Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün (kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir."

وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِهِ يَاقَوْمِ اِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ اَنْفُسَكُمْ بِاتِّخَاذِكُمُ الْعِجْلَ فَتُوبُوا اِلٰى بَارِئِكُمْ فَاقْتُلُوا اَنْفُسَكُمْ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ عِنْدَ بَارِئِكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ

ve iƶ ḳāle mūsā li ḳavmihi yā ḳavmi innekum Zelemtum enfusekum bi ttiḣāƶikumu l-ǐcle fe tūbū ilā bāriikum fe ḳtulū enfusekum ƶālikum ḣayrun lekum ǐnde bāriikum fe tābe ǎleykum innehu huve t-tevvābu r-raHīmu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذْve iƶve hani
2قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledemişti ki
3مُوسٰىmūsāموسىMusa
4لِقَوْمِهِli ḳavmihiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmine
5يَاقَوْمِyā ḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhEY/HEY/AH kavmim
6اِنَّكُمْinnekumşüphesiz sizler
7ظَلَمْتُمْZelemtumظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzulmettiniz
8اَنْفُسَكُمْenfusekumن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankendinize
9بِاتِّخَاذِكُمُbi ttiḣāƶikumuا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek(tanrı) edinmekle
10الْعِجْلَl-ǐcleع ج لAcele etmek, hızlanmak, ivmelenmek, aceleci olmak, telaşla hareket etmek, üzerinden çabucak geçmek, hızlıca yapmak. ajalun - acele, telaş. ajil - aceleyle uzaklaşan, geçici. ista'jala - acele etmeyi istemek veya arzu etmek, birini bir şeyi yapmakta acele etmeye teşvik etmek. ijlun - buzağı.buzağıyı
11فَتُوبُواfe tūbūت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.gelin tevbe edin de
12اِلٰىilā
13بَارِئِكُمْbāriikumب ر اBir şeyden kurtulmak, uzaklaşmak, sorumluluğundan çıkmak, suçsuz olmak, kendini bir şeyden uzak tutmak, temiz olmayan şeylerden uzak durmak, özgürlük/bağışıklık/güvenlik/emniyet durumuyaratıcınıza
14فَاقْتُلُواfe ḳtulūق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmakve öldürün
15اَنْفُسَكُمْenfusekumن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunannefislerinizi
16ذٰلِكُمْƶālikumbu
17خَيْرٌḣayrunخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.daha iyidir
18لَكُمْlekumsizin için
19عِنْدَǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.katında
20بَارِئِكُمْbāriikumب ر اBir şeyden kurtulmak, uzaklaşmak, sorumluluğundan çıkmak, suçsuz olmak, kendini bir şeyden uzak tutmak, temiz olmayan şeylerden uzak durmak, özgürlük/bağışıklık/güvenlik/emniyet durumuyaratıcınız
21فَتَابَfe tābeت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.tevbenizi kabul buyurmuş olur
22عَلَيْكُمْǎleykumsizin
23اِنَّهُinnehuşüphesiz
24هُوَhuveO
25التَّوَّابُt-tevvābuت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.tevbeyi çok kabul edendir
26الرَّحِيمُr-raHīmuر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.merhametlidir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hani Mûsâ, kavmine, siz buzağıya kapılmakla gerçekten kendinize zulmettiniz; tertemiz yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün. Bu, yaratıcınız katında sizin için çok hayırlıdır demişti de Allah, bu yüzden tövbenizi kabul etmişti. Şüphe yok ki o, tövbeleri kabul eden rahîmdir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hani Mûsâ, kavmine, siz buzağıya kapılmakla gerçekten kendinize zulmettiniz; tertemiz yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün. Bu, yaratıcınız katında sizin için çok hayırlıdır demişti de Allah, bu yüzden tövbenizi kabul etmişti. Şüphe yok ki o, tövbeleri kabul eden rahîmdir.

Adem Uğur

Musa kavmine demişti ki: Ey kavmim! Şüphesiz siz, buzağıyı (tanrı) edinmekle kendinize kötülük ettiniz. Onun için Yaradanınıza tevbe edin de nefislerinizi (kötü duygularınızı) öldürün. Öyle yapmanız Yaratıcınızın katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah tevbenizi kabul etmiş olur. Çünkü acıyıp tevbeleri kabul eden ancak O'dur.

Ahmed Hulusi

Musa kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim, buzağıyı kendinize (tanrı) edinerek nefslerinizdekine (hakikatinize) zulmettiniz! Bu yüzdendir ki Bari'ye (varlığı kendi Esma'sından olarak özel bir yapıda yaratana) tövbe edin (varlığınızdaki kendisini inkar edip, dışınızda tanrı edindiğiniz için) ve benliklerinizi öldürün! Bunu yapmanız Bari indinde hayırlıdır, tövbenizi kabul eder. Muhakkak ki O, tövbe edeni affeden ve sonucunda rahmetini bağışlayandır. "

Ahmet Tekin

Mûsâ kavmine: 'Ey kavmim, siz buzağıyı put edinmekle kendinize, birbirinize yazık ettiniz, zulmettiniz. Bari gelin, günah işlemekten vazgeçerek tevbe ile, sizi ayırıcı özelliklerle düzenli, sağlıklı, ahenkli, dengeli yaratıcınıza itaate yönelin. Değilse iç karışıklığa düşerek, birbirinizden bulun, birbirinizin kanını dökün. Tevbe etmeniz, sizi ayırıcı özelliklerle düzenli, sağlıklı, ahenkli, dengeli yaratıcınız katında sizin için daha hayırlıdır.' demişti. Bunun üzerine tevbe ettiniz de Allah tevbenizi kabul buyurdu. O insanları tevbeye, itaate sevkeden ve tevbeleri kabul edendir, engin merhamet sahibidir.

Ahmet Varol

Musa kavmine: 'Ey kavmim! Şüphesiz siz buzağıya tapınmakla kendinize zulmettiniz. Şu halde, yaratıcınıza tevbe edin ve nefislerinizi öldürün. [9] Böyle yapmanız yaratanınız katında sizin için daha hayırlıdır' demişti. Yaratanınız da sizin tevbenizi kabul etti. Şüphesiz O, tevbeleri her zaman kabul eden ve çok bağışlayandır.

Ali Bulaç

Hani Musa, kavmine: "Ey kavmim, gerçekten siz, buzağıyı (tanrı) edinmekle kendinize zulmettiniz. Hemen, kusursuzca yaratan (gerçek ilah)ınıza tevbe edip nefislerinizi öldürün: bu, yaratıcınız katında sizin için daha hayırlıdır" demişti. Bunun üzerine (Allah) tevbelerinizi kabul etti. Şüphesiz O tevbeleri kabul edendir, esirgeyendir.

Ali Fikri Yavuz

O zaman Mûsâ, buzağıya tapan kavmine: “- Ey kavmim, siz buzağıya tapmakla kendinize zulmettiniz. Hemen yaradanınıza tevbe edin de nefislerinizi öldürün (Islâh edin). İşte bu yapacağınız, yaradanınız katında sizin için hayırlıdır.” demişti de; Allah tevbelerinizi kabul etmişti. Çünkü o, tevbeleri çok çok kabul edendir, çok esirgeyendir.

Ali Rıza Safa

Musa, toplumuna, şöyle demişti: "Ey toplumum! Kuşkusuz, buzağıyı onaylamakla kendinize yazık ettiniz. Sizi Var Edene hemen pişmanlık gösterin; artık, bencilliğinizi yok edin. Sizi Var Edenin katında, sizin için böylesi daha iyidir!" Böylece, pişmanlığınızı kabul etti. Kuşkusuz, O, Pişmanlıkları Kabul Edendir; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Musa, kavmine "Ey kavmim!Buzağıyı tanrı edinmekle kendinize büyük kötülük ettiniz. Hemen yaratanınıza tövbe ediniz ve kendinizi ıslah ediniz. Böyle yapmanız yaratanınız katında sizin için hayırlıdır" demişti. Allah da tövbelerinizi kabul etti. Çünkü O, tövbeleri kabul edendir; merhamet sahibidir.

Bekir Sadak

Musa milletine «Ey milletim! Buzagiyi tanri olarak benimsemekle kendinize yazik ettiniz. Yarataniniza tevbe edin, tevbe etmeyenlerinizi oldurun, bu Yarataniniz katinda sizin icin hayirli olur; O daima tevbeleri kabul ve merhamet eden oldugu icin tevbenizi kabul eder,» demisti.

Celal Yıldırım

Musa da kavmine : «Ey milletim! Cidden buzağıyı (İlâh) edinmenizle kendinize zulmettiniz. Derhal (her kusurdan pak ve yüce olan) Yaradanınıza tevbe edin; (nefsinizin kötü arzularını kesin de Allah yolunda) kendinizi öldürün. Bu, Yaradanınız katında sizin için daha hayırlıdır,» demişti. Bunun üzerine (Allah) tevbenizi kabul buyurmuştu. Şüphesiz ki O, O'dur tevbeleri çokça kabul eden, O'dur çokça merhamette bulunan.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Mûsâ kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Şüphesiz siz buzağıyı (tanrı) edinmekle kendinize zulmettiniz. Onun için yaratanınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün. Öyle yapmanız yaratıcınızın katında sizin için daha iyidir; böylece Allah tövbenizi kabul etmiş olur. Çünkü acıyıp tövbeleri kabul eden ancak O’dur.”

Diyanet İşleri

Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün (kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir."

Diyanet İşleri (eski)

Musa milletine 'Ey milletim! Buzağıyı tanrı olarak benimsemekle kendinize yazık ettiniz. Yaratanınıza tevbe edin ve nefislerinizi öldürün, bu Yaratanınız katında sizin için hayırlı olur; O daima tevbeleri kabul ve merhamet eden olduğu için tevbenizikabul eder' demişti.

Diyanet Vakfi

Musa kavmine demişti ki: Ey kavmim! Şüphesiz siz, buzağıyı (tanrı) edinmekle kendinize kötülük ettiniz. Onun için Yaradanınıza tevbe edin de nefislerinizi (kötü duygularınızı) öldürün. Öyle yapmanız Yaratıcınızın katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah tevbenizi kabul etmiş olur. Çünkü acıyıp tevbeleri kabul eden ancak O'dur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hani bir zamanlar Musa kavmine dedi ki; Ey kavmim cidden siz o buzağıyı put edinmekle kendi kendinize zulmettiniz, bari gelin Rabbinize tevbe ile dönün de nefislerinizi öldürün. Böyle yapmanız Bârî Teâlânız katında sizin için hayırlıdır, böylece tevbenizi kabul buyurdu. Gerçekten de o Tevvab ve Rahîm'dir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve bir vakit Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim, cidden siz o buzağıya tapmakla kendinize zulmettiniz. Gelin yaratanınıza dönün, tevbe edin de nefislerinizi öldürün. Böyle yapmanız yaratanınız yanında sizin için hayırlıdır." Böylece tevbenizi kabul buyurdu. Gerçekten O, tevbeleri çok kabul eden, devamlı merhamet edendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve bir vakit Musa kavmine dedi ki: "Ey kavmim cidden siz o danaya tutulmanızla kendinize zulmettiniz gelin barinize dönün, tevbe edin de nefislerinizi öldürün, böyle yapmanız bariniz yanında sizin için hayırlıdır" bu suretle tevbenizi kabul buyurdu. Filhakika o, öyle tevvab öyle rahimdir

Erhan Aktaş

Hatırlayın! Musa, halkına: "Ey halkım! Siz buzağıyı edinmekle kuşkusuz kendinize zulmettiniz. Hemen tevbe edin ve böylece nefislerinizi öldürün. Bu Bari'nizin yanında sizin için hayırlı olandır." demişti. Sonra da O, tevbenizi kabul etmişti. Kuşkusuz O, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hatırlayın! Musa, halkına: "Ey halkım! Siz buzağıyı edinmekle kuşkusuz kendinize zulmettiniz. Hemen tevbe edin ve böylece nefislerinizi öldürün. Bu Bari'nizin yanında sizin için hayırlı olandır." demişti. Sonra da O, tevbenizi kabul etmişti. Kuşkusuz O, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hatırlayın! Musa, kavmine: "Ey kavmim! Siz buzağıyı edinmekle kuşkusuz kendinize zulmettiniz. Hemen tövbe edin ve böylece nefislerinizi öldürün. Bu, Barii'nizin yanında sizin için daha hayırlıdır." demişti. Sonra da O, tövbenizi kabul etmişti. Kuşkusuz O, Tövbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Fizilal-il Kuran

Hani Musa, kavmine dedi ki: «Ey kavmim, sizler buzağıyı ilâh edinmekle kendinize zulmettiniz. Gelin, yaratıcınıza tevbe edin ve nefislerinizi öldürün. Yaratıcınız katında bu sizin için hayırlıdır': Allah da tevbenizi kabul etti. Hiç şüphesiz O, tevbeleri kabul edendir ve merhametlidir.

Gültekin Onan

Musa kavmine demişti ki: "Ey kavmim, sizler buzağıyı (Tanrı) edinmekle nefsinize zulmettiniz. Barinize tevbe edin ve nefsinizi öldürün (faktulü). Bu, bariniz katında sizin için daha hayırlıdır. (Bunun üzerine) O, tevbenizi (kabul etti) (fetabe aleyküm). Elbette O, tövbeleri kabul edendir (tevvab), rahimdir.

Hamdi Döndüren

Hani bir zamanlar Musa kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Şüphesiz siz buzağıyı tanrı edinmekle kendinize yazık ettiniz. Bu yüzden Rabbinize tevbe ile dönün de nefislerinizi öldürün (eğitin). Bu, Rabbiniz katında, sizin için daha hayırlıdır.” Böylece O, tevbenizi kabul etmişti. Çünkü O, tevbeleri çok kabul eden, çok merhametli olandır.”

Hasan Basri Çantay

Ve hani Musa, kavmine: "Ey kavmim, siz buzağıya tutunmakla (onu tanrı edinmekle) şübhesiz kendinize yazık etmişsiniz. Hemen Yaradanınıza tevbe edip nefislerinizi öldürün (ıslah edin), böyle yapmanız Yaradanınız katında, sizin için çok hayırlıdır" demişdi de (Allah da) tevbelerinizi kabul etmişdi. Çünkü o, tevbeleri en çok kabul edenin, en çok esirgeyenin, ta kendisidir.

Hasib Asutay

O zaman, Musa kavmine demişti ki, 'Ey Kavmim! Siz buzağıyı (ilâh) edinmekle kendinize zulmettiniz. Bu yüzden hemen yaratanınıza tevbe edin de nefislerinizi öldürün. (20) Bu, yaratanınız katında sizin için daha hayırlıdır. Sonra (Allah da) tevbenizi kabul etmişti. Şüphesiz ki tevbeleri çokça kabul eden ve merhameti bol olan yalnız O 'dur.' (20. Veya nefislerinizi ıslah edin.)

Hayrat Neşriyat

O vakit Mûsâ, kavmine: 'Ey kavmim! Şübhe yok ki siz, buzağıyı (ilâh) edinmekle kendinize zulmettiniz; öyle ise yaratanınıza tevbe edip, nefislerinizi öldürün! Bu (hâliniz), yaratanınızın katında sizin için daha hayırlıdır' dedi. Bunun üzerine (Allah) tevbenizi kabûl etti. Şübhesiz ki Tevvâb (tevbeleri çok kabûl eden), Rahîm (çok merhametli olan) ancak O’dur.

İbni Kesir

Hani, Musa, kavmine: Ey kavmim, buzağıya tapınmakla nefsinize zulmetmiş oldunuz. Hemen yaradanınıza tevbe edip nefislerinizi öldürün. Bu yaradanınızın katında sizin için daha hayırlıdır, demişti. Allah da tevbenizi kabul etmişti. Muhakkak ki Tevvab, Rahim O'dur, O.

Mehmet Okuyan

Hani Musa kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Şüphesiz ki siz, buzağıyı (ilah) edinmekle kendinize haksızlık ettiniz. Onun için, Yaratıcınıza tevbe edin de nefsinizi (kötü duygularınızı) öldürün! Böyle yapmanız Yaratıcınız katında sizin için hayırlı olandır. Böylece (Allah) tevbenizi kabul etmiş olur. Şüphesiz ki yalnızca O, tevbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.”

Muhammed Esed

Ve Musa, halkına (dönüp) "Ey halkım!" demişti. "Doğrusu buzağıya taparak kendinize karşı suç işlediniz, o halde tevbe ederek (tekrar) Yaratıcınıza yönelin ve nefsinizi yok edin; bu, sizin için Yaratıcınızın katında en hayırlısı olacaktır." Bunun üzerine O, tevbenizi kabul etmişti: Çünkü yalnız O'dur tevbeleri kabul eden, Rahmet Dağıtan.

Mustafa İslamoğlu

Hani Musa kavmine demişti ki: Ey kavmim! İyi bilin ki siz buzağıyı peydahlamakla kendi kendinize kötülük ettiniz. Sizi yoktan eşsiz-örneksiz vareden Yaratıcınıza yönelerek af dileyin ve böylece içinizdeki kötülükleri öldürün! Böyle yapmanız, eşsiz yaratıcınız katında sizin için daha hayırlıdır." İşte sizin tevbenizi (bir kez daha) böyle kabul etmişti: çünkü yalnız O'dur tevbeleri kabul eden, merhamet eden.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o zaman ki Mûsa kavmine, «Ey kavmim! Buzağıya tutunmakla nefsinize zulmetmiş oldunuz. Hemen Hâlikınıza tevbe edin, nefislerinizi öldürün. Bu sizin için Rabbiniz indinde hayırlıdır» demişti. (O Hâlik-i Kerîm de) Bunun üzerine tevbelerinizi kabul etti. Şüphesiz O Tevvab ve Rahîm'dir.

Ömer Öngüt

Musa kavmine: “Ey kavmim! Buzağıya tapmakla nefsinize zulmetmiş oldunuz. Hemen yaratanınıza tevbe edip nefislerinizi öldürünüz. Bu, yaratıcınızın katında sizin için daha hayırlıdır. ” demişti. Allah da tevbenizi kabul etmişti. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.

Suat Yıldırım

Mûsâ kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler buzağıya tutulmakla kendinize çok yazık ettiniz! Derhal Yaradanınıza tevbe edin! Allah yolunda kendinizi öldürün! Böyle yapmanız sizin için Yaratan nezdinde daha hayırlıdır." Böylece Allah da sizin tövbelerinizi kabul etsin. Çünkü o tövbeleri çok kabul eder, merhamet ve ihsanı boldur.

Süleyman Ateş

Musa kavmine demişti ki: "Ey kavmim, sizler, buzağıyı (tanrı) edinmekle kendinize zulmettiniz; gelin Yaratıcınıza tevbe edin de nefislerinizi öldürün. Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. (Bu suretle O), sizin tevbenizi kabul buyurmuş olur. Çünkü O, öyle bağışlayıcı, öyle merhametlidir.

Süleymaniye Vakfı

Musa halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Boğayı ilah edinmekle kendinize karşı yanlış yaptınız. Bu yüzden her birinizi farklı özelliklerde yaratana /Allah'a tövbe edin /dönüş yapın da nefislerinizi öldürün. Her birinizi farklı özelliklerde yaratanın katında iyi olan budur." (Bunun üzerine tövbe etmiştiniz) Allah da tövbenizi kabul etmişti. Çünkü tövbeleri çokça kabul eden, ikramı bol olan odur."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa halkına şöyle seslenmişti: "Ey halkım! Buzağıyı ilah edinmekle kendinizi kötü duruma düşürdünüz, derhal sizi farklı farklı yaratana yönelin (tevbe edin) de içinizdekini öldürün. Sizi farklı özelliklerde yaratanın katında iyi olan budur." Sonra Allah tevbenizi kabul etmişti. Tevbeleri kabul eden, iyiliği bol olan O'dur.

Şaban Piriş

Musa kavmine: -Ey halkım! Siz buzağıyı ilah edinerek kendinize yazık ettiniz. Hemen yaratıcınıza tevbe edip, nefislerinizin hakkından geliniz. Böyle yapmanız, yaratıcınız katında sizin için daha hayırlıdır, o daima tevbeleri kabul eden ve acıyan olduğu için tevbenizi kabul eder, demişti.

Tefhim-ul Kuran

Musa, kavmine dedi: «Ey kavmim, gerçekten siz, buzağıyı (tanrı) edinmekle kendinize zulmettiniz. Hemen, kusursuzca yaratan (gerçek ilah) ınıza tevbe edip nefislerinizi öldürün: bu, yaratıcınız katında sizin için daha hayırlıdır.» Bunun üzerine (Allah) tevbelerinizi kabul etti. Şüphesiz O tevbeleri kabul edendir, esirgeyendir.

Ümit Şimşek

O vakit Musa kavmine, 'Ey kavmim,' demişti. 'Buzağıyı tanrı edinmekle kendinize yazık ettiniz. Yaratanınıza tevbe edin ve nefislerinizi öldürün. Yaratıcınızın katında bu sizin için daha hayırlıdır.' Böylece Allah tevbenizi kabul etmişti. Çünkü O tevbeleri kabul eden ve çok merhametli olandır.

Yaşar Nuri Öztürk

Hani Musa, toplumuna demişti ki: "Ey toplumum, buzağıyı tanrı edinmenizle öz benliklerinize zulmettiniz. Hadi, yaratıcınıza, Bari'nize tövbe edin; egolarınızı öldürün. Böyle yapmanız yaratıcınız katında sizin için daha iyidir; O sizin tövbelerinizi kabul eder. Hiç kuşkusuz O, evet O, tövbeleri çok kabul edendir, rahmeti sonsuz olandır."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O zaman Musa öz qövmünə dedi: “Ey qövmüm! Siz buzova ibadət etməklə özünüzə zülm etdiniz. Odur ki, Yaradanınıza tövbə edin və özünüzü (sizlərdən özlərinə zülm edənləri) öldürün. Bu, Yaradanınızın yanında sizin üçün xeyirlidir”. O, sizin tövbənizi qəbul etdi. Doğrudan da O, tövbələri qəbul edəndir, Rəhmlidir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O vaxtı da xatırlayın ki, Musa öz qövmünə: ″Ey qövmüm, siz buzova sitayiş etməklə, həqiqətən, özünüzə zülm etdiniz. Buna görə də yaradanınıza tərəf üz tutaraq tövbə edin, özünüzü (buzovu tanrı bilən adamlarınızı) öldürün! Belə etməniz yaradanınızın yanında sizin üçün xeyirlidir! ″- demişdi və Allah da tövbənizi qəbul etmişdi. Əlbəttə, O, tövbələri qəbul edəndir, bağışlayandır.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gedenkt, wie Moses einst seinen Leuten sagte: ʺIhr habt euch an euch selbst vergangen, als ihr das Kalb vergöttertet. Bittet Gott um Vergebung und erlegt euch eine schwere, fast todbringende Buße auf! Das ist für euch, Gott dem Schöpfer gegenüber, das beste. ʺ So hat Er euch vergeben. Gott ist voller Vergebung und Barmherzigkeit.

Almanca — Der Edle Quran

Und als Musa zu seinem Volk sagte: ʺO mein Volk, ihr habt euch selbst Unrecht zugefügt, indem ihr das Kalb (zum Gegenstand der Anbetung) genommen habt. Bereut nun vor eurem Erschaffer und tötet dann (die Schuldigen unter) euch selbst! Dies ist besser für euch vor eurem Erschaffer!ʺ Und da nahm Er eure Reue an; Er ist ja der Reue-Annehmende und Barmherzige.

Almanca — M. A. Rassoul

Und da sagte Moses zu seinen Leuten: ʺO meine Leute! Ihr habt auf euch selbst eine schwere Schuld geladen, indem ihr euch das Kalb nahmt; so kehrt reumütig zu eurem Schöpfer zurück und tötet selbst eure Schuldigen. Dies ist für euch besser bei eurem Schöpfer.ʺ Alsdann vergab Er euch; wahrlich, Er ist der Allvergebende, der Barmherzige.

Almanca — Muhammad Zaidan

und als Musa seinen Leuten sagte: ʺMeine Leute! Zweifelsohne habt ihr euch selbst durch eure Annahme des Kalbes Unrecht angetan, so bereut vor eurem Schöpfer und tötet euch selbst. Dies ist besser für euch bei eurem Schöpfer.ʺ Dann vergab ER euch. Gewiß, ER ist Der äußerst Reue-Annehmende, Der Allgnädige.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"And that once when you idolised the calf and Mussa said to you: "My people, you have indeed characterised yourselves by perversity of judgement and perversed the divine command by idolising the calf, and this is an affront nothing but blood can expiate! Therefore, stand repentant in lowliest plight to Allah, your Creator, and slay the wrongful of action among you, then you will have pursued the acceptable course to Allah, your Creator. " Yet Allah give up resentment against you and pardoned your offence; it is He Who always accepts true repentance and people’s atonement and He is AL-Tawab (the Relenting) and AL-Rahim.

Abdul Haleem

Moses said to his people, ‘My people, you have wronged yourselves by worshipping the calf, so repent to your Maker and kill [the guilty among] you. That is the best you can do in the eyes of your Maker.’ He accepted your repentance: He is the Ever Relenting and the Most Merciful.

Abdullah Yusuf Ali

And remember Moses said to his people: "O my people! Ye have indeed wronged yourselves by your worship of the calf: So turn (in repentance) to your Maker, and slay yourselves (the wrong-doers); that will be better for you in the sight of your Maker." Then He turned towards you (in forgiveness): For He is Oft-Returning, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

And recall when (on returning with this favour) Moses said to his people: "My people! You have wronged yourselves by taking the calf for an object of worship, so turn in repentance to your Creator and kill yourselves. This will be best for you in your Creator’s sight." Thereupon He accepted your repentance. Indeed He is Much-Relenting, Most Compassionate.

Aisha Bewley

And when Musa said to his people, ‘My people, You wronged yourselves by adopting the Calf so turn towards your Maker and kill yourselves. That is the best thing for you in your Maker’s sight.’ And He turned towards you. He is the Ever-Returning, the Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

And (remember) when Mûsâ (Moses) said to his people: "O my people! Verily, you have wronged yourselves by worshipping the calf. So turn in repentance to your Creator and kill yourselves (the innocent kill the wrongdoers among you), that will be better for you with your Creator." Then He accepted your repentance. Truly, He is the One Who accepts repentance, the Most Merciful.

Ali Quli Qarai

And [recall] when Moses said to his people, ‘O my people! You have indeed wronged yourselves by taking up the Calf [for worship]. Now turn penitently to your Maker, and slay [the guilty among] your folks. That will be better for you with your Maker.’ Then He turned to you clemently. Indeed He is the All-clement, the All-merciful.

Amatul Rahman Omar

And when Moses said to his people, `O my people! you have indeed done injustice to your own selves by your taking (to the worship of) the calf so (you had better) turn (penitently) to your Creator Who gradually evolves you in your being, and kill your ring leaders. That indeed will be best for you in the sight of your Creator.' (Since you did as you were told,) He turned towards you with compassion. Verily, He alone is the Oft-Returning with compassion, and is the Ever Merciful.

Arthur John Arberry

And when Moses said to his people, 'My people, you have done wrong against yourselves by your taking the Calf; now turn to your Creator and slay one another. That will be better for you in your Creator's sight, and He will turn to you; truly He turns, and is All-compassionate.'

Bijan Moeinian

Also remember that when Moses [returned from Mt. Sinai] said to his people: "O my people, you have betrayed your souls by worshiping the statue of a cow. Ask your Creator to forgive you and slay the guilty ones among you." Then God forgave you as He is the one Who accepts repentance and is the most merciful.

E. Henry Palmer

When Moses said to his people, 'O my people! Ye have wronged yourselves in taking this calf; repent unto your Creator and kill each other; that will be better for you in your Creators eyes; and He turned unto you, for He is the compassionate one easily turned. '

Edip-Layth

Moses said to his people, "O my people, you have wronged yourselves by taking the calf, so repent to your Maker, and face yourselves. That is better for you with your Maker, so He would forgive you. He is the Forgiving, the Compassionate."

George Sale

And when Moses said unto his people, O my people, verily ye have injured your own souls, by your taking the calf for your God; therefore be turned unto your Creator, and slay those among you who have been guilty of that crime; this will be better for you in the sight of your Creator; and thereupon He turned unto you, for He is easy to be reconciled, and merciful.

Hamid S. Aziz

And remember when Moses said to his people, "O my people! You have wronged yourselves in taking this calf; repent unto your Creator and kill the guilty yourselves; that will be better for you in your Creator's eyes; and He relented towards you, for He is the Oft Relenting, the Merciful.

Mahmoud Ghali

And (remember) as Mûsa (Moses) said to his people, "O my people, surely you have done injustice to yourselves by taking the Calf to yourselves. So repent to your Initiator (and) so kill yourselves. (i.e., the unburdening of their sins; forgiveness) That (Literally: these "killings") is most charitable for you in the Providence of your Initiator; so He relented towards you. Surely He, Ever He, is The Superbly Relenting, The Ever-Merciful".

Marmaduke Pickthall

And when Moses said unto his people: O my people! Ye have wronged yourselves by your choosing of the calf (for worship) so turn in penitence to your Creator, and kill (the guilty) yourselves. That will be best for you with your Creator and He will relent toward you. Lo! He is the Relenting, the Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Remember, Moses said: "My people, by taking this calf you have done yourselves harm, so now turn to your Creator in repentance, and kill your pride, which is better with your Lord. " And (the Lord) softened towards you, for He is all-forgiving and merciful.

Muhammad Asad

and when Moses said unto his people: "O my people! Verily, you have sinned against yourselves by worshipping the calf; turn, then. in repentance to your Maker and mortify yourselves; this will be the best for you in your Maker's sight". And thereupon He accepted your repentance: for, behold, He alone is the Acceptor of Repentance, the Dispenser of Grace.

Mustafa Khattab

And ˹remember˺ when Moses said to his people, "O my people! Surely you have wronged yourselves by worshipping the calf, so turn in repentance to your Creator and execute ˹the calf-worshippers among˺ yourselves. That is best for you in the sight of your Creator." Then He accepted your repentance. Surely He is the Accepter of Repentance, Most Merciful.

Progressive Muslims

And Moses said to his people: "O my people, you have wronged your souls by taking the calf, so repent to your Maker, and kill yourselves. That is better for you with your Maker, so He would forgive you. He is the Forgiving, the Merciful."

Sahih International

And [recall] when Moses said to his people, "O my people, indeed you have wronged yourselves by your taking of the calf [for worship]. So repent to your Creator and kill yourselves. That is best for [all of] you in the sight of your Creator." Then He accepted your repentance; indeed, He is the Accepting of repentance, the Merciful.

Sam Gerrans

And when Moses said to his people: “O my people: you have wronged your souls by your taking up the calf. So turn to your Creator and kill yourselves; that is best for you in the sight of your Creator.” Then He turned towards you; He is the Accepting of Repentance, the Merciful.

Shabbir Ahmed

When Moses returned, he said to his people, "My people! You have hurt your own 'Selves' (by worshiping the calf (7:152)). Turn in repentance to your Maker and kill your slavish mentality. That will be best for you in the Sight of your Maker." Thereupon He accepted your repentance. Verily, He is the Acceptor of repentance, the Merciful.

Syed Vickar Ahamed

And (remember) when, Musa (Moses) said to his people: "O my people! You have indeed wronged yourselves by your worship of the calf: So turn in repentance to your Creator, and kill yourselves (the wrongdoers); That will be better for you in the sight of your Creator. " For He is the One Who Accepts Repentance (At-Tawwab), the Most Merciful (Ar-Raheem).

Taqi Usmani

When Mūsā said to his people: "My people, you have wronged yourselves by your taking the calf (as God). So, turn in repentance to your Creator, and slay yourselves. That will be better for you in the sight of your Creator". Then, He accepted your repentance. Indeed He is the Most-Relenting, the Very-Merciful.

The Monotheist Group

And Moses said to his people: "O my people, you have wronged your souls by taking the calf, so repent to your Maker, and kill yourselves. That is better for you with your Maker, so He would forgive you. He is the Forgiving, the Merciful."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et (rappelez-vous) lorsque Moïse dit à son peuple: ʺO mon peuple, certes vous vous êtes fait du tort à vous-mêmes en prenant le Veau pour idole. Revenez donc à votre Créateur; puis, tuez donc les coupables vous-mêmes: ce serait mieux pour vous, auprès de votre Créateur!ʺ... Cʹest ainsi quʹIl agréa votre repentir; car cʹest Lui, certes, le Repentant et le Miséricordieux!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêne bîra xwe; wê dema Mûsa ji gelê xwe re got: “Hey gelê min! We bi îbadetkirina ji golikê re li xwe zilim kir, vêca bi bal Xwedayê xwe ve tobe bikin. Paşê (ji bo ku toba we temam bibe) hev bikujin (bila yê bêsûc ên sucdar bikujin). Ev, ji bo we li nik afirînerê we çêtir e.” Vêca (piştî we tobe kir) Xwedê jî toba we qebûl kir. Bêguman Xweda zêde tobepejrên e, dilovîn e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En toen Moesa tot zijn volk zei: ʺMijn volk, jullie hebben jezelf onrecht aangedaan doordat jullie het kalf hebben aangenomen. Wendt jullie berouwvol tot jullie maker en doodt dan jezelf. Dat is beter voor jullie bij jullie maker. Dan zal Hij zich genadig tot jullie wenden; Hij is de genadegever, de barmhartige.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Mozes zeide tot zijn volk: Gij hebt uwe zielen door dit kalf verontreinigd, keert tot uwen Schepper terug of doodt u zelven; dit zal uwen Schepper welgevalliger zijn. Hij zal zich weder tot u wenden; want Hij is vergevensgezind en albarmhartig.

Hollandaca — Siregar

En (gedenkt) toen Môesa tot zijn volk zei: ʺO mijn volk! Voorwaar, jullie hebben jezelf onrecht aangedaa doordat jullie het kalf (ter aanbidding) hebben genomen, wendt jullie daarom in berouw tot jullie Schepper en doodt dan julliezelf, dat is beter voor jullie bij jullie Schepper.ʺ Toen aanvaardde Hij jullie berouw. Voorwaar, Hij is de Meest Berouwaanvaardende, de Meest Barmhartige.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И вот сказал Муса своему народу: «О, народ мой! Вы самим себе причинили несправедливость, взяв себе (золотого) тельца (за бога). Покайтесь же перед вашим Творцом и (и покаяние ваше заключается в том, что вы) убейте самих себя [одни из вас других, а именно кто не поклонялся тельцу, пусть убивают поклонявшихся]; это – лучше для вас пред вашим Творцом (чем оказаться навечно в Аду). (И было убито около семидесяти тысяч человек.) И Он принял ваше покаяние (и на это было соответствующее знамение): ведь Он – Принимающий покаяния (у тех, которые каются), (и) Милосердный (к ним)!»

Rusça — Osmanov

[Вспомните,] как сказал Муса своему народу: ʺО народ мой! Вы обидели сами себя, поклонившись тельцу. Раскайтесь же перед Творцом, и пусть [благочестивые] убьют [грешников] среди вас. Это самое лучшее для вас пред Творцом. И Он простит вас, воистину, Он - прощающий, милосердныйʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och att Moses sade till sitt folk: ʺNi har sannerligen, mitt folk, tillfogat er själva en svår orätt då ni tog er för att dyrka (den gyllene) kalven. Vänd därför åter till er Skapare och visa ett förkrossat sinnelag; det är vad er Skapare finner vara bäst för er.ʺ Och Han tog emot er ånger - Han är Den som går den ångerfulle till mötes, den Barmhärtige.