have made the sky a well-protected canopy, still they turn away from its signs.[1]

Progressive Muslims

And We made the sky a protective ceiling. And yet they are turning away from Our signs!

Sahih International

And We made the sky a protected ceiling, but they, from its signs, are turning away.

Sam Gerrans

And We made the sky a roof protected; but they, from its proofs, are turning away.

Shabbir Ahmed

And We have rendered the sky a canopy well guarded. (The atmosphere in the Height keeps in safe balance the gases and temperature, and protects you from the incoming meteorites). Yet they turn away from the signs that these things point to!

Syed Vickar Ahamed

And We have made heavens as (a proof) safe and well-guarded canopy. Still do they turn away from the Signs which these things (point to)?

Taqi Usmani

We made the sky a protected roof; and they are averse to its signs.

The Monotheist Group

AndWe made the sky a protective ceiling; and yet, from its signs they are turning away!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me asîman jî kiriye banekî saxlem û parastî, vêca ew berê xwe ji nîşanên asîmanan vedigerînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij hebben de hemel tot een beschermd dak gemaakt. Maar zij wenden zich van Zijn tekenen af.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En wij maakten den hemel tot een goed ondersteund dak. Maar zij wenden zich af van de teekens, die zich daarin bevinden, en vergeten dat zij Gods werk zijn.

Hollandaca — Siregar

En Wij maakten de hemel als een beschermende kap, maar zij wendden zich af van zijn Tekenen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И устроили Мы небо крышей охраняемой (для Земли), а они [неверующие] от его [неба] знамений (таких как солнце, луна, звезды, смена ночи и дня,...) отворачиваются [не размышляют видя это].

Rusça — Osmanov

[Неужели они не знают,] что Мы воздвигли небо надежным кровом [над ними]? И они не признают все эти знамения!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och byggt himlens (valv) som ett väl skyddat tak? Men de vänder ryggen åt (naturens alla) tecken!